SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

693 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî «Ebvâbü't-Taksîr» ve «Megâzî» bahislerinde; Ebû Dâvûd., Tirmizî, Nesâî ve İbni Mâce «namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir.

 

Hadîsin bir rivayetinde tasrîh edildiği vecihle ResûluIIalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu seferi, Hacc içindi. Mezkûr seferde Mekke'ye Zil-hicce'nin dördüne rastlayan pazar günü sabahı vâsıl olmuşdu. Bu sefer'-de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz öğle, ikindi, yatsı ve sabah namazlarını ikişer rek'ât; akşam namazını üç rek'ât olarak hâli üzere kalmışdır.

 

Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Mekke'de ne kadar kaldığını bildiren hadîsler muhtelifdir. Buradaki Enes (Radiyallahû anh) rivayetine göre on gün; Buharî'nin rivayet ettiği İbni Abbâs rivayetine göre ondokuz gün; Ebû Dâvûd'un rivayet ettiği İbni Abbâs hadîsine göre onyedi gün; Ebû Dâvûd, Nesâî ve îbni Mâce 'nin tahrîc ettikleri diğer bir rivjâyete göre onbeş gün; bâzı rivayetlerde onsekiz gece kalmışdır.

 

Bu rivayetlerin arası şöyle cem' edilmişdir: Hz. Enes hadîsi Veda Hacc'ına âiddir. Ö seferde Mekke'de on gün kaldı denilmesinden murâd: nefs-i Mekke'de değil Mekke ile birlikde Mina'da kalmasıdır. Çünkü bu husûsda olan Câbir hadîsinden de anlaşıldığına göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye Zilhicce'nin dördünde girmiş; giriş ve çıkış günleri hâriç olmak üzere orada üç gün kalmış; ayın sekizinci günü Mina'ya varmış; orada da üç gün yânî şeytan taşiama günlerinde kalmış ki, bu günlerin sonu Zilhicce'nin onüçüne tesadüf eder.

 

İbni Abbâs hadîsi ise Mekke'nin fethine âiddir. Bu bâb'da İmrân b. Husayn (Radiyallahû anh) dan da rivayet vardır. Mezkûr rivayete göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de onsekiz gece, kalmışdır.

 

Beyhakî,  İbni  Abbâs rivayetleri ile  Hz. Imrân rivayetinin arasını bulmuş ve: «Ondokuz gün diye rivayet eden, Mekke'­ye giriş ve çıkış günlerini hesaba katmış; onyedi gün diyen bunları terk etmişdir. Onsekiz gece kaldığını rivayet eden, girişle çıkış günlerinden birini saymış; diğerini saymamışdır.»  demişdir.

 

Onbeş gün rivayetine gelince: Nevevî  «El-Hulâsa» nâm eserinde bu rivayetin zayıf ve mürsel olduğunu söylemişdir. Fakat Aynî 'nin beyânına göre zayıf değil isnadı güzel, râvîleri mu'temeddir.

 

Seferde namazların niçin ikişer rek'ât meşru olduğunu Dahhâk tefsirinde şöyle îzâh eder: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) islâmiyet'in ilk zamanlarında öğle, ikindi, yatsı ve sabah namazlarını ikişer rek'ât; akşam namazını ise üç rek'ât üzerinden kılardı. O bu namazları henüz kıble, Kâ'be'ye çevriimezden önce kılmışdır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün öğle namazını iki rek'ât olarak Beyt-i Makdis'e doğru kıldıkdan sonra Cebrail (Aleyhîsselâm) gelmiş; kendisini Kâ'be ye düğru çevirerek iki rek'ât daha kılmasını işaret etmiş; ondan sonra ikindi ve yatsı'yı da dörder rek'ât, sabah namazını iki rek'ât kılmasını emretmiş ve: «Yâ Muhammed! ilk kıldığın farz ümmetinin yolcuları ile gazilerine mahsûsdur.» demişdir.

 

Taberânî'nin, Hz. Alî (Radiyallahû anh) 'dan tahrîc ettiği bir hadîse göre tüccardan bir cemâat Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e müracaat ederek: «Yâ Resûlâllah! Biz, sefere çıkıyoruz. Namazımızı . nasıl kılacağız?» diye sormuşlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ:

 

«Sefere çıktığınız vakit namazı kasr etmenizde bir beis yokdur.»

 

âyet-i kerimesini indirmiş; sonra bir müddet vahy kesilmiş; bundan bir sene sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gazaya çıkmış ve Harb esnasında öğleyi kılmış. Müşrikler bunu görünce biribirlerine :

 

«Vallahi Mühammed ve ashabı arkalarından hücuma imkân veriyorlar! Şunların üzerine baskıyı arttırsanız!...» demişler; müteakiben Allah Teâlâ iki namaz arasında âyetin sonunu yâni

 

«Şayet kâfirlerin size fenalık edeceğinden korkarsanız...» kısmını indirmişdir.

 

Câbir b. Abdillâh (Radiyallahû anh) 'dan rivayet olunan bir hadîse göre kasr âyeti Nahl denilen yerde nazil olmuşdur. İbni Esîr'in beyânına göre bu vak'a hicretin dördüncü senesinde olmuşdur.

 

Sa'lebî,  tefsirinde Hz. İbni Abbâs'ın: «Kasr ederek kılınan ilk namaz ikindidir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu Usfân'da Zû Enmâr gazasında kıldı.» dediği rivayet olunmuşdur.