nesa sÜnen- kÜbra

bablar    konular    numaralar

ktabu’l-chad

<< 1333 >>

ثواب من كلم في سبيل الله

23- allah yolunda yaralanan kişinin sevabı

 

أنبأ محمد بن منصور قال حدثنا سفيان عن أبي الزناد عن الأعرج عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال لا يكلم أحد في سبيل الله والله أعلم بمن يكلم في سبيله إلا جاء يوم القيامة وجرحه يثعب دما اللون لون دم والريح ريح المسك

 

[-: 4340 :-] ebu hureyre, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in: "allah yolunda yaralanan hiç kimse yoktur ki -kimin allah yolunda yaralandığını allah daha iyi bilir kıyamet günü allah'ın huzuruna yarası kanayarak, rengi kan renginde, kokusu misk kokusu olduğu halde gelmesin" buyurduğunu nakleder.

 

mücteba: 6/28; tuhfe: 1369

 

diğer tahric: buhari (237, 2803), müslim 1876 (105), bn mace (2795), tirmizi (1656), ahmed, müsned (7302), bn hibban (4653).

 

 

أنبأ هناد بن السري عن بن المبارك عن معمر عن الزهري عن عبد الله بن ثعلبة قال رسول الله صلى الله عليه وسلم زملوهم بدمائهم فإنه ليس كلم يكلم في الله إلا أتى يوم القيامة جرحه يدمى لونه لون دم وريحه ريح المسك

 

[-: 4341 :-] abdullah b. sa'lebe'nin bildirdiğine göre, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem):

 

"(Şehitleri) kanlarıyla örtünüz. allah yolunda alınan hiçbir yara yoktur ki, kıyamet günü allah'ın huzuruna yarası kanayarak, rengi kan renginde, kokusu misk kokusu olduğu halde gelmesin" buyurdu.

 

2140'ta tahrici geçmişti.  -  mücteba: 4/78, 6/29; tuhfe: 5210

 

 

ما يقول من يطعنه العدو

24- düşman tarafından yaralanan ne deri

 

أنبأ عمرو بن سواد قال أنبأ بن وهب قال أخبرني يحيى بن أيوب وذكر آخر قبله عن عمارة بن غزية عن أبي الزبير عن جابر بن عبد الله قال لما كان يوم أحد وولى الناس كان رسول الله صلى الله عليه وسلم في ناحية في اثني عشر رجلا من الأنصار وفيهم طلحة بن عبيد الله فأدركه المشركون فالتفت رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال من للقوم فقال طلحة أنا قال رسول الله صلى الله عليه وسلم كما أنت فقال رجل من الأنصار أنا يا رسول الله فقال أنت فقاتل حتى قتل ثم التفت فإذا بالمشركين قال من للقوم قال طلحة أنا قال كما أنت فقال رجل من الأنصار أنا فقال أنت فقاتل حتى قتل ثم لم يزل يقول ذلك ويخرج إليهم رجل من الأنصار فيقاتل قتال من قبله حتى بقي رسول الله صلى الله عليه وسلم وطلحة بن عبيد الله فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم من للقوم فقال طلحة أنا فقاتل طلحة قتال الأحد عشر حتى ضربت يده فقطعت أصابعه فقال طلحة حس فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم لو قلت باسم الله لرفعتك الملائكة والناس ينظرون ثم رد المشركين

 

[-: 4342 :-] cabir b. abdillah der ki: uhud günü, insanlar kaçınca, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), aralarında, talha b. ubeydillah'ın da bulunduğu ensar'dan on iki kişiyle bir köşede kalmıştı. müşrikler kendisine yetişince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındakilere dönerek;

 

"bunlara kim karşı koyari" buyurdu. talha kalkıp: "ben karşı koyarım" deyince, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "olduğun yerde kal" buyurdu. ensar'dan bir adam kalkıp:

"ben karşı koyarıım ey allah'ın resulü!" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :

 

"sen gidip karşı koy" dedi. adam ölene kadar savaştı. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) müşriklerin yaklaşmakta olduğunu görünce: "bunlara kim karşı koyari" buyurdu. talha kalkıp: "ben karşı koyarım" deyince, nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) yine: "olduğun yerde kal" buyurdu. ensar'dan bir adam kalkıp:

"ben karşı koyarım ey allah'ın resulü!" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

"sen gidip karşı koy" dedi ve ölünceye kadar savaştı. nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in böyle söylemesi ve ensar'dan da bir kişinin çıkıp şehid olması resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve talha b. ubeydillah kalıncaya kadar devam etti. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) : "kim karşı koyacaki" buyurunca; talha:

"ben karşı koyarım" dedi ve kendisinden önce savaşan on bir kişi gibi savaştı. eline bir darbe alıp parmakları kesilince: "ah!" dedi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :

 

"eğer «bismillah» deseydin, insanların gözü önünde melekler seni göğe yükseltirdi." sonra yüce allah müşrikleri geri püskürttü.

 

mücteba: 6/29; tuhfe: 2893

 

hadisi kütüb-i sitte sahiplerinden sadece nesai rivayet etmiştir. 10380'de tekrar gelecek.