SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1481 nolu Hadis’in devam sayfasının İzahı:

 

Görülüyor ki hadîsin bütün rivayetleri Fâtıme binti Kays (Radiyallahu anha) kıssasına aid olup birbirini az çok tefsîr etmektedirler, Şimdi bu rivayetlerden bâzı cümleleri îzâh edelim :

 

Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Fâtıme'ye :

 

«Nefsin hakkında benden önce bir şey yapma!» buyurmasından murâd: Benim haberim olmadan kendi kararınla kocaya gitme, demektir. Gerek vefat iddeti içinde gerekse üç talâkla boşandıktan sonra bir kadının ta'rîz yolu ile kocaya istenebileceğine delil bu cümledir.

 

Hadîsin bâzı rivayetlerinde zikri geçen Mervân meselesine gelince : Bu zât o târîhde Medine valisi bulunan Mervân b. Hakem'dir. Kardeşi Abdurrahmân b. Hakem'in kızı Amra, Yahya b. Saîd b. Âs evlenmiş, fakat geçinemeyip boşanmış; kocasının evinde iddet beklemesine de müsâde edilmemişti. Bu sebeple babası Abdurrahmân onu boşandığı evden alarak kendi evine nakletmişti. Buharî'nin rivayetinden anlaşıldığına göre Hz. Âişe bunu haber alınca Mervan'a haber göndererek Amra'yı boşandığı eve iade etmesini, iddetini orada geçirmesini istemiş. Mervân, kardeşi Abdurrahmân'in bu hususta kendisine galebe çaldığını bildirerek iade edemediği için özür dilemiş; hattâ bir rivayette Aişe (Radiyallahu anha)'ya :

 

«Sen Fâtıme binti Kays hadîsini duymadın mı?» demiş; o da kendisine :

 

«Fâtıme hadîsini ağzına almamak sana zarar vermez.» diye cevap vermiştir.

 

Hz. Âişe bu sözü ile Fitime binti Kays hadîsinin boşandığı evde iddet beklememesi bir sebebe müstenid idi. Bunun huccet olamayacağına işaret etmiştir. Çünkü sebep Fâtıme (Radiyallahu anha)'ın boşandığı evin tenha ve korkulacak bir yer olması idi. Bâzıları buna Hz. Fâtıme'nin sert tabiatlı bir kadın oluşunu, kayın validesi ile kayın pederine haşîn sözler söylemesini de ilâve ederler. Bu izahattan da anlaşılır ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Fâtıme'ye evinden taşınmak için izin vermesi arzettiğimiz Özürden dolayıdır.

 

Hâsılı Hz. Âişe, Fâtıme binti Kays hadîsi İle amel etmemiştir. Onun hadîsini yalnız Âişe değil, Ömer, Usâme b, Zeyd, Câbir ve Zeyd b. Sabit (Radiyallahu anh) hazerâtı ile tabiînden Saîd b. Müseyyeb ve diğer birçok ulemâ da reddetmişlerdir. Hz. Ömer onu birçok ashâb-ı kiram huzurunda reddetmiş; kendisine i'tirâz eden olmamıştır. Bu hâl onların da aynı mezhebde olduklarını gösterir.

 

Hanefiler'den «El-Hidâye» sahibi şöyle demektedir; «Fâtime hadîsini Ömer (Radiyallahu anh) reddetmiş; ve: Doğru mu yoksa yalan mı söylediğini; belleyip bellemediğini bilmediğimiz bir kadının sözü ile biz Rabbimizin Kitabını ve Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetini terk edemeyiz.

 

Ben Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: Üç talakta boşanan kadına nafaka ve mesken vardır; buyururken işittim; demiştir.»

 

Hadîsin Züheyr b. Harb rivayetinde râviler arasında Mücâlid de vardır. Bu zât zaif bir râvi ise de Müslim onun rivayetini burada mütâbaat için zikretmiştir. Böyle hadîslerde bâzı zaif râviler bulunabilir.

 

İbni Tâb: Hurması Medîne-i Münevvere'nin yüz yirmi Çeşit hurmasından biridir.

 

Hadîsin bir rivayetinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. FâIıme'ye '

 

«Amcan oğlu Amr b, Ümmi Mektûm'un evine taşın!» buyurduğu görülüyor. İmam Müslim kitabının sonunda: «Bu zât Benî fihr kabîlesindendir; Fâtıme ile ikisi bir soydandır.» demektedir. Kaadi İyâd bunu kabul etmemiş: «Meşhur olan bunun hilafıdır; onlar bir sülaleden değillerdir; Fâtıme, Benî Muhârib b. fihr'den, İbni Ümmi Mektûm ise Benî Âmir b, luey'dendir.» demişse de Nevevî; ibn-i Ümmi Mektûm, Fatime 'nin mecazen amcası oğludur. Nesebleri Fihr'de birleşir.» diyor.

 

İbni Ümmi Mektûm'un ismi ihtilaflıdır. Bâzıları Amr'dır, demiş; bir takımları Abdullah olduğunu söylemişlerdir. Daha başka olduğunu iddia edenler de vardır.

 

Ulu câmi'den murâd: Küfe'nin mescididir.

 

Hadîsin bâzı rivayetlerinde Hz. Usâme için Ebû Zeyd denilmiş; Kadî İyâd'ın iddiasına göre ekseri rivayetlerde: îbni Zeyd ıtlak olunmuştur. Bunların ikisi de doğrudur. Çünkü Hz. Usâme İbni Zeyd'dir; Ebû Zeyd künyesini taşır. Künyesinin Ebû Muhammed olduğunu söyleyenler de vardır.