MUĞNİ’L-MUHTAC

TEYEMMÜM YAPILACAK DURUMLAR

 

B. ELİNDEKİ SUYA İÇMEK İÇİN İHTİYAÇ DUYMAK

 

Teyemmümü mübah kılan ikinci durum, can dokunulmazlığı bulunan bir canlının susuzluğu nu gidermek için -bu susuzluk ileride bile gerçekleşecek olsa- suya ihtiyaç duyulmasıdır.

 

Teyemmümü mübah kılan durumların ikincisi, kişinin gerek kendisi gerekse başkaları olsun, can dokunulmazlığı bulunan bir canlının susuzluğunu gidermek için suya ihtiyaç duyulmasıdır. Bu ihtiyaç ileride bile söz konusu olacak olsa hüküm böyledir. Bunun amacı canı telef olmaktan korumaktır.

 

Hadesten taharetin aksine susuz kimsenin suyu içmesi şarttır. Teyemmüm yapmayı mübah kılacak susuzluğu n derecesi, bir sonraki teyemmüm sebebinde ele alınacak olan "dince muteber korku durumu"na kıyas edilir.(Kıyas)

 

Böyle bir durumda su bulunsa bile kişinin teyemmüm yapması farz olur.

 

Beğavi' nin fetvalarında şöyle denilmiştir.

 

[1] - Yolculuk halinde bulunan şahıslar suyu yolculukta susayınca içmek üzere yanlarında tutsalar, sonra normal bir şekilde yolculuğa devam etseler;

a) [Yolculuk sonuna kadar] içlerinden hiçbiri ölmemiş olsa [ve suları artsa] teyemmümle kıldıkları namazları kaza etmeleri gerekir.

b) Ancak içlerinden biri ölse [ve bu şahsın ölmesi sebebiyle geriye su artmış olsa] bu durumda namazları kaza etmeleri gerekmez; çünkü ölmeseydi su artmayacaktı.

 

[2] - Yine yolculukta normalin üzerinde bir hızla gitmeleri sebebiyle [gidecekleri yere erken ulaşsalar ve] suları kalmış olsa [teyemmümle kıldıkları] namazları kaza etmeleri gerekmez; çünkü normal şekilde gitselerde su artmayacaktı.

 

[Yukarıdaki durumlarda] kişi, suyu abdestte kullanıp sonra kullanılan suyu içmekle yükümlü tutulmaz; çünkü insan bundan iğrenir. Yine kişinin kullanılmış necis suyu içip temiz suyu abdestte kullanması da istenmez.

 

Sonraki bazı alimlerin dediğinin aksine el-Mecmu'da sahih kabul edilen görüşe göre kişinin söz konusu durumda necis suyu içmesi caiz değildir. Ancak kişinin hayvanı varsa, ona bu suyu içirmekle yükümlü tutulur. Çünkü hayvan bu suyu içerken iğrenmez.

 

"Can dokunulmazlığı olan" ifadesi ile böyle olmayan canlılar dışarıda kalmıştır.

 

Veli el-Iraki fetvalarında şöyle demiştir: Fakihlerin "susuzluğu giderme ihtiyacı abdest almaktan önce gelir" sözü bir misalolarak kabul edilmeli ve su içme dışında; unun hamur haline getirilmesi, kavutun sulandırılması, yemeğin etli olarak pişirilmesi vb. suyun, bedenin ihtiyaç duyduğu diğer şeyler için kullanılması da böyle değerlendirilmelidir.

 

Bu, İbnü'l-Mukri'nin Ravd adlı eserindeki şu görüşten daha iyidir: "Kişi suyu; yemek pişirmek, böreği inceletmek vb. işler için depolayamaz" .

 

Kişinin dokunulmazlığı bulunan hayvanının susuzluğunu gidermek için su satın alması, abdest için su satın almasından daha önceliklidir.

 

Kişi susuzluğu nu gidermek için [su ararken] suyu değerine satan birini bulsa bunu satın alması gerekir. Satıcı değerinden daha fazlasına satıyor ve indirim yapmıyorsa susuz kimse istemeyerek bunu satın alsa bile bu fazlalığı ödemesi gerekli olur. Çünkü bu satım akdi, ehil olan kimse tarafından yapılmıştır .

 

Su sahibi satım vb. yollarla onu susayan kimseye vermeye yanaşmıyorsa susuz kişi bunu zorla alabilir. Ancak su sahibi içmek için Ö ihtiyaç duyuyorsa onun elinden alamaz; çünkü su sahibi canını koruma önceliğine sahiptir.

 

El-Mecmu'da şöyle denilmiştir: Günah bir yolculuğa çıkan kimsenin yanında su bulunsa, [bu suya içmek için ihtiyaç duysa bile] tövbe etmedikçe teyemmüm yapamaz.

 

BİR SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK’E TIKLAYIN

 

C. SU KULLANMANIN TEHLİKELİ OLDUĞU DURUMLAR