V. ORUCUN ŞARTLARI
A- Orucun Farz Olmasının Şartları:
1- Müslüman Olmak:
Oruç müslümana farzdır. Gayri müslimler İslâm'a ait, emir ve yasaklarla yükümlü bulunmazlar. Sonradan İslâm'a girince geçmiş yıllara ait namaz ve oruç gibi ibadetleri kaza etmeleri de gerekmez. Hanefîlere göre gayri müslimin âhiret azabı tek olup bu da temeldeki küfrün cezasıdır. Diğer mezhep imamları buna İslâmî yükümlülükleri terketmenin cezasını da ilâve ederler.
Ramazan'da İslâm'a giren kimse geride kalan günleri oruç tutar. Geçmişe ait günahları örtülür. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Kâfir olan kimselere şöyle de: Eğer küfürlerine son verirlerse geçmiş günahları örtülür.” 38
2- Erginlik Çağında ve Akıllı Olmak:
Çocuğa, akıl hastasına, baygın kişiye veya sarhoşa oruç tutmak farz değildir. Bunlar oruca ehil olmadıkları için emrin muhatabı olmazlar. Hz. Peygamber ( s.a.s. ) şöyle buyurmuştur: “Üç kişiden kalem kaldırılmıştır: Erginlik çağına ulaşıncaya kadar çocuktan, aklı yerine gelinceye kadar akıl hastasından, uyanıncaya kadar uyuyandan. ” 39
Hanefî, Şâfîî ve Hanbelilere göre, yedi yaşına girmiş olup oruca gücü yetecek durumdaki mümeyyiz kız ve erkek çocuklarına velilerin orucu emretmesi gerekir. Bunların tutacakları oruç, namazda olduğu gibi sahihtir. Bunun amacı çocukları oruca alıştırmaktır. Ancak oruç tutmak zor bir ibadet olduğu için çocuğun buna güç yetirecek durumda bulunması gerekir. Mâlikilere göre ise, oruç namazdan farklıdır. Çocuk ancak erginlik çağına ulaşınca bu ibadetle yükümlü tutulur.
Akıl hastalığı ve baygınlık kısa aralıklarla olursa orucun farz oluşuna ve kaza edilmesine engel teşkil etmez. Fakat Ramazan ayı boyunca devam eden akıl hastalığı o yılın oruç borcunu düşürür ve kaza gerekmez. Baygınlık ise ibadeti ve kaza yükümlülüğünü düşürmez. Çünkü bayılma halinin uzun süre devam etmesi nâdir olaylardandır. Sarhoşluk da bayılma gibidir.
Mâlikilerin meşhur görüşüne göre akıl hastalığı prensip olarak kazayı gerektirir. Dayandıkları delil; “İyileşinceye kadar akıl hastasından kalem kaldırılmıştır ” hadisidir.
3– Oruç tutmaya gücü yetmek ve mukim olmak:
Hasta ve yolculara oruç tutmak farz değildir. Ancak oruç tutarlarsa, tuttukları oruç sahihtir. Eğer oruç tutmazlarsa tutamadıkları günleri kaza ederler. Kur'an-ı Kerim'de hastalık ve yolculukla ilgili şu hükümler yer alır : “Sayılı günlerde oruç tutunuz. Sizden her kim hasta olur veya seferde bulunursa diğer günlerden tutamadığı günler sayısınca oruç tutsun. Oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin bir yoksulu doyuracak fidye vermeleri gerekir. Kim gönül isteği ile bir hayır yaparsa o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.” 40
Yaşlılık sebebiyle gücü yetmeyenlere oruç tutmak farz olmadığı gibi hayız ve nifas halindeki kadınlara, yine kendisi veya çocuk zarar görecek durumdaki gebe veya emzikli kadınlara da farz olmaz. Yaşlılar oruç yerine fidye verir, diğerleri de kaza ederler. Yolcunun oruç tutmaması için gideceği mesafenin 90 km'nin üstünde yani namazları kısa kılmasını gerektirecek bir uzaklıkta olması gerekir. ”
Diğer yandan dâru'l-harpte İslâm'a giren kimsenin orucun farz olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Burada bilmemek özür sayılır. 41
B- Orucun Sıhhatinin Şartları:
Orucun sahih olması için üç şartın bulunması gerekir. Hayız ve nifaslı bulunmamak, niyet ve orucu bozan hallerden uzak olmak.
1- Hayız ve nifastan temizlenmek:
Hayız veya nifas halinde bulunan bir kadının tutacağı oruç geçerli değildir. Böyle bir kadın Ramazan'da tutamadığı oruçları daha sonra kaza eder.
Cünüplükten temizlenmenin orucun sıhhatinin şartı olmadığı üzerinde fakihlerin görüş birliği vardır. Çünkü cünüplüğün giderilmesi mümkündür. Ayrıca cünüplük genel olarak gece bazen de gündüz meydana gelebilir. Hz. Aişe ile Ümmü Seleme (r. anhâ) dan rivâyet edildiğine göre; “ Hz. Peygamber ( s.a.s. ), Ramazanda ihtilâm olmaksızın cinsel tekarrüb sebebiyle cünüp olarak sabahlar, sonra orucuna devam ederdi.” 42 Yine Ümmü Seleme ( r. anha )' dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Rasûlullah (s.a.s. ) ihtilâmdan dolayı değil cinsel tekarrüb sebebiyle cünüp olarak sabahlar, sonra orucunu bozmaz, kazasını da yapmazdı. ” 43 Ancak Allah elçisinin ümmetine kolaylık için bu şekilde guslü geciktirdiğini unutmamak gerekir. İmkân olunca akşamdan veya sahurdan önce yıkanmak daha faziletlidir.
Cünüp olarak sabahlayıp temizlenmeyen kimse veya sabah vaktinden önce temizlenen kadın, sabah vakti girdikten sonra yıkanırsa o günün orucu sahih olur. 44
2- Oruca Niyet:
Herhangi bir oruca kalben niyet yeterlidir. Bir kimse geceden yarının Ramazan olduğunu ve kendisinin bu ayda oruç tutacağını kalbinden geçirse veya oruç için sahura kalksa bu bir niyet sayılır. Fakat niyetin dil ile de yapılması menduptur.
Oruç ister farz, ister nafile olsun, bütün çeşitlerinde niyet şarttır. Çünkü oruç bir ibâdettir. İbadeti âdetten ayırmak için namazda olduğu gibi niyet gerekir. Hz. Peygamber ( s.a.s.) ; “Ameller niyetlere göredir, herkes niyet ettiği şeyi görecektir.” 45 buyurmuştur.
Bütün oruçlarda mümkün olursa sabah vakti girmeden önce veya geceden niyet etmek en faziletli olanıdır. Çünkü bu, ibadetin başlangıcına daha yakındır. İkinci fecir girdikten sonra zimmette borç olan oruçlara niyet caiz değildir. Kaza orucu gibi.
Niyet edilecek zaman bakımından oruçlar ikiye ayrılır.
a- Geceden niyet edilmesi ve belirlenmesi şart olan oruçlar: Bunlar, zimmette borç olan oruçlardır. Ramazan orucunun kazası,başlanılmış bir nafile orucun kazası, bütün çeşitleri ile keffaret oruçları ile mutlak adak oruçları bu gruba girer.
Bu çeşit oruçlara niyetin geceleyin veya en geç ikinci fecrin başlangıcında yapılması şarttır. Ayrıca bunları niyetle tayin etmek de gereklidir. Bu yüzden bunlardan herhangi biri için ikinci fecirden sonra niyet edilse veya orucun çeşidi kalben de olsa tayin edilmese tutulmaları sahih olmaz. Çünkü bu oruçlar için İslâm'ın önceden belirlediği bir gün yoktur. Bu yüzden bunu oruç yükümlüsünün niyetiyle belirlemesi gerekir.
Diğer yandan, akşamdan böyle bir oruca karar verilmiş olması ve bunun için sahura kalkılmış olması da niyet yerine geçer. Ancak ikinci fecirden sonra böyle bir oruca karar verip tutmak caiz olmaz.
b- Geceden niyetlenmek ve belirlemek şart olmayan oruçlar: Bu oruçlar, Ramazan orucu, zamanı belirlenmiş adak orucu, müstehap ve mekruhları ile bütün nâfile oruçlar gibi belli bir zamana bağlı olan oruçlardır. Bu gibi oruçlara akşam güneşin batışından, ertesi gün, gündüzün yarısından öncesine kadar niyet edilebilir. Fakat güneşin batmasından önce veya tam istivâ zamanında yahut bundan sonra akşama kadar hiç bir oruca niyet edilemez. Bu konuda mukim ile yolcu veya hasta ile sağlam kimse arasında bir fark yoktur. 46
Ancak bu gibi oruçlara öğleden önceye kadar niyet edilebilmesi, ikinci fecirden itibaren yiyip içmek gibi oruca engel bir şeyin bulunmamasına bağlıdır. Böyle birşey bilerek veya bilmeyerek vuku bulmuş olunca artık oruca niyet caiz olmaz.
Zevalden önce nâfile oruca niyet edilebileceğini gösteren hadis-i şerifler vardır: “Hz. Peygamber bir gün Hz. Aişe'ye şöyle buyurdu: “Yanınızda öğle yemeği var mıdır?” Hz. Aişe: “Hayır” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.) : “ O halde ben oruç tutuyorum” buyurdu. 47
Mâlikilere göre, niyetin geçerli olması için güneşin batmasından itibaren gecenin son kısmına kadar veya fecrin doğması ile birlikte yapılması gerekir. Oruç nafile bile olsa zevalden önceye kadar niyet edilemez. Çünkü sabahleyin niyet edilmeyince o gün oruç tutmamak üzere belirli hale gelmiş olur. Çünkü bir günün hem oruca hem de iftara ihtimali bulunmaz. 48
Şâfîîlere göre Ramazanda farz oruç için veya diğer zamanlarda kaza ve adak gibi oruçlar için geceden niyetlenmek şarttır. Ancak nâfile oruca zevalden önceye kadar niyetlenmek de caiz olur. 49
Oruca Niyet Şekli:
Ramazan, belirli adak veya herhangi bir nâfile oruç için mutlak niyet yeterlidir. Meselâ; “Yarın oruç tutmaya; veya: Yarınki günün orucunu tutmaya; Yahut: Yarın nâfile oruç tutmaya ” diye niyet edilebilir. Bununla birlikte bunlar için geceleyin niyet edilmesi ve bu oruçların tayin edilmesi, meselâ; “ Yarınki Ramazan orucunu tutmaya niyet ettim.” denilmesi daha faziletlidir.
Fakihlerin çoğunluğuna göre Ramazan'ın her günü için ayrı ayrı niyet etmek şarttır. Çünkü her bir günün orucu kendi başına bir ibadettir, başka bir güne bağlı değildir. Dayandıkları delil, bir günün orucunu bozan şeyin diğer günlerin orucunu bozmamasıdır.
Mâlikilere göre ise, Ramazan ayında bir tek niyet ile oruç tutmak yeterlidir. Ramazan orucunun keffâreti, adam öldürmenin keffâreti veya zıhar keffâreti gibi peşpeşe tutulan oruçlarda da tek bir niyet yeterlidir. Ancak bu oruçlar yolculuk, hastalık, hayız veya nifas gibi zorunlu sebeblerle kesilirse, engel kalktıktan sonra yeniden niyet gereklidir. Tek bir niyetin yeterli olduğu oruçlarda her gece niyetlenmek ise menduptur. Dayandıkları delil; “Sizden her kim Ramazan ayına yetişirse oruç tutsun ” âyetidir. Ay, tek bir zamana verilen isimdir. Bu yüzden ay süresince oruç tutmak tek bir ibadettir. Bu ise namaz ve hacca benzer, tek bir niyet ile eda edilebilir. 50
Bir kaza orucuna ikinci fecrin doğmasından sonra niyet edilse, bununla kaza geçerli olmayacağı için, oruç nâfileye dönüşür. Eğer bu oruç bozulacak olsa kazası gerekir. Çünkü başlanılmış olan bir ibadeti yarıda bırakmak caiz değildir.
Bir kimse daha güneş batmadan “ Yarın oruç tutayım ” diye niyet etse, ertesi zeval vaktinden önceye kadar bunu teyit etmedikçe oruç tutmuş olmaz. Ancak güneş battıktan sonra yapılacak böyle bir niyet yeterli olur.
Bir kimse geceleyin herhangi bir oruca niyetlendikten sonra, ikinci fecrin doğuşundan önce bu niyetinden dönse bu dönmesi geçerli olur. Orucunu bozmaya niyet ettiği halde bozmazsa, mücerret bu niyetle orucu bozulmuş olmaz.
Bir kimse Ramazan ayının girdiğini bildiği halde ne oruç tutmaya ne de tutmamaya niyet etmemiş bulunsa - açık olan rivâyete göre - oruçlu bulunmuş olmaz.
Niyetin tereddütlü ve şartlı olmaması gerekir. Meselâ; “ Yarın davete çağrılırsam iftar etmeye, çağrılmazsam oruç tutmaya niyet ettim. ” diye yapılacak bir niyet geçerli değildir. Böylece tereddütlü bir niyetle oruç tutulmuş olmaz. Ancak “ İnşâallah yarın tutmaya niyet ettim. ” diye yapılan bir niyet geçerlidir.
İstiva zamanına kadar niyet edilmesi caiz olan oruçlarda, gündüz niyet edildiği taktirde, niyetin o günün başlangıcından itibaren oruçlu bulunmayı kapsaması gerekir. Yoksa niyet edildiği andan itibaren oruç tutmaya niyet edilecek olsa bununla oruç tutulmuş olmaz.
Ramazan gecesinde veya gündüzünde bayılan veya akıl hastalığına yakalanan kimse, istiva zamanından önce ayılıp, oruca niyet etse oruçlu bulunmuş olur.
Bir kimse Ramazanda başka bir vacib oruca niyet edecek olsa bu, Ramazan orucuna niyet etmiş sayılır. Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'e göre bu konuda mukim ile yolcu arasında fark yoktur. Ebû Hanife'ye göre ise bu durumda yolcu niyet ettiği vâcip oruç için oruçlu bulunmuş olur. Çünkü onun Ramazan orucunu tutma zorunluluğu yoktur.
Nâfileye niyet edilecek olsa, daha sağlam görüşe göre, Ramazan orucuna niyet edilmiş olur. Hastanın bu şekildeki niyetleri de - sağlam görüşe göre- Ramazan adına yapılmış olur.
Yolcu ile hastanın mutlak olarak yapacakları niyetler de Ramazan orucu için yapılmış olur.
Belirli bir adak orucu gününde keffâret veya Ramazan orucunu kaza gibi başka bir vâcibe niyet edilerek oruç tutulmuş olsa, bu oruç -sağlam görüşe göre - o vâcip için sayılır, belirli adak orucunun ise kazası gerekir.
Bir oruç ile hem keffârete hem de nâfileye niyet edilse keffâret olarak caiz olur. Fakat bir oruç ile hem kazaya hem de yemin keffâretine niyet edilse hiç birisi geçerli olmaz. Çünkü bu iki oruç arasında tearuz yoktur. Böyle bir oruç nâfileye dönüşür.
Bir veya daha çok Ramazan'lardan kalan oruçları kaza ederken; “ üzerine kazası ilk gerekli olan oruca ” diye niyet edilmesi daha uygundur. Bununla birlikte, tayin etmeksizin yalnız kazaya niyet edilmesi de yeterlidir.
Bir kadın henüz âdet halinde iken geceleyin oruca niyet etse, ikinci fecirden önce temizlenmiş olursa orucu sahih olur.
Esir olan veya hapiste bulunan kimseler, Ramazan ayının girip girmediği hususunda şüpheye düşseler araştırıp ictihat ederek bir ay oruç tutarlar. Bu, kıble ve namaz vaktini araştırmaya benzer. Tutulan bu oruçlar Ramazan'a rastlamış olur veya Ramazan'dan yahut oruç tutulamayan bayram günlerinden sonra geceleyin niyet ederek tutulmuş bulunursa Ramazan adına caiz olur. Ramazan günlerinden eksik tutulmuşsa, eksik kalan günler kaza edilir. Fakat Ramazan'dan önceye rastlamış olursa caiz olmaz, yalnız nafile oruç tutulmuş olur.
Oruca güneş battıktan sonra niyet edilmesi halinde, ikinci fecre kadar yeme içme ve cinsel ilişkide bulunma oruca zarar vermez. Çünkü geceden yapılan niyet ikinci fecirden itibaren başlayacak olan oruç ibadeti için yapılmış olur. Nitekim, ikinci fecirden önceye kadar bu niyetten dönülmesi de mümkündür. 51
Orucun sahih olmasının şartlarından olan, orucu bozan hallerden uzak olmayı aşağıda açıklayacağız.