SAHİH-İ MÜSLİM

Bablar Konular Numaralar

AHMED DAVUDOĞLU

746 – 750 NOLU HADİSLERİN ŞERHİ:

 

Bu hadisi Buharî «Taharet» ve «Hayz» bahislerinde, Ebu Davud ile Nesai dahi «Taharet» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Yalnız Müslim'in, Muhammed b. El Müsenna ve İbni Beşşar tarikiyle tahrîc ettiği (332 nolu Hadis'in 2.rivayeti) ni  Buhari kitabına almamıştır. Çünkü mezkur rivayetin senedinde İbrahim b. Muhacir, vardır. Bu zat Buhari'nin şartına uygun değildir. Bununla beraber Alî b. El Medîni'nin ondan kırk tane hadîs rivayet ettiğini yine Buhari söylemiştir. İmam Ahmed b. Hanbel ile Süfyan onun hadisini kabulde beis görmemişlerdir. Fakat İbnil Cevzî onu zayıflar arasında zikretmiştir.

 

Buraya kadar geçen hadîslerde erkek ve kadının nasıl yıkanacakları görülmüştü. Bu babta hassaten hayz'dan temizlenen bir kadının sünnet veçhiyle nasıl temizleneceği beyan ediliyor. Hayz'dan ve keza nifas'dan temizlenen bir kadın evvela güzelce yıkanıp paklandıktan sonra bir pamuk veya bez parçasına misk yahut gül yağı gibi güzel kokular sürerek onunla fercini ve kan bulaşan yerlerini güzelce oğuşturarak temizliği bu suretle tamamlayacaktır. Nevevî bütün kan bulaşan yerlerin güzel koku sürülmüş bezle silinmesi îcap ettiğini yalnız «Elmuknî»: Sahibinin söylediğini bunu başka yerde bulamadığını kaydederek garip görüyorsa da nefsi hadiste Hz. Aişe 'nin:

 

— Ben kadına o bezle kan'ın eserlerini sil, dedim cümlesi bu garabete mahal bırakmamakta ve «Elmuknî» sahibinin haklı olduğunu göstermektedir. Yine Nevevî'nin beyanına göre güzel koku sürünmenin hikmeti hususunda ulema ihtilaf etmişlerdir. Cumhuru Ulemanın kabul ettikleri Sahih kavle göre bunun hikmeti o yerlerdeki pis kokuyu gidermektir. Bu babta Şafiilerden Marudi iki vecih nakletmiştir. Bunlardan biri pis kokuyu gidermek, diğeri güzel koku sürmenin gebeliği kolaylaştırmasıdır. Birinci Kavle göre misk bulamayan onun yerini tutacak güzel kokularla kanın yerinde kalan pis kokuyu giderir. İkinci kaville amel edilirse kadın misk yerine kust ve ezfar gibi şeyler kullanacaktır. Kust bir nevî güzel kokulu nebattır.

 

Ezfar : Diş büyüklüğünde yapılmış siyah renkli güzel kokulu bir şeydir. Onun ne zaman kullanılacağı dahi ihtilaflıdır. Pis kokuyu gidermek için sürülür, diyenlere göre gusülden sonra, gebeliğe faydası olur, diyenlere göre gusülden önce kullanılır. Fakat bu ikinci kavle Nevevi itiraz etmiş: «Onun batıl olduğunu ispat için Müslim'in buradaki rivayeti kafidir» demiştir.

 

Hadîsi Şerifde zikri geçen sidreden murad dahi yıkanırken kullanılan sidre yaprağıdır. Sidrenin Nebik ağacı demek olduğunu Miraç hadisinde görmüştük. Rivayete göre bu ağacın yapraklarını kurutarak döğerler ve onunla hamamda yıkanırlarmış. Az evvel işaret ettiğimiz vecihle Nevevî : «Güzel koku sürünmekten Murad kadının çabuk gebe kalmasına sebep olmasıdır «sözünü zaif hatta batıl bulmakta. Ve şu mütalaayı dermeyan etmektedir: Çünkü bunun muktezasınca kokuyu yalnız evli ve hemen cimaı tasavvur olunan kadın sürecektir. Halbuki bizim bildiğimiz ulemadan böyle bir şeye kail olan yoktur. Doğrusu koku sürünmekten maksat o yeri temizlemek ve pis kokuyu gidermektir. Evli olsun olmasın Hayz ve Nifasdan temizlenerek yıkanan kadınlara bu müstehaptır. Ve yıkandıktan sonra sürülür. Kadın misk bulamazsa onun yerine herhangi bir güzel koku sürebilir. Onu da bulamazsa toprak ve benzeri şeylerle pis kokuyu giderir. Ulemamızın kavilleri budur. Kadın pis kokuyu giderecek bir vasıta bulamazsa su ile yıkanması kafidir. Ancak vasıta bulduğu halde kullanmaması mekruh bulamadığı takdirde su ile iktifa etmesinde kerahet yoktur.

 

Fırsat: Bez veya pamuk parçası demektir. Misk herkesçe malum olan kokudur. Umumiyetle ulema onu bu manaya almışlardır. Bazıları kelimeyi meşk şeklinde okumuş ve onun üzerinde kılları bulunan deri parçası manasına geldiğini söylemişlerdir. Kaadı İyaz «Meşk» rivayetinin daha çok olduğunu söylemiş, Ebu Ubeyd ile İbni Kuteybe Fırsat kelimesini kabul etmiyerek doğrusunun (Karda) olacağını iddia etmişler hatta bazıları karsa denileceğini söylemişlerdir. Vakıa «karda» ve «korsa» kelimelerinin manası da parça demektir. Fakat bu iddiaların hepsi zaîfdir. Doğrusu kitabımızın rivayetidir.

 

Mümesseke: Üzerine misk sürülmüş demektir ki, Bu da o şeyin yün veya pamuktan bir parça olduğunu gösterir.

 

Rivayetlerin mecmu'undan anlaşılıyor ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sual sormağa gelen kadın ensardan Esma'binti Şekel'dir. Sahih ve meşhur olan da budur. «Elmetali» sahibi Şekel'in «Şek» okunacağını söylemiş; Hatibi Bağdadi ile diğer bazı Ulema ise soran kadının Esma'binti Yezid b. Seken olduğunu kendisine «Kadınların hatibi» denildiğini söylemişler. Hatta İbni Cevzî İle Dimyatı buna cezmen kail olmuşlardır. Dimyati, Müslim'deki ismin tashif olduğunu söylemiştir. Esma (R.A.a)'nın babası Yezid olup kendisine Şekel lakabı verilmiş olması ihtimal dahilindedir. Hadisin birçok kitaplardaki rivayeti Müslim'in buradaki rivayeti gibidir. Ebu Davud gibi bazı hadîs imamları Esma'yi babasının adını zikretmeden rivayet etmişlerdir. Nevevî her iki vechi zikretmiş, fakat hangisinin tercih edileceğini söylememiştir. Ebu Tahir ve Ebu Musa gibi bazı zevat bu hususta Nevevî'ye tabi olmuşlardır.

 

Sonradan yetişen bazı Ulema Hatibi Bağdadi'nin sözünü doğru bulmuş ve ensar içersinde Şekel isminde bir kimse bulunmadığını söylemişlerdir. Vak'anın müteaddit olduğunu söyleyenler de vardır.

 

Hz. Esma'nın sualine karşı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'efendimizin «Sübhanallah» buyurması hayretinin ifadesidir. Resul-i Zîşan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle herkesin düşünmeden anlıyabileceği bir sözü Hazreti Esma'nın anlıyamamasına şaşmıştır. Sübhanallah kelimesinin böyle yerlerde taaccüp için kullanıldığını daha önce görmüştük.

 

Hadisin bir rivayetinde «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) utanarak yüzünü çevirdi» denilmiştir. Müslim'in rivayetinde yüzünü kapadığı bildiriliyor. Diğer bir rivayetde Hz. Aişe (R.A.) «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in utandığını görünce kadına öğrettim» demiştir. Müslim'in rivayetinde bu Ta'limİn fısıltı ile konuşarak yapıldığına işaret olunmuştur.

 

Cünüplükten yıkanma sualine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Su alarak temizlenir ve güzelce paklanır. Yahut mübalağalı şekilde paklanır.» cevabını vermiştir. Burada Ravinin şek ettiği anlaşılıyor. Yani Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Güzelce paklanır» mı «yoksa «Mübalağalı şekilde paklanır» mı buyurduğunu kestirememiştir. Kaadî lyaz'a göre bu cümlede birinci defa zikredilen temizlikten murad pislik ve hayz kanıdır. Fakat Nevevî bununla abdest kasdedilmiş olmasını daha varid bulmaktadır. Abdest bahsinde gördüğümüz hadisler Nevevî'nin kavlini te'yid ederler.