|
|
HİCRİ 21.YIL
Bu
yılda Hz. Ömer, Abdullah bin Abdullah bin İtban'ı, İsfahan üzerine göndermişti.
Abdullah Ensar'ın ileri gelenlerinden ve önemli sahabelerden, gayet cesur
birisi olup Benu Hubla ile anlaşmış bulunuyordu. Ayrıca Ebu Musa'yı O'na
yardımcı olarak göndermiş, sağ ve sol kumandanlıklarına da Abdullah bin Verka'
er-Reyyahi'yi ve Asama bin Abdullah'ı görevlendirmişti. Bunlar Nihavend'e kadar
varmış, Huzeyfe ise kendi işine dönmüş ve Dicle'den öteye varmıştı. Diğer
taraftan Abdullah Nihavend'de bulunan Nu'man'ın askerlerinden katılanlarla
birlikte İsfahan'a gitmişti. İsfahan askerlerinin başında Espidan ve
öncülerinin kumandanı olarak Şehriyar bin Cazeveyh bulunuyordu. Bu şahıs gayet
yaşlı bir kimse olup büyük bir ordu başında Müslümanlar üzerine gelmişti.
Düşmanın öncü kuvvetleri İsfahan'ın varoşlarına varmış ve iki ordu burada karşı
karşıya gelip çok şiddetli bir şekilde çarpışmışlardı. Bu çarpışmalar sırasında
düşmanın kumandanı bulunan bu yaşlı adam Müslümanlardan birini teke tek
dövüşmeye davet etmiş ve Abdullah bin Verka' er-Reyyahi karşı çıkıp onu
öldürmüştü, Bunun üzerine İsfahanlılar büyük bir hezimete uğramış, buraya da bu
güne kadar "Şeyhin Öldürüldüğü Yer" diye isim verilmişti. Nihayet
Espidan da Müslümanlarla anlaşma yapmış ve İsfahan bölgesinde alınan ilk yer
burası olmuştu.
Abdullah
oradan İsfahan üzerine gitmiş ve İsfahan'a bağlı el-Ceyy denen yeri kuşatıp
halkıyla çatışmaya başlamıştı. Bunun üzerine İsfahan'ın hükümdarı bulunan
el-Pazusefan O'nunla cizye ödemek ve buraları teslim etmek üzere anlaşmıştı. Bu
anlaşmaya riayet etmeyenin arazileri elinden alınacak ve bu araziler İslam devletine
katılmış olacaktı. O sırada Ebü Musa da Ahvaz taraflarından Abdullah'ın yanına
gelmiş ve oraları sulh ile ele geçirmiş bulunuyordu. Ceyy şehrinin halkı da
cizye vermeyi kabul etmişti, ancak onlardan otuz kişi bu cizyeyi vermek
istememiş ve İsfahan'ı terk edip Kirman'a gitmişlerdi.
Abdullah
ve Ebü Musa, Ceyy şehrine girip oradan Ömer'e mektup yazmışlardı. Bunun
arkasından Hz. Ömer'den Abdullah'a cevap mahiyetinde bir mektup gelmişti. Ömer
mektubunda şöyle diyordu: "Kirman'da savaşan Müslümanların başında bulunan
Süheyl bin Adiyy'in yanına varıncaya kadar yoluna devam et." Bunun üzerine
Abdullah da yerine İsfahan'da es-Saib bin Akra'ı bırakarak Süheyl bin Adiyy
Kirman'a varmadan evvel O'na yetişmişti.
Diğer
bir rivayette ise şunlar kaydedilir: "Ma'kil bin Yesar'dan rivayet
edildiğine göre İsfahan'ı fetheden askerlerin başında en-Nu'man bin Mukarrin
bulunuyordu. Hz. Ömer O'nu İsfahan'ı fethetmek üzere göndermiş ve Küfelilere de
yardım etmeleri için mektuplar yazmıştı. Bunun üzerine Nu'man bin Mukarrin
İsfahan'a vardığı sıralarda İsfahan'ın başında Zu'l-Hacibeyn adında birisi
bulunuyordu. Zu'l-Hacibeyn'e Muğire bin Şu'be'yi elçi olarak göndermiş, bu
elçilik görevinden döndükten sonra her iki ordu arasında çarpışma olmuştu. Bu
çarpışmalarda en-Nu'man şehit edilmiş, Zu'l-Hacibeyn atından düşerek karnı
yarılmış, ordusu darmadağın olmuş ve mağlup edilmişti. Ma'kil bin Yesar şunları
anlatır: ''Bir ara en-Nu'man'ın yanına vardığımda yere yıkılmış olarak gördüm.
Bulunduğu yere bir işaret koyup savaşmaya devam ettim. Müşrik ordusu
yenildiğinde geri dönüp yanımda bulunan bir su kırbasından Numan'ın yüzünü
kaplamış olan toprağı yıkadım. O sırada Nu'man bana şunları sordu:
''Müslümanlar ne yaptı?'' Ben de: ''Allah onlara fetih ihsan etti'' diye
söyleyince, ''el-Hamdülillah'' dedikten sonra vefat etti."
Bu
rivayette de böyle kaydedilmektedir. Ancak sahih olan rivayet Nu'man'ın
Nihavend'de şehit edildiği ve Ebü Musa'nın Kum ve Kaşan şehirlerini
fethettiğini anlatan rivayettir.
BİR SONRAKİ SAYFA
İLE DEVAM ETMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ İSME TIKLA
MUĞİRE BİN
ŞU'BE'NİN KUfE'YE VALİ OLARAK TAYİN EDİLMESİ