|
günahlara kefaret olan aðrýlar, hastalýklar ve
musibetler |
9347- ebu hureyre der ki:
"kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayeti indiði
zaman bu, müslümanlara aðýr gelmiþ ve bu durumu resulullah'a (sallallahu aleyhi
ve sellem) sorduklarýnda: "siz orta yolda gidin ve doðruya yönelin.
müslümanýn baþýna gelen her þeyonun gunahlarý için bir ketarettir. hatta ona
batan bir diken veya sendelemesi gunahlarý için bir ketarettir"
buyurmuþtur.
müslim bunu kuteybe
kanalýyla rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- müslim 3/1993 (52).
9348- ebu bekr b. ebi
züheyr es-sekafi bildiriyor: ebu bekr es-sýddik: "ey allah'ýn resulü!
''kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayetinden sonra
her yaptýðýmýz suçun cezasýný göreceksek nasýl kurtuluþa ulaþýrýzi" diye
sorduðunda, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) üç defa: "allah
seni baðýþlasýn ey ebu bekr!" dedikten sonra: "sen hasta olmuyor
musuni hiç dertlenmiyor musuni hiç üzülmüyor musuni sýkýntýlara maruz kalmýyor
musuni" buyurdu. ebu bekr: "evet" dediðinde, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): "bunlar gördüðünüz cezalardýr"
buyurdu.
tahric: Ýsnadýnda
kopukluk olmasýndan dolayý zayýftýr. ancak tarikleri ve þahitleri vardýr. ebu
ya'la, müsned 1/97, 98 (99, 100), mervezi, müsned ebi bekr (111,112), Ýbn
hibban, sahih (4/249,255), ahmed, müsned (1/11), Ýbn cerir, tefsir (5/294),
beyhaki, sünen (3/373) ve hakim, müstedrek (3/74).
süfyan'ýn rivayetinde:
"ben: ''evet'' dediðimde, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
''bunlar dünyada gördüðünüz cezalardýr'' buyurdu" þeklindedir.
9349- hz. aiþe bildiriyor:
bir adam: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123]
ayetini okudu ve: "eðer iþlediðimiz her gunahýn cezasýný çekeceksek hel ak
oluruz" dedi. bu durum resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) haber
verilince: "evet, mümin kiþi gunahlarýnýn cezasýný kendi bedeninde,
malýnda yaþadýðý musibetlerle ve kendisine eziyet veren þeylerle dünyada iken
çeker" buyurdu.
Ýsnadý hasendir.
9350- abdullah b. vehb
bir önceki hadisin aynýsýný zikretmiþtir. ancak rivayetinde: "bekr b.
sevade, yezid b. ebi yezid kanalýyla ubeyd b. umeyr'den bildiriyor" demiþ
ve: "malýnda" ifadesini zikretmemiþtir.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (6/65, 66), ebu ya'la, müsned 8/135, 253 (4675,4839), buhari,
et-tarihu'l-kebir (4/2/371) ve Ýbn hibban, sahih (4/254) bak: suyuti,
ed-dürrü'lmensur (2/697).
9351- enes der ki: hz.
ebu bekr, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte iken,
"kim zerre miktarý iyilik yapmýþsa onu görür. kim de zerre miktarý kötülük
yapmýþsa onu görür"[zilzal 7, 8] ayetleri nazil oldu. ebu bekr bu ayetleri
duyunca elini kaldýrýp: "ey allah'ýn resulü! yaptýðým zerre kadar
kötülüklerin de mi karþýlýðýný göreceðimi" diye sordu. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) þu karþýlýðý verdi: "ey ebu bekr! dünyada
gördüðün ve hoþuna gitmeyen þeyler yapýlan zerre miktarý kötülüklerin
karþýlýðýdýr. yapýlan zerre miktarý iyilikleri ise allah kýyamet gününde
kendisine ödemen üzere senin için bekletir."
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn cerir, tefsir (30/268) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (8/593).
9352- Ümeyye binti
abdillah der ki: hz. aiþe'ye, yüce allah'ýn: "kim kötü bir iþ yaparsa,
onunla cezalandýrýlýr"[nisa 123] ayetini sorunca þöyle dedi: "(bu
ayeti) resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sorduðum zamandan beri bana
bunu kimse sormadý. ben bunu resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem)
sorduðumda ise þöyle buyurmuþtu: "bu. allah'ýn kuluna karþý (kulun bazý
þeylere üzülmesinden dolayý) olan bir kýnamasýdýr. allah, kulunu sýtma
hastalýðý veya bir musibet vererek veya cebine koymuþ olduðu bir miktar malýný
kaybettirerek üzer ve kaybettiðini koltuðunun altýnda buldurur. sonra kul
kýrmýzý altýn'ýn ateþle temizlenmesi gibi gunahlarýndan arýnýr. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
tirmizi 5/221 (2991).
9353- Ýbn ebi muleyke der
ki: hz. aiþe: "ben kuran'da en aðýr ayetin
hangi ayet olduðunu
biliyorum. o da, yüce allah'ýn: ''kim kötü bir iþ yaparsa, onunla
cezalandýrýlýr''[nisa 123] ayetidir" dedim. bunun üzerine resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): "ey aiþe! müslüman kimse en kötü ameli
karþýlýðýnda bile dünyada iken cezalandýrýlýr" buyurdu. resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) burada hastalýðý, baþka þeyleri ve sonunda
kiþinin sendelemesini bile zikretti.
Ýbn abdan'ýn rivayetinde:
"hz. aiþe'ye (en aðýr ayetin hangi ayet olduðunu) sordum"
þeklindedir.
Ýbn cüreyc bunu Ýbn ebi
muleyke kanalýyla muhtasar olarak zikretmiþtir.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ebu davud 3/471, 472 (3093).
9354- hz. aiþe'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslüman
kiþinin baþýna gelen her sýkýntý mutlaka gunahlarý için ketarettir"
buyurmuþtur.
tahric. Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (255),
9355- asým el-ahval der
ki: hasan(-ý basri): "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa
123] buyruðunu açýklarken: "burada allah'ýn küçük düþürmek istediði
kiþiler kastedilmektedir. ancak yüce allah þerefli kýlmak istediði kiþilerin
bütün gunahlarýný baðýþlar, bu önceden kendilerine verilen doðru sözdür''[ahkaf
16] demiþtir.
tahric: ravileri
güvenilirdir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (14/42), hennad, zühd 1/248 (430) ve Ýbn
cerir, tefsir (5/293) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (2/699).
9356- hasan bildiriyor:
Ýmran b. husayn bedeninde bir hastalýða maruz kalmýþtý. o: "bu
hastalýðýmýn bir gunahtan dolayý olduðu görüþündeyim. yüce allah'ýn
affettikleri ise daha fazladýr" dedi ve: "baþýnýza her ne musibet
gelirse, kendi yaptýklarýnýz yüzündendir. o, yine de çoðunu affeder"[Þura
30] ayetini okudu.
tahric: ravileri
güvenilirdir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (149), hakim, müstedrek
(2/445,446) bak: suyuti, durru'l-mensur (7/355) ve Ýbn kesir, tefsýr (4/126).
9357- ziyad b. er-rabi'
der ki: ubey b. ka'b'a: "ey ebu'l-münzir! allah'ýn kitab'ýndaki bir ayet
beni kederlendirdi" deyirýce, ebu'l-münzir: "hangi ayeti" diye
sordu. ona: "kim kötü bir iþ yaparsa, onunla cezalandýrýlýr"[nisa
123] ayetidir" deyince, ubey: "ben seni fakih biri olarak görüyordum.
mümin kiþinin ayaðýnýn bir þeye takýlmasý, bir damarýnýn seðirmesi ve bir çöpün
bile onu (basit bir þekilde olsa bile) çizmesi gunahýnýn karþýlýðýdýr. yüce
allah'ýn affettikleri ise daha fazladýr" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (228) ve Ýbn cerir, tefsýr (5/292).
katade: "baþýnýza
her ne musibet gelirse, kendi yaptýklarýnýz yüzündendir. o, yine de çoðunu
affeder"[Þura 30] ayetini açýklarken: "bize bildirilene göre allah
resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "insanýn bir çöple (basit bir
þekilde olsa bile) çizilmesi, tökezlemesi ve bir damarýnýn seðirmesi gunahý
sebebiyledir. yüce allah'ýn affettikleri ise daha fazladýr" buyururdu,
9358- Þeyban bir önceki
hadisi katade'den mürsel olarak zikretmiþtir.
tahric: ravileri
güvenilirdir, ancak mürsel bir hadistir. Ýbn cerir, tefsir (25/32).
hasan da bunu mürsel
olarak allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmiþtir. ayný
zamanda tefsir said b. mansur'da da geçmektedir. - Ýbn kesir, tefsir (4/126),
veki', zühd (93) ve hennad, zühd (431).
9359- abdullah b.
muðaffel bildiriyor: adamýn biri (Ýslam geldikten sonra) cahiliye döneminde
iken fahiþe olan bir kadýnla oynaþmaya baþlayýp elini kadýna uzatýnca, kadýn:
"yavaþ ol, yüce allah þirki götürüp Ýslam'ý getirdi" dedi. bunun
üzerine adam kadýna bakarak kaçmaya baþladý ve yüzünü bir duvara çarptý. sonra
allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip durumu kendisine anlattý.
bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu:
"sen, allah'ýn, hakkýnda hayýr dilediði bir kulsun. yüce allah kulu
hakkýnda hayýr dilediði zaman onun gunahýnýn cezasýnda acele eder. eðer kulu
hakkýnda þer dilerse cezasýný erteler, kýyamet gününe býrakýr.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn hibban, sahýh (4/249,250), beyhaki, el-esýnd ve's-sýfat (sh. 197) ve ebu
nuaym, zikru ahbar isbehan (2/274).
9360- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre hz. peygamber (ellerini kastederek): "allah beni
þunlardan dolayý sorgulayacak olsaydý beni helak ederdi" buyurmuþtur.
bu isnadla garib (tek
kanallý) bir hadistir. bildiðim kadarýyla Ýbn asker bunu rivayette tek
kalmýþtýr.
tahric: ravileri
güvenilirdir. Ýbn hibban, sahýh 2/27, 28 (656, 658) ve ebu nuaym, hilye
(8/132).
9361 - ebu burde der ki:
Ýbn ziyad'ýn yanýnda oturmaktaydým ve yanýnda abdullah b. yezid bulunmaktaydý.
haridlerin liderleri getirildi. her bir lider getirilmesinde: "bu
cehennemliktir" dedim. bunun üzerine abdullah b. yezid: "böyle yapma,
yeðenim! resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): ''bu ümmetin azabý dünyalarýndadýr''
buyurduðunu iþittim" dedi.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
fesevi, el-ma'rifetu ve't-tarih (1/261,262) ve beyhaki, edeb (1047).
9362- malik b. ubeyd
ed-dueli'nin babasý kanalýyla dedesinden bildirdiðine göre resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): '"eðer yeryüzünde allah'ýn rüku eden
kullan, süt emen bebekler, otlayan hayvanlar olmasaydý, üzerinize azap yaðdýfýr
ve sizi helak ederdi" buyurmuþtur.
malik b. ubeyd
ed-dueli'nin, dedesi musafl'dir.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
taberanl, m. el-kebir 22/309 (785), Ýbn adiy, el-kamil (4/1622,6/2377) ve
beyhaki, sünen (3/345). bak: zehebl, el-mizan (3/427, 428), hafýz Ýbn hacer,
el-lisan (5/5)
9363- Ýbn ebi leyla
bildiriyor: ubey b. ka'b: "onlara büyük azabdan önce elbette yakýn azabý
tattýracaðýz"[secde 21] buyruðunu açýklarken: "burada dünyadaki
musibet kastedilmektedir" dedi.
hafýz (ebu abdillah
el-hakim): "azre, Ýbn yahya'dýr" dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn cerir, tefsir (21/108) ve hakim, müstedrek (4/427, 428) bak:
suyuti, dürrü'l-mensur
(6/554).
9364- rabi' b. enes
bildiriyor: ebu'ý-aliye: "onlara büyük azabdan önce elbette yakýn azabý
tattýracaðýz"[secde 21] buyruðunu açýklarken: "burada dünyadaki
musibetler kastedilmektedir" dedi. "olur ki {imana}
dönerler"[secde 21] buyruðu hakkýnda da: "bu da, belki tövbe ederler
manasýndadýr" dedi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn cerir, tefsýr (21/109,111).
9365- atiyye b. kays der
ki: kab(u'l-ahbar) hastalanýnca dimaþk ahalisinden bir grup onu ziyaret etti.
kendisine: "ey ebu Ýshak! kendini nasýl hissediyorsuni" dediklerinde:
"günahlarý alýnmýþ bir beden olarak hissediyorum. rabbi dilerse ona azap
verir, dilerse de ona merhamet eder. eðer onu iyileþtirirse de gunahlardan
arýnmýþ bir þekilde iyileþtirir" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (44).
9366- hz. aiþe'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslümanýn
baþýna gelen her musibet, hatta bir diken batmasý bile onun bir gunahý için
ketaret olur" buyurmuþtur.
bahr'in rivayetinde ise:
"müminin baþýna gelen (her musibet)" þeklindedir. müslim bunu ebu
tahir kanalýyla rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- müslim 3/1992 (48).
9367- hz. aiþe'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "müslümanýn
baþýna gelen hiçbir musibet yoktur ki allah o musibeti ona ketaret olarak
saymasýn. hatta bu, bir diken batmasý olsa bile" buyurmuþtur.
buhari, bunu ebu'l-yeman
kanalýyla rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- buhari, marda (7/2).
9368- hz. aiþe der ki:
resuluhalý'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "kendisine bir diken veya
daha büyük bir þey batan hiç bir mümin yoktur ki allah onun sebebiyle onun bir
gunahýný silmesin" buyurduðunu iþittim.
müslim bunu sahihte baþka
bir kanalla a'meþ'ten rivayet etti. - müslim 3/1991, 1992 (47).
9369- esved, hz. aiþe'den
bildiriyor: minaýda iken kureyþ'ten bir takým gençler hz. aiþe'nin yanýna
girdi. gençler gülüþüyordu. hz. aiþe: "sizi güldüren þey nediri" diye
sorunca: "filan kiþi çadýr ipinin üzerine düþtü. az kalsýn gözü
gidiyordu" dediler. bunun üzerine hz. aiþe: "gülmeyin! çünkü
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "kendisine bir diken veya
daha büyük bir þey batan hiçbir müslüman yoktur ki onun sebebiyle kendisine bir
derece yazýlmasin ve bir gunahý silinmesin" buyurduðunu iþittim"
dedi.
Ýsnadý sahihtir.
müslim bunu sahih'te
Ýshak b. Ýbrahim kanalýyla rivayet etti.- müslim 3/1991 (46).
9370- allah resulü'nün
(sallallahu aleyhi ve sellem) eþi hz. aiþe'nin bildirdiðine göre resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "allah, mümin kulun
baþýna bir þey gelmesini, hatta ona bir dikenin batmasýný, sendelemesini veya
öfkesini yenmesini bir kýsým gunahýna kefaret sayar. ''
ravileri güvenilirdir.
9371- ebu said el-hudri ile
ebu hureyre'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"müslümanýn baþýna gelen bir meþakkat, bir sýzý, bir hüzün, bir keder, bir
eziyet, hatta ayaðýna batan bir diken bile olmasýn ki, allah onu gunahlarýndan
bir kýsmýna kefaret kýlmýþ olmasýn" buyurmuþtur.
Ýshak b. Ýbrahim bunu
müsned'inde bu þekilde zikretmiþtir. Ýsnadýnda: "muhammed b. amr b.
halhale'nin, ata b. yesar'dan bildirdiðine göre" demiþtir.
buhari bunu sahih'te
abdullah b. muhammed kanalýyla ebu amir elakadi' den rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- buhari, marda (7/2).
9372- ebu said el-hudri
der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "mümin bir kulun
baþýna gelen bir sýzý, bir meþakkat, bir hüzün, hatta bir keder olmasýn ki.
allah onu gunahlarýndan bir kýsmýna ketaret kýlmýþ olmasýn" buyurduðunu
iþittim.
tahric: Ýsnadý hasendir.
tirmizi, cenaiz (3/298).
velid b. kesir bunu
muhammed b. amr b. ata kanalýyla ata b. yesar'dan, o da ebu said ile ebu
hureyre'den rivayet etmiþtir.
müslim bunu ayný kanalla
sahih'te zikretmiþ ve: "ve hastalýk" ziyadesinde bulunmuþtur.
9373- ebu said el-hudri
ve ebu hureyre, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem):
"mümin bir kulun
baþýna gelen bir meþakkat, bir sýzý, bir hastalýk, bir hüzün, hatta bir keder
bile olmasýn ki. allah onu gunahlarýndan bir kýsmýna ketaret kýlmýþ
olmasýn" buyurduðunu iþitmiþlerdir.
müslim bunu sahih'te ebu
bekr kanalýyla ebu usame'den rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- müslim 3/1992 (52).
9374- Ýbn abbas
bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan bir bedeviyi
ziyaret etmek için yanýna girdi ve: "(iyileþirsin de hastalýðýn
gunahlarýna) kefaret olur, inþallah" buyurdu. bunun üzerine bedevi:
"hayýr, bu hastalýk yaþlý birinin ateþini yükselten ve onu mezara götüren
bir hastalýktýr" deyince, allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"o zaman tamam" buyurdu.
tahric: ravileri
güvenilirdir. buhari, tevhid (8/192).
9375- ebu hureyre der ki:
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin bir sýzý çekmesi
gunahlarýna kefarettir" buyurduðunu iþittim.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (58) ve hakim, müstedrek (1/347).
9376- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "mümin
kimse, allah'a gunahsýz olarak kavuþuncaya kadar çocuklarýndan ve yakýnlarýndan
bela eksik olmaz" buyurmuþtur.
tahric: ravileri
güvenilirdir. malik, muvatta (1/236).
9377- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "erkek olsun,
kadýn olsun mümin kimse, allah'a gunahsýz olarak kavuþuncaya kadar kendisinden
ve çoluk çocuðundan, bela eksik olmaz" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
tirmizi, zühd 4/602 (2399) ve buhari, el-edebu'l-müfred (494,495).
9378- abdurrahman b.
ezher'in bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kendisine bir rahatsýzlýk veya yüksek ateþ gelen mümin kulun misali,
ateþe sokulup da pasý giden ve aslý kalan demirin misali gibidir"
buyurmuþtur.
her ikisinin de (ebu abdillah
el-hafýz'ýn ve ebu'l-hüseyn b. biþran'ýn) lafzý aynýdýr.
tahric: Ýsnadýnda adý
belirlenmeyen bir ravi vardýr ve sahih bir hadistir. bezzar, müsned (1/362),
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (24), hakim, müstedrek (1/348) ve
beyhaki, edeb (1063).
9379- cabir b. abdillah
bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), tirtir titreyen Ümmü
saib'in veya Ümmü'l-müseyyib'in yanýna girdi -ki buradaki þüphe ebu'z-zübeyr'e
aittir- ve: "niçin titriyorsuni" diye sordu. o da: "hummanýn allah
hayrýný vermesin" deyince: "hummaya sitem etme. Çünkü o, insanýn
gunahlarýný körüðün demirin pasýný gidermesi gibi giderir" buyurdu.
müslim bunu sahih'te
ubeydullah el-kavariri kanalýyla rivayet etti.
tahric: Ýsnadý hasendir.
- müslim 3/1993/53).
9380- allah resulü'nün
(sallallahu aleyhi ve sellem) ashabýnýn geneline yetiþen fatýma el-huzaiyye
bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ensar'dan hasta olan bir
kadýný ziyaret etti. ona: "kendini nasýl hissediyorsuni" diye
sorunca, kadýn: "Ýyi hissediyorum ey allah'ýn resulü! ama Ümmü mildem
(yani humma) canýma okudu" dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem):
"sabret! Çünkü o,
insanýn gunahlarýný körüðün demirin pasýný gidermesi gibi giderir"
buyurdu.
tahric. Ýsnadý sahihtir.
taberani, m. el-kebir 24/405 (984), abdürrezzak, musannef 11/195,196 (20306) ve
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (204).
9381 - enes der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ••
iyileþip sýhhat bulan hastanýn misali, saflýk ve renk bakýmýndan gökten yaðan
dolu tanesi gibidir" buyurdu.
beyhaki der ki: "bu
hadis el-muvakkari kanalýyla bilinmektedir ve bu kimse zayýf birisidir."
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. Ýbn ebi'd- dünya, el-marad ve'l-keffarat (22), bezzar, müsned
(1/363), ebu'þ-Þeyh, el-emsal (346), Ýbn hibban, el-mecruhin (3/34), ukayli,
ed-duafau'l-kebir (4/318), Ýbn adiy, el-kamil (7/2534) ve zehebi, el-mizan
(4/346).
9382- enes'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "iyileþip
sýhhat bulan hastanýn misali saflýk, güzellik ve renk bakýmýndan gökten yaðan
dolu tanesi gibidir" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. Ýbn adiy, el-kamil (3/1243).
9383- ebu umame'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"humma cehennem
körüklerinden bir körüktür. ondan mümine isabet eden kýsým da onun cehennemden
olan payýdýr" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve hasen bir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (46), taberani, m.
el-kebir 8/110 (7468), beyhaki, edeb (1061) ve tahavi, müþkilü'l-asar (3/68).
9384- ebu salih el-eþ'
ari bildiriyor: (bir gün) resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ebu hureyre
ile birlikte þiddetli hummasý olan birini ziyaret etti ve ona þöyle buyurdu:
"sevin! zira yüce allah: ''(yüksek ateþ) benim ateþimdir. mümin kulumun
ahirette cehennemdeki payý olsun diye dünyadayken bu ateþi ona musallat
ederim'' buyurur. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve hasen bir hadistir. Ýbn mace 2/1149 (3470).
9385- osman bildiriyor:
mücahid: "humma her bir müminin cehennem ateþinden olan payýdýr" dedi
ve: "sizden cehenneme uðramayacak yoktur. bu, rabbin için kesinleþmiþ bir
hükümdür"[meryem 71] ayetini okudu.
ona dünyada iken uðramak,
ahirette uðramak demektir.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (20) ve Ýbn cerir, tefsir (16/11 1).
9386- ebu reyhane
el-ensari'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"humma (yüksek ateþ) cehennem hararetinden bir körüktür ve mümin kimsenin
ateþten olan payýdýr" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (21) ve buhari, et-tarihu'l-kebir
(4/1/63).
9387- Ýyid b. utayf der
ki: ebu ubeyde b. el-cerrah hasta iken yanýna girdim. hanýmý baþý ucunda
oturuyordu. kendisi de yüzünü duvara doðru dönmüþtü. hanýmýna: "ebu ubeyde
bu geceyi nasýl geçirdii" dediðimizde: "vallahi sevaplar kazanarak
geçirdi" cevabýný verdi. bunun üzerine ebu ubeyde yüzünü bize döndü ve:
"vallahi sevap kazanarak geçirmedim" dedi. sanki bu dediði orada
bulunanlarý rahatsýz etmiþti. bize: "neden böyle dediðimi sormayacak
mýsýnýzi" dediðinde: "dediðin hoþumuza gitmedi, nasýl soralými"
cevabýný verdik. bunun üzerine þu karþýlýðý verdi: "resulullah'ýn (sallallahu
aleyhi ve sellem): ''allah kimi bedeninde bir bela ile imtihan ederse bu onun
nasibi olur'' buyurduðunu iþittim."
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/230), bezzar, müsned (1/364), ahmed, müsned (1/195)
ve beyhaki, sünen (3/374).
ebu derda kanalýyla allah
resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) bu manada rivayet gelmiþtir. ibn
mes'ud da musibetler konusunda böyle düþünmektedir.
9388- abdullah (b.
mes'ud) der ki: "aðrýlar yüzünden (kiþiye) sevap yazýlmaz, zira sevaplar
ancak amellerle kazanýlýr. fakat yüce allah aðrýlarý gunahlara kefaret
kýlar."
tahric: ravileri
güvenilirdir. taberani, m. el-kebir 9/210, 211 (8923), tahavi, müþkilü'l-asar
(3/67,69), Ýbn ebi Þeybe, musannef(3/232) ve hennacl, zühd (411).
beyhaki der ki: mansur'un
hadisinde bize bildirilene göre Ýbrahim(inehai), bunu esved kanalýyla hz.
aiþe'den zikretmiþ ve rivayetinde þu ibare geçmiþtir: "allah resulü
(sallallahu aleyhi ve sellem) (batan) diken konusundaki hadiste: ''mutlaka onun
sebebiyle kendisine bir derece yazýlýr ve bir gunahý silinir'' buyurdu."
a'meþ'in, Ýbrahim'den
olan rivayetinde ise: "mutlaka onun sebebiyle allah kendisini bir derece
yükseltir veya bir gunahýný siler" þeklindedir.
ebu vail ve Ýbn ebi
muleyke bunu hz. aiþe'den mana olarak bu þekilde rivayet etmiþlerdir. - Ýbn ebi
Þeybe, musannef (3/2310232).
sanýrým belanýn kiþinin
nasibi olmasý gunahlarýnýn silinmesi veya derecesinin yükselmesidir. bu yönde
gelen rivayetlere göre de kiþinin gunahlarýnýn tümü için kefaret vardýr.
9389- muhammed b. halid
es-sülemi, babasý kanalýyla sahabi olan dedesinden bildiriyor: kendisi müslüman
kardeþlerinden bir kiþiyi ziyarete gitmiþti. ancak yanýna girmeden önce hasta
olduðu haberini aldý. yanýna girip: "ben sana hem sýhhatli insan
ziyaretçisi, hem hasta ziyaretçisi ve hem de müjdeci olarak geldim" dedi.
adam: "bu üç þeyi nasýl birleþtirdini" diye sorunca, þu karþýlýðý
verdi: "ben seni ziyaret etmek için çýktýðýmda hasta olduðunu bilmiyordum.
ancak senin hasta olduðun haberini aldýðýmda ziyaretim hasta ziyareti oldu.
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iþitmiþ olduðum bir þeyle de seni
müjdeleyeceðim. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu:
"bir kul kendisi
için (cennette) hazýrlanmýþ olan makama ameliyle eriþemeyecekse, allah onun
bedenine veya malma veya çoluk çocuðuna bir bela verir ve onu bu belaya
sabrettirir. bu belaya sabrý sebebiyle de onu o makama eriþtirir. "
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu davud 3/470 (3090).
9390- ebu süleyman der
ki: hz. musa, kendini ibadete veren bir adama uðradý. daha sonra tekrar ona
uðradýðýnda vahþi hayvanlar tarafýndan parçalanmýþ olduðunu gördü. adamýn baþý
bir tarafta, bacaðý bir tarafta ve ciðeri bir taraftaydý. bu durumu gören hz.
musa: "ey rabbim! bu kulun sana itaat etmekteydi ve sen onu böylesi bir
belaya uðrattýn" dedi. bunun üzerine yüce allah, ona: "ey musa! o,
benden kendi ameliyle eriþemeyeceði bir derece istedi. ben de onu bununla
imtihan ettim ki onu istediði dereceye eriþtireyim" buyurdu.
tahric: suyuti,
dürrü'l-mensur (2/701).
9391- bureyde el-eslemi
der ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim:
"müslümanlardan bir kiþinin bir tökezlemesi ve daha üstü" -hatta
diken batmasýn! bile saydý- "mutlaka þu iki hasletten birisi içindir. ya allah'ýn
bundan baþka bir þeyle baðýþlamayacaðý bir gunahýný baðýþlamak ya da kendi am
eliyle eriþemeyeceði bir dereceye eriþtirmek içindir. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (25) bak: suyuti, dürrü'lmensur (2/700).
9392- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kulun allah katýnda bir derecesi vardýr ki kiþi bu makama amel ederek
ulaþamaz. ancak o makama eriþtirinceye kadar allah, onu hoþuna gitmeyen þeylere
maruz býrakýr. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve hasen bir hadistir. ebu ya'la, müsned 10/482, 483 (6095), Ýbn hibban, sahih
(4/248), hakim, müstedrek (1/344) ve beyhaki, edeb (1058).
9393- Ýbn ebi fatýma,
babasýndan bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"hanginiz saðlýklý
olup hiç hasta olmak istemezi" diye sorunca, ashab: "ey allah'ýn
resulü! hepimiz isteriz" cevabýný verdi. bunun üzerine allah resulü
(sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "yolunu kaybetmiþ merkepler
gibi mi olmak istiyorsunuzi ketaret sahipleri olmak istemez misinizi caným
elinde olana yemin olsun ki kulun cennette bir derecesi vardýr ve ona hiçbir
ameliyle eriþemez. ancak allah'ýn kendisini bazi belalara düçar etmesiyle o
dereceye eriþir. amelinden bir þeyle ona eriþemez ...
tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve mürsel bir hadistir. ebu nuaym, ma'rifetu's-sahabe (2/233, 234) ve Ýbn sa'd,
tabakýit (7/507,508).
buhari bunu tarih'te
zerkiyyiln kabilesinin azatlýsý müslim b. ukayl kanalýyla zikretmiþ ve þöyle
demiþtir: "Ýbn ebi uveys, kardeþi hammad b. ebi humeyd'den, o da zerkiyyan
kabilesinin azatlýsý müslim b. ukayl'dan naklederek þöyle dedi: "abdullah
b. ebi Ýyas fatýma ed-damri'nin yanýna girdiðimde bana: "ey ebu ukayli
babamýn bildirdiðine göre dedem þöyle demiþtir: "resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) ile birlikte idim ... " dedi ve sonrasýnda mana olarak
aynýsýný aktardý.
beyhaki der ki: "bu
da bize ebu abdillah (el-hakim)'in bize icazetle, ahmed b. muhammed b. vasýl
el-bikendi'nin, babasý kanalýyla buhari'den rivayetine dayanmaktadýr."
ebu amir el-akdi bunu
muhammed b. ebi humeyd kanalýyla müslim b. ukayl'dan, o da abdullah b. ebi Ýyas
b. ebi fatýma'dan, o babasýndan, o da dedesinden naklederek: "resulullah
{sallallahu aleyhi ve sellem) •.• " demiþ ve söz konusu hadisi
zikretmiþtir. ancak "yolunu kaybetmiþ merkepler" lafzý yerine:
'damdýk yabani merkepler" ifadesini kullanmýþtýr. - ebu nuaym,
ma'rifetu's-sahabe (2/330).
edebiyatçýlardan birine
"sayyale" ifadesini sorduðumda resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve
sellem) bununla diðerlerine nazaran daha besili olan damýzlýk yabani merkepleri
kastettiðini söyledi. hadiste de "......." lafzýndaki "3"
harfinin yerini ''ýþ'' harfi tutmuþtur.
beyhaki der ki: "ebu
ahmed el-askeri kitabýnda bunu "........" þeklinde "sad"
harfinde nokta olmadan zikretmiþ, sesi keskin ve sert olan yaban eþeðine
"salsal" denildiðini belirtmiþtir."- bak: Ýbnu'l-esir, el-bidaye
ve'n-nihaye (3/48-49).
9394- hz. aiþe der ki: resulullah'ýn
(sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: ''mümin kimsenin
kas'ýnda bir seyirmesi olsuðu zaman mutlaka bir gunahý silinir, kendisine bir
sevap yazýlýr ve derecesi bir derece yükseltilir. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
hakim, müstedrek (1/347).
9395- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"yüce allah: ''dünyada sevdiði bir dostunu aldýðým zaman, (sabredip)
ecrini allah'tan bekleyen mümin kulumun katýmdaki karþýlýðý ancak cennettir''
buyurdu."
tahric: ravileri
güvenilirdir. buhari, rekaik (7/172).
9396- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"yüce allah: ''dünyada sevdiði bir dostunu aldýðým zaman, sabredip ecrini allah'tan
bekleyen mümin kulumun katýmdaki karþýlýðý ancak cennettir'' buyurdu. ''
Ýsnadý hasendir.
9397- ebu hureyre der ki:
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah, bütün
gunahlarýný dökmesi için kulunu hastalýk ile sýnar" buyurduðunu iþittim.
tahric: Ýsnadýnda bir
sakýnca yoktur. hakim, müstedrek (1/347, 348) ve Ýbn ebi dünya, elmarad
ve'l-keffarat (226, 247).
9398- enes b. malik. der
ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir aðaca gidip onu salladý ve
yapraklarýndan bir kýsmý yere döküldü. sonra allah resulü (sallallahu aleyhi ve
sellem): "aðrýlar ve musibetler insanoðlunun gunahlarýný dökmekte, benim
bu aðacýn yapraklarýný dökmemden daha hýzlýdýr" buyurdu.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (88) bak: suyuti, ed-dürrü'lmensur
(2/699).
9399- hasan(-ý basri) der
ki: "kulun bir geceyi humma (yüksek ateþ) ile geçirmesi bütün gunahlarýna
kefaret olur.''
Ýsnadý zayýftýr.
9400- ebu abdillah et- talkani
bir önceki rivayetin aynýsýný aktarmýþtýr.
ancak rivayetinde hadisi
merfü olarak hasan kanalýyla zikredip: "allah, müminin bir geceyi humma
ile geçirmesi halinde bütün gunahlarýný baðýþlar" demiþtir.
Ýbnu'l-mübarek: "bu,
ceyyid bir hadistir" dedi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (28).
9401- hasan(-ý basri) der
ki: "Öncekiler bir gecelik hummanýn geçmiþ gunahlara kefaret olmasýný ümid
ederlerdi."
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (29).
9402- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kim bir geceyi
humma ile geçirip sabreder ve allah'tan geldiðine razý olursa annesinden
doðduðu günkü gibi gunahlarýndan arýnýr" buyurmuþtur.
Ýsnadý zayýftýr.
9403- ebu derda der ki:
"bir gecelik humma, bir yýla kefarettir.''
Ýsnadý zayýftýr.
9404- hasan( -ý
basri)'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"humma ölümün öncüsüdür ve mümin için allah'ýn yeryüzündeki
hapishanesidir" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý mürseldir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (73) ve hennad, zühd (407).
9405- hasan:
"resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu" dedi ve bir
önceki hadisin aynýsýný aktardý.
tahric: Ýsnadý hasendir,
ancak mürsel bir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (92).
beyhaki der ki: ancak:
"allah dilerse kulunu (ateþler içinde) hapseder, sonra dilerse onu býrakýr
ve su ile soðutur" ziyadesinde bulunmuþtur.
9406- said b. cübeyr der
ki: "humma (yüksek ateþ), ölümün habercisidir.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (74).
9407- ebu hureyre der ki:
"benim için hastalýklar içinde hummadan daha güzeli yoktur. çünkü (humma)
kiþinin bütün mafsaharýna girer ve allah her maf sala ecirden payýný verir.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (240).
9408- muaviye der ki:
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin vücuduna eziyet veren
hiçbir þey yoktur ki allah bu þeyi onun bir kýsým gunahlarýna kefaret olarak
saymasýn" buyurduðunu iþittim.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (35) ve taberani, m. el-kebir 19/359
(842).
9409- ebu said
el-hudri'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle
buyurmuþtur: "allah, müminin baþ aðrýsýndan veya kendisine batan bir
dikenden veya eziyet duyduðu bir þeyden dolayý kýyamet gününde onu bir derece
yükseltir ve bunu gunahlarýna kefaret olarak sayar. ''
Ýsnadý hasendir.
9410- ebu said
el-hudri'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle
buyurmuþtur: "allah, müminin baþ aðrýsýndan veya kendisine batan bir
dikenden duyduðu eziyetten veya bunlara benzer bir þeyden dolayý kýyamet
gününde makamýný bir derece yükseltir ve bunu gunahlarýnýn bir kýsmýna kefaret
olarak sayar.'
Ýsnadýnda meçhul bir ravi
vardýr.
9411 - ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"allah yolunda öldürülen kiþi þehiddir. veba hastalýðýndan ölen þehiddir.
boðularak ölen þehiddir. loðusayken ölen kadýn þehiddir. ''
tahric: Ýsnadý hasendir.
beyhaki, edeb (1070), abdürrezzak, musannef (5/270) ve ahmed, müsned (2/310).
9412- ebu hureyre'nin bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "Þehitler
beþ kýsýmdýr. bunlar veba hastalýðýndan ölen, karýn aðrýsýndan ölen, boðularak
ölen, göçük altýnda kalarak ölen ve allah yolunda öldürülen kiþilerdir. ''
Ýsnadý sahihtir.
buhihi ve müslim bunu
sahi'h'lerinde malik. kanalýyla rivayet ettiler. - buhari, ezan (l/176), cihad
(3/211) ve müslim 2/1521 (164).
9413- ubade b. es-samit
der ki: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan Ýbn revaha'yý ziyaret
etti. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "siz ümmetimden kimleri
þehit sayarsýnýzi" diye sorunca, ashab: "allah yolunda öldürülen kiþi
þehittir" karþýlýðýný verdiler. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem): "o zaman ümmetimin þehitleri pek azdýr. oysa allah
yolunda öldürülen þehittir, karýn aðrýsýndan ölen þehittir, veba hastalýðýndan
ölen þehittir ve karnýnda bebeði ile birlikte ölen (hamile) kadýn
þehittir" buyurdu.
tahric: ravileri
güvenilirdir. tayalisi, müsned (sh. 79), ahmed, müsned (5/314, 315, 317), Ýbn
sa'd, tabakat (3/528,529), darimi, cihad (sh. 604) ve bezzar, müsned (2/285).
9414- cabir b. atýk
bildiriyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta olan
abdullah b. sabit'i
ziyaret etti ve onu baygýn buldu. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)
kendisine seslenince abdullah cevap vermemiþti. bunun üzerine resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) istirca ederek: "ey ebu'r-rabi! artýk senin
için yapacak bir þeyimiz yoktur" buyurdu. bunu duyan kadýnlar feryat edip
aðlamaya baþladýlar. Ýbn atik onlarý susturmaya baþlayýnca, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): "onlarý kendi hallerinde býrak. ancak vacip
olduðunda (ölüm gerçekleþtiðinde) artýk hiç bir kadýn aðlamasýn" buyurdu.
oradakiler: "ey allah'ýn resulü! vacip olmak nediri" diye sorunca,
allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Ölmesidir" buyurdu.
kýzý: "vallahi ben senin þehit olmaný ümid ediyordum. çünkü sen buna
hazýrlanmýþtýn" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
"ona ecri niyetine göre verilecektir" buyurup: "siz neyi þehit
sayarsýnýzi" diye sorunca, ashab: "allah yolunda öldürülmeyi"
dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu:
"Þehitler yedi kýsýmdýr. veba hastalýðýndan ölen þehittir. boðularak ölen
þehittir. zatülcenp hastalýðýyla ölen þehittir. karýn aðrýsýndan ölen þehittir.
yanarak ölen þehittir. göçük altýnda kalarak ölen þehittir ve karnýnda bebeði
ile birlikte ölen (hamile) kadýn þehittiro''
tahric: Ýsnadý hasendir.
ebu davud 3/482 (3111) ve nesai, cenaiz (4/13).
9415- ebu hureyre der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "siz aranýzdan kimleri þehid
sayarsýnýzi" diye sorunca: "allah yolunda öldürüleni" dedik.
bunun üzerine þöyle buyurdu: "o zaman ümmetimin þehitleri pek azdýr. oysa
allah yolunda öldürülen þehittir. allah yolunda karýn aðrýsýndan ölen þehittir.
allah yolunda bineðinden düþüp ölen þehittir. allah yolunda boðularak ölen
þehittir. allah yolunda zatülcenp hastalýðýndan ölen þehittir.''
tahric: Ýsnadý hasendir. ahmed,
müsned (2/441, 442), Ýbn ebý Þeybe, musannef (5/332) ve beyhaki, adab (1071).
9416- Ýrbad b. sariye'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"Þehitler ve döþeklerinde ölen kimseler, veba hastalýðýndan ölenler
hakkýnda yüce rabbimizin yanýnda davalaþýrlar. Þehitler: ''kardeþlerimiz bizim
öldürüldüðümüz gibi öldürüldü'' derler. döþeklerinde ölenler ise:
''kardeþlerimiz bizim döþeklerimizde öldüðümüz gibi öldüler'' derler. bunun
üzerine yüce rabbimiz þöyle buyurur: ''onlarýn yaralarýna bakm. eðer yaralan
öldürülenlerin yarasýna benziyorsa bunlar onlardandýr ve onlarla
birliktedirler.'' bakýldýðýnda yaralarýnýn þehitlerin yarasýna benzediðini
görecekler."
beyhaki der ki: hasan
rivayetinde: ''ve onlarla (þehitlerle) birlikte gideceklerdir" ziyadesinde
bulunmuþtur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
nesai, cihad (6/37).
9417- abdullah b. yesar
der ki: süleyman b. sard ve halid b. urfuta ile birlikte oturmaktaydým. karýn aðrýsýndan
ölen bir adamý andýlar ve biri diðerine: "resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem): ''karýn aðrýsýndan ölen kiþi, kabir azabý çekmeyecektir'' buyurmadý
mýi" deyince, öbürü: "evet (buyurdu)" karþýlýðýný verdi.
tahric: ravileri
güvenilirdir. nesai, cenaiz (4/98) ve tirmizi3/377, 378 (1064).
9418- abdullah b. amr'ýn
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"müminin hediyesi
ölümdür" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu nuayýn, hilye (8/185) ve hakim, müstedrek (4/319).
9419- asým el-ahval der
ki: enes b. malik'in bir oðlu ölmüþ ve taziye için yanýna girmiþtik. ona:
"ey ebu hamza! ona naim (cennetin)'i temenni ederiz" dediðimizde:
"ona ondan da fazlasý vardýr. zira resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve
sellem): ''Ölüm her mümin için bir ketarettir'' buyurduðunu iþittim.'' dedi.
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. hafýz Ýbn hacer, el-lisan (s/201).
9420- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Ölüm her
müslüman için bir ketarettir" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. ebu nuayýn, hilye (3/121), hatib, tarih (1/247), darakutni,
el-mu'telif ve 'i-muhtelif (4/2173, 2174) ve buhari (6/279).
9421- abdullah b. amr b. el-as
der ki: medine doðumlu bir adam medine'de vefat etti. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) namazýný kýldýktan sonra:
"keþke doðduðu yerde
ölmeseydi" dedi. bir kiþi: "ey allah'ýn resulü! niye kii"
deyince, hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "eðer kiþi doðduðu
yerden baþka bir yerde ölürse, cennette ona doðduðu yer ile öldüðü yer arasý
kadar bir yer verilir" buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn mace i/sis (1614).
9422- Þureyh b. ubeyd
el-hadrami'nin bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)
þöyle buyurmuþtur: "islam garip bir din olarak baþladý ve en sonunda yine
garip kalacaktýr. ne mutlu o gariplere. ancak bilin ki mümin için gariplik
yoktur. bir mümin gurbette, ardýndan aðlayaný olmayan bir yerde öldüðü zaman yer
ile gök ardýndan aðlar"
ben bunu bu þekilde
mürsel olarak buldum.
tahric: mürsel bir
hadistir. Ýbn cerir, tefsir (25/125).
9423- abdullah b.
mes'ud'un bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle
buyurmuþtur: "birinizin eceli bir yerde olduðu zaman orada bir ihtiyacý
olur (ve oraya gider). Ömrünün sonuna geldiði zaman da (allah) onun ruhunu
alýr. kýyamet gününde de o yer: ''ey rabbim! iþte bu bana emanet ettiðin
(cesed)dir'' der. ''
huþeym ve muhammed b.
halid el-vehbi bunu Ýsmail kanalýyla rivayet etmiþlerdir.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn mace 2/1424 (4263).
9424- urve b. mudarris'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''allah bir kiþinin
bir yerde bimesini murad ettiði zaman mutlaka o kiþi'ye o yerde bir hacet kýlar
(ihtiyaca hasýl eder)'' buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
hakim, müstedrek (1/42, 367, 368), buhari, el-edebu'l-müfred (1282),
et-tarihu'l-kebir (4/1/400), Ýbn hibban, sahih (8/8), dulabi, el-kuna (1/44),
ahmed, müsned (3/428), taberani, m. el-kebir 20/344 (807, 808), 22/276 (706-
708), Ýbn adiy, el-kamil (4/1634), ebu nuaym, hilye (8/274) ve abdürrezzak,
musannef 11/357 (20996).
9425- ebu said el-hudri
der ki: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir mezarýn yanýnda bir
cenazeye rastladý ve: "bu kimin mezarýdýri" diye sordu. oradakiler.
"ey allah'ýn resulü! habeþli filan kiþinin mezarýdýr" deyince, allah
resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "la ilahe illallah. bulunduðu
topraklardan sürülüp kendisinden yaratlýmýþ olduðu bu topraklara
getirildi" buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
hakim, müstedrek (1/366,367).
9426- Ýbn abbas'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "gurbette
ölmek þehitliktir" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý çok zayýftýr.
Ýbn mace 1/515 (1613) ve buhari, et-tarih es-saðir (sh. 182).
beyhaki der ki: buhari,
huzeyl b. el-hakem'in bunu rivayette tek kaldýðýna iþaret etmiþ ve "bu
kiþi hadisleri münker biridir" demiþtir.
bize bildirilene göre
Ýbrahim b. bekr el-kufi bunu Ýbn ebi revvad kanalýyla rivayet etti. Ýbn adiy,
Ýbn ebi revvad'ýn bunu huzeyl'den çaldýðým söylemiþtir. en doðrusunu allah
bilir.
baþka bir kanalla da
bundan daha zayýf bir þekilde rivayet edilmiþtir.
9427- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"gurbette ölen kiþi, þehit olarak ölür, kabir sorgusundan korunur ve sabah
akþam ona rýzký cennetten getirilir."
Ýbrahim b. ebi yahya
el-eslemi bunu rivayette tek kalmýþtýr.
ebu abdillah el-hafýz'ýn
da'lec b. ahmed kanalýyla ahmed b. ali elebbar'dan bildirdiðine göre Ýbn ebi
sekine el-halebi þöyle demiþtir:
"Ýbrahim b. ebi
yahya'nýn þöyle dediðini iþittim: "allah benimle malik b. enes arasýnda
hükmünü versin. zira (malik), beni: "kaderci" olarak adlandýrdi. ben
bunu Ýbn cüreyc'e: "her kim (allah yolunda) nöbet tutarken ölürse þehit
olarak ölür" þeklinde rivayet ettim. ancak o bunu benden: "her kim
(allah yolunda) hasta olarak ölürse þehit olarak ölür" þeklinde aktarmýþ.
annem tarafýndan da beni dedeme nisbet ederek adýmý rivayetinde:
"Ýbrahim b. ebi
ata" olarak ifade etmiþtir.
Ýbn cüreyc
rivayetlerinden birinde: "Ýbrahim b. ebi ata kanalýyla" ibaresini
kullanmýþtýr.
9428- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "her kim
(allah yolunda) hasta olarak ölürse þehit olarak ölür, kabir sorgusundan
korunur ve sabah akþam ona rýzký cennetten getirilir" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu nuayýn, hilye (8/200, 201).
9429- enes b. malik'in bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "dört
þeyi kerih görmeyin. Çünkü bu dört þey dört þey içindir. göz aðrýsýný kerih
görmeyin. Çünkü o, körlük damarlarýný keser. nezleyi kerih görmeyin. Çünkü 0,
cüzam damarlarýný keser. Öksürüðü kerih görmeyin. Çünkü o, felç eden damarlarý
keser. Çýbanlarý kerih görmeyin. Çünkü onlar, alaca hastalýðýna sebep olan
damarlarý keser. ''
beyhaki: "bu güçlü
bir isnad deðildir" demiþtir.
tahric Ýbn adiy, el-kamil
(7/2697).
9430- abdullah b. amr'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "kimin allah
yolunda baþý aðrýr ve sevabýný allah'tan beklerse yüce allah bu kimsenin geçmiþ
gunahlarýný baðýþlar" buyurmuþtur.
zühri'nin rivayetinde
ise: "kimin bir baþ aðrýsý olur da" þeklindedir.
tahric: Ýsnadý zayýftu.
bezzar, müsned (1/365) ve Ýbn ebi Þeybe, musannef (5/329).
9431- yezid b. ebi
habib'in ve baþkasýnýn bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem): "baþ aðrýsý ve humma, müslüman kiþiden onu saf gümüþ gibi kýlana
kadar ayrýlmaz" buyurmuþtur.
tahric: mürsel bir
hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffanit (42).
9432- sehl b. enes
el-cuheni, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor:
ebu derda hasta iken
yanýna girdim ve: "ey ebu derda! Ýyileþmek ve bir daha hastalanmamak
istemez misini" dedim. ebu derda þu karþýlýðý verdi: "resulullah'ýn
(sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve humma mümin kiþiden
gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir
þey býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurduðunu iþittim."
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (41).
9433- ebu derda der ki:
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "humma, mümin kiþiden gunahlarý
uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey
býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurduðunu iþittim."
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (219) ve ahmed, müsned (5/199).
9434- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve
humma mümin kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerinde hardal tanesi
aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar ondan ayrýlmaz" buyurmuþtur.
Ýsnadý zayýftýr.
9435- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþ aðrýsý ve
humma, erkek veya kadýn kiþiden gunahlarý uhud daðý kadar olsa bile üzerlerinde
hardal tanesi aðýrlýðý kadar bir þey býrakmayýncaya kadar onlardan ayrýlmaz"
buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadýnda bir
sakýnca yoktur. ebu ya'la, müsned 11/11 (6150).
9436- ebu'z-zeyyat
el-kuþeyri der ki: hasta olan ebu derda'yý ziyaret için yanýna girdik. bu
sýrada bir bedevi geldi ve: "valinizin neyi vari" diye sordu. o
zamanlar ebu derda vali idi. bedeviye: "o hastadýr" dediðimizde:
"vallahi þu ana kadar hasta olmuþ deðilim" veya: "vallahi
þimdiye kadar baþ aðrýsý bile çekmiþ deðilim" dedi. bunun üzerine
ebu'dderda: "bunu yanýndan çýkarýn! bu kimse gunahlarý içinde ölecektir!
oysa ben her bir hastalýðý kýrmýzý develere bile deðiþmem! zira müminin
hastalýðý gunahlarýna kefaret olur" dedi.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
abdürrezzak, musannef 11/197, 198 (20313).
9437- Ýbn ebi leyla der
ki: ebu derda'nýn yanýnda aðrýlardan bahsedilince bir adam: "ben þu ana
kadar hasta olmuþ deðilim" dedi. bunun üzerine ebu derda: "bunu
yanýndan çýkarýn! senin gunahlarýn üzerinde olduðu gibi durmaktadýr. Üzerinden
hiçbir gunah silinmemiþtir" dedi.
ravileri güvenilirdir.
9438- ebu hureyre der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir bedeviye: "seni hiç Ümmü
mildem yakaladý mýi" diye sorunca, bedevi: "Ümmü mildem de ne
oluyori" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "kiþinin
derisi ile eti arasýnda görülen bir hararettir" buyurunca, bedevi:
"böylesi bir þeye hiç yakalanmadým" dedi. resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem): "seni hiç suda'ya yakaladý mýi" diye sorunca,
bedevi: "suda' da ne oluyori" dedi. allah resulü (sallallahu aleyhi
ve sellem): "bir damardýr ki insanýn baþýna vurur (ve aðrýya sebep
olur)" buyurdu. bedevi: "böylesi bir þeye hiç yakalanmadým"
dedi. adam dönüp giderken allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"cehennem ahalisinden birini görmek isteyen kiþi, þu adama baksýn"
buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (2/332, 366, 367), buhari, el-edebu'i-müfred (495), bezzar,
müsned (1/369), hennad, zühd 1/246 (426), Ýbn hibban, sahýh (4/251, 252),
hakim, müstedrek (1/347), beyhaki, el-adab (1050) ve abdürrezzak, musannef
11(198 (20314).
beyhaki der ki: bu
hadisin Ýbnu'l-müseyyeb'in, ebu hureyre kanalýyla rivayet ettiði ve ma'mer'in,
zeyd b. eslem kanalýyla allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) mürsel
olarak rivayet ettiði iki þahidi vardýr.
9439- enes bildiriyor:
kadýnýn biri allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip:
"ey allah'ýn resulü!
benim kýzým þöyledir böyledir" diyerek kýzýnýn güzelliðinden bahsetti ve:
"onu sana vermek istiyorum" diye ekledi. hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem) önce: "kabul ettim" karþýlýðýný verdi. ancak kadýn
onu överken hiç baþ aðrýsý çekmediðini ve herhangi bir hastalýða
yakalanmadýðýný zikredince resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kýzýnla iþim olmaz" buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ebu ya'la, müsned 7/232 (4234).
9440- ebu osman bildiriyor:
filan oðullarýnýn ileri gelenlerinden bir adam allah resulü'ne (sallallahu
aleyhi ve sellem) geldi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine:
"bir mal veya çocuðunla belaya uðradýn mýi" diye sorunca, adam:
"hayýr"
cevabýný verdi. bunun üzerine allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"yüce allah'ýn en sevmediði kullar, malý veya çocuklarýnda belaya maruz
kalmayan ifrit (halkm kötüsü) nifrit (þeytan ruhlu) kiþilerdir" buyurdu.
sonrasýnda parmaklarýnýn ucuyla onun biatini kabul etti.
bu þekilde mürsel olarak
gelmiþtir.
tahric: mürsel bir
hadistir. ramehürmüzi, emsalu'l-hadis (138).
9441- asým el-ahval der
ki: ebu osman en-nehdi: "Ýnsanlar resulullah'a (sallallahu aleyhi ve
sellem) biat etmekteydi. bir adam geldi..." dedi ve bir önceki hadisi
mürsel olarak aktardý.
mürsel bir hadistir.
9442- ebu hureyre
bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "size cehennem
halkýnýn kimler olduðunu haber vereyim mu" buyurunca, ashab:
"evet, ey allah'ýn
resulü!" dedi. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kaba, kibirli ve hiç baþ aðrýsý çekmeyen kiþilerdir" buyurdu.
tahric: ahmed, müsned
(2/369),
9443- hilal b. yesaf veya
dostlarýmýzdan bir kiþi ondan bildirerek þöyle demiþtir: ammar b. yesar'ýn
yanýnda oturmaktaydýk. orada aðrýlardan bahsedilince, bir bedevi: "ben
asla hastalanýnadým" dedi. bunun üzerine ammar þu karþýlýðý verdi:
"sen bizden deðilsin. zira müslüman, bela ile sýnanýr ve aðaçlardan
yapraklarýn dökülmesi gibi gunahlarý üzerinden dökülür. kafýr de" veya
"[kir de -buradaki þüphe Þu'be'ye aittirbelalarla sýnanýr. ancak bu kimse
salýnýrken niye salýndýðýný ve baðlanýrken niye baðlandýðýný bilmeyen deve
gibidir."
tahric: Ýsnadý ceyyiddir,
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (15) ve Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/232),
9444- said b. vehb
anlatýyor: selman ile birlikte hasta bir arkadaþýný ziyarete gittik. selman ona
dedi ki: "yüce allah mümin kuluna bela, hastalýk gönderir; sonra da ona
afiyet verir. bu þekilde bela geçmiþ gunahlarýn kefareti olur. gelecekte
iþleyeceði gunahlardan onu sorumlu tutar. yüce allah gunahkar kuluna da bela,
hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. ancak gunahkar kul sahipleri
tarafýndan baðlanan sonra da salýnan deve gibidir. baðlanýrken niye baðlandýðýný
ve salýnýrken niye salýndýðýný hiç bilmez."
Þu'be bunu a'meþ
kanalýyla umare b. umeyr'den, o da said b. vehb'den bu þekilde aktarmýþtýr.
tahric: ravileri
güvenilirdir. Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231), hennad, zühd 1/242, 243 (414),
ebu nuaym, hilye (1/206) ve buhari, el-edebu'l-müfred (493).
9445- said b. vehb
anlatýyor: selman ile birlikte kindeli hasta bir arkadaþýný ziyarete gittik.
selman ona þöyle dedi: "yüce allah mümin kuluna bela, hastalýk gönderir;
sonra da ona afiyet verir. bu þekilde bela geçmiþ gunahlarýn kefareti olur.
gelecekte iþleyeceði gunahlardan onu sorumlu tutar. yüce allah gunahkar kuluna
da bela, hastalýk gönderir; sonra da ona afiyet verir. ancak gunahkar kul
sahipleri tarafýndan baðlanan sonra da salýnan deve gibidir. baðlanýrken niye
baðlandýðýný ve salýnýrken niye salýndýðýný hiç bilmez."
Ýsnadý hasendir.
9446- hadir'in kardeþi
amir der ki: ben savaþ topraklarýnda iken dikilen bayrak ve sancaklarý gördüm.
oradakilere: "bu nediri" dediðimde: "resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) orada" denildi. ben de gelip bir aðacýn gölgesinde
oturan resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna oturdum. altýna bir
giysi açýlmýþ ve üzerine oturmuþtu. ashibý da etrafýnda idi. hastalýklardan bahsedilince
hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "mümin bir kul
hastalandýðýnda ve sonra iyileþtiðinde bu hastalýðý geçmiþ gunahlarýna kefaret
olur. kalan ömrü için de öðüt verici olur. hastalanýp ta iyileþen münafýk ise
sahipleri tarafýndan baðlanan ve sonra salýverilen deve gibidir. niye
baðlandýðýný ve niye salmdýðýný bilmez." bir adam: "ey allah'ýn
resulü! hastalýklar da nediri" diye sorunca, hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem): "sen hiç hastalanmadýn mýi" diye sordu. adam:
"hayýr" deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"yanýmizdan kalk, sen bizden deðilsin" buyurdu.
tahric: ebu manzur ve
amcasýnýn meçhul olmalarýndan dolayý isnadý zayýftýr. ebu davud 3/468 (3089).
9447- kays b. ebi hazým
der ki: halid b. el-velid hanýmýný boþadý ve onun hakkýnda övgüde bulundu.
kendisine: "ey ebu süleyman! onu hangi sebepten dolayý boþadýni"
denilince: "onu kendisinden þüphe duyduðum bir þeyden veya kötü gördüðüm
bir þeyden dolayý boþamadým. ancak benim yanýmda bir musibete maruz kalmadý
(hep rahattý)" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (203).
9448- hasan( -ý basri)
der ki: "onlardan veya müslümanlardan bir kiþi üzerinden bir yýl geçer de
ne caný, ne de malýyla bir belaya maruz kalmazsa: ''bize ne oluyor, allah
bizimle vedalaþtý mýi'' derlerdi."
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (146).
9449- ubeyd b. umeyr
bildiriyor: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hastayý ziyaret etti
ve: "o, her bir damarýnda aðrý hissetmektedir" dedikten sonra:
"rabbi tarafýndan biri geldi ve kendisine ondan sonra kendisi için bir
azap olmadýðý müjdesini verdi" buyurdu. hz. peygamber (sallallahu aleyhi
ve sellem) ashabýndan hasta olan birinin yanýna girdi ve: "kendini nasýl
hissediyorsuni" diye sordu. genç: "ey allah'ýn resulü! allah'a yemin
ederim ki allah'ýn baðýþlamasýný umuyor, gunahlarýmdan da korkuyorum"
dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "caným
elinde olana yemin olsun ki böyle zamanlarda allah, kulun kalbine gelen bu iki
þeyden umduðunu kendisine verir korktuðu þeyden de onu kurtarýr" buyurdu.
tahric: mürsel bir
hadistir. tirmizi (983) ve Ýbn mace 2/1423 (4261).
9450- enes'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"sizden biri baþýna gelen bir musibetten dolayý ölümü temenni etmesin.
mutlaka öyle bir temennide bulunacaksa: ''allahým! hayat benim için hayýrlý
olduðu müddetçe beni yaþat. Ölüm benim için hayýril olduðu zaman da beni öldür''
desin. ''
buhari ve müslim bunu
sahih'lerinde Ýbn uleyye kanalýyla abdulaziz'den rivayet ettiler.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- buhari, da'vat (7/155) ve müslim 3/2064 (10).
9451 - cabir'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "afiyette olup
sýkýntý çekmeyenler kýyamet gününde belalara maruz kalanlarýn sevaplarýný
görünce, o gün derilerinin makaslarla kesilmiþ olmasýný temenni ederler"
buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
tirmizi 4/604 (2402) ve beyhaki, sünen (3/375).
9452- ebu umame'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "hasta olup
yataklara düþen hiçbir kul yoktur ki (allah) onu iyileþtirdiðinde
(gunahlarýndan yana) temiz biri olarak iyileþtirmesin" buyurmuþtur.
tahric: ravileri
güvenilirdir ve sahih bir hadistir. taberani, m. el-kebir 8/115,116 (7485).
9453- ebu umame'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kul hasta olduðu zaman allah, meleklerine: ''ey meleklerim! kulumu
baðlarýmdan bir bað ile baðladýðimda eðer ruhunu kabzedersem onu baðýþlarým.
eðer ona afiyet verirsem gunahlarýndan temizlenmiþ olur'' diye vahyeder. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
taberani, m. el-kebir 7/336 (7136), 8/195 (7701), hakim, müstedrek (4/313) ve
ahmed, müsned (4/123).
9454- ebu umame'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kiþi ayarýný belirlemek için altýnýný nasýl ateþte denerse yüce allah da
çok iyi bitmesine raðmen birinizi öyle smar. bu smamadan kimi sam altýn olarak
çýkar ki iþte bu, allah'ýn kötülüklerden arýndýrdýðý kiþidir. onlardan bazýlarý
ondan biraz daha düþük çýkar. o da bazý þüphelere düþendir. kimisi de siyah
altýn olarak çýkar ki fitneye kapýlan (smavý kaybeden) kiþi de iþte budur. ''
tahric: Ýsnaclý zayýftýr.
Ýbn ebi'cl-dünya, el-marad ve'l-keffarat (27), taberani, m, el-kebir 8/195
(7698) ve hakim, müstedrek (4/314).
9455- beþir b. abdillah
b. ebi eyyub, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor: resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem), ensar'dan hasta bir adamý ziyaret etti. Üstüne eðilerek
durumunu sorunca, adam: "ey allah'ýn resulü! yedi günden beri hiç
uyumadým. yanýmda da hiç kimse yoktur" dedi. bunun üzerine hz. peygamber
(sallallahu aleyhi ve sellem): "ey kardeþim' sabret. ey kardeþim' sabret
ki gunahlara girdiðin gibi onlardan çýkasm" buyurdu. Ýbn biþran'ýn
rivayetinde ise üç defa: "ey kardeþim! sabret" dedikten sonra:
"günahlara girdiðýn gibi onlardan çýkasýn" buyurdu" þeklindedir.
sonra da resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "hastalýkla geçen
saatler, gunah iþlenen saatlere ketaret olur" buyurdu.
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (34).
9456- hasan( -ý
basri)'nin bildirdiðine göre resurullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"hastalýkla geçen saatler,
gunah iþlenen saatlere ketaret olur" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-perecu ba' de'þ-Þidde (sh. 20).
9457- hakem b. uteybe'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kulun gunahlarý çoðaldýðýnda ve o gunahlarýna ketaret olabilecek kadar
(salih) amelleri olmadýðýnda, yüce allah gunahlarýna ketaret olsun diye ona
üzüntü verir. ''
bu manada mevsul olarak
zayýf bir isnadla da zikredilmiþtir.
Ýsnadý zayýftýr.
9458- Ýbn Ömer'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''allah kulunu
gunahýndan arýndýrýp saf gümüþ gibi býrakýncaya kadar onu bela ve üzüntülere
maruz býrakýr.'' buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn adiy] el-kamil (1/174).
9459- ebu Ýsmail Ýbrahim
es-sekseki bildiriyor: ebu burde b. ebi musa ve yezid b. ebi kebþe birlikte bir
yolculuða çýkmýþlardý. yezid oruclu idi. ebu burde ona dedi ki: ebu musa'nýn
defalarca þöyle dediðini iþittim: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kul hasta olduðu veya bir yolculuða çýktýðý zaman, mukim olduðu zamanda
iþlediði amellerin aynýsý kendisine yazýlýr" buyurdu.
Ýsnadý hasendir ve sahih
bir hadistir.
beyhaki der ki: her
ikisinin de lafzý aynýdýr. ancak haris rivayetinde:
"Ýbrahim b. ebi
Ýsmail'in bildirdiðine göre" ibaresi geçmiþtir.
buhari bunu sahih'te
matar b. el-fadl kanalýyla yezid b. harun'dan rivayet etti. - buhari] cihad
(4/16).
9460- abdullah b. amr'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"müslümanlardan biri, bedeninde herhangi bir belaya maruz kaldýðý zaman
yüce allah onun hafaza meleklerine: ''iyileþene kadar kuluma, her gün ve gece
daha önce yaptýðý en hayýrlý amellerinin aynýsýný yazmaya devam edin''
buyurur."
tahric: Ýsnadý hasendir.
darlýni, rakaik (sh. 712), ahmed, müsned (2/159, 194), abdürrezzak (2/194), Ýbn
ebi Þeybe, musannef (3/230), ebu nuaym, hilye (6/83), hennad, zühd 1/252 (438),
buhari, el-edebu'l-müfred (500), hakim, müstedrek (1/348) ve Ýbn ebi dünya,
elmarad ve'l-keffarat (76).
hüseyn ve kabisa'nýn
lafýzlarý bunun aynýsýdýr. ebu'l-hüseyn bunu kasým b. muhaymira kanalýyla
rivayet etti. - ahmed, müsned (2/205), bezzar, müsned
(1/363), ebu nuaym, hilye (7/249,8/309) ve Ýbn ebi dünya, el-marad
ve'l-keffarat (76).
9461- muhammed b. ebi
humeyd bildiriyor: hasta olan avn b. abdillah b. utbe'nin yanýna girdik.
muhammed b. el-münkedir onun aðrýlar içinde olduðunu görünce gözleri
yaþarmýþtý. avn yüzünü açarak: "ey ebu ab dihah ! durumun nasýli acýlar
içinde olduðunu görüyorum" diye sorunca: "ben sevabýmý allah'tan
bekliyorum. allah her sýkýntýda dayanaðým, her zorlukta dostumdur ve
velinimetimdir" dedi. sonra muhammed b. el-münkedir þöyle devam etti:
"ey ebu abdillah ! sana babamdan iþitmiþ olduðum bir þeyi anlatayým mýi ebu
mes'ud'un þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) ile birlikte idim. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm
etti..." sonrasýnda ravi söz konusu hadisi aktardý.
tahric: Ýsnaclý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el- marad ve'l- keffarat (75).
9462- enes'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"allah, mümin kulunun amellerini yazmalarý için iki melek görevlendirir.
eðer kul ölürse amellerini yazmakla görevlendirilmiþ iki melek: ''kulun öldü,
semaya çýkmamýz için bize izin verir misini'' der. yüce allah: ''semam beni
tesbih eden meleklerle doludur'' buyurur. bu iki melek: ''yerde kalalim mýi''
deyince, allah: ''arzým da beni tesbih eden meleklerle doludur'' buyurur.
melekler: ''o zaman nereye gidelimi'' deyince, allah: ''kulumun mezarý baþýnda
kalýn ve kýyamet gününe kadar tesbih ve hamd edin. tekbir ve tehlil getirin.
bunlarý da kulumun amel defterine yazm'' buyurur. "
beyhaki der ki:
"osman b. matar bunu rivayette tek kalmýþtýr ve güçlü biri deðildir."
9463- Ýbrahim b. Ýshak
el-hanzali bunu muemmil b. Ýsmail kanalýyla hammad'dan, o sabit'ten, o
enes'ten, o da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rývayet etti
bu hadis bu isnadla garip
bir hadistir. en doðrusunu allah bilir. enes b. malik kanalýyla da daha önce
geçtiði üzere rivayet olundu.
9464- ebu rabi'a der ki:
enes'in þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"yüce allah, müslümanlardan birini vücudunda herhangi bir belaya maruz kýldýðý
zaman, meleðe: ''Ýyileþene kadar kuluma, saðlýklýyken yaptýðý amellerin
aynýsýný yazmaya devam et'' buyurur. eðer onu iyileþtirirse kendisini yýkamýþ
ve (gunahlardan) temizlemiþ olur. eðer ruhunu kabzederse baðýþlamýþ ve ona
merhamet etmiþ olur" buyurdu."
ravi isnadýnda bu
þekilde: "enes'in þöyle dediðini iþittim" demiþtir.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (3/148, 238, 258), Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (160),
ebu ya'la, müsned 7/232 (4233) ve buhari, el-edebu'l-müfred (sh. 132).
9465- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
''müslümanlardan biri bedeninde herhangi bir belaya maruz kaldýðý zaman yüce
allah onun saðlýklý iken yaptýðý amellerin aynýsýný hasta olduðu sürece yazmaya
devam eder.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
tahavi, müþkilü'l-asar (3/65) ve Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (ý 78).
9466- alkame anlatýyor:
Ýbn mes'üd'un yanýna girdik ve: "ey ebu abdirrahman! Þikayetin
nediri" dedik. o: "günahlarýmdýr" karþýlýðýný verdi. ona:
"canýn ne istiyori" dediðimizde: "maðfýreti istemektedir"
cevabýný verdi. ona: "sana bir doktor getirelim mii" dediðimizde:
"doktor beni gördüðünüz bu hale getirdi" karþýlýðýný verdi. sonra
abdullah aðladý ve dedi ki: "resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem)
þöyle buyurduðunu iþittim: "kul hasta olduðu zaman yüce allah: ''kulum
benim baðýmla baðlýdýr'' buyurur. kul ibadet içindeyken hasta olmuþsa, allah:
''sýhhatliyken bana ibadet te olan gayreti kadar ona sevap yazýn'' buyurur.
eðer istirahat halinde iken hasta olmuþsa, allah: ''ona istirahat halindeki
kadar sevap yazýn'' buyurur." benim aðlamam da istirahat halinde iken
hasta olmamdýr. oysa ibadet halindeyken hasta olmak isterdim."
isnadý zayýftýr.
9467- alkame der ki: Ýbn
mes'ud hasta olmuþtu. kendisine: "bu hastalýðýndan korktuðun kadar baþka
hastalýðýnda korktuðunu görmedim" dediðimde: "bu hastalýk benim elimi
kolumu baðladý ve ölümüm yaklaþtý" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn sa'd, et-tabakat el-kübra (3/158).
9468- Ýbn mes'ud der ki:
biz, allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda iken resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm etti. kendisine: "ey allah'ýn
resulü! niçin tebessüm ettini" dediðimizde: "mümin kiþinin hastalýktan
dolayý üzülmesine þaþtým, hastalýkta (kendisi için) neler olduðunu bir bilse
allah'a kavuþuncaya kadar hasta kalmayý isterdi" buyurdu.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
bezzar,müsned (1/364, 365) ve ebu nuaym, hilye (4/266,267).
9469- ayný isnad ile Ýbn mes'üd
þöyle demiþtir: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) gözlerini semaya
dikti ve sonra bakýþlarýný yere indirdi. kendisine:
"ey allah'ýn resulü!
neden böyle yaptýni" diye sorduðumuzda þöyle buyurdu: "melekler
arasýndan iki meleðin durumuna þaþýrdým. bu iki melek yeryüzüne inip bir kulu
namazgahta aradýlar ve bulamadýlar. sonra semaya rablerinin katýna çýkýp: ''ey
rabbimiz! mümin kuluna gecesinde ve gündüzünde þu þu amellerini yazmaktaydýk.
onu baðlarýn la (hastalýkla) ibadetlerden alýkoyduðunu gördük ve ona bir þey
yazamadýk'' derler. bunun üzerine allah: ''iyileþene kadar kuluma, her gün ve
gece daha önce yaptýðý hayýrlý amellerinin aynýsýný eksiltmeden yazmaya devam
edin. ona daha önce iþlediði ameller gibi sevap vardýr'' buyurur''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
tayalisi,müsned (sh. 46) ve ebu nuaym, hilye (4/268).
9470- ebu ukayl
anlatýyor: muhammed b. ebi bekr muhammed b. amr b. hazm'ýn, abdullah b.
ubeydillah'ýn yanýna girdiðini gördüm. kendisine: "allah'ýn rahmeti
üzerine olsun. kendini nasýl hissediyorsuni" diye sorduðunda abdullah b.
ubeydillah þu karþýlýðý verdi: "allah'a hamd olsun. allah hamde layýktýr.
allah bizi de seni de muvaffak kýlsýn. ebu bekr'in, ebu hureyre kanalýyla
bildirerek þöyle dediðini iþittim: "resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) þöyle buyurdu: "müslüman biri hasta olduðu zaman mutlaka yüce
allah meleklerinden iki meleði onun için görevlendirir ve allah o hasta
hakkýnda iki güzel emrinden birini, yani ya ölmesini ya da iyileþmesini
hükmedinceye kadar ondan ayrýlmazlar. onu ziyaret edenler kendisine: ''kendini
nasil hissediyorsuni'' dediði zaman: ''allah'a hamd olsun. allah hamde
layýktýr'' derse, o iki melek ona: ''kanýndan daha iyi bir kan ve sýhhatinde
daha hayýrlý bir sýhhat ile sana müjdeler olsun'' derler. onu ziyaret edenler
kendisine: ''kendini nasýl hissediyorsuni'' dediði zaman eðer: ''kendimi
yorulmuþ, sýkýntý ve belalar içinde görüyorum'' derse, o iki, melek ona:
''kanýndan daha kötü bir kan ve bu beladan daha uzun süren bir bela ile sana
müjdeler olsun'' derler."
lafýz yahya b. yahya'nýn
lafzýdýr.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (47).
9471- ata b. yesar'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kul hasta olduðu zaman allah ona iki melek gönderir ve: ''gidin bakm
ziyaretçilerine ne demektedir'' buyurur. ziyaretçileri geldiðinde allah'a hamdü
senalar ederse, allah daha iyi bildiði halde melekler bunu o'na yükseltirler.
bunun üzerine yüce allah: ''kulum bana aittir ve onu öldürürsem cennete
sokacaðým. eðer iyileþtirirsem ona eski etinden daha hayýrlý bir et, eski
karýmdan daha hayýrlý bir karý vereceðim ve gunahlarýný baðýþlayacaðým''
buyurur."
yine ata kanalýyla bir
sonraki hadiste geçtiði üzere mevsul olarak zikredilmiþtir.
tahric: Ýsnadý mürseldir.
Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231), Ýbn ebi dünya, el-marad ve'lkeffarat (13) ve
hennad, zühd (437).
9472- ebu said
el-hudri'nin bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle
buyurmuþtur: "yüce allah kulu bir hastalýk ile smadýðý zaman ona iki melek
gönderir ve: ''kulumun kendisini ziyaret edenlere ne dediðine bakm'' buyurur.
eðer hayýrlý þeyler söyler ve durumundan dolayý onlara bir þikayet te
bulunmazsa yüce allah. meleklere: ''kulumun eski etini daha hayýrlý bir etle,
kanýný da daha hayýrlý bir kanla deðiþtirin. ona kendisini öldürmem halinde
cennete sokacaðýmý haber verin. eðer onu iyileþtirirsem amel etmeye devam
etsin'' buyurur.''
baþka bir kanalla ve
sahih bir isnadla mevsui olarak rivayet olundu.
Ýsnadýnda bir sakýnca
yoktur.
9473- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"yüce allah: ''mümin kulumu hastalýkla sýnadýðýmda kendisini ziyaret edenlere
bir þikayet te bulunmazsa onu iyileþtirir ve eski etini daha hayýrlý bir etle,
kanýný da daha hayýrh bir kanla deðiþtiririm. sonra da am el etmeye devam
etsin'' buyurmaktadýr.''
tahric: ravileri
güvenilirdir. hakim, müstedrek (1/348,349) ve beyhaki, sünen (3/175).
beyhaki der ki:
hafýzlardan bir kiþi müslim b. el-haccac'ýn bu hadisi, kitabýnda el-kavarýrý
kanalýyla ebu bekr el-hanefi'den aktardýðýný söylemektedir. sonra kendisine
itiraz edildi. çünkü bu hadis asým kanalýyla abdullah b. ebi said
el-makburi'den, o da ebu hureyre'den rivayet edilmektedir. kurra b. Ýsa da bunu
asým kanalýyla aktardý. muaz b. muaz bunu asým b. muhammed kanalýyla abdullah
b. said'den, o da babasý veya dedesinden, o da ebu hureyre'den rivayet etti.
abdullah b. said, hadis rivayetinde çok zayýf birisidir. müslim'in kitabýna
baktýðýmda bu hadisi bulamadým. ebu mes'ud ed-dimaþkl de bunu sahih'te
zikretmemiþtir.
ebu sahr humeyd b. ziyad
bunu ebu said el-makburý kanalýyla ebu hureyre'den onun sözü olarak
aktarmýþtýr.
tahric: beyhaki, sünen
(3/175).
9474- muaz der ki: yüce
allah kulu hastalýkla sýnadýðý zaman soldaki meleðe: "yazma!"
buyurur. saðdaki meleðe de: "kuluma (sýhhatliyken) iþlediði en iyi
amelleri(n sevabýný) yaz!" buyurur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi Þeybe, musannef (3/231).
9475- ebu hureyre der ki:
müslüman kul hastalandýðý zaman saðdaki meleðe: "salih kuluma
(sýhhatliyken) iþlediði en iyi amelleri(n sevabýný) yaz" diye seslenilir.
soldaki meleðe de: "kulum hasta olduðu müddetçe ona bir þey yazma"
diye seslenilir.
ravi der ki: ebu
hureyre'nin yanýnda bulunan bir adam: "keþke ben devamlý hasta olarak
yatsaydým" deyince, ebu hureyre: "kul gunahlardan ikrah etti"
dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir
ve mevkufbir hadistir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (14)
9476- suheyb'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"allah'ýn mümin kula takdir etmiþ olduðuna þaþýrdým. allah'ýn ona takdir
etmiþ olduðu her þey hayýrlýdýr. bu þey sadece mümin kimse için geçerlidir.
mümin kimseye bir bolluk isabet ettiði zaman þükrederse bundan dolayý ona iki
sevap vardýr. ona bir zarar isabet ettiði zaman da sabrederse ona bir sevap
vardýr. allah'ýn, müslüman hakkýnda takdir etmiþ olduðu her þey kendisi için
hayýrlýdýr.''
müslim bunu sahih'te
hudbe b. halid kanalýyla rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- müslim 3/2295 (64).
9477- Ömer b. sa'd'ýn,
babasýndan bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle
buyurmuþtur: "müslümanýn haline taaccüb ediyorum. baþýna bir musibet
geldiði zaman sevabýný allah'tan bekleyerek sabreder. hayýrlý bir þeyolduðu
zaman da allah'a hamd edip þükreder. müslüman kiþi, aðzma götürdüðü lokma bile
dahil olmak üzere her þeyle sevap kazanýr. ''
tahric: Ýsnadý hasendir.
tayalisi, müsned (sh. 29), ahmed, müsned (1/177) ve bezzar, müsned (4/29).
9478- enes der ki: allah
resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte idik.
resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem) tebessüm ederek: "müminin haline taaccüb ediyorum. yüce allah
hakkýnda ne takdir etmiþse mutlaka kendisi için hayýrlýdýr" buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed (3/117), hennad, zühd (1/237) ve Ýbn hibban, sahih (2/507).
9479- enes b. malik der
ki: resulullah {sallallahu aleyhi ve sellem} öyle bir þeyanlattý ki Ýslam'ý
bildiðimiz zamandan beri hiçbir þey için böylesine sevinmedik. allah resulü
(sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurdu: "mümin kimse birine yol
göstermekle sevap kazanýr. eziyet verici bir þeyi yoldan kaldýrmakla sevap
kazanýr. acem (arapça bilmeyen) birine diliyle yardýmcý olmasýyla sevap
kazanýr. ailesiyle birlikte olmakla sevap kazanýr. hatta giysisi (nin cebi)nde
bulunan parayý yoklamak üzere elini yanlýþ yere uzatýp onu yerinde bulamamasý
ile iyice yokladýðýnda onu kaybetmediðini fark etmesi arasýndaki içinin
sýzlamasýna karþýlýk bile sevap kazanýr. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn nasr, ta'zim kadri's-salat (2/822).
9480- ebu derda der ki:
ebu'l-kasým'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim:
"yüce allah: ''ey Ýsa! ben, senden sonra öyle bir ümmet göndereceðim ki.
onlara sevdikleri bir þey ulaþtýðýnda allah'a hamd ederler. hoþlanmadýklarý býr
þey (musibet) ulaþtýðýnda sevabý ümid ederler ve sabrederler. onlarda ne hilim
(yumuþaklýk), ne de ilim vardýr'' buyurdu. hz. isa: ''ey rabbim! onlarda hilim
ve ilim olmadýðýna göre bu nasýl oluri'' deyince, yüce allah: ''ben onlara
kendi hilmimden ve ilmimden veririm'' buyurdu.''
Ýsnadý zayýftýr.
9481- ebu hureyre'nin bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "yüce
allah yardýmý ihtiyaç oranýnda gönderdi. sabrý da belanýn yanýnda indirdi ...
tank b. ammar ile abbad
bunu rivayette tek kalmýþlardýr. ravi zincirinde: "abbad kanalýyla tank'tan"
ibaresi geçmiþtir. bu da doðru alanýdýr. zira tank bu hadis ile bilinmektedir.
Ýsnadý çok zayýftýr.
9482- abdulazýz b. Ömer
der ki: yüce allah, hz. davud'a: "ey davud! beni taleb eden birini
gördüðün zaman ona hizmetçi 01. ey davud! rýzýk konusunda sabret ki, sana
yardým gelsin" diye vahyetti.
9483- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kula, allah'tan yardým ihtiyaci oranýnda olur. sabir da allah tarafýndan
kulun baþýna gelen musibetlere göre verilir ...
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
kuda'i, müsnedüþ-Þihab (2/111).
9484- baþka bir kanalla
bu hadisin aynýsý rivayet olunmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn adiy, el-kamil (s/46).
9485- enes b. malik der
ki: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurduðunu iþittim:
"yüce allah: ''kulum çok sevdiði gözlerini kaybedip de buna sabrettiði
zaman onlarý cennetle telafi ederim'' buyurur. "
buhari bunu sahih'te
abdullah b. yusuf kanalýyla leys b. sa'd'dan rivayet etti. buhari: "eþ' as
b. cabir ile ebu zilal bunu enes'den, o da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi
ve sellem) rivayet ettiler.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
buhari, marda (s/2140), ahmed, müsned (3/144) ve ebu ya'la, müsned (6/375).
9486- ebu zilal der ki: enes'in
yanýnda idim. bana: "gözün ne zaman kör oldui" diye sorunca:
"daha ben küçük iken" dedim. bunun üzerine enes þöyle dedi: "hz.
cibril, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna geldiðinde Ýbn Ümmü
mektum da orada bulunmaktaydý. cibril, ona: "gözlerin ne zaman kör
oldui" diye sorunca: "daha ben küçük iken" cevabýný verdi. bunun
üzerine cibril: "yüce allah: ''kulumun gözlerini alýrsam onlarýn mükafatý
ancak cennettir'' buyurur" dedi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn adiy, el-kamil (7/119).
9487- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"hz. cibril, bana alemlerin rabbinin þöyle buyurduðunu anlattý.'
"gözlerini kör ettiðim kimsenin mükafatý, cennetimde kalmasý ve cemalime
nazar etmesidir. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
dulabi, el-kuna (2/6).
9488- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"yüce allah: ''Çok sevdiði gözlerini aldýðým kiþi buna sabredip
karþýlýðýný benden beklediði zaman mükcifat olarak ona cennetten baþkasýna razý
olmam'' buyurur.''
9489- baþka bir kanalla
bu hadisin aynýsý rivayet edilmiþtir.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn adiy, el-kamil (3/283), ebu ya'la (7/268) ve hatib, tarih (14/446).
9490- enes der ki: Ýbn
Ümmü mektum bize uðradý ve selam verdi. resululiah da (sallallahu aleyhi ve
sellem) þöyle buyurdu: "hz, cibril'in bana anlattýðýný size bildireyim mii
yüce allah: ''Çok sevdiði gözlerini aldýðým kiþinin mükafatýnýn ancak cennet
olmasý benim üzerime bir haktýr'' buyurur. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
abd b. humeyd (1/368).
9491- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resululiah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"yüce allah: ''kulumun gözlerini alýrsam ve kulum sabrederse onlarý cennetle
telafi ederim" buyurur, ''
harb b. meymun bunu nasr
kanalýyla rivayette tek kalmýþtýr.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (3/156).
9492- ebu hureyre'nin
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"kulun iki sevdiceði
(gözleri) gider ve sabredip ecrini ümid ederse mutlaka cennete girer"
buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý hasendir.
kudai, eþ-Þihab 2/74 (908).
9493- ata b. ebi rebah
der ki: Ýbn abbas bana: "sana cennet ehlinden bir kadýn göstereyim
mii" dedi. kendisine: "olur (göster)" deyince, enes þöyle dedi:
"Ýþte þu siyalýi kadýn var ya, o, resulullah'a (sallallahu aleyhi ve
sellem) gelip:
"ben saralýyým,
(nöbet gelince) üstümü baþýmý açýyorum. allah'a benim için dua et (hastalýktan
kurtulayým)" dedi. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ''dilersen
sabret, sana cennet verilsin, dilersen de sana þifa vermesi için allah'a dua
edeyim'' buyurdu. kadýn: ''Öyleyse sabredeceðim, ancak (kriz esnasýnda) üstümü
baþýmý açmamam için allah'a dua et'' deyince resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem) ona dua etti.''
müslim bunu el-kavarýrý
kanalýyla ve buhari bunu müsedded kanalýyla yalýya'dan rivayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
- müslim, el-birr ve's-sýla (4/1994) ve buhari, marda (5/2140).
9494- cabir anlatýyor:
humma, allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelince, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem): "sen kimsini" diye sordu. humma:
"ben Ümmü mildem'im" cevabýný verdi. resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem): "kuba halkma gider misini" buyurunca: "evet (giderim)"
dedi. bunun üzerine humma onlara gitti. kuba halký hummadan o kadar çekti ki
sonunda resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) yakýnarak: "ey allah'ýn
resulü! bu hummadan çektiðimiz nediri" dediler. hz. peygamber (sallallahu
aleyhi ve sellem): "dilerseniz allah'a dua edeyim onu üzerinizden
kaldýrsýn. dilerseniz size kertiret olsun" buyurunca, kuba halký:
"hayýr (kalsýn ve) gunahlarýmýza kefaret olsun" dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (3/316), ebu ya'la (3/408) ve abd b. humeyd (1/314).
9495- cabir bildiriyor:
kuba halký, resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: "humma bize
aðýr gelmeye baþladý" dedi. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem):
"eðer üzerinizden kaldýrýlmasýný istiyorsanýz kaldýrýlýr. dilerseniz de size
kertiret olur" buyurunca, kuba halký: "hayýr (kalsýn ve)
gunahlarýmýza kefaret olsun" dedi.
Ýsnadý hasendir.
9496- ebu hureyre
anlatýyor: humma, allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: "ey
allah'ýn resulü! beni ailenden tercih ettiðin kimselere gönder" dedi.
bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu ensar'a gönderdi.
humma onlarýn üzerinde yedi gün yedi gece kaldý. bu, kendilerine aðýr gelince
resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) yakýnmada bulundular. allah resulü
(sallallahu aleyhi ve sellem) yanlarýna gidip onlarý ev ev, kapý kapý dolaþmaya
ve onlara afiyet duasýnda bulunmaya baþladý. hz. peygamber (sallallahu aleyhi
ve sellem) geri dönünce ardýndan bir kadýn geldi ve: "ey allah'ýn resulü!
seni hak olarak gönderene yemin olsun ki annem ve babam ensar'dandýr.
dostlarýma dua ettiðin gibi benim için de allah'a dua et" dedi. bunun
üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "eðer dilersen allah'a
dua edeyim sana afiyet versin. dilersen de üç gün daha sabredersin ve
karþýlýðýnda sana cennet vardýr" buyurdu. bunun üzerine kadýn: "ey
allah'ýn resulü! Üç günle birlikte üç gün daha, bir üç gün daha sabrederim ve
cenneti kazanmayý tehlikeye sokmam" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
buhari, el-edebu'l-müfred (502) ve hatib, muvaddah el-evham (1/493).
9497- ebu said el-hudri
der ki: allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "müminin vücuduna
rahatsýziýk veren hiçbir þey yoktur ki allah o þeyi onun bir kýsým gunahlarýna
ketaret olarak saymasýn" buyurunca, ubey b. ka'b: "allahým! sana
kavuþana kadar namazdan, oructan, hacdan, umreden ve senin yolunda cihaddan
alýkoymayacak kadar bir hummayý ubey b. ka'b'ýn bedeninden kaldýrmamaný
istiyorum" diye dua etti. bunun üzerine olduðu yerde hummaya yakalandý ve
ölene kadar bu hal kendisini býrakmadý. o haliyle de cemaat namazýnda bulunur,
oruc tutar, hac eder, umre eder ve allah yolunda savaþýrdý.
Ýsnadý zayýftýr.
9498- ebu said el-hudri
der ki: bir adam: "ey allah'ýn resulü! bize isabet eden hastalýklar
hakkýnda ne dersini onlara karþýlýk bize ne vardýri" deyince, allah resulü
(sallallahu aleyhi ve sellem): "(günahlara) ketaret vardýr" buyurdu.
ubey b. ka'b: "ey allah'ýn resulü! hastalýk hafif olsa da mýi"
deyince, resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir diken batmasý ve
üzeri þeylerdir" buyurdu. bunun üzerine ubey b. ka'b, hacdan, umreden,
allah yolunda cihaddan ve farz namazý cemaatle kýlmaktan alýkoymayacak kadar
hummaya yakalanmasý ve ölünceye kadar da kendisini býrakmamasý için dua etti.
bundan sonra kim ubey'yin tenine dokunduysa bedeninin hararetini hissetti.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (3/23), ebu ya'la (280) ve Ýbn hibban (2928).
9499- sabit der ki: bize
bildirilene göre Ýmran b. husayn otuz üç yýl boyunca karnýndan rahatsýz kaldý.
dostlarý yanýna girip: "hastalýðýnýn uzun sürmesi bizi yanýna girmekten
alýkoymaktadýr" dediler. bunun üzerine Ýmran b. husayn: "Öyle
yapmayýn. allah'a sevimli gelen, bana da sevimli gelir" dedi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr ve
þahitleri vardýr. Ýbn sa'd, tabakat (4/490), ahmed, zühd (216) ve
Ýbnu'l-mübarek (461).
9500- hasan anlatýyor:
Ýmran b. husayn'ýn rahatsýzlýðýnýn þiddetli olduðu bir sýrada yanýna girdik.
bir kiþi ona: "valiahi seni böyle görmemden dolayý üzüntülüyüm"
deyince, Ýmran b. husayn þu karþýlýðý verdi: "Öyle yapma! allah'a sevimli
gelen, bana da sevimli gelir. zira yüce allah: ''baþýnýza gelen herhangi bir
musibet ellerinizle iþlediklerinizden ötürüdür. o, yine de çoðunu
affeder''[Þura 30] buyurmaktadýr. bu da ellerimle iþlediklerimden ötürüdür.
diðer gunahlarýmý da allah affetsin.''
Ýsnadý zayýftýr.
9501- müseyyib b. rafý'
bildiriyor: ebu bekr es-sýddik: "müslüman kiþi insanlar arasýnda gunahsýz
bir þekilde dolaþýr" dedi. kendisine: "ey ebu bekr! niye ki (nasýl
olur)i" denilince: "bu, baþýna gelen bir musibetle, kendisine vuran
bir taþla, kendisine batan bir dikenle ve ayakkabýsýnýn baðýnýn kopmasýyla
(bunlarýn gunahlarýna kefaret sayýlýnasýyla) olur" karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý zayýftýr.
9502- Ýbn mes'ud der ki:
"Þu kendisinden hoþlanýlmayan ölüm ve fakirlik ne güzel þeydir. allah'a
yemin ederim ki, dünyada insan ancak ya zengin ya da fakir olur. ben bunlardan
hangisiyle imtihan olunursam olayým aldýrmam. zira zenginlikte þefkat,
fakirlikte ise sabýr vardýr."
Ýsnadý hasendir.
9503- ebu zabyan der ki:
alkame b. kays'ýn yanýnda mushaflarý mütalaa ediyorduk. "baþa gelen hiçbir
musibet allah 'ýn izni olmaksýzýn olamaz; allah'a kim inanýrsa onun gönlünü
doðruya yöneltir"[teðabun 11] ayetine geldiðimizde, kendisine bunun
açýklamasýný sorduk. bunun üzerine o: "burada baþýna bir musibet
geldiðinde onun allah'tan olduðunu bilen ve allah'ýn emirlerine boyun eðerek
ona razý olan kiþi kastedilmektedir" dedi.
bu hadis Ýbn mes'ud
kanalýyla da rivayet olundu.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
hakim, müstedrek (2/484),
9504- zünnun der ki:
"Þu üç þey hidayet bayraðýdýr. musibet anýnda istirca etmek, verilen
nimetlerde (allah'ýn emrettiði doðrultuda harcamalar yaparak allah'ýn emirlerine)
itaat etmek ve bir þey verirken baþa kakmamaktýr."
9505- hiþam b. urve,
babasýndan bildiriyor: kendisi, velid b. abdilmelik'i ziyaret etmek için gitmek
üzere yola çýkmýþtý. kura vadisine geldiði zaman ayaðýnda bir rahatsýzlýk
belirdi ve kangren oldu. bineklede yola çýkmýþlardý. kendisini bir bineðe
birinin karþýsýnda bindirmek istediklerinde bunu kabul etmedi. sonra onu ikna
ettiler ve kendisine ait bir deveye bindirdiler. daha önce bineðe bu þekilde
hiç binmemiþti. sabahladýðý zaman: "allah, insanlar için ne rahmet açarsa,
artýk onu tutacak {engelleyecek} yoktur"[fatýr 2] ayetini okudu. ayeti
bitirdiði zaman: "allah bu ümmete bu binekleri vermiþtir ki asla þükrünü
eda edemezler" dedi. velid'in yanýna ulaþana kadar ayaðýndaki aðrý daha da
artmýþtý.
velid onu görünce:
"ey ebu abdillah! onu kes, ben yaranýn daha yukarý çýkmasýndan
korkuyorum" deyince: "Ýstediðini yap!" karþýlýðýný verdi. velid
onun için doktor getirdi. doktor: "(ayaðýnýn uyuþmasý için al þu)
uyuþturucuyu iç" deyince, urve: "ben asla uyuþturucu içmem"
karþýlýðýný verdi. doktor onu kontrol ettikten sonra yaradan bir þey kalýr
korkusuyla saðlam kýsýmdan da biraz olmak üzere keseceði yeri belirledi. sonra
bir testere alýp onu ateþe tuttu. sonra urve o ayaðý üzerine aðýrlýðýný verdi
ve doktor baldýrýnýn ortasýndan ayaðýný kesti. urve sürekli olarak: "güzel
güzel" diyordu. velid: "ben bu yaþlýdan daha sabýrlý birini
görmedim" dedi.
urve'nin o yolculuðunda
muhammed adýndaki bir oðlu ölmüþtü. gece atlarýn bulunduðu yere girince bir katýr
onu tepmiþ ve öldürmüþtü. o oðlu, çocuklarý arasýnda en çok sevdiði idi. geri
dönünceye kadar urve'den yaþadýklarý hakkýnda bir þey dediði iþitilmedi. ancak
dönerken kura vadisine geldiðinde: "hakikaten þu yolculuðumuz yüzünden
baþýmýza (epeyce) sýkýntý geldi. allahým! yedi oðlum vardý. onlardan bir
tanesini aldýn ve altýsýný býraktýn. bana dört aza verdin, birisini aldýn ve
üçünü bana býraktýn. allah'a yemin olsun ki belalara maruz býraktýn, ama
sonunda afiyet verdin. bir þeyler aldýnsa da geriye bir þeyler býraktýn"
dedi.
medine'ye geldiði zaman
kavminden ata b. ebi zueyb adýnda bir adam gelip: "ey ebu abdillah!
valiahi biz seninle yarýþmak veya güreþmek fikrinde deðiliz. bizim, senin
görüþüne ve bizimle birlikte olmana ihtiyacýmýz vardýr. ancak maruz kaldýðýn
musibetler, allah'ýn sana (ahiret için) sakladýðý þeylerdir. senden bize
kalmasýný istediðimiz þey de bize kaldý" dedi.
tahric: Ýsnadý
çokzayýftýr. Ýbn asakir, tarih (11/287) bak: zehebi, siyer (4/340).
9506- abdullah b. nafi'
b. zueyb, babasýndan bildiriyor: urve b. ezzübeyr, velid b. abdilmelik'in
yanýna geldi. ayaðý kangren olmuþtu. velid ona doktorlar göndermiþ ve doktorlar
ayaðýnýn kesilmemesi halinde kendisini öldüreceði görüþüne varmýþlardý. bunun
üzerine onu testereyle kestiler. urve hiçbir uzvunu hareket ettirmeden durup
sabretmiþti. ayaðýný doktorlarýn elinde görünce onu isteyip aldý ve elinde
çevirerek: "beni senin üzerinde yürütene yemin olsun ki, o seninle
harama" veya: "masiyete yürümediðimi bilmektedir" dedi.
Ýsnadý meçhuldür.
velid (b. müslim) der ki:
"abdullah b. nafi' b. zueyb'in veya dimaþk ahalisinden baþka birinin
bildirdiðine göre babasý, urve'nin ayaðýnýn kesilmesi anýnda hazýr bulunmuþ ve
urve böyle demiþtir. sonra urve'nin emri üzerine ayaðý yýkanmýþ, kokulandýrýlmýþ
ve kýpti bir kumaþa sarýlmýþtýr. sonra onu (gömülmek üzere) müslümanlarýn
mezarlýðýna göndermiþtir. "
9507- (kadý) Þureyh der
ki: "bir musibete maruz kaldýðým zaman allah'a dört defa hamd ederim.
musibetin bundan daha büyük olmamasýna hamd ederim, bu musibete karþý bana
sabýr nasib ettiði için hamd ederim, uðradýðým musibetin sevabýný allah'tan
ümid etmemden dolayý istirca etmeye muvaffak ettiði için hamd ederim ve
musibetin dinimle ilgili deðil de, dünyamla ilgili olmasýna hamd ederim."
Ýsnadý çok zayýftýr.
9508- muhammed b.
abdilvehhab el-belhi der ki: "hoþlanmadýðýn bir þeyle karþý karþýya
kaldýðýnda onun sayesinden senden defedilen þeyleri düþün (erek teselli
bul)."
9509- ebu nasr der ki: ebu
bekr b. ayyaþ hasta iken yanýna hýristiyanlardan bir doktor sokuldu. bunun
üzerine ebu bekr b. ayyaþ yüzünü duvara doðru çevirdi. doktor geri çýkýnca
arkasýndan bakarak: "(allahým!) onun içinde bulunduðu þeyi
(hýristiyanlýðý) benden uzak tuttun ya artýk bana dilediðini yapabilirsin"
dedi.
9510- abdullah b. hubayk
der ki: musa b. tarif þöyle derdi: "dünya, kiþinin her þeyini alýp ona
sadece dinini býraksa artýk hiç önemli deðildir, kendisine ondan ne zarar
varsa."
9511- avvam der ki:
Ýbrahim et-teymi, bize getirildiðinde ve zindanýn kapýsýna ulaþtýðýnda
kendisine: "valiye bildirmemizi istediðin bir ihtiyacýn var mýi" diye
soruldu. bunun üzerine: "beni, yusuf'un sahibinden daha hayýrlý rabbin
yanýnda zikret" dedi. dostlarýmýzdan bir kiþinin dediðine göre o, zindana
girince hüzünlü idi. oradakilere sabretmeyi emreder ve: "kurtuluþ
yakýndýr" derdi. onlar da: "eðer bizi serbest býraksalar onu terk
etmezdik" derlerdi.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
abdullah b. ahmed, el-Ýlel (1/ 138).
9512- esma b. ubeyd der
ki: hz. ebu bekr'in yanýna girdik. ebu bekr: "ey kardeþlerim! Öyle bir
gece geçirdim ki bana þu ve þu deðerli þeyler verilse dahi bir daha böyle bir
gece geçirmek istemem. olan bir þeyin de olmamasýný istemem" dedi.
Ýsnadý sahihtir.
9513- amr b. murre der
ki: rabi' b. huseym felçli olarak sabahladý.
aðzýndan sakalýna salya
akmaktaydý. silmek için elini kaldýrdý ,ama buna gücü yetmedi. bunun üzerine
bekr b. maiz kalkýp aðzýný sildi. rabi' ona bakarak: "ey bekr! vallahi bu
bende olaný deylem'in en zenginin malý karþýlýðýnda bile deðiþmem" dedi.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
hennad, zühd (1/231).
9514- süfyan, babasý
kanalýyla bekr b. maiz'den bildiriyor: rabi' b. huseyrrý'in yüzünde bir þey vardý.
onun aðzý akardý. rabi' b. huseyrrý, bekr b. maiz'in yüzünü ekþittiðini
görünce: "ey bekr! valiahi bu bende olaný allah katýnda en zenginin malý
karþýlýðýnda bile deðiþmem" dedi
tahric: Ýsnadý sahihtir.
ebu nuaym, zevaid ez-zühd (99) ve fesevi, el-ma'rife (2/571).
süfyan bize þöyle
bildirdi: felçli olan rabi' b. huseyrrý'e: "tedavi olsan" denilince
þu karþýlýðý verdi: "böyle bir þey düþündüm, ancak ad kavmini, semud
kavmini, ashabu'r-ress'i ve aralarýnda yaþayan diðer kavimleri hatýrladým.
onlarýn da rahatsýzlýklarý olmuþtu ve onlarýn da tabipleri vardý. tedavi olan
da tedavi eden de kalmadý, hepsi yok olup gitti."
9515- muhammed b. eslem
bu konuda þu þiiri okumuþtur:
"tabip tabipliðiyle
ve ilacýyla takdir edileni geri çeviremiyor ne oluyor da tabip geçmiþte tedavi
ettiði bir hastalýkla ölüyor! nelak oldu tedavi eden de, tedavi olan da
ilacý getirip onu satan
da, satýn alan da."
9516- hayyan b. ebhar:
"bedenin hastalýða dayandýðý müddetçe hac'ý kullanma" demiþtir.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
taberani, m. el-kebir (4/36).
mahir: buradaki 'hac' dan
kasýt ''haciyat'' týr. yani hastalýða sabret, özel ruhsatlara hemen baþvurma.
demektir. lakin bu güç ölçüsündedir. hacciyatý terk edeyim derken din'ine zarar
verme!!!
9517- rakabe der ki: dimas'ta
bulunan Ýbrahim et-teymi'ye: "yüce allah'a dua etsen de rahatsýzlýðýný
giderse" denilince: "kendisiyle sevap kazandýðým þeyi giderýnesi için
allah'a dua etmekten utanýrým" karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý zayýftýr.
9518- habib ebu muhammed el-hizzani
der ki: ben hasta iken hasan beni ziyarete geldi ve: "ey habib! eðer
sadece sevdiðin þeylerle sevap kazanacak olsaydýn sevabýmýz az olurdu. oysa
allah cömerttir. kul hoþlanmadýðý halde onu belaya maruz býrakýr ve buna
karþýlýk ona büyük sevaplar verir" dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'i-keffarat (56).
9519- mübarek bildiriyor:
hasan( -ý basri) hastalýklardan söz etti ve:
"vallahi muslüman,
ecelinin yaklaþtýrýldýðý, unutmuþ olduðu ahiretinin hatýrlatýldýðý ve yine de
gunahlarýna kefaret olacak günlerden hoþlanmaz."
Ýsnadý hasendir.
9520- hatim b. biþr der
ki: dedem ata el-horasani hasta olmuþ ve muhammed b. vasi' onu ziyarete
gelmiþti. o, dedeme þöyle dedi: "hasan'ýn: ''kiþi malýyla sýnanýr ve
sabreder. ancak onunla yüksek derecelere eriþemez. yine bedeniyle sýnanýr ve
sabreder. Ýþte bununla yüksek derecelere eriþir'' dediðini iþittim." ata
da birçok hastalýða yakalanmýþtý.
tahric: Ýbn ebi dünya,
el-marad ve'l-keffarat (80),
9521- Ýbrahim b. el-velid
der ki: bir katýr tarafýndan tepihp te ayaðý kýrýlan Ýbrahim el-mukri'nin
yanýna girdiðimde, bana: "eðer dünya musibetleri olmasaydý allah'ýn
huzuruna müflis bir þekilde çýkardýk" dedi.
tahric: ebu nuaym, hilye
(10/164).
9522- zünnun der ki:
"Þu an sana zarar verdiðini düþündüðün þey, peþinden seni sevindiren bir
þeyi getirecek se gerçekte zarar veriyor deðildir. peþinden sana zarar verecek
bir þeyi getirecekse þu an seni sevindiren þey sana zarar veriyor
demektir."
9523- ali b. assam der
ki: "hoþlanmadýðý þeye sabreden kiþi, sonunda hoþlanacaðý þeylerle
karþýlaþýr" denilir.
Ýsnadý sahihtir.
9524- cafer el-huldi der
ki: cüneyd'in: "sabýr her hayrýn anahtarýdýr" dediðini iþittim.
9525- muhammed b. amr der
ki: Ömer b. abdilaziz'in, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem)
minberinde hutbe verip sabýrdan ve allah'ýn faziletli kýldýðý þeylerden
bahsederek: "yüce allah kuluna dünyada bir þey verip onu geri aldýðýnda
kul sabrederse, allah'ýn kendisine vereceði mutlaka aldýðýndan daha hayýrlý
olur" dediðini iþittim.
Ýsnadý hasendir.
9526- Ýbrahim b. edhem
der ki: Ýskenderiye'ye geldim ve eslem b. zeyd el-cuheni adýnda yaþlý bir
adamla karþýlaþtým. bana: "sen nerelisini" diye sorunca:
"horasan ahalisindenim" dedim. bana: "dünya nimetlerini terk
etmene sebep nediri" diye sorunca: "dünyadan yüz çevirmem ve sevabýný
allah'tan beklememdir" dedim. bunun üzerine bana: "kul nefsini
sabretmeye alýþtýrmadýkça allah'tan sevab ümid edemez" dedi.
arkadaþlarýndan biri: "sabretmek nedir kii" diye sorunca:
"kiþinin hoþlanýlmayan þeylere karþý kendini tahammüle
alýþtýrmasýdýr" dedi. ona:
"bu sabýr deðil,
gereksiz yere sabra kalkýþmaktýr" dediðimde, tuhaflaþtý ve:
"evladým! bu
dediðini nereden öðrendini" diye sordu. ona: "bu, yüce allah'ýn bir
lütfudur" dediðimde: "doðru söyledin. bu sabýr deðil, gereksiz yere
sabra kalkýþmaktýr. evladým! benden þunu iyi öðren ve aklýnda iyice tut. bil ki
kiþinin hoþlanýlmayan þeylere karþý kendini tahammüle alýþtýrmasý, zahitliðin
en aþaðý mertebelerindendir. kul hoþlanýlmayan þeylere tahammül ettiði zaman da
allah kalbine nur yerleþtirir" karþýlýðýný verdi. ona: "o nur
nediri" dediðimde: "kalbini aydýnlatacak bir kandildir" cevabýný
verdi.
tahric: sülemi, tabakat
es-sufiyye (31- 35).
9527- mücahid der ki:
kýyamet gününde zengin kiþi, hasta kiþi ve köle olan kiþi olmak üzere üç kiþi
hesaba getirilir. yüce allah, zengine: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan
neydii" diye sorunca: "ey rabbim! malýmý çoðalttýn ve ben azdým"
der. bunun üzerine hz. süleyman mülküyle getirilir ve allah, o zengine:
"senin malýn bunun malýndan daha mý fazlaydýi" buyurur. zengin:
"hayýr onun malý daha fazlaydý" der. bunun üzerine yüce allah:
"ama onun malý kendisini bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur.
sonra hasta getirilir. allah: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan
neydii" diye sorunca, hasta: "bedenimdeki hastalýklarla meþgul
oldum" cevabýný verir. bunun üzerine hz. eyyüb hasta haliyle getirilir ve
allah: "senin hastalýðýn bunun hastalýðýndan daha mý aðýrdýi" buyurur.
hasta: "hayýr, onun hastalýðý daha aðýrdý" der. bunun üzerine yüce
allah: "onun hastalýðý onu bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur.
sonra köle getirilir. allah, köleye: "seni bana ibadet etmekten alýkoyan
neydii" diye sorunca: "beni köle kýldýn ve baþýma bir çok efendi musallat
ettin" der. bunun üzerine hz. yusuf köleliðiyle getirilir ve allah, o
köleye: "senin köleliðin bunun köleliðinden daha mý sýkýntýlýydýi"
buyurur. köle: "hayýr onun köleliði daha sýkýntýlýydý" deyince, yüce
allah: "onun köleliði onu bana ibadet etmekten alýkoymadý" buyurur.
Ýsnadý zayýftýr.
9528- abdullah b. abbas
der ki: bir defasýnda resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) bineðinin
arkasýna binmiþtim. bir ara bana: "ey oðul! sana birkaç söz öðreteyim mii belki
yüce allah bunlarý sana faydalý kilar'' buyurunca, ben:
"Öðret ey allah'ýn
resulü!" dedim. bunun üzerine hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)
þöyle buyurdu: "yüce allah'ýn emirlerini gözet ki o da seni gözetsin! yüce
allah'ýn buyruklarýna uy ki o'nu hep yanýnda bulasýn! rahat zamanlarda allah'ý
an ki zor zamanlarýnda o da seni unutmasýn. bir þey isteyeceksen allah'tan
iste! yardým isteyeceksen allah'tan iste! bil ki olacaklar konusunda artýk
kalemler kalktý ve sahifeler de kurudu (her þey yazildý ve bitti)! bilmelisin
ki tüm insanlar bir konuda sana fayda vermek için bir araya gelseler allah
takdir etmemiþse bunu yapamazlar. sana bir konuda zarar vermek için de hepsi
bir araya gelseler allah takdir etmemiþse bir zarar veremezler. bilmelisin ki hoþuna
gitmeyen durumlarda sabretmende senin için büyük hayýrlar vardýr. bil ki zafer
sabýrla gelir. ferahlýk sýkýntýlardan sonra gelir. her zorluðun yanýnda bir
kolaylýk vardýr. "
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ukayli, ed-duafa (3/178) ve taberani, m. el-kebir (11/223).
9529- Ýbn abbas der ki:
bir defasýnda çocuk iken allah resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýna
gittim. allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bana þöyle buyurdu: "ey
oðul! yüce allah'ýn emirlerini gözet ki, o da seni gözetsin! yüce allah'ýn
buyruklarýna uy ki o'nu hep yanýnda bulasýn' rahat zamanlarda yüce allah'ý an
ki zor zamanlarýnda o da seni unutmasýn. bil ki senin hakkýnda yazilmamýþ olan
þey baþýna gelmez. sana takdir edilen de seni atlayýp (baþkalarýna) gitmez.
bilmelisin ki tüm yaratýklar sana bir þey vermek için bir araya gelseler yüce
allah vermek istemiyorsa bunu yapamazlar. seni bir þeyden men etmek için de
hepsi bir araya gelseler yüce allah vermek istiyorsa yine bunu yapamazlar. bil
ki kýyamete kadar olacaklar konusunda artýk kalemler kalktý ve sahifeler de
kurudu (her þey yazýldý ve bitti)! bir þey isteyeceksen yüce allah 'tan iste!
sýðýnacaksan allah'a sýðýn. bil ki zafer sabýrla gelir. ferahlýk sýkýntýlardan
sonra gelir. her zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ukayli, ed-duafa (3/397) ve taberarri, m. el-kebir (11/223), hakim, müstedrek
(3/624) ve kudai, müsnedü'þ-Þihab (1/435).
9530- ebu derda der ki:
"bolluk zamanýnda çokça dua eden kiþinin darlýk zamanýnda duasý kabul
görür. kapýyý çok çalan kiþiye de kapý açýlýr. ''
Ýsnadý zayýftýr.
9531- ali b. ebi talib'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"sabýrla rahatlýða
kavuþmayý beklemek ibadettir" buyurmuþtur.
Ýsnadý zayýftýr.
beyhaki der ki: Ýbn biþran'ýn
rivayetinde: "allah'tan gelecek rahatlýðý beklemek ibadettir. her kim de
allah'tan gelen az rýzka razý olursa allah da onun az ameline razý olur"
þeklindedir.
9532- Ýbn abbas'ýn
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "ibadetlerin
en üstünü, (bir zorluk esnasýnda) rahatlýðýn geleceðini ümid etmektir"
buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr, Ýbn adiy, el-kamil (2/637),
9533- enes'in
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "yüce allah
'tan gelecek rahatlýðý beklemek, ibadettir" buyurmuþtur.
beyhaki der ki: "bu
mürsel bir hadistir."
tahric: Ýsnadý hasendir,
ancak beyhaki'nin dediði gibi mürsel bir hadistir.
9534- enes'in
bildirdiðine göre allah resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "gelecek rahatlýðý
beklemek ibadettir" buyurmuþtur.
beyhaki der ki:
"süleyman b. seleme el-habairi bunu musned olarak rivayet etmiþtir. ancak
önceki hadiste geçtiði gibi mürsel olmasý daha uygundur."
tahric: Ýsnadý
çokzayýftýr.Ýbn adiy, el-kamil (2/508, 3/1141) ve hatib, tarih (2/155),
9535- Ýbn mes'ud'un
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"allah'ýn fazlýndan isteyin. zira allah, kendisinden istenmesini sever.
ibadetlerin en üstünü de (sýkýntý sonrasý) gelecek rahatlýðý beklemektir"
buyurmuþtur.
Ýsnadý zayýftýr.
taberani, m. el-kebir (10/124 (10088) ve m. el-evsat (2/15).
beyhaki der ki:
"hammad b. vakýd bunu rivayet te tek kalmýþtýr ve kendisi rivayette güçlü
biri deðildir."
9536- abdullah b. ubeyd b.
umeyr, babasýndan bildiriyor: hz. musa: "ey rabbim! Ýbrahim'e, Ýshak'a ve
yakub'a ne verdini" deyince allah þöyle buyurdu: "Ýbrahim, beni her
þeyden üstün tuttu ve hep beni tercih etti. Ýshak ise kendi canýný bana kurban
etti. canýný kurban eden kiþi baþka þeylerde daha da cömerttir. yakub'a da ne
kadar bela verdiysem benim hakkýmda hüsnü zanný daha fazla oldu.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9537- hasan( -ý basri)
der ki: "yüce allah onu (Ýbrahim'i) yýldýzlarla sýnadý. sabrettiðini
görünce de onu övdü ve tamamlayýp bunlarý ona öðretti. ''
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn cerir, tefsir (1/527) ve ebu ubeyd, el-hutab ve'l-mevaiz (126).
9538- abdullah b. zeyd b.
eslem, babasý eslem'den bildiriyor: ebu ubeyde (müslümanlarla birlikte rumiarýn
karþýsýnda) sýkýntýya düþünce, Ömer kendisine þöyle bir mektup yazdý:
"mümin kul ne kadar sýkýntýlý bir duruma maruz kalsa da yüce allah mutlaka
ona bir çýkýþ yolu gösterir. bir zorluk da iki kolaylýða (zafer veya þahadete)
üstün gelecek deðildir. yüce allah da: "ey iman edenler! sabredin, sebat
gösterin, nöbet bekleyin ve allah'tan korkun ki baþarýya
eriþebilesiniz"[al-i Ýmran 200] buyurmuþtur.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-perec ba'de'þ-Þidde (sh. 24), Ýbn ebi Þeybe, musannef (5/335,
13/3738, ebu davud, zühd (80), hakim, müstedrek (2/300, 301) ve malik, muvatta
(sh. 446).
9539- muaviye b. kurra,
kendisine anlatan birinden bildiriyor: abdullah b. mes'ud: "Þayet zorluk
bir deliðe girecek olsa, kolaylýk da onunla birlikte o deliðe girer" dedi.
sonra da: "yüce allah: "elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr.
muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr"[Ýnþirah 5,6]
buyurmaktadýr" dedi.
bu hadis baþka bir
kanalla merfu olarak zikredilmiþtir ve zayýf bir hadistir.
tahric: Ýsnadý meçhuldür.
Ýbn ebi dünya, el-ferec ba'de'þ-Þidde (sh. 24), Ýbn cerir, tefsir (30/236) ve
taberani, m. el-kebir 10/85 (9977).
9540- enes b. malik der
ki: bir defasýnda resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) otururken yan
tarafýnda bulunan bir deliði göstererek: "Þayet zorluk bir deliðe girecek
olsa, kolaylýk o deliðe girip onu oradan çýkarýr!" buyurdu. bunun üzerine
yüce allah: "elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. muhakkak
zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr''[Ýnþirah s,6] ayetlerini indirdi.
Ýsnadý zayýftýr.
beyhaki der ki:
"humeyd bunu rivayette tek kalmýþtýr. ancak bir sonraki hadiste geçtiði
üzere mürsel olarak rivayet edilmiþtir."
9541- eyyub bildiriyor:
hasan(-ý basri): "muhakkak zorlukla beraber bir kolaylýk
vardýr"[Ýnþirah 6] buyruðunu açýklarken þöyle dedi: bir gün hz. peygamber
(sallallahu aleyhi ve sellem) sevinçli ve neþeli bir þekilde gülerek dýþarýya
çýktý ve þöyle buyurdu: "bir zorluk iki kolayilða galip gelecek deðildir.
zira yüce allah: ''elbette zorluðun yanýnda bir kolaylýk vardýr. muhakkak
zorlukla beraber bir kolaylýk vardýr''[Ýnþirah 5,6] buyurur.''
tahric: Ýsnadýnda
hakim'in tanýmadýðým hocasý vardýr ve hadis mürseldir. Ýbn adiy, el-kamil
(2/694) ve hakim, müstedrek (2/255).
9542- muhammed b. amir
el-belhi bu konuda þu þiiri okumuþtur: "ey nuh'un ve ailesinin üzerinden
üzüntüyü gideren! ey yunus peygamber'in üzerinden üzüntüyü gideren! ey her
sýkýntýda olanýn mevlasý!
ey musa'ya ve
kabilelerine denizi ikiye yaran! ey yakub'un ev halkýndan hüznü gideren! ey
ateþi Ýbrahým'e soðuk kýlan!
ey hastalýklarý eyyub'un
üzerinden kaldýran! tabipler hastalýklarda hiç bir fayda veremez hakýki tabip
sensin, kimse seni yenemez."
Ýsnadý zayýftýr.
9543- ahmed b. yahya bu
konuda þu þiiri okumuþtur:
"refah ve bolluk
kapýsýnýn anahtarý sabýrdýr
her zorlukla birlikte bir
de kolaylýk vardýr.
zaman geçip gider de her
þey bir fani olur
her halden sonra baþka
bir durum hasýl olur.
hoþlanýlmayan her þeyi
alýp da yok eder bu geceler
kendisinde hayrýn da,
þerrin de yok olduðu geceler.
nasýl olur durum ayný
kalýr her þey biterken
gün ve ay peþ peþe akar
gibi geçip giderken.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9544- muhammed b.
el-hüseyn der ki: kasým b. muhammed b. cafer sýk sýk þu þiiri okurdu:
"belki de kalýcý
deðildir gördüðün bu þey de
belki zamanla refaha
eriþtiðini görürsün.
belki bir gün allah bir
rahatlýk ihsan eder de
allah'ýn yaratýklarý için
her gün bir hal üzere olduðunu görürsün.
eðer bir zorluk gelirse
baþýna kolaylýðý ümid et arkasýnda
zira allah, kolaylýðý
takdir etmiþtir her zorluk sonrasýnda."
tahric: Ýsnadýnda Ýbn ebi
dünya'nýn tanýmadýðým hocasý vardýr.
9545- Ýbrahim b. mes'üd
der ki: medine tüccarlarýndan bir adam cafer b. muhammed'in yanýna gider
gelirdi ve bazen onunla ortaklýk ederdi. cafer, onun durumunun güzel olduðunu
düþünüyordu. adamýn durumu kötüye gidip (bir gün) cafer b. muhammed'e
yakýnmalarda bulununca, cafer þu þiiri okudu:
"iþlerin bir gün
ters gitse bile korkma
zaman uzundur bir gün
gelir de belki her þey iyiye gider,
Ümitsizliðe de kapýlma,
çünkü ümitsizlik küfürdür
belki de t\liah azla da
olsa muhtaç býrakmaz senin halini iyi eder.
rabbin hakkýnda sui zanda
bulunup hakkýn yok alýnmaya
zira en layýktýr t\liah,
hakkýnda hüsnü zanda bulunmaya."
bunun üzerine adam:
"ben onun yanýndan insanlarýn en zengini olarak çýktým" dedi.
9546- yunus b. habib der
ki: ebu amr b. el-ala bana þöyle dedi: (zalim lakaplý vali) haccac zamanýnda
san'a'da zorluklar ve sýkýntýlar içinde idik. (bir gün) birinin:
"nefislerini kerih görüp
sevmediði bir çok þeyler bulunur
kiþi bundan devenin
baðýndan kurtulmasý gibi kurtulur" dediðini iþittim. bunun üzerine bu
kiþinin sözlerini (umumu ilgilendiren) bir kurtuluþ olarak yorumladým. o sýrada
bir kiþinin: "haccac öldü" dediðini iþittim. haccac'ýn ölümüne mi
yoksa adamýn okuduðu o beyte mi daha çok sevinmekteydim bilemedim."
9547- muhammed b.
el-hüseyn der ki: deli birinin çocuklardan kaçarak mescide sýðýndýðýný gördüm.
adam gelip mescidin bir köþesinde oturunca çocuklar daðýlýp gitti. bunun
üzerine bu deli kiþi: "durum kötü oldu mu rahatlýðý bekle, çünkü zamanýdýr
en zor þey ise rahatlýða
kavuþmanýn yakýn olma anýdýr" diyerek kalktý.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn ebi dünya, el-perecu ba' de'þ-Þidde (sh. 43).
9548- hüseyn b. abdirrahman
bildiriyor: bir þeyden dolayý kral, veziri görevinden atmýþtý ve vezir bu
duruma çok üzülmüþtü. vezir, bir gece yolculukta iken bir adamýn þu beyiti
okuduðunu iþitti: "seni iyiliklere alýþtýrýp sýhhatli kýlan rabbin
hakkýnda hüsnü zanda bulun zira geçmiþte sana yeten rabbin mutlaka sana
gelecekte de yetecektir. bunun üzerine vezir rahatladý ve bu kiþiye on bin
dirhem verilmesini emretti.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-perecu ba'de'þ-Þidde (sh. 43).
9549- ebu bekr b. ebi
dünya der ki: kureyþli bir adam bana þu þiiri okudu:
"rabbinin þimdi ve
geçmiþte sana verdiði nimetlerin
sayamayacaðýn kadar çok
olduðunu görmez misini
sen dertleri sormaktasýn,
hiçbir þeyin kalýcý olmadýðý gibi
dertlerinin de kalýcý
olmadýðýný bilmez misini
belki bundan sonra
dertlerinden yana
allah rahmet bakýþýyla
bakacak sana."
9550- ebu'i-hasan ali b.
bekran el-vasiti der ki: ali b. mehdi bize þu
þiiri okudu:
"belki içinde
bulunduðun bu sýkýntýnýn ardýndan
yakýn bir zamanda bir
rahatlama vardýr.
belki korkan kiþinin
güvende olmasý, esirin esaretinin bitmesi,
belki de uzaklarda
gurbette olan kiþinin ailesine dönmesi vardýr.
keþke rüzgarlar
hizmetimizde olsaydý
oisaydý da
ihtiyaçlarýmýzý karþýlasaydý.
keþke kuzey rüzgarý gelip
haber verse bize ailemizden
keþke güney rüzgarý da
bildirse ailemize bizden.
bu günün sadece ilki
geçip gitmiþ olsa bile yarýnýn sabahý bekleyeni için yakýndýr."
9551- halladi der ki:
semmi bize þu dizeleri okudu ve bunlarýn ali b. ebi talib'e ait olduðunu
söyledi: "belalar içindeyken sana kaç mutluluk geldi. bela beklerken de
sana kaç defa sevinç geldi.''
9552- verýze b. muhammed
el-gassani bildiriyor: salim b. hüseyn'in þöyle dediðini iþittim:
"köþklerden bir köþkte þu beyiti okudum:
395
"allah bir ihtiyacý
müyesser kýlmak istediði zaman Ümitsizliðin içinden bir çýkýþýn olduðunu
görürsün." salim yine bana þu beyiti okudu:
"bazý ihtiyaçlar
imkansýz hale gelirken
bazýlarý da ümidi
kesmiþken çýkagelir."
salim yine bana þu
beyitleri okudu:
"dünyada kulu üzen
hiç bir hüzün yoktur ki
mutlaka onun bir rahatlýk
anahtarý vardýr.
dünyada içi sýkýlmýþ bir
þekilde dolaþýrken kul
o halinden nasýl
kurtulacaðýný düþünmesi vardýr.
belki de rabbinden bir
nimet ile eriþir sabaha
bir de bakar ki kurtulmuþ
ve ermiþ refaha.''
9553- ebu cafer muhammed
b, hatim el-kuþti bildiriyor: abd b. humeyd, kendisine iþlerinin ters
gitmesinden þikayette bulunan bir adama þöyle dedi:
"ey sýkýntýlar
içinde sabahý eden kiþi
darlandýðýnda inþirah
suresi'ni okumayý unutma.''
Ýsnadý zayýftýr.
9554- enes b. malik'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"hastalan ziyaret edin ve size dua etmelerini söyleyin. zira hasta kiþinin
duasý, kabul edilmiþ ve gunahlarý baðýþlanmýþtýr. ''
Ýsnadý çok zayýftýr.
9555- Ýbn abbas'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"hastanýn
iyileþinceye kadar duasý geri çevrilmez" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (70).
9556- ubeydullalý b. ebi
salih der ki: ben hasta iken tavus yanýma girdi. ona: "ey ebu
abdirralýman! bizim için dua et" dediðimde: "sen kendin için dua et.
zira allah darda olan kiþinin duasýný kabul buyurur" karþýlýðýný verdi.
9557- kurdus et-teðlibi der
ki: Ýncil'i okurken: "allah, kuluna hoþlanmadýðý bir iþ verir ve kendisine
nasýl yakaracaðýna bakmayý sever" yazýlý olduðunu gördüm.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (94).
9558- süfyan b. uyeyne
der ki: muhammed b. ali, muhammed b. elmünkedir ile karþýlaþtý ve: "ne
oluyori seni üzüntülü görüyorum" dedi. ebu hazým: "kendisine aðýr
gelen bir borçtan dolayý öyle" deyince, muhammed b. ali: "o, dua
etmeye baþladý mýi" diye sordu. ebu hazým: "evet" karþýlýðýný
verince, muhammed b. ali: "her ne olursa olsun kulun rabbine daha çok dua
etmesine vesile olan ihtiyaç bereketli bir ihtiyaçtýr" dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-perec ba' de'þ-þidde (sh. 22).
9559- Ýbn uyeyne der ki:
''kulun hoþlanmadýðý bir þey kendisi için sevdiði þeyden daha hayýrlýdýr. Çünkü
hoþlanmadýðý þey onu dua'ya yöneltir. sevdiði þey ise oný oyalayýp dua'dan
alýkoyar.''
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-perec ba'de'þ-þidde (sh. 22).
9560- said b.
abdilazýz'in bildirdiðine göre hz. davud: "duayý bela ile ettiren allah'ý
bütün eksikliklerden tenzih ederim. Þükrü de bela ile ettiren allah'ý bütün
eksikliklerden tenzih ederim" dedi.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn ebi dünya, el-perec ba' de'þ-þidde (sh. 22).
9561- sabit der ki: bize
ulaþan habere göre yüce allah, cibril'i insanlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamak ile
görevlendirmiþtir. mümin kimse dua ettiði zaman, allah: "ey cibril! onun
ihtiyacýný (hemen) verme. çünkü onun dua etmesini seviyorum" buyurur.
kafir kimse dua ettiði zaman da: "ey cibril! onun ihtiyacýný hemen ver.
çünkü onun dua etmesini sevmiyorum" buyurur.
bu hadis bu þekilde
bilinmektedir ve bir sonraki hadiste resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem)
isnad edilerek te rivayet edilmiþtir.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu nuaym, hilye (2/327, 328).
9562- cabir'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"cibril, insanlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamak ile görevlendirilmiþtir.
mümin kulu dua ettiði zaman, allah: ''ey cibril! kulumun bu ihtiyacýný (hemen)
verme. Çünkü onun sesini seviyorum'' buyurur. kafir kulu dua ettiði zaman da:
''ey cibril! bu kulumun ihtiyacýný hemen ver. Çünkü ne onu, ne de sesini
sevmiyorum'' buyurur.
Ýsnadý zayýftýr.
9563- sabit der ki: ubeydullah
b. ziyad, safvan b. muhriz'in yeðenini alýp hapsetti. safvan ne kadar ileri
gelenleri görüp onun iyi olduðunu söylediyse de bir iþe yaramadý. o gece
namazgahýnda geceledi. rüyasýnda kendisine bir kiþi gelip: "kalk ey
safvan! doðru yoldan ihtiyaçlarýný iste" dedi. bunun üzerine safvan
korkulu bir þekilde kalktý ve abdest alýp namaz kýldý. sonra da dua etti. bu
sýrada yeðeni kapýyý çalmaya baþladý. "kim oi" diye seslenince,
yeðeni: "ben filaným" karþýlýðýný verdi. safvan: "seni bu saatte
çýkarýp getiren nediri" diye sorunca þu karþýlýðý verdi: "emir gece
yarýsý kalkýp meþalelerin yakýlmasýný ve polislerin gelmesini istedi.
hapishanelerin kapýlarý açýldý ve: "safvan'ýn yeðeni neredediri onu
serbest býrakýn. zira onu hapsettiðim geceden beri gözüme uyku girmedi"
dedi."
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu nuaym, hilye (2/214, 215).
9564- muhammed b. mahmud
es-semerkandi der ki: yahya b. muaz errazi'nin þöyle dua ettiðini iþittim:
"sabrým tükendi ve göðsüm daraldý. baðýþlamana ihtiyacým ve rahmetine
arzum çoðaldý. ben ihtiyacýmdan dolayý çokça dua ettim. sen de dilersen
dualarýmý kabul buyurursun. bana merhamet etmeyecek misini ben sana muhtacým ve
ihtiyacýmda sana güvenmekteyim. senden baþka sýðýnacak bir ilahým yoktur.
senden baþka kendisine güveneceðim bir ortaðýn da yoktur. senden istiyorum ey
merhametlilerin merhametlisi! beni en kýsa zamanda rahatlýða kavuþtur."
9565- muhammed b. amr b.
alkame bildiriyor: Ömer b. abdilaziz'in:
"yüce allah bir kula
verdiði nimeti ondan çekip aldýðýnda, kul buna karþýlýk sabrederse allah ona
aldýðýndan daha güzelini verir" dediðini, sonra da: "sabredenlere,
mükafatlarý hesapsýz ödenecektir"[zümer 10] ayetini okuduðunu iþittim.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ebu nuaym, hilye (5/298) ve Ýbnu'l-cevzi, siretu Ömer b. abdilaziz (sh. 177).
9566- fayd b. Ýshak der
ki: fudayl b. Ýyad'a: "sabretmenize karþýlýk selam sizlere"[ra'd 24]
buyruðu hakkýnda sorulunca: "burada, hoþlanýlmayan þeylere karþý tahammül
göstermeniz ve dünyada lezzetlere karþý sabretmeniz kastedilmektedir" dedi.
Ýsnadý ceyyiddir.
9567- zünnun der ki:
"sabrýn en üstünü gunah olan þeylere karþý koymada gösterilen sabýrdýr.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9568- seri der ki:
"Ýnsanlarýn en sabýrlýsý hak olan bir konuda sabreden kiþidir. ''
9569- ebu derda der ki:
"ey insanoðlu! Þu üç þey iþinin özüdür: bunlar, uðradýðýn belalardan yana
þikayette bulunmaman, acýlarýný baþkalarýna anlatmaman ve kendi dilinle kendini
küçük düþürmemendir."
tahric: Ýsnadýnda meçhul
bir ravi vardýr. ebu nuaym, hilye (1/223,224).
9570- abdussamed b.
ma'kil der ki: vehb b. münebbih'in þöyle dediðini iþittim: "tevrat'ta peþ
peþe gelen dört satýrý okudum, þöyle yazýyordu: "baþýna gelen bir
musibetten ötürü þikayetçi olan kiþi, rabbini þikayet etmiþ olur. bir zengine
boyun eðen kimsenin dininin üçte ikisi gider. dünyada kaçýrdýðý fýrsatlardan
ötürü üzülen kimse, rabbinin takdirine kýzmýþ olur. allah'ýn kitab'ýný okuyup
da allah'ýn kendisini baðýþlamayacaðýný zanneden kiþi, allah'ýn ayetleriyle
alayedenlerdendir."
tahric: ebu nuaym, hilye
(4/38).
beyhaki der ki: "bu
hadis baþka bir kanalla resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) isnad
edilerek rivayet edilmiþtir ve güçlü deðildir."
9571- enes b. malik'in bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur: "dünya
iþleri için üzüntülü olarak sabahlayan kimse, allah'a kýzarak sabahlamýþ olur.
baþýna gelen bir musibetten ötürü þikayetçi olan kimse, rabbini þikayet etmiþ
olur. ondan bir þeyler elde etmek için zengine boyun eðip küçülen kimsenin,
allah amelinin üçte ikisini giderir. kim kendisine kuran verildiði halde
cehenneme girerse allah onu (rahmetinden) uzaklaþtýrsýn. ''
beyhaki der ki:
"vehb b. raþid bunu bu isnadla rivayette tek kalmýþtýr.
baþka bir kanalla da
zayýf olarak rivayet edilmiþtir."
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn hibban, el-mecruhin (3/33) ve Ýbn adiy, el-kamil (7/2529,2530).
9572- Ýbn mes'üd'un
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"dünya iþleri için üzüntülü olarak sabahlayan kimse, allah'a öfkeyle
sabahlamýþ olur. baþýna gelen bir musibetten ötürü þikayetçi olan kimse,
rabbini þikayet etmiþ olur. zengin birinin yanýna girip ona boyun eðen kimsenin
dininin üçte ikisi gider. kuran'ý okuyup da cehenneme giren kiþi. allah'ýn
ayetleriyle alayedenlerdendir. ''
tahric: Ýsnadý çok zayýftýr. hatib, tarih (4/368).
9573- ferkad der ki:
tevrat'ta þöyle bir yazý okudum: "dünya iþleri için üzüntülü olarak
sabahlayan kimse allah'a kýzarak sabahlamýþ olur. zengin biriyle oturup ona
boyun eðen kimsenin dininin üçte ikisi gider. baþýna gelen bir musibeti
insanlara þikayet eden kimse, rabbini þikayet etmiþ olur.''
tahric: Ýçinde hadir b.
eban'ýn bulunmasýndan dolayý isnadý zayýftýr. abdullah b. ahmed, zevaid ez-zühd
(sh. 327) ve ebu nuaym, hilye (3/45,46).
9574- Ýbn Ömer der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa gelen musibetleri ve
hastalýklarý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir" buyurdu. ayrýca
musibeti yayan kimsenin sabretmemiþ olduðundan da bahsetti.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
ebu nuaym, hilye (8/197) ve zikru ahbar isbehan (2/42).
9575- Ýbn Ömer der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa gelen musibetleri,
hastalýklarý ve verilen sadakayý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir"
buyurdu.
beyhaki der ki: "bu
hadis abdullah b. abdilaziz kanalýyla babasýndan rivayet olunmuþtur."
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn adiy, el-kamil (3/1088) ve Ýbn hibban, el-mecruhin (2/132).
9576- Ýbn Ömer'in bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "baþa
gelen hastalýklarý gizli
tutmak iyilik hazinelerindendir" buyurmuþtur.
Ýsnadý çok zayýftýr.
9577- Ýbn Ömer'in
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ''verilen sadakayl.
baþa gelen musibeti ve hastalýklarý gizli tutmak, iyilik hazinelerindendir.
bunlarý yayan kimse de sabretmemiþ olur" buyurmuþtur.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn adiy, el-kamil (3/1088, 5/1934).
9578- ahi b. abdirralýman
b. yakub der ki: bize ulaþan habere göre resulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem): "Üç þey iyilik hazinelerindendir. bunlar verilen sadakayý gizli
tutmak, baþa gelen musibeti ve hastalýklarý gizli tutmaktýr" buyurmuþtur.
9579- hasan el-basri der
ki: "kim bir belaya maruz kalýr ve üç gün boyunca bunu kimseye þikayette
bulunmazsa allah onu rahmetiyle mükaf atlandýrýr. ''
tahric: Ýsnadýnda meçhul
bir ravi vardýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (127).
9580- Ýbn abbas'ýn bildirdiðine
göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Üç gün boyunca yokluða
sabreden hiçbir ev halký yoktur ki, allah onlara rýzýklarýný vermiþ
olmasýn" buyurmuþtur.
beyhaki der ki:
"Ýsnadý zayýftýr. baþka bir kanalla da zayýf olarak rivayet edilmiþtir.
"
tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. Ýbn hibban, el-mecruhin (3/163).
9581 - Ýbn abbas'ýn
bildirdiðine göre resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) þöyle buyurmuþtur:
"kim aç kalýr veya muhtaç duruma düþer ve bunu insanlardan gizli tutarsa,
artýk allah'ýn, o kimseye helalden bir yýllýk rýzkýný vermesi üzerine hak olur.
''
Ýsnadý zayýftýr.
9582- yaküb b. ata
bildiriyor: ata mescide gitmek istediði zaman giysisini giyer ve yanýnda
kimsenin olmadýðýný düþünürdü. çünkü onun bir gözü görmezdi. bir gün kendisine:
"babacýðým! sanki þu gözünden rahatsýz gibisin!" dediðimde:
"bunu anladýn mýi" dedi. ona: "evet" dediðimde: "kýrk
yýldan beri o gözümle görmüyorum ve annen bundan haberdar olmadý"
karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý zayýftýr.
9583- muðire der ki: "(bir
gün) ahnef b. kays'ýn yeðeni diþinin aðrýsýndan yakýnmada bulundu. oysa ben
otuz yýldan beri bir gözümle görmüyorum ve bunu kimseye söylemedim.''
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn asakir, tarih dimaþk (7/19).
9584- ali b. assam der
ki: fudayl b. Ýyad hasta oðlu ali'nin yanýna girdi. oðlu inlemekteydi. ona:
"Ýnliyor musuni Ýnleme!" dedi, bunun üzerine oðlu ölene kadar bir
daha inlemedi.
Ýsnadý sahihtir.
9585- ali b. assam der
ki: fudayl b. Ýyad hasta oðlunun yanýna girdi.
oðlu inlemekteydi. ona:
"evladým! seni hasta eden allah'týr, inleme!" dedi. bunun üzerine
oðlu bir çýðlýk atarak bayýlýnca, fudayl, ona: "oðlum! oðlum!" diye
seslendi. oðlu ölene kadar da bir daha inlemedi.
Ýsnadý sahihtir.
9586- ebu osman der ki:
ebu hafs ile birlikte hasta birinin yanýna girdim. hasta: "ah ah!"
diye inleyince, ebu hafs: "kimden ahlýyorsuni" dedi. hasta acýsýný
bastýrýp susunca ebu hafs: "ne ile sabrediyorsuni" dedi.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn cerir, sifatu's-safva (4/119).
9587- mincab der ki:
adamýn biri Þerik'e: "kendini nasýl hissediyorsuni" diye sorunca:
"kendimi hasta olan, ancak yüce allah'a þikayette bulunmayan biri olarak
hissediyorum" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
yahya b. main, tarih (2/251, 252).
9588- halef b. havþeb
bildiriyor: hasan el-basri: "Ýnsan gerçekten rabbine karþý pek
nankördür"[adiyat 6] ayetini açýklarken: "burada kiþinin baþýna gelen
musibetleri zikredip (allah'ýn verdiði) nimetleri unutmasý
kastedilmektedir" dedi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l-keffarat (222) ve Ýbn cerir, tefsir (30/278) bak:
suyuti, dürrü'l-mensur (8/603).
9589- süfyan'ýn
bildirdiðine göre fakihlerden bir kiþi: "baþýna gelen musibetten ve sana
acý veren bir þeyden bahsetmemen, nefsini de temize çýkarmaman
sabýrdandýr" demiþtir.
tahric: Ýsnadýnda meçhul
bir ravi vardýr. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l- keffarat (223).
9590- Ýbn avn der ki:
"muhammed b. sirin rahatsýz olduðu zaman bu hastalýðýndan kimseye bahsetmezdi.
bazen de sadece bilgi vermek için dile getirirdi. ''
tahric: ravileri
güvenilirdir. Ýbn ebi dünya, el-marad ve'l- keffarat (182).
9591- rabi' b. külsum der
ki: diþi aðrýyan hasan(-ý basri)'nen yanýna girdik. o: "baþýma bu dert
geldi. sen, merhametliterin en merhametlisisin"[enbiya 83] diyordu.
Ýsnadý hasendir.
9592- nadr b. Ýsa b.
yahya der ki: bir adam, ebu abdillah es-saci'ye þöyle dedi ve ben onu
iþitiyordum: "ey ebu abdillah! (Üzerindeki hastalýk veya sýkýntýya) razý
olan kiþi (bunun üzerinden giderilmesini) ister mii" dedi. ebu abdillah:
"durumunu arz eder" deyince, adam: "mesela ne gibii"
deyince, ebu abdillah: "hz. eyyüb'un: ''baþýma bu dert geldi. sen,
merhametlilerin en merhametlisisin''[enbiya 83] demesi gibi" karþýlýðýný verdi.
tahric: ebu nuaym) hilye
(10/310).
9593- ali b. assam der
ki: peygamberlerin duasý: ''rabbim! doðrusu bana indireceðin hayra
muhtacým"[kasas 24] ''eðer beni baðýþlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana
uðrayanlardan olurum!''[hud 47], "senden baþka tanrý yoktur, sen
münezzehsin, doðrusu ben haksýzlýk edenlerdenim"[enbiya 87] þeklindedir.
Ýsnadý ceyyiddir.
9594- muhammed b. vasi':
"allah'tan razý olmuþ bir þekilde aç olarak akþamlayan ve aç olarak
sabahlayan kimseye ne mutlu!" demiþtir.
9595- yusufb. el-hüseyn
der ki: zünnun el-mýsri'nin: "Þaþýlacak þey bir musibete maruz kalýp da
sabretmek deðildir. Þaþýlacak þey bir musibete maruz kalýp da ona razý
olmaktýr" dediðini iþittim.
Ýsnadý ceyyiddir.
9596- ebu hamid ahmed b.
yusuf el-aþkar der ki: muhammed b.
hamdun el-kadi'nin, ebu
hafs el-kebir'e: "mürid kiþi kimdiri" dediðini iþittim. bunun üzerine
o: "utbe'yi geçmeyen kimse mürid sayýlmaz" deyince: "utbe
nediri" diye sordu. ebu hafs el-kebir: "varlýðý yoklukta bilen, zenginlikle
uzaklaþmaktan korkan, allah'ý insanlarýn bulunmadýðý yerde zikreden ve lezzetin
tadýný sýkýntýlarda bulandýr" karþýlýðýný verdi.
ravileri güvenilirdir.
9597- yunus b. meysere
der ki: "dünyada zahidlik, ne helal olan bir þeyi haram kýlmakla,ne de
malý zayi etmekledir. dünyada zahidlik, allah katýnda olan nimetlere kendi
elinde olandan daha fazla güvenmendir. musibete maruz kalma ve kalmama
durumunda halinin bir olmasýdýr. hak uðruna seni kýnayanla öven kimsenin bir
olmasýdýr.''
Ýsnadý hasendir.
9598- beyhaki der ki: amr
b. vakýd bunu yunus b. meysere kanalýyla ebu Ýdris'ten, o da ebu'derda'dan, o
da allah resulü'nden (sallallahu aleyhi ve sellem): "bir musibete maruz
kaldýðýn zaman onun sevabýný ümid ederek o musibetten kurtulmaktan fazla sürekli
o musibetin üzerinde kalmasýný istemendir" þeklinde rivayet etmiþtir.
tahric: Ýsnadý
çakzayýftýr. tirmizi 4/571 (2340) ve Ýbn mace 2/1373 (4100).
9599- ebu red.
bildiriyor: hasan( -ý basri): "sizi birbiriniz için imtihan aracý
kýldýk"[furkan 20] buyruðunu açýklarken þöyle dedi: fakir kiþi:
"allah dileseydi beni de filan kiþi gibi zengin kýlardý" der. hasta
kiþi: "allah dileseydi beni de filan kiþi gibi saðlýklý kýlardý" der.
ama olan kiþi ise: "allah dileseydi beni de filan kiþi gibi gören biri
kýlardý" der.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn cerir, tefsýr (18/194) bak: suyuti, dürrü'l-mensur (6/243).
9600- hasan(-ý basri) der
ki: "bu hakikat insanlarý yorgun býraktý ve þehvetleri ile arasýný ayýrdý.
bu hakikate sabreden kimse, bunun fazlýný bilen ve akýbetini arzu edendir.
Ýnsanlardan bazýlarý kuran'ý okumakta ve sünnetini bilmemektedir. kuran'da en
fazla hak sahibi olanlar onu okumasalar bile onunla amel edenlerdir. sen
insanlarý afýyetli olduklarý zamanda bilmektesin. oysa bir musibete maruz
kaldýklarýnda hakikatlerine giderler. mümin kiþi imanýna, münafýk kiþi de
nifaðý üzerinde gider."
Ýsnadý hasendir.
9601 - Þakik der ki:
"kendisine inen musibeti allah'tan baþkasýna þikayette bulunan kimse kalbinde
allah'a itaatin tatlýlýðýný asla bulamaz."
Ýsnadý ceyyiddir.
9602- asmai der ki:
fudayl b. Ýyad, (bir sýkýntýsýndan dolayý) þikayette bulunan bir adama bakýp:
"ey filan! sana merhamet edeni sana merhamet etmeyen kimseye mi þikayet
ediyorsun" dedi.
Ýsnadý hasendir.
9603- hasan b. amr der
ki: biþr b. el-haris'in: "güzel sabýr, hakkýnda insanlara þikayette
bulunulmayandýr" dediðini iþittim.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
sülemi, tabakat es-sufiyye (sh. 43).
9604- hasan b. amr der ki:
biþr b. el-h aris 'in: "Üzüntü ve eziyetlere tahammül gösteremeyen kimse,
sevdiði þeye eriþemez" dediðini iþittim.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn asakir, tehzib tarih dimaþk el-kebir (3/241).
9605- hasan b. amr der
ki: biþr b. el-haris'in: "allah bir kula hediye vermek istediði zaman, o
kula eziyet edecek birini musallat eder" dediðini iþittim.
süfyan ise: "eziyet
görmeyen kimsede bir hayýr yoktur" demiþtir.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbnasakir, tehzib tarih dimaþk el-kebir (3/239).
9606- yusuf b. esbat der
ki: süfyan es-sevri'nin: "Ýblis, hz. eyyüb'dan inlemesinden baþka bir
kazanç elde etmemiþtir" dediðini iþittim. sonra da:
"bize göre musibeti
nimet ve rahatlýðý musibet saymayan kimse fakih (=dinde derin anlayýþ sahibi)
olamaz" dedi.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn ebi Þeybe, musannef (14/48).
9607- Ýbrahim b. fatik'in
bildirdiðine göre ruveym: "sabýr, þikayet etmeyi terk etmektir" dedi.
sonra da: "razý olmak, musibetlerden lezzet almaktýr" dedi.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
sülemi, tabakat es-sufiyye (sh. ý 83) ve ebu nuaym, hilye (10/30ý).
9608- muhammed b.
abdillah der ki: muhammed b. said'in: "Þükreden, verilen nimetlerden
dolayý þükreden kimsedir. esas þükreden ise musibetlere þükreden kimsedir"
dediðini iþittim. yine: "Þükreden, verilen nimetlerden dolayý þükreden
kimsedir. esas þükreden ise musibetlerden lezzet alandýr" dedi.
Ýsnadý çok zayýftýr.
9609- Ýbrahim b. es-seri
es-sakati der ki: ebu'l-muðire el-kass hastalanmýþ ve karnýnda yaralar oluþmuþtu.
ebu'l-muðire, babama selam gönderip durumunu bildirince, babam da þöyle dedi:
"sen de ona selamýmý ilet ve ona: ''Ýrinleri akan kiþinin allah'a hamd
etmesi, tirit yiyip de allah'a hamd eden kimse gibi deðildir'' de" dedi.
Ýsnadý zayýftýr.
beyhaki der ki: "bir
sonraki rivayet de kiþinin ahirette kavuþacaðý rahatlýktan dolayý musibetlerden
lezzet almasý konusundadýr."
9610- enes b. malik der
ki: haram b. milhan (ki enes'in dayýsýdýr) bi'r-i mauna alayýnda yaralandýðý
zaman vücudundan akan kaný yüzüne ve baþýna sürerek: "kabe'nin rabbine
yemin olsun ki kazandým" demiþtir.
buhari bunu sahih'te
hayyan b. musa kanalýyla Ýbnu'l-mübarek'ten rývayet etti.
tahric: Ýsnadý sahihtir.
ancak mevkuf bir hadistir. - buhari, meðazi (5/43).
9611- ebu derda der ki:
"rabbime karþý alçak gönüllü olmak için fakirliði severim. rabbime olan
iþtiyakýmdan dolayý ölümü severim. günahlarýma kefaret olacaðý için de
hastalýðý severim.''
tahric: ebu davud, zühd
(233).
duasýdýr. sizden önce
birçok salih kiþilerin de baþýna gelmiþtir" dedi, sonra muaz hutbe
verirken: "allahým! muaz'ýn ailesine bu rahmetten daha iyi olan
nasiplerini ver" dedi. bu sýrada biri geldi ve: "oðlun abdurrahman
yaralandý" dedi. abdurrahman, babasý muaz'ý görünce: "babacýðým!
"gerçek rabb'indendir, sakýn þüphelenenlerden olma"[bakara 147] dedi.
bunun üzerine muaz: "Ýnþallah beni sabredenlerden bulursun"[saffat
102] dedi. sonra cuma gününden diðer cuma gününe kadar muaz'ýn bütün ailesi
öldü. en son olarak da kendisi öldü.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
hakim, müstedrek (3/271) ve ebu nuaym, hilye (1/240),
9613- urve b. ez-zübeyr
bildiriyor: amvas veba salgýnýnda ebu ubeyde b. el-cerrah ve ailesi yeni
kurtulmuþtu. o: "allahým! ebu ubeyde'nin ailesinden nasibini al (onlarý
imtihan et)" dedi. sonra ebu ubeyde'nin serçe parmaðýnda bir sivilce
çýktý. ebu ubeyde ona bakmaya baþlayýnca, kendisine: "Önemli bir þey
deðildir" denildi. bunun üzerine ebu ubeyde: "allah'ýn onu bereketli
kýlmasýný temenni ederim. çünkü allah az olan bir þeyi bereketli kýldýðý zaman
çoðalýr" karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý zayýftýr.
delail en-nübüvve'de de
zikrettiðimiz gibi bize bildirildiðine göre muaz b. cebel, resulullah'tan
(sallallahu aleyhi ve sellem) naklen böylesi bir hadis nakletmiþtir. sonradan
Þam'a gidip bu hastalýk (veba) baþ gösterince: "allahým! bunu
(resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) bu yöndeki sözünü) iþittiðimi
biliyorsan muaz'a ve muaz'ýn ailesine bu hastalýktan nasiplerini ver" diye
dua etti. sonra iþaret parmaðýna bu hastalýðýn düþtüðünü görünce, parmaðýna
bakýp: "allahým! bunu bereketli kýl. zira sen küçük bir þeyi bereketli
kýldýðýn zaman o küçük þey büyür" demeye baþladý.
tahric: Ýbn hibban, sahih
(727), beyhaki, delail en-nübüvve (6/384) ve ahmed, müsned (4/196).
9614- katade der ki: hz.
Ömer'in hilafeti döneminde Þam'da veba salgýný baþ gösterdi. hatta kiþi
ayaklarý üzerinde duramaz olmuþtu. dönemin Þam valisi amr b. el-as: "bu
beladan kaçýp þu daðlara ve vadilere doðru daðýlýn" deyince, Þurahbil b.
hasene: "bela deðil, aksine rabbinizin rahmeti, peygamber'inizin
(sallallahu aleyhi ve sellem) duasý ve sizden önceki salih insanlarýn ölüm
þeklidir. ben resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda müslüman
olduðumda bu adam (amr), ailesinin eþeðinden bile daha þaþkýndý" karþýlýðýný
verdi. muaz, Þurahbil'in böyle dediðini duyunca: "allahým! muaz'ýn
ailesine de bu beladan nasibini ved" dedi. bunun üzerine muaz'ýn iki
hanýmý vebaya yakalanýp öldüler. sonra oðullarýndan biri vebaya yakalandý.
oðlunun yanýna girince oðlu: "gerçek olan rabbinden gelendir. o halde
sakýn þüphe edenlerden olma"[bakara 147] dedi. kendisi de: "Ýnþaatlah
beni sabredenlerden bulacaksýn"[saffat 102] karþýlýðýný verdi. daha sonra
da oðlu ölünce onu defnetti.
sonrasýnda muaz da vebaya
yakalandý. bu hastalýktan dolayý da ara sýra bayýlýyordu. bayýlýp kendine
geldikten sonra: "allahým! bu bela üzerimden eksik olmasýn! ancak izzetine
yemin olsun sen de biliyorsun ki seni seviyorum!" derdi. sonra yine
bayýlýrdý. kendine geldiði zaman yine ayný þeyi söylerdi.
tahric: Ýsnadýnda
hakim'in tanýmadýðým hocasý vardýr. abdürrezzak, musannef 11/149,150 (20164) ve
ahmed, müsned (4/195,196).
9615- huzeyfe dedi ki:
"sizler resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) rahatlýk konusunda soru
sorardýnýz. ben ise zorluklar konusunda sorardým. benim için ailemin ihtiyaçtan
dolayý yakýndýklarý günden daha sevimli bir gün yoktur. allah bir kulunu
sevdiði zaman ona musibetler verir. o zaman ey ölüm! dersini ver ve elinden
geleni yap! kalbim seni sevmekten baþkasýný yapmayacak."
Ýsnadý hasendir.
9616- ahnef b. kays
anlatýyor: resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) sözlerinden sonra
müminlerin emiri ali'nin sözlerinden daha güzel sözler iþitmedim. o þöyle
demekteydi: "musibetlerin (de) bir nihayeti vardýr. kiþi bir musibete uðradýðý
zaman mutlaka onun sonuna eriþecektir. akýllý kiþi, musibete uðradýðý zaman,
zamaný geçene kadar beklemesi gerekir. çünkü zamaný gelmeden onu def etmeye
çalýþmakta daha fazla rahatsýzlýk vardýr."
ahnef der ki: bu konuda
þair þöyle der:
"zamanýn sýkýntýlarý
bazen kiþiyi boðar
böylesi bir durumda
sabret ve çýrpýnma,
ta ki zamaný gelip de
gidinceye kadar bekle
zira kiþi çýrpýndýkça
sýkýntýsý daha da artar." ali b. kasým, ebu temmam'a þu dizeleri okudu:
"musibete teslim olup sabretmeyen kimsenin bütün hayatý kendisi için artýk
musibet olur.''
9617- muberrid der ki:
cahiz bana: "Ýsmail'in þu dizeleri gibi bir beyit
biliyor musuni" dedi
ve þu beyti okudu:
"zamanýn
musibetlerine maruz kaldýðý zaman bir kiþi
hayýrsýz demektir nefsini
o musibetlere alýþtýrmak olmazsa iþi." ona þöyle dedim: "evet!
kesir'in þiirleri var ki, bir beyti þöyledir: "dedim ki: ey t\zze! bil ki
her bir musibet içime yerleþtiði gün artýk önemsiz gelir."
ebu'l-abbas el-muberrid
der ki: rivayete göre abdulmelik b. mervan bu beyti iþittiði zaman: "eðer
bunu savaþ konusunda söyleseydi insanlarýn en büyük þairi olurdu"
demiþtir.
Ýsnadý zayýftýr.
9618- ebu sa'd
abdurrahman b. muhammed b. duset kendine ait olan
þu dizeleri okudu:
"sýrrýný kalbinden
baþka kimseye verme
Çünkü sýr, kaybeden ve
arayan arasýndadýr
musibetlere karþý sabrýný
kalkan eyle
zira kiþi musibetler ile
belalarýn hedefidir.
hak öderken malýnda
musamahada bulun
zira cimrinin malý ya
belanýn, ya varisinindir.
nefsin için hayýrlý
þeyler ekmeye bak
zira iyiliði onu ekenden
baþka kimse biçemez." ihtiyat ve sebat kiþiye fayda vermez
Üçüncü olan takdir de
desteklemedikçe."
9619- ahmed b. yahya
en-nahvi sa'leb þu þiiri okudu:
"baþýna gelen musibeti
önemseme, onu basit görmeye bak
zira ne kadar sakin
olursan sýkýntýn o kadar rahat geçer.
zaman her ne getirirse
ona razý ol ve kabul etmeye bak
musibetin hafifte olsa,
aðýr da olsa bilesin ki bu da geçer.
bir saat içinde kaç
lezzete eriþtin sen
sonra yok oldu sanki hiç
yokmuþ gibi.
sen her dilediðini ve
sevdiðini korusan da
bela koruduðunu da, alýr
korumadýðýný da.
eðer sen günleri kendine
aþina kýldýysan
bana, hainlik etmeyen bir
gün göster gösterebilirsen."
Ýsnadý ceyyiddir.
9620- hasan b. ali
el-basri der ki: Ömer b. mudrik, ali b. ebi talib'in
þu þiirini okudu:
"sabret seher
vaktinde yol almanýn ezasýna
sabret ihtiyaç içinde
erken çýkmanýn acýsýna.
isteneni kazanmaya
çalýþmak seni zayýf düþürüp öfkelendirmesin
bahanelerin acizlik ve
öfke arasýnda yok olmasý gibi seni de bitirmesin.
ben geçirdiðim bu
günlerde güzel bir þeyedindim
sabrýn sonunda güzel bir
akýbet olduðunu öðrendim.
bir þeyi elde etmek için
gayretle çalýþan çok az kimse vardýr ki
sabrý dost edindiðinde
istediðini elde etmesin.''
9621- ebu nasr b. katade
der ki: Þeyh ebu bekr el-kaffal e-Þaþi iki beyit zikrettikten sonra þu beyti
okudu:
"musibetlerde en
güzel þey geçici olmasýdýr
geldiðinde gitmesi ve
sürekli kalmamasýdýr."
ebu abdirrahman es-sülemi,
kaffal eþ-Þaþi kanalýyla aynýsýný aktardý.
9622- ebu'l-hasan ali b.
muhammed el-bikendi þu þiiri okudu:
"dostum! valiahi
hiçbir bela kiþinin üzerinde kaim deðildir ne kadar büyük olursa olsun
gidicidir, daim deðildir.
nice iyi kiþi belalara
maruz kalmýþ ve sabretmiþ
sabretmiþ te sonunda
belalar yok olup gitmiþ.''
9623- ebu abdillah
muhammed b. Ýbrahim b. abdan el-kirmani der ki:
ebu'l-feth ali b.
muhammed el-katib bana þu þiirini okudu:
''Ýnsanýn dünyasýnda
keder de olur dertte
rahatlýk ve elem içinde
halden hale girmekte
bir þeyden dolayý
sevinirsen eðer, þükret nimet verene
bir musibet geldiðinde
sabret, isyan etme baþa gelene."
Ýsnadýnda meçhul bir ravi
vardýr.
9624- abdullah b. ebi
zuhl bildiriyor: yahya b. zeyd el-alevi tutsak olarak buhara'ya götürüldü. bu
sýrada kendisine babasýnýn öldüðü haberi verildi. bunun üzerine bir þair yanýna
girdi ve ona bir kaside okudu. o da:
"dediðini býrak da
benim okuyacaðýmý dinle" deyip þu þiiri okudu:
tl zaman baþýna bir musibet
getirdiði zaman
Üzerine bir aðýrlýk çöker
ve büyür
insaný sýkýp ve usandýran
daha büyük musibetleri de
gözle
sonra sabret ve
musibetlerin bitmesini bekle
musibetler peþ peþe
geliyorsa artýk gidiyor demektir.
9625- zühli'nin kýzýnýn
oðlu olarak bilinen ahmed b. muhammed b.
yahya bildiriyor: dedem
zari'nin: "Üç talakla boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur"
dediðini iþittim. ebu ubeyde ma'mer el-müsenna'nýn da:
"Üç talakla
boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur" dediðini iþittim. ebu amr b.
ala'nýn da: "Üç talakla boþayanýn karýsý kesin bir þekilde boþ olur"
dediðini iþittim. araplar da þu dört dizeden daha güzelini söylemiþ deðildir:
"musibete maruz
kaldýðýnda kendi kendini teselli et Ýçinde sýkýntý görmediðin günler pek azdýr
kiþi gizlendiði halde
gözlerin onu takip ettiðini görürsün
nice iyi kiþiler vardýr
ki diline sahip olmuþtur
konuþkan olduðu halde
cevap vermekten sakýnýr
nice iyi kiþiler eziyete
karþý tebessüm etmektedir
oysa içi yanmakta ve
içten ah çekmektedir."
Ýsnadýnda meçhul bir ravi
vardýr.
9626- ebu bekr es-sekafi
der ki: bir adam bana þöyle anlattý: bir sýkýntýya maruz kaldým ve içim
daraldý. uyuduðumda rüyamda bir kiþinin bana sanki þöyle dediðini iþittim:
"musibete maruz
kaldýðýnda kendi kendini teselli et içinde sýkýntý görmediðin günler pek azdýr.
nice vakar sahibi eziyet
içinde iken tebessüm etmektedir
oysa içi yanmakta ve
içten ah çekmektedir."
bu beyitleri ezberledim
ve onu tekrar ederken uyandým.
kýsa bir zaman geçmiþti
ki allah içinde bulunduðum bu sýkýntýmý giderdi.
9627- abdulmelik b. hiþam
ez-zimarý bildiriyor: zimar'da bir mezar taþýnda þöyle bir yazý buldular:
"sana sýkýntý veren
zamana karþý sabret
yýllar hep bu þekilde
geçip gitmiþtir.
bazen hüzün! bazen de
sevinçle geçer zaman
ne hüzün uzun sürmüþ! ne
de sevinç devam etmiþtir."
9628- hüseyn b. mansur
der ki: bela devam ettiði zaman artýk sahibinin dostu olur." bu manada
þöyle bir þiir de okudum:
"musibetlere öyle
alýþtým ki artýk bir dostum oldu
güzelce teselliler beni
sabra götürdü!
içim sabýrla doldu
insanlardan ümidimi kesmem beni! bilmediðim bir yerden allah'ýn lütfunun
çabucak geleceði inancýna yöneltti. ''
Ýsnadý zayýftýr.
9629- muvaffak b.
muhammed el-herevi der ki: ebu zeyd es-sami bize þu þiiri okudu:
"musibetlere öyle
alýþtým ki artýk bir dostum oldu acýyla geçen geceler beni sabra götürdü
bazen içim çok daralýrdý,
ancak
Çok eziyet, içimde
eziyete çok yer açtý
Ýnsanlardan ümidimi
kesmem beni, bilmediðim bir yerden aliah'ýn lütfunun çabucak geleceði inancýna
yöneltti
eðer her sýkýntýda zamaný
suçlayacaksam
zamana sitemlerim çok
uzun sürecektir."
Ýsnadý zayýftýr.
9630- ebu abdirrahman
es-sülemi der ki: ebu amr b. nuceyd bize þu þiiri okudu:
"sakýndýðýmýz bazý þeyler
istediðimiz þeyleri getirir bazen sevilenin uzanan eli de kötülüðe sebebiyet
verir.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9631- nasrahidi der ki:
"bizden malýmýzý isteyene baþkasýný verýr ve onu hizmetimizde kullanýrýz.
bizi isteyen kimseyi de denemek için üzerine belalar yaðdýrýrýz."
Ýsnadý ceyyiddir.
9632- nasrabadi der ki:
"Ýman ettiði söyleyen her bir kiþi mutlaka aðýr belalara maruz kalýr. zira
yüce allah: ''elif, lam, mim. Ýnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ''Ýman
ettik'' demeleriyle býrakýlývereceklerini mi sandýlari''[ankebut 1,2] buyurur.
yani kiþi, iddia ettiði þeyin gerçek olup olmadýðýný ortaya çýkarmadan öyle
býrakýlacaðýný mý düþünmektediri aksi halde kiþi nasýl cüret eder de fani olan
bir þey karþýlýðýnda baki olan bir þeyi isteyebiliri''
Ýsnadý ceyyiddir.
9633- cüneyd (baðdadi)
der ki: "hastalýk ve aðrýlarda temizleme, kefaret olma, hatýrlatma ve
koruma olmak üzere dört haslet vardýr. bunlar da büyük gunahlardan temizleme,
küçük gunahlara kefaret olma, allah'ý hatýrlatma ve kiþiyi masiyetlere karþý
korumadýr."
Ýsnadý salihtir.
9634- kurre en-nehhat
anlatýyor: beytü'l-makdis'te bir abide: "bana nasihatte bulun"
dediðimde: "sabretmeye, sabretmeye çalýþmaya ve sabýrlý olmaya bak"
dedi. ona: "sabýr nediri sabretmeye çalýþmak nedir ve sabýrlý olmak
nediri" dediðimde þu karþýlýðý verdi: "sabretmek, teslim olmak, baþa
gelen musibet ve belalara razý olmak, onlar baþa gelmeden kendirýi onlara
alýþtýrmak demektir. sabretmeye çalýþmak, bela geldiði zaman belanýn acýsýný
kabullenerek kendini teskin etmeye çalýþmaktýr. sabýrlý olmak ise bela ve
musibetler indiðinde bundan daha büyük gelmedi düþüncesiyle onlarý üzülýneden
karþýlamaktýr. kul böyle olursa sabýrlýdýr demektir ve baþýna ne musibet
gelirse artýk önemsemez.
9635- zünnun der ki: Üç
þey sabrýn bayraðýdýr. bunlardan biri, sýkýntýlý
hallerinde insanlardan
uzak durmak ve belayý kabullenip sabretmektir. diðeri, çoluk çocuðunun çok
olmasýyla birlikte insanlarýn kendisine kabalýk edip kendi haline býrakmasýna
raðmen ihtiyaç sahibi olmadýðýný göstermektir. Üçüncüsü de, malýnda veya
bedeninde zarar görmesi ihtimali olsa bile hakký söylemesidir.
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
ebu nuaym, hilye (9/362).
beyhaki der ki: "Üç
þey teslimiyetin bayraðýdýr. takdir edilerýi rýza ile karþýlamak, bela anýnda
sabretmek ve rahatlýk durumunda þükretmektir."
9636- Ýbrahim b. edhem'in
hizmetçisi Ýbrahim b. beþþar anlatýyor: Ýbrahim b. edhem, dükkaný yanýp da
mallarý ile eþyalarý zarar gören ve çok endiþe eden, hatta aklý karýþan bir adama
baktý ve þöyle dedi: "ey allah'ýn kulu! mal, allah'ýn malýdýr. dilerse
onunla seni faydalandýrýr, dilerse de onu senden geri alýr. bu duruma sabret ve
endiþe etme. çünkü musibete karþý sabretmek, afýyete karþý allah'a hakkýyla
þükretmektendir. Ýyi amel iþleyen onu önünde bulur. Ýþlemeyen kimse de sonunda
piþman olur."
tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn asakir, tehzib tarih dimaþk (2/192).
9637- ali b. el-medini
der ki: süfyan b. uyeyne'ye: "zühdün doruðu nediri" denildiðinde:
"bolluk anýnda þükretmen ve belaya karþý sabretmendir" karþýlýðýný
verdi.
Ýsnadý sahihtir.
9638- ebu bekr muhammed
b. abdillah b. yezdad er-razi der ki: ebu abdillah el-ma'rufun, baðdat'ta,
nafteveyh denilen yerde þöyle dediðini iþittim: "eskinden: ''akýllý kiþi
musibet anýnda sabýr gösterebilen ve bolluk anýnda kibirlenmeyen kimsedir''
denilirdi.
9639- zünnun der ki:
"Üç þey teslimiyetin bayraðýdýr. takdir edileni rýza ile karþýlamak, bela
anýnda sabretmek ve bollukta þükretmektir."
tahric: Ýsnadýnda beyhaki'nin
tanýmadýðým hocasý vardýr. ebu nuaym, hilye (9/363).
9640- ebu abdillahman
es-sülemi anlatýyor: abdullah es-sabihi'ye dinin teme prensipleri hakkýnda
sorulunca þu karþýlýðý verdi: "bu, iki þeyden ibarettir. biri, her þeyde
allah'a muhtaç olduðunu kabullenmek, biri de, güzel bir þekilde resulullah'a
(sallallahu aleyhi ve sellem) uymaktýr. bunlar da dört kýsma ayrýlýr. bunlar;
verilen sözleri yerine getirmek, yasaklarý korumak, mevcut olana razý olmak ve
kaybolana sabretmektir.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9641- abdullah b. abbas
der ki: "allah'ýn kendisine dünya nimetlerini
üç gün tutup vermeyen ve
endiþe etmeksizin allah'tan razý olan hiçbir takva sahibi mümin yoktur ki
cennet ona vacip olmasýn.''
Ýsnadý zayýftýr.
9642- gayretle abidlik
eden osman es-semerkandi der ki: ebu osman said b. Ýsmail'in, sohbetinde
bulunmak isteyenlere kaç defa þöyle dediðini iþittim: "sohbetime katýlmak
isteyen kimse þu üç þeyi içine yerleþtirmedikçe sohbetime katýlamaz. birincisi,
içinden izzeti atmak ve zilleti taþýmaktýr. Ýkincisi, üç gün üç gece boyunca aç
kalarak kalbinin sükun bulmasýdýr. Üçüncüsü ise, dini veya dinini ýslah etmek
için olaný dýþýnda hiçbir þeye üzülüp kederlenýnemektir. kim nefsini bu üç
haslete razý ederse sohbetime katýlabilir."
9643- yahya b. main
bildiriyor: Ýbn ziyad, safvan b. muhriz'e iki bin dirhem verilmesini emretmiþ
ve bu iki bin dirhem çalýnýnýþtý. safvan b. muhriz: "belki böylesi daha
hayýrlýdýr" deyince, ailesi: "hayýr bunun neresindediri" diye
sordu. bu durum Ýbn ziyad'a ulaþýnca ona iki bin dirhem daha verilmesini
emretti. safvan b. muhriz çalýnan iki bin dirhemi bulunca da dört bin dirhemi
oldu.
Ýsnadý hasendir.
9644- Ýbn ata'nýn
bildirdiðine göre babasý: "mümin kimse, gün boyunca sevinçli kalamaz"
demiþtir.
Ýsnadý zayýftýr.
9645- hasan b. sabbah b.
muhammed el-vasýti der ki: asým ebu abdinahman el-cürani'den bana ulaþan habere
göre allah'ýn yüksek dereceli kullarý vardýr. ancak bazýlarý bazýlarýndan daha
üstündür. (bir gün) oðlu türkler tarafýnda öldürülen bir adama taziye için
gitmiþtim. adam beni görünce aðlamaya baþladý. ona: "seni aðlatan nediri
oðlun yüce allah yolunda katledildi" dediðimde: "ey ebu abdillah !
benim, oðlumun öldürülmesinden dolayý aðladýðýmý mý zannediyorsun. ben, oðlum
öldürüldüðü zaman acaba allah'ýn takdirine rýzasý nasýl idi diyerek
aðlýyorum" karþýlýðýný verdi.
tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn ebi dünya, kitabu' r- ridd anillahi ve-kaddih (73).
9646- Ýbrahim b. nuh
el-mavsýli der ki: feth el-mavsýli karanlýk çöktükten sonra ailesinin yanýna
döndü. oruçlu idi ve ailesine: "bana yiyecek bir þeyler koyun" dedi.
ailesi: "yanýmýzda sana verecek bir yiyeceðimiz yoktur" karþýlýðýný
verdi. onlara: "neden karanlýkta oturuyorsunuzi" diye sorunca:
"yanýmýzda lambaya koyacak yaðýmýz yoktur" dediler. bunun üzerine
sevinçten oturup aðlamaya baþladý ve: "ey Ýlahým! benim gibi birisi
yemeksiz ve ýþýksýz olarak býrakýlmaktadýr. ben hangi güzel amelle bu dereceye
eriþtim" dedi ve bu þekilde sabaha kadar aðladý.
tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbnu'l-cevzi, sýfatu's-safva (4/184).
9647- sabit el-bünani
anlatýyor: bizim bir komþumuz vardý. yanýnda bir þeyolmadýðý halde akþamladýðý
zaman sevinirdi. yanýnda bir þeyolduðu halde akþamladýðý zaman ise üzülürdü.
(bir gün) eþi: "ey filan! sen insanlara muhalif oldun" deyince:
"yanýmda bir þeyolmadan akþamladýðým zaman bize örnek olan muhammed'in
(sallallahu aleyhi ve sellem) ailesine benzediðim için sevinçli olarak
akþamlýyorum. yanýmda bir þeyolduðu halde akþamladýðým zaman da bize örnek olan
muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ailesine benzemediðim için
üzülüyorum" dedi.
9648- huzeyfe der ki:
benim için en güzel günler, aileme döndüðüm zaman bana ihtiyaçtan dolayý
yakýndýklarý günlerdir. huzeyfe'nin caný elinde olana yemin olsun ki
resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem): "allah, mümin kuluna, babanýn
oðluna iyilikler vermeye devam ettiði gibi sürekli olarak belalar verir"
buyurduðunu iþittim. benim için en güzel günler, ailemin yanýna girdiðim zaman
bana ihtiyaçtan dolayý yakýndýklarý günlerdir.
Ýsnadý zayýftýr.
9649- abdulvehhab b. ali
el-mýsri der ki: rumlar, baskýn yapýp beþir et- taberani'nin mandalarýný ele
geçirdi. beþir'in köle çobanlarý gelip durumu haber verince, onlara:
"artýk sizler hürsünüz" dedi. bu köleleri bin dinar deðerindeydi.
oðlu: "bizi fakir düþürdün" deyince de: "evladým! yüce allah
beni sýnamak istedi. ben de þükredip daha fazla vermek istedim"
karþýlýðýný verdi.
9650- ebu hafs Ömer b.
ali der ki: huceyr b. yahya el-kattan, sustuktan sonra konuþmaya baþladýðý
zaman: "biz diriltir ve öldürürüz. dönüþ de ancak bizedir"[kaf 43]
derdi. yahya'ya ölümüne sebep olan hastalýðýnda: "allah dilerse seni
iyileþtirir" dediðimde: "benim için en sevimli olan, yüce allah için
en sevimli olandýr" karþýlýðýný verdi.
tahric. Ýsnadý hasendir.
ebu nuaym, hilye (8/381).
9651- ka'b(u'l-ahbar) der
ki: "her kim allah'ýn kaderine razý olur ve sabrederse yüce allah'ýn halis
kullarýndan yazýlýr.''
Ýsnadý zayýftýr.
9652- Þamlý abid eflah
el-esved der ki: "allah'ýn takdirine razý olmak sabrý düzene koyar.''
9653- ubade b. es-samit
der ki: ben, resulullah'ýn (sallallahu aleyhi ve sellem) yanýnda iken bir adam
geldi ve: "ey allah'ýn resulü! amellerin en üstünü hangisidiri" diye
sordu. hz. peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "allah'a iman etmek,
allah'ý tasdik etmek, allah yolunda cihad etmek ve kabul edilen hacdýr"
buyurdu. adam dönüp gideceði sýrada: "senin için bundan daha kolayolant,
yemek yedirmen, yumuþak sözlü olman, musamahakar olman ve güzel ahlak sahibi
olmandýr" buyurdu. yine adam dönüp gideceði sýrada: "senin için
bundan daha kolayolaný, allah'ýn senin için takdir ettiði þeyler hususunda o'na
suçlamada bulunmamandýr" buyurdu.
tahric: Ýsnadý hasendir.
ahmed, müsned (5/318, 319), Ýbn ebi dünya, kitabu'r-ridd (49) ve buhari, halku
efali'l-ibad (sh 22).
bir sonraki konu için aþaðýdaki link’e
týklayýn:
Çekirge Ýmtihaný
ve onlara sabretmek