|
SÜT EMME |
SÜT HARAMLIĞININ EVLİLİK
DEVAM EDERKEN MEYDANA GELMESİ
Bu bölümde evlilik
esnasında meydana gelen süt emzirme olayı ve bu sebeple nikahın kesilmesinden
dolayı gerekli olan tazminat konusu ele alınacaktır.
Bir kimsenin nikahında
küçük bir kız çocuğu bulunsa, şahsın annesi veya kız kardeşi yahut diğer karısı
bu kız çocuğunu emzirse nikahı fesholur. Küçük kız çocuğu mehrinin yarısını
almayı hak eder. Koca, çocuğu emziren kadından emsal mehrin yarısını geri alır.
İmam Şafii'nin bir diğer görüşüne göre ise emsal mehrin tümünü geri alır.
[Kişinin nikahı
altındaki] küçük kız çocuğu, [yukarıda bahsi geçen kadınlardan] uyumakta olan
bir kadından süt emse burada tazminat ve küçük kıza mehir verilmesi söz konusu
olmaz.
Kişinin nikahı altında
bir yetişkin kadın bir de [süt emme çağında] küçük bir kız çocuğu olsa,
yetişkin kadının annesi küçük kızı emzirse küçük kızın nikahı fesholur. Daha
güçlü görüşe göre yetişkin kadının nikahı da fesholur. Koca bu ikisinden
dilediğiyle [yeniden] evlenebilir. Küçük kızın mehri ve süt emziren kadının
bunu tazmin etmesinin hükmü yukarıda belirtildiği gibidir. Aynı şekilde
yetişkin kadın, kocasıyla zifaf yapmamışsa küçük kızı emzirdiğinde hüküm
böyledir. Şayet zifaf yapmışsa daha güçlü görüşe göre koca. yetişkin karısından
emsal mehir alır.
Kişinin yetişkin karısının
[başka kocadan olma] kızı. kişinin küçük yaştaki karısını emzirse. yetişkin
kadın ebediyen haram olur. Şayet yetişkin kadınla koca zifaf yapmışsa o zaman
küçük kız da aynı şekilde ebediyen haram olur.
Kişinin nikah ında küçük
bir kız çocuğu olsa, kocası onu boşadıktan sonra onu bir kadın emzirse o kadın
bu kişinin karısının annesi olur.
Kişinin boşadığı kadın
küçük bir erkek çocukla evlense ve onu [önceki] kocasının sütüyle emzirse bu
[emziren] kadın boşayan kocaya ve küçük çocuğa ebediyen haram olur.
Kişi ümmüveledini küçük
kölesiyle evlendirse. kadın küçük köleyi efendisinin sütüyle emzirse bu kadın
hem kocasına hem de efendisine haram olur.
Kişinin ilişkide
bulunduğu cariye, kişinin nikahı altında bulunan küçük kızı, efendisinin veya
başkasının sütüyle emzirse bu iki kadın da o kişiye haram olur.
Kişinin nikahı altında
[süt emme çağında] bir küçük kız bir de yetişkin kadın olsa, yetişkin kadın
küçük kızı emzirse her ikisinin nikahı da fesholur ve yetişkin kadın eb edi yen
haram olur Şayet emzirme kocanın
sütüyle olmuşsa küçük kız da aynı şekildedir. aksi takdirde
küçük kız o kişinin üvey
kızı hükmündedir.
Kişinin nikahı altında
bir yetişkin kadın üç tane de [süt emme ı çağında] küçük kız olsa, yetişkin
kadın üç küçük kızı emzirse yetişkin kadın kocasına ebediyen haram olur. Şayet
kızları kocasının sütüyle veya bu kişiyle ilişkide bulunmakla birlikte
başkasının sütüyle emzirmişse küçük kızlar da aynı şekilde ebediyen haram olur.
Kadın, küçük kızları
aynı anda emzirse yani [dört kere süt emzirdikten sonra] beşincide [hepsine
aynı anda] süt içirse küçük kızların nikahı fesholur ama bunlar ebediyen haram
olmazlar. Kadın sırayla emzirmişse haram olmazlar: birinci ve üçüncü emzirdiği
kızın nikahı fesholur, ilk emzirdiğinin ve üçüncünün nikahı fesholur. İkincinin
nikahı da üçüncüyü emzirmesiyle fesholur. İmam Şatil'ye ait bir görüşe göre
fesholmaz. Bu iki görüş şu konuda da bulunmaktadır: Bir kimsenin nikahı altında
iki kız çocuğu bulun sa ve yabancı bir kadın bu iki kız çocuğunu sırayla emzirse
her ikisinin nikahı mı yoksa yalnızca ikincinin nikahı mı fesholur?
44. Kişinin nikahı
altında küçük bir kız çocuğu olsa,
> bu kişinin annesi,
> veya nesep ya da
süt emzirmeden olan kız kardeşi,
> yahut diğer karısı,
> Veyahut bunlar
dışında kişiye kızıyla evlenmesi haram olan birisi mesela babasının, oğlunun
yahut erkek kardeşinin karısı,
O küçük kızı süt
haramlığı oluşacak şekilde emzirse, o kişinin küçük kız çocuğuyla olan nikahı
fesholur, o kız bu kişiye ebediyen haram olur; çünkü bu emzirme sonrasında
küçük kız bu şahsın kız kardeşi veya kız kardeşinin kızı veya karısının kızı
veya oğlunun kızı veya erkek kardeşinin kızı olur. Çünkü ebedi haramlığı
gerektiren şey ilk olarak evlenmeyi engellediği gibi daha önceki nikahın devam
etmesini de engeller. Nitekim bir çocuk, babasının karısıyla şüphe yollu
ilişkide bulunsa nikah fesholur ve bu kadın kocasına haram olur. Sonradan
meydana gelen mürtedlik ve iddet ise böyle değildir; çünkü bu ikisi ebedi
haramlığı gerektirmez.
Süt, kişinin babası,
oğlu ve erkek kardeşinden başka birinden kaynaklanmışsa bunun etkisi yoktur;
çünkü nihayetinde bu kız olsa olsa kişinin babasının, oğlunun veya erkek
kardeşinin üvey kızı olur, bu ise kişiye haram değildir.
Şayet küçük kızı
emziren, kişinin diğer karısıysa onun nikahı da fesholur; çünkü o, kişinin
karısının annesi olmuştur.
Not: Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere Nevevi
"kızıyla evlenmek kendisine haram olan" diye açıklama yapsaydı daha
kısa ve kapsamlı bir ifade kullanmış olurdu.
45. Küçük kız kocasından
akitte kararlaştırılan mehrin -şayet bu mehir sahih ise- yarısını almayı hak
eder. Mehir sahih değilse emsal mehrinin yarısını almayı hak eder; çünkü
ayrılık -tıpkı boşamada olduğU gibi- zifaf öncesinde kızdan kaynaklanmayan bir
sebeple olmuştur, bu sebeple mehir yarılanır.
46. İmam Şafii'nin açık
ifadesine göre koca, kızın emsal mehrinin yarısını küçük kızı emziren kişiden
alır. Bu tazminin sebebi şudur: Kadın küçük kızı emzirirken ister nikahın
fesholmasını amaçlasın ister amaçlamasın netice itibarıyla kocaya nikah
mülkiyetini kaybettirmiştir. Küçük kızın açlıktan ölmesinden korkmuş olsa da
olmasa da tazminat yükü onu emziren kadın üzerindedir; çünkü telef edilen
şeylerin tazmini bu gibi sebeplerle değişmez.
Mehrin yarılanmasının
sebebi şudur: Tazminatı küçük kıza ödeyecek olan kocadır, bu sebeple kocanın
alacağı tazminat ödeyeceği tazminatla karşılaştırılmıştır.
47. Yabancı bir şahıs
küçük kıza, kocasının annesinin süİÜnü içirse tazminat o kişiden geri alınır.
48. Yabancı şahıs,
kocanın annesini kocanın küçük yaştaki karısını emzirmeye zorlasa ve o da bunu
[ikrah altında] yapsa tazminat yükü bir rivayete göre kadın üzerine gerekli
olur.
Ancak sonuç itibarıyla
bu tazminat zorlayan kişi üzerinde kalır. Böylece tehdit altında bir malı telef
etme konusundaki genel kurala uyulmuş olur.
"Cinsel konular
zilyedlik altına girmez. Ayrıca burada tazminat, koca ile karısı arasına
girilme sebebiyledir. Oysa ikrah yapan kişide Ö bu durum söz konusu
değildir" denilerek iki mesele arasında yapılan ayrım kabul edilemez;
çünkü hür bir kimsenin bir malı telef etmesi genel kural kapsamına girdiği
halde hür kimsenin kendisi zilyedlik altına girmez. Burada tazminatın koca ile
karısı arasına girme sebebiyle olduğunu söylemek, buradaki konu ile talaka
şahitlik eden kimselerin şahitlikten dönmeleri arasındaki ayrım ile reddedilir.
Kocanın karısını zifaf
öncesinde boşadığına şahitlik eden kimselerin sonradan şahitlikten dönmesi
konusundaki hükümden tahric yoluyla çıkarılan bir görüşe göre koca, küçük
yaştaki karısını emziren kişiden mehrin tümünü alır.
İlk görüşte olanlar
arada şu fark olduğunu söylemişlerdir: Süt emmeden kaynaklanan ayrılık gerçek
bir ayrılık olup -tıpkı boşama sebebiyle olan ayrılık gibi- yarım mehri
gerektirir. Şahitlik meselesinde ise nikah kocanın ve şahitlerin iddialarına
göre devam etmektedir. Ancak şahitler, verdikleri ifadeyle kocayla karısı
arasına girdiklerinden -tıpkı bir kimsenin malını gasp ederek onunla malı
arasına giren kimsenin durumunda olduğu gibi- bunun değerini tazmin ederler.
Not: Nevevi'nin "mehrin yarısını süt emziren
kadın tazmin eder" şeklindeki mutlak ifadesi Maverdl'nin belirttiği kayda
göre koca ona emzirme konusunda izin vermediğinde söz konusu olur. Şayet izin
verirse kadın tazminle yükümlü olmaz. Kocanın onu karısını emzirmeye zorlaması
izinden de öte bir durum içerir.
Belirtilen hüküm hür
olan koca hakkındadır. Şayet koca köle ise ve mesela annesi, onun küçük yaştaki
karısını emzirse kölenin kazancından küçük kız için, akitte belirlenen mehir
sahih ise bunun yarısı alınır, mehir sahih değilse emsal mehrin yarısı alınır.
Tazmin yükümlülüğü süt emziren kadın tarafından efendiye yapılır. Bu tıpkı bir
bedel gibidir.
Burada nikah yalnızca
köle için ortadan kalkmış olsa ve efendinin nikah konusunda bir hakkı bulunmasa
bile böyledir; çünkü bu, cinsel istifade karşılığında ödenen bedelolduğundan
-tıpkı hul' bedelinde olduğu gibi- efendinin hakkıdır. Bu hüküm de, emziren
kadın, kocanın mülkiyetinde cariye olmadığında geçerlidir. Şayet onun cariyesi ise
-isterse müdebber ve ümmüveledi olsunkoca bu kadından herhangi bir şeyalamaz.
Şayet sözleşmeli cariye ise, kitabet bedelini ödemekten aciz hale gelmedikçe
tazminatı ondanalır.
NeveVi, yetişkin kadının
mehrinden bahsetmemiştir. Bunun hükmü şöyledir: Bu kadınla zifafa girilmişse
mehrini almayı hak eder, aksi takdirde hak etmez.
Bir köle, [süt emme
çağında olan] ve mehri efendisi tarafından belirlenmeyen bir cariyeyle evlense,
kölenin annesi bu cariyeyi emzirse cariye, kölenin kazancından mut'a almayı hak
eder. Kölenin efendisi, kızı emziren kadından ancak emsal mehri isteyebilir.
Alimler bu meseleyi cariyeyle ilgili tasvir etmişlerdir; çünkü arada denklik
olmadığı için hür bir kız açısından bu düşünülemez.
49. Küçük bir kız
emekleyerek uyumakta olan -veya Nevevi'nin Ravdatü't-talibin'de belirttiğine
göre konuşmayan- yetişkin bir kadının yanına gidip beş defa onu emse, kızın
emdiği kadın üzerine tazmin yükümlülüğü yoktur; çünkü yetişkin kadın herhangi
bir şey yapmamıştır. Bu durumda süt emen kıza mehir verilmez; çünkü nikahın
fesholması onun fiili sonucunda olmuştur. Zifaf öncesinde bunun olması mehri
düşürür. Koca, yetişkin olan kadına tazmin yoluyla ödediği bedeli küçük kızın malından
alır; çünkü küçük kız, yetişkin kadının cinselliğinden yararlanma hakkını
kocasına kaybettirmiştir. T elef edilen şeyleri tazmin konusunda yetişkin olan
ile küçük kız arasında fark yoktur.
Not: Rüzgar, yetişkin kadının sütünü küçük kızın
göğüs boşluğuna ulaştırsa koca [bu iki karısına ödeyeceği mehir için] bunların
hiçbirinden bir tazminat alamaz; çünkü ikisinin de bir fiili söz konusu
değildir.
Küçük kız emekleyerek
[kendisiyle evlendirildiği] kocasının annesinden dört kere emse daha sonra kocanın
annesi bu kızı beşinci defa emzirse veya bunun aksi olsa burada tazminat
beşinci emmeye özgü olur.
50. Kişi biri yetişkin
kadın, diğeri süt emme çağında küçük bir kızla evli olsa, yetişkin kadının
annesi küçük kızı emzirse küçük kızın nikahı fesholur; çünkü bu kız, yetişkin
kadının süt kız kardeşi olmuştur, iki kız kardeşin bir nikah altında
birleştirilme imkanı yoktur.
[Bu durumda yetişkin
kadının nikahı ne olur? Bu konuda İmam Şafrı'ye ait iki görüş bulunmaktadır:]
Birinci görüş
Daha güçlü görüşe göre
yetişkin kadının nikahı da fesholur. Bunun gerekçesi daha önce geçmişti.
İkinci görüş
Yalnızca küçük kızın
nikahı fesholur; çünkü iki kardeşin aynı nikahta birleştirilmesi, küçük kızın
emzirilmesi ile ortaya çıkmıştır. Maverdi bu görüşü İmam Şafrı'nin yeni görüşü
olarak, ilkini ise eski görüşü olarak belirtmiştir.
51. Yukarıdaki daha
güçlü [yani birinci] görüş esas alındığında koca, yetişkin kadın ile küçük
kızdan dilediği birisiyle yeniden evlenebilir; çünkü bu ikisi kız kardeştir.
Haram olan şey bunları aynı anda bir nikahta toplamaktır.
52. Küçük kızın
kocasından alacağı mehrin ve bunun süt emziren kadına tazmin ettirilmesinin
hükmü, kocanın annesi vb. kimselerin küçük kızı emzirmesi konusunda geçtiği
gibidir. Buna göre küçük kız için akitte belirlenen mehir sahih ise kız bu
mehrin yarısını alır, değilse emsal mehrin yarısını alır. Koca da küçük kızı
emziren annesinden emsal mehrin yarısını alır. Bir görüşe göre ise tümünü alır.
53. Aynı şekilde koca
yetişkin kadınla zifaf yapmamışsa, kocanın onun mehrini tazmin etmesi ve
emziren kadına tazmin ettirmesinin hükmü, küçük kızla ilgili geçen hükümde
olduğu gibidir; çünkü her ikisi de kocanın ilişkide bulunmamış olması konusunda
ortaktır.
Buna göre bu kadın
kocadan akitte belirlenen mehrin yarısını almayı, [şayet o mehir sahih değilse]
emsal mehrin yarısını almayı hak eder. Koca da onu emziren süt annedin mehrin
yarısını alır. Bir görüşe göre ise tamamını alır.
54. Koca, yetişkin olan
karısıyla ilişkide bulunmuşsa, [küçük kızı emziren kadından ne kadar alır? Bu
konuda İmam Şafii'ye ait iki görüş bulunmaktadır:]
Birinci görüş
Daha güçlü görüşe göre
koca, emziren kadından emsal mehri alır. Nitekim koca üzerine, bu emziren
kadının kızı için mehrin tamamı gereklidir.
İkinci görüş
Kadın herhangi bir şey
ödemez; çünkü zifaf sonrasında cinselliğin miktarı koca için belirli bir
miktarla takdir edilemez. Zira koca ilişkide bulunmakla mehre karşılık gelen
şeyi teslim almış kabul edilir.
Not: Nevevi, "yetişkin kadının annesi"
diyerek kendisiyle ilişkide bulunduğu yetişkin karısının, küçük yaştaki
karısını emzirmesini dışarıda bırakmıştır. Bu durumda -Ravdatü't-talibin ve
eşŞerhu'l-kebir'de imamlardan aktarıldığına göre- koca onun emsal mehrini geri
alamaz ta ki onun nikahı mehirsiz gerçekleşmiş olup da kadın sanki kendini hibe
etmiş gibi olmasın. Çünkü bir kadınla, onun kendini hibe ederek mehir
almaksızın evlenmesinin caiz olması peygambere özgüdür.
55. Kişinin yetişkin
olan karısının [başkasından olma] kızı, kişinin [süt emme çağındaki] küçük
karısını emzirse, yetişkin kadın ebediyen haram olur; çünkü o, karısının süt
ninesidir. Şayet kişi yetişkin olan karısıyla zifaf yapmışsa aynı şekilde küçük
kız da ebediyen haram olur; çünkü o, üvey kızıdır. Yetişkin karısıyla ilişkide
bulunmamışsa küçük kız haram olmaz; çünkü üvey kız ancak anasıyla ilişki
yapılmışsa haram olur. Küçük kız ve yetişkin kadına mehrin tazmin edilmesi
konusunda yukarıda geçen hükümler geçerlidir.
56. [Süt emme çağında]
küçük bir kızla evli olan kişi onu boşasa, başka bir kadın bu kızı emzirse,
emziren kadın, kişinin boşadığı kızın süt annesi olur ve o erkeğe ebediyen
haram olur. Süt anneliğin evlilikten önce veya sonra olmasına bakılmaz. Evlilikten
sonra meydana gelen, evliliğe bitişik gibi kabul edilir. Nitekim eb edi
haramlıkta da böyledir.
57. Kişinin boşamış
olduğu hür kadın küçük bir erkek çocuğuyla evlense ve onu, önceki kocasının
sütüyle emzirse bu kadın hem kendisini boşayan erkeğe hem de o küçük çocuğa
ebediyen haram olur.
Boşayan kocaya haram
olmasının sebebi şudur: Bu kadın o şahsın oğlunun karısı olmuştur.
Küçük çocuğa haram
olmasının sebebi şudur: Bu kadın onun süt annesi veya babasının karısıdır.
Eğer kişinin boşamış
oldUğU kadın cariye ise boşayan kişiye haram olmaz; çünkü nikah akdi batıldır.
Çünkü küçük erkek çocuğun bir cariye ile evlenmesi sahih olmadığından bu kadın,
boşayan erkeğin oğlunun karısı değildir.
Not: Yetişkin kadın, küçük erkek çocuğuyla olan
nikahını -mesela- çocukta bulunan bir kusur sebebiyle feshedip yetişkin bir
erkekle evlense, ardından o çocuğu, evlendiği erkekten kaynaklanan sütle
emzirse, her iki erkeğe de ebediyen haram olur. Çünkü küçük çocuk yetişkin
şahsın süt oğlu olmuştur. Kadın da yetişkin şahsın süt oğlunun karısı ve küçük
çocuğun süt babasının karısıdır. Hatta süt o erkekten gelmişse bu kadın onun
annesidir.
58. Efendi, ümmüveledini
küçük yaştaki kölesiyle evlendirse ve ümmüveled, efendiden gelen sütü ile o
küçük köleyi emzirse köleye ebediyen haram olur; çünkü bu kadın o kölenin süt
annesi ve süt babasının zifaf yaptığı kadındır. Ümmüveled efendiye de aynı
şekilde ebediyen haram olur; çünkü bu kadın o adamın süt oğlunun karısıdır.
Not: Bu mesele" efendi küçük kölesini
evlenmeye zorlayabilir" hükmüne dayalıdır. Nikah bölümünde daha güçlü
görüşün efendinin kölesini nikaha zorlayamayacağı şeklindedir. Şu halde
yukarıdaki mesele, zayıf olan görüşe dayalıdır.
Nevevi "efendiden
gelen süt" demek suretiyle ümmüveledin, küçük köleyi başka sütle
evlendirmesini dışarıda bırakmıştır. Çünkü bu durumda nikah fesholur; çünkü
kadın onun annesi olur, bununla birlikte kadın efendiye haram olmaz; çünkü
küçük çocuk onun süt çocuğu olmadığından onu emziren kadın da süt oğlunun
karısı değildir.
59. Kişinin ilişkide
bulunduğu cariye, küçük yaşta olan karısını efendiden gelen sütle veya
efendinin o cariyeyi başkasıyla evle ndirmesi ya da o cariyeyle şüphe yoluyla
ilişkide bulunulması durumunda başkasından gelen sütle emzirse hem cariye hem
de küçük kız o efendiye ebediyen haram olur; çünkü cariye, bu kişinin karısının
süt annesi olmuştur.
Küçük kız ise -şayet
kadın bu kızı efendi vasıtasıyla gelen sütle emzirmişse- o kişinin süt kızıdır.
Kadın o kızı başkasından gelen süt vasıtasıyla emzirmişse o zaman da küçük kız,
ilişkide bulunduğu kadının süt kızı olmuştur.
60. Bir kimse [süt emme
çağında olan] küçük bir kız ve yetişkin bir kadın ile evli olsa, yetişkin kadın
küçük kızı emzirse ikisinin de nikah akdi fesholur; çünkü küçük kız yetişkin
kadının süt kızı olduğundan ikisini aynı nikahta birleştirmek imkansız
olmuştur.
Not: Bu mesele konunun başında geçmişti. Orada
meseleye, mehrin tazmin edilmesi açısından yer verilmişti. Burada ise
haramlığın ebedt olup olmadığını belirtmek için zikredilmiştir.
61. [Yukarıdaki durumda]
yetişkin kadın, kocasına ebediyen haram olur; çünkü o, karısının süt annesidir.
62. Küçük kıza gelince
bakılır:
> Şayet yetişkin
kadın küçük kızı, kocası vasıtasıyla gelen süt ile emzirmişse o da ebediyen
haram olur.
> Yetişkin kadın,
küçük kızı başkası vasıtasıyla gelen sütle emzirmişse kız onun üvey kızı olur.
Büyük kız ile ilişkide bulunmuşsa o adama ebediyen haram olur, aksi takdirde
haram olmaz.
Küçük ve büyük kız için
mehrin tazmin edilmesi konusunda daha önce belirttiğimiz hükümler geçerlidir.
63. Yetişkin kadın
başkasının cariyesi olsa, tazminat onun rakabesine [maliyetine] ilişir.
Yetişkin kadın onun
cariyesi ise kız üzerine herhangi bir şey gerekli olmaz. Ancak özgürlük
sözleşmesi yapmışsa o zaman kızın tazmin etmesi gerekir. Efendisi onu bedelini
ödeyemediği için aciz kılmışsa tazminatın kendisinden istenmesi ortadan kalkar.
64. Kişinin nikahında
yetişkin bir kadın ve üç küçük kız bulunsa, yetişkin kadın bu kızları aynı
zamanda veya sırayla kocası veya bir başkası vasıtasıyla gelen sütle emzirse
yetişkin kadın kocasına eb ediyen haram olur; çünkü eşlerinin süt annesi
olmuştur.
Küçük kızlara gelince
bakılır:
> Yetişkin kadın bu
kızları kocası vasıtasıyla gelen sütle emzirmişse onlar da ebediyen haram olur;
çünkü onlar bu şahsın süt kızı olmuşlardır.
> Kadın bu kızları
başkası vasıtasıyla gelen sütle emzirmiş olup bu kocayla da zifafta bulunmuşsa
küçük kızlar yine kendisine ebediyen haram olur. Çünkü onlar bu durumda zifafta
bulunduğu karısının süt kızlarıdır.
> Kadın bu kızları
başkası vasıtasıyla gelen sütle emzirmiş olup bu kocayla da zifaf yapmamışsa
bakılır: Bu kızları, beşinci sütleri kendilerine aynı anda içirmek suretiyle eş
zamanh olarak emzirmişse küçük kızların nikahları fesholur.
Çünkü bu kızlar
birbirinin süt kız kardeşi olmuşlar, süt anneleriyle birlikte aynı kişinin
nikahı altında toplanmışlardır.
Not: Beşinci emme yerine onlara süt içirmesinin
anlamı kadının iki çocuğa iki memesini vermesi, üçüncüye ise sağıImış süt
vermesidir.
65. Bu durumda küçük
kızlar ebediyen haram olmazlar; çünkü anneleri ile zifaf yapılmamıştır. Koca
aynı nikah altında cem etmek söz konusu olmaksızın bunlardan dilediğiyle
evlenebilir.
66. Kadın bu kızları
sırayla emzirmişse ebediyen haram olmazlar. İlk emzirdiğinin evliliği yetişkin
kadın onu emzirdiği anda yetişkin kadının nikahı ile birlikte fesholur. Çünkü
bir kadın ile süt kızı aynı nikahta birleştirilmiştir. İkinci kızın nikahı
yalnızca onu emzirmekle fesholmaz; çünkü bunu gerektiren bir şey yoktur. Üçüncü
kızın nikahı, kadın onu emzirdiğinde fesholur; çünkü bu, kişinin nikahında
kalmış olan ikinci kızın kız kardeşi olmuştur. İkinci kızın nikahı, üçüncü kız
emzirildiğinde fesholur; çünkü bu ikisi aynı anda süt kardeş olmuşlardır.
Dolayısıyla bu, ikisini aynı anda emzirmeye benzer. İmam Şafii'ye ait bir
görüşe göre ikinci emzirilen kızın nikahı fesholmaz, yalnızca üçüncünün nikahı
fesholur; çünkü aynı nikah altında cem etmek üçüncü kızla olmaktadır. Bu bir
kadını kız kardeşiyle birlikte nikahlamaya benzemektedir.
Not: Nevevi sıra ile emzirmede kızları birbiri
peşi sıra emzirme meselesini zikretmekle yetinmiştir. Geriye iki durum daha
kalmıştır.
Bunların birincisi, iki
küçük kızı birlikte emzirip sonra üçüncüyü emzirmesidir. Bu durumda ilk iki kız
ve yetişkin kadının nikahı fesholur; çünkü ilk iki kız arasında süt kardeşliği
oluşur ve bu iki kız ile süt anneleri aynı nikahta bir araya getirilmiş olur.
Üçüncü emzirilen kızın nikahı fesholmaz; çünkü o tek başına kalmıştır. Onun
emzirilmesi, süt annesi ve süt kız kardeşlerinin nikahı ortadan kalktıktan sonra
gerçekleşmiştir.
İkinci durum ise
yetişkin kadının önce bir kızı arkasından da aynı anda iki kızı emzirmesidir.
Bu durumda dördünün de nikahı fesholur. İlki ve yetişkin kadının nikahı, aynı
nikahta süt anne ve kızını birleştirmekten dolayı fesholur. Diğer ikisi ise
aynı anda birbirinin süt kız kardeş olmuşlar [ve aynı kişinin nikahı altında
bir araya gelmişlerdir.]
67. İmam ŞafiI'ye ait bu
iki görüş şu konuda da geçerlidir: Bir kimsenin nikahında, [süt emme çağında
olan] iki kız bulunsa, yabancı bir kadın bu kızları sırayla emzirse her
ikisinin nikahı da fesholur mu yoksa yalnızca ikinci emzirilen kızın nikahı mı
fesholur? Daha güçlü olan görüşe göre -yukarıda belirttiğimiz gerekçe
sebebiyle- her iki kızın da nikahı fesholur.
Nevevi'nin
"sırayla" ifadesi, aynı anda emzirmeyi dışarıda bırakmaktadır. Çünkü
bu durumda iki kızın da nikahının fesholacağı konusunda tek bir görüş vardır.
Zira onlar aynı anda süt kız kardeş olmuşlardır. Süt emziren kadının o kızların
kocasına ebediyen haram olduğu konusuda bir görüş ayrılığı yoktur; çünkü
karısının süt annesi olmuştur.
BİR SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNK’E TIKLAYIN