(îstinca: kişinin, abdestini bozduktan sonra kendini su veya benzeri bir
şeyle temizlemesi demek olup sünnettir.) Çünkü Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) abdestini bozduktan
sonra hep istinca etmiştir. (İstincada iaş veya taşın yerine geçecek
herhangi bir şeyi kullanmak caizdir. Kişi o şeyi istinca
yerine, temizleninceye kadar sürter.) Zira gaye temizlenmek olduğuna göre
temizlenme ne şekilde hâsıl olursa o şekil kâfidir. (İstinca
hakkında sünnet olan bir sayı yoktur.) İmam-1 Şafii:«Üç kez 'sürmek gerekir.
Zira Peygamber Efendimiz (Aleyhis-salâtü
ve's-se-lâm) : «Herhangi
biriniz ayak.yoluna gittiği zaman kendini üç taş ile temizlesin. ([1])
buyurmuştur, demiştir. Bizim de dayanağımız, Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem)"in: -Kim ki taşlarla temizlenmek
isterse tek sayıda kalsın. Kim ki böyle yaparsa, onun yaptığı iyi bir şeydir ve
kim ki yapmazsa ona bir günah yoktur. ([2])
hadisidir. Zira «bir kez-de tek sayıdır ve I m a m -1 Ş a f i i' nin dayandığı hadisin zahiri de murad
değildir. Çünkü kişinin, kendini bir taşın uç kenarı ile temizlemesi icma ile caizdir. (Kişinin kendini su ile yıkaması daha sevaphdır.» Zira Cenab-ı Hak (Celle Celâlihu), Medine'de
ilk İnşa edilen mescitten söz ederken : «Orada temizlenmeyi seven
kimseler vardır. ([3]) buyurmuştur. Çünkü
rivayete göre ([4]) bu âyet, kendilerini önce
taşla temizledikten sonra su ile yıkayan kimseler hakkında inmiştir. Ayrıca
yıkama, bir gelenektir. Hatta kimisi : «Bu devirde sünnettir» demiştir. Kişi
kendini su ile yıkadığı zaman, kaç kez yıkayacağı söz konusu olmayıp,
temizlenmiş olduğuna kanaat getirinceye kadar kendini yıkaması gerekir. Ancak
vesveseli olan kimseler hakkında üç kez diye takdir edilmiş, kimisi de: -Yedi
kez- demiştir.
(Eğer pislik çıktığı
yerin kenarlarına dağıhrsa, su ile yıkamaktan başka
bir şey caiz değildir.) Çünkü silmek, pisliği kökten gideremediği için ancak
pisliğin çıktığı yer hakkında onunla yetinilmiş-tir.
Pislik çıktığı yerin kenarlarına dağıldığı zaman, istincanın
hükmü dışına çıkmış olur. Ancak pisliğin dağıldığı yer - î m a m Ebû Hanife ile İmam Ebû Yusuf'a göre- eğer pisliğin çıktığı yer dışında, bir
dirhem miktarını aşarsa, yıkamak lâzım gelir. Zira pisliğin çıktığı yer özel
hükme tabi olduğu için sayılmaz. İmam Muhammed ise, pisliğin çıktığı yeri de
vücudun diğer yerlerine kıyas ederek : «Eğer onunla birlikte bir dirhem
miktarını aşarsa yıkamak gerekir- demiştir. Bâzı nüshalarda -Su» yerine -sıvı»
diye geçmektedir. Bu değişik nüshalar, vücutta necis olan bir yeri sudan başka bir sıvı ile yıkamanın caiz
olup olmadığı hakkındaki ihtilâfa dayanır.
(Hayvan tersi ve
kemiklerle istinca etmek caiz değildir.) Zira hayvan
tersinin necis ve kemiklerin de cinlerin yiyeceği
olduğu için Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) bunlarla istinca
etmekten nehyetmiştir. ([5])
Şayet kişi bunlarla istinca ederse -gaye hasıl olduğu
için- kâfi gelir.(Yiyecek maddeleriyle de istinca
edilemez.) Zira yiyecek maddeleriyle İstinca etmek
hem israf, hem saygısızlıktır. Peygamber Efendimiz (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) sağ elle istinca
etmekten ([6]) nehyettiği için (Sağ elle de istinca
edilemez.)[7]
[1] Tirmizl (Taharet) 12,
EbÛ Dâvud (Taharet) 4,
İmam Ahmed'in Müs-ned'i 5/429
[2] Buharl (Abdest)
25, 26, Müslim (Taharet) 20, 22, 24, Ebû Dâvud (Taharet) 19, Tirmizİ
(Taharet) 21, Nesal (Taharet) 38, 71
[3] Tevbe süresi, âyet 108
[4] Bezzar'ın Müsned'i .Nasb-ürraye C. 1, S. 218
[5] Nesal (Taharet) 34, 35,
Buhar! (Abdest) 20, 21
[6] Buharl (Abdest)
18, (Eşrİbe) 25, Müslim (Taharet) 63, Ebû Dâvud (Taharet) 18. Nesal (Taharet) 41, İmam Ahmed'in
Müsned'i 4/383, 5/296, 309, 310, 311
[7] Şeyhü'l-Îslâm Burhanüddîn Ebu'l-Hasan
Ali b. Ebû Bekir
Merginânî, Hidaye
Tercümesi, Kahraman Yayınları: 1/80-82.