nesa sÜnen- kÜbra

bablar    konular    numaralar

ktabu’l-vefat

<< 1932 >>

كيف صلي على رسول الله صلى الله عليه وسلم

16- resululiah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in cenaze namazı nasıl kılındıi

 

أنبأ قتيبة بن سعيد قال حدثنا حميد بن عبد الرحمن عن سلمة بن نبيط عن نعيم عن نبيط عن سالم بن عبيد قال وكان من أصحاب الصفة قال أغمي على النبي صلى الله عليه وسلم في مرضه فأفاق فقال أحضرت الصلاة قالوا نعم قال مروا بلال فليؤذن ومروا أبا بكر فليصل بالناس ثم أغمي عليه فأفاق فقال أحضرت الصلاة فقلن نعم فقال مروا بلالا فليؤذن ومروا أبا بكر فليصل بالناس قالت عائشة إن أبي رجل أسيف فقال إنكن صواحبات يوسف مروا بلالا فليؤذن ومروا أبا بكر فليصل بالناس فأمرن بلالا أن يؤذن وأمرن أبا بكر أن يصلي بالناس فلما أقيمت الصلاة قال النبي صلى الله عليه وسلم أقيمت الصلاة قلن نعم قال ادعوا لي إنسانا أعتمد عليه فجاءت بريرة وآخر معها فاعتمد عليها فجاء أبو بكر فصلى فجلس إلى جنبه فذهب أبو بكر يتأخر فحبسه حتى فرغ من الصلاة فلما توفي النبي صلى الله عليه وسلم قال عمر لا يتكلم أحد بموته إلا ضربته بسيفي هذا فسكتوا وكانوا قوما أميين لم يكن فيهم نبي قبله قالوا يا سالم اذهب إلى صاحب النبي صلى الله عليه وسلم فادعه قال فخرجت فوجدت أبا بكر قائما في المسجد قال أبو بكر مات رسول الله صلى الله عليه وسلم قلت إن عمر يقول لا يتكلم أحد بموته إلا ضربته بسيفي هذا فوضع يده على ساعدي ثم أقبل يمشي حتى دخل قال فوسعوا له حتى أتى النبي صلى الله عليه وسلم فأكب عليه حتى كاد أن يمس وجهه وجه النبي صلى الله عليه وسلم حتى استبان له أنه قد مات فقال أبو بكر إنك ميت وإنهم ميتون قالوا يا صاحب رسول الله صلى الله عليه وسلم أمات رسول الله صلى الله عليه وسلم قال نعم قال فعلموا أنه كما قال قالوا يا صاحب النبي صلى الله عليه وسلم هل يصلى على النبي صلى الله عليه وسلم قال نعم قالوا وكيف يصلى عليه قال يدخل قوم فيكبرون ويدعون ويجيء آخرون قالوا يا صاحب النبي صلى الله عليه وسلم هل يدفن النبي صلى الله عليه وسلم قال نعم قالوا وأين يدفن قال في المكان التي قبض الله فيها روحه فإنه لم يقبض روحه إلا في مكان طيبة قال فعلموا أنه كما قال ثم قال أبو بكر عندكم صاحبكم وخرج أبو بكر واجتمع المهاجرون فجعلوا يتشاورون بينهم ثم قالوا انطلقو إلى إخواننا من الأنصار فإن لهم من هذا الحق نصيبا فأتوا الأنصار فقال الأنصار منا أمير ومنكم أمير فقال عمر سفيان في غمد واحد إذا لا يصلحان ثم أخذ بيد أبي بكر فقال من له هذه الثلاث إذ يقول لصاحبه من صاحبه إذ هما في الغار من هما لا تحزن إن الله معنا مع من ثم بايعه ثم قال بايعوا فبايع الناس أحسن بيعة وأجملها

 

[-: 7081 :-] suffe ahalisinden biri olan salim b. ubeyd der ki: hastalığı sırasında bir ara resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bayıldı. kendine geldiğinde: "namaz vakti oldu mui" diye sordu. oradakiler: "evef' diye cevap verince resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

 

"bilal'e söyleyin, ezan okusun ve ebu bekr namazı kıldırsın" buyurdu ve yine bayıldı. ayılınca yine: "namaz vakti oldu mui" diye sordu. biz de: "evet" deyince, yine: "bilal'e söyleyin, ezan okusun ve ebu bekr namazı kıldırsın" buyurdu. hz. aişe: "babam yufka yüreklidir, namazda dayanamaz" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

 

"siz de yusuf zamanındaki kad-nlar gibisiniz! bilal'e söyleyin, ezanı okusun ve ebu bekr namazı kıldırsın" buyurdu. biz de bilal'e ezan okumasını ve ebu bekr'in namazı kıldırmasını söyledik. namaz için kamet getirilince resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

 

"kamet getirildi mii" diye sordu. biz: "evet" karşılığını verince: "yaslanacağım birini getirin" buyurdu. bunun üzerine berıre ve yanında bir kişi daha geldi. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara yaslanarak mescid'e geldi ve namaz kılmakta olan ebu bekr'in yanına oturdu. ebu bekr geri çekilmek istedi, ama namaz bitene kadar resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geri çekilmesine izin vermedi. nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edince hz. Ömer:

 

"onun öldüğünü söyleyeni bu kılıcımla vururum" dedi. bunun üzerine sustular. onlar ümmi idiler ve daha önce aralarından bir peygamber çıkmamıştı. bundan dolayı bana: "ey salim! resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in arkadaşına (ebu bekr'e) git ve onu çağır" dediler.

gittiğimde ebu bekr'i mescid'de buldum. ebu bekr: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) öldü" deyince ben de, hz. Ömer'in: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in öldüğünü söyleyeni bu kılıcımla vururum" dediğini aktardım. elleriyle iki koluma dokunup yola düştü. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)'in olduğu yere ulaştığında ona yol verdiler. ebu bekr, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in üzerine eğildi. neredeyse yüzü yüzüne değecekti. bu şekilde allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)'in vefat ettiğinden emin olunca:

 

"muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler" (zümer 30) ayetini okudu. oradakiler: "ey resulullah'ın arkadaşı! allah resulü öldü müi" diye sorduklarında ebu bekr: "evet" karşılığını verdi. bu şekilde resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in vefat ettiğini öğrendiler. "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in namazını kılacak mıyızi" diye sorduklarında: "evet" dedi. "peki, nasıl namazı kılacağızi" dediklerinde: "bir grup geçer tekbir getirir, dua eder geri çıkarlar, ardından başka bir grup geçer" dedi. "ey resulullah'ın arkadaşı! allah resulü defnedilecek mii" diye sorduklarında ebu bekr: "evet" dedi. "nerede defnedileceki" diye sorduklarında: "allah ruhunu nerede aldıysa oraya defnedilecek. Çünkü allah, resulullah (s.a.v.)'in ruhunu ancak temiz olan bir yerde alır" karşılığını verdi. bu şekilde resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in nerede defnedileceğini öğrendiler. sonra ebu bekr oradakilere:

 

"gerekeni yapın" dedi. ebu bekr çıkınca muhacirler toplanıp hilafet konusunda kendi aralarında istişare etmeye lbaşladılar. sonra: "ensar'dan olan kardeşlerimizin yanına gidelim. onların da bunda hakları vardır" dediler ve ensar'ın yanına gittiler.

 

ensar: "bizden bir emır, sizden bir emır olsun" deyince,

 

hz. Ömer: "iki kılıç bir kında olamaz" karşılığını verdi. sonra ebu bekr'in elini tutup dedi ki:

 

"içinizden şu üç hasleti kim taşıyori yüce allah: « ... 0, arkadaşına. Üzülme, çünkü allah bizimle beraberdir, diyordu ... » (tevbe 40) buyurmuştur. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)'in o anda arkadaşı kimdii yine: «... hani ikisi mağaradaydı ... » (tevbe 40) buyurmuştur. bu iki kişi kimi yine: « ... Üzülme, çünkü allah bizimle beraberdir ... » '(tevbe 40) buyurmuştur. allah'ın beraber olduğu bu kişiler kimi" bunu söyledikten sonra da ebu bekr'e biat etti. oradakilere:

 

"siz de biat edin" deyince müslümanlar kendilerine yakışacak bir şekilde ebu bekr'e biat ettiler.

 

7084, 8055 ve 11155. hadislerde tekrar gelecektir. - tuhfe: 3787

 

diğer tahric: hadisi tirmizi, Şemail (396) rivayet etmişlerdir.