243- MÜSLÜMANLAR
İLE ZIMMİLER ARASINDA EŞİTLİK:
İslam hukuku şer’i
hükümleri tatbiki konusunda müslümanlarla zimmilerin eşit olduğu konularda eşitliğe
son derce riayet eder. Aralarında fark bulunduğu noktalarda elbette ki eşit
muamele görecek değillerdir. Zira, bu durumda eşitliğe riayet zimmilere
zulmedilmeye müncer olabilir. Zımmiler ile müslümanlar arasındaki ayrılık
itikadı ilgilendiren konulardadır. Binanealeyh akide ile ilgili konuların
hepsinde müslümanlarla zimmiler arasında eşitlik yoktur. Şurası muhakkaktır ki;
iki eşit şey arasında eşitliği gözetmek mahza adaletin kendisidir. Ama iki ayrı
şey arasındaki eşitlik kurmaya çalışmak açıkça zulümdür. Ve bunu eşitlik
prensibine aykırı olarak kabul etmemek gerekir. Aksine bu eşitliğin kendisidir.
Çünkü eşitlikten maksat adaletin gerçkeştirilmesidir. Dini inançla ilgili
konularda müslümanlarla zimmiler arasında eşitlik kurulmaya çalışılırsa adalet
gerçekletirilemez. Çünkü bu takdirde müslümanları inançlarıyla uyuşan şeylere
sevketmet, zimmileri ise inançlarıyla uyuşmayan şeylere sevketmek durumu ortaya
çıkar. Bu ise demetir ki müslümanlar inandıkları konularda herhangi bir
zorlukla karşılaşmazlarken zımmiler inanmadıkları konularda zorlanacaklar ve
istemedikleri bir şeyle kaşılaşacaklardır. Halbuki, bu; zımmileri istedikleri
dinde serbest bırakmayı emreden islam hukukunun genel prensiplerine aykırıdır.
Kur’an’ı Kerimin :
“Dinde zorlama
yoktur.” (Bakara: 2/256)
Açık nassını çiğnemektir.
İslam hukukunun
müslümanlarla zımmiler arasında ayrım güttüğü suçlar dini esaslara dayanan
suçlardır. İslam; içki ve domuz etini haram sayar. Ve dolayısıyla içki içmeyi,
domuz eti yemeyi haram kabul eden bir müslümana ve hükmün uygulanması doğrudan
doğruya adaletin tecellisidir. Ama içki içmenin ve domuz eti yemenin yasak
olmadığına inanan bir gayri müslimin bu yasağa uymasını istemek onun için
zulümdür. Eğer islam hukuku koymuş olduğu eşitlik prensibini körü körüne tatbik
edecek olsaydı zımmileri inandıkları dinde yasak olmayan fiillerden dolayı
cezalandırması gerekirdi ve bu ise açıkca bir zulüm olurdu. Binaenaleyh islüm
hukukunun müslümanlara yasakladığı hususları diğer tebasına yasaklamayışı doğrudan
doğruya adaleti benimsemesinin ifadesidir. Ve bir müslüman şarab içerse veya
domuz eti yerse bir suç işlemiş olur ve cezalandırılır. Bir zımmi ise içki de
içse, domuz eti de yese onun için suç olarak kabul edilip cezalandırılamaz.
Şu kadar var ki,
zimmiler de eğer kendi inançlarına yasak olan veya kötü olarak kabul edilen bir
şeyi yaparlarsa dini esasa dayalı olarak cezalandırılırlar. Mesela zimmilerin
inancına göre içki içmek yasak değil, ama, sarhoş olup çevreyi rahatsız etmek
onlarca genel ahlakı rencide edici bir harekettir. Binaenaleyh zimmiler içkiden
ötürü cezalandırılmazlar. Ancak sarhoşluk dolayısıyla çevreyi rahatsız
ettkilerinden ötürü cezalandırılırlar. Sarhoş oluncaya kadar içen cezalandırılır.
Sarhoş olmayacak kadar içen ise cezalandırılmaz.
İslam hukuku
orucu müslümanlara farz kılar ve oruç tutmamayı günah olarak kabul eder. Açıktan
açığa oruç yemek islam hukukuna göre suçdur. Ama bu suç ancak müsülan için
geçerlidir. Çünkü müslüman; kendi akidesine uygun olarak inancını emirlerini
yapmak zorundadır. Gayrimüslimler ise oruç tutmak mecburiyetinde değildirler.
Çünkü onların inançlarında oruç farizası yoktur. Eğer oruç tutmadığı için bir
gayrimüslim cezalandırılacak olursa inanmadığı bir noktaya zorlanmış olacağından,
“dinde zorlama yoktur” prensibi dışına çıkılmış olur. Fakat ramazanda açıktan
açığa oruç yemek hem müslüan için, hem de zımmiler için cezayı mücibdir. Çünkü
zımmi her ne kadar müslümanlığı kabul etmemiş ise de islamın hükümlerine bağlanmayı,
islami hükümleri ve müslümanların duygularını bağlamayı, islami hükmüleri ve
müslümanların duygularını alakadar eden konulara dikkat etmeyi ve müslümanları rencide edeek davaranışladan kaçınmayı
ilke olarak benimsemiş demektir. Bu doğrudan doğruya onun kendisini ilgilendirir,
inancıyla alakası yoktur. Ramazanda açıkça oruç yemek oruç duygusuna ve
oruçluların değerlerine saygısızlıktır. Binaenaleyh bir zimmi ramazanda açıktan
açığa oruç yerse bu yüzden cezalandırılr, ama kimseye göstermeden gizlice yemek
yiyecek olursa cezai müeyyide uygulanmaz. Çünkü oruç tutmak onu boynuna borç değlidir.