MUĞNİ’L-MUHTAC

HAC-UMRE / İHRAM

 

A. İHRAMIN RÜKÜNLERİ

 

İhrama girmek isteyen kimse niyet eder ve telbiye getirir. Niyet etmeksizin telbiye getirirse Niyet edip telbiye getirmezse doğru olan görüşe göre ihramı gerçekleşmiş olur.

 

1. İhrama girmek isteyen kişi kalbiyle kesin olarak hacca veya umreye yahut her ikisine birden girmeye niyet eder. EI-Mecmu'da belirtildiği üzere farziyete niyet etmesi kesin olarak gerekmez; çünkü kişi nafileye de niyet etse zaten farz yerine geçmektedir. Bu yüzden farziyete niyet etmeyi gerekli saymanın bir anlamı yoktur.

 

2. İhram niyeti ile birlikte, niyetini diliyle söyledikten sonra telbiye getirir. Mesela kalbiyle niyet edip diliyle de "hacca niyet ettim" ve ''Allah rızası için hac ihramına girdim. Lebbeyk Allahümme lebbeyk" der.

 

Birinci telbiye dışında kişinin ne için ihrama girdiğini zikretmesi sünnet değildir; çünkü ibadeti gizlemek daha faziletlidir.

 

3. Kişi kalbiyle bir ibadete [hac veya umreye] niyet etse ve diliyle başka bir şey söylese, kalbiyle niyet etmiş olduğu şey gerçekleşir.

 

4. İhrama girerken kıbleye dönmek ve şunları söylemek sünnettir: "Allahümme ahrame leke şa'ri ve beşeri ve lahmi ve demi". (= Allah'ım kıllarım, derim, etim ve kanım senin için ihrama girdi. )

 

5. Kişi niyet etmeksizin telbiye getirse daha doğru görüşe göre ihramı gerçekleşmez. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) "amller ancak niyetlere göre değerlendirilir" buyurmuştur. (Buhari, Bed'ü'l-vahy, 1, Müslim, İmare, 4904)

 

Zayıf bir görüşe göre ise ihram gerçekleşir. Telbiye niyet yerine geçer.

 

6. Niyet etmekle birlikte telbiye getirmezse doğru olan görüşe göre ihram gerçekleşir.

 

Nitekim diğer ibadetlerde de böyledir. Diğer bir görüşe göre ise ihram gerçekleşmez, çünkü alimler ihram esnasında telbiyenin şart olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Nitekim namaz da ancak telbiye ve tekbirle başlar.

 

BİR SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK’E TIKLAYIN

 

B. İHRAMIN SÜNNETLERİ