>VIII- HACCIN ÇEŞİTLERİ
Hac; farz, vâcib ve sünnet olmak üzere üç kısma ayrılır. Gerekli şartlara sahip olan her müslümana ömründe bir defa haccetmek farzdır. Hac yapmayı adayan kimsenin haccetmesi vâciptir. Yine, başlanmışken bozulan nâfile bir haccı kaza etmek de vâciptir. Farz haccı yapmış olan kimsenin, birden fazla yapacağı haclarla, henüz yükümlü olmayan çocuğun yapacağı hac nâfiledir. Umre ise, hac ayları dışında da yapılabilen sünnet bir ibâdettir. Gerek farz, gerek vâcip, sünnet veya nâfile hac üç çeşide ayrılır. İfrâd, temettü, ve kıran haccı.
A - İfrâd haccı
Mikatta ihrâma girerken yalnız hac yapmaya niyet edilince, buna ifrâd haccı denir. Bu haccı yapana da “ müfrid ” denir. Bunda, umre yapılmaksızın yalnız hac ibâdeti ifâ edilir. Akabe cemresini atıncaya kadar ihrâmda kalır. Akabe cemresinden sonra dilerse kurban keser. Çünkü ifrâd haccı yapana kurban kesmek vâcib değildir. Dilerse nâfile olarak keser. Sonra traş olur veya saçlarını kısaltır ve ihramdan çıkar.
B -Temettu haccı
Hac aylarında önce umre için ihrama girip, umreyi tamamladıktan sonra, aynı yılın hac aylarında hac için yeniden ihrâma girerek yapılan hacca “temettu' haccı” denir. Burada umre ve hac ayrı ayrı ihrâmla ifâ edilmektedir. Bu çeşit haccı yapana “ mütemetti ” denir.
Temettu haccı yapacak olan kimse, mikatta umre niyetiyle ihrâma girer. Mekke'ye ulaşınca tavâf ve sa'yeder, tıraş olur veya saçlarını kısaltır. Böylece umreyi tamamlayıp ihrâmdan çıkar. Normal elbiselerini giyer, ihrâmlı olmayanlara mübah olan şeylerden yararlanır. Sonra Zilhicce'nin sekizinci günü veya daha önce Mekke'de kaldığı evde ihrâma girer, kudûm tavafını yapar, diğer hac amellerini tamamlar. Bir haccın temettu' haccı sayılması için, umre ile haccın aynı hac mevsimi içinde yapılması gereklidir. Hac mevsiminden önce umre yapıp, sonra hac mevsiminde hac yapmak, temettu' haccı olmadığı gibi, bir yıl umre, sonraki yıl hac yapmakla da temettu' meydana gelmez.
Mikatların dışında kalan belde ve ülkelerden gelen hacılar ( âfâkîler ), uzun süre ihrâmda kalmamak için, daha çok temettu' haccını tercih ederler. Burada umre ile haccı, aynı hac mevsiminde ayrı ihrâmlarla birlikte yapmaya muvaffak kıldığından, Allahu Teâlâ için bir şükür kurbanı kesilir. Bu kurban, Akabe cemresi atıldıktan sonra, traştan veya saçları kısaltmazdan önce, kurban bayramı günlerinden birinde kesilir. Kurban kesmeye gücü yetmeyen kimse, hac sırasında bayramdan önce üç, bayram günleri çıktıktan veya kendi beldesine döndükten sonra yedi olmak üzere toplam on gün oruç tutar.
C - Kırân haccı
Aynı hac mevsimi içinde umre yaptıktan sonra ihrâmdan çıkmadan yapılan hacca, “ kırân haccı ”; bu haccı yapana “ kârîn ” denir. Kişi, umre ile haccı beraber yapmak üzere ihrâma girer; umreyi tamamlar, ihrâmdan çıkmaz; ihrâmın gereklerine riâyet ederek hac fiillerine başlar,kudûm tavafını yapar, Arafat'ta durur, bayramın birinci günü Akabe cemresini attıktan sonra kurbanını kesip traş olur, ihrâmdan çıkar.
Temettu' ve kırân haccı yapanlara şükür kurbanı kesmek vâciptir. İfrâd haccı yapanın böyle yükümlülüğü yoktur, dilerse nâfile kurban kesebilir. Kırân haccında da şükür kurbanı kesemeyen kimse, bayramdan önce üç gün, evine döndükten sonra yedi gün olmak üzere, on gün oruç tutar. Allahu Teâlâ şöyle buyurur :
“ Güvene kavuştuğunuz zaman hac zamanına kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser; kurbanı bulamayan, üç gün hacda, yedi gün de döndüğünüz zaman olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu, ailesi Mescid -i Haram civarında oturmayanlar içindir.” 64
Temettu' veya kırân haccı yapan kimsenin şükür kurbanı kesmeye gücü yetmez ve kurban bayramından önceki üç gün orucu da tutmamış bulunursa, sonraki yedi günü de tutması gerekmez. Bunun yerine kurban kesmesi gerekir. Kurban kesemeyecek durumda ise ihrâmdan çıkar, fakat bu kez iki kurban lâzım gelir. Birisi temettu' veya kırân kurbanı, diğeri kurban kesmeden ihrâmdan çıktığı için ceza kurbanıdır.
Mekkelilere ve Mikat sınırları dâhilinde oturanlara temettu' veya kırân haccı yoktur. Onlar yalnız ifrâd haccı yaptıklarından şükür kurbanı kesmeleri gerekmez. 65
D - Hedy kurbanı:
Allahu Teâlâ'nın rızasını kazanmak için veya hac ibâdetindeki bir eksiklikten yâhut ihrâm yasaklarına uymamaktan dolayı keffâret ( ceza ) olarak kesilmek üzere Harem - i Şerife götürülen veya kendisi yahut parası gönderilen kurbana “ hedy ” denir.
Ayette şöyle buyurulur : “Eğer emniyet içinde iseniz, hac zamanına kadar umre yapana, gücünün yettiği bir kurban (hedy ) gerekir. 66
Temettu' veya kırân haccında kesilen şükür kurbanı ile hac mevsiminde Harem'de kesilen nâfile her cins kurban " hedy kurbanı ” olup, bunların sahipleri etlerinden yiyebilir. Ceza veya keffâret kurbanı ise hedy olmakla birlikte zekât, adak kurbanı ve fıtır sadakası türünden sayıldığı için, bunun etinden sahibi, eşi, usûl ve fürûu yiyemezler. Yiyecek olurlarsa kıymetini yoksullara ödemeleri gerekir. Şükür kurbanı bayramın ilk üç gününde traş olmazdan önce kesilebilirse de, birinci günü kesilmesi daha faziletlidir. 67