336 nolu Hadis’in
tekrarının İzahı:
Bu hadîsi Buhâri «Kitâbü
Takrîri's-Salât» ve «Megâzî» bahislerinde; Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbni
Mâce de «Namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir.
Ümmü Hâni, Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi \e Sellem) Efendimizin amcası Ebû Tâlib'in kızı ve Hz.
Alî'nin kız kardeşidir. İsmi Fâhite
yahut Hind'dir.
Ebû Mürre, Hz. Ümmü Hâni
'nin âzâdlısı dır. Bâzı rivayetlerde kardeşi Akîl, b. Ebî Tâlib'e izafe
edilmiş; ve Akîî'in âzâdlısı Ebû Mürre, denilmişdir.
Hz. Ümmü Hânî 'nin, emân
verdiği kimsenin ismi, hiç bir yerde zikredilmemişdir. Bâzıları: «Ümmü Hânî,
kocası Hübeyre'ye emân vermişdir.» derler. Hübeyre, Mekke 'nin fethinde kaçmış
ve Necran'da müşrik olarak ölmüştür.
Bâzıları Fülân İbni
Hübeyre 'den murâd, Haris b. Hişâm El-Mahzûmî 'dir; demiş; diğer bâzıları bunun
Abdullah b. Ebî Rabîa olduğunu söylemişlerdir. Ezrakî'nin «Târîh-i Mekke» adlı
eserinde Ümmü Hânî (Rodiyallahû anha)'nın, Haris b. Hişâm ile Abdullah b. Ebî
Rabia'nın ikisine birden emân verdiği kaydedilmektedir. Bunların ikisi de Benî
Manzum'dandırlar.
Babımız hadîslerinin
bâzıları, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kuşluk namazı kıldığını,
yalnız Hz. Ümmü Hânî rivayet etmiş'i gösterirse de bu husûsda Ümmü Hânî
hadîsinden başka bir çok rivayetler vardır. Bu rivayetleri Buhârî şârihi Aynî şöyle sıralamışdır :
1- Buhâri'nin, Hz. Ebû
Hureyre'den tahrîc ettiği bir hadîsde Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) :
«Dostum (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), bana üç şey vasiyet etti. Ben, bunları ölünceye kadar terk
etmem. Bunlar her aydan üç gün oruç tutmak, kuşluk namazını kılmak, vitr
namazını kılarak uyumakdır.»
2- Az sonra göreceğimiz
Ebû'd-Derdâ' hadisinde, Hz.
Ebû'd-Derdâ': «Dostum, bana üç şey vasiyyet etti. Ben, bunları yaşadığım
müddetçe asla bırakamam Mezkûr üç şey: Her ay'dan üç gün oruç tutmak, kuşluk namazını
kılmak ve vitr namazını kılmadan uyumamakdır.» demişdir.
3- Yine, az sonra
göreceğimiz Ebû'Zerr hadîsinde, bütün sadakaların yerine, iki rek'ât kuşluk namazının kaaim
olacağı bildirilmektedir.
4- Buhârî'nin rivayet
ettiği İbni Ömer hadîsinde; «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), duhâ namazını
ancak iki gün kılıyordu...» denilmektedir.
5- Hâkim'in rivayet
ettiği İbni Ebî Evfâ hadîsinde: «Şüphesizki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem), kuşluk namazını Ebû Cehl'in kellesinin kopanldtğı ve Mekke'nin
fethedildiği müjdelendiği zaman, iki rek'ât olarak kıldı.» deniliyor.
6- Tirmizî'nin rivayet
ettiği Enes hadîsinde: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Bir kimse, kuşluk namazını
oniki rek'ât olarak kılarsa, Allah, ona cennette altından bir köşk bina eder;
buyurdu.» denilmişdir. Bu hadîsi, İbni
Mâce dahî tahrîc etmişdir.
7- İmam Ahmed ile Ebû
Ya'lâ 'nin tahrîc ettikleri Ukbetü'bnü Âmir hadîsinde Resûlullab (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) :
«Şüphesiz ki Allah-u
Azîmü'ş-Şân : Ey Âdem oğlu! Günün evvelinde kılacağın dört rek'ât namazla beni
razı et ki, o günün sonunda ben de sana kâfî geleyim! buyuruyor.» demişdir. Bu
lâfız imam Ahmed'indir. Ebû Ya'lâ'nın lâfzı :
«Âdem oğlu! Günün
evvelinde dört rek'ât namaz kılmakdan âciz mi kalıyorsun? (Bunları) kıl ki
gününün sonunda ben sana kâfi geleyim!» şeklindedir. «Et-Telvîh» nâm eserde
rivayet ediien Ukbetü'bnü Âmir hadisinde: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) bize iki sûresi ile (yâni Şems ve Duhâ sûreleri ile) iki rek'ât kuşluk
namazı kılmamızı emir buyurdu.» denilmektedir.
8- Hâkim'in rivayet
ettiği Hz. Âişe hadîsinde : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Kuşluk namazını kaç
rek'ât kılardı? diye sordum. Âişe: Dört rek'ât kılar; Allah'ın dilediği kadar
da ziyâde ederdi, cevâbını verdi.» deniliyor.
Bu hadîsi babımızda imam
Müslim de rivayet ettiği gibi Nesâî, Tirmizî ve İbni Mâce dahî rivayet
etmişlerdir.
9- Ebû Dâvûd'un rivayet
ettiği Kesîr b. Mürra hadîsinde: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i
şöyle derken işittim:
Allah Azze ve Cell : Ey
Âdem oğlu! Günün evvelinde bana dört rek'ât namaz kılmakdan âcîz kalma ki ben
de günün sonunda sana kâfi geleyim! buyuruyor.» denilmişdir.
10- Taberânî'nin
«EI-Kebîr» inde dahî hemen hemen bunun gibi bir hadîs vardır. Mezkûr hadîs,
cumhura göre mevsuk ise de bâzılarına göre, zayıfdır.
11- İbni Huzeyme'nin
«Sahîh» inde Hz. Büreyde'den tahrîc ettiği bir hadîsde: «Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'i şöyle derken işittim:
— İnsanda üç yüz altmış
mafsal vardır. Bunlardan her biri için
bir sadaka vermek gerekir...» Hadîsin sonunda :
«Eğer sadaka bulamazsan
iki rek'ât kuşluk namazı sana yeter! buyurdu.» deniliyor.
12- Taberânî 'nin
«EI-Evsat» ında rivayet ettiği Câbir hadîsinde: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'e bîr devemi arz etmek için gittim de onun kuşluk namazını altı rek'ât
olarak kıldığını gördüm.» deniliyor.
13- Taberânî 'nin yine
«EI-Evsat» nâm eserinde rivayet ettiği İbni Abbâs hadîsinde:
«Âdem oğlunun
vücudundaki her mafsala karşı, her gün bir sadaka vermesi îcâb eder. Sana,
bunların hepsinden dolayı iki rek'ât kuşluk namazı yeter! buyurdular.»
denilmişdir. Bu hadîs az sonra babımızda da gorülecekdir.
14- Nesâî'nin
«Es-Sünenü'l-Kübrâ» adlı eserinde tahrîc ettiği Hz. Alî hadîsinde :
«Şüphesiz ki Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kuşluk zamanı, namaz kılardı.» denilmişdir.
Hadîsin isnadı, iyidir. Aynı hadîsi imam Ahmed ile Ebu Ya'lâ' dahî tahrîc
etmişlerdir.
15- Müslim'in rivayet ettiği
Zeydü'bnü Erkam hadîsinde :
«Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), kuşluk namazı kılardı.» deniliyor. Bu hadîsin isnadı
güzeldir.
16- Müslim'in yine
Zeydü'bnü Erkam 'dan tahrîc ettiği bir hadîsde:
«Rosûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), Kubalıların yanına çıktı; Kubalılar, güneş iyice doğdukdan
sonra kuştuk namazı kılarlardı...» deniliyor.
17- Hâkim'in rivayet
ettiği Ümmü Seleme hadîsinde Hz.Ümmü Seleme
(Radiyallahû anha):
«Resûlûllah
(Sallallahu.Aleyhi ve Sellem), kuşluk namazını oniki rek'ât olarak kılıyordu.»
demişdir. Yalnız bu hadîsin zayıf olduğu söylenir.
18- Tirmizî'nin rivayet
ettiği Ebû Saîd-i Hudrî hadîsinde, Hz. Ebû Saîd:
«Nebi (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem), kuşluk namazını kılardı. Buna, o derece devam ederdi kî, biz bunu artık
bırakmaz; derdik. Bazen de onu o derece bırakırdı kî, artık bunu kilmıyacak
derdik.» demiştir. Tirmizî: «Bu hadîs, hasen garipdir.» diyor. Aynî, onu yalnız
Tirmizî'nin rivayet ettiğini kaydetmişdir.
19- Taberânî 'nin
«El-Kebîr» inde rivayet ettiği Ebû Ümâme ve Utbetü'bnü Abd hadîsinde Resûlûllah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Sabah namazını cemaatla
kıldıkdan sonra, yerinde kalıp da kuşluk namazını kılan kimseye hacc ve Umre
yapanın sevabı verilir.» buyurmuşdur.
20- Ebû Dâvûd 'un Muâz b.
Enes 'den rivayet ettiği hadîsde: «Resûlûllah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Her kim sabah namazından
çıktıkdan sonra namazgahında oturur da İki rek'ât kuşluk namazını kılar ve
hayırdan başka bir şey söylemezse, o kimsenin günahları affolunur. Velev ki
denizin köpüğü kadar çok olsunlar! buyurdular.» denilmektedir. Bu hadîsin
isnadında dahî za'f vardır.
21- İbni Ebî Şeybe'nin
müsned olarak rivayet ettiği Huzeyfe
hadîsinde, Hz. Huzeyfe:
«Ben, Resûlûllah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ile birlikde Benî Muaviye'nin taşlığına çıktım.
Resûlûllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), orada uzun uzadıya sekiz rek'ât
kuşluk namazı kıldı.» diyor.
22- Taberânî'nin
«El-Evsat ında Hz. Ebû Mûsâ'dan rivayet ettjği hadisde Ebû Mûsâ: «Resûlûllah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Her kim kuşluk namazını
dört rek'ât, ondan önce de dört rek'ât olarak kılarsa, o kimseye cennette bir
ev yapılır. Buyurdu.» demişdir.
23- İmam Ahmed b.
Hanbel'in rivayet ettiği itbân b. Mâlik hadîsinde; «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) kuşluk namazını evinde kıldı.» denilmişdir.
24- Taberânî'nin
«EI-Kebîr» inde rivayet ettiği İbni Sem'ân hadîsinde: Hz. İbni Sem'ân :
Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'i şöyle derken işittim: Allah Teâlâ: Ey Âdem oğlu! Bana,
gündüzün başında kılacağın dört rek'ât namazdan geri kalma ki, günün sonunda
ben de sana kâfî geleyim! buyurur.» demektedir. Hadîsin isnadı sahîhdir.
25- İmam Ahmed'in,
Abdullah b. Amr'dan rivayet ettiği bir hadîsde :
«Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), bir gece müfrezesi gönderdi. Bunlar ganimet alarak çabucak
döndüler. Bunun üzerine halk onların gazaya gittikleri yerin yakınlığından,
aldıkları ganimetin çokluğundan ve çabuk dönmelerinden söz etmeye başladılar.
Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Ben, size daha yakın bir
gaza yeri, daha çok ganimet ve daha çabuk dönüşü göstereyim mi? Her kim abdest
alır da mescide kuşluk namazı kılmak için çıkarsa, o kimsenin gaza yeri,
müfrezeninkinden daha yakın, ganimeti onlarınkînden daha çok; dönüşü de
onlardan daha çabuk olur. Buyurdular.» deniliyor.
Bu hadîsi Taberânî dahî
«El-Kebîr» inde rivayet etmişdir.
26- Yine imam Ahmed'ile
Taberânî'nin rivayet ettikleri Âiz b. Amr hadîsinde :
«Sonra Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize kuşluk namazını kıldırdı.» deniliyor.
27- İbni Adiyy'in
«El-Kâmil nâm eserinde rivayet ettiği Ebû Bekre hadîsinde, Hz. Ebû Bekre:
«Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), kuşluk namazını kılıyordu. Derken küçük bir çocuk olan Hasan
geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde edince, onun sırtına
bindi...» demektedir. Yalnız bu hadîsin râvîleri arasında Amr b. Ubeyd vardır ki, metrûkdur.
28- Taberânî 'nin
«El-Kebîr» inde rivayet ettiği Cübeyrü'bnü Mut'im hadîsinde, babasının Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kuşluk namazı kılarken gördüğü
bildirilmektedir. Ancak bunun da râvîlerinden Yahye'l-Himmânî hakkında söz
edilmişdir.
29- Müslim'in rivayet
ettiği Ümmü Habîbe hadisinde Hz Ümmü Habibe:
Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Hiç bir müslüman kul
yoktur ki, her gün farzlardan başka kendiliğinden onİki rek'ât namaz kılsın da
Allah ona cennetde bir ev yapmasın! buyurdular.» demişdir.
Kaadi jyâz'ın beyânına
göre, ulemakan bâzıları Ümmü Hânî hadîsinin, kuşluk namazını isbât etmediğini
söylemişlerdir. Bunların iddiasına göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'in, o gün kıldığı namaz, Mekke fethedildiği içindir. Hattâ bâzılarına
göre Mekke'nin fethi ile uğraşırken kılamadığı namazlarını kaza etmişdir.
İmam Nevevî: «Bunların
söyledikleri fâsiddir. Doğrusu bu hadîsle istidlalin sahîh olmasıdır. Ümmü
Hânî'nin hadîsi ile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Mekke fethediîdiği
gün sekiz rek'ât kuşluk namazı kıldığı, her iki rek'âtta bir selâm verdiği
sübût bulmuşdur. Hadîsi Ebû Dâvûd «Sünen» inde bu lâfızla ve Buhârî'nin şartı
üzere sahîh bir isnâdla rivayet etmişdir.» diyor.
Hadîsin zahirine
bakılırsa, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yıkanması da, namaz
kılması da Mekke'ye girdikden sonra Hz. Ümmü Hânî 'nin evinde olmuşdur. Çünkü
cümleler birbiri üzerine ta'kîb ve tertibe delâlet eden (lâ) ile atfolunmuşdur.
Gerçi hadîsin bir
rivayetinde Ümmü Hânî (Radiyallahû anha) 'nin, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) 'e gittiği ve onu yıkanırken bulduğu bildiriliyor. Hattâ Kaadi Iyâz:
«Bu rivayet daha sahîhdir.» demişdir. Fakat Aynî buna cevap vermiş ve:
«Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir defa Ebtah'daki evinde, bir
defa da Ümmü Hânî'nin evinde, sekizer rek'ât namaz kılmış olmasına ve her
ikisinde de yıkanmasına bir mâni' yokdur. Caizdir ki evvelâ Ebtah'a indikden
sonra Ümmü Hânî 'nin evine girerek yıkanmış ve namaz kılmış sonra oradan
çıkarak Ebtab'daki kendi evine girmiş ve orada da yıkanarak namaz kılmış olsun.
Böylece biri kuşluk, diğeri yâ Mekke'nin fethine şükür için yahut geceleyin
kılamadığını hatırladığı namazı olmak üzere iki namaz kilmışdır...» diyor.
Hz. Ümmü Hânî 'nin Ali
(Radiyallahu anh) anne baba bir kardeşi olduğu hâlde, onun için annem oğlu
demesi, hürmet ve akrabalığı bir batından geldiklerine işaret etmek sureti ile
te'kîd içindir. Bu söz Harun (Aleyhisselâm)'ın Hz. Mûsâ'ya :
«Ey Annem oğlu! Benim
sakalımı çekme!...» demesi kablîindendir.
Buraya kadar serdedilen
rivayetlerden anlaşılacağı vecihle, kuşluk namazının kaç rek'ât olduğu
ihtilaflıdır. Rivayetlerin bâzılarından iki, diğer bâzılarından dört. bir
takımlarından altı. daha başkalarından sekiz, on ve oniki rek'ât kılındığı
anlaşılıyor. Yalnız on rek'ât kılındığı hadîslerde geçmemiş; İbni Mes'ûd
(Radiyallahu anh)'a mevkuf olarak rivayet olunmuşdur.
Rivayetler arasındaki bu
ihtilâf, her râvînin gördüğünü veya duyduğunu rivayet etmesinden doğmuş olsa
gerektir. Meselâ râvînin biri yalnız iki rek'ât kıldığını görmüş; diğeri dört
veya sekiz; öteki on iki rek'ât kıldığını görmüş.
Bezzâr 'in, Zeyd b.
Eslem 'den rivayet ettiği şu hadîs, bu ihtimâlin doğruluğunu te'yîd etmektedir.
Zeyd (Radiyallahû anh) şöyle demişdir :
Abdullah b. Amr'ı, Ebu
Zerr'e: Bana tavsiyede bulun! derken işittim. Ebû Zerr : Sen bana, benim
Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e sorduğum bir şey'i sordun. Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Her kim kuşluk namazını
iki rek'ât olarak kılarsa gafillerden ma'dûd yazılmaz. Kim dört rek'ât kılarsa
âbid'ler meyânına yazılır. Kim altı rek'ât kılarsa, o gün kendisine günah lâhik
olmaz; kim sekiz rek'ât kılarsa, kaanitler meyânına yazılır. Ve her kim on iki
rek'ât kılarsa Allah, ona cennette bir ev bina eder! buyurdular, dedi.»
Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün kuşluk namazının iki rek'ât
kılınacağını, başka bir gün altı, daha başka bir gün sekiz rek'ât kılınacağını
bildirmişdir.
Acaba oniki rek'âtdan
fazla kuşluk namazı kılınabilirmi? Bu suâle Aynî şöyle cevap veriyor: «Gerçi
mefhûm-u aded cumhûr-u ulemâ'ya göre hüccet değildir. Fakat kuşluk namazı
hakkında oniki rek'âtdan fazla bir aded vârid olmamışdır. Bununla beraber
fazlası hakkında hadîs vârid olmaması, ziyâde kılınmasının yasak olmasını
istilzam etmez. İbrahim Nehaî'den rivayet olunduğuna göre; Bir adam, Esved'e:
Kuşluk namazını kaç rek'ât kılayım? diye sormuş; Esved: «Kaç istersen o kadar
kıl!» cevâbını vermişdir.
Taberî: Doğrusu, onu
muayyen bir sayı ile kılmamakdır. demişdir.»
Ulemadan bir cemâat,
kuşluk namazının dört rek'ât kılınacağına kaail olmuşlardır. Hâkim: «Dürüst
hadîs hafızlarından müteşekkil bir çok imamlarla bir arada bulundum. Onların bu
adedi tercih ettiklerini, bu husûsdaki sahîh haberler mütevâtir olduğu için
kuşluk namazını dört rek'ât kıldıklarını gördüm. Benim mezhebim de budur.»
demişdir.
Taberi'nin rivayetine
göre Sa'dü'bnü Ebî Vakkaas ile Ebû Seleme (Radiyallahû anhûma) kuşluk namazını,
sekiz rek'ât kılarlarmış.
Alkame. İbrahim Nehaî ve
Saîdü'bnü'l-Müseyyeb, dört rek'ât kılmayı ihtiyar ederler; Dahhâk ise iki
rek'ât kılarmış.
Bâzıları, kuşluk
namazını sekîz rek'ât kılmanın efdal; oniki rek'ât kılmanın ise ekser olduğunu
söyleyerek efdal ile ekser arasında fark görmüşlerdir. Fakat buna îtirâz
olunmuşdur.
Kuşluk namazı,
müstehabdır. Bâzıları Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vâcib olduğunu
söylemişlerse de Hz. Âişe'nin:
«Ben, Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kuşluk namazı kılarken görmedim.» demesi bu
iddiayı rededer. Bir takımları: «Kuşluk namazı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'in hasâisinden idi.» demişlerse de bu söz dahî reddedilmişdir. Çünkü
onu isbât edecek sahîh bir haber yokdur.
Ulemâ kuşluk namazının
devam üzere mi yoksa arasıra mı kılınacağında ihtilâf etmişlerdir. Zahire
bakılırsa, devam üzere kılmak efdaldır. Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) bir hadîs-i sahîhde :
««Allah Teâlâ indinde en
makbul amel, az da olsa sahibinin devam üzere işlediği ameldir.»
buyurmuşlardır.
Taberâhî 'nin «El-Evsat»
ında rivayet ettiği Ebû Hureyre hadîsinde, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'in : «Gerçekten cennette duhâ (yânî kuşluk) denilen bir kapı vardır.
Kıyamet koptuğu vakit bir münâdî çıkarak : Kuşluk namazını devam üzere kılanlar
nerede? Sizin kapınız, işte budur. Buyurun! Alah'ın rahmeti ile ondan girin!
dîyecekdir.» buyurduğu biîdirilmişdir.
Bir takım ulemâya göre
ise, kuşluk namazını devam üzere kılmamak efdaldir. Bunlar, yukarıda
sıraladığımız hadîsler meyânında geçen Ebû Saîd hadîsi ile istidlal ederler.
Fakat kendilerine: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kuşluk namazını
bazen bırakması, ümmetine farz olur endîşesi iledir. Ümmet hakkında böyle bir
endîşe yokdur. Binâenaleyh kuşluk namazını devam üzere kılmak efdaldir.» diye
cevap verilmişdir.
Ümmü Hânî hadîsi ile
istidlal eden bâzı ulemâ kuşluk namazının, hafif kılınması' müstehab olduğuna
kaaildirler. Çünkü Hz. Ümmü Hânî:
«Ben, Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'i bunun kadar hafif bir namaz kılarken görmedim.» demişdir.
Fakat bu zevatın kabilleri, reddedilmişdir. Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem)'in hafife kılması, müslümanların umuru ile meşgul bulunmasından dır.
Kuşluk namazının vakti,
güneş doğup, ziyası yayıldığı zaman girer. Nevevi, güneşin doğması ile
girdiğini, rivayet etmişse de müstehab olan, onu güneş yükselinceye kadar
te'hîr etmekdir.