ذكاة
المتردية في
البئر التي لا
يوصل إلى حلقها
26- kuyuya düşen
hayvan'ın boğazlanması
أخبرنا
يعقوب بن
إبراهيم قال
حدثنا عبد
الرحمن بن
مهدي عن حماد
بن سلمة عن
أبي العشراء
عن أبيه قال
قلت يا رسول
الله أما تكون
الذكاة الا في
الحلق واللبة
قال لو طعنت
في فخذها
لأجزأك
[-: 4482 :-] ebu'l-uşara'nın,
babasının naklettiğine göre, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e :
"ey allah'ın
resulü! hayvan sadece boğazdan ve göğsün üzerinden mi kesiliri" diye
sordum. bana: "budundan da olsa kesip kan akıtarak öldürürsen
yeterlidir" buyurdu.
mücteba: 7/228; tuhfe:
15694
diğer tahric: ebu
davud (2825), bn mace (3184), tirmizi (1481), ahmed, müsned (18947).
ذكر
المنفلتة
التي لا يقدر
على أخذها
27- yakalanamayan
hayvan nasıl kesiliri
أخبرنا
إسماعيل بن
مسعود قال
حدثنا خالد عن
شعبة عن سعيد
بن مسروق عن
عباية بن رافع
عن رافع قال
قلت يا رسول
الله إنا لاقو
العدو غدا وليس
معنا مدى قال
ما أنهر الدم
وذكر اسم الله
عز وجل فكل ما
خلا السن
والظفر قال
فأصاب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
نهبا فند بعير
فرماه رجل
بسهم فحبسه
فقال إن لهذه
النعم أو قال
الإبل أوابد
كأوابد الوحش
فما غلبكم منها
فافعلوا به
هكذا
[-: 4483 :-] rafi'
anlatıyor: nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'e: "ya resulallah! yarın
düşmanla karşılaşacağız, yanımızda bıçak bulunmazsa hayvanı ne ile
keselimi" diye sordum. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"allah'ın adını
anarak, diş ve tırnaktan başka kanını akıtacak ne ile kesersen kes onu yiyebilirsin"
buyurdu. bir seferinde nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in elde ettiği
ganimet develerinden biri kaçmıştı. bir adam onu okla vurdu ve yakaladı. bunu
gören resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"gerçekten bu
develerin vahşi hayvanlar gibi bir kaçışı vardır. onlardan biri size bu şekilde
davranacak olursa, siz de ona böyle muamele yapınız" buyurdu.
mücteba: 7/228; tuhfe:
3561
4110'da tahrici
geçmişti.
أخبرنا عمرو
بن علي قال
أنبأنا يحيى
بن سعيد قال
حدثنا سفيان
قال حدثني أبي
عن عباية بن
رفاعة عن رافع
بن خديج قال
قلت يا رسول
الله إنا لاقو
العدو غدا
وليست معنا
مدى قال ما
أنهر الدم
وذكر اسم الله
عز وجل فكل
ليس السن
والظفر وسأحدثكم
أما السن فعظم
وأما الظفر
فمدي الحبشة
وأصبنا نهبة
إبل أو غنم
فند منها بعير
فرماه رجل
بسهم فحبسه
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم إن
لهذه الإبل
أوابد كأوابد
الوحش فإذا
غلبكم منها
شيء فافعلوا
به هكذا
[-: 4484 :-] rafi' b.
hadc der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e "ey allah'ın
resulü! yarın düşmanla karşılaşacağız, yanımızda bıçak bulunmazsa hayvan'ı ne
ile kesejimi" diye sordum. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :
"allah'ın adını
anarak, diş ve tırnaktan başka kanını akıtacak ne ile kesersen kes onu
yiyebilirsin" buyurdu. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kanı akıtılıp üzerine allah'ın adı zikredilen (besmele çekilen) şeyi,
kesme aleti diş veya tırnak değil ise yiyebilirsin. bunun sebebi şudur: diş
kemiktir. tırnak ise habeşlilerin bıçağıdır" buyurdu. bir seferinde deve
veya koyun sürüsü ele geçirdik ve bunlardan bir deve kaçmıştı. bir adam onu
okla vurdu ve yakaladı. bunu gören nebi (sallallahu aleyhi ve sellem):
"gerçekten bu develerin vahşi hayvanlar gibi bir kaçışı vardır. onlardan
biri size bu şekilde davranacak olursa, siz de ona böyle muamele yapınız"
buyurdu.
mücteba: 7/230; tuhfe:
1250
4110'da tahrici
geçmişti.
أخبرنا
إبراهيم بن
يعقوب قال
حدثنا عبيد
الله بن موسى
قال أنبأنا
إسرائيل عن
منصور عن خالد
الحذاء عن أبي
قلابة عن أبي
أسماء الرحبي
عن أبي الأشعث
عن شداد بن
أوس قال سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول إن
الله عز وجل
كتب الإحسان
على كل شيء
فإذا قتلتم
فأحسنوا
القتلة وإذا
ذبحتم
فأحسنوا
الذبح وليحد
أحدكم إذا ذبح
شفرته وليرح
ذبيحته
[-: 4485 :-] Şeddad b.
evs'in bildirdiğine göre nebi (solloll"hu oleljhi vesellem): "allah,
her işte iyi davranmayı emretmiştir. bir şeyi öldüreceğiniz zaman, öldürmeyi
güzel (öldürülecek olana acı vermeyecek biçimde) yapınız. hayvan
boğazlayacağınız zaman da kesmeyi iyi yapınız. bıçağınızı iyi bileyiniz ve
kurbana acı çektirmeyiniz" buyurdu.
mücteba: 7/229; tuhfe:
4817
diğer tahric: müslim
(1955), ebu davud (2815), bn mace (3170), tirmizi (1409), ahmed, müsned
(17113), bn hibban (5883).