burak:
mirac gecesine dair rivayetlerde:
enes (r.a.) ..... resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem),
burak denilen bineğe bindirildi. nebi (sallallahu aleyhi
ve sellem) bu geceyi anlatırken: ''atı bağladım''
veya: ''atı halkaya bağladım" buyurmuştur. .......
..... enes bin malik der ki: cibril, resulullah'a
(sallallahu aleyhi ve sellem),
burak ile geldiği zaman, burak sanki ürkmüş gibi kuyruğunu salladı. cibril:
"yavaş ol ey burak! vallahi bunun gibisi daha sana binmedi" dedi. ......
..... enes b. malik der ki: isra gecesi
allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) eyerlenmiş ve gem vurulmuş bir şekilde burak
ismindeki binek getirildi, ancak burak, resulullah
(-sav-) kendisine bineceği zaman huysuzlanmış ve zorluk çıkarmıştı, bunun
üzerine cibril kendisine: "vallahi! allah katında ondan daha değerli bir
kişi sana asla binmemiştir" dedi. bunun üzerine burak'tan ter boşalmaya
başladı.....
* * *
zir bin hubeyş, huzeyfe'den bildiriyor: "isra
gecesi allah resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem), eşekten daha büyük, katırdan daha küçük (ikisi
arasında) olan burak getirildi. beyt-i makdis'e ulaşana kadar resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem)
ve cibril üzerinden inmediler. ......
burak'ın nebi sallallahu aleyhi ve sellem'den
önce de kullanıldığına dair rivayet'ten alıntı:
hz. İbrahim onlardan bir
müddet daha ayrı yaşadıktan sonra tekrar döndü -ma'mer
der ki: bir adamın: "hz. İbrahim, onların yanına geldiğinde burak'la
geliyordu" dediğini duydum- ve hz. ismail'in
zemzeme yakın bir yerde büyük ağacın altında kendisine ait bir oku sivriltmekte
olduğunu gördü. hz. ismail babasını görünce kalkıp
çocuğun babaya ve babanın da çocuğa davrandığı gibi sarılıp musafaha
ettiler. -başka bir kişinin de: "hz. ibrahim ve hz. ismail
buluştukları zaman o kadar ağladılar ki, kuşlar da onların ağlamasına
katıldılar" dediğini işittim- sonra hz. İbrahim: ‘‘ey ismail!
allah bana bir şeye mretti’‘ deyince, hz. ismail: ‘‘o halde allah'ın emrini yerine getir!’‘
karşılığını verdi. hz. İbrahim: ‘‘sen de bana yardım eder misini’‘ diye
sorunca, hz. ismail: ‘‘tabi, ederim’‘ karşılığını
verdi. hz. İbrahim: ‘‘allah bana burada bir beyt
yapmamı emretti’‘ deyip ......(delailu’n-nübüvve-beyhaki)