SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1440 nolu Hadis’in İzahı:

 

Ebu Saîd hadîsini Buhâri: «Alış veriş», «Nikâh», «Kader», «Meğâzî», «Itk» ve «Tevhîd» bahislerinde muhtelif râvilerden tahrîc ettiği gibi Ebu Dâvud: «Nikâh».da; Nesâî: «Itk», «Işretü'n-Nisâ» ve «Nu'ut» bahislerinde rivayet etmişlerdir.

 

ibni Ebî Şeybe 'nin Hz. Ebu Saîd-i Hudrî'-den rivayet ettiği bir hadîsde şöyle deniliyor :

 

«Benî Mustalik esirlerini alınca kadınlardan istimtâ' ettik; ve azil yaptık. Sonra ben Benî Kaynuka pazarına bir câriye çıkardım. Az sonra yahudilerden bir adam geçti; ve :

 

  Bu câriye ne yâ Ebâ Saîd? dedi.

 

  Benim bir câriyemdir; onu satıyorum; dedim. Yahudi:

 

  Onunla cinsî münâsebette bulunuyor muydun? diye sordu.

 

  Evet, dedim. Yahudi:

 

  ihtimal sen onu, karnında kuzu kadar çocuk olduğu halde satıyorsun, dedi,

 

  Ben ondan azil yapardım; cevâbını verdi. Yahudi :

 

  işte bu küçük mevüde (yâni kızı diri diriye mezara gömme) dir; dedi. Bunun üzerine ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bu meseleyi anlattım da :

 

«Yahudiler yalan söylemişler; yahudiIer yalan söylemişler..,» buyurdu.»

 

Hz. Câbir hadîsini Buhârî. Ebu Dâvud, Tirmizî ve Nesâî, «Nikâh» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tirmizî'nin rivayetinde Hz. Câbir şöyle demektedir :

 

«Yâ Resulâllah! Biz azil yapıyorduk. Yahudiler bunun küçük mev'u-de olduğunu söylediler; dedik. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 

  Yahudiler yalan  söylemişler. Şüphesizki, Allah onu halk etmek isterse insan mâni olamaz; buyurdular.»

 

Bâzı kelime ve cümlelerin îzâhı:

 

Azil: Çocuk olmasın diye cinsi münasebet sırasında erkeğin menisini dışarı çıkarmasıdır.

 

Belmustalik; Benî Mustalik'dir. Nitekim Benî Anber'e de Bel Anber derler. Benî Mustalik gazası hicretin altıncı veya beşinci yılında yapılmıştır. Dördüncü yılında olduğunu söyleyenler de vardır. Buna Müreysî' gazası da denilir. Kaadî lyâd. hadîs ulemasının: «Bu rivayet, hâdisenin Evtâs gazasında geçtiğini bildiren Musâ b. Ukbe rivayetinden daha makbuldür.» dediklerini söyler. Bu gazada Benî Mustalik kabilesinden yedi yüzden fazla esîr alındığı rivayet olunur. Hz. Cüveyriye binti Haris de bunlar meyanında imiş. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu âzâd ederek kendisi ile evlenmiştir. Esirlerin ehl-i kitâb olmadıkları ihtilaflıdır.

 

«Bekârlığımız uzun sürdü de fidyeye razı olduk» cümlesinden murâd : Cinsî münasebete ihtiyacımız çoğaldı. Aldığımız cariyelerin gebe kalmalarından da korkuyorduk; zira gebe kalırlarsa ümmü veled olacaklarından satmamız; ve onlara mukaabil fidye almamız mümkün olamazdı, demektir.

 

«Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Allah kıyamet gününe kadar kaç can yaratmayı takdir buyurdu ise, o mutlaka olacaktır.»

 

Cümlesinden murad: Bâzılarına göre: «Azli terk etmekde size bir zarar yoktur. Çünkü Allah yaratmasını takdir buyurduğu her nefsi mutlaka yaratacaktır. Sizin azil yapıp yapmamanız bu hususta müsavidir.> demektir. Bu mânâya göre azil yapmakta bir beis yoktur. Bir takım ulemâ: «Bu cümleden murâd. azli yasak etmektir.» demişlerdir. Bu takdirde cümlenin mânâsı: «Hayır, bunu yapmamalısınız,» demek olur.

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in :

 

«Siz bunu hakîkaten yapıyor musunuz?» diye sorması ibni Hacer'e göre o ana kadar ashabının bunu yaptıklarını bilmediğini gösterir.

 

«Ben Allah'ın kulu ve resulüyüm.» cümlesinden murâd: Benim sözlerim haktır; onlara itimâd ederek inanın, zîra söylediklerim güneş, gibi zuhur edecektir; demektir.

 

Azil meselesi hakkında birbirine muhalif hadisler rivayet olunmuştur.

 

Meselâ: Hz, Âişe'den rivayet olunan bir hadisde; «Sonra kendisine azli sordular. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 

— O gizli ve'ddir; buyurdu, denilmektedir. Halbuki aynı şeyi söyleyen yahudiler hakkında :

 

«Yahudiler yalan söylemişler;» buyurduğunu az yukarıda görmüştük. Birbirlerine muhalif görülen bu rivayetlerin arasını bulmak için iki ihtimâl üzerinde durulmaktadır.

 

Birinci ihtimâle göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Yahudiler hakkında : «Yalan söylemişler.» buyurması, azlin hakîkaten yahudilerin dediği gibi, küçük ve'd hükmünde olduğunu henüz bilmediği zamana tesadüf etmiştir. Nitekim kabir azabı meselesinde de öyle olmuştu. Yahudiler ölünün kabirde azâb gördüğünü söyledikleri vakit Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları tekzîb etmiş; sonra Allah Teâlâ kabir azabının hak olduğunu bildirince bunu tasdik buyurmuş; ve ondan Allah'a sığınmıştı.

 

ikinci ihtimale göre Hz. Âişe hadisi diğer hadîslerle neshedilmistir Tahâvi'nin kanaati budur.