أخذ
الجزية من
المجوس
110- mecusi'den cizye
almak
أنبأ يونس بن
عبد الأعلى
قال أنبأ بن
وهب قال أخبرني
يونس عن بن
شهاب عن عروة
ان المسور بن مخرمة
أخبره ان عمرو
بن عوف وهو
حليف بنى عمار
بن لؤي وكان
شهد بدرا مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم بعث
أبا عبيدة بن
الجراح إلى
البحرين يأتى
بجزيتها وكان
النبي صلى
الله عليه
وسلم هو صالح
أهل البحرين
وأمر عليهم
العلاء بن
الحضرمي
فتقدم أبو
عبيد بماله من
البحرين
فسمعت
الأنصار
بقدوم أبي
عبيدة فوافوا
صلاة الفجر مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فلما صلى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم انصرف
فتعرضوا له
فتبسم رسول
الله صلى الله
عليه وسلم حين
رآهم قال
أظنكم سمعتم
أن أبا عبيدة
قدم بشيء من
البحرين
قالوا أجل قال
أبشروا
وأملوا ما
يسركم فوالله
ما من الفقر
أخشى عليكم
ولكني أخشى
عليكم ان
تنبسط الدنيا
عليكم كما
بسطت على من
كان قبلكم
فتنافسوا
فيها كما
تنافسوا
وتهلككم كما
أهلكتهم
[-: 8713 :-] amr b. avf (amir b. lüey
oğullarının müttefikidir ve resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile
beraber bedir savaşına katılmıştır) bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem), ubeyde b. el-cerrah'ı bahreyn'e cizyeyi toplaması için göndermişti.
nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) daha önce bahreyn ile anlaşma yapmış ve ala'
b. el-hadraml'yi oraya vali olarak atamıştı. ubeyde, bahreyn'den cizye
mallarını toplayıp geri döndü. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah
namazını kıldırdıktan sonra gitmek üzere kalkınca ensar önünü kesti. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) onların bu halini görünce tebessüm edip:
"zannedersem ebu
ubeyde'nin bahreyn'den bir şeyler ile geldiğini duydunuz" buyurdu. ensar
da: "evet" diye karşılık verdi. bunun üzerine resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem): "müjdeler olsun size! sizi sevindirecek haberi de bekleyin.
allah'a yemin olsun ki sizin fakir olmanızdan korkmuyorum. ancak daha
öncekilere olduğu gibi dünya nimetlerinin önünüzde serilmesinden, onların
dünyalık yarışına girdikleri gibi sizin de öyle bir yarışa girmenizden,
dünyanın onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum"
buyurdu.
tuhfe: 10784
diğer tahric: hadisi
buhari (3158, 4015, 6425), müslim (2961), bn mace (3997), tirmizi (2462) ve
ahmed, müsned (17234) rivayet etmişlerdir.
أنبأ عبيد
الله بن سعد
بن إبراهيم بن
سعد قال ثنا
عمي قال ثنا أبي
عن صالح عن بن
شهاب قال
أخبرني عروة
بن الزبير أن
المسور بن
مخرمة أخبره
أن عمرو بن
عوف وكان شهد
بدار مع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
أخبره أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم بعث
أبا عبيدة بن
الجراح إلى
البحرين يأتى
بجزيتها وكان
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم صالح أهل
البحرين وأمر
عليهم العلاء
بن الحضرمي
فقدم أبو
عبيدة بماله
من البحرين
فسمعت الأنصار
بقدومه فوافت
صلاة الفجر مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فلما صلى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم صلاة
الفجر انصرف
فتعرضوا له فتبسم
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حين رآهم
قال أظنكم قد
سمعتم ان أبا
عبيدة قد جاء
بشيء قالوا
أجل يا رسول
الله قال
فأبشروا
وأملوا ما
يسركم فوالله
ما من الفقر
أخشى عليكم
ولكني أخشى
عليكم ان تبسط
الدنيا عليكم
كما بسطت على
من كان قبلكم
فتنافسوها
كما تنافسوا
وتلهيكم كما
ألهتهم
[-: 8714 :-] bedir savaşında
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte olan amr b. avf
bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ubeyde b. el-cerrah',
bahreyn'e cizye alması için göndermişti. resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) bahreyn ile anlaşma yapıp oraya ala' b. hadraml'yi de vali tayin
etmişti. ubeyde, bahreyn'den mal ile geri döndüğünde ensar, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) ile sabah namazını kıldı. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) namazı kıldıktan sonra gitmeye kalkınca ensar önünü kesti.
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onların bu halini görünce tebessüm
edip:
''zannedersem ubeyde'nin
bir şeyler ile geldiğini duydunuz" buyurdu. ensar da: "evet, ey
allah'ın resulü!" diye karşılık verdi. bunun üzerine resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem): "müjdeler olsun size! sizi sevindirecek haberi de
bekleyin. allah'a yemin olsun ki sizin fakir olmanızdan korkmuyorum. ancak daha
öncekilere olduğu gibi dünya nimetlerinin önünüzde serilmesinden, onların
dünyalık yarışına girdikleri gibi sizin de öyle bir yarışa girmenizden,
dünyanın onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum"
buyurdu.
tuhfe: 10784
bir önceki hadiste
geçti.
أنبأ إسحاق
بن إبراهيم
قال أنبأ
سفيان عن عمرو
سمع بحاله لم
يكن عمر أخذ
الجزية من
المجوس حتى
شهد عبد
الرحمن بن عوف
أن رسول الله
صلى الله عليه
وسلم أخذها من
مجوس هجر
[-: 8715 :-] becale'nin bildirdiğine
göre, abdurrahman b. avf, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in hecer
mecusilerinden cizye aldığına şahitlik edene kadar, hz. Ömer mecusilerden cizye
almadl.
tuhfe: 9717
diğer tahric: hadisi
buhari (3156, 3157), ebu davud (3043), tirmizi (1586) ve ahmed, müsned (1657)
rivayet etmişlerdir.
ممن
تؤخذ الجزية
111- cizye kimden
alınıri
أنبأ محمد بن
بشار قال
حدثنا عبد
الرحمن قال حدثنا
سفيان عن
الأعمش عن
يحيى بن سعيد
بن جبير عن بن
عباس قال مرض
أبو طالب فجاء
النبي صلى
الله عليه
وسلم يعوده
فكان عند رأسه
فقعد رجل فقام
أبو جهل فجلس
فيه فشكوا
النبي صلى
الله عليه
وسلم إلى أبي
طالب وقالوا
إنه يقع في
آلهتنا قال يا
بن أخى ما
تريد إلى هذا
قال يا عم إنما
أريدهم على
كلمة يدين لهم
بها العرب ثم
لتؤدي إليهم
العجم الجزية
قال وما هي
قال لا إله
إلا الله
فقالوا اجعل
الآلهة إلها
واحدا ان هذا
لشيء عجاب
وانطلق الملأ
منهم
[-: 8716 :-] ibn abbas der ki: ebu
talib rahatsızlandığında nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) onu ziyarete geldi.
ebu talib'in başının yanında bir kişi oturacak kadar yer vardı. ebu cehl kalkıp
oraya oturdu. oradakiler resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i ebu talib'e
şikayette bulunup: "bu, ilahlarımıza hakaret ediyor" dediler. ebu
talib:
"ey kardeşim oğlu!
bunlardan ne istiyorsuni" dedi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"ey amcam! ben onlardan öyle bir söz istiyorum ki, o söz ile araplar
kendilerine boyun eğecek, acemler de kendilerine cizye ödeyecektir" karşılığını
verdi. ebu talib: "bu söz nediri" diye sorunca, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): "la ilahe illailah" karşılığını verdi.
bunun üzerine oradakiler: "liahları bir tek ilah mı yaptıi gerçekten bu
çok tuhaf bir şey!" (sad 5) dediler ve kalkıp gittiler.
11372 ve 11373 te
tekrar gelecektir. - tuhfe: 5647
diğer tahric: hadisi
tirmizi (3232), ahmed, müsned (2008), tahavi, Şerh müşkili'i-asar (2029) ve bn
hibban (6686) rivayet etmişlerdir.