a. İkrah Neticesinde Kadının Zina Etmesi:
Mezheblere Göre İkrahla (Zorlama ile) Zina Edenin Durumu
2. Şafii Mezhebine Göre Zinaya Zorlanmanın Hükmü:
3. Maliki Mezhebine Göre Zinaya Zorlananın Hükmü:
4. Hanbeli Mezhebi'ne Göre Zinaya Zorlananın Hükmü:
Zina yapmak, hiçbir
zorlama ile kendisine ruhsat verilmeyen hallerdendir. Bir kişi: "Filanla
zina et, yoksa seni öldürürüz, yahut organlarından birini kesip
koparırız" şeklinde tehdit edilirse canını kurtarmak İçin zina edemez.
Zira Allah Teala zinaya yaklaşılmasını dahi
yasaklamış bunun herhangi bir zorluk karşısında yapılabileceğine ruhsat
vermemiştir. Bu husuta Allah Teala
şöyle buyurmuştur.
"Sakın zinaya
yaklaşmayın. Çünkü o hayasızlıktır, kötü bir yoldur.”[1]
Böyle bir imtihanla
karşı karşıya kalan müminin, canını feda etmesi pahasına dahi olsa, zina
etmemek için direnmesi gerekmektedir. Bununla beraber zorlamaya boyun eğer ve
zina ederse günahkar olur. Kendisine zina etme cezasının uygulanması hususunda
İse, zina edenin erkek veya kadın olmasına göre hüküm farklıdır.
Kadının, zorlama
(ikrah) karşısında zina etmesi halinde kendisine zina cezası uygulanmaz. Bu
hususta Vail el-Kindi diyor ki: "Resulullah döneminde namaz kılma maksadıyla bir kadın
evinden dışarı çıktı. Ona yolda bir adam rastladı. Adam kadının kendisine
teslim olmasını istedi. (Kadının diretmesine rağmen o) kadına tecavüz etti.
Bunun üzerine kadın
bağırdı. Adam kaçtı. Kadının yanından başka birisi geçti. Kadın: "Bana bu
işleri yapan işte bu adamdır" dedi. Kadın muhacirlerden bazı erkeklerin
yanından geçti ve onlara: "Şu adam bana şöyle şöyle yaptı" dedi.
Muhacirlerden olan o
kişiler, kadının kendisine tecavüz ettiğini sandığı, o adamı yakalayıp kadına
getirdiler. Kadın: "Evet, işte bu adam" dedi. Bunun üzerine adamı
alıp Resulullah'a getirdiler.
Resulullah bu adamın recmedilmesini
emredince asıl kadına tecavüz eden adam ayağa kalktı ve "Ey Allah'ın Rasulü! Bu işi o kadına ben yaptım" dedi. Bunun
üzerine Resulullah kadına:
"Haydi git, Allah
seni affetti" dedi. Suçsuz adama güzel şeyler söyledi. Kadına tecavüz eden
adam İçin de: "Bunu recmedin" dedi ve sonra
şöyle buyurdu: "Bu adam öyle bir tevbe ile tevbe etti ki, eğer o tevbeyi
Medine halkı yapsa idi, elbetteki tevbeleri kabul
edilirdi.”[2]
Görüldüğü gibi
Peygamber efendimiz (sav) zorla kendisiyle zina edilen kadına zina cezası
uygulamamıştır.
Tirmizi'nin rivayeti ise şöyledir.
"Bir kadın, Resulullah döneminde zorla zina işlemeye mecbur edildi. Rasululiah kadından zina cezasını düşürdü. Onunla zina eden
erkeğe zina cezası verdi. Ravi Resulullah'ın
kadın için mehir laktır elliğini (zina eden adamdan mehir alıp kadına verdiğini) zikretmedi.”[3]
Ebu Ubeyde'nin kızı Safi yy e
diyor ki: "Uz. Ömer döneminde Beytu'l malın
kölelerinden biri. ganimat malının beşte bir payına
ait olan bir cariyeye tecavüz etti ve onun bekaretini bozdu. Bunun üzerine Hz, Ömer tecavüz eden köleye zina cezası uyguladı ve onu
sürgün etti. Uz. Ömer cariyeye kendisine cebren tecavüz edildiğinden doUıyı herhangi bir ceza vermedi.[4]
b. İkrah Karşısında
Erkeğin Zina Etmesi
İkrahla (zorlama ile)
zina eden erkeğe zina cezasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunda alimler
iki kısma ayrılmışlardır. Bir kısmına göre ceza uygulanır: Hanbeli
ve Maliki mezheblerine mensub
olan alimlerin çoğunluğu bu görüştedir. Diğer bir kısım alimlere göre ise zina
cezası uygulanmaz. Şafii mezhebinde tercihe şayan oian
görüş budur. Hanefi mezhebi alimlerinden İmam Muhammet! ve Ebu
Yusuf da bu görüştedir. Ebu Hanife
ise daha sonra açıklanacağı gibi meseleyi genişçe ele almaktadır.
Bu mezhebe göre zorla zine e labi tutulmuşlardır.
a. Erkeğin
zina etmesi: Hanefi mezhebine göre zine etmeye
zorlanan bir
Bu mezhebe göre zorla zine erme hususunda kadınla erkek, farklı hükümlere labi tutulmuşlardır.
erkeğe, ikrah ister
tam ister eksik olsun zina etme ruhsatı yoktur. Çünkü bu hususta Allah Teala:
"Sakın zinaya
yaklaşmayın. Çünkü o hayasızlıktır, kötü bir yoldur"[5]
buyurmuş ve bu hususta
hiçbir ruhsat vermemiştir. Halbuki bazı haramların zaruret halinde mubah
olacağına dair ruhsat verildiği vakidîr. Mesela açlıktan dolayı öleceğinden
korkan bir insana: "Kan, domuz eti" gibi haramlardan zaruret miktarı
yeme ruhsatı verilmiştir. Fakat zinada böyle bir ruhsat yoktur.
Bununla beraber zina
etmeye zorlanan erkek tam ikrahla (can tehlikesi tehdidi ile) zina etmeye
zorlanır ve zina ederse Hanefi mezhebi alimleri bu kişiye zina cezasının
uygulanıp uygulanmayacağı hususunda ihtilaf etmişlerdir:
Ebu Hanife evvelce
"ikrahla (zorlama ile) zina eden erkeğe zina cezasının mutlaka
uygulanacağını, çünkü erkeğin ancak tenasül uzvunun harekete geçmesi neticesinde zina edebileceğini, bu da o kişinin
kısmen de olsa zina etmeye razı olduğunu gösterdiğini" söylemiştir. Daİıa sonra bu görüşünü değiştirerek zorlayanın devlet
yetkilisi olması halinde zina cezasının erkeğe uygulanmayacağını, buna mukabil
devlet yetkilisi dışında birinin zorlaması halinde cezanın uygulanacağını
söylemiştir. Ebu Hanife'ye
göre devlet yetkililerinin zorlamalarından kurtulma imkanı yoktur. Halbuki
başka birinin zorlaması durumunda devletten yardım islenerek kunulmak mümkündür.
İmam Muhammed ve Ebu Yusuf'a göre İse, devlet yetkilisi ile devlet yetkilisi
olmayanın zorlaması eşit sayılmakta ve İkrahla (zorlama ile) zina eden erkeğe
zina cezasının uygulanmayacağı beyan edilmekledir. Bu iki imama göre zorla
zina eden erkeğin kadına mehir ödemesi gerekir.
Zorlayana ise hiçbir şey yoktur.
b. Zorlama
ile zina eden kadının hükmü: Bir kadın, canını telhlikeye
düşürecek bir tehditle zina etmeye zorlanır da kendisini teslim ederse, Hanefi
mezhebine göre bu kadına ceza uygulanmaz. Çünkü kadın zinada aktif durumda
olmayıp pasif durumdadır. Cebredilmeklen dolayı
sorumluluğu düşer. Keza, Hanefi mezhebine göre bir kadın ölüme neden olmayacak
bir şekilde dövülmek gibi eksik bir ikrahla tehdit edilir de kendisini teslim
ederse, yine ona zina cezası uygulanmaz, çünkü cezalar şüpheli durumlarda
düşer. Buradaki şüphenin sebebi, tam ikrahta zina cezasının uygulanmamasıdır.[6]
Bu mezhebe göre de
ikrahla zina mubah olmaz.[7]
Bununla beraber erkekIe kadının zinaya zorlanması
kısmen de olsa farklı hükümlere tabi tutulmaktadır.
a. Zorlama
ile zina eden erkeğin hükmü: Şafii mezhebinde tercih edilen görüşe göre,
kendisine zorla zina yaptırılan erkeğe zina cezası uygulanmaz. Çünkü Resulullah (sav) bir hadis-i şerifte: "Şüphesiz ki,
Allah, ümmetimin üzerinden, hata etmenin, unutmanın ve onlara zorla
yaptırılanların sorumluluğunu kaldırmıştır”[8] buyurmuştur.
Diğer yandan erkeğin
tenasül uzvunun harekete geçmesi, dokunma halinde
meydana gelen fıtri bir hadisedir. Bu hâl erkeğin bu işe razı olduğunu
göstermez.
Şafii mezhebindeki
zayıf bir görüşe göre ise, zorla zina eden erkeğe zina cezası uygulanır. Çünkü
tenasül organının harekete geçmesi, erkeğin bu işe
istekli olmasından ve şehvani arzularının kabarmasından doğar.
b. Zorlama
ile zina eden kadının hükmü: Bu mezhebe göre zorla zinaya maruz bırakılan
kadına zina cezası uygulanmaz. Çünkü bu hususta Beyhaki'nin
Sünen'inde şu hadise zikredilmektedir:
"'Bir gün Hz. Ömer'e bir kadın getirildi. Bu kadın «susuzluktan
bitkin hale geldiği için bir çobana gidip ondan su İstediğini ve çobanın da
kadın kendisine teslim olmadıkça su vermemede direttiğini, bunun üzerine
kadının kendisini çobana teslim ettiğini» söylemiştir. Hz.
Ömer kadının recmedilmesi hakkında istişare etmiş ve
Hz. Ali ona: "Bu mecbur kalan bir kadındır,
bunun serbest bırakılması kanaatindeyim" demiştir. Hz.
Ömer de kadına ceza vermeyip serbest bırakmıştır.[9]
Diğer bir rivayette Hz. Ömer'in kadına mehir
mahiyetinde birşeyler verdiği zikredilmektedir.
Bu mezhebe mensub olan alimlerden Mutarrif,
İşba' bin Abdulhakem ve İbni
Macişun, zorlama ile zina yapmak hakkında:
"öldürülse bile, kimse bunu yapamaz. Şayet yaparsa günahkardır"
demişlerdir.
Maliki mezhebine göre
de ikrahla kadının zina etmesiyle erkeğin zina etmesi, zina cezasının
uygulanıp uygulanmayacağı bakımından farklı hükümlere tabidir.
a. Erkeğin
zina etmesi: Maliki mezhebine göre, ikrahla zina yapmaya mecbur edilen erkeğe
zina cezası uygulanması gereklidir Ebu Sever ve Hasan
el-Basri'nin de bu görüşte oldukları
nakledilmektedir. Ancak İbni Arabi'den, ikrahla
zinanın yapılabileceği ve yapana zina cezasının uygulanmayacağı görüşü
nakledilmekte, İbni Huveyzimendad'dan
da sadece zina cezasının uygulanmayacağı görüşü rivayet edilmektedir.
b. Kadının
zina etmesi: Maliki mezhebine göre de ikrahla zinaya teslim olan kadına zina
cezası uygulanmaz. Çünkü Aliah Teala
şöyle buyuruyor: "Kalbi îmanla mamur olduğu halde, inkara zorlanan
hariç..."[10]
Allah Teala âyet-i celilede
cinayetlerin en katmerlisi olan Allah'ı İnkar cinayetinin İkrah (zorlama)
karşısında işlenebİÜrliğine ruhsat verdiğine göre,
iradesi zayıf bir varlık olan kadının ikrah karşısında zina etmesi durumunda
da kendisinden cezanın düşürülmesi gerekir.
Allah Teala diğer bir âyet-i celilede
şöyle buyuruyor:
"Dünya hayatının
geçici menfaatini kazanma hırsı ile iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhuş
a zorlamayın. Kim onları fuhuş a zorlarsa, şüphesiz ki Allah da fuhuş a
zorlanmalarından sonra cariyelere karşı çokça bağışlayan ve çok merhamet
edendir."[11]
Bu âyet-i celilede zinaya zorlanan kadınların Allah Teala tarafından affedileceği beyan edilmektedir.
Peygamber efendimiz
(sav) bir hadis-i şerifinde: "Şüphesiz ki Allah, ümmetimin üzerinden,
hata etmenin, unutmanın ve onlara zorla yaptırılanların sorumluluğunu
kaldırmıştır”[12] buyurmuşlardır.
Hz. Ömer de (ra) cebren
kendisiyle zina edilen cariyeye herhangi bir ceza tatbik etmemiştir.[13]
İmam Malik'e göre evli
olduğuna veya cebredildiğine dair herhangi bir delil bulunmayan bir kadın
hamile olursa, ona zina cezası uygulanır. Ancak bu, yabancı bir kadın olur da
karnındaki çocuğun var olan kocasından veya cariye İse efendisinden olduğunu
iddia ederse ondan zina cezası düşer. Hz. Ömer de bu
görüştedir.
İmam Malik'in "Muvatta" adli kitabında şöyle denilmektedir:
"Kocası olmayan bir kadının hamile olduğu ortaya çıkar da kadın:
"Bana zorla tecavüz edildi" iddiasında bulunursa evli olduğuna dair şahid getirmedikçe veya bekaretinin yeni bozulduğuna dair
üzerinde kan lekeleri bulunmadıkça yahut kendisine tecavüz edilirken İmdat
ister de kendisine imdada gidilip durumu görülmedikçe bu iddiası kabul edilmez.
Zira Hz. Ömer (ra) şöyle
buyuruyor: "Evli oldukları halde zina eden erkek ve kadının zina ettikleri
şahitle yahut kadının hamile kalmasıyla veya itiraflarıyla ishal edildiği
taktirde recmedil-meleri Allah'ın kitabında mevcuttur
ve haktır."[14]
Cumhur ulema ise,
kadının sadece hamile kalması ile ona zina cezasının uygulanmayacağı, zina
cezasının uygulanabilmesi için ya şahidle
ya da itirafla isbat
edilmesi gerektiğini söylemişler ve delil olarak da: "Gücünüzün yettiği
ölçüde müslümanlardan cezalan düşürün. Suçlu için bir
çıkar yol varsa onu serbest bırakın. Çünkü imamın affetmede hata etmesi cezalandırmada
hata etmesinden daha hayırlıdır”[15]
hadis-i şerifini göstermişlerdir.
Başka bir hadis-i
şerifte: "Şüphelerle cezaları düşürün. Gücünüzün yettiği ölçüde müslümanlardan ölüm cezasını kaldırın”[16] buyurulmaktadır.
Kendisine Zorla Zina
Yaptırılan Kadına Mehir Verilmesi: İmam Malik, imam
Şafii ve İmam Ahmed bin Hanbel'e
göre zorla zinaya maruz kalan bir kadına mehir
ödenir. İmam Malik'in talebelerine ve Hanefi mezhebine göre ise, erkeğe zina
cezası uygulandığı taktirde kadına mehir verilmez,
erkeğe ceza uygulanmazsa kadına mehir verilir.[17]
(4)
Hanbeli mezhebi alimlerine göre de ikrahla zinaya zorlanan
kadınla erkeğin hükümleri farklıdır.
a. Erkeğin
ikrahla zinaya zorlanması: Bu mezheb alimlerine göre
de zina etme, kendine ruhsal verilmeyen yasaklardan olduğu için, ikrahla zina
eden erkeğe zina ceza.sı uygulanır. Çünkü cinsi münasebette bulunma ancak
erkeğin tenasül organının harekele geçmesiyle
mümkündür. Bu halde de ikrahın etkisinin yok olduğu ortaya çıkar ve erkeğe
zina cezası uygulanır. Ancak bu mezheb alimlerinden İbn Kudüme. Şafii'nin "ikrahla zina yapan erkeğe zina
cezası uygulanmaz" görüşünü ve delillerini zikrettikten sonra "inşaallah bu görüş, görüşlerin en doğrusudur"[18] demiştir.
b. Kadının
ikrahla zinaya zorlanması: Bu mezhebe göre de zinaya maruz kalan kadına zina
cezası uygulanmaz. Çünkü Resulullah (sav) bir hadis-i
şerifinde: "Şüphesiz ki Allah, ümmetimin üzerinden hata etmenin, unutmanın
ve onlara zorla yaptırılanların sorumluluğunu kaldırmıştır"[19] buyurmuştur.
Ilz. Ömer kendisiyle zorla zina edilen cariyeye zina
cezası uygulamamıştır.[20]
Yine susuzluktan
dolayı çobandan su İsleyen ve çoban tarafından tecavüz edilen kadının durumu Hz. Ömer'e aksedince, liz.
Ömer'in, Hz. Ali ile istişare ettikten sonra kadına mehir mahiyetinde bir şeyler verip onu serbest bıraktığı
rivayet edilmektedir.[21]
Burada ikrahtan
(zorlamadan) maksat kadını ya elini kolunu bağlayıp
etkisiz hale getirmek ya da öldürme veya benzeri
şeylerle tehdit etmektir.
İmam Ahmed, İmanı Şafii ve İmam Malik'e göre kadını zina etmeye
zorlayana hem zina cezası uygulanır, hem ele ondan kadının mehri
alınır. Ebu Hanife'ye göre
ise, kadını zinaya zorlayana zina cezası uygulanmakla mehir
verme yükümlülüğü düşer.[22]
[1] îsra, 32
[2] Tirmizi. Kit.
Hudud, b;ıb: 22, hn, 1454; Tirmizi, bu hadisin
basen, garib ve sahili olduğunu söylemişitir
[3] Tirmizi, Kit.
Hudud, bab: 22. hn. 1453., Tirmizi bu hadisi
zikrettikten sonra şunları söylemiştir: "Resulullah’ın
sahabelerinden ve sonraki dönemlerdeki alimlerden ilim erbabı olan'zallar bu hadisle amel ermişler, zorln
zina yaptırılan kadına had (ceza) uygulamamıskırdır.
Bu hadis, başka yollarla da rivayet edilmiştir. Bu hadis, garib
bir hadisdir. Senedinde kopukluk vardır. Zira Abdulcebbar. babası öldükten sonra doğmuş ve ondan hadis
duymamıştır.
[4] Buhârî, Kit.
İkrah, bab; 6 (Metin Buhârî'ye
aittir); Muvatta, hn. 1607
[5] İsra, 32
[6] Bkz. Bedayiu's-Senayi, c. IX, sh. 4490-4491; Serahsi, el-Mebsut, c. XXIV, sh. 38
[7] Bkz. Muğni'l-Muhtac, c. IV, sh. 10
[8] İbn Mâce,
Kit. Talak, Bab, 16, hn. 2045; Mecmeu'z-Zevaid, c. VI, sil. 250.
[9] Mugni'l-Muhtac,
c. IV, sh. 145; İbni Kudaıne, el-Muğni, c. VIII, sh. 186
[10] Nahl, 106
[11] Nur, 33
[12] İbni Mâce,
Kit. Talak, Bab: 16, hn. 2045; Mecmeu'z-Zevaid, c. VI, Sh. 250. Bu hadis-i
şeritte her ne kadar erkek kadın ayrımı zikredilmeden ıııüslumanlara
zorla yaptırılan işlerden sorumlu olmayacakları beyan edilmişse de Resulullah ve sahabe-i kiram dönemindeki uygulamalar sadece
kadının zina cezasından muaf tutulduğunu göstermektedir.
[13] Buhârî, Kit.
İkrah, bab: 6; Muvatta, Kit. Hudud, hn.
1607.
[14] Buhârî, Kit.
Hudud, bab , bab: 31; Müslim, Kil. Hudud, bab: AyİbnMâce, Kil. Hudud, bab; 9
[15] Tirmizi, Kit.
Hudııd, bab: 2. hn. 1454; Hakim. el-Müstedrek, c.
IV, sh. 384; Neylü'l-Evtar, c. VII, sh. 118. Hadisin nıvileri içinde Ytv.id bin Ebi Ziyad bulunmaktadır. Bu zat Tirmiziye göre zayıf, Buhâriye
göre reddedilen ve Nesefye göre hadisi alınmayan
şeklinde cerhedilıniştir. (Bkz.
Neylu'l-Evtar, c. VII, sh. 118)
[16] Neylu'l-Evtâr,
e. VII. sh. 118
[17] Tefsir el-Kurtubi. c. X, sh. 180-191
[18] İbni Kudanıe,
el-Muğni, c. VIII, sh. 178
[19] İbn Mâce,
Kil Talak, bab: 16, hn.
2045: Mecıneu'z-Zevaid, c.
VI, sh. 250
[20] Buhârî, Kit.
İkrah, bab: 6
[21] İbni Kudanıe,
el-Muğni c. VIII, sh.
186-187; Muğni'l-Muhtac, c.
IV, sh. 145
[22] İbni Kudanıe,
el-Muğni, c. V, sh. 272