Cariye sahibi olan seyyid, cariyesiyle cinsi münasebette bulunup çocuk veya
çocuğa benzer bir mahlukat peyda olursa artık bu cariye ne satılır ne rehn bırakılır ve ne de hibe edilir. Aksi halde bu
işlemlerden herhangi birinin yapılması haramdır. Her çeşit tasarrufu yapabilir,
eskisi gibi devam eder. Çalıştırabilip, cinsi münasebette de bulunabilir. Bu
durumda olan bir cariyenin seyyidi Ölürse, vasiyet ve
borçlarından önce azat olunup, serbest bırakılır. Hatta bu cariyeden kalma
başkasına ait çocuk varsa o da serbest bırakılır. Bir seyyidin
cariyesiyle birisi nikahlanıp, cinsi münasebette bulunup daha sonra çocuk
doğurursa seyyide aittir. Ama şüphe ile bir cariyeyle
cinsi münasebette bulunma neticesi bir çocuk doğmuşsa bu çocuğu da hür edebilmek
için seyyide kıymetini ödemek gerekir.
Talak ile boşanmış bir
cariyeyi alan yeni seyyidine (cariye önceden çocuk
sahibi olmuşsa) cinsi temasıyla ümrnül veled hükmüne girmez. Ancak iki görüşten birine göre daha
evvel bu seyyid şüphe ile onunla cinsi münasebette
bulunmuş ve o münasebetten dolayı çocuk doğurmuş, o kişi de bu cariyeyi satın
almışsa o zaman bu cariye ümmü veled
olur. Allah daha iyi bilir.[1]
Ümmül Veled efendisinden çocuk
doğurmuş olan cariye demektir. Bu durumda olan bir cariye yukarıda da ifade
edildiği gibi ne satılır, ne rehin bırakılır ve ne de başka birisine hibe
edilir. İşte burda dikkat edilirse İslamın cariyeye bakış açısı çok anlamlıdır. Yani cariye
İslam nazarında ortalık kadını değildir. Efendisi istediği gibi onunla cinsel
ilişkide bulunur, daha sonra doğum yapar, tabiri caizse damızlık gibi
kullanılır, sonra da yine istediği gibi satar veya köleliği de devam eder diye
herhangi bir şey düşünülemez. Yüce dinimiz İslam, bu ve buna benzer hassas
konulan hep düzenli bir kalıba oturtmuştur. Yani cariye cinsi temas yollarıyla
kullanıldığı takdirde artık cariyelik izlerinin kaybolacağı yollar takib edilir.
Ümmül Veled'in satışı:
Ashabı Kiram devrinden beri Ümmül Veled
olan cariyelerin satılıp satılamadığı ihtilaflı ise de, Hz.
Ömer, "Ümmül Veled
olan cariye satılamaz ve efendisi öldüğü zaman geri kalan ana malından
çıkarılarak azatlanmış olur." şeklinde
hükmederdi,
Ümmül Veled'in satılamayacağı
için delil:İbni Abbas
Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Hangi kadın efendisinden çocuk doğurursa, o
kadın efendisi öldüğü zaman hürdür." [2]
Ümmül Veled'den doğan çocuk, da
aynen annesi hükmünde olup satılamaz, hibe edilemez , herhangi bir verecek
için rehn olarak bırakılamaz. Çünkü çocuk annesine
tabidir.
İbni Abbas şöyle rivayet eder:
İbrahim'in annesi (Peygamberimiz (s.a.v.)'in zevcesi) doğum yaptığında Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
"Mariye'nın çocuğu onu
hürriyetine kavuşturdu." [3] Bu
hadisi şerif Ümmü'l Veled
durumuna giren cariyenin çocuk annesi olması hasebiyle hürriyeti için bir delil
teşkil etmektedir.[4]