التلقي
296- hac'dan veya
umreden döneni karşılamak
أنبأ عبيد
الله بن سعيد
قال حدثنا أبو
معاوية عن
عاصم عن مورق
عن عبد الله
بن جعفر قال
كان النبي صلى
الله عليه
وسلم إذا جاء
من سفر تلقى بصبيان
أهل بيته وأنه
جاء مرة من
سفر فحملني حينها
بين يديه وجاء
أحد ابني
فاطمة فأردفه
خلفه فدخلنا
ثلاثة
المدينة على
دابة
[-: 4232 :-] abdullah b. cafer
bildiriyor: resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) bir seferden döndüğünde, medine
çocukları tarafından karşılanırdı. bir keresinde seferden dönerken (medine'ye
girişinde) beni bineğinin ön tarafına bindirdi.
hz. fatıma'nın
çocuklarından birisi gelince, onu da bineğin terkisine bindirdi ve medine'ye
bineğin üzerinde üçümüz girdik.
tJhfe: 5230
diğer tahric: müslim 2428 (66, 67), ebu
davud (2566), bn mace (3773), ahmed, müsned (1743).
ما
يقول إذا أشرف
على المدينة
297- yaşadığı Şehrin
girişine yetişince ne söyleniri
أنبأ عمران
بن موسى قال
حدثنا عبد
الوارث قال حدثنا
يحيى بن أبي
إسحاق قال
حدثنا أنس بن
مالك قال كنت
مع رسول الله
صلى الله عليه
وسلم مقفلة من
عسفان حتى إذا
كنا ببعض
الطريق وصفية
بنت حيي قد
أردفها رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
خلفه فعثرت ناقته
فصرعته اقتحم
أبو طلحة قال
جعلني الله فداك
يا رسول الله
قال عليك
المرأة فقلب
ثوبه على وجهه
حتى أتاها
فقذفه عليها
وأصلح لهما
مركبهما
فركبا
واكتنفنا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فلما
أشرف على
المدينة قال
آيبون تائبون
عابدون لربنا
حامدون فلم
يزل يقول ذلك حتى
دخلنا
المدينة
[-: 4233 :-] enes b. malik anlatıyor:
(hacdan) dönerken, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberdim. yolun bir yerinde, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) safiyye'yi devesinin
terkisine aldı. yolda giderken deve huysuzlanıp allah'ın resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)'i
üzerinden atınca, ebu talha yetişip:
"allah, beni sana feda
etsin" dedi. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem): "kadına yardım et"
buyurunca, ebu talha kıyafetiyle yüzünü örtüp safiyye'nin yanına geldi ve kıyafetini onun üzerine atıp
bineği doğrulttu. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) ve safiyye
deveye binince, resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'in etrafında yürümeye başladık.
medine'nin girişine geldiği zaman, şehre girinceye kadar: "allah'a döneriz
daima tövbe eder, kulluğumuzu daima ona yaparız. rabbimize hamd
ederiz" sözünü tekrar edip durdu.
tuhfe: 1654
diğer tahric: buhari (3085, 3086, 5967,
6185), müslim (1345), ahmed, müsned
(12947).
الإيضاع
عند الإشراف
298- Şehre girerken
bineğini hızlandırmak
أنبأ علي بن
حجر قال حدثنا
إسماعيل قال
حدثنا حميد عن
أنس أن النبي
صلى الله عليه
وسلم كان إذا
قدم من سفر
فنظر إلى
جدرات
المدينة أوضع
راحلته وإن
كان على دابة
جرها من جنبها
[-: 4234 :-] enes'in bildirdiğine
göre nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)
seferden döndüğü zaman, medine'nin duvarlarını gördüğünde bineğini hızlı
sürerdi. eğer bineği üzerinde ise, medine'ye olan sevgisinden dolayı bineği
hızlandırırdı,
tuhfe: 574
diğer tahric: buhari (1802,1886), tirmizi (3441), ahmed, müsned (12619), bn hibban (2710).
الاستقبال
299- (yolculuktan
dönenleri) karşılamak
أنبأ أبو
الأشعث ومحمد
بن عبد الله
بن بزيع قالا
حدثنا يزيد
قال حدثنا
حبيب بن
الشهيد عن بن
أبي مليكة
وقال محمد
حدثنا بن أبي
مليكة قال بن
الزبير لابن
جعفر تذكر إذ
رقاك محمد يوم
تلقينا رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أنا
وأنت وابن
عباس قال نعم
حملنا وتركك
[-: 4235 :-] bn ebi muleyke'nin
bildirdiğine göre, bnu'z-zübeyr,
bn cafer'e: "ben, sen ve bn
abbas'ın, resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'i beraber karşıladığımız günü
hatırlar mısıni" diye sorunca, bn cafer:
"evet. bizi hayvanına bindirmiş, seni ise bırakmışt!"
karşılığını verdi.
tuhfe: 5220
diğer tahric: buhari (3082), müslim
(2427), ahmed, müsned
(1742).
اللعب
عند
الاستقبال
300- yolcuları
karşılarken oyun oynamak (gösteri yapmak)
أنبأ سليمان
بن أسلم قال
أنبأ النضر
قال حدثنا
سليمان بن
ثابت عن أنس
قال قدم رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فاستقبلته
سودان
المدينة يزفنون
ويقولون جاء
محمد رجل صالح
بكلامهم ولم
يذكر أنس أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
نهاهم
[-: 4236 :-] enes der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) medine'ye gelince, medine'nin siyah tenli (habeşl'liler şarkılar söyleyerek
karşıladılar. söyledikleri arasında: "salih biri olan muhammed geldi"
sözü de vardı. enes, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in onları bundan menettiğini söylemedi.
tuhfe: 432
diğer tahric: ebu davud
(4923), ahmed, müsned
(12540).