MUĞNİ’L-MUHTAC

İMAMLARIN NİTELİKLERİ

 

3. KİMİN İMAMLIĞINA UYULUR?

 

1. Abdest alanın; teyemmüm yapana ve ayaklarını meshedene uyması sah'ihtir.

2. Ayakta namaz kılanın oturana ve yatana uyması sah'ihtir.

3. Kamil [Hür ve baliğ] olan şahsın çocuk ve köleye uyması sah'ihtir.

4. Şafii'nin açık ifadesine göre kör ile gören birbirine eşittir.

5. Daha doğru görüşe göre sağlam kişinin, idrar akıntısı olana, temiz olan kadının mütehayyire olmayan müstehaza kadına uyması sahihtir.

 

A. ABDEST ALANIN TEYEMMÜM YAPANA VE AYAKLARINI MESHEDENE UYMASI

B. AYAKTA NAMAZ KILAN KİŞİNİN OTURARAK VEYA YATARAK NAMAZ KILAN KİŞİYE UYMASI

C. HÜR VE BALİĞ OLAN ŞAHSIN ÇOCUK VE KÖLEYE UYMASI

D. GÖZLERİ GÖREN VE GÖRMEYEN ŞAHISLARIN BİRBİRİNE UYMASI

E. ÖZÜR SAHİBİ KİMSELERİN İMAM OLMASI

 

A. ABDEST ALANIN TEYEMMÜM YAPANA VE AYAKLARINI MESHEDENE UYMASI

 

Abdest alanın; teyemmüm yapana ve mestlerine meshedene uyması sahlhtir.

 

1. Abdest alan kişi, namazını tekrar kılması gerekmeyen teyemmümlü şahsa uyabilir. Çünkü bu durumda teyemmümlü kişi abdest almak yerine, namazını tekrar kılmasına ihtiyaç bırakmayan bir bedel yapmıştır.

 

2. Ayaklarını yıkayarak abdest alan kişi mestlerine mesheden kişiye uyabilir. Çünkü bu kişinin namaZinı tekrar kılmasına gerek yoktur.

 

 

B. AYAKTA NAMAZ KILAN KİŞİNİN OTURARAK VEYA YATARAK NAMAZ KILAN KİŞİYE UYMASI

 

Ayakta namaz kılanın oturana ve yatana uyması sahlhtir.

 

[*] - Çünkü Buhari, Hz. Aişe'den (r.a.) şunu rivayet etmiştir: Nebi (s.a.v.) vefat hastalığı sırasında oturarak namaz kıldınyar, Hz. Ebu Bekir ve diğer insanlar ise ayakta namaz kılıyorlardı.

 

Beyhaki şöyle demiştir: Bu, cumartesi veya Pazar günü olmuştu.

 

Nebi (s.a.v.) de pazartesi günü kuşluk vakti vefat etmişti. Şu halde bu hadis, Buhari ve Müslim'in Ebu Hureyre ve Hz. Aişe' den (r.a.) rivayet ettikleri şu hadisi yürürlükten kaldırmıştır: İmam kendisine uyulması için imam yapılmıştır ... Şu halde o oturarak namaz kıldırdığında siz de hep beraber oturun. (Buhari, Ezan, 722; Müslim, salat, 925)

 

Yatarak namaz kılan kişi -hatta Mütevellf'nin açık olarak ifade ettiğine göre ima yapıyor olsa bile- oturarak namaz kılana kıyas edilir. (Kıyas)

 

Ayakta olan kişi oturan ve yatana uyabiliyorsa, oturan ve yatan kişinin bu şahıslara uyması daha da önceliklidir.

 

Zikredildiğine göre sırt üstü yatan, yan tarafına yatan gibidir.

 

 

C. HÜR VE BALİĞ OLAN ŞAHSIN ÇOCUK VE KÖLEYE UYMASI

 

Kamil [Hür ve baliğ] olan şahsın çocuk ve köleye uyması sahihtir.

 

A. ÇOCUĞUN İMAMLIĞINA UYMAK

 

Hür ve baliğ olan bir şahıs mümeyyiz çocuğa uyabilir; çünkü mümeyyiz çocuğun namazı muteberdir.

 

[*] - Ayrıca Amr b. Selime, Allah resölü (salIalIahu aleyhi ve sellem) zamanında altı veya yedi yaşlarında olduğu halde kendi kavmine imamlık yapıyordu.(Buhari, Meğazi, 4302)

 

Ancak, çocuk daha iyi okusa yahut fıkhı daha iyi bilse bile baliğ olan kişinin imamlığına uymak, çocuğa uymaktan daha iyidir. Çünkü çocuğun imamlığına uyma konusunda icma bulunmadığı halde hür ve baliğ olanın imamlığına uymanın sahih olduğu konusunda icma vardır.

 

İmam Şafil (r.a.), Buveytl'nin muhtasarında çocuğun imamlığına uymanın mekruh olduğunu açık olarak ifade etmiştir.

 

B. KÖLENİN İMAMLIĞINA UYMAK

 

Hür ve baliğ bir kimsenin namazda köle bir imama uyması sahihtir; çünkü köle de farz namaz kılmaya ehil bir kimsedir.

 

[*] - Ayrıca Hz. Aişe'nin azatlısı olan Zekvan Hz. Aişe'ye imamlık yapıyordu. (Buhari, Ezan, [İmametü'l-abd ve'l-mevla bab da taliken))

 

Ancak hür bir kimsenin -Maverdi'nin dediği gibi kör bile olsaimamlığına uymak kölenin imamlığına uymaktan daha iyidir; çünkü İbn Hayran köleye uymanın mekruh olduğunu söylemiştir.

 

Baliğ olan kölenin imamlığına uymak, hür olan çocuğun imamlığına uymaktan daha iyidir.

 

Fıkıh bilgisine sahip kölenin imamlığı mı yoksa fakih olmayan hür şahsın imamlığına uymak mı daha iyidir? Bu konuda mezhep içinde üç görüş vardır. Bunların en doğrusu her ikisinin de eşit olduğudur. Ancak alimler cenaze namazı konusunda hür şahsın önceliğinin olduğunu söylemişlerdir. Çünkü cenaze namazının kılınma amacı ölünün affedilmesi için aracılık etmek, onun için dua etmektir. Hür kimse bunu yapmaya daha layıktır.

 

Zahir olan odur ki bir kısmı hür olan köle bütünü köle olan kişiden imamlığa daha uygundur. Bir kısmı köle olan şahıslar içinden kimin hür olan bölümü daha fazla ise o, hürriyeti daha az olandan daha önceliklidir.

 

Not:  Nevevi "ve köle" ifadesinden "ve"yi atsa daha uygun olurdu. Böylece ibarenin mantOkunun delaleti ile "hür ve baliğ bir kimsenin çocuk köleye uymasının sahih olduğu, hür çocuğa ve baliğ köleye de evleviyetle uymasının caiz olduğu" anlaşılırdı.

 

 

D. GÖZLERİ GÖREN VE GÖRMEYEN ŞAHISLARIN BİRBİRİNE UYMASI

 

Şafii'nin açık ifadesine göre kör ile gören birbirine eşittir.

İmam Şafil {r.a.)'nin el-Ümm'deki açık ifadesine göre kör ve gören şahıs, imamlık konusunda birbirine eşittir. Çünkü her birinin fazileti diğeri ile tearuz etmektedir. Kör namazda kendisini meşgul eden bir şeye bakma / onu görme gibi bir durumdan uzak bulunduğu için namazda daha huşulu olur. Gözleri gören kişi ise kendisini necasetlerden daha iyi koruyabilir.

 

Ezrai şöyle demiştir: Bu, kör kimse pisliklerden kendini uzak tuttuğunda söz konusu olur. Şayet pisliklerden kendini uzak tutmayı terk etmezse örneğin pis bir elbise giyerse o zaman gözleri görenin imamlık yapması daha iyidir.

 

İbnü'l-Mukri de onun bu görüşüne katılmıştır. Hocamız Zekeriya el-Ensarı şöyle demiştir:

Bu ayrımı yapmaya gerek yoktur; hatta bunun zikredilmesi aslında kastedilen şeyin zıddını bile akla getirebilir. Çünkü bu zaten elbise ve beden temizliği konusunda bilinmektedir. Bu yalnızca kör kimseye özgü değildir. Gözleri gören şahıs şayet kendini pisliklerden uzak tutmuyorsa o takdirde kör şahsın imamlığı daha iyidir.

 

[Zayıf] bir görüşe göre ilk gerekçe [daha huşulu olması] sebebiyle körün imamlık yapması daha iyidir.

 

Bir başka [zayıf] görüşe göre ikinci gerekçe [pisliklerden daha çok korunması] sebebiyle gözleri görenin imamlık yapması daha iyidir.

 

Maverdi şöyle demiştir: Gözleri görmeyen hür kimsenin imamlığı gözleri gören kölenin imamlığından daha iyidir.

 

İbn Yunus'un da belirttiği üzere zikredilen hükümler açısından sağır da kör gibidir. (Kıyas)

 

İbnü's-Sabbağ'ın belirttiğine göre sünnet olmamış kişinin buluğa erdikten sonra bu haliyle imamlık yapması mekruhtur, buluğdan önce yapması ise mekruh değildir.

 

 

E. ÖZÜR SAHİBİ KİMSELERİN İMAM OLMASI

 

Daha doğru görüşe göre sağlam kişinin, idrar akıntısı olana, temiz olan kadının mütehayyire olmayan müstehaza kadına uyması sahihtir.

 

[Özür sahibi kimseler imam olsa, özür sahibi olmayanlar onlara uyabilir mi? Bu konuda mezhep içinde iki görüş vardır]

 

[Birinci görüş]: Daha doğru görüşe göre;

 

> Sağlam kişi, idrar akıntısı olan şahsa,

> temiz olan kadın, mütehayyire olmayan müstehaza kadına

> su ile istinca yapan, taşla istinca yapana,

> avret yeri örtülü olan şahıs, çıplak kimseye uyabilir.

 

Örneğin yarası sürekli akan veya elbisesinde dince mazur görülecek miktarda necaset bulunan kimseler imam olsa, böyle olmayan şahıslar bu imamlara uyabilir; çünkü onların bu durumda iken kıldıkIarı namazlar, iadeye gerek olmaksızın sahihtir.

 

[İkinci görüş]: Bu durumda necaset sebebiyle namaz sahih olmaz. Biz onların kendi kıldıkları namazı zorunluluk sebebiyle sahih kabul ettik. Başkasının onlara uyması konusunda ise bir zorunluluk bulunmamaktadır.

 

[Kendisinden sürekli kan gelen ve] adet dönemini şaşırmış olan kadına başkasının uyması -uyan kişi de aynı durumda olsa bile- sahih olmaz. Çünkü "hayız" bahsinde "bu kadının namazını kaza etmesinin gerekli olup olmadığı" meselesindeki ihtilaftan dolayı bu kadının namazı iadesi farzdır.

 

BİR SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK’E TIKLAYIN

 

4. İMAMIN, ONA UYAN KİŞİNİN ZANNETTİĞİNDEN FARKLI ÇIKMASI