1524 nolu Hadis’in
İzahı:
Musarrât hadîsini bütün
«Kütüb-ü $itte» sahipleri muhtelif lâfızlarla muhtelif râvilerden tahrîc
etmişlerdir.
İmam Şafiî 'nin
tefsirine göre musarrât: Müşteriyi aldatmak için satıştan önce memeleri
bağlanarak birkaç gün sağılmayan, bu suretle sütü biriktirilerek müşteriye
sütlüymüş gibi gösterilen hayvandır. Bu kelimenin toplamak mânâsına gelen
(sarer) denmi yoksa aynı mânâda kullanılan (tasriye) den mi alındığı hususunda ihtilâf
vardır. Buharî (tasriye) den alındığına işaret etmiş; Buhârî şârini Aynî: Sahîh
olan da budur.» demiştir.
Likha: Yeni doğurmuş iki
veya üç aylık sütlü devedir.
Bu hadîs etrafında çok
sözler söylenmiş; her taife kendi mezhebini haklı göstermeğe çalışmıştır.
Şâfiîyye ulemâsından İmam Nevevî şu îzâhâtı vermektedir:
«Musarrât bir hayvanı
satın alan müşterinin aldatıldığını anladığı zaman, hayvanı derhal mi yoksa üç
gün müddetle mi iade hususunda muhayyer bırakıldığında ulemâmız ihtilâf etmişlerdir.
Bâzıları bu hadîslerin zahirlerine bakarak üç gün muhayyer bırakılacağını
söylemişlerse de esah olan kavle göre muhayyerlik fevrî yâni o ana mahsustur.
Ulemâ bazı rivâyetlerdekj üç gün kaydını müşterinin o hayvanın musarrât
olduğunu ancak üç gün içinde anlaması hâline hamlederler. Çünkü bu iş
ekseriyetle üç günden az bir müddette anlaşılmaz. Hayvanın sütü ikinci gün bir
parça azalırsa bu o gün az otlamak gibi bir arızadan ileri gelebilir; fakat üç
gün aynı şekilde devam edince musarrâf olduğu anlaşılır. Bir de müşteri hayvanı
sağdıktan sonra sahibine iade etmek isterse sağdığı süt az olsun çok olsun,
hayvan ister deve, ister koyun veya sığır olsun onunla birlikte bir ölçek de
kuru hurma verir. Bizim mezhebimiz budur. îmam Mâlik ile Leys, îbni Ebî Leylâ,
îmanı Ebû Yûsuf, Ebû Sevr ve muhaddislerin fukahâsı dahî buna kaildirler. Sahîh
ve sünnete muvafık olan da budur. Ulemâmızdan bâzıları verilecek bir ölçek
zahirenin hurmaya mahsus olmadığını, o yerde geçen zahireden bir ölçek
verileceğini söylemişlerdir.
Ebû Hanîfe, Irak
ulemâsından bir taife, Mâlikiler'den bâzıları ve garîb bir rivayete göre İmam
Mâlik hayvan iade edilirken bir ölçek hurma verilmeyeceğine kail olmuşlardır.
Zira bir kimsenin malı telef edildiği zaman kaide şudur: Telef edilen mal misliyâttan
ise sahibine o malın misli; değilse kıymeti verilir. Bunlardan başka mallar bu
kaideye muhaliftir.
Cumhur buna cevap vermiş
ve: Bir mesele hakkında sünnet vârid oldu mu ona makûl ile i'tirâz olunamaz;
demişlerdir.
Bir ölçek hurma ile
takyîd buyurulmasının hikmetine gelince: O zaman müslümanların ekseriyetle
yiyecekleri bu olduğu içindir. Bir daha da şerîatin hükmü bu şekilde devam
etmiştir. Sütün misli veya kıymeti değil de azına çoğuna bir ölçek hurma ile
mukabele edilmesi, müracaat için bir merci' olsun ve bununla muhasamat ortadan
kalksın diyedir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhasamatı kaldırmağa ve
buna sebep olan şeyleri men etmeye çalışırdı. Bâzan memesinde süt biriktirilen
hayvan bâdiye ve köylerde, bâzan da kıymet bilen mûtemed kimse bulunmadığı
yerlerde satılabilir. Süt telef edilir; az mı çok mu olduğunda nida çıkabilir.
İşte şeriat müslümanlara münâkaşa götürmeyen bir esas va'z etmiştir ki, o da
bir ölçek kuru hurmadır. Bunun nazırı diyet meselesidir. Diyet yüz devedir.
Nida kesmek için bu sayı öldürülen kimsenin hâline göre değişmez...»
Nevevî'nin izahatından
sonra Hanefiyye ulemâsından Buhârî şârihî Aynî'nin bu hadîs hakkındaki bâzı
sözlerini görelim. Aynî şöyle diyor:
«Bu hadîsle ameli terk
etmenin en kuvvetli vechi onun sekiz suretle kaidelere muhalif olmasıdır. Şöyle
ki:
1- Hadîs, kusur ve şart
bulunmaksızın malın iadesini icâbediyor.
2- Bu hadîste
muhayyerlik müddeti üç gün olarak takdir edilmiştir; halbuki üç günle tekyîd
edilen müddet şart muhayyerliğidir.
3- Hadîs, satılan malın
bir kısmı telef olduktan sonra iadeyi gerektirmektedir,
4- Mal meydanda iken
bedelinin verilmesini îcâb etmektedir.
5- Bedeli kuru hurma
yahut zahire ile takdir etmiştir. Halbuki telef edilen mallar ancak
misilleriyle veya kıymetleri ile ödenir.
6- Süt misliyâttandır;
bu hadîste ise kıymeti ile ödeneceği bildirilmektedir.
7- Bu hadîs, hayvan bir
ölçek hurmaya satıldığı takdirde ribâya müeddî olur.
8- Bedel ile mübdelin
bir araya gelmelerine müeddî olur.»
Hasılı bu hadîsle amel edenler
ve etmeyenler birbirleriyle bu babda uzun münâkaşalar yapmışlardır. Biz onları
tamamiyle buraya nakle lüzum görmedik.