ana sayfa

 

mÎzan:

 

1.terazi, ölçü aleti. 

 

2. kıyamet günü insanların gunah ve sevabını tartan ve nasıl olduğu bilinmeyen terazi.

 

 

(el-haris, ba’s) enes bin malik'ten rivayet edildiğine göre rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "kıyamet günü insanoğlu getirilir ve mizan’ın iki terazisi arasında durdurulur. mizan’ın başında bir melek vardır. eğer o kişinin mizanı (terazisi) ağır basarsa, melek bütün insanların işiteceği şekilde: "filan oğlu filan mutluluğa erdi. Öyle bir mutluluk ki ondan sonra asla mutsuzluk yoktur" diye seslenir. eğer mizanı hafif gelirse, melek bütün mahlukatın duyacağı şekilde: "filan oğlu filan mutsuzluğa erdi. Öyle ki o mutsuzluktan sonra asla mutluluk yoktur" diye seslenir."

 

 

kurtubİ tefsİrİnde:

 

mizan'ın ve amellerin tartılmasının mahiyeti (a’raf 8-9)

 

cehennem ile topluluk halinde başbaşa kalınca kafirler ne hale gelecekleri ve onlar için bir ölçü de olmayacaktır (kehf 99-110)

 

kıyamet günü bu terazi’de hardal tanesi eksiklik olmaz (enbiya 47)

 

tartısı ağır gelen ve hafif gelen... (mu’minun 102-103)

 

bela ehine mizan yok (zümer 10)

 

göğe gelince, onu da yükseltti ve mızanı koydu. "tartıda haksızlık etmeyin, tartıyı adaletle dosdoğru yapın ve tartıyı eksik yapmayın" diye emretti. (rahman 1-13)

 

insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye kitabı ve mizanı indirdi. (hadid 25-26)

 

İşte kimin tartıları ağır gelirse, artık o hoşnut (kalacağı) bir yaşayıştadır. ... kimin de tartıları hafif gelirse, artık onun anası (varacağı yer) haviye'dir. .... (o), çok sıcak bir ateştir. (karia 6-11)