Hadis limleri ve Hads Istlahlar

Subhi es-Slih

eviren: Prof. Dr. Yaar Kandemir

Diyanet leri Bakanl Yaynlar

 

HADS LMLER VE HADS ISTILAHLARI. 3

NSZ.. 3

1- HADS TARH. 4

1- HADS, SNNET VE DER ISTILAHLAR.. 4

Hads Ve Snnet : 4

Haber ve Eser: 6

Hadis-i Kuds: 7

2- HADSN TEDVN ZERNE.. 8

Asr-I Saadette Okuma-Yazmann Az Oluunun Sebepleri; 8

Hz. Peygamber Zamannda Yazlan Sahifeler 11

Eb Hureyre'nin Hemmm B. Mnebbih Yoluyla Gelen Sahfesi 13

Hadslerin Tedvni Ve Msterikler 14

Hulef- Rdn Devri 15

Tbi'n Ve Tebe- Tb'n Devri 16

3- TALEBU'L-HADS (HADS TAHSL) N YAPILAN SEYAHATLER.. 19

Hads Tedvininde Muhitin Te'sri: 19

Talebu'l-Hads in Yaplan Seyahatler: 20

Bu Seyahatlerin Dn Hkmlerin Tevhidine Olan Tesiri: 21

Hads Ticareti in Yaplan Seyahatler: 23

Hadiste Lubl Olanlara Kar Gsterilen Mukavemet: 24

4- DRU'L-HADSLER VE MUHADDSLERN LKAPLARI. 26

Muhaddislerin Unvanlar: 27

Hadsin Lfzen Rivayeti. 28

5- TAHAMMULU'L-HADS VE ETLER. 31

1. Sem'. 31

2. Kret, 32

3. czet. 33

4. Mnvele. 33

5. Kitabet. 34

6. 'lm. 34

7. Vasyyet. 35

8. Vicdet. 35

Eda ekilleri. 36

2- HADS LMLERNN BLMLER. 36

1- RlVYETU'L-HADS VE DRYETU'L-HADS LMLER. 36

1. Cerh veTadl lmi 37

2. Hads Rvleri lmi 37

3. Muhtellfu'l-hads ilmi 37

4. Ilelu'l-hads ilmi 38

5. Garbu'l-hads ilmi 38

6. Nsih ve Mensh ilmi 38

2- RVYETU'L-HADS KTAPLARI VE DERECELER. 39

I. Rivayet Kitaplarnn Dereceleri. 39

II. Belli-Bal Rivayet Kitaplar Ve Msnedler. 39

3- RVAYETN ARTLARI VE MUHADDSLERN LLER. 42

3- HADS ISTILAHLARI. 46

1- HADSN KISIMLARI. 46

2- SAHH HADS. 47

Mtevtir Hads: 48

3- HASEN HADS. 51

Sahh Ve Hasen'e mil Istlahlar: 53

4- ZAYIF HADS. 54

Zayf Hadsn Nevleri: 54

1. Mrsel Hads. 54

2. Munkat' Hads: 55

3. Mudal Hads. 55

4. Mdelles Hads: 56

5. Muallel Hads 59

6. Muztarib Hads: 61

7. Maklb Hads: 63

8. z Hads: 64

9. Mnker Hadis: 67

10. Metruk Hads: 68

Mevkuf ve Maktu' Hadsler, Zayf Hadsleri idir?. 68

5- SAHH - HASEN - ZAYIF HADSLER ARASINDA MTEREK OLAN ISTILAHLAR.. 70

1. Merf: 70

2. Msned: 71

3. Muttasl Veya Mevsl : 72

4. Mu'an'aa Hads: 72

5. M'ennen Hads: 73

6. Mu'allak Hads: 73

7-8- Ferd ve Garlbr 74

9-11- Azz, "Mehur ve Mstefiz. 75

12-13- l ve Nazil 77

14.15- Mtbi ve hid. 79

16. Mdrec. 80

Mdrec Olan Ksm Birka ekilde Bilinir: 81

17. Mselsel Hads. 82

18. Musahhaf Hads. 83

6- MEVZU HADSLER VE UYDURMA SEBEPLER. 86

7- SENED VE METN BAKIMINDAN HADS. 90

4- HADSN HUKUK-LGAT VE EDEBYATTAK YER. 3

1- HADSN HUKUK BAKIMINDAN NEM. 3

2- SAHH HADS TER BAKIMINDAN HCCETTR.. 6

Raslullah'iu Snneti Hakknda Sahblerin Bilgisi Farkldr: 7

Mezheblern Zuhuru ve mamlarn Hadsle Ihticc: 8

Haber-i Vhidle hticc Ve artlar: 9

Karinelerle Takviye Edilen Haberle Ihticc Edilip Zayf Hadsle Edilemeyecei: 10

3- HADSN EDEBYAT LMLERNE TESR. 11

slm limlerin Hadsin Glgesinde Douu: 11

Hadsin Nahiv Asllarna Tesiri: 11

slm'n lk Devirlerinden Beri snd Sistemini Tatbiki: 12

"Bil Ki Fezil Hadslerini Uydurma Hareketi, lk Olarak iler Tarafndan Balatlmtr. 12

Edebiyat limleri Ve Hadscilerin snadnn Bu limlere Tesri: 13

4- LGAT ve NAHVDE HADSLE HTGC.. 14

limlerin Hads Rivyetindeki ekingenlikleri: 14

Lgat ve Nahivde Hadsle hticc: 14

Edebiyatlar Niin Hadsle hticc Etmemilerdir?. 15

Hadsle hticca Man Olanlara Cevp: 15

Aratrmann zeti: 16

5- RVLERN TABAKALARI. 17

1- BNU SA'D ve et-TABAKT'DAK TASNF METODU.. 17

Giri: 17

bnu Sa'd, Hayt Ve Eserleri: 17

Asl Kaynaklar: 17

bnu Sa'd'n eyhi El-Vkdi Hakknda Birka Sz: 18

eyh Ve Talebesi; 18

Et-Tabaktn htiva Ettii Bellibal Mevzular: 19

bnu Sa'd'n et-Tabakt'daki Metodu: 19

2- RVLERN TABAKALARI. 20

Rvlerin Tabakalar Ve Tabaka Taksimleri: 20

bnu Hacer'e Gre Rvlerin Tabakalar: 21

Sahabe Tabakas: 21

Tabiin Tabakas: 23

Etbut-tbi'n Tabakas: 23

3- BZI SAHBLERN TERCEME- HALLER. 23

A. Yedi Mksirn: 23

1 -Eb Hureyre. 23

2 -Abdullah b. mer. 24

3 - Enes b. Mlik. 25

4 -M'minlerin Annesi Hz. ie. 25

5 -Abdullah b. Abbs. 26

6 -Cbir b. Abdillh. 27

7 - Eb Sa'd el-Hudr. 27

B. Bz Mehur Sahbler. 27

8 - Abdullah b. Mes'd. 27

9 - Abdullah b- Amr b. el-'s. 28

10 - Eb Zer el-fr. 28

11 - Sacd b. Eb Vakks. 28

12 -Mucz b. Cebel. 29

13 - Ebu'd-Derd'. 29

4- BZI TABN BYKLERNN TERCEME- HALLER. 29

1. Sa'd b. el-Museyyeb. 29

2. bnu mer'in Mevls Nfi. 30

3. Muhammed b. rn. 30

4. bnu ihb ez-Zuhr. 30

5. Sa'd b. Cubeyr. 31

6. mm Eb Hanfe. 31

5- ETB'U'T-TB'NDEN BZILARININ TERCEME- HALLER. 32

1. mm Mlik b. Enes. 32

2. mm e-fi'. 32

3. Sufynu's-Sevr. 33

4. Sufyn b. Uyeyne. 34

5. el-Leys b. Sa'd. 34

6- ETB'U ETB'I'T-TBNDEN BZILARININ TERCEME HALLER. 34

1. mm Ahmed b. Hanbel. 34

2. mm Buhar. 35

3. mm Mslim. 36

4. mm Tirmiz. 36

 


HADS LMLER VE HADS ISTILAHLARI

 

NSZ

 

Hads ilimleri mevzuundaki bu eser, Ulmul-Kur'n adl kitabmz gibi lmsz mirasmzn zerinden senelerin tozunu silken, ecdadmzn en deerli fikir aheserlerini, asrmzn zevkine uygun sde ve ak bir slbla takdim eden bz ilm aratrmalar ihtiva etmektedir.

Biroklar, byle bir aratrmann pek kolay olduunu, amaz bir metodu bulunduunu ve dolaysyle herhangi bir ekilde yanlma ihtimlinin kalmadn zannederler; zira onlara gre byk limlerimiz, yaplmas cb eden kereyi yapmlar ve ilve edilecek hibir ey brakmamlardr. Buna gret ecdadmzn eserlerini ve szlerini zetlemekle yetinerek, onlarn ilim ummamndan kana kana imekten baka yaplacak bir iimiz kalmyor.

Sylediimiz tarzdaki bir aratrmann son derece mkil olduunu, me tinleri tetkik ve yazmalar ner etmek sreliyle uzun bir emek ve gayrete ihtiya gsterdiini anlatarak, bu yaygn haty derhal tashh etmemiz gerekmektedir; nk byle bir aratrmada, ie'lif ve tahkik ile beraber, eski mahsln yeni metodla mkemmel bir ekilde terkibi bahis mevzuudur. Hads ilimleri mevzuunda yazan bir eserde, muhtelif metinlerin tetkik edilmesi zarurdir. Eer bu ilimler deki yazma ana kaynaklara eilerek, onlar emniyetle aktarp dikkatle zetleyerek muhtelif meseleleri bir araya loplamasaydk, bu kitabmz-, mtehassslarn aradklar nemli bahisleri ihtiva etmeyecekti.

Suriye''deki hiriyye Ktphanesinin, Hads ilimleri ve hadis st-lklar bakmndan dnynn en zengin ktphanelerinden biri olduu malmdur. Bu ana kaynaklarn ekserisini tanma imknn eldetftik. Bibliyografya ksmnda tanttmz bu eserlerden ne kadar ok faydalandmz, kitabmz-daki notlardan anlalabilir.

Sdece dikkatli bir nakil ve iyi bir zetleme ile yetinmeyip, selefimizin hads ilimleri hakkndaki eserlerini, trih ve tahlil bir metodla inceledik. Neticesiz mnakaalarn naklederek okuyucuyu lzmsuzyere oyalamadan, muhtelif melliflerin fikirlerim mukayese ettik. Ayrca, bu pek kymetli eserlerindeki eitli stlahlar mnsebetiyle yer yer temas ettikleri tenkd llerini de bir araya getirmeye altk.

u hle gre bu kitap bir hulsa deil, Ur inceleme ve aratrma mahsldr', byle olmayp da sdece bir hulsadan ibaret bulunsayd, bunu sylemek bile bizim iin bir kusur saylmazd. yeryzn Raslullah (s.a.v.yin snnetine dir yazdklar eserlerle dolduran byk mnekhdlerimize ve asil selefimize hads ilimleri mevzuunda muhta olmak, bizim iin bir ereftir. uras da muhakkak ki, mevzuun karakteri, gerek bize ve gerekse dier aratrclara nakil ve hulsa yapmay zarur klmaktadr. Bugn bizim, dnyann ve btn lemlerin efendileri olan ecdadmzn ortaya koyduu bu temel prensiplere, kklemi kaidelere ve kr usllere yeni bir ey ilve etmemiz ne mmkn Bizyeni bir aratrmann, titiz bir ekilde yaplacak olan nakle, metinler arasnda bir mukayese yapmann da tetkik ve tahkike muarz olacan zannetmiyoruz. te bu anlay erevesinde fevkalde bir dikkat ve tina ile, ekseriya beendiimiz veya tercih ettiimiz gr de syleyerek, birok etrefilli bahislere daldk:

Ras-i Ekrem (s.a.v.) yn zamannda hadslerin yazldn gsteren, hi kimsenin reddedemeyecei deliller getirdik. Bu mevzuda birok mecmualar, kitaplar ve trih vesikalar ortaya koyarak bunu isbta altk. Nihayet u. neticeye vardk : Bu byk insanlar snneti korkmak mevzuunda sdece hafzaya itimat etmekle kalmayarak, islm'n ilk yllarndan itibaren hadsleri azyla da tesbit etmilerdir.

Daha sonra trih bir incelemeye geerek talebu''l-hads (hadsleri toplamak) iin yaplan seyahatleri, tahamml' l-hads (bir stddan hads alma) usllerini tetkik ettik. Bunlar birbiriyle karlatrarak aralarnda mukayeseler yaptk.

Muhtelif hads ilimleri mevzuunda yazlan belli-basl eserleri ksaca gzden geirdik.

Rvlerde aranan artlara temas ederek, kymeti her devirde kabul edilen bu artlardaki insan lleri gz nne serdik.

Sonra hadsin eitlerine geerek, hassas hadis stlahlarn, en salam ve muteber kitaplardan faydalanarak inceledik. unun iin de, hads stlahlar mevzuunda ilk olarak yazld kabul edilen eserinden balayarak, am'n allmesi merhum Cemluddn el-Ksm'nin KavHdu't-tahds'irce varncaya kadar birok usl-i hads kitabn tetkik ettik.

Hadsin hukuk, lgat ve edebiyattaki yerine tahsis ettiimiz holmde, snnetin hukuki btn mevzularda nasl hkimiyet tess ettiini, asl Kut Kerm!de bulunsa dah, zaman zaman hell ve karam belirtmek hususunda

tek bana nasl sz sahibi olduunu zh ettik. Haber-i vhd ve haber- vhidlt ihticcn artlan mevzuunu mufassal bir ekilde anlattk.

Haberleri isndlartyle birlikte rivayet etmek keyfiyetinin lk defa lmanlar tarafndan kullanldn gsterdik. Muhaddislerin cd ettii b isnd sisteminin, edebiyat ilimlerine ne derece te'sr ettiini inceledik

Lgat ve nahivde hadsle hticc etmek istemiyenleri reddederek, sahh ve fasih szleri nakletmek hususunda muhaddislerin kulland llerin, lgat-lerinknden daha hassas olduunu belirttik.

Son blmde rvlerin tabakalarm geni bir ekilde incelemek lzumunu duyarak, zellikle bnu S'dVan ve onun bu tabakalarda gz nnde bulundurduu tasnif metodundan bahs ettik. Bu arada sahabe, tabin, ve tebe-i tbin hakkndaki stlh taksimleri aklayarak, bunlar arasnda pek mehur olan zevatn terceme-i hllerini, ana kaynaklara ba vurmaya hacet kalmayacak ekilde yazdk.

Bz aydn genlerimizin, "hadsin tedvini" inkr ederek, eitli pheler uyandran msteriklerin hilelerine kapldn grdmz in, bu bahsi mufassal bir ekilde tetkk ettik.

'''Mevzu hadisler ve hads uydurmann sebepleri" mevzuunu da etraflca aratrarak, eski limlerimizin sahh hads ile uydurma hadisi birbirinden ayrmak iin gz nnde bulundurduklar ana prensipleri ortaya koyduk.

Muhtelif bahisleri incelerken, hads stlahlarnn kabuktan nce zn, ekilden nce mnnn, senedden nce metnin, takldden nce akl ve hissin dikkate alnd pek hassas bir tenkd sistemine dayandn gstermeye altk. eitlerin, blmlerin ve fasllarn arasnda, bu g meseleyi net bir ekilde zh etmek kolay bir i deildi. Zira okuyucunun, bu meseleleri anlamak ve eitli misllerini grmek iin devaml surette bizi takip etmesi gerekirdi. Bu sebeple meseleyi vuzuha kavuturup iyice anlamasn temin iin, kitabn sonuna bir netce ksm ilve ettik. Burada, daha nce verilen bilgileri zetleyerek, muhaddislerin tenkd llerini gsterdik. Bu arada kalemimizin bahis mevzuu edilen lleri, baka kitaplardan aynen alp kopya etmesine, oradan buraya aktarmasna imkn vermedik. Takip ettiimiz prensipler, aka ifde etmek mecburiyetinde olduumuz tabi sonucu tutup karacak bir ekilde okuyucunun nnde belirmitir; bu sonu da, hads stlah iliminin, asrlar gemesine ramen stlahlar sistemindeki enyksekyeri igal etmekte olduudur.

Biz imdi, kltrn ve dnce sistemini yabanclardan alarak, mmetinin arasnda bir garb gibi yaamay aklnn ucundan dah geirmtdiinden olduumuz okuyucumuzun, hads stlahlar ilminin hassasiyetine kanaat getirdikten sonra hadis rivayeti {hadis metni) ilminin de okutulmas lzm geldii neticesine vararak bunu isteyeceinden de eminiz- u hle gre okuyucu, ' sahih hadis kitaplarn mutlaka tetkike balamak, dil ve edebiyat kltrnn zevkim onlarla varmaya almaldr. Bylece bu eserlerde, Rasl'i Ekrem (s.a.v.yin asrn en doru ekilde aksettiren bir ayna bulacaklardr, yle bir ayna ki, o byk Peygamberdin haytm, yce ahlkn, ashabn doruluk, iyilik ve gzdk esslar zerine idel bir cemiyet kurmaya tevik ettiini gsterir.

Hadste, phe yok ki, tetkik ve incelemeye deer baka taraflar da vardr. 'Bunlarn bir ksm asl aratrmamzn dnda kald in hi temas etmedik. Br ksm zerinde, sz fazla uzatmaya imknmz olmad iin ksaca durduk. Bir ksmna ise, aratrcy yolun balangcna gtrmek dncesiyle, nemli izgileri ve ana kaynaklanyle iaret,edip getik.

Bu kitapta temas etmediimiz bahislerden biri de "belgat-i nebeviyye" meselesidir; zira bu mevzu, geni aratrmalar yaplmasn gerektirecek kadar mhimdir. Eer burada belgat-i nebeviyye meselesine de yer vermi olsaydk, culmu'l-hads, kendi sahasna girmeyen bir mevzya mdhale etmi ve bylece bu eserin yazlmasndaki maksada uygun dmeyen bir karklk meydana gelmi olacakt.

Burada, kitabm yazarken bana yardm eden her hsa, samimi ve. sonsuz teekkrlerimi takdim etmeyi bir bor bilirim. ok istifde ettiim eserlerden biri olan Hemmm b. Munebbih'in sahfesVni neredeliberi, hadis tedvini mev-Zunda yaplan aratrmalarn ncs olarak grdm Haydarbd'h dostum Prof. Dr. Muhammed Hamdullah' ve HatbuH-BaddVnin Takyidu'l-'Um'ini, titiz ve- ilmi bir incelemeyle yine hads tedvini sahasnda, nmde usuz, bucaksz ufuklar aan, ayn zamanda birok ndir kitaplara ve pek kymetli el yazmalarna muttali olmam temin ederek Hatbul-Ba-ddVnin el-Cmi1 liahlhyr-rv ve dbVs-smi' gibi bz eserlerini bana ltfeden arkadam Dr. Yfus el-A'; kaynak eserlere, bilhassa muhad-dislerin terceme-i hllerine mracaat etme babnda bana- yardm eden lim dostum Ahmed Ubeyd'i hussiyle anmak isterim.

Cenb- Mevl'dan bu kitab rzsna muvafk klmasn, bu kitap sebebiyle bana hsn-i kabul gstermesini ve onda husule gelen kata ve kusurlarm balamasn niyaz ederim.

Dr. Subhi es-Slik[1]

 

1- HADS TARH

 

1- HADS, SNNET VE DER ISTILAHLAR

 

Hads Ve Snnet :

 

Muhaddislerce - bilhassa mteahhirn muhaddislerince - hads ve snnetin, biri dierinin yerinde kullanlan iki kelime olduu kabul edilmitir. Hads ve snnet ifdelerinden, bir szn,, bir hareketin, bir takririn veya bir sfatn Rasl-i Ekrem'e fzfrsi anlalmaktadr. Yalnz bu iki lfzn tarih asllarna inilince, lgat ve stlah bakmlarndan aralarnda birtakm ince farklarn bulunduu gze arpar.

Hadsi, Ebu'1-Bek'[2] yle tarif eder: "Hads, talds mastarndn bir isimdir, haber vermek manasnadr; sonralar Raslullah (s.a.v.] nisbet edilen bir sze veya fiile yahut bir takrire hads denmitir) [3] Hadsin tarifinde geen haber verme" nin ne mnv geldii, chiliye devrinde mehur gnlerini diye adlandrdklar zamandan beri Araplarca biliniyordu. [4] Ferra' in mfredi dir, bilhare hadsin cen'ilarak[5] kullanlmtr" [6] derken bu mnya iaret etmi olmaldr. Bundan dolay kendisinden darb- mesel yaplan kelime hakknda

[7]yahut [8]denmeye balanmtr. ir Eb Kelede ""kelimelerinin e manl olduuna iaret etmek istermi gibi ikisini de-bir beytte kullanmtr: darb- mesel sylemek isteyen herkesin azna den bir sz olmaynz[9]

Hads lafz hangi ekilde kullanlrsa kullanlsn, yine de "haber vermek mnsna gelir; netekim u yetlerde bu mn aka grl O halde onun gibi bir sz yor getirsinler"[10]

Allah Tal szn en gzelim her taraf birbirini tutan bir kitab halinde vahy etmitir".[11] Baz limler hads kelimesinde "yenilik" mns sezerek, onun kadm kelimesinin mukabili olduunu sylemilerdir. Bunlar kadm szyle Kur'n- Kerm'i, hads sz ile de Rasl-i Ekrem'e izafe edilen eyleri kasdetmilerdir. eyhu'l-isim bnu Hacer 'Askaln, "Fethu'l-Br'de yle sylemektedir: "eriat rfnde hadisten maksat Rasl-i Ekrem'e izafe edilen eylerdir. Hads szyle, kadm olan Kur'n- Kerm'in mukabili kasd edilmi gibidir. [12] Bu izah bize birok limin Kur'n- Kcrm'e hads ismini takmaktan ve "kel-mullah" yerine "hadsullah" demekten ne derece kandklarn ak birekilde gstermektedir. "Sunenu bn-i Mce" de bulunan bir hads-i erifin rivayeti esnasnda gsterilen tin, ifadedeki bu titizlik ve saygnn deta zarur olduunu gstermektedir: Abdullah b. Mes{ud, Raslullah'n yle buyurduunu sylemektedir:

Onlar da biri kelm, dieri hidyet olmak zere iki tanedir, kelmn en gzeli Allah'n kelm, hidyetin en gzeli de Muhammcd (s.a.v.) in hidyetidir. [13]Snen kitaplarnn bir ounda " Szn en gzeli Allah'n kitabdr." fadesi bulunurken, sadece bn-i Mce'nin eklinde rivayet etmesini dikkate aldmzda, onu

bu tbiri tercih etmeye sevk eden milin titizlik olduunu anlamakta glk ekmeyiz. Bundan karacamz bir mn da,lirrer arasnda kadm olan Kitbullah hakknda hads ismin kullanmaktan saknanlarn bulunduudur.

Bizzat Peygamber Efendimiz de kendi sz hakknda hads kelimesini kullanmtr; byle sylemekle sanki o, kendine ait olanla olmayan birbirinden ayrm gibidir; hatta denebilir ki, hads sznn sonralar bir stlah olarak kullanlmas hususundaki prensibi Hz. Peygamber ortaya koymutur, Eb Hureyre Rasl-i Ekrem'e gelerek, laymet gn efaatine mazlar olacak en mes'ut insann kim olduunu sorduunda Raslullah, "hads renmedeki ar arzusundan dolay bu hadsi Eb Hurcyre'den nce kimsenin sormayacan bildiini"[14] sylemitir.

Snnet esasnda hadsin mukabili deildir; lgat mnsna baVlarak Rasl-i Ekrcn (s.a.v.)'in gnlk yaaynda takip ettii dn yol mnsnda kullanlmtr; zira snnetin lgat mns, yol demektir. Hadsin, Raslullah (s.a.v.)'n hem kavlini, hem de fiilini ihtiva eden umum mnsna mukabil onun sadece fiilleri demek olan snnetin daha hususi bir mns vardr. Muhaddslern "bu hads kyasa, snnete ve icma muhaliftir" veya "o. hadste imamdr, snnette mamdr veya hem hadste, hem de snnette imamdr, [15]eklindeki bir [akm szlerini bu iki mefhum arasndaki mn ay l sayesinde daha iyi anlamaktayz. Daha garibi sanki bu iki mefhum her bakmdan birbirine muhalifmi gibi, birinin tekini takviye etmek iin kullanld olmutur. bu Nedim'in Fihrist'inde adl bir kitab zikretmesi de bunu gstermektedir.[16]

slm dini, yol kelimesini snnet lfz ile ifade edince Araplar amadlar; zira snnetin zdd olan bid'at kelimesini bildikleri gibi, onun yol mnsna geldiini de biliyorlard. [17] Bundan baka Daha evvel geenler hakknda da

Allah bu deti koymutur[18] yet-i kermesinde olduu gibi snnet kelimesinin lafza-i celle izafesiyle kazand mny da anlayabi-liyorlard. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Size benim snnetime sarlmanz tavsiye ederim, [19] eklindeki hadslerinde snnet szn duyunca, artk onu, Raslullah (s.a.v.)'in slbunu, husus ve umum hayatndaki davranlarn ifade etmek zere kullanmaya baladlar.

Medine-i mnevvere -ileride grlecei gibi- halknn snnete ok dkn olmas sebebiyle, [20]diye anlmaya balanmtr. Bu mbarek beldede "snnet" tbiri, asl din mnasnn yannda siyas ve itima br mn kazanmaya da balad. Bu sebepledir ki, Rasl-i Ekrem (s.a.v.), Medine'de bir bid'at (hades) karan kimsenin, Allah'n, meleklerin ve btn insanlarn lanetini celbedeceini beyan etmitir. [21] Bu hadste cemaati rahatsz eden, itaati brakarak ba kaldran, bid'ati snnete tercih eden kimseden Allah'n ve Ras-lnn uzak olduunu m eden bir mn mevcuttur. Burada hades ile bid'atin ayn mnda olduu grlmektedir. Hem bd'at, hem de hades snnete zt mndadr. u misller de bunu gstermektedir. O-lunat vermek isteyen baba yle der: "

Olum bid'atten sakn!"; oul, babasnn snnet-i seniyyeye balln cokunlukla karlayarak; "Raslullah'm ashabndan grtm her ztn en ziyde fkelendii ey, dinde bid'at karmak idi[22]karln verir. Din durumu sebebiyle itham edilen bir kimse de, kendini mdfaa ederek yle diyebilir: slm dininde bir bid'at karmadm ve itaatsizlik ederek ba kaldrmadm.[23]

u hle gre mslmanlar, coraf dar mndan daha mull ve geni bir mnaya pek abuk intikal etmi oluyorlar. Onlar sadece "dru's-snne" olan Medine'de deil, btn islmda, ulv davetin ulat her ehirde bir bid'at karm olmaktan korkuyorlard; zira ortaya konan prensip umum ve mull idi. Bu prensibi.

lerin en fenas sonradan uydurulmu olanlardr[24] buyurduundan beri bizzat Rasl-i Ekrem (s.a.v.) koymutu ve yle demiti:

Kim dinde olmayan bir ey uydurursa, o ey merdddur" [25]

Bu ak ve nebev prensibin tek ve kesin bir neticesi vardr: Is-lmda bir bid'at karm olmak korkusu nisbetinde Raslullah (s.a.v.)'in snnetini koruma arzusu iddetlenmitir, ii ve d Ras-lullah'n ahsna bal olmayan, nefsi ve hareketleri onun ahlkna, davranna[26] veya devaml olarak ilediklerine[27] uymayan kimse, gerek mns ile mn etmi ve btn gnl ile slama balanm olamaz. Bu kimse, hads- nebev ile megul olan biri ise, onun Rasl-i Ekrem'e ball daha da artar. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yapmad bir eyi yapmaz yapaca ilere balamadan nce, snnet-i seniyyeye en uygun olanm renmek iin aratrmalar yapar; mesel elbisesini yukar ekmede, [28] bir eve girmek iin izin isterken kapy almada, [29] mnsip bir sesle selm verirken mstahap olan haddi amamakta, [30] bir mecliste bo bulunan yere oturmada[31] ve fakat meclisin ba tarafna veya ortasna[32] yahut msaadeleri olmadan iki kiinin arasna gememekte[33] velhsl btn snen kitaplarndaki edeb blmnn ihtiva ettii peygambere mahsus huylarda Raslullah' rnek alr.

Vahiy kesilip Raslullah (s.a.v.)'in vefatnn zerinden uzun zaman geinccj selef-i slihne benzemek de bir nev snnete ittib saylmtr. Selefe benzemeye alan bu zevat, onlara nisbet edilerek "selefiyyn" adm aldlar, [34] hayatlarn da snneti ihyaya ve bid'at imhaya vakf ettiler. [35] Muhtelif asrlarda, gerek dindarlarn onlar hrmetle yd etmi olmalarna ramen, bid'atlarn, btl mezhep sliklerinin, lsz mutasavvflarn ve sahte ediplerin hcumlarndan kurtulamamlardr. Selefler, avam tabakasnn kencesine aldrmamtr; zira insanlar hidyetin yollarn yitirdikleri bir zamanda, bu yollar muhafaza etme erefi onlara yeter!

Her nekadar bir ok yerlerde snnet, hadsten farkl mnda kullanlmsa da, hads mnekkitleri bunlarn dellet bakmndan msav olduunu veya - en azndan - birbirine yakn bulunduunu anlamakta idiler.

u hle gre acaba amel snnet demek, sadece Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in hikmetli szleri, yn verip ird eden hadsleri ile te'yd ettii nebev yol mu demektir. Hadsin mevzuu, snnetin mevzundan ayr mdr?. Her ikisinin de etrafnda dnd mihver bir deil midir? netice itibariyle her ikisi de Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in amellerini te'yd eden szleri ile, szlerini takviye eden amelleri demek deil midir?

Bu-sualler hads mnekkitlerinin zihinlerim kurcalad" zaman, reddedilmesine imkn olmayan u hakikati aklamakta bir beis grmediler: Bu iki trl isimlendirmenin aslna bakmayacak olursak, hadsle snnet bir tek ey olmu olur; buna gre birok muhaddisin, hadsle snnet e manldr, demekte hakk vardr. [36]

 

Haber ve Eser:

 

Haberin hadsle e manl olmas, snnetin hadsle e manl olmasndan daha mnasiptir. Tahds (hads rivayet etmek) ihbar manasnadr. Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in hadsi demek, ona kadar varan haber demektir. Tarih ve benzeri ilimlerle uraanlara ahbr denmesi, baz limleri snnetle megul olanlara "muhaddis" adm vermek suretiyle onlar tarihilerden ayrmaya sevk etmi, bakalarndan gelen "haber" den ayrmak iin de muhaddislerin rivayetlerine "hads" demilerdir. Bu zh muhaddislerin "haber ile hads arasnda mutlak bir umumlik ve hususlik vardr; binenaleyh her hads haberdir, fakat her haber hads deildir.[37] eklindeki szlerini daha iyi aklamaktadr.

Hadsle haberin e manl olduunu anlayan muhaddisler ,iki lafzn birbirine benzeyen lgat mnsnn yannda rvlerin Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e ulaan hadsleri (niern) nakl ile iktifa etmeyerek, ayrca sahabeye dayanan (mevkuf) ve tabine kadar varan (maktu) nakillerde de megul olduklarn dikkate almlar ve bu suretle hem . Peygamber Efendimizden, hem de bakalarndan gelen malmat rivayet etmilerdir. Her iki durumda da rivayet, ihbar mnsna gelmektedir. u hle gre hadse haber, habere de hads demekte bir beis yoktur.

Hadsciler, eseri de ayn adan mtalaa etmiler, onun haber, snnet ve hadsle e manl olduunu grmlerdir. "Hadsi rivayet ettim" mnsna gelmek zere denir., Eser'e nisbet ederek muhaddise eser ad da verilmektedir"[38] Sadece sahabe ve tabinin szlerine "eser" denmesi doru deildir; zira mevkuf ve maktu rivayetlerde merf gibi birer eser saylr. u kadar ki, merf' Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e varrken, mevkuf sahbye, maktu da tabiye dayanmaktadr. Haber ile eser arasndaki farklar gsteren birtakm stlahlar mevcut ise de, biz burada onlardan bahs ap mnkaaya dalmayacaz. [39]Tahds ve ihbar ifade etmek bakmndan btn bu stlahlar arasnda hibir fark bulunmadm belirten cumhurun grn alm bulunuyoruz; zaten usl-i hads ilminin esasn tahds ve ihbar tekil eder. [40]

 

Hadis-i Kuds:

 

Hz. Peygamber zaman zaman Rabbmdan nakiller yaparak as-hb- kirama va(z ederdi; inzal edilmi vahiy olmad iin bu szlere Kur'n denilemezdi; onun dorudan doruya ve aka kendine isnd ettii bir sz olmad iin de hads-i nebevi denilemezdi. Kendinin yegne vazifesinin bu szleri Kur'n- Kerm'in slbundan tamamen farkl bir ifade ile Allah'dan nakletmekten ibaret olduunu belirtmek iin Rasl-i Ekrem, bu hadslerin Allah'a ait olduunu aka gstermek hususunda cidd bir gayret sarfediyordu. Fakat bu hadslerde yine de kuds lemin srlarn tayan bir nefes, gayb leminden bir nur ve taraf- ilhden geldii belli olan bir heybet vardr. te ayn zamanda ilh ve rabbn szleri ile de ifade edilen kuds hadsler bunlardr.

Buna bir misl olmak zere Mslim'in Sahh'inde bulunan u kuds hadsi zikredelim: Eb Zer (r.a.)'m nakline gre Rasi-i Ekrem (s.a.v.)'in Allah Tal'dan rivayet ettii bir hadste Allah Tal yle buyurmaktadr: "Ey kullarm, ben zulmetmeyi kendime haram ettim, onu sizin aranzda da haram kldm, yleyse birbirinize zulm etmeyiniz.

Ey kullarm, benim doru yolu gsterdiklerimden baka hepiniz sapksnz, binenaleyh benden hidyet isteyin ki, sizi doru yola ileteyim.

Ey kullarm, benim doyurduklarmdan baka hepiniz asnz, benden rzk isteyin ki, sizi doyuraym.

Ey kullarm, benim giydirdiklerimden baka hepiniz plaksnz, giydirmemi isteyin ki, sizi giydireyim.

Ey kullarm, siz gece-gndz gnh iliyorsunuz; ben de btn gnhlar affederim. Binenaleyh benden af dileyiniz ki, sizi affedeyim.

Ey kullarm, bana zarar vermek elinizden gelmez ki, zarar veresiniz. Yine bana fayda temin etmek elinizden gelmez ki, fayda veresiniz.

Ey kullarm, sizden evvelkiler ve sonrakiler, ins ve cin hepiniz en miit-tak bir insann kalbine sahip olsalar, benim mlkmden en kk bir ey eksilmez

Ey kullarm, gemiiniz, geleceiniz, ins ve cin hepiniz, bir yerde toplanp benden dilediklerini isteseler, ben de herkesin istediini versem, bu benim mlkmden, denize daldrlan inenin ondan eksilttiinden fazla bir ey eksiltmez.

Ey kullarm, sizin iin amellerinizi saklar, sonra da bunlarn karln noksansz olarak veririm. u hale gre iyilik bulan Allah'a hamdetsin, ktlk bulan ise yalnz nefsini ktlesin.[41]

Daha nce de sylediimiz gibi Rasl-i Ekrem (s.a.v.) bu kuds

Hadse Raslullah Rabbinden rivayet ettii hadste yle buyurdu. diyerek balamtr. Hads-i kudslerin rivayeti esnasnda selefin kulland ifade budur. Daha sonraki limler ise kendilerine has bir tbir kullanarak: Raslullah (s.a.v.)'n rivayet ettii hadste Allah

Tal yle buyurdu" demilerdir. Her iki cmlede de sylenmek istenen ey ayndr. Aralarndaki fark ise, bunlarn ayr ayr zamanlarda kullanlm birer stlahtan ibaret oluudur.

Bu nev( kuds hadslerde Hz. Peygamber'in Allah Tal'dan rivayette bulunduunun ifade edilmesi, kuds hadslerin lfz Allah'a aittir, diyen limlere delil tekil etmektedir. Ama ne var ki, limlerin ou kuds hadslerin lfznn Hz. Peygamber'e, mnsnn ise Allah Tal'ya ait olduu grndedir, Ebu'1-Bek' da bu gr benimseyerek kanatini u szlerle aka belirtmitir: "Kur'n- Kerm'in hem lfz, hem de mns vahy-i cel ile Allah Tal tarafndan inzal edilmitir; kuds hadse gelince, onun lfz Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e, mns ise ilham ile veya uykuda bildirmek suretiyle Allah Tal'ya aittir. [42]

 

2- HADSN TEDVN ZERNE

 

slmdan nce Araplar okuma-yazma biliyor muydu?

Araplarn -slmdan br mddet nce- kfi miktarda yaz malzemesine sahip olamaylar ve eserlerini koruyup edebiyatlarn nakl etmek iin byk lde hafzaya gvenmeleri sebebiyle okuyup - yazmay .bilmediklerini syleyerek ifrata sapmayacaz. Arap Yarmadasnn kuzeyinde bulunanlarn okuma-yazma bildiklerinden phe edilemez. Sekin bir ticar merkez olmas sebebiyle Mekke'de, biletten bir mddet nce, Medine'ye nazaran daha ok okumu insan vard. Biz birtakm haberlerde sylendii zere o zaman Mekke'de sadece "okuma-yazma bilen on ksur adam bulunmasna[43] ihtiml vermiyoruz. Senedleri sahh olsa bile bu haberler, dikkatli bir istatistik bilgisi ve kesin bir netice veremez. stelik son derece nemli byle bir mevzuda, bylesi zayf ve mphem bir delille kat' hkm vermek doru deildir. Bununla beraber, Araplarn hayatndaki o fetret devrinde birok okur-yazar bulunduunu gsteren akl ve nakli delillere sahip deiliz. Okuma-yazma mevzuunda ve Arap Yarmadasnda okur-yazar birok insan bulunduu hususunda ar olmaya bizi sevk eden ey, msteriklere kr-krne uyan bir cehalete sahip oluu-muzdur. Msteriklere gre Kur'n-i Kerm'de[44] Araplarn "mm" diye tavsif edilmeleri, okuma-yazma bilmediklerini gstermez. ArapIara gre "mm", ilh eriat bilmeyen kimsedir; Muhammed (s.a.v.) de "mm" deil, [45]"Allah'n gnderdii peygamberleri ve indirdii kitaplar tasdik etmeyen, stelik kendi elleriyle bir kitap yazan"[46] o putperest "mmler" in peygamberi idi.

Gerek u ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in vasf olan "mm" kelimesi ile, Araplar hakknda kullanlan "mmyyn" kelimesi arasndaki bu zoraki alka mantk deildir; zira bu ne dil bakmndan, ne de birbirine zt iki mnya deil de, tek mnya gre aklanmas gereken bir Ku'n lafznn slbu bakmndan mnsip olan bir tefriktir. Umm, ya ilh crali bilmeyen veya okuma-yazma bilmeyen kimse demektir, "mm nebi" szn, okuyup yazmas olmayan, "mm arap" szn de, ilh eriat bilmeyen eklinde te'vl eden mfessirlerin hatalar bu yzden byktr. Msteriklerin hatas ise kat kat fazladr; zira onlar zayf bir gre dayanarak meseleyi iki ksmda mtla ettiler, peinden de ocuka grlerini sylediler: Araplar -msteriklere gre gya ilh erati bilmedikleri iin mmdirler; peygamber ise, bu chillere mensup olduu, onlara Allah'n eratni rettii iin mmdir. O, bu chillerin peygamberidir, dier bir deyile, bu mmlerin peygamberidir!

Bu iki zt tefsirin fevkinde bir tenakuz bulunabilir mi?

Bu hezeyandan bizi ancak te'vile lzum brakmayacak derecede ak olan Kur'n- Kerm yeti kurtarr. Kur'n- Kern'deki "mmi" kelimesi, ister Araplarn, isterse Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sfat olsun, bu, sadece okuma-yazma bilmeyen kimse mnsna gelir. Mfessirlerin ounun ve slm limlerinin bu gne kadar anlad mn da budur. u hle gre Araplara mm denmesi, onlarn okuma-yazma bilmedikleri hususunda bir arlk mns tamamaktadr; zira bu mnya gre onlarn ekserisi mm idi. Asl arlk ise Araplar arasnda yaznn ve yaz malzemesinin ok olduunu iddia etmekte ve onlar yaz yazmasn deil, ilh erati bilmiyorlard, demektedir; nk hibir aratrc, bu ksr [47]gr destekleyen bir delil getirmemitir. [48]

 

Asr-I Saadette Okuma-Yazmann Az Oluunun Sebepleri;

 

slmdan nce Araplarn okuma-yazma bilgileri ne durumda olursa olsun, Mekke'de okuyup yazma bilenler, Medine'dekilerden daha oktu. Raslullh (s.a.v.)'n "Bedr" savanda esir edilen Mek-keli okur-yazarlara Medineli ocuklardan onar tanesine okuma -yazma retmek artyle serbest braklacaklarn sylemesi bunu gsterir. Rasl-i Ekrem'in ktiplerinin krk'a ulamas, [49] onlarn ounun hicretten nce nazil olan Mekk yetleri yazan Mekkeli ktipler olmas da bunu gsterir. Lkin mslmanlar Medine'ye yerleince. durum deiti. Hz. Peygamberin Mescitte bir sofa yaptrp gzel yaz yazan Abdullah b. Sa'd b. el-'s'm da orada isteklilere okuma-yazma ve hsn-i hat retmeye balatmasndan sonra Medine'de de yaz yazanlar oald. [50] Kanaatim odur ki, Raslullh (s.a.v.)'m zamannda Medine'de bulunan dokuz mescit[51] ilmin yaylmas iin mektep olarak da kullanlmtr. Bu da Rasl-i Ekrem'in ocuklara kendi mahalle mescitlerinde ders okumalarn emrettii hakkndaki inancmz takviye etmektedir. [52] Raslullh'm hicretin birinci ylnda Medine'de bulunan byk, kk, erkek, kadn btn mslmanlarm nfus saymnn yaplmaln emrettii de bilinmektedir. Sahhu Buhr'nin"kitbetu'1-imm li'n-ns" babnda bu nfus saymnn yazlarak tertiplendii aka grlmektedir:

Rasl-i Ekrem (s.a.v.) slama girenlerin isimlerini bana yaznz buyurdu; biz de derhal bin be yz kiinin isimlerini yazdk.[53]

Bundan sonra sahabenin hadsleri muhafaza etmek iin yazya deilde-ezberlemeye ehemmiyet vermelerinin sebeplerini aratrmamz gerekecektir. Ne var ki, bu mevzuu tetkik eden baz aratrclarn det yerini bulsun diye temas ettikleri gibi davraniriay.acaz. Onlara uyarak Hz. Peygamber zamannda hadslerin kfi derecede tedvin edilmeyiinin en nemli sebebi olarak yaz malzemesinin azln gsteremeyiz; zira yaz malzemesi mbalaa edildii kadar az deildi. Fakat bu sebep - her hl- krda - hads tedvinini geciktiren millerden biri olabilir. Ama phe yok d. yegne mil deildir. Yaz malzemesinin az oluu, ashb- kiramn nice eziyetlere katlanarak Kur'n- Kerm'i ince talara, dzgn hurma dallarna, krek kemiklerine, barsaklara ve derilere yazmalarna engel olmamtr. [54]Onlarn hads tedvini hususundaki meyilleri, Kur'n- Kerm'in yazlmas mevzuundaki meyilleri kadar kuvvetli olsayd, bunun iin eitli vesileler icat eder ve her eye ba vururlard. Lkin onlar hadsleri toplamak iin - gnllerinin arzusu, Peygamberlerinin de irad ile - Kur'n- Kerm'in toplanmasnda takip ettikleri yoldan farkl bir metod takip ettiler.

Kendilerini zorlayan bulunmad halde ashb- kiram, Kur'n- Kerm'i ezberleyerek ve yazarak toplamaya alyordu. Kitbullh onlarn dernuna tamamen hkim olduu gibi, zamanlarnn ounu da igal ediyordu. O zaman Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in hadsleri saylamayacak kadar oktu. Her hdise ile ilgili olarak birey sylyor, her danana bir cevap veriyor ve Kur'n- Kerm yetlerinin ounu aklayp zh ediyordu. Hadsleri yazanlar devaml olarak onu takip ederek btn szlerini, hareketlerini ve takrirlerini yazabilecek zaman nerede bulabileceklerdi? Bu .ktiplerin bir ksm, Raslullh (s.a.v.)'dan duyup grdkleri hereyi yazmaya kalkmalard, hibir ey karmamak artyle hcrbirinin ayn derecede muvaffak olmas mmkn m idi?

Akla ve geree en yakn olan udur: Sahbe-i kiramdan bir ksm, Rasl Ekrem'den duyduklarnn ounu bazan da hepsini -yazmak iin byk bir arzu duydular. Hadslerin Kur!n- Kerm'lc karmas endiesi kalmad sralarda Hz. Peygamber de buna msaade etmitir. O zaman bz salbcr bir miktar hads yazdlar. Okur yazar olanlarn bir ksm da hadsleri yazmaya imkan bulamayacak derecede, kendini Kur'n- Kcrm'e vermi bulunuvordu. Bunlar Raslullh (s.a.v.)'dan birey duyuyor, onunla amel ediyor ve fakat yazmaya lzum grmyordu. mm olan dier bir ki s? m sahb de elinden geldii kadar Kur'n- Kerm ve hads- erif ezberliyordu; zaten-slmn ilr devirlerinde ashb- kiramn ou da bu durumda idi. Ashb- kiramn hereyi bir iarafa brakp btn mevcudiyetleri ile ezberleyerek[55] ve yazarak Kurn- Kerm1 i toplamaya almalar, bu mm ve okur-yazar necb talebelerin Raslullh (s.a.v.)'dan aldklar bir talimata dayanyordu. Bu tlmt tek ekilden ioaret kalmayp hayata ve ahslara gre deien, slm cemiyetinin yaad hdiselerle birlikte gelien bir mhiyet arz ediyordu. Zamann ve nsanlarn durumu dikkate almyordu. Nitekim Islmm ilk yllarnda Rasl-i Ekrem, kendi szlerinin, izahlarnn sretinin Kur'n- Kerm'-le kartrlmasndan, hele ikisinin de ayni sahfede toplanmasndan korkarak hadslerin yazlmasn yasak etmi1 ve yle sylemisdir:

Benden bir ey yazmaynz, Kur'n'dan baka benden bir ey yazm olan varsa onu derhal imha etsin. Benden hads rivayet ediniz, bunun'bir mahzuru oktur, benim soylcmediim bir eyi kim bIebile bana snad ederse, cehennemdeki yerine hazrlansn.[56]

Ne zaman ki, Kur'n- Kerm yetlerinin ekserisi nazil oldu; birok hafzlar tarafndan ezberlendi[57] ve artk baka bircyle karmas hususundaki endie ortadan kalkt; ite o zaman Hz. Peygamber (s.a.v.), hadslerin yazlabileceini ifde ederek lmi (hadsi) yaz ile tesbit ediniz"[58] buyurdu. Raslullh (s.a.v.) hadilerin yazlmasn umm bir ifade ile yasak etmiti; zira onun szleri ashh- kiramn ummuna birden mteveccihti. Ashb- kiram ise, sika slih, zabt, hafz olmak bakmndan birbirinden farkl idi. Zabt kuvvetli olanlarn hfzna ayrca yaz ile tesbitin yardm edecei, [59]unutma htimali bulunan ve hafzas salam olmayanlarn ise daha iyi zabt edebilecei dncesiyle Raslullah (s.a.v.) baz sahabeye hadslerin yazlmas mevzuunda huss izin vermiti; [60] ashabn bir ksmna istisna muamele yaparak huss izin vermesi ise Raslullah (s.a.v.)'m zamana ve ahslara gre takdir ve tayin ettii birtakm nemli sebeplere dayanmaktadr.

Bu mevzuda nesh vrid olduunu - yani snnetin yazlmas hakkndaki hadsleri nesh ettiini[61] sylemekle, bu son derece ehemmiyetli problemin mkl bir formlle peyderpey halledildiine iaret edilmektedir. Hadslerin yazlmasnn herkese yasak edildii sralarda, baz sahabenin bundan mstesna tutulmas, nesh mevcut olduu gr ile tezat tekil etmez; zr nsihin menshu iptal etmesi, neshten nce baz fertlere huss muamele yaplmasna man deildir. Sath bir ekilde aratrma yapan kimseye birbirine ztmi gibi grnen muhtelif fikir ve yorumlar bylece badatrmaktayz. Halbuki bu grleri birbiri ile badatrmak grld zere yle zor deildir. Bizim buradan karacamz ve tslm limlerinin de zerinde birletikleri netce udur: slm'n ilk yllarndan sonra hadslerin yazrl-masna msade edildii hususunda herkes mttefiktir. Ibnu Salh yle sylemektedir: "Bilhare bu ihtilf ortadan kalkt ve mslmanlar bu iin caiz olduu hususunda fikir birlii ettiler. Eer hadsler tedvin edilmeseydi, daha sonraki asrlarda kaybolup gidecekti. [62]

 

Hz. Peygamber Zamannda Yazlan Sahifeler

 

Baz sahblerin Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hayatnda birtakm hadsleri yazdklar kesin olarak bilinmektedir. Daha nce de sylediimiz gibi, hadslerin yazlmas hakkndaki umm yasaa ramen, bazlar Rasl-i Ekrem'den huss izin alarak yazmaya devam etmilerdi. uras da var ki, Hz. Peygamber'in hayatnn sonlarna doru, hadslerin yazlmas hakknda her isteyene ve elinden gelene izin vermesini mteakip birok ashb toplad hadsleri yazmlardr. [63]Bu sahfeler hakknda salam ve zayf bir takm bilgilere sahibiz. Bu bilgilerin bir ksm ok salam senedlere dayanmakla beraber, bugn o sayfalarn izlerine tesadf edemiyoruz. Buna ramen onlarn Hz. Peygamber'in hayatnda yazlm olduundan ve onun vefat ederek refk-i 'lya kavumasndan sonra uzun zaman dilden dile dolatndan phe etmemekteyiz.

Tirmiz, [64] Sa'd b. 'Ubde el-Ensr'nin, Raslullh'm bz hads ve snnetlerini toplad bir sahfesi bulunduunu rivayet etmektedir, [65]Sacd b. Ubde'nin olu, bu sahfeden hads rivayet ederdi. [66]

Buhr, [67]bu sdhfenin, Abdullah b. Eb Evfa'm [68] sahfesinin br nshas olduunu sylemektedir. Abdullah, hadsleri bizzat yazarak toplar, bakalar da bu hadsleri onun huzurunda okurlard. [69]

Semure b. Cndb (v. 60) byk bir nshada birok hads toplamtr. Bu nsha kendine intikal eden olu Sleyman da onu babasndan rivayet etmitir. [70] Bu nsha -tahmin edildiine gre- Scmure1-nin, oullarna gnderdii nshadr. [71] Bunun hakknda bnu rn: [72] "Semure'nTi oullarna gnderdii nshada ok hads vardr" demektedir. [73]

Cbir b. Abdillh (v. 78)'m da bir sahfesi vardr.[74] Mslim, [75] Sa-hh'inde bu sahfenin mensik-i hac hakknda olduunu sylemektedir. [76]Bu sahfedeki baz hadslerde belki de Raslullh (s.a.v.)'m, ihatal hutbesini rd ettii veda hacc hakknda bilgi vard. Muhterem tbi' Katde b. Di'ne es-Seds (v. n8)'nin, "Cbir'in sahfesini Bakare sresinden daha kuvvetli olarak ezbere bilmekteyim, [77] diyerek bu sahfeye verdii deeri ifde etmesi, zanmmz son derece takviye etmektedir. Cbir'in talebelerinden olan Sleyman b. Kays el-Ye-kur[78]'nin rivayet ettii hadslerin mezkr sahfeden nakledilmi olmas da ihtiml dahilindedir. [79] Vehb b. Munebbih (v. 114), Mescid-i Nebev'de bir ders halkas kuran Cbir'in yazdrdn[80] syledii baz hadsleri rivayet etmektedir ki, bunu nazar- itibare almamz gerekir. Belki de bu hadsler, Cbir'in sahfesinden nakledilmitir. Bundan karacamz netce en azndan bu sahfenin herkese bilinen mehur br sahfe olduudur. Her nekadar bugn elimizde yoksa bile, Cbir'in bz talebelerinin bu sahfeyi istinsah etmi olmalar da mmkndr. [81] Bununla beraber onun nshalarndan hibiri elimizde mevcut deildir.

Asr- Sadette yazlan sahfelerin en mehuru, Abdullah b. (Amr-b.s (v. 65)'in bizzat Raslullh (s.a.v.)'dan yazarak toplad Sahfe-i sdika'dir.[82] bnu'l-Esr'in sylediine gre bu sahifede bin hads-i erif bulunmaktadr. [83]Sahfe-i sdka Abdullah b. 'Amr'm hattyle bugn Elimize ulamam olsa bile, muhtevasn bilmekteyiz; zr bu sahfe, mm Ahmed b. Hanbel'in Msned'inde yer alm bulunmaktadr. [84] Sahfe-i sdka'yi asr- saadette hadslerin yazldn isbt eden en salam tarih bir vesika olarak kabul etmemiz yerinde olur. Bu sahfenin, Raslullh (s.a.v.)'m Abdullah b. 'Amr'a hadslerin yazlmas hususundaki msadesinin ve hikmet dolu iradnn tabi' ve kesin bir neticesi olmas, onun shhati hakkndaki gvenimizi artrmaktadr. Abdullah b. 'Amr, hadslerin yazlmas iin Raslullh (s.a.v.)'danizin almak maksadyle yle sormutu: "Sizden iittiklerimin, hepsini yazaym m?" Raslullh (s.a.v.) "evet" diye cevap verdi. Abdullah tekrar: "sknet hlinde olduu gibi, fkelendiiniz zaman da yazabilir miyim?" diye sorunca, Rasl-i Ekrem: Evet ben, hi bir zaman hakikat dnda birey sylemem" buyurdular. [85] Bana yle geliyor ki, Abdullah b. Amr, Raslullah (s.a.v.)'dan bu sarh izni aldktan sonra hads-i erifleri yazmaya balamtr. Sahfe-i sdka da bu iznin bir meyvesi olmutur. Abdullah b. 'Amr'm gerek Sahfe-i sdka'y, gerekse baka sahfeleri yazmakla megul olduunun ak delili, Eb Hureyre'nin u szdr: "Abdullah b. 'Amr'dan baka Raslullah (s.a.v.)'n ashabndan hikimse, benden daha ok hads rivayet etmemitir. nk o yazard, ben yazmazdm[86]

Abdullah b. 'Amr'n torunu olan (Amr b. u ayb (v. 120)'m sonralar bu sahfenin hadslerini okuyarak veya ezberinden rivayet ettii kuvvetle tahmin edilmektedir. [87] Muhterem tbi' Muchid b. Gebr (v, 103), Sahfe-i sdka'y Abdullah b. cAmr'm yannda grmtr.[88]

Hicretin birinci ylnda bizzat Rasl-i Ekrem'in yazlmasn emrettii son derece mhim bir sahfe, sahabe zamannda pek mehur idi. Daha ok bu sahfe Medine'de henz gelimekte olan gen bir devletin "anayasa" sna benzemekte idi. Bu Raslullah (s.a.v.)'n ktipleri tarafndan muhcirn, Ansr, Yahudiler ve Medine Araplar arasndaki hukukun tedvin edildii sahfedir. Onun ba tarafnda "kitabet" sz aka grlmektedir: "Bu belge, Kureyli ve Medine'li olan, onlara tbic olup iltihak eden ve onlarla birlikte mchede eden m'min ve mslmanlar arasndaki hukuku gsteren Allah Raslu Muhammed'in mektubudur; onlar dier insanlardan ayr olarak bir mmettir. [89] Belgede ubu sahfenin ehli" sz be defa tekrarlanmaktadr. u hle gre bu sahfenin yazl olduunu tiraf etmekten baka kar yol yoktur. Bahis mevzuu sahfe, tevtren nakli, iindeki dn hkmlerin okluu ve muhtevasnn genilii bakmndan Kur'n- Kerm'in hretine yakn bir hrete sahiptir. Hz. Ali'ye: "Yannzda bir kitap var mdr?" diye sorulduunda, "hayr, Allah'n kitab, bir mslmana verilen anlay kabiliyeti ve bir de u sahfeden baka birey yoktur" cevbn verirken kasdettii sahfe herhalde budur. Ona: "Bu sahfede ne vardr?" dye sormular, o da "akl, [90]esirleri serbest brakma ve bir kfir karlnda bir mslmamn ldrlmeyecei vardr[91] demitir. Bu saylan meseleler mezkr sahfenin ihtiva ettii hususlardan bir ksmdr. [92]

Abdullah b. Abbas (v. 69), ilim meclislerine hep yannda gtrd levhalara Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in snnet ve sretini yazmaya almtr; [93]vefatnda bir deve yk kitap brakt tevtren nakledilir, [94] Abdullah'n talebesi Sa'd b. Cubeyr (v. 95), onun kendine iml ettirdii hadsleri yazard; kt tkenince elbisesine, ayakkab-: sna ve bzan da elinin iine yazar, evine gittiinde bunlar sahfelere geirirdi. [95] bnu Abbas'n sahfelernin bilinmekte olduunda ve uzun zaman elden ele dolatnda phe yoktur. Bunlar olu Ali'ye intikl etti. [96] Mslmanlar bu sahfeleri rivayet edip onlardan faydalanmlar, bu suretle tefsir ve hads kitaplar bnu Abbas'n nakl ve rivayetleri ile dolmutur. Byle olmakla beraber bu sahifelerin ne zaman ve ne ekilde kaybolduklarm bilemiyoruz. [97]

 

Eb Hureyre'nin Hemmm B. Mnebbih Yoluyla Gelen Sahfesi

 

Eb Hureyre (r.a.) [98] n (v. 58) toplad sahfeler de byle mahvolmutur; sdece talebesi tbirlerden Hemmm b. Munebbh[99] (v. ioi) [100]' in ondan rivayet ettii sahfe bize kadar gelmitir. Bu sahfe sonralar Hemmm'a nisbet edilerek "Sahfetu Hemmm" diye tannmtr. Gerekte ise bu, Eb Hureyre'nin Hemmm'a yazdrd sah-fedir. Bu sahfeyi, asr- sadette yazlan sahfeler cmlesinden sayamyoruz. Zr Hemmm H. 40 tarihine yakn bir zamanda domu. eyhi Eb Hureyre ise H. 58'de vefat etmitir. Bu sahfe -Hernrnm'n hocasnn meclislerine devam ederek iittii hadslerin mecmuu olduu iin - mutlaka. Eb Hureyre'nin vefatndan nce, yani hicr I. asrm ortalarnda tedvn edilmi olmaldr. Bu durum hadslerin pek erken bir ada tedvn edildiini gsteren ve hadsler II. hicret asrnn balarndan nce tedvn edilmemitir" eklindeki yaygn, bir hatay tashh eden ak ve kesin bir ilm neticedir.

Bu sahfe, Hemmm'm Eb Hureyre'den rivayet ve tedvn ettii ekilde tam. ve kusursuz olarak bize intikal etmesi bakmndan hads tedvininde pek mmtaz bir mevkie sahiptir. Abdullah b. cAmr b. 's'n zikri geen "es-Sahfetu's-sdka" s gibi bu da "es-Sahfetu's-sahha[101] diye adlandrilsa yeridir. Kymetli aratrc ve ilim adam Dr. Muhammed Hamdulah bu sahfenin Berlin ve Dimek'te bulunan birbirinin ayn iki nshasn elde etmitir[102] Bu sahfede bulunan hadslerin hepsinin Ahmed b. Hanbel'in Msned'inde bulunuu,[103] ayrca hadslerin bir ounun Sahhu Buhr'nin muhtelif bblarmda yer al[104] ona olan itimdmz daha ok kuvvetlendirmitir. Hemmm'a sahfesinde 138 hads bulunmaktadr. [105] Hemmm'n kitaplara pek dkn olduunu onlar te'mn edip yazdn, "kardei Vehb iin kitaplar satn aldn"[106] kitaplar ve notlarn halka arzedip onlardaki hadsleri yazdrdn[107] bilmekteyiz.[108]

 

Hadslerin Tedvni Ve Msterikler

 

Adna hads tedvini veya hads tedvin gayreti denen eyi ilk defa duymak in halfe mer b. Abdilazz devrine bakmak zorunda deiliz. Hads tedvininin pek erken bir asrda baladn sylemek iin, Goldziher ve Sprenger gibi msteriklere uyarak iinde yaadmz asra bakmamz da icab etmez; zr kitaplarmz, haberlerimiz ve trih vesikalarmz, hadslerin bu ik msterikin syledii gibi ikinci hicret asrnn banda deil, daha Hz. Peygamber zamannda yazya getiini hibir pheye yer brakmayacak ekilde gstermektedir. Ayrca bu vesikalar Dozi'nin sand gibi bir ksmnda deil -btn hads kitaplarnda bulunan sahh ve hasen hadslerin ihtiva ettii bilumum vakalarn, szlerin, davran ve tasarruflarn doruluunu beyan etmektedir. Bu msterikler, bize, edebiyat ve eriatmza hizmet etmek maksadiyle hads tedvini hakknda delil ve hccet toplama zahmetine katlanmyorlar. Hayr, hayr onlarn maksatlar baka, onlarn hads tedvini ile alkas olmayan baka hedefleri vardr.

Goldziher'e gelince: kinci cildi franszcaya terceme edilen Muhammedanische Studien adl aratrmasnda hadslerin yazlmasna dir huss bir blm ayrmtr. [109]Bu blmde (p. 241-250) hadslerin II. hicret asrnn balarnda tedvin edildiini isbat etmek zere birok deliller ileri srmtr. Hernekadar kitabn birinci faslnda (p. 10-12) asr- saadette tedvn edilen baz sahfeler hakknda birtakm hadsler zikretmise de, te yandan bunun doru olmadn gstermek maksadyle birok pheler ileri srmtr. Byle davrannn iki sebebi vardr:

1- Hicretin TF. asrnda mslmanlarm yazya gvenmeleri sebebiyle snnetin artk ezberlenerek kalblerde muhafaza edildii hususundaki timadi sarsmak,

2 - Hads tedvin edenlerin, sadece kendi hev ve heveslerine uyan, fikir ve dnya grlerini ifade eden hadsleri topladklarn syleyerek btn snneti onlarn dzp komas olarak gstermek. Bu sebeple biz de hadslerin Raslullah (s.a.v.)'in hayatnda yazlmaya balandn ve ayn zamanda rivayetin hfz ve zabt bakmndan da mteselsil olduunu te'kd eden gvenilir trih vesikalar okuyucunun nne serebilmek iin Raslullah (s.a.v.) zamannda yazlm sahfeler hakknda geni zht verdik.

Sprenger, "Araplarda hads[110] adl kitabnda, snnetin sdece ifah nakil yoluyla geldii hususundaki yanl kanati rtmeye alr; hadslerin Raslullah (s.a.v,)'m hayatnda deil de hicr ikinci asrn balar gibi erken bir zamanda tedvn edilmeye balandna dir birok delil toplar. Onun gayesi de Goldziher'in gayesinden farkl deildir.

Dozi ise mutedil gryle rencilerimiz bir yana, limlerimizin ounu dah aldatmaktadr. Bu msterik, gnllerde muhafaza edilen ve son derece titiz, misilsiz bir almayla tedvn edilen hads-i eriflerin byk bir ksmnn sahh olduunu tiraf etmekte ve yle demektedir: "Hads kitaplarnda mevzu ve yalan hadislerin bulunmasna amamak lzmdr. - bu ona gre tabiidir. - Aksine, phe edilmesine imkn olmayan birok sahh ve salam rivayetler vardr ki (ar hads tenkidilerine gre en azndan Sahh-i Buhr'nin yars byledir.) bunlar, samim bir mslmann bulunmasn ho grmedii birok eyleri ihtiva etmektedir[111] Dozi, snnetin byk bir ksmnn shhatini tiraf eder gibi grnrken, ilim ve mcerret aratrma adna hi de samim davranmak niyetinde deildir. Onun btn dncesi, sahh snnetin ihtiva ettii kinat, hayat ve insan hakkndaki mstakil grlerdir. Bu grlerin mstakil oluu, onlar cerh ve ta'dlden zde klamaz; nk bunlar hrikalar yaratan garplnn aklndan fkran nazariyeler olmad gibi, hibir kayda tbi olmayan garbn hr hayatn da tasvir etmemektedir.

Eski kltrmz aratrrken bu msteriklere muhta olmayacaz. stelik medeniyetimizle ilgili olarak syledikleri hereyde de sonderece uyank olacaz - Hadsin tedvini hakkndaki szlerini dikkate almyoruz; zr onlarn bu itiraflardaki gayeleri de bizce mehul deildir. Bunu ister ikrar etsinler, ister inkr etsinler netce deimez; zr ev sahibi, evin iinde ne bulunduunu bakalarndan daha iyi bilir. uras muhakkak ki, gvenilir kitaplarmz, Raslullah (s.a.v.) zamannda yazlm sahfeler bulunduunu haber vermektedir. Almed b. Hanbel'in M sn ed'in de, Abdullah b. 'Amr b. 's'n.ve Eb Hureyre'nin Hemmm b. Munebbih'e yazdrd sahfeler nasl yer almsa, kimbilir belki de dny ktphnelerindeki hads yazmalar' arasnda bulunan msnedlerde bu sahfelerin hepsi de mevcuttur!.

Msteriklerin, salam bir mantk ve sahh bir nakle dayanmadan geveleyip durduklar fikirlerden biri de udur: diyorlar ki, gerek snneti tedvine tevik eden ve gerekse bundan meneden hadsler, bir taraftan eh-i hadsin, dier yandan ehl-i re'yin birbirine zt olan kanaatlerini te'yit eden szler uydurmak zere giritikleri yarlarn bir neticesidir. Ehl-i hads, hadslerin shhati ve onlarla ihticc hususunda ellerinde bir delil bulunmas iin, hadslerin yazlmasnn cevazna kail oluyorlar. Ehl-i rc'y ise - aksine - hadsin shhatini ve onunla ihticc inkr edebilmek iin hadslerin yazlmaktan nehy edildiini ve yazlmadn leri sryorlar.[112]

Goldziher, 1855 senesinde Hatbul-Badd'nin "Takydu'l-'ilm" adl kitabn kefeden selefi Sprenger'in "kitabetin balamas ve gelimesi" adl yazsn grdkten sonra, bu ilm sapkln en byn zerine alm oluyor. Bununla beraber bu iki msterikin metodu bu mevzuda tamamen farkldr. Sprenger, Araplarda yaznn balamas adl yazsndan ve mezkr kitapta geen metinlerden, hadslerin ounun Raslullah (s.a.v.) zamannda tedvin edildii neticesini karm ve bu gr herzaman savunmutur. Goldzihcr'e gelince: o, btn bu metinlerin shhatinden phelenmi ve onlarn bir ksmn ehl-i hadsin, dier bir ksmn da ehl-i re'yin uydurduunu ileri srmtr.

Allah Tal bu kitabn Dimek'tc ilm bir ekilde ner edilmesini myesser klmtr. Nairi olan deerli lim Dr. Yusuf el-cA, mukad-demede, Goldziher'in grnde yanldna dir mnakaaya meydan brakmayan deliller getirmitir. Ezcmle, hadslerin yazlp yazlmamas hususundaki anlamazln, ehl-i re'y ile ehl-i hads arasnda bir mcdele mcvz'u olmadn isbt etmekte ve yle demektedir :

"Zira ehl-i re'y arasnda 's b. Ynus (v. 187), Hammd b. Zeyd (v. 179), Abdullah b. drs (v. 192), Sufynu's-Sevr (v. 161) gibi hadslerin yazlmasna taraftar olmayanlarn mevcudiyetine karlk, Hammd b. Seleme (v. 167), Leys b. Sa'd (v. 175), Ztide b. Kudme (v. 161), Yahya b. el-Yemn (v. 189......gibi hadslerin yazlmasn

isteyenler de vard. Muladdislerde de durum byledir: bnu 'Uleyye (v. 200), Hueym b. Beir (v. 183), 'sim b. Damre (v. 174) ve dierleri hadslerin yazlmasna taraftar olmadklar halde, Bakyyetu'l-Kel' (v. 197), (krime b. 'Ammr (v. 159),'Mlik b. Enes (v. 179) ve bakalar da bunu tasvip etmektedir" [113]

Ysuf el-cA, ilk asrn, hadslerin yazlmasn tasvip edip etmeme bakmndan arzettii durumun tekmln zh ederken muvaffak olmutur; yalnz hadslerin yazilmasyle megul olan nesilleri, slm'n siys ve itima hayatnn tekmlne uygun decei zannyle kendine has bir taksime tbi tutmutur. Bu taksim hususunda onun fikrine itirak etmiyoruz; zr bu sdece bir gr ve stlah meselesidir. Yusuf el-'A burada nesilleri drde blp, her nesli krk sene olarak kabul etmektedir. [114] Bu tahdd bzan "limlerin ilim sahasndan ekildii zamana uygun gelmektedir. Yine alimlerin tabakalarna ve bz zevatn birbirinden nakillerine de muvafk dmektedir"[115] Fakat bu taksim - hereye ramen - yalnz zaman erevesi inde kalan pek muayyen bir snrlamadr. Biraz dikkat edilirse grlr ki, bu taksim, az veya ok bz rvlerin vefat trihlerine aykr dmektedir. u halde bunun uygun bir taksim olduu sylenemez. Grlyor ki, eskilerin mehur tabakt eserlerinde dikkate aldklar itima snrlar da gz nnde tutan taksimlerinden faydalanmak durumundayz. Onlar hadslerin yazlmas mevzuunda birbirine zt fikirlere sahip olduklarndan bz an buna taraftar grnyorlar, bzan da aleyhinde grnyorlard. Burada sahabe, tbi' ve tebe-i tbi'n olmak zere nesil bahis'mevzuudur. Sahabe devrinde, daha Raslulah (s.a.v.)'n hayatnda, hadslerin yazlmaya balandn, fakat ok miktarda yazlmadn grdk. Zikrettiimiz sahfeler haklarnda ne kadar konuursak konualmmahduttu; bunun sebeplerini de zikrettik. . Bizi alkadar eden tek ey, hadslerin sadece ezberyoluyla nakl edildii hususundaki kanatin yanl olduunu isbt etmektir.[116]

 

Hulef- Rdn Devri

 

Hulef-i ridn devrinde durum pek deimemiti. Bu devrin halfeleri de asr- saadetteki sahabe kardeleri gibi hadslerin ifah rivayetine nem. veriyorlar, yazlmasna muhalefet ediyorlard. Nitekim Hz. Eb Bekir (r.a.), nce bz hadsleri toplam, sonra da onlar yakmt. [117] Dier taraftan Hz. mer, hadslerin tedvinine karar verdikten sonra bu karardan caymt. '"Urve b. Zubcvr'dcn rivayet edildiine gre mer b. Hattb hadslerin yazlmasn arzu ederek bu mevzuda ashb- kiram ile istiare etti. Onlar bu gre katldlar. Hz. mer yine de mtereddid olduu iin bir ay sren bir istiarede bulundu. Nihayet birgn kat( kararn vermi olarak dedi ki, "bildiiniz gibi snnetin yazlmas meselesini sizlere arzetmitim, sonra dndm ve u karara vardm: Sizden nce ehl-i kitaptan bzlar Allah'n Kitb'ndan baka eyler yazmlar ve onlara ehemmiyet vererek Kitbullh' br tarafa brakmlard. Allah'a yemin ederim ki, ben O'nun Kitb'm bir ey ile asla kartrmam" ve bu sretlf hadsleri yazmaktan vazgeti.[118]

Hulcf-i ridn, sdece hadslerin yazlmas iinde sk davranmakla kalmadlar, hatta rivayet hususunda bile son derece titizlik gsterdiler. Hz. Eb Bekir, ancak Mure b. u'bc ve Muhammed b. Mcslcme'nin Raslullh (s.a.v.)'m nineye mirasn verdiini sylemeleri zerine bunu tatbik etti. [119]Hz. mer, istzn hadsini rivayet eden Eb Ms'l-E'ar'ye msamaha gstermemi, aksine bu hadsi Hz. Peygambcr'den duyduuna dir ashbdan bir ahit gstermedii takdirde ikence yapacan syleyerek, ('bu hususta bir delil getirmezsen elimden ekecein var[120] diye tehdt etmiti.

Bilhare Hz. Eb Bekir ve Hz. mer'in hads yazdklarn ve bakalarn buna tevik ettiklerini, [121] onlarn devirlerinde yaam olan byk ashbdan bir ounun da ayn ekilde hadslerin yazlmasn tavsiye, hatta ak ak emrettiklerini grdmz zaman, bahsi geen bu iddetin sebebini daha iyi anlyoruz. Isml b. brahim b. 'Uleyye el-Basr (v. 2oo)'nin de syledii gibi, sahabenin "eski kavimlerin eitli kitaplara sahip olmalar, onlar daha ok sevdikleri in de Allah'n Kitb'm bir tarafa brakmalar sebebiyle hadsleri yazmaktan ekindiklerini[122] renmi olduk. Hatbu'l-Badd de yle sylemektedir:

"lk asrda yaam olanlarn hadsleri yazmaktan ekinmeleri, Allah'n Kitb'ma bir dier kitab e tutmamak veya Kur'n'dan ba-kasyle megul olmamak iindi.[123]

 

Tbi'n Ve Tebe- Tb'n Devri

 

Tabin devrine gelince byk, orta yal ve kk tbi'lerin hadslerin yazlmasna kar olduklar hususunda birok rivayetle karlarz. Bir mddet sonra da onlarn ounun bu mevzuda anlayl davrandklarn, hadslerin yazlmasna cevaz verdiklerim veya buna tevik ettiklerini grrz. Artk orta yal tbi'ler devrinde hadslerin yazlmas "resm" bir i durumuna gelmitir. Bize sanki bu rivayetlerde bir tezat varm da, onlardan mevsuk bir trih hkm karlmas mmkn deilmi, gibi geliyor. Fakat mesele ok daha basittir; zr Hulefy- ridn'i bu mevzuda menf davranmaya gtren sebep ne ise, tbi'ni hadslerin yazlmasna kar karan sebep de odur. Bu sebep ortadan kalknca herkes ayn eyi sylemi, fikir birlii etmi, hadslerin yazlmasnn caiz olduunu belirtmekle kalmam hatta tevik ve takviye etmilerdir,

Hicr I. yzyln sonuna kadar devam eden byk tbi'ler devrinde biroklar hadslerin yazlmasna muhalefet etmitir. 'Ubeyde b. 'Amr cs-Selmn el-Murd (v. 72), brhm b. Yezd et-Teym (v. 92), Cbir b. Zeyd (v. 93), brhm b. Yezd en-Nehac (v. 96) bu. kanattadr. Bunlar hadsleri yazmay gerektiren bir sebep grmyorlard; hatta bir mddet nce Hulefy- ridn'in de bu ie yanamadklar hakkndaki haberleri iitip duruyorlard. Ne derece muttek olduklar grlen bu kymetli insanlarn, ashabn tesirinde kalarak onlara itirak etmelerine amamak lzmdr. Yine onlarn kendilerine ebediyyen nisbet edilecek bir hata ve gnhtan kanmalarna da hayret etmemek lzmdr. Nitekim brahim'in kendinden bireyer yazmakta olduunu renen 'Ubeyde, ona yle demiti: "Benden birey yazarak ebedletirme![124] ibrahim'in de bu tavsiyeye uyduunu ve "ondan sonra bir ey yazmadm" dediini gryoruz. [125]

Bu limlerin hadslerin yazlmasna muhalefet etmelerine te'sr eden bir sebep de ahs fikirlerinin yaylmaya balamas idi. Kendilerinden hads yazanlarn, onun bir tarafna kendi fikirlerini de yazmalarndan korkuyorlard. Elimizde bunu gsteren bir hayli delil vardr. Bu meselenin byk tbi'ler devrindeki hlini en iyi anlatan u misli zikredelim: Cbir b. Zeyd (v. 93)'e, senin fikirlerini yazyorlar, dendiinde bundan memnun olmadn u szlerle ifde etmiti: "Yazyorlar ama, yarn benim o fikirlerden dnmeyeceim ne malum?!. [126]

Bu ztlarn kendilerinden birey yazlmasna taraftar olmay, aralarnda tedvine cevaz verenler bulunduunu dolayl olarak ifde etmektedir. Hele ahs grlerden zde olarak sdece hads-i eriflerin yazlmasna hi itiraz etmemilerdir. Onlar bu mevzuda muhalefete sevk eden ey, hadslerin yazlmas keyfiyetidir. Prensip olarak bu limler, iin nazar tarafna itiraz etmemilerdir. Onlarn itirazn celbeden husus, tatbikat srasnda meydana kan amel durumdur. Btn bunlardan sonra, Sa'd b. Cubeyr (v. 95) 'den hadslerin yazlmasna dair nakledilen ve aralarnda tenakuz varm gibi grnen iki sz bizi artmamaldr. Sa'd bir defasnda bnu Abbs'n hadslerin yazlmasn yasak ederek: "Sizden ncekileri saptan ey kitaplardr[127]dediini nakleder; baka bir defasnda da yine bnu Abbs'n: "lmi en iyi muhafaza eden ey kitapdr[128] dediini rivayet eder. bnu Abbs'n yaz hakkndaki nehyi, kitaplardaki ahs grleri; tavsiyesi ise Rasl-i Ekrem'in hadslerini muhafazay hedef almaktadr. te bu yzden Sa'd b. Cubeyr, hadsleri yazmakla kalmad, kendini bsbtn bu ie verdi ve dedi ki:

"Yolda tbnu mer ile bnu Abbs'n arasnda gider, her ikisinden de hads dinlerdim. Duyduum hadsleri binitin semerine kaydeder, indiim zaman da temize ekerdim.[129]

Hads-i erifleri yazmann yasaklanmas ile, ahs grleri yazmann yasaklanmas fikri arasndaki fark anlalmaya balaynca, ikinci yzyln banda, orta yal tbirlerin birou hadsleri yazya geirmekte herhangi bir mahzur grmedikleri gibi, talebelerine de bu hususta izin verdiler. Nitekim Sa'd b. el-Museyyeb (v. 105), hafzasnn zayflndan ikyet eden Abdurrahman b. Harmele'nin hadsleri yazmasna msade etmitir. [130] McrnV bir hadsten mlhem olarak sahabe ve tbi'n arasnda nakledilegelen Yazmak ilmi balamaktr[131] szn a'b (v. 104) her zaman tekrar edera yazmann faydalarna iaret ederek yle derdi: "Benden birey duyduunuz zaman onu duvara bile olsa yaznz. [132] Bundan a'b'nin. bz hadsleri yazd' anlalyor. Nitekim lmnden sonra feriz ve yaralamalar mevz(unda bir kitab ele gemitir. [133] Mchit b. Cebr cl-Mekk (v. 103), hads talihlerini odasna karr, kitaplarm verir, onlar da istinsah ederlerdi. [134] (At' b. Eb Rabh (v. 114) da hadsleri yazar, bakalarnn yazmasna da msade ederdi. [135] Katde b. Di'me es-Seds (v. 118) bu mevzuda izin isteyenlere aka derdi ki:

''Allah Tala bile (onlarn bilgisi Rabb'nm katndan yazldr. Rabb'n armaz ve unutmaz), [136]yetiyle kendinin bile yazdm haber vermiken sen niye yaz my a akmsn. [137]

yle zannediyorum ki, muttek halfe mer b. Abdilazz (v. 101), hads tedvinine balanmasn resm olarak emrettii zaman limlerin grlerine mutlaka istind etmitir; onlarla istiareden sonra -en azndan - ekserisinin tasvibini alarak bu ie balamtr. [138] Hernekadar haberler, bilhassa zhd ve takvasna inanan muasrlar tarafndan ok sevildii iin mer b. Abdilazz'in bu karar yalnz basma aldn gsteriyorsa da buna ihtiml vermiyoruz.

Bu mevzuda rivayet edilen btn haberler dikkte alnrsa grlr ki mer b. Abdilazz'i hads tedvinine zorlayan mil, ilmin yok olup limlerin zeval bulmas endiesidir; zr Medine valisi Eb Bekr b. Muharnmed b. Hazm'e yazd mektup da yle demektedir: "Raslullah (s.a.v.)'m hadslerini, snnetlerini, 'Amre'nin rivayetlerini aratr ve yaz; zr ben ilmin yok olup limlerin de tkenmesinden korkuyorum. [139] Burada ismi geen 'Amre, (Amre binti Abdirrahmn el-.\nsriye'dir. Bzi rivayetlerde onun isminin yannda Kasm b. Muhammed b. Eb Bekir es-Siddk (v. io7)'m ismi de geer. Her ikisi de Hz. ''ie'nin talebelerinden olup onun Raslullah (s.a.v.)'dan rivayet ettii hadsleri en iyi bilen kimselerdi. Eb Bekir b. Hazm, mer b. Abdilazz'in verdii vazifeyi f etti; fakat byk halfe, valisinin yaptklarm gremeden Rabb'na kavutu. [140]

mer b. Abdilazz, Ibnu Hazm'e verdii talimat, btn valilere yazp memleketin her tarafna gndermiti.[141] Daha halfe hayatta iken emrini ilk olarak yerine getirerek gayesini tahakkuk ettiren ahs, Hicaz ve am limi Muhammed b. Mslim b. ihb ez-Zhr el-Meden (v. 124) olmutu. Zhr hadsleri halfenin emrine uyarak bir kitapta toplamt. [142] Halfe de bu kitap formalarm-her yana gnderiyordu. [143] Yapt ile iftihar ederek: "Bu ilmi benden nce kimse tedvin etmemiti" demekte Zhr hakldr. [144]

Tetkikin bu safhasna gelen aratrc, artk tedvn aleyhindeki grn tamamen ortadan kalktn ve bu asrda unutulmaya baladn zanneder. Fakat ok gemeden ayn szleri, hatt tedvine cevaz verip tevik ve mdfaa edenlerin azndan bile tekrar duymaya balar. Sanki tedvinciler bu ii kendileri balatmam da idarecilerin emir ve zoruyla bu ie katlmcasna, aratrc onlarn pimanlk sadlanm duyacaktr. Zhr der ki:

"Emirler bizi zorlaymcaya kadar hadslerin yazlmasn istemiyorduk; sonra hibir mslman bu iten alkoyairayacamz anladk. [145] Gerekten de Zhr, hibir mslman birey yazmaktan menetmemitir. Hatt tedvn iine iyice giritii zamanlar duyduu hadsleri unutmak korkusule onu derhal ayakkabsnn stne yazmaktan kendini alamamtre. unu sylemek lzmdr ki, hadsleri yazmaya ve buna cevaz vermeye emirleri zorlayan millerden biri de, Rasul-i Ekrem'in hadslerini, [146]uydurularak ona nisbet edilenlerden ayrmakt. Zten Zhr'nin belini bken de budur. fkesini tutmaya alarak Zhr yle diyordu:

"ark tarafndan tanmadmz, bilmediimiz hadsler gelmeye balamasayd, ne bir hads yazar, ne de yazlmasna izin verirdim".[147]

Zhr'nin bu gr o asrdaki limlerin ekserisinin grdr. Rasl-i Ekrem'in sznn kaybolmas korkusu gibi, ona baka szler karmas endiesi de limlerin bzan hadslerin yazlmasna taraftar olmalarnda, bzan da muhalif kalmalarnda iki mhim mil olmutur. Sa'd b. el-Museyyeb ile Sad'nin isimlerini hadslerin yazlmasna taraftar olanlar arasnda grmekle, onlarn bu ie muhalefet ettikleri hususundaki rivayetleri inkr etmek mmkn deildir.[148] Mchid ve Katde'nin durumu da byledir. [149]mer b. Abdilazz'in, Hz. ''ie'ye ait ne kadar hads ve rivayet biliyorsa hepsini toplamakla grevlendirdii Kasm b. Muhammed b. Eb Bekir'in tedvn aleyhtar olduu pek mehurdur. [150] Cem1 ve tedvn taraftar olmayan nice ahslardan hadsleri ite byle topladlar. Halka: "Hadsleri de Kur'n- Kerm'-de olduu gibi ktlara yazmaynz[151] diye baran Dahhk b. Mu-zhim el-Hil (v. 105), bu szlerle, hads tedvini neticesinde meydana gelecek durumdan ne derece korktuklarn ifade ediyordu. Bununla beraber Dahhk, endeye mah kalmadn grnce, halka mensik-i hac hakkndaki rivayetleri yazdrmt. [152]

Orta yal tbi'ler hads uyduranlarn cd ettikleri szlerden sakndrp dururken, tabiinin son tabakas, muhtelif frka ve partileri takviye etmek maksadyle uydurulmu szlerle karlatlar. Hads metinlerini bu pervasz insanlarn oyunca olmaktan korumak iin de kendi asrlarnda hads tedvinini gelitirip yaymaya koyuldular. Bu asrda yaplan tedvnn zellii, hadslerin ekseriya sahabe ve tbirinin fetvlanyle kark bulunmasdr. Nitekim Medne imm Mlik b. Enes (v. R g)'in Muvatta' byledir.

kinci yzyln banda, Etbu't-tb'n devrinde limler, sahabe ve tbi'nin fetvalarndan r, sadece snnete tahsis edilmi msned eserler meydana getirmeye almlardr. Bu msnedlerden ilkini te'lf eden Eb Davut et-Taylis (v. 2O4)'dir. [153]Ahmed h- Hanbel (v. 24i)'in Msned'i, bu msnedlerin en yeterlisi ve en genii olarak kabul edilmektedir. Ne var ki, Ahmed b. Hanbel H. 220 trihinden sonra vefat ettii iin Etbu etbi't-tbi'nden saylmaktadr.

Bblara gre tasnif edilmi olarak srf sahh hadslerden meydana getirilmi eserler, Buhrf nin ada olan etbu etbi't-tbi'ler devrinden nce tedvn edilmemitir. Ktb-i sitte de bu devirde meydana getirilmitir. Ktb-i sitte'yi ve melliflerini (Buhr, Mslim, Tir-miz, Eb Dvd, Ibnu Mce ve Nese'f yi) "nemli rivayet kitaplar" blmnde inceliyeceiz.

Rivayet asrndan sonra gelenlerin yapt i, mehur sahh hads kitaplarn tehzb, erh ve ihtisar etmek olmutur. Nitekim .Eb Ab-diih el-Humeyd (v. 448), Sahheyn'i msned metoduna gre tertib etmitir. Sonra Eb's-Sa'dt Mbarek b. el-Esr (v. 606), Ktb-i sitte'yi bblarma gre tertib etmitir. Daha sonra Nreddn Al el-Heysem (v. 807), Mecma'u'z-zev'id'ine Ktb-i sitte dnda kalan mehur musannaflar almtr. [154] Ve nihayet Suyt (v. 911), Kutub-i sitte, on msned ve bunun gibi elliden fazla eseri el-Cmicu'l-kebr adiyle anlan Cem'ul-cevmi'inde toplamtr. [155]

te hads-i nebevi, bylece yazlm ve zbtedilmi olarak bize gelinceye kadar birok merhaleler geirmitir. Modern matbaaclk da bu muazzam slm mirasn nerine yardm etmitir.[156]

 

3- TALEBU'L-HADS (HADS TAHSL) N YAPILAN SEYAHATLER

 

Hads Tedvininde Muhitin Te'sri:

 

Snrlarm tyin etmek suretiyle Raslullah (s.a.v.)'m tebcil ettii[157] dru's-sunne[158] denen Medne-i mnevvere'de hadsler yeni yeni parldamaya balamt. Ashb- kiram onlar ifah olarak telkin suretiyle birbirine naklediyordu. Tbirler de ayn uslle hads alabilmek iin Ashb- kiramn yardmn istiyorlard. Bylece hads - henz domakta iken - muhitin tesirinde kalm, oluyordu.

Medine topraklan, rvler nazarnda mukaddes bir blge saylmaya baland; gnller oray arzuluyordu. Zra Medine, hicretten sonra slm davetinin geliip yayld mbarek bir yerdi. Beytullh' ziyaret iin dier memleketlerden ekilip gelen ziyaretiler, hac vazifesini f ettikten sonra, halknn azndan hads dinlemek maksa-dyle hemen Medine tarafna yneliyorlard. [159] Rvlerin teferrd ettii hadsleri onlardan duyup .almak iin uzak diyarlardan oraya geliyorlard.[160] Bz limler, Hicaz limlerinden hads dinlemek maksa-dyle hac ettiklerini itiraf etmekte bir beis grmemilerdir. Onlarn btn arzusu, Medine'nin sika ve salam Kadscileriyle grmekti. [161] Ali b. el-Medn. [162] "Bir kere haccettim, ama asl maksadm hads dinlemekti!" [163] derken herhalde bu duruma iaret etmitir.

Medneliler - hadslerin ilk ne'eti srasnda - snnetin ounu rivayet etmek hususiyetine sahip olduklar gibi[164] dier bz ehirler de - daha erken bir devirde - ilk defa kendi muhitlerinde hret bulan, bir mddet sonra da baka memleketlerdeki rvlerce duyularak mehur olan bz hadsleri rivayet etmek hususiyetini kazanmaya baladlar. Hads kitaplarnda, bz muhitlerin muhtelif hadsleri rivayet etmekle hususiyet kazandklarn gsteren eitli tbirler vardr: Bu hadsin rivayetinde Basrahlar teferrd etmitir[165] bu hads

amllarn snnetlerindendir, onu amllardan baka kimse rivayet etmemitir,[166]bu Humuslularm hadsidir, [167] gibi. Ala geldikleri muhitin tesirinde kalarak muhaddislerin rivayette teferrd mevzuunda ihtilaf etmeleri tabidir. Bir ehir halk tarafndan benimsenen rvnm hadsleri almyor ve rivayete elverili olarak kabul ediliyordu; ayet onu bir baka ehrin ahlisi tutuyorsa, o zaman rv makbul saylmyor, hadslerine mnker gzyle baklyordu. Bu hl bize imm Buhr'nin aadaki szleriyle Zuheyr b. Muham-med'e kar taknd tavr ak ve mantk bir ekilde zh etmektedir. Buhr diyor ki: "Zuheyr b. Muhammed'den amllarn rivayeti mnkerdir; Irakllarn rivayeti ise doruya yakndr. [168] Buhr'nin bu ahs hakkndaki hkm, tesirinde kald iklim fark sebebiyle deiik olmutur. Zr bu byk imm - hads ricali bilgisi, rv ve rivayetlerde arad artlardaki ar titizlii ile - bir kimseyi cerh, tekim ta'dil etmek veya ayn adam kh gizli bir kusuru sebebiyle zayf bulmak, kh takdr odecei birok sebepler yznden sika olarak gstermek bakmlarndan asrnn en kudretli limi idi. [169]

 

Talebu'l-Hads in Yaplan Seyahatler:

 

Rvler rivayette muhitin tesiriyle yaplan teferrd karsnda -hadsleri ne sdece kendi hemehrilerinden almakla yetiniyorlar, [170]ne de kendi ehirlerine uzak olsun, yakn olsun, sdece Medine'den hadis almakla kalyorlard. Taiebu'l-hads iin en uzak beldelere seyahatler yapmak onlarn en ok sevdii bireydi; bu ak sebebiyledir ki, ilk r-vler kafilesinin azndan hads alabilmilerdi. "Dorudan doruya ve telkin yoluyla kazanlacak melekeler, daha kuvvetli ve salamdr"[171] eklindeki inanlar bu idel sayesinde gereklemitir.

Hads toplama ii hicretin birinci asrnda ifah olarak balamtr. Azz sahb Ebu'd-Derd'[172] diyor ki: "Kur'n- Kerm'in bir yetini anlamakta mkit ekseydim de onu halledecek tek ahsn Bir-ku'l-imd'da bulunduunu ren eydim, yine oraya giderdim'. [173]

lim sahb Cbir b. Abdilh (v. 78) bir deve satn alarak eyasn ykledi ve Abdullah b. Uneys'den ksas mevzuundaki bir hadsi sormak iin am'a kadar bir ay sren bir yolculuk yapt. [174]

Tek hads iin dahi seyahat etmeye selef limlerinin bir ou almt; Sa'd b. cl-Mseyyeb (v. 105): '!Bir hads iin gnlerce seyahat ederdim" demektedir. [175] Eb Kbe (v. 104 civan): "Hibir iim olmad halde Medine'de, srf bir hadsi daha nce duymu olan bir ahstan dinlemek iin gn kaldm", diyor. [176] Mekhl (v. 112 civar)'n aadaki szleri, bir ksmmzn akl erdiremedii, Allah katnda ok byk bir i olduu halde basit zannettiimiz, yalmz bir hads iin yaplan seyahatlere iyi bir nsl tekil eder. Mekhl diyor ki:

"Msr'da Ben Huzeyl kabilesinden bir kadnn klesi idim; sonra beni zd etti. Msr'dan ktm zaman kanaatimce orann btn ilmini renmi bulunuyordum. Sonra Hirz'a gittim; oradan ayrldm zaman, zannmca Hicaz'n btn lmH de alm bulunuyordum. Sonra Irak'a geldim; oradan ayrldm zaman, zannedersem Irak'n btn ilmini renmi bulunuyordum. Sonra am'a gittim, oray kalburdan geirdim. Her gittiim yerde ganimet mevzuunu soruyordum, O hususta bana birey syleyecek kimseleri bulamadm. Nihayet Ziyd b. Criye et-Teym denen bir eyhi buldum. Ona; ganimet hakknda birey iittin mi? diye sordum. yle cevap verdi; Evet, Habb b. Mesleme el-Fihr'nin yle dediini duydum: Hz. Peygamberin ganimetin drtte birini dnmeden nce, drtte n de harpten dndkten sonra dattn grdm[177]. (Abdan [178], Basrah-larca rivayet edilen Eyyb'un teferrd ettii hadsleri duymak zere Basralya on sekiz defa seyhet ettiren sebep, talebu'l-hadse olan bu susuzluk olsa gerektir. [179]

ahslarn, ehir ve nesillerin deimesiyle, talebu'l-hads iin yaplan seyahatlerin ekilleri de deimitir. Seyyahlarn kimi yaya olarak dolayo, [180] kimi daha 15 veya 20 yanda iken seferlere'balyor, [181] kiminden de u sfatlarla bahsediliyordu: O seyahat edip eziyet ekenlerden biridir; [182] birok seyahatler yapmtr; [183] onun dolamad yer yoktur; [184]talebu'l-hads ve seyahate pek nem vermitir; [185]on. ksur sene durmadan dolamtr[186]

Muhaddislerin zaman zaman u kabil szlerle anld da olmutur Ona varmak iin hayvanlarn brleri tepilir[187]ona herkes ekilip giderdi[188] zamannda onun iin seyahatlar yaplrd. [189]

ok seyahat eden mnsmdaki gllakaplar, toplad hads says ne kadar olursa olsun, bu gaye urunda eitli eziyetlere katlanarak uzak beldelere seferler tertb eden bu byk muhaddisler ve benzeri limler hakknda kullanlmtr.

Bu sebeple halk, muhaddislerin bana gelen eitli eziyetleri merakla sorup renmeye alrd. Onlar halk nazanndaki ehemmiyetleri sebebiyle asrlar boyunca " beldeler seyyah" diye hrmetle anla gelmilerdir.

Bir ksm seyyahlarn ark, garb defalarca dolatklarnda phe yoktur. Msterik Goldziher - hadseilerin rivayetlerini inkr etmeye pek merakl olduu halde - "ark, garb drt defa dolatklarn syleyen seyyahlarn - kanaatna gre hi de mbalaa etmediklerini" itiraf etmektedir. [190]

 

Bu Seyahatlerin Dn Hkmlerin Tevhidine Olan Tesiri:

 

Talebu'l-hads ve seyahat husus iye tleriyle mehur olan hadseilerin[191] islm lkeleri arasndaki ba salanlatrdklar aka grlmektedir, ki bu gayet normal bir neticedir, i sdece bu kadarla da kalmamtr; yleki eitli beldelerde devaml bir ekilde dolamakta olan limler, arkla garb birbirine balam,[192] aradaki btn engelleri kaldrp atm ve slm lemini, btn efradnn gnlleri tek prensip etrafnda birleen bir ehir hline getirmilerdir. Bu seyahatlerin, muhaddislerin dolat ehirlerden'ok, bizzat hadsin nass ve ruhu zerindeki tesirleri daha ok olmutur. lk defa bir muhitin fertleri rivayet ettii zaman dn metinlerin rivayet ekilleri birbirinden farkl idi; fakat bu seyahatler aradaki fark kaldrarak hepsinin ayn havaya brnmesini temin etti. Muhitin dourduu bu farkl rivayet neticesinde, rvlerin muhtelif blgelerde yetimi olmas itibariyle- ha-dslerdeki ifade ekilleri de deimitir. Fakat birbirine zt bu rivayetler, bir kalpta eritilmesi mmkn olacak ekilde gittike birbirine benzemeye balad. Sonunda yle bir hl ald ki, hadsi ilk defa duyan veya okuyan kimse, onu muhtelif beldelerin deilde bir ehrin rivayet ettii hads sanmaya balad. Bunun birok misli vardr. Fakat mu-haddisler nazanndaki ehemmiyetim. binen hadsini misl vermekle yetineceiz:

Abdurrahmn b. Mehdi (v. 198) diyor ki: "lm mevzuda bir eser yazacak olan mellifin, kitabna mutlaka bu hadsle balamas lzmdr. [193]u szleri ile Buhar ayn eyi ifde etmektedir: "Bir kitap

yazmak isteyen kimse eserinesn. [194]Bu prensibi bizzat tatbik ederek Buhar, -bilindii zere-Sahh'ine bu hads-i erif ile balamtr. Bu deerli vasyyetc uyan birok limler, hads mevzuunda yazdklar kitaplarna ayn hads ile balamlardr.

Okuyucu snen kitaplarnn niyet hadsi ile baladm ve hads metninin hepsinde de hemen hemen ayn olduunu grnce, tevatr, artlarnn lzumu kadar bulunduunu ve hadsi mutlaka byk bir topluluun, kendileri gibi kalabalk bir cematten rivayet ettiini zanneder. Halbuki hadsi - Msncd'indc Bezzr[195] syledii gibi "sahh olarak sdece Raslullah'dan Hz. mer, ondan sadece Alkame, Alkame'den yalnz Muhammed, Muhammcd'den de yalnz Yahya rivayet etmitir; hadsin yegne sahh tarki byledir[196] Rasl-i Ekrem'den sdece Hz. mer rivayet ettii iin de bu.hads mtevtir olamaz. [197]Niyet hadsi bundan baka sdece Medine'de bilinmekte idi. Fakat bilhare dier ehirlerde de mehur ekl ile yayld. Bu hl. hads metinlerinin tevhidinde ve onlarn asl muhitlerinin te'sirinden karak umm ve mterek bir kalba brnmezinde seyahatlerin te'sri bulunduunu aka gstermektedir. Sahh hads kitaplarnda bulunan avn mevzu etrafndaki rivayetlerin birbirine benzemes bu yzdendir. Yalnz muhaddislerin iaret etmeyi unutmadklar baz nemsiz ve kk farklar da vardr. Bu ok ndir benzeyilerin sebebi, seyahat srasnda rvlerin birbirleri ile karlamalar, birbirlerine te'sr etmeleri ve gelip giderken halka hads rivayet etmeleridir.[198]

Bu seyahatlerin te'sri, sdece metinlerin birbirine benzemesini te'mn etmekten ve zaman zaman da aralarm te'lf etmekten ibaret kalmad. Daha da ileri giderek ter ve itikat bakmnlarmdan da bir vahdet temin etti. Bylece limler bu hadsten, slm dninde d grne deil, insann vicdanna bakldna, hereyden ok kalblere ve gnllere ehemmiyet verildiine dir eitli fikri meseleler istinbt , ettiler. [199]

Teri ve tkat meselelerinin tevhidinde seyahatlerin bu kadar ok te'sri bulunduu iin, ad sened zincirinde geen her rvnin ismini iyice bilmek iin isnd mevzuunda ok sk davranmak gerekiyordu; zira Al b- el-Medn'nin dedii gibi: "seneddeki ahslan tanmak, hads ilminin yarsdr. [200] Bu sebeple, hads aramak iin seyahatler yapp eziyetlere katlandn syleyen talibin rivayetini kabul edebilmek iin, isnd silsilesindeki btn isimleri ezbere saymas, sonuna da kendi adn eklemesi art koulmutur. Rvnin rivayet ettiini gerekten iitip iitmedii bylece anlalm olacak, aksi halde faziletli byk bir lim olsa bile rivayette msamahakr olduu kabul edilecek, hadsiyle ihticc edilmeyecektir. [201] te Zeleb[202] bnu Leh'a (v. 174) hakknda: "Msr diyarnn kads byk imm"[203]dedikten sonra Ahmed b. Hanbel'in onun iin yle sylediini rivayet etmektedir: "Msr'n muhaddisi yalnz bnu Leh'a'dir". Fakat bu byk muhaddisi - btn bunlara ramen - bizzat Zeheb geveklikle itham etmekte ve "Onun hadsi mtbi olarak rivayet edilir; fakat ihticc iin kullanlmaz"[204] ve "geni ilmine ramen bnu Leh'a salam deildi, [205]demektedir. Hatbu'l-Badd de onun hakknda unlar sylemektedir: "bnu Leh'a hadsleri alrken gevek davranrd; kendine gsterilen her kitaptan hads rivayet ederdi. Bu sebeple birok mnker hadsleri vardr[206] Yahya b. Hassan diyor ki:

"Birtakm hadseiler bana gelerek, ellerinde bulunan bir cz' bnu Leh'a'dan dinlediklerini' sylediler. Alp baktm, iinde bnu Leh'a'ya ait bir hads dah: bulamadm. Kalkp bnu Leh'a'nn yanma gittim. Ona: inden senin hadslerinden bir tane bile bulunmayan ve hibirini katiyen duymam olduun bu hadsleri sen mi rivayet .ettin? diye sorduum zaman 5u cevb verdi: Ne yapaym, bana tutup bir kitap getiriyorlar, u hads senin hadsindir, diyorlar, ben de bu hadsi onlara rivayet ediyorum. [207]

Hernekadar haberlerin sahh bir senedle beraber rivayet edilmesi art koulmusa da, buna ramen hads toplamak iin seyahat eden muhaddslerin haberlerine bir hayli mbalaa karmtr. Mesel : Haccc b. 'ir diyor ki:

"Annemin piirdii yz pideyi bir torbaya doldurarak Med'n'-de ikmet eden ebbe'nin yanna gittim, kapsnn nnde yz gn kaldm. Hergn bir pide alyor, Dicle suyuna batrarak yiyordum. Nihayet pideler tkenince ben de oradan ayrldm. [208] Ahmed b. Furt[209] "1107 eyhten hads yazdn" sylyor[210] .Halbuki Buhr'nin - Sahh'ini toplarken - bizzat grerek azlarndan hads ilseyirlerinden sdece bin kadarnn ismini bilmekteyiz.[211] Eb AbdiIIh b.' Mende (v. 395)'nin hads iin seyahat edenlerin sonuncusu olduu sylenmektedir[212] zr "uzun seyahatinden dnd zaman onun kitaplar birka yk, hatta sylendiine gre, krk yk kadar vard. [213] Hads kitaplarnn tasnf edilmesi, mulad d isleri, talebu'l- hads iin seyahat etmekten mstani klmad; zr kitaplar, rahata ilim tahsil etmek isteyen kimselere bu kolayl tc'mn etmek iindi. lmin eref ve bereketini acyanlar ise kitaplarda okuduklar ile yetinmi-yorlard. Onlarn en byk arzusu talebu'l-lads iin seyahat etmekti.[214]

 

Hads Ticareti in Yaplan Seyahatler:

 

Bahsettiimiz muhaddis seyyahlarn srf ilim iin hads aramalarna karlk, biroklar da ticaret dncesiyle hads toplamaya baladlar, te Ya'kb b. brahim b. Sa'd bunun mislidir; Ya'kb. necaset karan durgun suda ykanmaktan Raslullah (s.a.v.)'n nehy ettiine dir Eb Hurevrc'nin rivayet ettii hadsi biliyordu ve "bu hadsi ancak bir dnr karlnda rivayet ediyordu"[215] Eb Nu/aym el-Fadl b. Dukeyn'in hli bundan da gariptir. Sika ve hafz bir imm. olmasna ramen ibnu Dukeyn, [216] iin ml tarafn salama alm, rivayet ettii her hads iin belli bir para birimi kabul etmiti. Onun talebelerinden biri olan Ali b. Ca'fer b. Hlid diyor ki: "Eb NVaym el-Fadl b. Dukeyn el-Kure'ye gider gelir, ondan hads yazardk. Buna karlk bizden sahih dirhemler alrd; yanmzda deeri dk dirhemler bulunursa ste para alrd. [217] te bu sebeple u'be b. el-Haccc[218]yalan sylemeye ihtiyac bulunmayaca dncesiyle hli vakti yerinde olan zengin rvlerdcn hads almay tavsiye ederek derdi ki:

"Ziyd b. Mhrk'dan hads yaznz; zr o zengindir, yalan sylemez Ali b. sim'a da yle demiti:

"'Umara b. Eb Hafsa'dan hads almam tavsiye ederim; zira o zengin adamdr, yalan sylemez." Ali b. sim da onun bu szn kabule yn grmeyerek: "yalan syleyen nice zengin grdk!" diye cevap vermiti.[219] u'be grnde srar ederek diyor ki: "Fakirlerden kat'iyyen birey yazmaynz!. [220]

Muhtelif devirlerde limler, bu hads tacirlerinin karsna karak ellerine vurmular ve ilim yolcularna: "Ey demolu, sana nasl karlksz retilmise, sen de karlksz ret" diye nasihat etmilerdir. [221] Ktb-i semviyede de meccani retimden bahsedildiini dikkate alarak byle sylyorlard. Rab1 b. Encs, Ebu'l-liye'nin: "Semav kitaplarda: Sana nasl bedava retilmise, sen de bedava ret, diye yazlmtr" dediini rivayet etmektedir. [222] Bu szn semav kitaplarda bulunduu bilinmektedir Kitb-i mukaddesin bir blmnn sonunda "Deuter-onome": "Ben size Rabbmn emri ile rettim" denilmektedir. [223]

lim retmek iin cret almann kesin surette haram olduunu gstermek iin bzan da hads-i erfe istinat ederler. Sunenu Eb Dvd'da rivayet edildiine gre muhterem sahb 'Ubde b. es-Smit (s.a.) ehl-i suffe'den bazlarna yaz ve Kur'n- Kerm retti. Onlardan biri de 'Ubde'ye minnet ve teekkrn ifde etmek zere bir yay hediye etti. (Ubde, bu hediyeyi kabul etmenin dn bakmdan mahzurlu olup olmadn Raslullh (s.a.v.)'a sordu. Ralullh (s.a.v.)'da iddet ve kesinlik ifde eden bir slpla buyurdu ki: "Eer boynuna ateten bir halka takmak istiyorsan o hediyeyi kabul et!. [224]Bu kabil hadsler limlere ve rvlere ok te'sr ediyor, onlar da hadis talibi tarafndan verilen hediyeyi rvet sayyorlar ve ancak kendilerine hibir ey hediye edilmeyeceine dir sz aldktan sonra tlible grmeyi kabul ediyorlard. Muhammed b. Haccc diyor ki:

"Hammd b. Seleme (v. 167)'den hads dinleyen bir adam in Denizinde yapt yolculuktan dnd zaman Hammd'a bir hediye getirdi. Hammd ona: Bak, dedi, istersen bu hediyeyi kabul edeyim ve fakat sana bir daha katiyen hads rivayet etmeyim; istersen hads rivayet edeyim; fakat hediyeyi almaym. Bu klardan birini se. O zt da: pekl hediyeyi alma da hads rivayet et! dedi. Hammd hediyeyi almadan hads rivayet etti.[225]

Hads ticreti yapanlarn bu dnce, ile takbih edilmeye balad, Ahmed b. Hanbei'in u sznde ve buna benzer dier szlerde grlmektedir. Ahmed b. Hanbel'e: hads satan kimseden hads yazlr m? diye sorulduu zaman: hayr ,onun hibir deeri yoktur! cevbn vermitir. [226]

Hadsleri para mukabilinde satarak bu iin ticretini yapanlar, - bazan aka grlen ar hrs ve tama'larma ramen - hep yalanc ve hads uydurucular arasndan kmamtr. Hatta bu tacirlerin birou sika ve zabt sahibi kimselerdi. Fakat ne varki, parann yz yumuaktr, oklarnn boynunu bker. Hads tacirlerinin de kendilerine gre bir felsefeleri vard: yle ya nice meakkatlere gs germiler, tehlikelere atlmlar ve bu suretle talebu'l-hads iin seyahat etmilerdi. "Fakr-u zaruret onlar mecbur kmamit; yolda balarna gelecek eziyetleri, tehlikeleri biliyorlard. ln yakc atei, denizin korkun dalgalar, evet btn bunlar onlarn azmini krmyordu; zr onlarn gnlnde ilim renmenin cihd olduu ve bu yolda len kimsenin ehd olarak lecei inanc yerlemiti. [227] Halbuki bunlardan hads alan dier rvler, rivayet ve nakil vazifesini gayet rahat ve huzur iinde yapyorlar, kendilerini tekilerle ayn seviyede tutmak istemiyorlard.

Gvenilir kitaplarmzda bu ravlerin hads toplarken riyet ettikleri metodu gsteren birtakm haberler bulma imknna sahibiz. Bu metodlar muhaddislere pekok klfetler yklemekteydi. Eer onlarrn durumlar gnmzn vkasyle kyaslanacak olursa grlr ki, bu bayiler, btn mesasini yazna eserleri nere hazrlamaya veren, sonra da almasnn mahsln pahal bir ekilde satan nairlere benzemektedirler.

limlerin Ali b. el-Cacd (v. 23o)'in hadslerini elde etmesini salayan usl, o gnlerdeki hads tacirlerinin dnce sistemlerini bize aksettirmektedir: "Ebu'1-Fadl b. Thir el-Makdis diyor ki:

Arkadamz Ebu'l-Ksm Hibetullah b. Abdilvris e-rz'nin yle dediini duydum: Badat'a gittim, eyhlerle grerek elimden geldii kadar hads dinlemeye altm. Sonra Musul'a gitmek zere oradan ayrldm, Sarfn'e geldiimde orada kalarak geceyi bir mescitte geirdim. Nihayet Eb Muhammed es-Sarfn mescide gelerek cemate imm oldu. Yanna giderek: hi hads dinlediin oldu mu? diye sordum. Cevaben: Babam beni Eb Hafs el-Kettn, bnu Hab-bbe ve dier eyhlerin yanna gtrrd. Yanmda bz cz'ler var, dedi. Ona: u cz'leri kar cia bir greyim, dedim. O da, iinde dier czlerle beraber Ali b. el-Ca'd'in kitabnn tamam bulunan bir paket getirdi. Kitab ona okudum. Sonra Badatllara bu durumu yazdm. Byk Badat limleri es-Sarfn'ye geldiler. Bu kitab es-Sarfin'den iitenler ona minnettardrlar. Onun bu ite ok nemli mevkii vardr.[228]

Talebu'l-hads iin yllar, nesiller sonra yaplan bu seyahatler, hret iin yaplan bir nev' sportif geziler mhiyetini almaya balad. Baz nasipsiz kiiler, hadsleri muhafaza edip onlarn muktezs ile amel etmek iin deil de, bilhassa mehur olmayan hadslerin sened zincirlerine adlarn geirmek iin uzak diyarlara seyahat ediyorlard. Bu - tbir caizse - sportif geziler, hicretin III. yzylnda artt ve V. yzylda ok kt neticeler verdi. Nihayet muhtelif beldelerde bulunan lijer bundan bzr olarak seslerini ykselttiler ve buna kar btn gleriyle mukavemet etmeye baladlar.[229]

 

Hadiste Lubl Olanlara Kar Gsterilen Mukavemet:

 

Hatbu'l-Badd (v. 463) diye bilinen Eb Bekir b. Ahmed, zamannda kendilerine hads rvsi diye iftira eden bz ahslarn baya durumlarna temas ederek, el-Kifye f ilmi'r-rivye adl kitabnn mukaddimesinde diyor ki:

Zamanmzda bz adamlar, hadsleri yazmak ve toplamaya almak hususunda kendi kapasitelerinin dna kyorlar. Bunlar rvnin ve mervnin (rivayet edilen haberin) durumuna selefin gzyle bakmak, makbul ve merdd rivayetleri birbirinden ayrmak, snnetlerden hkm karmak, onlarda bulunan hell ve haram hakkndaki fkh meseleleri elde etmek bakmlarndan selef ulemsnn izinden gitmiyorlar; aksine hadsin adyla oyalanyorlar ve onu ktlara yaz-. makla kalyorlar. Bunlar chil kimselerdir. Kitap hamalndan baka birey deildirler. Nice etin zorluklara katlanarak uzak diyarlara seferler yapmlar; yorulmak, usanmak bilmeden konup gmler; mallarn canlarm bu uurda bezletmiler, tehlikelere atlmlar; salar, balar dank, benizleri soluk, karnlar a, bedenleri yorgun ve zayf olduu halde l isnd elde etmek ve bundan baka da brey arayp istemeksizin memleket memleket dolamlardr. Adaleti sabit olmayan, kendine gvenilmeyen kimselerden hads almlar; hadsin shhat derecesini bilmedikleri, hakkaten o hadsi duyduundan emn olmadklar ahslardan rivayet etmiler; daha sahfesini doru drst okumasn bilmeyen, rivayet artlarnn hibirini hiz olmayan, sem ile icazetin farkn anlamayan; msned ile mrseli, maktu ile muttasl tefrik edemeyen; baka rvlerden ayrabilmek iin eyhinin adm dah ezberlememi olan kimseleri hccet kabul etmiler; hare% ketleri nokta-i nazarndan fsk, mezhebi itibariyle sapk, din ynnden bid'at ve inanc bsbtn bozuk adamlardan hads yazmlar; sem vuku bulduu sabit olup da isnd da 'l olunca, rv nasl olursa olsun, onun rivayeti ile amel etmeyi vacip grmlerdir.[230] Garip ve mnker, hads rvlerinin mttek grnmeleri, fazlaca ibdet ve tat yapmalar yeterli grlmemitir. Hads mnekkidlerinin ilhama benzeyen bir sezgileri vardr. Bu sezgi onlar garip hads rvlerinin rivayetlerine kar ihtiyatl olmaya, onlar benimsemekten saknmaya zorlar. Bylece son derece uyank ve tedbirli olarak o hadslerden uzaklarlar ve rivayete yanamazlar. Mu'all b. Hll'in rivayetini fk veya zabtnn mkemmel olmay sebebiyle reddetmemilerdir; zira Mu'all, gnde yz rek'at namaz klan, iyi hli ile tannan bid ve zhid bir kimse idi. Onun hadslerini kabul etmeyilerinin sebebi, ok garip hads rivayet[231] etmesidira. Hads mnekkidleri mehur

hadsleri rivayet etmeyi seviyorlar, bir araya geldiklerinde de - r-vnin en iyi hadsini veya bildii hadslerin en iyisini rivayet etmesinden holanmyorlard.[232] Onlara gre "en iyi" demek, "garb" demekti; nk allmam, duyulmam olan garb ey, bilinen ve tamnandan..daha ok rabet grmektedir[233]Bilhassa bilmedii eye pek merakl olan halk tabakas iin bu byledir. u'be b. Haccc'a, Ab-dulmelik b. Eb Sleyman'dan niye rivayet etmiyorsun? Halbuki onun hadsleri iyidir, diye sorulduu zaman u cevb verdi: Ben de iyiliinden kayorum ya. [234]

Garb hads rivayetinden kamak sz, garb ve mnker hads rivayet edenlerin bilerek veya bilmeyerek yaptklar tedlsten limlerin korktuklarn en iyi ifade eden bir tbirdir. Zr bylesi rvler, dier muhaddislere nazaran eitli tedlsleri daha ok yapyorlar: Bunun sebebi de onlarn, havssa vnmek, avama kar da limlik taslamak iin, hadsin shhatinden evvel garabetini, senedinin ittisalinden evvel ndir oluunu n plna alarak talebu'l-hads iin eitli tehlikelere atlmalardr. Hads mnekkidleri bu yzden onlar bast grerek hibir deer vermemiler; Eb Hanfe'nin "garb hads peinde koanlar, yalanlanrrulardr. [235] Szn muktezsmca onlar cerh etmiler ve yalanc olduklarn sylemilerdir.

Hads tenkidierinin, garb rivayetler dkn mdelliseri cerh etmesi gayet normaldir. Tedls yapan kimse, kendi kendini rezil ve mahkm etmekte. [236] Bu duruma dp de yalanc olduu anlalnca, ceza olarak hibir szne inanlmamakta, iyi hlleri sylenmemekte[237] ve artk.hadsi hibir zaman kabul edilmemektedir. [238]

vnmek- ve halka gsteri yapmak iin tedlse tevessl eden kimseler, bazan ei grlp duyulmam derecede fena insanlard. Bzlar, hi grmedii bir ahstan hads dinlediini iddia ederek rivayet ediyor, hi tanmad kimselerin yerlerin adlarn uyduruyor veya kendinden rivayet ettii rvyi, geni haylinin cd ettii stn sfatlarla tebcl ediyor veya ona asl esas bulunmayan nice slih ameller izafe ediyordu. 'Ufeyr b. Ma'dn el-Kil'i diyor ki:

"mer b. Ms Humus'a geldi. Mescitte onun etrafna toplandk, kide bir Bize slih eyhiniz rivayet etti"

diyordu. Bunu o kadar tekrarlad ki, nihayet dayanamayarak: Bu slih! eyhimiz kimmi? syle de bilelim, dedim. Onun Hlid b. Ma'dn olduunu syledi. Hlid ile ne zaman grtnz. diye sordum, 108 ylnda, dedi. Nerede grtnz? diye sordum, Ermniye gazasnda, dedi. O zaman dedim ki: Ey eyh, Allah'dan kork, yalan syleme! Hlid b. Ma'dn 104 tarihinde vefat etti; sen onunla lmnden drt sene sonra karlatm sylyorsun. stelik Hlid, ErmniyeMe hi| savamad, hep Rumlarla harbetti.[239]

Bu hikyeden de anlaacar zere rvlerin kendilerinden riv-l yet ettikleri eyhlerin vefat tarihlerini bilmemesi, o rivayette yalan vej tedls bulunduunu gsteren kat' bir delildir. [240] Hads mnekkidleri bu yzden rvlerin terceme-i hllerini, tabakalarm bilmeyi, dou ve lm trihlerine dikkat etmeyi art komulardr" Btn bunlarla megul olmann sebebini izah ederek Sufynu's-Sevr (v. 161) der ki: "Rvler yalan sylemeye balaynca, biz de onlara kar trih sil-hyle kar koyduk.[241] Hatta hads mnekkidleri yalanclar meydana karmak, onlarn hads uydururken ve tedls yaparken bavurduklar hileleri kefetmek iin coraf bir tahdd de yapmlardr. Buna gre1 rvcr seyahatleri srasnda eitli memleketleri dolarken kendilerinden hads aldklar eyhleri sayarken, onlarn ismiyle beraber mutlaka I.:ds rivayet ettikleri ehirleri de syleyeceklerdir, [242]H;cls ticreti yapmak veya hret te'mn edip vnmek iin seyahat yapanlar ne kadar ok olursa olsun, yeryzn Raslullah (s.a.v.)'n snneti ile dolduranlar yine de Allah'n rzsn kazanmak dncesiyle hads rivayet eden muttek kiilerdir. Her yerde ve her zaman azmsanmayacak kadar ok, ihml edilmeyecek derecede yce, ve trihin nisyn perdesine brnmeyecek kadar da kuvvetli ahsiyete mlik idiler. Bize - muhaddislcrin rivayetleri kabuldeki titizliklerini gstermek zere- onlarn u beynlar da kfidir: "Hadsler dndaki dier mevzularda da yalan syleyen kimsenin rivayeti reddedilir, [243] "sefhet, adaleti yok eder, rivayetin reddedilmesini gerektirir. [244]

d szler syleyen ve baya tarzda konuan kimseden hadseiler nefret eder; bylesinin rivayetini kabul etmezler. Buhr'den rivayet edildiine gre Yahya b. Sa'd el-Kattn (v. 113), en-Nadr b. Mutar-rif'den rivayet etmedii iin Buhr de onun hadsini almaz. Yahya, en-Nadr'm hadsini niin almadn zh ederek diyor ki:

"en-Nadr'm eer size rivayet etmezsem fahie ocuuyum, dediini duydum; bu sebeple hadsini terk ettim. [245]ube b. el-Haccc (v. 160)'dan rivayet edilen u szlerde byledir. ube diyor ki:

"Mekke'den geldiini grdm bir kimseye Ebu'z-Zubeyr'i sorarak ondan haber almak kadar holandm birey yoktu. Nihayeti Mekke'ye giderek ondan hads dinledim. Yannda bulunduum es-; nda bir adam gelerek Ebu'z-Zubeyr'den birey sordu. Ebu'z-Zubeyrl de o ahsa iftira etti. Ona bir mslmana nasl iftira edersin? diye sordum. Cevaben: ne yapaym, beni kzdrd, dedi. Bunun zerine ona: Demek seni kzdrana iftira edeceksin yle mi?! dedim ve ondan bir daha rivayet etmemek zere yemin ettim". Yine ayn ahsla ilgilij olarak u'be derdi ki:

"Ezberimde ondan drtyz hads vardr; vallahi size bunlarda hibirini katiyen rivayet etmem.[246]

fkelendirdiini ileri srerek bir adama iftira etmek, adalet sfatn yok eden bir sefhettir; zr bu rvler en gzel ahlk ile muttasf kimselerdi. Onlarn tlim ve terbiyede, eski, yeni, arkta, ve garbtaki dier btn limlerden farkl, kendilerine hs birtakm usl ve metodlar vard. [247]

 

4- DRU'L-HADSLER VE MUHADDSLERN LKAPLARI

 

Hicr VI. asrda slm, lemi, talebu'-hads iin yaplan seyahatleri tavsatan yeni bir vaka ile kar karya kald. Bu asrn balarnda, slm memleketlerinde hads retmek iin kurulan medreseler henz yoktu. Talebeler hads renmek iin seyahatler yapp, seferler tertip etmek mecburiyetinde kalyorlard. Fkh, mezhepleri, fkh grler, ve ictihadlar mevzuunda retim yapan ve ihtisas kazandran medreseler, devlet mekanizmasna kad ve. dindar adamlar yetitirmek maksadyle her yerde kuruluyordu.

VI. yzylda Dimek'te yaptrd Nuriye Medresesi ile adn ebedletiren Nureddin Mahmud b. Eb Sa'd Zeng (v. 569)'nin emriyle ilk dru'l-hads ina edilmitir. "Trhu Dimek" adl eserin mellifi bnu cAskir, bu medresenin hocalarndand.[248]

Seneler sonra Kahire'de, Eyyb meliki el-Kmil Nsruddn'in emriyle bir dru'l-hads yaptrld ve 622 trihinde tedrise ald. Bu medresenin ilk hocas, Ebu'l-Hattb b. Dhye'dir. [249]

Kmiliye Medresesi'nin tesisinden drt yl sonra 626 tarihindt Dimek'te Erefiye dru'l-hadsi kurulmutur. lk hocas Eb Amr b es-Salh'dr. [250]Burada mm Nevev[251] de hocalk yapmtr.

Dmek'te bunlarn dnda pek mehur olmayan dru'l-hadslei de yaplmtr. [252] Btn bu dru'l-hadslerin tedris hayat pek uzu srmedi; zira bu messeseler, fkh ve ahkm medreseleri gibi bi makam ve kadlk elde etmeye, halfeler yannda iltifat ve tiba kazan-j maya imkn hazrlamyordu. Dru'l-hadsler -stelik- diyar di dolaarak hadis renmeyi hereye tercih eden muttek hads talebe lerinin susuzluunu gideremiyordu.[253]

 

Muhaddislerin Unvanlar:

 

limler, hads toplamak iin seyahat eden kimselerin bu mevz-daki evklerine bakarak onlara muhtelif adlar verdikleri gibi, kendi memleketlerinde veya komu blgelerde bulunan mderrislere de "resm" unvanlar vermilerdir. Bu unvanlar, onlarn tabakalarn, derecelerini, hads tahamml ve rivyetindek usllerini gstermek iin, terceme-i hllerinden bahsederken isimleriyle birlikte sylemeyi uygun gryorlard.

Birbirinden farkl olarak kullandklar mehur unvan unlardr: msnid, muhaddis ve hafz.

Miisnid, rivayet ettii hadse vukufu olsun veya olmasn, hadsi senedi ile rivayet eden kimse demektir. [254]

Muhaddis,' msnidden daha stndr; zira muhaddis diye se-nedleri, illetleri, senedde ad geen rveri, isndm 'l ve nazil olann bilen, ok sayda hads ezberleyen, ktb-i stte'yi Ahmed b. Han bel'in. Msned'ni, Beyhak'nin Snen'ini, Tabern'nin Mu'ce-m'ini ve ayrca bin tane hads cz'n dinlemi olan kimseye denir.[255]

Hafz ise derece bakmndan her ikisinden de stndr. Hafzda u hususiyetler aranr: Raslullah (s.a.v.)'n snnetlerini bilmek, tarklerine vkf olmak, isndlarm birbirinden iyice tefrik etmek, hads mtehassslarnn shhatinde ittifak ettii, ictihd fark yznden nkillerinin durumunda ihtilf ettii snnetleri ezberlemek. Hafz, hadscilerin: gibi tbirleri arasndaki fark bilir; gibi ifadelerle

deien rivayetleri birbirinden ayrr; [256] Bunlar syleyenin sahb veya tbi' oluuna, rvmn deyiine gre hkmlerin deieceini, hadsi iittiini kesin olarak isbt etmese dah mdellisin bu tbirlerle naklettii rivayetlerin kabule ayan olduunu bilir; hadste geen bir kelimenin icbnda vehim eseri ve fakat dierlerinin sahh olduunu anlar; metinlere karan ve bu sebeple o metnin bir paras hline gelen mdrec lfzlar tanr; srf hads ilminin yardmiyle rv-lerin durumuna dikkat eder. Zr bu ilim nefsini sdece ona vakfeden ve ona baka bir ilirn kartrmayan kimselere nasb olur. [257]

Hafzn en nemli hususiyeti, - limlerin sz ve tariflerinden anlaldna gre - tabaka tabaka, ama her tabakada bildikleri bilmediklerinden fazla olmak artyle eyhlerini, eyhlerinin de eyhlerini tanm olmasdr. [258] Birok hads mnekkidi, hafzlarda aranan artlar pek zor olduu iin, bu ad alan zevatn her devirde ve her yerde pek az olduu ve hatta "bulunmasna imkn olmad[259] kanatmtmdadr.

Mutlak olarak hafz denince, hads lmndeki hafz kasdedilmi olur. Bir Kur'n- Kerm kri'i kp da: falan hafz bana Kur'n retti; yahut bir nahivci: beni falan hafz yetitirdi, demez.[260]

Hafzlarla ilgili olarak halkn aznda dolaan birok mbalaal sz vardr: Ahmcd b. Hanbel vefat ettii gn kitaplar saylm, oniki ykt ttuu grlm, bu kitaplarda"

diye balayan ne kadar hads varsa, Ahmed b. Hanbel hepsini de ezbere biliyormu. [261] Yahya b. Mn(r[262] diyor ki; "Bu altyzbin hadsi kendi elimle yazdm. [263] Bunda alacak bir taraf yoktur; zr Yahya veft ettii zaman ii kitap dolu 114 kitap dolab brakmt. [264]tbnu 'Ukde'nin[265] durumu daha az enteresan deildir. Onun hafz olduu ve drt kardee ezbere drtyzbin hads yazdrd sylenmektedir; ezberinde daha baka hadsler bulunmas da muhtemeldir. Bu drt kardeten biri olan Abdullah el-Kdis diyor ki; "Drt kardeimle birlikte senelerce Kfe'de kalarak bnu 'Ukde'den hads yazdk. Ayrlmak istediimizde ona veda etmeye gitmitik, bize yle dedi: ittiklerinizle yetinip kaldnz; ben en az hads dinlediim eyhten yzbin hads almimdr/Abdullah el-Kdis diyor ki: Ey eyh, dedim, biz drt kardeiz, herbirimiz senden yzer bin hads yazdk".[266]

Bu hafzlardan herhangi birine nisbet edilerek eliyle yazd veya talebelerine yazdrd sylenen muazzam hadsler, ekseriya onlarn ezberinde bulunuyordu. Eb Zras [267]diyor ki: "Evimizde yazlm olarak ne kadar yaz mevcutsa, hepsi de czbcrimdcdir. [268]acb de mevzuda unlar sylemektedir:

"Bugne kadar herhangi bir yere ne kaydetmisem, biri bana hads olarak ne rivayet etmise, hepsim ezberlemimdir. [269]

Bz hafzlar hadsleri ezberleyebilmek im nce yazar, iyice ezberleyince de buna gvenir kalrm endiesiyle yazd eyleri imha eder veya makasla dorard. Byle yapanlar arasnda Sufynu's-Sevr[270] sim b. Damre [271] ve Hlidu'l-Hazz' [272] bulunmaktadr. Halk arasnda u sz pek yaygndr: timi ktlara terketmek ne fenadr!

Baz limler, bir muhaddisin "hafz" adm alabilmek iin ne kadar hads ezberlemi olmas gerektiini tahdd etmek istemilerdir. Hkim[273] el-medha adl kitabnda diyor ki:

"Bir kimsenin hafz olabilmesi iin beyzbin hadsi ezbere bilmesi lzmdr. [274] Bakalar hfzm ezberindeki hadslerin yirmibinden az olmamas gerektiini sylemilerdir. Fakat Fethuddn b. Seyyidi'n-ns[275] bu llerin nisb olduunu, her devrin kendisine gre bir stlah ve tahddi bulunduunu ileri srerek diyor ki:

"Bz selef limlerinden nakledilen yirmibin hadis yazmayan kimseyi muhaddis saymazdk, eklindeki beyn, kendi zamanlarna gre sylenmi bir szdr. [276]

Ezberlenmesi art koulan hads says on binler ile yz binler arasnda deiiyorsa,[277] ki bu fark hakkaten pek byktr o zaman bunun belli bir zh vardr. yle ki: yz binler szyle merfu1, mevkuf ve maktu btn hadsler kasdedilmektedir. Ahmed b. Hanbel'in: Eb Zr'a yediyzbin hadsi ezbere bnirdi, eklindeki szn Bey-hak1 tefsir ederek "bununla sahih hadsleri, sahabe ve tabin szlerini kasdetmitir" diyor. [278] u hle gre bu rakama sahh olan ve olmayan rivayetler de dhildir. Buhr diyor ki: "Ezberimde yzbin sahh, ikiyiizbin de sahh olmayan hads vardr[279] Muhaddisler, ezbere bilinen hadsleri on binler szyle ifade edince de, sdece merf' sahh hadsleri kasdetmi olmaldrlar.

Mttek hafzlar, halkn kendileri hakknda yayd mbalaal szlerden hi de honut deillerdi. Ellerinden gelse buna hi meydan vermeyeceklerdi; zira yanlarnda bir hads bulunacak olsa onu tahrc veya rivayet edene kadar halk pelerini brakmyordu. [280]Onlar ytiz binlerce hads yazm veya ezberlemilerse, bunun ancak on binler-cesini rivayet ediyorlard. Kendilerini - btn bunlardan baka - sadece ok hads rivayet etmeye deil, ilimde derinlemeyej fehm ve dirayet kazanmaya mecbur hissediyorlard. [281]

 

Hadsin Lfzen Rivayeti.

 

Hads limlerinin - bilhassa ilk zamanlar - hadsi kendi lfz ve metniyle rivayet etmek hususunda ne derece titizlik gsterdiklerini, hatt vv yerine f kullanlmasna dah gz yummadklarn rendiimiz zaman, onlar daha ok tebcil ederiz. Hadsi ed (rivayet) eden kimsenin, onu hibir deiiklik yapmadan, fazla ve noksan sylemeden, aynen eyhinden ald lfzla rivayet etmesini art kouyorlard. Bunu da Raslullh (s.a.v.)'n sznden karyorlard kimsenin yzn Allah Tala ak etsin. Kendine hads nakledilen niceleri vardr ki, onu duyandan daha mkemmel muhafaza eder.[282] Bu titizlii ayrca Raslullh (s.a.v.)'n kendi lzfma son derece tina edilmesi hususunda ashabna rettii u hareketten arlyorlard. Hz. Peygamber, Ber' b. 'zib'e rettii, yataa yatarken okunacak duay tekrarlatt zaman Ber'aynen belledii gibi okudu; yalnz " yerine dedi. Hz. Peygamber derhl

eliyle kendini gstererek diye tashih etti. [283] Ashb- kiram ekserisi lfzla rivayet zerinde bu yzden ok durmutur. As-hb- kiram'dan birine: Sen de falan, falan ahslar gibi neden rivayet etmiyorsun? diye sorulduunda u cevab verdi: Onlarn duyduunu ben de duydum; ben de onlar gibi Raslullh (s.a.v.)'n huzurunda bulundum. Fakat imdilik buna zaruret yoktur. Halk ii sk tutmaktadr. Bu ii benim yerime yapanlar vardr. Raslullh (s.a.v.)'n hadslerinde bir ilve ve noksan yapmaktan ekmiyorum. [284]

Bu anlay iinde baz sahbler, rvlerden duyduklar hadsler-deki takdmte'hri veya bir kelimenin yerine e manlsn koymak suretiyle yaplan deiiklii tashih etmeye balamlardr. b. 'Umeyr, mnafn durumu iki ayr sr arasnda idip gelen bir koyun gibidir mealindeki hadsini okurken bnu mer mdhale ederek, yle dedi: Vah size vah! Raslullh (s.a.v.)'in sylemedii bir sz ona nisbet etmeyiniz. O byle deil demiti.[285] Yine bnu mer, slm'n be esas hadsini okuyan birinin, onun bizzat Rasl-i Ekrem'den dinlediine muhalif olarak hadsi takdm te'hrli okuduunu grnce: "Raslullh (s.a.v.)'m azndan duyduun gibi Ramazan Orucunu son olarak syle!" demiti. [286]

Tbi'n ve tebe-i tbi'n devrinde, bzlarnn mn ile rivayet etmekte bir beis grmemesine ramen, birok rvler Raslullh (s.a.v.)'n hadsini lfz ve metni ile rivayet etmekte idiler. bnu (Avn diyor ki:

"Rivayet esnasnda harfler zerinde dah titizlik gsteren muhaddis ile manen rivayete cevaz veren dier muhaddisi grp tantm. Mn ile rivayete msade edenler Hasenu'l-Basr, acb ve brhm en-Neha' idi. Harflere dah dikkat eden muhaddisler ise Kasm b. Muhammed, Rec3 b. Hayve ve Muhammed h, rn idi. [287]

A'me, rivayet srasnda harflere dah dikkat eden hadseilerden bahisle, onlarn bu titizliine kar duyduu minneti ifde ederek der ki: "Hads ilmi vaktiyle yle insanlarn elinde bulunuyordu ki, onlar hadse bir vv, bir elif, bir dl ilve etmektense, gkten yz-koyun yere dmeyi tercih ederlerdi. Bugn yle rvler var ki, en deersiz bir meselede dah yemin etmekten ekinmiyor. [288]

Bu mttek rvlerin, Hz. Peygamber'in lfz idi diyerek hadsler zerinde bylesine titremelerine amamak lzmdr[289]. Yine onlarn rv [290] dedi; yahut dedi diye phelerini [291]k ak sylemelerine de hayret etmemelidir. Rvlere gre bu i, zerinde daha fazla titizlik ve dikkat gstermeye lyk bir itir. Bzlar lhin deiiklii yapmaya lzum grmyordu; rv ister sahb, ister tbi' olsun szn olduu gibi muhafaza ediyordu; zr hadseiler onu byle rivayet etmilerdi. Bu hle gre yerme[292] demekte yerine demekte[293] "IiIp" yerine demekte[294] bir beis yoktur. Bu sebeple bu Srn'in, "rvler gibi lhin yapt" nakledilmektedir. [295] mm Eb'Ubeyd, lhni olduu gibi brakma vakasn u szlerle zh etmektedir:

"Hadscilerin bir dili, arap dili mtehassslarnn da ayr bir dili vardr. Arap dili mtchassslarnnki kaideye daha uygundur; fakat sem dolaysyle hadscilerin diline uymak zarureti vardr. [296]

Daha sonra limler lhni, mny bozan ve bozmayan olmak zere ikiye ayrdlar ve mny bozan lhni mutlaka deitirmek cb ettiini belirttiler. [297] Eer hadsin rvsi i'rua riyet etmemise, hadsi tashih ederek dorusunu bulmak gerektiini sylediler. [298]

Hadsin mn ile rivayetinde bir mahzur grmeyenler, bunun iin birakm artlar ileri srdler. Buna gre rvnin sarf, nahiv ve lgat ilimlerini bilmesi, lfzlarn dellet ettii mnay ve maksad anlamas, lfzlar arasndaki mn farkna vkf olmas ve hadsi lhinsiz olarak rivayet etmesi lzm gelmektedir; zr Raslullah (s.a.v.), arapa konuanlarn en fasihidir. Rasl-i Ekrem'in yapmas muhal olan lhni, sanki o sylemi gibi hads rvisinin cd etmesi de bir yalandr. Asma' diyor ki:

"Rv iin en ok korkulacak ev, arapay bilmeyii yznden

Benim sylemediim bir sz bile bile bana kim isnd ederse cehennemdeki yerine hazrlansn,) hadsinin mulne girmesidir. Zr Hz, Paygamber (s.a.v.) lhin yapmazd. Eer ondan hads rivayet ederken lhin yaparsan ona yalan sylemi olursun.[299]

Arap dili ilimleri pek eitlidir. Onlar anlamak, lfzlar ve lfzlarn dellet ettii mnlar arasndaki ince farklar kavramak imknsz denecek kadar gdr. Bu sebeple bz limler, sahabe dnda kalan rvlern hadisleri mn ile rivayet etmesine msade etmemilerdir. Zr ashb- kiramn "mayas arap olarak yourulmu, arapaya istidatl olarak yaratlmlardr". Kad Eb Bekir b. el-'Arab[300] der ki: "Bu ihtilf ancak sahabe asr ve ashb- kiram hakknda bahis mevzuu olabilir. Onlarn dnda kalan hibir kimsenin -mny ifde etse dah - lfz brakarak mn ile rivayeti caiz deildir. Eer herkesin mn ile rivayetine izin verecek olsak, o zaman hadslere katiyen gvenemeyiz; zr zamanmza kadar bireyler rivayet etmi olan ahslar, nakl ettikleri haberi deitirerek bir harfin yerine mnsip grdkleri baka bir harfi koysalard, rivayetler bsbtn deitirilmi, tahrif edilmi olurdu".

"Ashb- kiram byle deildiler; zr onlarda iki byk hususiyet vard; biri fesahat ve belagatt; nk onlarn mayas arap olarak yorulmu, arapaya isti'dath olarak yaratlmlardr. kincisi de onlarn Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in szn duyup, yaptn grm olmalaryd. te bu mahede, sahabeye mny tam olarak kavrama ve maksad kamilen anlama imknn kazandrmtr. Haber veren, onu gzyle gren gibi-olamaz. Grme;, misin ki, onlar, lfzn sylemeden her hdise hakknda Rasluliah (s.;.y.) unu emn Raslullah (s.a.v.) unu yasak etti" deyip dururlar. Onlarn bu kalil szleri, gvenilir bir haber ve salam "bir nakil olarak kabul edilmitir. nsafl bir kimse bunun byle olduundan phe edemez. [301]

Man ile rivyei meselesinde mm Mlik vasat bir yol tutmutur. ylr ki: Raslull.h (s.a.v.)'dan merf olarak rivayet edilmeyen haberlerde manen rivayeti cz grm, merf1 hadslerde ise buna katiyen cevaz vermemitir. Hatta Beyhak'nin Medhal'inde naklettiine gre takva ve ihtiytkrli sebebiyle - Raslullah'n hadislerinde b, y ve t harflerinin deimesine dah gz yummazd.[302]

bnu's-Salh ise, merf olsun veya olmasn, hadsin mn ile rivayeti zerinde byle sk davranmaya zaruret olmad kanaatn-dadr. Ona gre merf olan veya olmayan rivayetleri mn ile nakledebilmek iin arapay iyi bilmek, zikredildii ekilde bu lisna fevkalde hkim olma kudretini kazanmak arttr. Grlerini zh ederek bnu's-Salh diyor k: "Bzlar Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in hadslerinin mn ile rivayetini men' etti; fakat dier rivayetlerde buna cevaz verdi. Halbuki en dorusu, ayet rv bahsedildii ekilde limse, kendine ulaan lfzn mnsm ifadeye muktedirse, byle bir tefsir yapmadan mn ile rivayeti kabul etmektir. Zr sahbe-i kiram da, selef- slhn de byle yapmtr. Onlar ou zaman ifde edilmesi gereken bir mny, eitli lfzlarla naklederlerdi. Bu da onlarn lfza deil, mnya ehemmiyet vermeleri yzndendi. Sonra bu ihtilf - bildiimize gre - kitaplardaki nakiller hakknda da bahis mevzuu olmamtr. Lfzlar olduu gibi zabtederek korumak ok g ve zahmetli olduu iin mn ile rivayete msade edilmitir, diye kimse kalkp da herhangi bir mellifin eserindeki bir lfz, o mnya gelen bir baka lfzla deitirecek de deildir. imdiye kadar byle birey yaplmamtr. [303]

Mn ile rivayet edilen nakillerde ihtiyat ve dikkati gsteren bz ifdelerin de bulunmas lzumludur. Rivyetindeki bir lfzda phelendii zaman rvnin hemen demesi cb eder. [304]

Hvilerin ekserisi hadsi btn lfzlaryla birlikte tam olarak rivayet etmek iin byk gayret sarfederler; bu suretle Raslullah (s.a. v.)'n lfzlarna bir nev itina edilmi olduunu hesap ederler. Yalmz baz limler hadslerin ihtisar edilmesi mevzuunda msamahakr davranarak hadsin bir ksmn hazfetmiler, paralamlar ve bylece onu muhtelif mnsebetlerle ayr ayr rivayet etmilerdir; nitekim Buhri de Sahh'inde byle yapmtr. Hads imamlar Buhr'nin bu hareketinde tenkd edilecek bir taraf grmemilerdir; nk onla Buhr'nin bu mevzuda teshl gstermediini, haberi bir baka rivayette btnyle birlikte rivayet ettiini hesaba katyorlard. Bu yzden muhaddisler, tebl edilmesi gereken eyi gizlemek durumuna dmemek iin, bir baka tarkle tam rivayet edilmedike, hadsin ihtisarna msade etmemilerdir.[305]

Hadsin rivayetinde (edasnda) gsterilen bu msamaha, onun rvden ilk aln (tahamml) esnasnda gsterilen msamahann tabi bir netcesidir. Bz imamlarn mn ile rivayeti mbh grdn veya hadsin ihsr edilmesine ve blnmesine izin verdiini mahede eden birok limler de, hadsin sem(a hi benzemeyen yeni bir takm yollarla tahamml edilmesine cevaz vermilerdir. Onlarn bu cevaz - islm limlerinin ekserisine (cumhura) gre fena bir tutum ve mes'uliyetli bir i deildir.

Talebu'l-hads iin yaplan bu seyahatler gittike azalmaya balad. Seyyahlar da bizzat eyh ile grerek onun- azndan hads almaz oldular. Geri imdi de byk bir immn yanma gitmek iin uzun yollar katediyorlar; fakat oraya varnca eyhe zettkleri bir kitapla veya eyhin onlara verdii icazetle yahut rivayetine msade ederek kendilerine verdii hads cz'leri ile iktifa ediyorlard. Kendine mracaat edilen mm da taliplere rivayet ettii hadsleri bildiriyor veya yazd bz haberleri vasyyet ediyordu. Hads talipleri, sanki eyh kendilerine gayet ak ve net ifdelerle icazet vermicesine bu haberleri topluyorlar ve gayet rahatlkla rivayet ediyorlard. Hatta daha sonraki hadscer, sahibleriyle grsnler, grmesinler, kitaplarda ve yazma eserlerde bulduklar hereyi rivayet etme hakkna sahip olduktan itibaren seyahate ve bir sre zahmetlere katlanmaya hacet grmediler.

Sem slmm ilk yllarnda da olduu gibi - hads tahamml ve rivayeti iin yegne yol olarak deil, hads mnekkidlernin ortaya koyduu sekiz yoldan biri olarak kabul edildi.

Bundan sonraki faslda bu sekiz yolu inceliyecek, stlahlarn tetkk edip aralarndaki fark gstereceiz. Bylece okuyucu ilk devrin muhaddisleriyle kar karya gelmi olacaktr. O halde kalb buna hazrlansn, kulak dikkat kesilsin; zr iir ve msik dili gibi insan coturmasa bile, bu limlerin de kendilerine hs dilleri vardr. Bu dil, tenkd ve tahll ilminin apayr dili olarak derin muhtevas ile insan hayran brakr.[306]

 

5- TAHAMMULU'L-HADS VE ETLER

 

1. Sem'.

 

Hads talipleri ilk alardaki rvlerin yapt gibi - hadsleri dorudan doruya eyhin azndan duyarak elde etme usln zamanla brakarak kiret, iczet,-mnvele. mktebe, i'Im, vasyyet ve vicdet yollaryla hads almaya baladlar. Sem1 ile birlikte bu yedi usl, muhaddslerin tahammulu'l-hads iin kullandklar sekiz rivayet eklini meydana getirir.[307]

Sem'n tahammulu'l-hads eitlerinin en yksei ve en kuvvetlisi olduunu bir defa daha sylemenin fazla olaca kanaatindeyim. Yalnz burada sema'a, muhaddslerin tarif ve stlahlarm da dikkate alarak huss bir surette bakmamz gerekmektedir. Buna gre sem, talibin, eyhin szn iitmesi demektir. eyh ister ona okuduu bir kitaptan veya ezberinden rivayet etsin, isterse iml ettirsin veya ettirmesin durum ayndr. [308]

Rvnin syledii: gibi tbirlerin arapada tahds (rivayet) mnsna geldii bilinmekte-dr. Bu tbirler lgat limlerine gre falann, (falan iittim) dediini duydum" mnsnda kullanlmaktadr. Hemen hemen muhaddslerin ou, stlah bakmndan Arap dili mtehassslarna tab oldular; yle ki, yukarda zikredilen tbirler arasnda bir fark grmeyerek hepsini ayn mnda kullanmaya baladlar. lk devir hadseilerinin bi oundan rivayet edildiine gre Fonlar, "rivayet ettikleri hadsleri ekseriya szyle nakletmilei ve hemen hemen tbirini kullanmamlardr. [309]Ahmed Hanbel'e bir adam gelerek demiti ki: Ey Eb Abdillh, Abdurrezj zk[310] demezdi de derdi. Ahmed b. Hanbel u karl vermiti; ayndr. [311] Mtekaddimn limle-" rinin lgat bakmndan tahds mnsna gelen dier lfzlara tercih etmelerinin sebebi, onun ok yaygn olmas ve ok kullanlmasdr. [312] Bzan 'mn istimali dier tbirlerden daha geni ve[313] mull olmutur. Nu'aym b. Hammd[314]diyor ki: bnu Mb'-rek6in dediim hi duymadm; herhalde'yi daha mull sayyordu. [315]

Btn bu tbirlerin tahds ve sem' ifde etmekte msv olduuna gre, Kd Iyz[316]'m lgat limlerinin kanatna itirak etmesinde bir mahzur yoktur. Kd 'Iyaz sem1 eyhin lfzndan veya bir kitaptan olduu zaman- hadsi duyan kimsenin falan bize zikretti), bize dedi) lfzlarndan birini sylemesinde bir beis grmemektedir.[317]

Ne var ki hadis mnekkidleri her trl karkl ve mbhemlii ortadan kaldrmay isterler. Bu sebeple derler ki: Sem'n keyfiyetini tyin etmek lzmdr, eyhin azndan duyulan rivayet iin denir. ayet rv haberi eyhe bizzat okumusa bunu ifde etmek zere der. Eer bir bakas eyhe okumu da o dinlemise, bunu gstermek zere de der. [318]

limlerin ekserisi lfzn dier tbirlerin hepsinden stn tutmaktadr; zira hibir rv icazet ve kitabet yoluyla ald bir hads, iitmedii bir haber, yapt br tedls hakknda bu tbiri hemen hemen kullanmamtr, ite bu sebeple lfz, talebu'l-hadsin dier tbirlerinden stn tutulmutur. [319] Derece itibariyle 'den sonra daha sonra da lfzlar gelir. [320] Tab' ki mfred ve cem durumlarn tefrik etmek icb eder. Bu hususta imm Mlik[321]'in arkadalarndan Abdullah b. Vehb. [322]der ki: "Bu lfzlar drt tanedir: szyle bir lmden yalnz bama duyduum rivayeti, lafzyla ondan, bir cematle beraber duyduum, rivayeti, szyle muhaddise bizzat okuduum rivayeti, tabiriyle de ben dinlerken muhaddise okunan rivayeti kastederim. [323]

Tahds ve ihbar lfzlarndan sonra tbirleri gelir. Ama bunlar ndir kullanlan tbirlerdir. [324]Aslnda btn tbirleri birbirinden ayran niyettir. [325] Bu yzden muhaddisler rvlere kar pek etin davranmlar, veya demedike onlarn hadslerini kabul etmemilerdir. [326]

Hafz Ibnu Kesr (v. 774-)'e gre bu tbirlerin en stn szdr; zr veya diyen rvnin, rivayet edecei haberi dinlerken byk bir topluluun arasnda bulunmas ve eyhin maksadn iyice [327]anlamamas ihtimali mevcuttur. Binenaleyh eyhin maksadm tam olarak belirten sia mfred sasdr lfz, duyulmayan bir rivayeti tedls ederken kullanld iin, muhaddisin demesi, lfzn kullanarak demesinden daha stndr. [328] Mteahhrn irlerinden biri u beytiyle bunu dikkate almtr:

Senin gzel bir szn ve parlak bir ifden bana ulat. Fakhin demesi arasnda bir fark vardr. [329]

Scrn' ifde ederken rvnin demesi caizdir; her ne kadar bu tbirler mzkere yoluyla elde edilen sem'a daha ok benziyorsa da, rv ile eyh arasnda bir inkit( bulunmadn gstermesi bakmndan gibidir. [330]

Btn bu tbirlerin en zayf, denmeden sylenen ve lfzlardr; zr bunda tedls aibesi vardr. Bu duruma Hammcl u szleriyle iaret ediyor: "Eyyub[331]'dan duymadm bir hadsi rivayet ederken diyerek onu Eyyb'dan duyduumu zannettirmekten nefret ederim.[332] ube b. eI-Haccca'[333] u sz daha sert ve ardr. ube der ki: "Kendinden bizzat hads duymadm biri hakknda demektense zina etmeyi tercih ederim. [334]

unu tekrar edelim ki, lisn limlerine gre btn bu lfzlar tahds karldr; aslnda bunlar demek gibidir. Bunun hads mnekkidleri arasndaki ihtilfa yol aan taraf, rf ve det bakmndan farkl istimal edilmesidir. [335]

 

2. Kret,

 

Krcti trf etmeye lzum voktur. Bu tbirin, talibin eyhe ezbere veya bir kitaba bakmak suretiyle okumas (kret etmesi) sznden alnd aikrdr. [336] Talibin, kiretini, tahammulu'l-hadsin bu yoluyla eyhine arz etmesine bakarak birok muhaddisler kirete arz adn da vermilerdi[337]

Tilmiz, hadn ezberinden veya elinde bulunan bir kitapdan okumuyorsa, u hle gre bir bakasn eyhe okurken dinliyor demektir. Bu durumda eyhin, kendine okunan rivayetleri ezbere bilmesi lzmdr; yahut da bu rivayetleri dier sika ve zabt tilmizlerin ellerinde veya en azndan birinin elinde bulunan asl nsha ile karlatrlmak icab ettiinde, bu sahih aslla onlarn ayn olduundan tamamen emn olmas gereki. [338]

Kitaptan okumak daha makbuldr; zira kitap ile yaplacak olan karlatrma, ezberdekine nisbetle daha salam ve emniyetlidir.

Hafz Ibnu Hacer[339] bu sebeple der ki: "Elde tutmay, tahammuu'l-hadsin btn eitlerinde ezbere tercih etmek lzmdr. Zr ezber aldatcdr. [340] bnu Hacer, bu cmledeki "elde tutmak" ifadesiyle yazl metni elde bulundurmay kasdettiini sylemeye lzum grmemitir.

Kirct'in sen'dan sonra ikinci derecede bulunduu gr vavgndr[341] fakat bzlar ikisinin msv olduu kanatndadr. [342]Bu ikinci gr sahipleri, eyhin huzurunda hads okuyan talibin, onu bakasna nakletmek istedii zaman szyle eyhe okuduunu ifde etmeden sadece lfzylc rivayet etmesinde mahzur grmezler. [343] Bz muhaddiser de daha ileri giderek kret tbirini sem'a tercih etmilerdir. [344]

limlerct muteber olan kanate gre eer talip eyhe bizzat oku-musa hadsi rivayet ederken demesi lzmdr. Eer bakas okumusa demesi gerekir. Hadscilcrin birou rivayet srasnda tilmizin mutlaka szn ekleyerek veya yahut da demesini uygun grmlerdir; zr szn ilve etmedii takdirde, tahamml[345]-hadsin en yksei olduunda phe edilmeyen sem'm vuku bulduu anlalabilir1. lfzlarnn mutlak olarak sem1 mnsna gelen stlh birer tbir olduunu henz unutmu deiliz.[346]

 

3. czet.

 

Semda talibin, eyhin szlerini duyduunu, kret'de ise okuduunu, eyhine arzettiini grmtk. Her iki ekilde de azdan duyarak veya sahh bir tarzda naklederek muttasl isndla rivayet mevcuttur, icazette ise bunlarn hibiri yoktur. Zr icazet, eyhin tilmizine duyduklarini veya kitaplarn rivayet etmesine zin vermesinden ibarettir. Tilmiz eyhten brey dinlemese veya ona birey okumasa dah bu byledir. te ibnu.Hazm da icazete bu yzden itiraz etmekte ve onu "caiz olmayan bir bd'at" olarak grmektedir. Bzlar icazete ar ekilde muhalefet ederek derler ki: "Bir kimse

baka bir ahsa Benden duymadn eyleri benden duymu gibi rivayet etmene icazet veriyorum.) demekle sanki ona: benim hakkmda yalan sylemene icazet veriyorum, demi gibi olur; zr dn, duyulmayan bir eyi rivayet etmeyi mbh saymaz. [347]

Bu da arlktr; nk icazetin bu kadar zayf olmayan bz ekilleri de vardr. Nitekim icazetin limlerin byk ekseriyeti tarafndan tereddtsz kabul edilen eitlerinden biri de: [348]

Muayyen bir ahsa veya ahslara, muayyen bir kitab veya kitaplar rivayet etmek zere verilen icazettir; buna gre eyh yle der: Sana veya size yahut (ismini ve hususiyetlerini syleyerek) falana, Sahh-i Mslim'i veya Sunenu Eb Davud'u yahut Ktb-i sitte'yi veyahutta unlardan ibaret olan btn mdevven-tm rivayet etmek zere icazet verdim.

Biroklar ii daha geni tutarak nurayyen bir ahsa veya ahslara, belli olmayan br eyi rivayet etmek zere verilen icazeti makbul saymaktadrlar. Buna gre eyh mesel: Sana veya size veya falana btn duyduklarm veya mervivytmi rivayet etmek zere icazet verdim, diyebilir veya buna benzer mbhem bir ifde ile icazet verebilir, icazetin bu eklinin kabul, icazet anlaynn geniliine baldr.

Bilinmeyen bir ahsn, yine kendisi gibi bilinmeyen bir kimseye verdii icazet, ittifakla btl saylmtr. Bir de umm icazet vardr. Buna gre eyh yle syliyebilir: unu rivayet etmek zere btn insanlara) veya mslmanlara) veya hlen yaamakta olanlara) veya muasrlarma) veya lilhe illallah diyen herkese) yahut dileyene) veyahut ( o falann diledii kimseye) icaet verdim. Her ne kadar-icazeti bu trlsne bazlar cevaz vermise de, phesiz bu katiyen makbul deildir.

icazet veren eyhin, talibin nnde bunu aka sylemesi lzmdr. Eer szyle ifde etmeden yazarak icazet verirse, mteeddid limlerce bu icazet muteber saylmaz; fakat bu mevzuda en doru hareket tarz yazmak ile sylemeyi msv tutmaktr.

En makbul ekilleriyle de olsa icazet, sem bir tarafa, kret seviyesinde bile deildir; tahammulu'l-hads dereceleri arasnda kret'ten sonra nc sray alr.[349]

 

4. Mnvele.

 

eyhin, kendinden nakil ve rivayet etmesi iin talebesine bir kitap veya yazl bir hads vermesine mnvele denmektedir. Mnvele'nin kuvvet ve zayflk bakmndan birbirinden farkl birka eidi vardr. En yksek ve en kuvvetli ekli de, eyhin talebesine kitab veya yazl hadsi verirken: bunu sana temlik ediyor, rivyetine de icazet veriyorum; bunu benden al ve rivayet et, demcsidir.[350] Mnvele'nin bu trlsne icazetli mnvele7denir. Bzlar mbalaa ederek bu eklin sem'dan stn olduunu sylemekte ve "zr- eyhin rivayetine izin verdii kitabna olan gven ve itimat, ORtian duyulan rivayete olan itimattan daha stn ve salamdr; nk duyan da, dinleyen de yanlabilir' demektedir; fakat mm Ncvev: "Dorusu udur ki, mnvele hem sem'dan, hem de kret'ten aa seviyededir" [351] demek suretiyle meseleyi kknden halletmektedir.

eyhin talebesine: "bu kitab al, istinsah ve mukabele ettikten sonra geri bana ver" demesi icazetli mnvele seviyesine yakndr.

Bu iki nev'in dnunda olan bir baka usl de, talibin eyhinden dinledii bir kitab ona takdim etmesi, eyhin de bu kitab alp mtalaa ettikten sonra Bunu benden rivayet et!" demesidir.

Btn bu ekillerin phesiz dnunda olan mnvele de, lale benin mnvele arzftsuye eyhine bir kitap vermesi, eyhin de kitaba bakmadan veya mtalaa edip kendi nshasylc karlatrmadan talebesinin arzusunu yerine getirmesidir.[352]

 

5. Kitabet.

 

Hads aLnak zere gelen veya orada bulunmayan bir ahs irin eyhin bz hadslerini bizzat yazarak veya yazdrarak vermesi veya gndermesidir".[353] eyh hads yazarken yannda, bulunarak onun yazsn veya eyhin yanndaki ktibin yazsn gren bir kimse bu hadislerden katiyen phe etmez. eyhin yarmda bulunmayan kimseye gnderilen hadslerden ilk anda phelenmek mmkn ise de bu doru deildir; zr kendine mektup gnderilen alsn, bu yaznn eyhin veya ktibinin yazs olduuna inanmas iin mektubu gtren kimsenin gvenilir biri olmas kfidir. [354] u hle gre ktibin ve mektubu gtren kimselerin sika ve dil olmas arttr.

Bzlar bu mevzuda pek sk davranarak "kitabetsin "iczet li olmasn art komulardr; fakat bu lzumsuz bir arlktr; zr byk rvler iczetsiz kitabet usulyle hads alp rivayet etmilerdir, te Buhr, SahVinin blmnde, Muhammed b. Ber'a mektup yazp ondan hads alarak rivayet ettiini sylyor[355] te Mslim, Sahh'inde diyor ki: "Cbir ibn-i Scmure'ye, Raslullah (s.a.v.j'dan duyduun falan meseleyi bana haber ver, diye mektup yazarak klemNfi1 ile gnderdim. O da cevaben bana yle yazd: Eslem'nin recm edildii cum'a gn akam Raslullah (s.a.v.Vdan duydum kiilh. [356]

tczetli kitbet'in yalnz kitabet'ten daha kuvvetli olduu muhakkaktr; hatta bzlar icazetli kitbet'i sem'a tercih etmeye kalkmtr. [357]

Kitabet usulyle hads rivayet eden kimsenin mutlak olarak demekten saknmas uygun olur;

zira bu lfzlar snlendii takdirde, sem1 vuku1 bulduu zannedilc-bilir; ama kitabet szyle birlikte bu lfzlar sylemekte bir mahzur yoktur. Kitbet rivayet ederken yle sylemek lzmdr: veya Yam falan bana kendi meclisinde veya bir baka yerde yazd veya yazdrd, elisinin veya benim elimin getirdii hadste yle yle dedi. [358]

 

6. 'lm.

 

eyhin talibine -rivayetine icazet verdiini aklamadan- falan kitabn veya hadsin, falan eyhten ald veya duyduu rivayetlerinden olduunu sdece sylemekle iktifa etmesine i'lm denir. [359]Birok muhaddislef, eyhe olan tam itimdn devam ettii mddete tahamml '1-hadsin bu eidinin cevazna taraftardr; zr bu timd, eyhin, kendi rivayetinden olmayan bir eyi tilmizine sylemesine engel tekil eder. eyhin, duyduu rivayetlerden bir ksmr; tilmizine sdece sylemekle, onun bu rivayetleri tahamml ve nakl etmesine raz olduunu im etmi saylr. eyh rivayete izin verdiini aka sylemese bile, bu keyfiyet zmnen anlalm olur. Eer eyh aada zikredilecei zere - kendinden rivayet etmesine raz olmadn talebesine aka sylemise, o takdirde muhaddislerin ou ilm yoluyla rivayete msade etmemilerdir. Bu durumda eyh yle der yni bu benim semym veya bu benim rivyetimdir; fakat bunlar benden rivayet etmeni istemiyorum veya msade etmiyorum veya sana icazet vermiyorum yahut fakat bunlar benden rivayet etme".

Bu mesele "ahitlie ahitlik etme" ye ok benzedii iin, byle bir rivayete msade etmemilerdir; nk ikinci ahsn kendi ahadetine ahitlik etmesine birinci ahit izin vermedike, o ahsn ahitlii kabul edilmez.[360] Fakat Kad bu kys doru bulmayarak, byle bir i'lm ile ahitlie ahitlik arasnda hibir benzerlik olmadn sylyor ve diyor ki :

"Zr ahitlie ahitlik, izinsiz katiyen caiz olmaz, Kirct ve sem1 yoluyla alman hadsi rivayet etmek iin de izin almaya ihtiya olmadnda ittifak edilmitir. Ayrca ahadet birok bakmlardan rivayetten ayrlr. [361]

Talebe, eyh tarafndan hads rivayet etmekten nen'edilse bile, i'lm yoluyla rivayetinin yine de caiz olduu hususundaki Kd 'Iyz'm istidlali gayet aktr. Zhiriyye mezhebinin birtakm mensuplar[362] eyhin i'lm yoluyla haber verdii hadsleri nakletmekten talebesini menetmesi, sem" yoluyla kendinden hads alan talebesini rivayetten menetmesi gibidir, diyorlar.[363]

 

7. Vasyyet.

 

Tahammulu'l-hadsn pek ndir bir ekli olan vsyyet, sefere kan veya lmek zere olan bir eyhin, rivayet etmekte olduu kitab bir ahsa vasyyet ederek brakmas demektir.[364] Bz selef limleri, kendine kitap braklan ahsn (ms leh), onu eyh (ms) den rivayet etmesini mbh saymlardr; zr onlar bu vasyyetin bir nev' i'lm'a benzediini, bir eit mnvele olduunu sylemilerdir. Sanki eyh bu vasyyetiyle, ak ak sylememekle beraber, talebesine muayyen bir ey vermi (mnvele yapm) ve o eyin Kendi rivayetlerinden olduunu sylemi (i'lm etmi) gibidir. [365]

Vasyyet yoluyle rivayete cevaz verenle bununla beraber -onun tahammulu'l-hads ekillerinin en zayf olduunu da itiraf etmektedirler. Vasyyet bz bakmdan mnvele ve i'lm'a benzemekle beraber onlarn dnundadr. Ibm Salh ise vasyyet ile m-nvele ve ilm arasnda herhangi bir benzerlik bulunduunu syleyenleri iddetle reddederek diyor ki:

"Bzlar vasyyet yoluyla rivayeti kabul ederek onu bir nev' i'lm ve mnvele'ye tebih etmilerdir. Bu doru olamaz; zr - daha nce de sylediimiz zere mcerred bir ilm ve mnve-le'yi kfi grerek rivayete cevaz verenlerin sznn bir dayana vardr; ama i'lm ve mnvele ve vasyyet arasnda bir yaknlk bile yoktur. [366]

Vasyyet edilen kimsenin rivayet srasnda vasyyet edenin szn, fazla veya noksansz olarak, aynen sylemesi gerekir; nk mal vasyyetinde olduu gibi, ilim vasyyetinin de hudud ve miktar belli olmak icb eder. Ayn ekilde vasyyet edilen ey de kitap m, kitaplar m, hads mi, hadsler mi, mesmt m, merviyyt m? her ne ise vasyyet eden eyhin syledii gibi ak ve net olmaldr.[367]

 

8. Vicdet.

 

Vicdet sz mastardr. Bu sz, Araplarca nceden bilinmeyen, fakat sonradan cd edilen bir kelimedir. Muhaddisler bunu, sem', icazet ve mnvele vki' olmad hlde, bir sahfeden hads almay ifde etmek zere kullanmlardr. [368]Bir ahsn grp yazsna in olduu, kendini iyice tanyp itimat ettii bir eyhin hattyle yazlm bir hads bulmasna vicdet denir. eyhi grmedii hlde bu yaznn ona ait olduunu kat' olarak bilirse durum yine ayndr. Bir kimsenin mehur melliflerin mruf kitaplarndan baz hadsleri bulup almas da vicdet'tir. Byle bir imkn elde eden kimsenin o hadsleri eyhten hikye yoluyla rivayet ederek hadsin isnadn zikretmesi vr yle, demesi lzmdr:

Falann hattyle yazlm olara! buldum).

Falann hatt olduunu zannettiim bir hatla yazlm olara! buldum).

Mehur sahhde buldum)| Hadsi bulan kimse, bu szlerden sonra Abdullah b. Ahmcd Hanbel'in yapt gibi hadsi zikreder; zr Abdullah ou zaman: Babamn hatt ile diye yazl olarak buldum" diyerek senedi ve metni zikrederdi. [369]

Hadsi rivayet ederken rvnin rivayetinden phe ederek veya demesi caiz deildir

nk btn bu tbirler sem andrd iin irkin bir tcdlstir: Rvnin yle demesi cbeder: [370]

Falan dedi ki veya Falann yle dedii bana ulat) yahu eyh kendi hattyle yazd) veyah Ktibine yazmasn emretti). Il buna bakarak muasr yazar ve tarihilerimizin kitaplarmdj gnlk konumalarnda sz gelii)veya yahut derken ne uyk hatv yaptklarm anlamaktay.[371]

"Vicdet'in - gerektii gibi anlald takdirde tahammulu'1-ha-ds ekillerinden biri olarak deerinden phe edilemez. Bugn sahh hads kitaplarndan yaptmz nakillerin hepsi bir nev'vicdet'tir; zira matbaaclk yaylp ana eserlere ba vurmak son derece kolaylatktan sonra elkin ve sem' yoluyla hads'rivayet eden hafzlar, slm hayatta cidden pek azalmtr. Zkredildii zere Ibnu's-Salh, vic-det'c amel etmenin zarur olduunu syleyerek der ki:

"Son asrlarda baka trls gemeyecek olan en doru sz budur; zr bu kitaplarla amel etmek rivayete bal olsa, artlar bulunamayaca iin menkl ile amel etmenin kaps kapanrd. [372]

Ibnu Kesr[373] vicdet'le amel etmenin cevazna dell olarak Ras-llullah (s.a.v.)'m u sahh hadsini zikretmitir:

Hz. Peygamber ashabna sordu: "mn en ok hounuza giden mahlk kimdir? Ashb- kiram: Meleklerdir, dediler. Hz. Peygamber: Onlar Rab'larnn yannda bulunup dururken nasl mn etmezler? Ashb: Peygamberlerdir, dediler. Rasl-i Ekrem (s.a.v.): Kendilerine vahiy gelip durmakta iken mn etmez olurlar m? dedi. Bu defa sahbler: O halde bizler miyiz? dediler. Raslullah (s.a.v.): Ben aranzda bulunduum halde nasl mn etmezmsiniz? buyurdu. aresiz kalan sahbler: yleyse bunlar kimdir, y Raslallah? diye sordular. O zaman Hz. Peygamber u cevb verdi: Sizden sonra gelip ae birtakm sayfalar bularak onlara mn edenlerdir" buyurdular. [374]Bu hadsten sdece ellerine gemesi (vicdet) sebebiyle eski kitaplarla amel edenlerin medh edildii anlalmaktadr. Bulkn bu istinbt beenmitir.[375] Btn mesele bundan ibaret olmad gibi, vicdet yoluyla amel etmenin gerekli oluu da buna bal deildir. Vic-deti gerekli klan husus, tebli ve kendine ulaan bilginin Raslullah (s.a.v.)'a it olduuna mkellefin gvenmesidir. [376]

Selefin vicdet, vasyvet ve ilm gibi bz tahammulu'l-hads ekilleri zerinde titizlik gstermeleri, kendi hayat ve durumlarnn bir cb idi. Hads onlarn yegne megalesi idi. O devirde tedvin ve kitabet imknlarnn azl sebebiyle hadsleri muhafaza ve rivayet etmeye bizden daha fazla ihtiyalar vard. Bizm de hadsleri koruyup tahamml ve rivayet yollarn incelememiz lzmdr. Fakat matbaann getirdii kolaylklar, hadsleri muhafaza etmek ve korumak hususundaki birok zorluklar zerimizden kaldrmtr.[377]

 

Eda ekilleri.

 

Muhaddiserin tahamml yollarm gstermek zere kullandklar sekiz usln hepsi de eda (rivayet) ekillerini anlatmaya elverilidir. Ed, tilmize hads rivayet etmek demektir. Kendinden aadaki ahsa ed eden kimse (medd), kendinden yukarda bulunan ahsn hadsini tahamml etmi olur (mtehammil olur). u hle gre bir ahs bir defasnda eyh, dier seferinde de tilmiz olmak itibariyle ayn zamanda hem mtehammil, hem de medd olabilir. Mesel: Hz. Eb Bekir'i Raslullah (s.a.v.)'dan hads alm bri (mtehammil) olarak ele alalm. Bu durumda Hz. Eb Bekir tilmizdir, Rasl-i Ekrem (s.a.v.) de eyhtir. Hz. Eb Bekir, tahamml ettii hadsi Hz. Ali'ye ed ettii zaman, Hz. Eb Bekir medd eyh, Hz. Ali de mtehammil timz olmu olur.

Bu itibarla ed'ya, tahammln bir devam olarak bakmak lzmdr. Sekiz ekilden biri ile hads tahammlne liykati olan kimsenin, ayet ed ehliyetine mni olan veya bu e-uiyeti zayflatan bir durumu yoksa, tahamml ettii hadsleri bu ekillerden biri ile ed etmesi cb eder.[378]

 

2- HADS LMLERNN BLMLER

 

1- RlVYETU'L-HADS VE DRYETU'L-HADS LMLER

 

Hads ilmi balca iki gruba ayrlr: biri rivyetu'l-hads ilmi dieri diryetu'l-hads ilmidir.

Rivyetu'l-hads ilmi ~ muteber gre nazaran - Hz. Peygam-. ber'e, sahabeye ve tbi'ne nsbet edilen kavil, fiil, takrir ve sfatlardan ibaret olan yazl naklin hassas ve dikkatli bir ekilde nakledildii bir ilimdir.[379]

Diryetu'l-hads ilmi de rv ile merv (rivayet edilen haber) in makbul olup olmamak bakmndan durumlarn gsteren birtakm bilgilerden meydana gelen bir ilimdir. [380]

Rv -kadn olsun, erkek olsun hadsi isnad ile- beraber nakl eden kimsedir. [381]

Merv (rivayet edilen haber, hem Hz. Peygamber (s.a.v.)'e, sahabe ve tbi'ne it olan nakilleri, hem de bunlarn dnda kalan nakilleri ifde eden umm bir tbirdir.

Rvnin makbul olup olmamak bakmndan aratrlan hlleri unlardr: Tahamml, eda, cerh ve t'dl durumu, vatan, ailesi, douna ve vefat trihleri.

Rivayet edilen haberin tetkk mevzuu olan durumlar unlardr; tahamml ve ed srasnda rivayetin artlar ve senedin bundan sonraki faslda greceimiz zere muttasl, munkat% mu'dal ve buna benzer bakmlardan durumlar.

Rv veya merv hakknda: "Bunlar makbuldr veya mer-dddur" dediimiz zaman, makbul szyle onlarla amel etmeyi, merdd szyle de onlarla amel etmenin caiz olmad mnsm kas-detmiyoruz. Bizim kabul ve reddimiz sdece nakil bakmndandr. Rvyi makbul saymamz, ona deer verip rivayetini kabul etmemiz demektir; reddetmemiz de, ona deer vermeyip rivayetini mhim-semediimizi gsterir. Rivayet edilen haberi kabul ediimiz, onun varit olduuna inandmzn, reddediimiz de, o haberden phelenip shhatini kabul etmediimizin bir ifadesidir.

limler diryetu'l-hads ilmine usl-i hads ilmi adn verirler.[382]

Hads metni tetkikimiz ve rivayet kitaplarm korumak bbmdaki gayretimiz, ayet Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in kavil ve fiillerinin trih ve tahlil bakmlardan tetkki demek olan diryetu'l-hadis ilmine istind etmiyorsa, bu yaptklarmzn hibir deeri yoktur.

Bu kitabmzda diryetu'l-hads bakmndan tahll aratrma yapacaz. Kur'n- Kerm'e gre tefsr veya hdiselere gre hkmler ne ise, hads metnine gre tahll aratrma da odur. Dir-yetu'-hads ilminin iine ald bahisler, ilk zamanlarda ok eitli idi. Buna ramen mevzuu, gayesi ve metodu bakmlarndan tamamen mstakil idi. Hadsler tedvn edilip, bu suretle birok eser vcda getirilince, her lim in bir cephesini ele ald ve tahll aratrmaya bal ilimler oalm oldu. Bu ilimlerin hepsine birden hads ilimleri ad verildi. imdi bu ilimlerin en mhimlerinden ksaca bahs edeceiz.[383]

 

1. Cerh veTadl lmi

 

Hads ilimlerinden biri de cerh ve ta(dl ilmidir. Bu ilimde iss bz tbirlerle rvlerin kusurlar veya meziyetleri incelenir.

Cerh ve ta'dl, hads ilminin bir semeresi ve byk lde gelimi bir koludur.[384]

Sahabeden mteahhirn ulemsna varncaya kadar ulmu'1-hads ile megul olan biroklar cerh ve tadl ilminde tenkidler ~ yapmlardr. Bunlar arasnda:

Sahabeden bm bbs (v. 96) ve Enes b. Mlik (v. 93).

Tbi'nden e-a'b (v. 104) ve bnu rn (v. no).

Tbi'nm son neslinden el-A'me (v. 14S), u'be (v. 160) ve Mlik (v. 179) vardr.

Bunlardan sonra gelen tabakada ise: bm'l-Mbrek (v. 181), bnu 'Uyeyne (v. 179) ve Abdurrahman b. Mehd (v. 198) bulunmaktadr. Bu ilim Yahya b. Ma'n (v. 233) ve Ahmed b. Hanbel (v. 241) ile zirvesine ulamtr.

Cerh ve tacdl ilminde yazlm derl toplu kitaplar arasnda bnu Sa'd ez-Zuhr el-Basr (v. 23o)'nin 15 ciltlik et-Tabakt' vardr. Suyt (v. 911) bu eseri czul-vad el-muntek min Ta-bakti bnu Sa'd adiyle ihtisar etmitir.

Cerh ve ta'dl ile alkal olarak Buhr (v. 256)'nin T-rhi, [385]Al b. el-Medn (v. 234)'nin oncz'Ik Trihi, bnu Hibbn (v- 345)'m tarihilerin vehimlerine dir oncz'Ik bir kitab, bnu Kesr (v. 774)'in Kitbu't-tekml f macrifeti's-sikt ve'd-du'af ve'1-mechl adl eseri mevcuttur.

Bir ksm limler rvleri sdece cerh ve ta'dil bakmndan tetkik eden kitaplar yazmlardr. Yalnz sika rvleri incelemek zere el-(Icl (v. 361) ve Zeynuddn Kasm (v. 389); Du*af ve metrkn ile alkal olarak Buhr, Nese' ve bnul-Cevz; sdece mdellis-leri incelemek zere mm fi''nin arkada olan tmm el-Huseyn b. Ali el-Kerbs, sonra da Nese', ed-Drekutn ve n-hayet es-Suyt eser vermilerdir. .

Muhammed b. Thr el-Makdis, Buhr ve Mslim'in rv-lerini tetkik eden bir kitap yazm, hafz ez-Zeheb de Ktb-i Sitte rvleri hakknda el-Kif adl kitabm te'lif etmitir.[386]

 

2. Hads Rvleri lmi

 

Bu ilim hads rvlerini, hads rivayeti bakmndan tetkik eden bir ilimdir1, Bu ilimle ilk defa Buhr (v. 256)'nin megul olduu bilinmektedir, ibnu Sa'd (v. 23o)'m et-Tabakt'mda bunlardan birounun ismi zikredilmektedir.

H. VII. asrda zzuddn b. el-Esr (v. 630), Usd'1-gbe f esm'i's-sahbe adl bir eser yazm, fakat bu esere sahabe olmayanlar da almtr. Daha sonralar bnu Haceri'l-cAskaln (v. 852), el-Isbe f temyizi's-sahbe isimli eserim meydana getirmi, talebesi es-Suyt (v. gii)'de bunu Aynu'l-Isbe adiyle ihtisar etmitir.[387]

 

3. Muhtellfu'l-hads ilmi

 

Aralarn tc'lf etme imkn olmakla beraber d grn bakmndan tezat tekil ediyormu hissini veren hadsleri inceleyen bir ilimdir. Hadslerin aralarn te'lf de y mns mutlak olan bz kaytlara balamak veya umm manl olan tahsis tmek veyahut bahis mevzuu olan hdiselerin mkerrer oluuna hami etmek. gibi ekillerle olur. Buna Telfku[388]-hads ilmi de denir.

Nevev Takrb'inde demitir ki:

"Bu ok mhim bir ilimdir. Bran ne olursa olsun her lim bunu bilmek mecburiyetindedir. Muhtelefu'l-hads ilmi'nde mns zahiren birbirine ztm gibi grnen iki hadsin aralar bulunur veya biri dierine tercih edilir. Bu ii en mkemmel bir ekilde yapanlar, hads ile fkh iyi bilen imamlarla, mnlara halyle vkf olan uslclerdir. mm fiTnin bu mevzuda bir eseri vardr; fakat doyurucu deildir. fi' bu eserde muhtclefu'l-hadse ksaca temas etmi ve metodunu vermekle yetinmitir".[389]

Buna misl olmak zere Raslullh (s.a.v.)'n u iki hadsini zikredelim: Rasl-i Ekrem (s.a.v.) bir hadsinde "

ryet yoktur." buyurmu; dier hadsinde de:

Czzamhdan aslandan katn gibi ka" buyurmutur. Bu hadslerin ikisi de sahihtir. Aralar yle telif edilmektedir: "Hastalklar kendiliklerinden bulamaz fakat; Allah Tal hastann salam ile ihtiltm, hastaln ona bulatrmas iin bir sebep klmtr. Dier sebeplerde olduu gibi bu sebep de ayn neticeyi dourmaz; yni hastann shhatli biri ile ihtilti, hastaln bulamasna her zaman sebep tekil etmez.[390]

Muhteliful-hads mevzuunda mm fi' (v. 204), btm Kuteybe (v. 276), Eb Yahya Zekeriyy b. Yahya es-Sc (v. 307) ve bnu'l-Cevz (v. 597) eser yazmlardr.[391]

 

4. Ilelu'l-hads ilmi

 

Hadsin shhatini zedeleyen gizli sebeplerden bahs ederi bir ilimdir. Bu sebepler de mesel: Munkatc hadsi mevsl, mevkuf hadsi merf gstermek, bir hadsi dier hadse kartrmak gibi kusurlardr. [392] Zayf hadsin ksmlarndan biri olan mu'allel hadsi incelerken, zahiren hibir illeti bulunmayan bir hadsi zayflatacak olan nemli .illetlere aret edeceiz.

Bu sahada eser veren limler arasnda bnu'l-Medn (v. 234), mm Mslim (v. 261), bnu Eb Hatim (v. 327), Ali b. mer ed-Drekutn (375), Muhammed b. Abdillh el-Hkim (v. 405) ve bnu'l-Cevz (597) bulunmaktadr.[393]

 

5. Garbu'l-hads ilmi

 

Arapa bozulmaya baladktan sonra hads-i eriflerin birokla-rnca mbhem kalan taraflarm inceleyen bir ilimdir. [394]

Bu ilimde ilk olarak eser veren Eb 'Ubeyde Ma'mer b. el-Musenn el-Basr (v. 2io)'dir; fakat kitab kk ve muhtasar idi.

Ebu'l-Hasen en-Nadr b. meyl el-Mzin (v. 204), ondan daha byk bir eser meydana getirdi. Daha somalar Eb cUbeyd el-Kasm b. Sellm (v. 223), mrn vakfettii kymetli bir kitap j yazd. bnu Kuteybe (v. 276)'den sonra Zemaher (v. 538),! el-Fik f arbi'l-hads'ini yazd. tbnu'1-Er diye mruf olan| Mecduddn (v. 606), en-Nihye f rbi'I-hads ve'1-eser adl i kitabm telif etti. el-Ermev, en-Nihye'ye zeyl yazm, es-Suyti (v. 511) de ed-Durru'n-nesr telhsu Nihayeti Ibnu'1-Esr adiyle onu ihtisar etmitir.[395]

 

6. Nsih ve Mensh ilmi

 

Bir ksm nsh, dier bir ksm da mensh olduu iin aralarm telf etmek imkn bulunmayan birbirine zt hadslerden bahs eden bir ilimdir. nce vrid olan hadse mensh, daha sonra sylendii anlalan hadse de nsih denir.[396]

Hadsin nsih olduu bzan Raslullah (s.a.v.)'m szlcrinden| anlalr; nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadste yle buyurmutur:

Ben sizi kabir ziyaretinden menetmitim; fakat imdi kabirleri ziyaret ediniz. Kurban etlerinin gnden fazl yannzda kalmasn yasak etmitim; ama imdi mnsi] grdnz ekilde yiyiniz". Bunu Mslim Burcyde'nin hadsinden rivayet etmitir. [397]

Nsih hads bzan da trih ve siyer ilimlerinin yardmyle bilinir j Mekke Fethi'nden nce Ca'fer b. Eb Tlb hakknda vrid olan Hacamat yapann da, yapdrann da orucu bozulur", hadsinin mensh olduu Mekke Fethi esnasnda babas ile beraber mslman olan bnu Abbs'm rivye ettii: RasluIIah (s.a.v.) orulu ve ihraml iken hacamat yaptrd" hadsi ile anlalr.

"Nsih ve mensh hads" sahasnda Ahmed b. shk ed-D-nar (v. 318) Muhammed b. Bahr'el-sbahn (v. 322), Hibet-tullah b. Selme (v. 410), Muhammed b. Ms el-Hzim (v. 584) [398]ve bnu'l-Cevz (v. 579) kitap yazmlardr.[399]

 

2- RVYETU'L-HADS KTAPLARI VE DERECELER

 

I. Rivayet Kitaplarnn Dereceleri.

 

Hads mevzuunda bir ksm bize kadar ulaan, bir ksm ulamayan birok kitap yazlmtr. Bunlarn byk bir ksm, hl yazma olarak dny ktphanelerinde bulunmaktadr. Bu kitaplarn tozunu silkip byk slm mrasm onlarla ihya edecek olan mtehasss limler mutlaka gelecektir. Hads kitaplarnn zten bu kadar ok olmas icab ederdi; zr hadslerin hepsini saymak ve hacim itibariyle ne kadar byk olursa olsun bir kitapta toplamak imkn yoktur. Nitekim Ahmed b. Hanbel sdece Msned'ini yediyzellibin hadsten seerek meydana getirmitir.[400] Bununla beraber Msned'deki hadslerin yeknu krk bini bulmaz. [401]

Suyt, Cem^u'l-cevmi' adl kitabnda grp elde edebildil hadslerin hepsini bir araya getirmeye gayret etmi, yzbin tnesinil toplam ve eserim tamamlayamadan vefat etmitir. Onun u sz yd edilmeye deer: "Yer yznde bulunan kavl ve fiil hadslerin tamm ikiyzbin ksurdur. [402]

Muhtelif asinrda telif edilen eitli kitaplardak muazzam hadslerin kaynan ayn seviyede.kabul etmek mmkn deildir. Dier bir deyile hadslerin kaynaklar pek eitli olduu iin onlar bir tabakada ve bir derecede toplamak mmkn deildir. Bu sebeple limler sahih, hasen ve zayf olularna gre hads kitaplarn birka tabakaya ayrmlardr.[403]

Birinci tabaka: Buhr ve Mslim'in Sahihleri le Mlik, b. Enes'in Muvata'mdan ibarettir. Bunlar rntcvtir, sahih (haber-i vhid olarak) ve hasen hadsleri ihtiva etmektedir.

kinci tabaka: Bu tabakada Tirmiz'niri Cmi'i. Eb Davud'un Snen'i, Ahmed b, Hanbel'in Msned'i ve Nese''nin Mcteb's yer almaktadr. Bu kitaplar. Sahihayn ve .el-Muvatta derecesine ulamamtr. Bununla beraber bu eserlerin mellifleri kendi artlarnda bir geveklik gstermi de deildirler. Daha sonraki limler bu kitaplara pek ehemmiyet vermilerdir. lerinde zayf hadsler bulunmakla beraber birok ilimler ve hkmler bu kitaplardan alnmtr.

Muhaddisler bu iki tabakaya ok itibar ederler; itikat ve eriat esaslarn bu kitaplardan karrlar.

nc tabaka: Bunlar z. mnker ve muztarb gibi zayf hads eitlerinin oka bulunduu kitaplardr. Senedlerindc bulunan rvlerin hli mbhemdir. z veya mnferid olan hadsleri de kullanlmaz. Bu tabakaya giren kitaplara misl olarak bnu Eb eybe'nin, et-Tayls'nin ve Abd b. Humeyd'n Msnedleri, "Abdurrezzk'm Musannaf , el-Beyhak, et-Tabern ye et-Tahv'nin; kitaplar sylenebilir.

Bu tabakada bulunan kitaplara itimat edilemez. Bunlardan ancak hayatlarm bu ilmi ikml edip her meselesini tetkk etmeye hasr etmi olan hads mtehassslar faydalanabilir.

Drdnc tabaka: Kssaclar, v'izlcr, mutasavvflar ve tarihiler gibi udl olmayan hev ve bid'at sahibi kimselerin azlarndan sonraki asrlarda toplanm olan deersiz kitaplardr. bnu Murdeveyh, bnu hn ve Ebus-eyh'in kitaplar bu cmledendir.

Hads-i eriflere vukufu olan bir kimsenin bu tabakadaki kitaplara itimat edemeyecei aikrdr; zr bunlar bid'at ye,hurafelerin kavnahdir.[404]

 

II. Belli-Bal Rivayet Kitaplar Ve Msnedler.

 

Tabakalar gibi hads kitaplarnn nevileri de farkllk arzeder. Nitekim bu eserlerin sahihler, camiler, msnedler, mu'cemler, mstedrekler, mstahrecler ve cz'ler gibi eitleri vardr.

Sahih hads Kitaplar: Ktb-i sitte yni el-Euii ve Mslim'in Sahihleri ile Eb Davd, et-Tirmiz, en-Nese' ve bnu Mce'nin Snen'leri bu gruba dhildir. Yanz limler bnu Mcc'de ihtilf etmilerdir. Razn ve bnu'l-Esrin dediine gre mm Mlik'in Muvattahn, bnu Hacer e-VVskaln'rnn sylediine gre de e'd-Drim'nin Msned'ini altnc kitap olarak kabul edenler olmutur.[405]

'Ktb'I-hamse" denilince, bnu Mce'dcn ncv zikredilen pmmlarm kitaplar akla gelir. Bz hadslerden sonra ibaresini grnce o hadsin Buhr, Mslim, Eb Davd, Tirmiz ve Nese' tarafndan mtereken rivayet edildii anlalr.

"Sahheyn" tbiri, Buhr[406] ve Mslim[407]'in Sahlleri hakknda kullanlr. kisinin birden rivayet ettii hads hakknda denir.

Hadslerinin ekserisi dikkate alnarak Ktb-i sitte'ye sahihler denmektedir. Yoksa Tirmiz, Eb Dvd, Ncse' ve Ibnu Mce'nin Snenler, Sahheyn mertebesinden daha aa, dikkat ve zabt bakmndan daha dndur.[408]

Ktb-i sitte'nin herbirinin ayr bir zellii vardr: Fkh ml-mt isteyen Shh-i Buhr'ye, az ta'lkt isteyen Sahh-i Mslim'e, [409] hads rivayet mevzuunda fazla bilgi almak isteyen Tirmiz'nin Gm'ine, sdece ahkm hadsleri isteyen Eb Dvd[410]'un Snen'ine, fikh bakmdan bblavin mkemmel sralann grmek isteyen bm Mce[411]nin Snen'ine mracaat etmelidir. Nese'[412] 'nin Sneninde ise bu meziyetlerin birou bulunmaktadr.

Sahh-i Buhr, Sahih-i Mslim'den daha stndr; zr imm Buhar hadsi tahrc ecerken iki art ileri srmtr. Bunlardan biri rvnin eyhi ile m'sr olmas, ikincisi de rvnin eyhini mutlaka dink-mi olmasdr. Halbuki Mslim, sdece mu'sr olmak art ile iktifa etmitir.[413]

Hafz bnu Hacer, Fethu'1-br adi t kitabnn mukaddimesinde Sahh-i Buhr hadslerinin mkerrerleri, ta Ukt, mtbet ve muhtelif rivayetleri ile (9082), tekrarsz mevsl hadslerin (2602), merf' mu'allak adslerin. (159) adet olduunu sylemektedir. bnu Haccr, Sahih- BuhTdeki mcvki ve maktu1 rivayetleri bu rakama dhil etmemitir, [414]

Sahh- Mslim hadslerinin tekrarsiz says ise (4000) kadardr. [415]

Buhr, Sahh"nin balklarn bizzat kovmu, lmnin ve fkhnn geniliini gsteren oz.el bir mrtodla kitabn bblara ayrmtr. aman jblara yet-i kermelerle balar; bundan onun muhtelif bblar h.kkmdaki fkl grn anlamak m dndr.

Mslim ise hadslerini kadine hs bir uslle tcrtb etmitir. Ayn mevzu' ik- alkal olan birok hadsleri, herbirinc ayr ayr balklar koymadan bir yerde toplamtr. mm Nevev, Mslim'in Sahh'i-ni bblara ayrm ve balklar koymu, bu srede ondan daha kolay faydalanma mkn hsl olmutur.

Mslim'in SalnVinin bircek meziyetleri vardr. Bu meziyetlerden biri de istifde imknnn kolay oluudur; zr Mslim her hadsi, ait olduu en mnsip yee yerletirmi ve orada hadsin beendii tariklerini, eitli isndlarn: toplamtr. Buhr ise byle yapmam, bu eitli vasflan, birbiri ile alkas olmayan muhtelif bblarda zikretmiir.

Mslim tbirlerini farkl grr tbirini sadece rvnin bizzat eyhin azndan duyduu hads iin yi da eyhe okunan hads iin kullanr K Muhaddislerin ounun gr de budur. Bilhassa mm fi' ve fi mezhebinde olanlar ile arkl hadscilerin ekserisi bu kanattedir. Mslim Sahh'inde ayrca rvlerin lfzlarn aynen muhafazaya da pek dikkat eder. Mesel: Onun u szn misl olarak zikredebiliriz Rvler arasnda hads metninin bir harfinde veya rvnn sifanda yahut nesebinde veyahut da buna benzer hususlarda bir ihtilf varsa, bu ihtilfla mn deimese bile, onu gstermeyi Mslim kat'iyen ihml etmez Eer bu titizlik birey ifde ediyorsa phesiz Mslim'in zabtnn ve emnetinin mkemmel olduunu gsterir.

Sahheyn'de rumuzu ile gsterilmektedir. Bu rumuzlar ihtisar iin kullanlan birer stlahtr. Bilhassa Sahh-i Mslim'de -k sk 'harfi kullanlr, bu iaret senedlerin deitiini gsterir. Bir hadsin iki veya daha fazla senedi olduu zaman kullanlr. Okuyucunun bu iarete gerince dedikten sonra devam etmesi gerekir.[416]

Buhr ve Mslim, sahh olduu kabul edilen btn hadsleri tahrc etmek mecburiyetini duymamlardr. Kitaplarna almamakla beraber shhatini kabul ettikleri bir miktar hads daha vardr. Bu hadsler drt snende veya bunlar dnda kalan sahh hads kitaplarnda bulunmaktadr . [417]

mm Mlik [418]Muvatta'i onu ktb-i sitte'nin altncs olarak kabul edenlere gre derece itibariyle Sahheyn'den sonra gelir. Ktb-i sitte'nin altncs olarak Ibnu Mce'nin Snen'in kabul edenlere gre ise sahh kitaplar arasnda yer almaz. Onlar buna sebep olarak, Muvatta'da bir taraftan ok sayda mrsellern, dier taraftan da birok fkh grlerin bulunuunu gstererek onu fkh kitaplarna daha yakn bulurlar . [419]

Camiler; Sekiz tane olduu kabul edilen btn hads bblarn iine alan kitaplardr. Bu bblar unlardr: bbu'l-ak'id, bbu'l-ahkm, bbu'r-rikk, bbu dbi't-ta'm ve-arb, bbu't-tefsr ve't-tarh ve's-siyer, bbu's-sefer vel-k-ytn ve'l-ku[420]d (buna bbu'-cm'il de denir), bbu'l-fiten ve bbu'l-menkb ve'1-meslib[421] Bu sekiz bab iine alan kitaplara cami denir. Buhr'nin ve Tirmiz'nin cmi'ler gibi.

Msnedler:Msned kelimesinin cemi mes-nd'dir. Msnedler, Islama giri sras esas alnarak sahabe adlarna6

veya iescblerine1 gre hadslerin zikredildii kitaplardr.

Eb Dvd et-Tayls (v. 204);nin Msned' bu gruba dhildir. Daha nce de sylediimiz gibi ct-Tayis, ilk olarak rnsned tcrtib eden muh.addi.yir, Ekr b. MaKIed (296)'in Msned'[422] de bu cmledendir. [423] Buna Musannaf da denir; zr mellif bu eserde her sahbnin hadisini fkh bblarma gre tasnif etmitir. Bu ms-ncdlerin en mkemmeli ve en genii mm Ahmed b. Hanbel [424]'in Msned'idir. Bu msnedde[425] Ktb- pitte'de bulunmayan birok salih hads vardr Ahmed b. Hanbel kendi msned hakknda unlar sylemektedir:

"Bu kitab 750 binden fazla hads arasndan sererek mcyd.V'.a getirdim. Mslmanlar Rsl-i Ekrem (s.a.v.Vm gi bir IacMsi hakknda ihtilfa derse, hemen bu kitaba bavursunlar, eer hadisi ondi- bulurlarsa ne 'l, bulamazlar?:, o hadis hccet olamaz"[426]. Hafz Zeheb bu sz1 tenkd ederek yle Ahmcdb. Hanbel'in bu sz umm olarak nimi;; bir szdr; aksi takdirde Sahheyn'dc snenlerde ve czUerde Ahmed b. Hanbel'in Msned'inde olmayan salam hadsleri vardr".

Uydurma hadsler ve uydurma sebepleri bahsinde, hafz bnu Hacer'in el-Kavlu'1-musedded fi'z-zebbi 'an Msnedi'1-mm Ahmed adl bir risale yazdi-n ve bu risalede. el-Msncd'de mcvzuc-hadsler bulunduunu tevehhm edenlerin szlerini reddettiini grceiz. bnu Teymiye bu meseleyi mkemmel bir ekilde halletmitir: et-Tevessl ve'1-vesle adl kitabnda imm Ahmed b. Hanbel'in el-Msned'inde mevzu1 h-ad bulunmadn ifde ederek der ki: mevzu hadsten maksad, senedinde yalanc rv olan hads ise, Ms-ned'de bylesi yoktur, "ayet mevzu hads szyle rvnin galat ve s-i hfz sebebiyle Raslah (s.a.v.)'a nisbet edilen szler kastedili-yorsa, el-Msned'de ve snenlerde bu kabil szler pek oktur".

Mu'cemler: Mu'cem'in cem'i me'cim'dir.

eyhlerin veya ehirlerin yahut kabilelerin adlarna gre hadslerin alfabetik olarak sraland kitaplardr.[427] En mehur mu'cemler: et-Tabern'nin el-Kebr, el-Evsat ve es-Sar adl mu'cemlerdir.

Mstedrekler: Bir mellifin artlarna uygun olduu halde kitabna almad hadslerin topland kitaplara bu ad verilmektedir. M ste dr ekler in en mehuru el-Hkim en-Neysbr'nin Sahheyn zerine yapt Mstedrek'tir. Zeheb bu eseri telhis etmitir. [428] Buhr ve Mslim'in, rvleri zayf olduu iin kitaplarna almadklar hadsleri el-Hkim tahrc etmek lzumunu duymutur. [429] uras var ki, el-Hkim'in Mstedrek'inin zarar, sahih olmayan bir hadsi sahh gibi gstermesidir; zr bz hadsleri eyheyn (Buhr ve Mslim)'in artlarna uygun olarak tahrc etmeye almtr. Bununla beraber istidrlderinin ou tenkd mevzuu olmutur. [430]

Mstahracler: el-'Irk'ninde dedii gibi mustahrac, muhaddisin herhangi bir kitabn hadslerini, o kitabn mclh'finin senedleriyle deil, kendine ulaan baka senedlerle rivayet etmesidir. Bylece o kitabn mellifinin eyhinde veya daha yukardaki bir eyhte birleir. [431] Mstahraclere misl olarak, Eb Bekir el-s-mil'nin Buhr zerine, Eb (Avne'nin Mslim zerine, Eb Al et-Tsrnin Tirmiz zerine ve Muhammed b. Abdilmelik b. Eymen'in Eb Davud'un Sneni zerine yapt mstahracler zikredebiliriz. bnu Kesr Muhtasaru Hlmi'1-hads adl eserinde bu mevzuda unlar sylemektedir:

"Dier birtakm kitaplar daha vardr ki, mellifleri bilhassa sahh hadsleri toplamay hedef edinmilerdir. bnu Huzeyme ve bnu Hibbn el-Bstfnin kitaplar byledir. Bu iki eser mstedrekten daha yi, isnd ve metin itibariyle de daha mkemmeldir.[432]

Cz'ler: Sahabeden veya daha sonra gelen birinden rivayet edilen hadslerin bir araya toplanmas ile meydana gelen kitaplara cz' denir. Mesel: Eb Bekir'in Cz' byledir. Herhangi bir mesele hakkndaki hadslerin bir araya toplanmas ile meydana, gelen eserlere de bu ad verilmektedir: el-Merveznin gece namaz, Suyt'nin Kuluk namaz hakkndaki cz'leri byledir. Vuhdniyt, sn'iyat... 'uriyt gibi hadis kitaplar da bu gruba dhildir. mm Mslim'in Kitbu'l-vuhdn' byledir. [433]

Hadsle amel etmenin artlarn bilen herkes, hadsi tahamml ve edaya salahiyetlidir; mehur sahh kitaplardan hads nakl ve r-vyet etmesi, mnsn sylemesi, caizdir.[434]

 

3- RVAYETN ARTLARI VE MUHADDSLERN LLER

 

Rivayetinin kabul edilebilmesi iin bir rvde akl, zabt, adalet ve slm artlarnn bulunmas lzmdr. Rvde bu artlar veya bunlarn bir ksm bulunmazsa, rivayeti kabul edilmez, terk edilir. Mte-kaddim ve mteahhir hads mnekkidlerinin szleri, bu artlan hedef alr. uras var ki, stlahn bu derece nem kazanmas, mtekaddi-mnin birok grlerine vkf olarak bunlar arasnda tercihler yapabilme imknna shib olan mteahhirnin bir zelliidir. Mtekaddi-mn ise bu mevzuda amel tatbikatlar ile yetinmiler, kazandklar tecrbe ve melekeler sebebiyle stlahlar vaz edip ller koymak lzumunu duymamlard. u'be b. Haccc (v. 160)'a: "Kimin hadsi alnmaz?" diye soruldu. O da u cevb verdi:

"Ma (ruf rvlerden, mehur muhaddislerin bilmedii hadsleri ok rivayet edenin hadsi alnmaz; hads uydurmakla ittiham edilen kimsenin hadsi alnmaz; galat ok olann hadsi alnmaz; galat olduu ittifakla kabul edilen bir hadsi rivayet edenin hadsi alnmaz. Byle olmayanlarn hadslerini rivayet et.[435]

Bu szyle u'be, rivayeti kabul edilecek olan rvde bulunmas gereken artlardan ikisine iaret etmitir ki bunlar zabt ve adalet artlardr. ok yanlmak zabt sfatn ortadan kaldrr; hads uydurmakla ittiham edilmek de adalet sfatnn bulunmasna mn'dir. slm ve akl sfatlarna gelince, bunlar ube'nin sylemek lzumunu duymayaca kadar bedih artlardr; zr slm olmadan adalet, akl ve temyz olmadan da zabt sfatlarnn bulunmas dnlemez.

Mteahhir hads mnekkidleri stlahlar ve ller koymak lzumunu duyduklar man btn artlar gstermiler, zaman zaman bilinen eyleri sylemek .en de ekinmemilerdir. stelik bblara ayrmak, fasllara blmek suretiyle bu ilmi tahsil etmek isteyenlerden hibir eyi esirgememilerdir.

Muhaddislere gre akl art, rvnin temyiz kudretine sahip olmas mnsnda kullanlmtr. Akl artn hiz olan bali, tahamml ve edaya; mmeyyiz s^b ise edaya deil tahammle salahiyetlidir. Akl artnda bul mns zmnen mevcuttur; zr sab rivayeti tahamml edebilir; ama ancak bula erdikten sonra ed etme salhiyetine sahip olur.[436]

Sahabeden kk yata hads duyup da mksirndan olanlar arasnda Enes b. Mlik, Abdullah b. Abbas ve Eb Sa'd el-Hudr vardr. Mahmud b. er-Rabic sylediine gre, evlerinde asl duran kovadan Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in bir avu su alp azyle ona pskrttn hatrlamaktadr. Rasl-i Ekrem (s.a.v.) vefat ettii zaman Mahmud b. er-Rabi' henz be yanda bulunmakta idi. [437]

Rivayete balamaya elverili ya haddinin ne olduu hususunda muhaddslerin bir ittifak yoktur. [438] Kimi 15, kimi 13 demi; ulemnn ekserisi de, daha kk yalarda bunun mmkn olacan sylemilerdir. Hatbu'l-Badd de bu son gr benimseyerek: "Bizce doru olan da budur" demitir. [439]

Semmda ya haddi muhitine gre deiir: Basrallar 10 yanda hads yazp dinledikleri halde, [440] Kfcliler 20 yan doldurmam kimseye bu mevzuda izin vermezlerdi. Bunlar 20 yana kadar Kur'n- Kerm ezberlemek ve ibdet etmekle megul olurlard. [441]amllar ise ancak 30 yanda hads yazarlard. [442]

Muhaddisler szyle, rvnin rivayet ettii haberi gerektii ekilde duymasn, mkemmel bir ekilde anlamasn pheye mahal kalmayacak surette tam olarak ezberlemesini ve bt bu saydmz vasflara, sem1 vaktinden cd zamanna kadar sahip olmasn kastederler. [443]Zabt artnda, hafza kuvvetine ve kontrol hassasiyetine baklr.

Rvnin zabt sahibi olduunu anlamak iin, rivayet ettii hads salam ve zabt sahibi sikalarn hadsleri ile karlatrlr. Eer o zaman onlarn rivayetleri ile mn bakmndan da olsa uyuu yorsa, rv zabt sahibidir; ufak-tefek muhalefetleri bu sfatna bi nakse getirmez. Byle deil de, muhalefeti ok, muvafakati az ise rv zabt sfatn kaybeder, hadsi ile ihticc edilmez. [444]

uras muhakkak ki, zabt sahibi sika rvlere muhalefet etmek haktan ve dorudan bir nev' sapp ayrlmaktr. z rivayetleri tahamml edenlerin byk bir vebal altna girdiklerinde phe" yoktur. [445] ucbe b. el-Haccc der ki: "z hadsi ancak z olan rivayet eder. [446]

Allah Tal rivayet mevzuunda son derece titiz davranan byk limler halketmi, onlar bu vazifeyi pek uuriu bir ekilde yapmlar ve sahh. olmayan hadsleri rivayet etmemilerdir. Bir hadsin sahih olduu sdece rivayet ekline baklarak anlalmaz. Bunun yannda ayrca idrk, hfz ve ok hads dinlemi olmak da lzmdr. [447] u hle gre Abdullah b. c-Mbrek'in, hatsndan dnmeyecek derecede sbt fikirli, yalanc, bid'atma taraftar toplayan bid'at ve ezberlemedii hlde ezbere hads rivayet eden kimselerden hads yazmay veya dinlemeyi men etmesi gayet- tabidir. [448]

Rvnin adaleti sziyle, onun din ilerinde haktan ayrlmamas, her nev' gnhtan saknmas ve ahsiyeti ypratc hareketlerden kanmas kasdedilmektedir.[449] Hatbu'l-Badd adaleti yle tarif etmektedir: "Farzlar f eden, emredileni devaml yapp nehye-dilenden saknan, insan dletiren gnhlardan kaman, davranlarnda hakk arayp yaplmas gerekeni yapan, bu esnada dnini ve ahsiyetini zedeleyen szleri aznda almayan kimseye dil denir ve doru szl olduu kabul edilir. [450]

Muhaddisler br rvnn adaletli olduunu sylemekle bir ahidi tezkiye etmenin ayn olmadm kabul ederler. nk bir hid ancak iki erkek tezkiye edebildii hlde, bir rvnin adaleti- szne gvenilir olmak artyle - erkek veya kadn, hr veya kle olan bir kiinin beyn ile kabul edilir. [451] Fahruddn er-Rz[452] ve Seyfeddn el-mid[453]nin gr budur.

Bz limler de ahit ile rv arasnda bir fark grmezler. Bu takdirde bir alsn beym ile ikisinin de adaleti sabit olur. [454] Kd Eb Bekir el-Bklln[455] de bu grtedir. Malm olduu zere ahidi tezkiye etmek, hidlik yapmak deildir. ahadette iki erkein bulunmas gerektiinde btn limler mttefiktir. htilf edilen husus ahidin tezkiyesi meselesidir. Acaba ahidi tezkiye edebilmek iin bir kiinin sz kf midir, yoksa iki ahsn bulunmas zarur midir?.

Tadl edilen bir rvde bulunmas gereken ahsiyet, ou zaman insanlarn mterek zellii olan ahlk llerle deerlendirilir. Habu'l-Badd, bunu isbt etmek zere u hadsi erfi delil getirir: Rasl-i Ekrem (s.a.v.) buyurmutur ki

nsanlarla yapt ite onlara zulmetmeyen, onlarla konutuunda yalan sylemeyen, va'dettii zaman sznden dnmeyen kimse, ahsiyetli, adaletli, kendisiyle kardelik yaplmas gereken, arkasndan konuulmas haram olan bir insandr.[456]

Bu llerin altnda, insanm terketmesine imkn olmayan bz kusurlarna gz yummaktan baka re yoktur. Bir limin, bir rvnin hayatnda bildiklerimizden ok bilmediimiz taraflar mevcuttur. "Hibir deerli ahs, kymetli lim, kuvvet ve kudret sahibi insan yoktur ki bir kusuru bulunmasn; fakat kusurlar sylenmeyen insanlar da vardr. [457] Sa'd b. el-Mseyyeb'in: "Fazileti kusurundan ok olann kusurlar, fazleti dolaysye balanmahdr" sz, rvleri tadildeki lmz olmaldr. [458]

Rvye hsn-i zanda bulunmak prensibi, bz limleri, hli ve durumu bilinmeyen kimselerden hads rivayet edecek derecede msamahal olmaya sevketmitir. Bu u demektir: Hads sahasnda hizmet f eden br kimse, cerhi tebeyyn edene kadar dil kabul edilir. [459]

nk Hz. Peygamber (s.a.v.):

Bu ilmi her ijeslden dil olan kiiler naklederler ve onu haddi aanlarn tahrifinden, sapklarn almasndan korurlar. [460] buyurmutur. Fakat uslc limler, fesada me\dan vermemek dncesiyle hli bilinmeyen kimselerden rivayet etmenin aleyhindedirler.[461] Her nekadar birinin ayp ve kusurlarn aratrmak muhaddislerin hibir surette yapmadklar birey ise de, bu durumda olaslar ta'dil etmek, mmkn olduu kadar bilinmeyen taraflarn kefetmek lzm geldii grndedirler.

phe yok ki adalet, dindar ve mttek grnmenin zerinde bir hldir. Bu hl rv hakknda tam bir bilgi edinebilmek iin ancak onun hareketlerini kontrol etmek ve yaaylarn aratrmakla bilinebilir. ahidin adaletini tesbtte olduu gibi, muhbirin adaletini aratrmak da kimsenin ahsiyetini zedelemeyecek birka hassas aratrma usl ile yaplr; hatta byiece muhbir olan rvnin tezkiyesi srasnda merv olan haber de tezkiye edilmi olur. yle ki:

Adamm biri mer b. Hattb'm yannda bir ahadette bulundu. Hz. mer ona: Ben seni tanmyorum, seni tanyan birini getir, dedi. Orada bulunanlardan biri ben onu tanyorum, dedi. liz. mer, nasl bilirsin? diye sordu. O da, emin ve dil bir adam olarak tanyorum, dedi. Hz. mer tekrar: Gecesini gndzn, girdisini ktsn bildiin en yakn br komun mudur? diye sordu. Adam: Hayr, dedi. Hz. mer: nsann takvasn ortaya koyan para vastasyle karlkl i yaptn biri midir? diye sordu. Adam tekrar: Hayr. dedi. z. mer: Onunla insann gzel ahlkl olduunu anlamaya imkn veren 'bir yolculuk yaptn m? diye sordu. Adam tekrar: Hayr, dedi. O zampn Hz. mer. S m onu tanmyorsun, dedikten sonra adama dnerek: Git, seni tanyan birini getir, dedi. [462]

Btn bunlardan sonra muhaddis hev vr bid'at sahihlerinden[463] baya ve utanmaz[464] kimselerden rivayet etmek istemeyilerine amamaldr. Bunun yannda mehur rvlerc msamahakr davranarak onlarn adaletlerini gsteren sebepleri aratrmamlardr. Mu-haddisler arasnda ve onlarn dndaki ilim muhitinde adaletiyle hret bulan ve bu vasfiylc medh-u sena edilen kimsenin tezkiye edilmeye ihtiyac yoktur. Mesel: Mlik b. Enes, Sfyn b. 'Uyeyne, SfyuVSevr[465] el-Evz'[466] c-fic, Ahmed b. Hanbcl, el-Lcys b. Sa'd, [467] u'be b. el-Haccc, Abdullah b. el-Mbrek, Vcki b. l-Cerrh, Ali b. cl-Medini, Yahya b. Man bu kabil rvlerdcndir.

Ahmed b. HanbcTe shk b. Rhyeyi sordular; u cevb verdi: "shk gibisi de sorulur mu? [468]Yalya b. Ma'n'e Eb 'Ubcyd'i sordular; dedi ki: "Eb {Ubeyd de benim gibisine sorulur mu?; o bakasnn durumunu sorup aratracak bir adamdr. [469]

MuhaddisltTn crh iin kullandklar metodlar. [470]acdil iin kullandklarndan daha iddetlidir; zira mehur ve makbul olduu zere onlar, sebep zikredilmeyen ta'd kabul ederler". Sebebi kfi derecede aklanmayan cerhi de kabul etmezler. Onlara gre insanlar, adaleti iskt eden ve (aklkla hkmetmeyi gerektiren sebeplerde farkllk arzederler ve "mnekkdlrrin bu movzdaki grleri ok derin ve hassas'n ou kere bazlar rvnin en ufak bir kusurunu duyduu zaman onun haberi ile iluirc etmekten kanr; rv hakknda cluv-duu ov hadsi reddetmeyi gerektiren ve adaletin dmesini cb ettiren bir sebep olmasa dah byle davranrlar. [471]

Bu sebepledir ki, yollarda dolasan, sokaklarda yemek yiyen, aka ve mizaha ok dkn olan insanlarn bu nev' mubahlar ilemeleri sebebiyle dah rivayetlerini kabulde iddet gsterirlerf. [472] Satran ve benzeri oyunlar oynamak, msik letleri ile elenmek ise daha id-1; detli davranmay gerektirir. u'be b. Haccc diyor ki:

"Eb Ishk'n hads rivayet ettii Naciye ile karlatm; satran I oynadn grdm ve ondan hads yazmadm; bilhare ondan rivayet eden bir bakasndan yazdm". Yine u'be der ki: "el-Minhl b. 'Amr'n evine gittim ve orada tanbur alndn duyarak geri dndm. Keski ieri girip konusaydm. Belki de tanbur almann haram olduunu bilmiyordu.[473]

Cerh ve tacdl kitaplarnn mellifleri, bilindii zrc, cerh heplerine ok az temas ederler. Sdece falan zayf falann hibir deeri yoktur", falan metruktr" v.b. demekle iktifa ederler. Bununla berber rvlerin hadslerini reddederken herkes bu szleri dikkate alr.

Bu kitaplarn mevzular hakknda yaplan hassas ilm aratrmalar gstermitir ki, bunlarn gayesi, cerh mevzuunda verdikleri hkm lere itimat ettirmek deil, cerh edilen kimseler hakknda phe uyan drmak ve tevakkuf ettirmektir. O rv hakkndaki phe zail olup|. itimat hsl olmadka hadsi kabul edilmez. [474]

Bu ar titizlik, byk takva ve son derece hassas dikkat, hadsj mnekkidlerinin hadse verdii byk deeri gsterir; zr hads rast[475] gele bir sz, iir, hutbe ve hikye deil, ancak gvenilir bir nakil vep sahh bir sem' ile alnacak dndir. Muhammed b. rn der ki: "Bu|. hadsler dndir, dninizi kimden aldnza dikkat ediniz" Bzlar Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bu mnda bir hadsi olduunu|v sylerler. bnu mer'in rivayet ettiine gre Rasl-i Ekrem yle! buyurmutur:

"Ey Ibnu mer, dnine ok dikkat et; o senin etin ve kanmdr Onu kimden aldna dikkat et. Mstakim olanlardan al; sapanlardan! alma. [476]

Bu vasiyetlerin altnda hads talebeleri, vasflar uygun oljf mayan eyhler arasnda tercihler yapyorlar[477]emn kimselerden had alyorlar, zayf olanlardan nakil ve rivayet etmekten kanyorlard.[478] "Senette Raslullah (s.a.v.)'a yaknlk, Allah'a yaknlktr[479] inan-cyle 'l isndlan, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e yakn olanlar tercih ediyorlar; Raslullah (s.a.v.)'a yakn olan isndlar bulamaynca Sahabeye, Tbi(ne veya byk imamlara yakn olan isndlar aryorlar ve bu altn asrlardaki ilmin "taptaze bulunduuna, onu aratrmann en zevkli bir i olduuna, byle olmasn gerektiren sebeplerin byklne ve hadslere rabetin fazlalna" gveniyorlard. [480] Muhaddis-lerin ulvv isnad bu derece aramalar srf (l isnd elde etmek iin deil, aksine, 'l isndlann hads metninin sahh olduu inancm kuvvetlendirdii iindir. P vleri hakknda pheye dtkleri zaman, 'l isnada pek deer vermezler; zr seneddeki rvlerin zayf oluu, netce itibariyle rivayet edilen metnin zayf olduunu ortaya koyar. te bu sebepledir ki, sika rvlerin tekl ettii nazil isnd,sika olmayan rvlerden meydana gelen'l isnada tcrch etmilerdir; [481] u beyitleri syleyen Eb Bekir b. cl-Enbr[482] ile hemfikirdirler:

Nazil olan isndlar yazmakta fayda vardr; yaznz; yazmamanz bir hatdr. Size sika rvlerin rivayet ettii nazil haberler, sika olmayanlarn rivayet edecei 'l haberlerden daha makbuldr. [483]

Bz hads mnekkidleri, nazil isndlarda, 'l isndlarda bulun-|nayan bz meziyetlerin mevcut olduunu kabul ederek derler ki:

"Nazil hads daha faziletlidir; zr rv hadsi rivayet edenlerin dil mi, yoksa mecruh mu olduklarn bilmek iin gayret sarfedecektir. Nz hadsleri rivayet edenleri tanmak iin daha ok gayret sarfedece-ine gre, onun sevab daha fazla olacaktr.[484]

Muhaddislcrin mu'sr olanlardan hads naklini kusur sayarak, o zaman yaayanlardan hads rivayet etmekten kandklar dnlecek olursa, tenkd grlerinin ne derece yksek olduu anlalr. Bylece onlar, kendisinden hads rivayet edilen kimse hakknda hsn-i[485].an veya s-i zan beyn ederken ona kar beslenilen sevginin veya nefretin messir olacandan ekiniyor gibiydiler."Byle olunca da cerh ve ta'din prensipleri salam temellere dayanm olacakt. bnu Abdi'l-Hkim der ki:

"Ben henz ocuk denecek bir yata iken e-fiTye bir hads okudum. e-fi(: bunu sana kim syledi? diye sordu. Ben de sen syledin, dedim. O zaman bana dedi ki: ana sylediim ey aynen sylediim gibidir; fakat henz yaamakta olanlardr, rivayet etmekten kan!. [486] bnu 'Avn de der ki: c-a'b'ye, sana hads rivayet edeyim mi? d ive sordum. Dirilerden mi, yoksa lm olanlardan, m rivayet edeceksin" dedi. Ben de, dirilerden, cevbn verdim. O zaman c-a'b unu syledi: "Bana dirilerden hads rivyrt etme. [487]

Hads mnekkidi er inin cerh ve ta'dl hakknda birtakm stlahlar vardr. Bunlarin eitli oluu, rvlerin de kuvvet ve za'f, itimat ve phe bakmndan farkl olduklarn gsterir. bnu Haccr bu stlahlar oniki dereceye ayrmtr. [488] yle ki:

1- Sahabe.

2- En stn sfatyle medh edilenler: insanlarn en salam" gibi veya sfat lfzen tekrar edilenler "

gibi; veya manen tekrar edilenler: gibi.

3 - Hakknda bir sfat kullanlanlar: veyahut gibi.

4 - nc dereceden biraz daha aada olanlar: ok dorudur" veya zarar yoktur" yahut "iyicedir" gibi.

5 - Bir derece daha asafr olanlar: hfz gevek doru" veya vehim sahibi bir dorudur" veya vehimlidir" yahut hata eder" veyahut sonralar hli deimir" gibihev ve bid'at sahipleri hakknda kullanlan stlahlar bu gruba dhildir.

6 - ok az hads rivayet edenler ve bu-sebeple de hadsini terk etmeye vesile olacak bir hli bilinmeyenlere " makbuldr" denir. Byle de olmaz, bir kusuru meydana karsa: hads mevz'unda yumuakadr" denir.

7 - Kendinden birden fazla rvnin sika olduunu sylemeden rivayet ettii kimse hakknda durumu bilinmemektedir" veya " durumu belli deildir" tbirleri kullanlr.

8 - Hakknda muteber bir tevsik bulunmayan; fakat sebebi sy-lenmedii halde zayf olduu belirlileri kimse hakknda tbiri kullanlr.

9 - Kendinden sdece bir kiinin, sika olduunu sylemeden rivayet ettii ahs hakknda da bilinmemektedir" denir.

10 - Hibir ekilde timat caiz olmayan, ayrca kendini cerh eden bir sebeple zayf grlen kimse hakknda da " terkedilmitir" veya il hadsi terkedilmitir" yahut bsbtn zayftr" veyahut da tamamen atlmtr" denir.

11 -Yalanla ittihm edilen hakknda" yalama, iiulm edilmitir" denir.

12 -Hakknda mutlak olarak kizb ve vaz' toirleri kullanlan Kimse hakknda yalancdr" veya hadis uydurucu" yahut haos uydurur" veyahua ne yalancdr!" v.b. denir.

Mnekkidlcrin istilllarmn altnda rvde aranan artlara kar gsterilen tin, H. III. asrn sonlarna kadar byk bir titizlikle devam etmitir. Zr o devirde sem' imkn henz mevcut olduu gibi, bu lfzlar eyhlerin ve talebelerin dillerinde hl dolamakta idi. Ne var ki, rivayet ii azla ve sem' suretiyle yaplmayp kitaplara getikten sonra rvlcr bu artlarda byk lde msamahakr davranmaya mecbur kalmlar ve rv'yi ta'dl iin onda akl, bul, slm, zabt ve fk zahir olmamak artlaryie iktif; etmilerdir.[489]

slm artnn ne demek olduu ve niin konulduu gayet aktr; zr rv, bu dni, dnin hkmlerini, hikmetlerini ve terni alkadar eden hadsleri, haber ve eserleri rivayet eder. in salam, bu mhim mevkide, bu akideye mn eden ve onu insanlara duyurma mescli- -yetini deruhte eden insanlarn bulunmasdr.

islm art, rivayeti tahamml ederken deil, ed ederken aranr. [490] Nitekim Cbeyr b. Mut'm'in henz mslman olmad ve Bedir esirleri arasnda bulunduu zamanlar "Hz. Peygamber (s.a.v.)'i akam namaznda Tr sresini okurken dinledii" ni ifde eden rivayeti kabul edilmitir. Sahh-i Buhr'de de bulunduu zere Cbeyr: "lk olarak o zaman mn kalbime tesir etti" demitir.[491]

 

3- HADS ISTILAHLARI

 

1- HADSN KISIMLARI

 

Hads makbul ve merdd olmak zere ikiye ayrlr. Makbul olanna sahh, merdd olanna da zayf denir. Bu iki byk ksmn mulne rvlerin ye hads metinlerinin durumlarna gre shhat ve zayflk bakmndan deien daha birok blmler girer.

Muhaddisler l dier bir taksmi bu ikili taksime terch etmilerdir. Bylece hibir hads bu ana taksimin dnda kalmamtr. Bunlar da sahih, hasen ve zayf blmleridir.[492]

Hasen hads I birinci gre gre iki gruptan birine dhildir. Zeheb'nin Buhr ve Mslim'den naklettiine gre, [493] ya sahh. grubuna dhildir yahut da kendisiyle amel edilen zayf hads grubuna dahildir. [494] Hatta zayf hads Ahmed b. Hanbel'in dediine gre kysa da terch edilir. kinci gre gre ise hasen sahihten aa, zayftan da yukarda bulunan bal bana bir blm tekil eder.

Mevz'a gelince, o Raslullh (s.a.v.)'a veya sahabe ve tbi'ne kar yaplm olan bir iftira olduu iin - onu hadsin ksmlar arasnda zikretmedife 'zir mevzu hads, gerekte hads olmayp, yalnz onlar uyduranlara gre hads hkmndedir. [495]Uydurma olduunu isbt etmekle hads sfat dm olur. Uydurma olduu isbt edil meden nce de, bu husustaki aratrma sona erene kadar hads diye biliriz. Eer onda zayflk vasf grlrse, zayf hads denir ve nii: zayf olduu gsterilir. Uydurma olduu isbt edilince de kat'iye: hads olamaz. "Mevzu'hads' tbirini iittiin veya bir yerde okuduun zaman unu bilmelisin ki, buradaki hads sz, onun nakl v rivayet edilmesinin haram olduunu gsterir.

Hadsin bu l taksiminin altna birok hads nevileri girer. Bunlar y sahh veya hasen yahut zayf olmaya msaittir; veyahut da sahhle hasen arasnda mterek vasflar vardr. Nihayet bu arasnda eit zelliklere sahip olanlar da sahh, hasen ve zayf olmak zere ayr bir grup tekil eder. Bir ynden mstakil hads nev' olmaya msait bulunan, dier ynden de bunlarla mterek taraflar olan bu nev'ler hakknda eitli stlahlar ortaya konmutur. Bunlara kimi ilim kimi nevi demitir. Hepsi de bunlarn saylamayacak kadar ok olduunu kabul ederler. [496]Nitekim el-Hzim[497] der ki: "Hads ilmnin yz kadar nev'i vardr; bunlarn herbiri bal-bana birer ilimdir. Hads talibi bunlara bta mrn hasrets, yine de tamamn renemez. [498]

bm's-Salh, cUlmu'l-hads'ini te'lf ettii zaman bu ilimlerden altmibe tanesinden bahsetmi ve yle demitir: "Bu ilimler altmbe nev'e inhisar etmez; onlar saylamayacak kadar ok gruplara ayrmak mmkndr; zr rvlerin ve hads metinlerinin hlleri ve sfatlar snrlandrlamaz. [499]

bnu Kesir ise mezkr kitaba yapt ihtisarnda - bu nevilerin bir ksmrn kendi aralarnda birletirmeyi dnm, bnu's-Salh'm mufassalan bahsettii bu taksimi, kendince mnsip ekilde yeniden tertiplemitir. [500] bnu Kesr'in bu yeni taksmi hakknda sylenecek szmz vardr. Her nekadar ou zaman onun usln takip etmisek de, tertibini tamamen ess almadk.

Cemluddn el-Ksim[501]'nin Kav'idu't-tahds'inde olduu zere sahih ve hasen hadsler: iine alan, [502] sahih, hasen ve zayf hadsler arasnda ortak olan[503] ve sonunda da sdece zayf hadslere [504]mahss olan eitli taksimleri akla ve manta daha uygun gelmektedir. Bu taksimi benimsediimiz iin, onun bu eserimiz zerindeki tes'ri aka grlecektir. Ayrca okuyucu stlahlarnda ve taksimlerinde aml allme el-Ksim ile tamamen ittifak hlinde bulunmadmz mahede edecektir. Eski limlerimiz: "Istlahta mnkaann yeri yoktur1 dercr. Biz de hadis stlahlarm haka ak bir dille, gzel bir taksimle, nevilerini ve adlarm kartrmakszn ve bahislerinin ehemmiyetine inanaraK, faydasz olduuna inandmz bo lf ve faydasz mnkaalardan syrlarak anlatmak iin kolaylklar ihsan etmesini Cenb- Mevl'dan niyaz ederiz.[505]

 

2- SAHH HADS

 

Sahh hadsi yle tarif etmilerdir: "z ve mu'allel olmayarak, isnad Rasl-i Ekrem'e veya sahabeden yahut daha sonrakilerden birine varncaya kadar adi ve zabt sahibi kimselerin, yine kendileri gibi adi ve zabt sahibi kimselerden muttasl senedlerle rivayet ettikleri hadstir.[506]

Bu trfe gre sahh hadste u artlarn bulunmas lzmdr:

1- Sahh hads msned olacaktr. [507] Yni ilk rvsinden son rvsine varncaya kadar isnad muttasl olacaktr. Bu sebeple sahh hadsin vasflarn anlatrken muttasl veya mevsl szleri de kullanlr. u hle gre mrsel hadsin senedinden bir sahb dtne gre, senedde ittisal artn kaybetmitir. Makbul olan gre nazaran mrsel hads, sahh deil zayftr. Ayn ekilde munkat' hads de sahh deildir; zr onun da isnadndan bir kii dmtr veya senedinde mphem olan bir kii zikredilmitir. Senedde mphem bir rvnin yer almas ise, ondan bir kiinin dmesine benzemektedir. Mudal da bu durumdadr; zr mu'dal hads, senedinden iki veya daha fazla rvsi defi hadstir.

2- Sahh hads z da olmayacaktr. z hads, sika bir rvnin yine kendisi gibi sika rvlere muhalif olarak rivayet ettii hads demektir. azlar bahsinde bunu greceiz.

3 - Sahh hadis mu'allel de olmayacaktr. Mucallel,

zahiren illetten salim gibi grnse de shhatini zedeleyen gizli bir illeti ortaya karlan hads demektir.

4 - Sahih hadisin senedinde bulunan rvlerin hepsi de adi ve zabt sahibi kimseler olacaktr. Bu rvlerden herhangi birinde adalet ve zabt sfatlarndan biri bulunmazsa, hads sahih olamaz; zayf kabul edilir. "Rivayetin artlar" bahsinde adalet ve zabttan ne kasdedildiini grmtk.

Sahih hads de: li ztih sahh ve li ayrih sahh olmak zere ikiye ayrlr.

Li ztih sahh: Makbliyet sfatlarm tamamen ihtiva eden hadstir.

Li ayrih sahh: Makbliyet sfatlarn tamamen ihtiva etmeyince, dardan herhangi bir destek yardirmyle sahh olan hadstir. Li ayrih sahh hads, hasen hads gibidir. Birka trl rivayet edildii zaman kendini takviye eden sebepler dolayisyle hascn derecesinden sahh derecesine ykselir.[508]

Sahh hadse msned ve muttasl dendii gibi, mtevtir ve had da denir; ayrca garb ve mehur demek de mmkndr. [509] Burada sahh le hasen arasnda mterek olan bz tbirler olduunu; sahh, hasen ve zayf hadslere mil olan baka stlahlar da bulunduunu greceiz.[510]

 

Mtevtir Hads:

 

Aldn ve detin yalan zere birlemelerini imknsz grd bir topluluun, senedin bandan sonuna kadar yine kendileri gibi bir topluluktan rivayet ettii sahh hadstir. [511] Mtevtirin tarifinde: akln ve detin yalan zere birlemelerini imknsz grd bir topluluk dedik. Bunu, ak bir delle dayanmayarak tamamen keyf bir ekilde bu topluluun saysn tahdd etmeye alan grlerden kanmak iin syledik. Bunlarn bir ksm, bir hadsin mtevtir olabilmesi iin en az drt kiinin bulunmas lzmdr, der. Kendilerine gre delilleri de, zinann sabit olabilmesi iin aranan ahit saysn ifde eden u yettir:

Buna drt ahit getirselerdi ya!.[512]

Kimi be kiinin bulunmas lzmdr, der. Delilleri de ml'ane yetidir. [513]

Kimi on kiinin bulunmasn art koar; zr on'dan aada bulunan saylar cemi' saylmaz. Cemi' olabilmesi in on veya on'dan yukar olmas lzmdr.

Kimi oniki kiinin bulunmasn art koar. Delilleri de u yet-i kermedir: lerinden oniki kefl bulundurmutuk. [514]

Kimi yirmi kiinin bulunmasn art koar. Delilleri de u yet-i kermedir:

inizden sabr ve sebat edecek yirmi kii bulunursa, onlar iki yz kiiye galip gelirler. [515]

Kimi krk kiinin bulunmasn art koar. Delilleri u yet-i Kermedir.

Ey Peygamber, sana da, m'minlerden senin izince gidenlere de Allah yeter. [516]Bu yet-i kerme nazil olduu zaman mslman-larm says, Hz. mer'in mslmn olmasyle krk' bulmutu.

Kimi yetmi kii olmas lzmdr, der. Dell olarak da u yet-i kermeyi ileri srerler: Ms tyin ettiimiz vakitte kavminden yetmi adam ayrd.[517]

Kimi de yzon erkek ve iki kadn bulunmasn art komutur; nk bu adet Ehl-i Bedr'in saysn ifde, etmektedir.

Btn bu istidlaller -isfcerse Kur'n- Kerm'den istinbt edilmi olsun- ak ve net deildir; zr btn bu yet-i kermeler, orada bahsedilen huss bir hdise ile alkaldr.

Mtevtiri tarif ederken yaplacak en doru hareket, adedini tyin etmeye kalkmaksizm sdece yalan zere birlemesini akln kabul etmedii bir topluluun rivayet ettiini gz nnde bulundurmaktr. Ibnu Hacer der ki: "Gerekten de adet tesbt etmenin bir faydas yoktur. [518]

Mtevtir hadis, lafz ve manev olmak zere ikiye ayrlr:

Lafz mtevtir: Ad geen topluluun, senedin bandan sonuna kadar, metnini ayn lfzla ve ayn ekilde rivayet ettii hadstir. Byle bir hads ise, bnu's-Salh'm da dedii gibi: "Hakkaten bulunmayacak kadar ndirdir. Bunun bir mislini gstermesi istenen bir kimse ok mkil durumda kalr. [519]

limlerin ou - mtevtir hadste her bakmdan lfz mutabakatn bulunmas art koulduu takdirde - Kur'n- Kerm'den baka bir yerde bu arta uyan bir naklin bulunmasn muhal grmektedir. Bz limler de bizzat hads-i nebevide bir hayli lfz mtevtirin bulunduunu teyt ederler ve buna dell olarak da: ayn yarlmas,

efaat, ktn inlemesi, mest zerine mesh, isr ve mi(rc, Raslullh (s.a.v,)Jn parmaklarndan su fkrmas, Katde'nin gzn tekrar yerine yerletirmesi ve az yiyecei birok askere yetitirmesi hadslerini ve benzeri hadsleri ileri srerler.[520] Suyti [521]'nin, el-Ezhru'1-mtensira i fi'1-ahbri'l-mtevtira adl kitabnda bu gre katld anlal maktadr. [522] Kd 'Iyz da e-if'snda ayn gr ifde eder. Hafz bnu Hacer'in de ayn kanatte olduu grlmektedir. Nitekim Nuhbe erhi'nde yle der:

"Mtevtir hadsin bol miktarda mevcut olduunu gsteren en gzel dell udur: Dnynn drt-bir yannda bulunan limlerin ello-j rinde dolaan ve yazarlarna ait olduu kesinlikle bilinen mehur kitaplarda bir hads mtereken tahric edilmise, hadsin muhtelif]! tarkleri de btn artlar hiz olarak adeten yalan zere birlemeleri imknsz olan bir cemaat tarafndan rivayet edilmise, bu rivayetini syleyenine it olduu hususunda ilm-i yakn hsl olur. [523]

Hacer, Buhr erhinde: hadsini krktan fazla sahbinin rivayet ettiini ve aralarnda aere-i mbeere'nin! de bulunduunu sylemektedir. [524]

Mnevi mtevtir hadsin rivayetinde lfz bir mutabakat! aranmadm sylemeye lzum yoktur. Rvleri ihtilf etse de. aklen! ve adeten yalan zere birlemelerine imkn olmayan bir topluluun,! hadsin mnsn ed etmeleri kfidir.

Mnevi mtevtir, kimsenin inkr edemeyecei kadar oktur.! Bunun misli: "Duada elleri kaldrmak" hakkndaki hads-i erif lerdir. Raslullh (s.a.v.)'dan rivayet edilen yz kadar hads-i erifte, onun du ederken ellerini kaldrd zikredilmektedir. Suyti bu! hadsleri bir cz'de toplamtr. Fakat bunlarn herbiri ayr ayr meseleler hakkndadr. Bu meselelerin hepsi de mtevtir deildir. Bunlarn mterek taraf ise," duada ellerin kaldrlmas meselesinde tevatrn mevcut oluudur.[525]

Bzlar da diyor ki: limlerin bir ksmnn lafz mtevtire misl olarak leri srdkleri bu hadsler, gerekte manen mtevtir olan hadslerdir; fakat muhtevasnn hret bulup yaylmas, bz lfzla-rndaki rivayet ihtilflarn kapamtr.

Mnevi mtevtir hadsin daha nce had hads[526] olup birinci tabakadan sonra mehur olmasnda bir beis grmeyen hads limleri vardr. hadsini manen mtevtir olan hadsler arasnda sayarlar; halbuki onu yalnz mer b. el-Hattb, ondan yalnz 'Alkame, ondan yalnz Muhammed b. brhm et-Teym, ondan da yalnz Yahya b. Sa(id el-Ensr rivayet etmi ve hads ancak Yahya ile mehur olmutu. [527]

Muhaddisler, mtevtiri kelime olarak tad mnsyle deil de, fkhclann ve uslclerin kullandklar mnda kullanrlar. Bunlara gre: "Tevatr, isnd ilminin mulne girmez. Zr isnd ilminde hads rvlerinin sfatlar ve ed salar gz nnde bulundurularak hadsle amel etmek veya etmemek bakmndan hadsin sahh veya zayf oluu incelenir. Mtevtir hadsin rvleri aratrlmaz, hatta byle bir aratrma yapmakszn onunla amel etmek cb eder. [528] Hem lafzj hem de manev mtevtir hadsin kesin ve yakn bilgi ifde ettiinde btn muhaddisler mttefiktir. Onlarn ihtilf, haber- vhid olan sahh hadsin zan m, yoksa kat'iyet mi ifde ettii hus-sundadr. Nevev et-Takrb'de onun sbtunun zann olduu grn benimsemektedir.Muhaddislerin ou ise, sahh hadsin kat'iyet ifde edebilmesi iin eyhn (Buhr ve Mslim) tarafmdan tahrc edilmi olmas lzmdr, derler. Bir ksm muhaddisler de, sahh olan haber-i vahidin - ister eyhn, isterse bakalar tarafndan tahrc edilmi olsun-lafz ve manev mtevtir hads gibi kat ve yakn ilim ifde ettiini kabul ederler. bnu Hazm[529] der ki:

"Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e varncaya kadar hep adalet sahibi rvler tarafndan rivayet edilen haber-i vhid hem ilim, hem de amel ifde eder. [530]

Kabule ayan gr, bnu Hazm'in grdr; zr sdece Sahheyn hadslerinin katiyet ifde ettiini sylemenin hibir mns yoktur. Bu ki kitabn dnda kalan kitaplardan shhati kesin surette bilinenleri de ayn ekilde kabul etmek gerekir. Bunlarn m'min-lerce byk bir deeri hiz olmas, dier kkaplardaki sahh hadslerin deerini kmsemeyi gerektirmez. Ayn ekilde, shhati sbt olduktan sonra haber-i vahidin zan ifde ettiini sylemenin de bir mns yoktur; zr hadsin sahh olabilmesi iin aranan artlar, ondaki zan mnlarm ortadan kaldrr ve onun hakknda ilm- yakn hsl olmasn gerektirir. [531]

Sahh hadsin rivayetinde sika bir rv teferrd ederse, o hadse garb denir. Garabet bzan metinde, bzan da senedde bulunur. [532]

Sahh hadsi sika rvlerden meydana gelen bir topluluk rivayet erse o hadse mehur denir. [533]

Muhaddislerin garb lerinden br de, sahh hadsi tarif edern bzlarnn onun azz olmasn art komalardr. [534] Hkim .bu Abdillh'm 'Ulmu'l-hads'teki u sz de bunu gstermektedir:

"Sahh hadsin zellii, Raslullh (s.a.v.)'dan mehul olmayan ir sahb, ondan da iki tabii rivayet etmek suretiyle ve hadseiler .rafndan makbul addedilerek birinin ahadet etme ehliyetini hiz olduuna ahadet etmek gibi - gnmze kadar rivayet cdilegelme-sdir.[535] Yukarda da akladmz zere ulemnn rvyi ta'dl ile ahidi tezkiye etmenin farkl olduunu sylemelerinden sonra byle huss bir stlaha lzum yoktur.

Mrscl, munkat1 ve "bel" sz[536] ile rivayet edilen hadslere yer vermeden sdece sahh hadsleri ilk defa toplayan mm Bu-hr'dir. Buhr Gmi'nc ald ta'lklcri dece misl ve .hir olmak zere almtr. Bu tarklerin bulunuu eserinin hususiyetini deitirmez. [537]

mm Mlik, sahh hadsleri toplayanlarn ilki saylmaz; zr o sdece sahh hadsleri toplamam, - metodu gereince - eserine mr-sel, munkat ve "bel" sz ile rivayet edilen hadsleri de almtr.

Sahh hadsleri toplama mevzuunda Buhr'yi, talebesi mm Mslim takip etmitir. [538] Daha sonra "Bclli-bah rivayet kitaplar" blmnde incelediimiz zere - sahih ve benzeri hadsler hakknda birok kitaplar yazlmaya balanmtr.

u da var ki, sahh adn alan ve sahh hadsleri ihtiva eden btn kitaplardak hadslerin shhat derecesi ayn deildir. Muhaddisler -ileride greceimiz zere- btn mertebeleryle zayf hadsleri bildikleri gibi derece derece btn sahh hadsleri de bilirler. Shhatini gerektiren vasflarn farkl olmas sebebiyle, sahh hadslerin kuvvet itibariyle de farkl olacan kabul ederler. [539] Bu farklhk karsnda Nevev, sahih hadsleri yedi muhtelif snfa ayrmtr:

1- Buhar ve Mslim'in ittifak ettii hadis.

2 -Sdece Buhr'nin rivayet ettii hads.

3 - Sdece Mslim'in rivayet ettii hads.

4 -Buhr ve Mslim kitaplarna almadklar hlde onlarn artlarna uyan hads.

5 - Buhr'nin artlarna uygun olduu hlde kitabna almad hads.

6 - Mslim'in artlarna uygun olduu hlde kitabna almad hads.

7 - Buhr ve Mslim dndaki dier imamlar tarafndan sahh olarak kabul edilen hads.[540]

Sahh hadsleri rivayet eden ehirlerin deimesiyle onlarn dereceleri de farkllk arzeder. Hemen hemen ulemnn ekserisi, en sahh hadslerin Dru's-snne olan Medine halk tarafndan rivayet edilenler olduunu kesinlikle belirtirler. bnu Teymiye[541] diyor ki:

"Hadis limleri en sahh hadslerin Medneliler, sonra Basrahlar, daha sonra da amllar tarafndan rivayet edilen hadsler olduunda mttefiktirler".

Hatbu'l-Badd de yle demektedir:

"Tarkleri en sahh olan hadsler, Mekke ve Medneliler tarafndan rivayet edilenlerdir; zr onlarda tedls az, kizb ve hads vaz ise pek ndirdir. Yemenlilerin pek az olmakla beraber ceyyid rivayetleri ve sahh tarkleri vardr. Onlarn kaynaklar da yine Hicazl-lardr. Basrahlar ok hads rivayet etmelerine ramen gayet ak ve bakalarnda bulunmayan senedlerle rivayet edilen hadslere sahiptirler. Kfeliler de Basrahlar gibi ok hads rivayet ederler; fakat rivayetlerinde ok kusur bulunur; illetten salim olanlar ise azdr. amllarn rivayet ettii hadslerin ou mrsel ve makt'dur. Bunlardan sika rvleri tarafndan muttasl olarak rivayet edilenler ise iyidir. Fakat bunlarn ou mev'izla ilgilidir. [542]

Hads imamlar esahhu'-esnd'de (en mkemmel isnadn hangisi olduunda) ihtilf etmilerdir. Herbiri kendi gayreti neticesinde elde ettii bir esahhu'l-esnd vermektedir. Her sahbnin tbi'nden rvleri, onlarn da ou sika olan etb'u't-tbi'nden rvleri vardr. Bu sebeple kesin olarak bir sahbnin esahhu'l-esnd'ini sylemek mmkn olmamaktadr. [543]

Hads mnekkidleri, metinde az ve illetlerin bulunabileceini hesaba katarak ve metnin deil, senedin shhatini kastederek bir hads hakknda ldesini deil de tbirini kullanrlar" Hem senedin, hem de metnin sahh olduunu gstermek istediklerinde de mutlak bir ifdeyle derler. eklindeki mukayyet ifdeden daha stndr. Bu sebeple Suyt, Elfiyye'sinde yle der:

Mnekkidlerin, metnin deil de isnadn sahh ve hasen olduuna hkmetmeleri, metinde bz z ve illetlerin bulunmas ihtimline binendir. Hfz kuvvetli olan rvlerin rivayet ettii metin im de ayn hkm ver[544]

Muhaddislcrin Bu bbta en sahh olan hads falan hadstir demeleri o hadsin sahh olmasn icb ettirmez; zr o hads zayf olsa bile onlar yine ayn sz sylerler. Muhaddislerin bu szden maksatlar, bu bbta en makbul olan veya en az zayf olan hadsin o olduunu gstermektedir. [545]

 

3- HASEN HADS

 

Hasen hads: z ve illetten salim olarak, zabt mkemmel olmayan rvler tarafndan muttasl bir senedle rivayet edilen hadstir. [546]Sahh ile hasen arasnda bir karkla meydan vermemek iin bu tarifte dikkate alnacak husus, sahh hads rvsinin zabt bakmndan mkemmel olmasna mukabil, hasen hads rvsinin bu bakmdan noksan olduudur. Her iki hads de z ve illetten salim olup ihticc ve istihda elverilidir.

Hasen hads iki eittir:

1 -Li ztih hasen.

2 - L ayrih hasen.

Mutlak olarak sylenen Hasen hads szyle li ztih hasen kastedildiine gre burada onu tekrar tarif etmeye lzum yoktur. Li ztih hasen deniinin sebebi de, ondaki hsnn (gzelliin) bizzat kendinde bulunup dardan gelmeyiidir. [547] Hasen hads her ne kadar rvlerinin zabt bakmndan sahh hadsten aa ise de, artlar itibariyle sahh hads seviyesindedir.

Liyrih hasen hads'e gelince: Senedindeki rvierden biri ok hat yapacak kadar dalgn ve kizb ile mttehem olmamakla beraber, ehliyetli veya ehliyetsiz olduu anlalmayacak kadar kapal bulunmasdr. Ayrca hadsin metni mtbic ve hidle takviye edilmi olacaktr. [548]

Liztih ve liayrih hasen hadsin tarifi hakknda sylenmi pek ok sz ve mnkaalar vardr ki, onlardan bahsetmeye ne lzum gryor, ne de bir fayda bekliyoruz.[549]

Her ne kadar Tirmiz'nin hasen hads tarifi hakknda bir ok sz sylenmise de, onun Cmi'i yine de hasen hadsin kaynadr. Hasen hads tarifini ilk defa ortaya atan da Tirmiz'dir. [550] Hadsleri ilk olarak sahih, hasen ve zayf eklinde taksim eden yine odur.

Muhaddisler zayf hadsi iki ksma ayrrlar:

a) Amel edilebilecek olan zayf hads ki, bu Tirmiz'nin stl-hndaki hasen hadse benzer.

b) Terkedilrnesi zarur olan zayf hads ki, ite bu bsbtn deersiz olan hadstir. [551]

Tirmiz'nin Camiinde, iyice bilinmedii takdirde bz karklklara yol aabilecek olan iki tbir vard. Bunlardan bri ifdesi, dieri de ifadesidir. Hasen olarak bilinen bir rivayetin, dier tariklerden shhat artlarn hiz olduu anlalnca, Tirmiz bu rivayet hakknda tbirini kullanmaktadr. Ona gre bu hads hasenden stn, sahihten de aa bir mertebededir. [552] Hafz bnu Hacer u misaliyle bu mesele hakkndaki btn pheleri datmtr. bnu Hacer diyor ki:

"Bunun bir benzeri de muhaddislerin rv hakknda syledikleri tbirleridir. Bunlardan birincisi sdece

sahh hads rvleri derecesinde olanlar hakknda, ikincisi de bu derecede olduu kabul edilenler hakknda kullanlr. Her ikisini irletirerek sylemekte nasl ki, hibir mahzur yoksa sahh ile hasen tizlerini birletirerek sylemekte de hibir mahzur yoktur.

"Hasen-Sahh" hads hakknda garb sznn kullanlmasna gelince: Sahh hads bzan bir tarkle rivayet edildii iin garb olur. u hle gre, sahihin dnunda olan hasen hads'in, garblikte tavsifi daha mnsip olur.

bnu Hacer bu stlah bir baka ekilde daha aklamtr. Buna gre Tirmiz, hasen hads'i mutlak olarak tarif etmemi, onu kitabnda kendine mahsus bir stlah olarak kullanmtr, Tirmiz bz hadsler hakknda bzlar hakknda veya tbirini kulland gibi, dierlerinde de bir ksmnda ve dier bzlarnda da denmektedir. Onun yapt tarif, ilk defa zikri geen haseri hads hakkndadr. Nitekim kitabnn sonundaki u ifde de bunu gstermektedir:[553]

"Bu kitabmzda dediimiz zaman, bu szle isnad bizce hasen olan hadsi kasdetmiizdir. Kizb ile ittihm edilmeyen rv tarafndan rivayet edilip baka tarklerden de onun gibisi gelen ve z da olmayan hads bizce hasendir". Bundan da anlalyor ki, o sdece hasen dedii hadsi tarif etmitir. Yalnz .at" veya yalnz

dediklerini tarif etmedii gibi, dediklerini de tarif etmemitir. Dier nev'ler, hadscer arasnda mehur olduu iin Tirmiz onlar tarife lzum grmemi, yalnz dediini tarif etmi olsa gerektir. Bunun sebebi de herhalde bu tbirin ya mphem oluu, yahut yeni bir stlah oluudur. Nitekim - Hattb[554]'nin yap gibi bu tbiri hadscilere nisbet etmemi, "bizce" diyerek snrlandrmtr.[555]

Li ztih hasen olan hads baka bir tarkten de rivayet edilmise, iki taraftan takviye edilmesi sebebiyle hasen derecesinden sahh mertebesine ykselir. Zr hasen hadsin rvsi, sdk ve mestru'1-hl olarak mehur olmakla beraber, zabt kuvvetli hafz derecesine kamamtr. Bu durum karsnda rvnin hadsi bir baka tarkten rivayet edilirse, mtbi' ile takviye edilmi olur ve bylece rvisinin s-i hfz cihetiyle beslenen ende giderildii gibi, hadsi de hasen mertebesinden sahh mertebesine km olur. Mesel: mmetime zor gelmeyeceini bilseydim, her abdest allarnda misvak kullanmalarn emrederdim", hadsinin senedi yledir Seneddeki Muhammed b. Amr'a her ne kadar birok hadsciler skadr, diyorlarsa da, hfz, zabt ve itkn bakmlarndan mttehemdir. Buna gre mezkr hads, liztih hasen ve liayrih sahihtir; zr hads. Muhammed'in eyhinden, eyhinin de eyhinden rivayet edilmektedir. Ayrca onu Eb Hurey-re'den, aralarnda A'rec b. Hrmz ve Sa'du'-Makbur'nin de bulunduu birok rvler rivayet etmektedir. [556]

Hasen tbirini ilk defa ortaya atan Tirmiz olmakla beraber, daha nceki tabakaya mensup olan Ahmed b. Hanbel ve Buhr gibi zevatn kitaplarnda ve Tirmiz'nin eyhlerinin bz rivayetlerinde hase adm verebileceimiz birtakm hadslerin bulunduunu grmekteyiz. [557] Bunlar mertebece sahihten aa, zayftan da stndr. Zeheb'nin, hasen hadsin sahihin bir nev{i olduu hususundaki delilini zikrettikten sonra, Ahmed b. Hanbel'in Msned'i bir tarafa - Sahh-i Bu-hr'de bile hasen'in bulunuunu garb grmyoruz.

bnu's-Salh, Eb Davud'un Snen'ini hasen hadsin oka bulunduu eserlerden biri olarak kabul eder. Buna delil olarak da Eb Davud'un u szlerini nakleder:

"Sahh hadsi, sahihe benzeyeni ve ona yakm bir durumda olan zikrettim. Kendinde son derece za olan hadsleri de akladm. Hakknda hibir ey sylemediim hads slihtir; ,bir ksm dierin den daha sahihtir. [558]Ibnu Salh. Eb Davud'un bu szlerini yle tenkd eder:

"Sahheyn'den birinde bulunmad ve hikimsenin de sahh duunu sylemedii hlde Eb Davud'un Snen'inde mutlak olarak zikredilen hadsler ona gre hasendir. [559]

bnu's-Salh'm kendi metodu gereince byle bir tenkd yaparak sahheyn'de bulunmayan ve imamlardan biri tarafmdan sahh olduu sylenmeyen herhangi bir hadse, mteahhirnin sahh diye hkmetmesini nlemek zaruretini hissettii meydandadr. Bu sebepledir ki, Hkim'in sahihtir dedii fakat dier gvenilir limlerin, hakknda sahihtir veya zayftr eklinde bir hkm vermedii hadslerin zacftn gerektiren bir illet grmedike hasen olduklar kabul edilir. Hafz tIrk[560]'nin, isnd ve illetleri tetkk etmeye muktedir olan bir mtehasssn, herhangi bir hadsin sahh veya zayf olduuna hkmetmeye yetkili olduunu sylemesi ok doru bir szdr. [561]

Beav, [562]Mesbhu's-snne adl eserinde sahh ve hasen hadsleri tefrik etmek iin kendine hs stlahlar kullanmtr. Ona gre Seyhan'n veya onlardan birinin tahrc ettii hads sahh; Eb Dvd, Tirmiz ve benzerlerinin rivayet ettii hadsler de hasendir. Birok limler buna tiraz ederek Beav'nn huss stlahna makbul bir zh yolu bulamamlardr. Kald ki onun Mesbh'nde Nevev'nin de dedii gibi dil ve zabt olmayan rvlerin infirat ettii mnker hadsler vardr. [563]

 

Sahh Ve Hasen'e mil Istlahlar:

 

Hads mnekkidleri, sahh veya hasen dedikleri hadslerin ayn zamanda- makbul ve ihticca elverili.olduklarn ifde eden baka isimlerle anlmasn da uygun grmlerdir. Makbul bir hadis hakknda kullamlan bu isimler arasnda ceyyid mcevved kavi sabit mahfuz marf slh ve mstahsen gibi tbirler de vardr. Bu tbirlerde muhaddislerin stlahlarndan ok, lgat mnsnn hkim olduu grlmektedir. Bilhassa ilk drt tbir yni mcevved ile ceyyid ve-sbit le kavi beraber dnldnde, bunlarn sdece deiik tbir sylemek iin kullanld aka grlr. Ahmed b. Hanbel'in esahhu'l-esnd yerine: En ceyyd sened Zhr'nin Slim'den, onun da babasndan rivyetiyle meydana gelen eneddir, demesi de bunu gstermektedir.[564] Bu sz bnu's-Salh Hkim Eb Abdillh gibi Ahmed b. Hanhel'den almtr. bnu's-Salh bu nakline bakan bz limler onun ceyyid ile sahih tbirlerini msv grd sonucuna varmlardr. [565]

Tirmiz de, daha nce iaret ettiimiz mehur tbri yerine zaman zaman " ifdesini kullanmtr. yle anlalyor ki, Tirmiz, liztih hasen mertebesini aan hadisin, sahih derecesine ktnda tereddt edince - ki bu durumda hads, liztih hasen ve liayrih sahih olmutur mehur tbirini kullanmaktan vazgemektedir. Bu szyle Tirmiz, ceyyid tbirinin sahhe olduu gibi hasen'e de mil olduunu kas-detmektedir.

Bana yle geliyor ki, u szleriyle Suyt de buna aret etmek istemitir: "Mtehasss bir hadseinin sahih tbiri yerine ceyyid'i kullanmasnda mutlaka bir incelik vardr. Mesel: Ona gre bir hads liztih hasen mertebesinden yksektir; fakat sahh mertebesine ktndan da phe etmektedir. Kav tbirinde olduu gibi ceyyid tbirini kullannca, o hadsin sahh derecesinden bir derece aa olduunu ifde etmek istedii anlalr.[566]

Suyt'jin cmlesindeki "kav tbrinde olduu gibi" szne dikkat etmek gerekir. Bu suretle o, "cevdet" ve "kuvvet" ifdelerini msavi grmektedir. Buna kysen tecvd ve cevdet tbirleri ile sbt ve kuvvet tbirleri arasnda bir fark olmad neticesine varabiliriz, ister sahh, ister hasen olsun btn bunlar makbul hadsin sfatlardr.

Sahh ve hasen hadsi tarif ederken bunlarn z olmamas gerektiine iaret etmitik. z olmadktan baka bunlar mnker de olmayacaktr. Buna gre z ve mnker'in mukabili olan mahfuz ve ma'rf sfatlarn alrlar. bnu Hacer diyor ki: "Kendinden daha sika olana muhalif olmamak artyle sahh ve hasen hads rvsinin yapt ziyde makbuldr. Eer daha makbul hadse muhalif olursa bu hadse mahfuz, onun mukabiline de z denir. Kendinde zayflk bulunmakla beraber makbule muhalif olan hadse macrf denir. Mukabili de mnker'dir. [567]

Sahh ve hasen olan hadslere "slih" denmesine gelince, mnsndan da anlalaca zere, onlarn ihticca elverili olduklar kastedilmektedir. [568] te bunun iindir ki muhaddisler, Eb Davud'un Snen'indeki hadslerin slih olduunu sylerler. Zr onda hem slh, hem de hasen hadsler vardr,

Muhaddislerin bir hads hakknda demeleri, o hadsin - akladmz - stlh mnsyle hasen olduunu gstermez. Aksine hasen'e olduu kadar, sahh olmaya da ihtimli bulunduunu belirtir. Hasen demek, cevdet demektir. Mstah-sen'den maksat da ceyyd olmaya elverili demektir. Muhaddisler bu tbirleri ve mtaklarn ne de kolay anlyorlar!. Bu tbirlerin avam ifadesine benzeyenlerini tefrik etmek hususunda ne kadar da hassastrlar!

Ali b. el-Medn diyor ki:

"Sfyn b. Uyeyne'nin meclisinde bulunuyorduk. Sfyn, Ra-slullah (s.a.v.)'m bir hadsini okudu. Orada bulunanlardan biri: Ne kadar gzel! dedi.[569] Sfyn ona dnerek unlar syledi: Cevahirden de gzel, inciden de gzel, yakuttan da gzel, dnyada mevcut olan her eyden de gzel desen olmaz m?. [570]

Sahh ile hasen arasnda mterek olan noktalardan biri de udur: Bir sened hakknda sahihtir veya hasendir diye hkm vermisek, bu hkmn metne de mil olmas gerekmez; zr metin bzan z veya mu'allel olur. Bu noktaya sahh hads bahsinde temas etmitik. Burada ona tekrar temas ediimizin sebebi, sahh ile hasen arasnda bir benzeyi ve mantk bir alka olduunu gstermek; ayrca "senedi sahh olan her hadsin metni de sahh olmaz[571] demek suretiyle arazdan nce cevheri, ekilden nce de muhtevay gzeten, muhadriserin bir osn ortaya koymaktr.[572]

 

4- ZAYIF HADS

 

Zayf hads, hads taksiminde nc yeri igal eder; en gzel tarifi de udur: "Zayf hads, kendinde sahh ve hasen hadslerin sfatlar bulunmayan hadstir.[573] Bzlar zayf hadsi, sahh ve hasen hadsin artlarn hiz olmay bakmndan muhtelif akl taksimlere tbi tutmular ve netice itibariyle 381 ksma ayrmlardr. Bunlarn ou hayaldir. stelik hadsle uraanlarn zayf hads hakknda ortaya koyduklar eitli stlahlar arasnda bunlarn belirli birer ad da yoktur. [574] bnu's-Salh, zayf hads hakknda yaplacak taksimlerin 42'yi gemeyecei kanaatndadr. O bunlar aklam ve nasl taksim ettiini de gstermitir. Hafz 'Irk de bu taksimi kabul etmitir. Fakat biz bunlardan sdece kendine hs ismi olanlar mevz- bahs edeceiz ki, bunlar mutlaka bilinmesi cb edenlerdir. Kendinde herhangi bir zayflk bulunup da muayyen bir ad olmayanlara ise ksaca iaret etmekle yetineceiz.[575]

 

Zayf Hadsn Nevleri:

 

1. Mrsel Hads

 

Mrsel'in mehur olan tarifi, senedinden bir sahb den hads, eklinde yaplmtr. Mesel: Nfi'in Raslullah (s.a.v.) yle buyurdu" veya Raslullah (s.a.v.) yle yapt" yahut Raslullah (s.a.v.)'n karsnda yle davranld" eklindeki szleri mrseldir. [576]u hle gre mrsel ya ister kk, ister byk olsun "br tbi'nin mutlak olarak merf'an rivayet ettii hadstir.[577]

Mrsel'in zayf saylmasnn sebebi, senedinin muttasl olmaydr. Mrsel adn alnn sebebi de, rvsinin onu Rasl-i Ekrem (s.a.y.)'den dinlemi olan sahbyi sylemeden dorudan doruya Raslullah. (s.a.v.)'a balamasdr. [578]

Mrsel, dinde hccet deildir. Bu gr zerinde "hads hafz ve mnekkdler i ittifak etmiler ve eserlerinde byle sylemilerdir. [579] Mslinij Sahh'inin mukaddimesinde yle demektedir: "Bizim ve hadscilerin kesin kanaati udur ki, mrsel hccet olamaz".

limlerin-birou sahabenin mrselini zayf grmeyerek onunla amel etmektedir. Zr Raslullah (s.a.v.)'dan bizzat duyamad bir hadisi rivayet eden sahb, ou zaman onu Raslullah (s.a.v.)' dan aldnda phe edilmeyen dier bir sahbden dinlemitir,ve bu sahabenin, senedden dm olmas hadise zarar vermez. Nitekim o sahbnin hlini bilmemek de hadsi zayflatmaz; zr onun Rasl-i Ekrem (s.a.v.) grm olmas adaleti iin kfi bir sebeptir. Suyt

Tedrbu'r-rv'de diyor ki:

"Sahheyn'de saylamayacak kadar sahb mrseli vardr; zr onlarn rivayetlerinin ou yine sahabedendir. Sahabenin hepsi de udldr. Onlarn sahb olmayandan rivayeti ise ndirdir. Byle bir rivayet vuk'undase onu kimden aldklarn aklarlar. uras muhakkak ki, sahabenin tabinden rivayet ettiklerinin ou merfu hadisler olmayp isrilyyt, bir takm hikyeler ve mevkuf iadslerdir. [580]

Sahabenin mrseli diye birey olmadn sylemek mmkn deildir; zr Ibnu Abbas, Raslullah (s.a.v.) zamannda kk yata bulunduu iin, ondan gelen rivayetlerin ou mrsel'dir! Kat' olarak bilmekteyiz ki Rasl-i Ekrem vcft ettii zaman bnu A|b|s'm ya on' gemiyordu.[581]

Mrsel'in birka derecesi vardr. Srayla en makbul Rasl-i Ekrem'den hads dinlemi an sahbnin mrselidir. Sonra Raslullah (s.a,v.)'dan hads duymayan fakat sdece onu gren sahbnin mrselidir. Sonra muhadramn, daha sonra da Sad b. Mseyyeb gibi gvenilir rvlerin mrselidir. Bunlar takiben de a*b ve M-chid gibi eyhleri zerinde titizlikle duranlarn mrseK-gelir. Bunlarn dnunda olan mrsel de Hasanu'l-Basr gibi herkesten hads alanlarn mrselidir. Katde, Zhr, Humeydu't-Tavl gibi kk tabilerin mrselerine gelince, bunlarn rivayetlerinin ou tbi'n-dendir. [582]

Mrsel, sika rvlere isnd edilmi olarak gelirse kuvvet kazanr ve shhati aikr olur. Bu durumda o hadste biri mrselUk, dieri msnedlik olmak zere iki hl birlemi olur. Byle olan bir hadsle baka bir msned tearuz.ederse, nceki terch edilir; nk mcsel olan o hads, sonuna kadar muttas olan msned bir hadsle takviye edilmitir. [583] ...

 

2. Munkat' Hads:

 

Mehur tarifi yledir:

"Munkat hads, senedinden bir kiinin dt veya mbhem birinin zikredildii hadistir[584] Zayf oluunun sebebi de, senedinin muttas bulunmaydr. Munkat' hadis bu bakmdan mrsel gibidir.

Senedinden bir kii den munkat' hads'in misli: merfi' olarak rivayet edilen u hadstir:

Eer o ie Eb Bekir'i seerseniz, phesiz ki o kuvvetli ve gvenilir bir kimsedir". Eu hadsin isnadndan, Sevr i Eb tshk arasnda bulunan erik dmtr; zr Sevr hadf dorudan doruya Eb shak'dan deil Serik'ten almtr. Onu Eb tshk'dan dinleyen ise Serik'tir.

Senedinde mbhem bir kii bulunan hadsin misli

Allah'm senden isimdi sebat vermeni dilerim" hadsidir. Hadsin isnad yledir: diye zikredilen iki adam kimdir? Senedde zikredilmekle beraber bunlarn kim olduklar belli deildir. Bu hadste mbhem olarak. zikredilenler iki kiidir. Bzan dier hadslerde mbhem olarak sdece bir kiinin zikredildii de olur. Burada bizi alkadar eden ey, senedin bz halkalarnda mbhemlik bulunuudur.

Senedinde ad hi gemeyen bir kii bulunduu hlde munkat [585]saylmayan hads de vardr. Bunun misli u hadstir:

Bize Eb Hureyre'den bir eyh rivayet etti, Eb Hureyre'nin sylediine gre Raslullah (s.a.v.) yle buyurdu: Kiinin acizlikle fsk u fcur arasnda muhayyer kalaca bir zaman gelecektir. Bu zamana yetien kimse acziy-yeti fsk u fcura tercih etsin". Bu hadsin munkat' saylmamasnn sebebi, mbhem olan ztn dier bir rivayette Eb Anr el-Cedel olarak zikredilmesidir. Bu ne' munkat hadisi ancak ok anlayl ve hadste byk ihtisas olan bir hafz anlayabilir. [586]

Munkat vnnrsel hadslerin zayf saylmasnn sebebi, sened-lerinin muttasl olmaydr. Hatbu'l-Badd, el-Kifye f ilmi'r-rivye adl kitabnda der ki:

"Munkat1 hads mrsel gibidir. Yalnz munkat[587] sz ou zaman tabiinin dnunda bulunan birinin sahabeden rivayet ettii hads hakknda kullanlmaktadr. Mesel: Mlik b. Enes'in Abdullah b. mer'den veya Sfynu's-Sevr'nin Cbir b. Abdillh'tan veyahut u'be b. el-Haccc'm Enes b. Mlik'ten......olan rivayetleri byledir"1. Hatbu'l-Badd'nin ou zaman kullanldna iaret ettii bu isti'ml tarz, yukarda verdiimiz munkat' tarifiyle her bakmdan ayn deildir. Bu, munkat' hads'lerde ou zaman bulunan vasfa gre daha huss bir stlahtr.[588]

 

3. Mudal Hads.

 

Senedinden biribiri peine iki veya daha fazla rvnin dt hadstir; [589] munkat hadsten daha kapal ve mbhemdir. Mu'dal ad da bu yzden verilmitir. [590] Mu'dal, huss bir surette olmak zere, munkatn bir ksm saylmaktadr; zr her mtdal, munkat'; fakat her munkat mu'dal deildi. Mrsel ve munkat hadslerde sylediimiz gibi, bunun zayf saylmasnn sebebi de senedinde ittisalin bulunmamasdr, Tebe-i tbi'nin irsal ettii hads de mu'dal'dr. Bunun misli A'me'in a'b'den livyet ettii: [591]

Kyamet gn insana falan falan ii yaptn denecek; fakat o inkr edecek; bunun zerine az mhrlenecek" hadsidir. Zr a'b bunu Enes'den, Enes de Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'-den rivayet etmitir. Fakat A(me hadsin isnadndan Enes'i ve Raslullah (s.a.v.)' drmek suretiyle hadsi Mu'dal yapmtr. [592]

Mu'dal munkat'dan, tnunkat1 da mrselden daha deersizdir. Mrselle ihticc olunmaz. Eer senedde inkta bir yerde ise bu takdirde mu'dal munkat'dan daha deersiz olur. ayet inkta iki veya daha fazla yerde olursa, bu durumda munkat' ile mu'dal'n deersizlii msavi olur. [593]

 

4. Mdelles Hads:

 

Mdelles iki ksmdr:

 

a) sndda tedls: Rvnin mutasn olup grt fakat hads almad veya mu'sr olduu hlde grmedii kimseden hads iittiini zannettirecek ekilde rivayet ettii hadstir. Bunun misli Ali b. Harem'in u szdr:

Sfyn b. Uyeyne'nin yannda bulunuyorduk. Sfyan: Zhr yle syledi diyerek rivayete balad. Ona Zhr'den bunu iittin mi? diye sorulduunda: Hayr, bunu Zhr'-den Macmer duymu, bana da ondan duyan Abdurrezz syledi, demitir. [594]Gerekten Sfyn Zhr'nin mu'sm olup onunla grmtr ; lkin ondan hads almad iin sem' sabit deildir. Sfyn Abdurrezzk'dan, Abdurrezzk Ma'mer'den o da Zhr'den hads almtr. Buradaki tedls, Sfyan'm iki eyhini de atlayarak hadsi dorudan doruya Zhr'den duyduunu zannettirecek bir tarzda rivayet etmesidir.

Tedls'in en irkin ve yalana en yakn olan ksm budur. ube: "Tedls yapmaktansa, zina yapmak bence ehvendir[595] ve "Tedls yalann kardeidir" demitir. [596] fi', isnadda bir defa dah tedls yaptn bildii kimsenin hadsini almazd. Fakat bu mevzuda limlerin kanati udur: Tedls yapt sylenenlerin rivayetinde sem1 lfzn ak bir ekilde kullananlarn rivayeti kabul edilir. Bunun aksine sz mbhem ve tedls ihtimli mevcut olan rvnin rivayeti reddedilir.

Hkim, bu nev' tedls'in oka yapld memleketlerle, rivayetlerinde bylesi yalan bilinmeyen ehirler zerinde bir aratrma yapm; neticede imamlar tedls yapmayan ehirler olarak: "Hicaz, Haremeyn, Msr, Avl (Medne civarndaki kyler), Horasan.. Isfahan, ran, Hzistan ve Mver'u'n-nehir halkn tesbt etmi; en ok tedls yapan muhaddislerin de Kfeliler ile Basrahlar olduunu iyleyen fi' deildir (Bk.

sylemitir. Badatllardan ise Eb Bekir Muhammed b. Muhammed b- Sleyman el-Badd el-Vst'ye gelinceye kadar kimse tedls yapmamtr. Oraya tedls'i ilk defa sokan bu zttr.[597]

 

b) yhta tedls: Rvnin, durumunu gizlemek istedii eyhini, hiz olmad yksek vasflarla anmas veya bilinen knyesinden baka birisimle zikretmesidr. Mesel rv:

Salam allme bize haber verdi" veya Zabt kuvvetli hafz bize haber verdi" diyerek eyhini kast eder.

Bunun bir baka misli de udur: Kraat imm Eb Bekir b. Mchid'in Eb Bekir b. Dvd'dan: diyerek ve mfessir Eb Bekir Muhammed b. Hasen en-Nakk'dan diyerek ve onu tamnd isim olan babasna deil de dedesine m'sbet ederek rivayet etmesidir. [598]

bnu's-Salh, Hatbu'l-Badd'nn "eserlerinde bu nev'i ok is'ml ettiini[599] syleyerek bu mevzuda ondan bz misller verir. yle ki: Hatbu'l-Badd kitaplarnda Eb'l-Ksm el-Ezd'den, Ubeydulh b. Ebi'1-Feth el-Fs'den ve Ubeydullh b. Ahmed b. Osman es-Sayraf'den rivayet etmektedir. Halbuki btn bu deiik simlerin shib onun eyhlerinden sdece bir ahstr.

Yine Hatbu'l-Badd, el-Hasen b. Muhammed el-Halll'den, el-Hasen b. Eb Tlib'den ve Eb Muhammed el-Hall'den rivayet eder. Halbuki btn bu isimler bir kiiye' ait muhtelif adlardr.

Hatbu'l-Badd, Eb'l-Ksim et-Tenh'den, Ali b. el-Muh-sin'den, Kd Eb'l-Ksm Ali b. el-Muhsin et-Tenh'den ve Ali b. Eb Ali el-Mu'addil'den rivayet etmektedir. Yine btn bu deiik isimlerle yalnz bir ahs kasdetmektedir.

Aslnda biz, hafz Hatbu'l-Badd'yi bu eyhlerden birinin durumunu rt-bas etmek iin byle yapmaktan tenzih ederiz-. Fakat eyhin tannmasn gletiren bu isimleri zikretmesini yadrgadmz da giziyemiyeceiz. Bu isimler bir ahsa aittir. Bunun byle olduunu o da bilmektedir. Ne var ki, oklar bunu anlayamazlar. Bz limler tedls'i birka gruba ayrrlar. yle ki:

aa) Atf tedlsi: Rv, demekle beraber ikinci rvden (mctf olandan) hads dinlememitir.[600]

bb) Skt tedlsi: Rv, veya dedikten sonra susarak mesel: el-A(me, der. Bylece A'me'den hads iitmedii hlde iitmi gibi gstermektedir.[601]

 

c) Tesviye tedlsi: Rvnin, hadsini makbul ve sahih gstermek iin senedde bulunan - fakat kendi eyhi olmayan - birini zayf veya kendinden daha kk olduu iin atlayarak, hadsi sdece sika rvler rivayet etmi gibi gstermesine denir. Tedlsin en kt eidi, byk lde bir aldatma mevcut olduu iin tesviye tedlsidir. Bu tedlsi yapmakla mehur olanlardan biri de Veld b. Mslim'dir. Veld, Evz''nin zayf eyhlerini atlayarak sdece sika olanlarm zikrederdi. Niin byle yaptn sordular; cevaben: Evz' bylelerinden rivayet etmi olmaktan berdir! dedi. Buna karlk tekrar: Evz% zayf olmalarna ramen bu rvlerden mnker hads rivayet etmise, sen de o zayf rvleri iskt ederek Ev2('y hep sikalardan rivayet etmi gibi gsteriisen, bu hareket EvzTyikt bir duruma drmez mi? diye sorulduunda, Veld bu sze aldr bile etmedi.

Mdellislerin szlerinde birok bozukluk! ir vardr. yleleri var ki, bir ehie veya eyhinin mahallesine hrmetkar davranrken birtakm mbhem ve mtebih szlerle eyhine olan saygsn gster-

meye alr. Mesel Msrl bir rv: Falan bana Endls'te rivayet etti ki. .." derken, Karfe'deki yeri kasteder; veya Falan bana Halep Soka'nda rivayet etti ki. . ." derken Kahre'dek bir yeri kasteder; veya Badat'I bir rv: Falan bana Mver'u'n-nehir'de rivayet etti ki..."derken nehir szyle Dicle nehrini kasteder.[602] Yahut

Rakka'da rivayet etti" derken, Dicle kenarnda bulunan bir baheyi

kasteder; veyahut Dimek'li biri: Bana Kerek'te rivayet etti" demek suretiyle Dimek yaknlarnda bulunan Kerek-i Nuh'u kasteder. Btn bu ifdeler, talebu'l-hads iin seyahatler yaplm olduunu zannettirmektedir. bnu Hacer bu yaldzl ifdelere tedls-i bild" adn vererek onu "tedls-i yuh" grubuna dhil etmitir. [603]

Hads imamlarndan bz mdellisler, bylesi mbhem rivayetlerle latifeler yapmaktan holandklar iin bu mevzuda msamahakr davranm, sonra da pimanlk duyarak tevbe etmilerdir. Hueym [604]niin tedls yapyorsun? diye sormular; o da: "Tedls yapmak ok zevkli bir eydir! [605] demitir. Hseyin'in arkadalarndan bzlar, birgn, ondan tedls yaplm hads almamak zere karar vermiler; bunu anlayan Hueym, okuduu her hadste demi; sonunda onlara bugn size tedls yaptim m? diye sorduunda: hayr, yapmadn, demiler; o zaman Hueym unlar sylemitir: Seneddeki Mure'tfen, sylediklerimin bir harfini bile duymadm; bu byle olduu iindir ki eklnde syledim!. [606]

Grlyor ki, Hueym tedls ile aka yapmann bir hududu olduunu anlaya ak, duyduunu iddia ettii eyleri, aslnda duymadn bizzat itiraf etmitir! Mdellisier bilhassa semalarn iyice soruturup kendilerine sk sk ba vuranlara bu suretle itirafta bulunmulardr.[607] Hatta ou zaman halk tedls yapt rivayetlerden sakndrarak mbhem ifdelerini brakarak asl iittiklerini aklamlardr. AH b. Haiem diyor ki: "Birgn bnu 'Uyeyne [608]nin yannda iken, Zh-r'den diyerek sze balad. Ona, bu hadsi size Zhr mi syledi? diye sorduklarnda: hayr, dedi, bunu ne Zhr'den, ne de Zhr'den iitenden aldm. Bunu bana Zhr'den rivayet eden Ma'mer'den duyan Abdurezzk sylemitir. [609]

Emnet, hfz ve zabt sfatlarna sahip bnu 'Uyeyne ve Hueym gibi bylesi iki immn tedls yapmas insan artabilir. amamak lzm. nk tedls yapmayanlar o kadar azdr ki[610] Hatta bnu Abbs (r.a.), Raslulah (s.a.v.)'den ok az hads duymutur. (Bzlar bunun drt tane olduunu syler). Rivayet ettii dier hadsleri ise,

Raslulah (s.a.v.)'den duyan sahabeden almtr. Abdullah b. Abbas, hemen hemen Raslulah (s.a.v.) ile kendi arasndaki rvyi sylememi, sadece Raslulah (s.a.v.) buyurdu ki. . ." demekle iktifa etmitir.[611]

bnu 'Uyeyne ve Hueym, stelik Sahheyn'in rvlerindendir. Bu ise onlar iin byk bir ereftir. Zaten hads imamlarnn gerek bu iki rvyi ve gerekse bunlar gibi tedls ile mehur olan Sahheyn rvlerinden A'me, [612] Katde, [613] Hasenu'-Basr [614] Abdurrezzk[615] ve Veld b. Mslim[616] gibilerini mdfaa etmeleri lzm gelirdi.

Ibnu yeyne'ye mahsus olmak zere bu mevzuda onu ma'zr grerek tedlsini kabul etmilerdir.[617] nk bnu 'Uyeyne mevkuf olarak rivayet ettii zaman Ibnu Greye, Ma'mer[618] ve benzerlerine dayanmtr. Bu gr tercih eden bnu Hibban[619] yle demitir: "Bu hl dnyda sdece Sfyn b. 'Uyeyne'ye mahsustur. O tedls yapard ama sika ve salam rvleri tedls ederdi. Bir de tedls ettii btn haberleri kendi gibi gvenilir rvlerden iittiini sylemitir. [620]

Ayrca, tedls ile mehur olan Sahhayn rvlerinin yapt ted-lsn kizb deil, bir nev' mblem brakma olduunu syleyerek onlar m'zr grmlerdir; nk onlarn rivayetlerinde ve buna benzer sem vuk unu gsteren ifdeler vardr, [621]

Buhr ve Mslim, belki de hadslerini rivayet ettikleri mdellisin semah olup olmadm bilmiyorlard. Fakat onlar aldklar hadisin shhatini gsteren mtbicler bulunduunu biliyorlard. Bunun irindir kis pek kymetli, emin ve hadsinde za'f thmeti bulunmayan minlellisin isnadn tercih etmilerdir. Tercih ettikleri bu mdellisin sika mtbier arasnda fazilet ve hret bakmlarndan da bir benzeri yoktur[622]Bz mnekkidler, Sahhayn rvlerinden tedls yapt sylenenlerin bu hareketine, mrsel-i haf demenin daha uygun olaca kanaatindedir. Bunlar tedls ile mrsel-i haf'y ok hassas bir ekilde birbirlerinden ayrrlar. Buna gre tedls, mlki olduu bilinen kimseden rivayet edenler hakknda kullanlr. Birbirinin mucsr olup mlki olduklar bilinmeyenler hakknda mrsel-i haf tbiri kullanlr. Hafz bnu Hacer bu mevzuda der ki:

"Tedlsi tarif ederken, birbirleriyle grmemi olsalar bile ayn asrda yaam olmay art koan kimsenin, tarifine mrsel-i haf'yi de almas gerekir. En dorusu, bu ki tbiri birbirinden ayrmaktr[623]Tedlste, muhaddislere mucsr olmaya deil, grmeye ehemmiyet verilmektedir. yle ki: Eb Osman en-Nehd[624] ve Kays b. Eb Hazm[625] gibi muhadramlarn Hz. Peygamber (s.a.v.)'den rivayetleri, mdelles deil, mrse saylmaktadr. Sdece mu's-r olmak hadsin mdelles olmas iin kfi bir sebep olsayd, bu zevatn da mdellis olmalar gerekirdi. Zr bunlarn Raslullah (s.a.v.)'n mu'sr olduklarnda phe yoktur; fakat ona mlki olup olmad bilinmemektedir. [626]

Mdelles le mrseli, Hatbu'l-Badd'nin u szleri kesinlikle birbirinden ayrmaktadr: Rv, "hadsi tedls yapt eyhten iitmediini sylerse durum tavazzuh eder ve bu suretle hads mdelles olmaktan karak mrsel olur. Mrsilin iitmedii bir kimseden iitmi, grmedii bir ahs ile de grm zannn uyandrmasyle hads mrsel olmaz. Fakat anlattmz tedls, mdelHsin kimden tedls yaptm aklamad iin, muhakkak ki mrselk mnsn da tamaktadr. Mdellesi mrselden ayran taraf, rvnin hadis duymad kimseden duymu gibi gstermesidir. Burada iini gevek tutan mdellistir. u hle, gre bu tedlsin mrsel mnsn ihtiva etmesi gerekir. Mrsel hads ise tedls mnsm ihtiva etmez; zr mrsilin, duymad kimseyi duymu gibi gstermesi gerekmez. te bunun iindir ki limler mdellisleri aypladklar hlde mrsilleri ayplamazlar[627]

Btn eitleriyle mdelles hadsin, zayf hadsler grubuna girmesinin sebebi meydandadr. nk rvlerinin sika olduu sbt deildir. u szleri Ibnu Mbarek ne kadar yerinde sylemitir:

Halka m'teber gstermek iin hadslerini tedls etti; ama Allah tedlsi kabul etmez. [628]

 

5. Muallel Hads [629]

 

D grn bakmndan kusursuz gibi grnse bile, shhatim zedeleyen bir kusuru olduu anlalan hadstir. [630]

Hadsteki illet, hads ilimleriyle uyraanlann dah anlayamayaca kadar kapal olmas tibariyie onu meydana karmak iin geni bir bilgiye, iyi bir hafzaya ve hassas bir anlaya sh'p olmak cab eder. Ibnu HaceV diyor ki:

"llet, 'ulmu'1-hads nev'lerinin en kapal ve en hassasdr ki onu ancak Allah Tal'nm fevkalde bir anlay, geni bir kln rvlerin dereceleri hakknda mkemmel bir bilgi ve senedlerle metinleri tam mnsyle kavrayacak kuvvetli bir meleke verdii insanla anlayabilir. [631]

Bu ilmi ok iyi bilen bir lim, Allah Tal'nm kalbine doduraca bir nev' ilhamla bu kapal illetleri bilebilir. Buna amamak lzmdr; zr hadsi anlamak, telkn ile olacak bir i deildir. En ancak Allah'n kalbe aktaca bir bilgi ile olabilir. [632]

Abdurrahmn b. Mehd[633] diyor ki: "Hads ilhamla anlalabilir. Hadsin illetlerini aklayan bir lime, bunun neye dayanarak sylyorsun? diye sorsanz size bir dell gsteremez. [634] Yine Abdurrahmn b. Mehd'ye: "Sen herhangi bir eye: bu sahihtir, bu sabit deildir, diyorsun; bunu neye gre sylyorsun? diye sordular. O da yle bir sulle karlk verdi: Sarrafa gidip dirhemlerini gsterdiin zaman, sana: bu iyidir, bu kalptr, derse, ona bunun sebebini sorar msm? yoksa dediini aynen kabul m edersin?. Soru sahibi: Aynen kabul ederim, deyince, Ibnu Mehd: te uzun derslerin, mnkaalarn ve ihtisasn netcesi olarak bu da onun gibidir, dedi. [635]

Hatbu'l-Badd de u szleriyle bunu anlatmaktadr: "Muhad-disin sarraf gibi olmas gerekir. Dirhemlerin bozuu ve kalp olduu gibi, hadslerin de bozuu ve kalp vardr. [636]

te bu ilmin ok zor ve hassas olmas, uzun mmreseye ihtiya gstermesi sebebiyledir ki, bu mevzuda ok az eser yazlmtr. [637] Yazlan eserlerin en kymetlisi de Buhri'nin eyhi olan Ali b. el-Med-n'nin "Kitbu'l-'Iler'idir. [638] Bunun arkasndan el-Halll[639] ayn adl eseri gelir. Daha sonra da iki cilt olarak Msr'da baslm olan tbnu Eb Hatim [640]'in 'Ilel'ini zikredebiliriz.

Bize kadar gelmi olan bu mevzdaki kitaplardan biri de Snen-i Tirmiz'nin sonunda muhtasar olarak bulunan Kitbu'l-'Ilel'dir.

Bunu bnu Receb[641] erh etmitir. Yine {Ilel mevz'unda Ahmed b. Hanbel'in -hlen yazma olarak bulunan[642] bir kitab vardr. Bundan baka Eb'l-Hasen ed-Drekutn [643]'nin kendinden sonra bir benzeri yazlamayan deerli bir eseri vardr. [644] Fakat kitab kendi yazmam, talebesi hafz Eb Bekir cl-Burkn cem1 etmitir. [645] Ayrca yine 'Ilelu 1-hads mevzulunda Buhr, Ya'kb b. Eb eybe, [646] es-Sc, [647] tbnu'l-Gevz[648] ve brn Hacerfi'[649] nisbet edilen kitaplar mevcuttur.

ou zaman illet, zahiren shhat artlarn hiz olan bir isnadda bulunur. u hle gre illetin mevcudiyeti, rvnin teferrd, bir vehim bulunduunu mnekkide gsteren karinelerle birlikte dier bir rvnin ona muhalif oluu, mevsln mrsel olarak, merfVun mevkuf olarak gsterilmesi ve bir hadsin dier bir hadse karmas ile anlalr ki, bu durumlar karsnda muekkidde hadsin sahih olmad hususunda zann- glib hsl olur veya hadiste tereddd ederek durakla. [650]

Muallel bir hadsi rivayet eden rvnin ondaki iel.i sylemesi nasl yn-i arzu ise, [651]isnadda birok bakmlardan illet bulunabilecei iin, msnidin de hadsteki illeti aklamas ayn ekilde verinde olur. [652]

Br hadsin lletim bilmek iin hadsin btn rivayetlerini tetkk etmek, rvlerinin hads hakkndaki ihtilflarna ve onlarn zabt ve itkn itibariyle durumlarna bakmak zimdr. Ali b. cl-Mcdn: "Hadsin btn tariklerini cem etmedike hatas anlalmaz'' d':inrktndi. [653]

Hkim en-Neysbr, Ma'rifetu culmi' 1-hads adl kitabnda mu'allel hadsi on ksma ve her birini zh eden misller vermitir. [654] Daha sonra demektedir: "Burada zikretmediim baka nev'ler de itiklerimi ise, bu ilmin mtt Kassslarnm birok mu'allel hadisi bulabilmesi in verdim; zr hadslerin illetlerini i.iSmh' hv, bu ilimlerin en deerlilerindendir. [655]

Mu'allel hadsin nevMleri, Hkim'in taksim ettii bu on gruptan ibaret deildir. Binenaleyh hadsi zedeleyen bu gizli sebepleri zh etmek maksadylc mu'allel hadsin bclli-bah misllerini sylemckle iktifa edeceiz.

Bir sahbden rivayet edildii bilinen br hads, iki veya daha fazla rvnin memleketlerinin ayr olmas sebebiyle dier bir rvden rivayet edilir. Bunun misli: tarikiyle rivayet edilen Ben gnde yz defa Allah'a tevbe

ederim'" hadsidir. Bu isnada bakan kimse, [656] ilk nce onu sahih hadsin artna uygun olaiak rivayet edilmi zanneder. Halbuki bu hadsi bir Medncli, bir Kuleliden rivayet etmitir. M'im olduu zere Medneliler, Kfelilerdcn rivayet ettikleri zaman hati ederler.

Bunun bir baka misli, rvlerden birinin kendi eyhinin ismini sylemesi veya mbhem birakmasyle meydana gelen ihtilftr. yle ki, Ebu ihb'n: isndyle meruV ola-rak rivayet ettii M'-min saf ve kerm, fcir ise hilekr ve alaktr", hadsini Muhammed b. Kesr'in senediyle rivayet etmesinin hadsi mall yaptn Hkim beyn etmektedir.[657]

Bir baka misl: Bir ahstan rivayet eden rvj o zt grp, hads dinlemi olmakla beraber, ondan dinledii hadsler mu'ayyen deildir. Bu rv o zttan arada vsta olmakszn rivayet ederse, bu hadslerin illeti, rvnin. onlar eyhinden duymam olmasdr. Bunun misli, Yahya b. Eb Kesr'in En es (r.a.)'den rivayet ettii:

Raslullal (s.a.v.) bir aile yannda iftar ettikleri zaman, evinizde orulular iftar etsin, diye dua ederdi, [658] hadsidir. Hkim: "Yahya b. Eb Kesr'in Enes b. Mlik1 den bir ok hads rivayet ettiini biliyoruz; fakat bu hadisi Enes'den duymamtr", dedikten sonra Yahya b. Eb Kesr'in Enes'-den rivayet eden ahs bana syledi", dediini beyn ederek hadsi senediyle zikreder. [659]

Bir baka misl: Sened grn bakmndan sahh olmakla beraber, orada, rivayet ettii zttan hadis iitmedii bilinen birinin bulunmas, hadsin mu'allel olmasna sebep tekil eder. isndyla Raslulah (s.a.v.)'dan rivayet edilen: ok dedi kodu yaplan bir mecliste bulunan kimse oradan kalkmadan ncesi deyince, o mecliste bulunmas sebebiyle iledii gnh affedilir' , hadsi bunun mislini tekil eder. Rivayet edildiine gre Mslim, Buhr'ye gelerek bu hadsi sormu, Buhr de: "Bu gzel bir hadstir. Bu babta dnyda bundan baka bir hads bulunduunu da bilmiyorum; ne var ki hads ma'lldur", diyerek senedini okumu ve bununla

beraber Musa b. 'Ukbe'nin Sheyl b. Eb Slih'den hads iittii zikredilmemektedir, demitir.[660]

Hadsle megul olan kimsenin: Bu hads falan rv sebebiyle mualleldir szn okuyunca, hadste, mu-callel stlah ile anlan cinsten cerh edici bir illet bulunduuna hemen hkmetmeyerek biraz teennl davranmas gerekir; zr bz limler illet szn, stlah mnsn kastetmeyerek de kullanmaktadr. [661] Bu takdirde yaplan cerh onlar nazarnda, rvyi, hafzasnn zayfl veya kizbi gibi, (gizli deil) zahir bir sebebe dayanarak yaplan bir cerhten teye gemez. Hadsin zayf olmasn gerektiren zahir bir sebep bulunduu takdirde, o hadse mu'allel denemez. Misllerle akladmz zere illet, hadsin mu'allel olmasn gerektiren gizli ve kapal bir sebcbtir. Ne var k bz mnekkidler mu'allel hadsin tarifinde hafi illet sznn zikredilmesini zarur grmeyerek, mu'allel hadste gizli deil ak illetlerin de bulunabileceini sylemektedirler. [662]

Eb. Ya'l el-Hall, el-rd adl eserinde, zabt olan sika rvnin msned olarak rivayet ettiini, mrsel olarak rivayet etmek gibi, hadsin shhatini zedelemeyecek bir muhalefete de illet adn vermekte ve nasl ki bzlar z olan sahihin bir nev'i saymsa, "ma'luL olan sahh hads de sahh'in blmlerindendir", demektedir. Bununla: beraber stlah snrlandrmak da istememi ve buna misl olarak; Mlik'in Muvatta'nda bulunan u hadsi zikretmitir; Eb Hureyre (R.A.)'den bize. bali oldu ki, Raslullah (s.a.v.): Yedirilmek ve giydirilmek klenin; hakkdr, bu vurmutur". Mlik bu hadisi Muvatta'nda bu ekilde nru'dal olarak rivayet etmektedir. Hadsi brahim b. Tahmn ve --Nu'mau b. Abdisselm isndyle rivayet etmektedir. Hads, isnd! beyn edildikten sonra sahh olmutur. Bzlar: da "Ma'lul, bunun; aksine, grnp itibariyle kusurdan salim olmakla beraber, yaplar aratrmadan sonra shhatini zedeleyen bir kusuru bulunan hadstir. Mislini verdiimiz bu hads ise, d grn itibariyle mu'dal olmakla beraber, aratrldnda mevsl olduu meydana kmtr.[663] diyorlar.

Ma'll tbiri, merdd olan her hadse mil deildir. Buna gre| munkat' hads ma'll saylmaz. Rvleri arasnda mehul veya zayf bir kimse bulunan hadse de mal denmez. Mall diye bu sayd mz kusurlardan birini ihtiva eden hadse deni. [664]Hkim Eb AbdillaK diyor ki:

"Mecruh olan bir rvnin hadsi deersiz ve btl olduundan, cerhle hi alkas bulunmayan muhtelif bakmlardan hadis ta'lil edilebilir. Hadisin illetine gelince, sika rvlerin br ok hadislerinde onlarn bile farkna varamadklar illetler bulunur ve hads ma'll olur. Bizce illeti tyin etmede l hfz, fehm ve m'rifettir. [665]

 

6. Muztarib Hads: [666]

 

Muztarib Hadis, birok rivayetleri bulunmakla beraber bu rivayetler birbirine msavi olduu iin aralarnda terc yapma imkn olmayan, bir rvnin iki veya dahi rivayet ettii, yahut iki veya ikiden daha ok rvi ettii hadstir. [667]Bu hadsin zaTma sebep rvlerinin hfz ve zabt hakkn. ihtilf edilmesidir. [668]Bu ihtilf da rivayetlerden birinin rvisinin hfz veya zabt, yahut ald zttan uzun mddet hadis dinlemesi gibi stnlklerden biri sebebiyle tekine tercih edilmesiyle ortadan kalk.u. te bu sebepledir ki, iki veya daha fazla rivayetten biri dierine i.rch edildii zaman, hndse Muztarib denihnez . [669]

Iztrb bzan raetinde bulunmakla beraber, ekseriya i .naida bulunur, sndda deil de, sdece metindeki ztrba binen, nulad-disin bir hadse bu ad vcii pek ndirdir.

snddaki ztrba misl olarak V'.b Bekir Hadisini -zikredebiliriz. Eb Bekir "V Rasiallah yalanm gcry.ima", dediinde Rasl-i Ekrem:

Sresi ile benzeri sreler l uyarlatt" buyurmulardr. Dn-latni diyor ki: "Bu hads miizuribtir; zr sth gelmekte ve bu rivayette on trl ihtilf edilmektedir. Kimi bu hadsi Eb shk'dan mrsel olarak, kimi mevsi olarak ivye. cimi ktc, kimi onu Eb Bekir (r.a.)'n, kimi Sacd (r.a.;'n, kimi de Ifz. .Vize'nin msnedi olarak rivayet etmektedir. Hadsin btn rvleri sika oduu gibi, birini dierine tercih etmek de mmkn deildir; steli etmeye de imkn yoktur. [670]

Aratrc bu nevi muztarib insd hakknda yle dnebilir: Drekutn'nin de saydna gre bu hadste birbirine zt on cihetten ihtilf edilmi oluyor. Buna ramen aralarnda bir tercih yapmaya imkn olmayan birbirinin dengi sika rvler hakknda tereddt edildii mddete hadsi sahh kabul etmek gerekir, ilk anda akla gelen bu anlay ksaca sylemek gerekirse makbuldr. Ne var ki mesel: Hads te'ruz ettiinde onun hakknda bir hkm verebilmek iin rivayetlerini makbliyet srasna gre kademelere ayrmak gerekir; "Bu durumda rvsi hakknda hibir suretle ihtilf edilmeyen hads, rvsi hakknda ihtilf edilen hadsten elbette daha sahihtir" Demek oluyor ki, sdece isndda[671] bir iz tr b bulunmas, hadsin za'fma iaret saylmaktadr; nk rivayetlerin derece bakmndan msavi olup, aralarnda hibir teruz bulunmamas, hangisinin sahh olduu hakknda bir hkm vermeye mnidir. Buna gre hadslerin shhat bakmndan birbirine mu'dil oluu, zayflk bakmndan mu'dil oluu gibidir ki, birini alp dierini terk etmek iin ortada hibir tercih sebebi yoktur.[672]

Metindeki ztrba misl, Mslim'in Velid b. Mslim rivye-tiyle Sahh'ine ald besmele hadsidir. Veld b. Mslim diyor ki, "bize Katde tarikiyle Ev2c rivayet etti. Katde EvzTye yazd bir mektupta Enes b. Mlik'in kendisine unu rivayet ettiini haber vermitir :

Raslullah (s.a.v.)'in, Eb Bekir, mer ve Osman (r.a.)'n arkalarnda namaz diyerek balyorlar, krakldm. Namaza atin banda ve sonunda demiyorlard". Bu hadste muzurib olan metin, rvnin besmele'nin okunmadn syledii hadsin ikinci yarsn tekil eden ksmdr. Zr Buhr ve Mslim'in mttefikan tahrc ettikleri ayn mevzdaki dier bir rivayette besmelenin okunup - okunmamas eklinde bir mesele ve dolaysyla bir tearuz yoktur. Bu rivayette rv:

Krete diyerek balyorlard", demekle iktifa etmekte ve namaza balandnda okunan srenin Fatiha Sresi olduunu kastetmektedir, bu kadarla kalsayd elbette mttefekun aleyh olan hads tercih edilmekle i biterdi. Biz birinci hadse muztaribtir demiyoruz; fakat yine Enes (r.a.)'den gelen nc bir rivayete gre, ona besmele ile namaza balama meselesinde sorulan bir sule cevaben, bu hususta Raslullah'tan merv herhangi bir ey bilmediini sylemitir. Byle deerli bir kimsenin tereddd, nemsenmeyecek bir tereddt deildir. Bylece besmelenin kret edilip - edilmeyecei hususunda rivayetlerin birini tercih etmek ok g veya imknsz bir duruma gelmi oluyor. Hadsin ilk yarsna muztarib deyiimizin esas sebebi, tercihe imkn olmaydr. Hads metninde illetin bulunuunu gstermesi bakmndan bu iyi bir misldir. Bunun iindir ki Ibnu's-Salh, Ulmul-hads'inde Hafz Irk, bnu's-Salh'n kitabna yazd erhde, [673]Suytf de Tedrbu'r-rv'sinde mu'allel hadse misl" olarak zikrederler. [674] Muztarib hads, mu'allel hadsin bir nev(i olduu ve iki mevzu da biribirine ok yakn bulunduu iin buna hayret etmemek lzmdr. [675] bnu Hacer'in mu'allel iin sylediini bildiimiz u sz, Al, muztarib hads hakknda sylemektedir:

Bu mesele, hads nev'lerinin en gizli - kapal ve en hassas bir nev'ini t-kl ctmektedi. Bunun hakkndan ancak Allah Tal'nm ok hu. e bir sezi, geni bir nfuz, rvcrin durumlar hakknda tam bir idrk ve derin bir anlay verdii kimseler gelebilir.[676]

bnu Haccr'in el-Mukterib f beyni'l-muztarib[677] adl kitabn yazarken Drekutn'nin[678] el-llel'inc dayannn srrn burada anlamaktayz; zr mevzular biribirine ok yakn, misller de birbirine ok benzemektedir. Hads nev'lerinin biiibirinc karmas ve bzlarnn ie girmesi ihtimline ramen hadiscilerin. hadisleri neden bu kadar ok bolmlee ayrmak isledikleri hakknda bu durum bize herhalde bir fikir vermektedir. Dikkat ve hassasiyetlerini bildiimiz hadseiler, hadisleri [679] taksim edip gruplara ayrrken, onlarn birbirine karmas ihtimlini gz nnde bulundurduklar iin, herhangi bir tenakuz bahis mevzuu deildir. Zaten bir bakma muzLrib olan hadsin, dier cihetten nnrullcl olmas mmkndr. Dier hususlar da buna kys edilebilir.

Bz hllerde, sahih ve hasen olan hadslerde bile iztrb olabilir. yle ki, rv sika bir kimse olmakla beraber onun nesebi veya ismi, yahut babasnn isminde ihtilf edilebilir. te byle bir hadse muztarib, denir. Hadsin muztarib oluu sahih veya hasen oluuna bir zarar getirmez. Hadsin zayf olmasn gerektiren bir ztb, bundan nce eitlerini zikrettiimiz, metni \eya senedi muztarib olan hadslerdeki durumlardr. [680]

 

7. Maklb Hads:

 

Kavilerden birinin metindeki bir lafz veya isnddaki bir ahsn ismini yahut nesebini alt - st etmesiyle, tehr edilmesi gerekeni takdim, veya takdm edilmesi gerekeni tehr etmesiyle, veyahut bir eyin dierinin yerine konmas suretiyle rivayet edilen hadse maklb denir.[681] Bu tariften anlalaca zere kalb, isndda olduu gibi metinde de olur.

Metindeki maklba misl: Mslim'in rivayet ettii, Allah Tal'nn, kendi glgesinden baka bir glgenin bulunmayaca gnde glgelendirecei yedi snf hadsindeki: Sol elinin verdiini sa eli duymayacak ekilde, [682]gizlice sadaka veren kimse" cmlesidir. Hadsin Sahhayn'daki lfz: Sa elinin verdiini sol eli duymayacak tarzda eklindedir. Fakat rvlerden biri tam aksini yapmas gerekirken szn takdm, lfzn da tehr etmitir.

snddaki simlerin takdm ve tehiri ile yaplan maklb hadse misl, Murre b. Ka(b ve Kab b. Murre isimlerinin takdm ve tehiridir. Halbuki bunlardan biri, dierinin babasnn addr. [683] Hatbu'1-Ba-dd, Raf'ul-irtiyb fi'-maklb mine'l-esmi ve'l- ensb adl eserinde bu mevzua gereken ehemmiyeti vermitir. [684]

Bu iki misldeki kalb de, kasten deil sehven yaplmtr. Byle olmakla beraber bu hl yine de hadsin zayf olmasn gerektirmektedir. Bu durum, sehven deil de kasten yaplm olsayd o takdirde kalb, mevzu hadsin bir nevi olurdu[685] Mesel: Hads bir rv veya bir isnd ile mehur olur; hads uyduranlardan biri, seneddeki rvnin yerine, halkn hadslerine rabet ettii bir baka rvyi kasden getirir. [686] Sz gelimi Salim b. Abdillah[687]'n olduu bilinen hadsi Nfi[688]'in hadsi imi gibi gsterir. Yahut bir isnadn yerine bir baka isnad koyar. Bunun misli de yalanc Hammd b. 'Amr en-Nesb'nin: isndyle merfu olarak rivayet ettii:

Yolda m[689]" riklere rasladmz zaman ilk olarak siz selm vermeyiniz" hadsim Hammd kalb ederek A'me'ten geliyormu gibi gstermektedir. Halbuki hadsin ma'rf olan senedi: eklindedir. [690]

Hadscilerin ou hads uydurmak veya kalb ettiklerini mstakil bir hads olarak benimsetmek maksadyle deil de[691], rvlerin, bakalarnn ne derece tesirinde kaldklarn renmek arzusu ile[692] hadsleri kalb ederek ve birbiri arasna kartrarak denerlerdi.[693] Hatbu'l-Badd, Ahrncd b. Mansr er-Rbz tarikiyle u haberi rivayet eder:

er-Rbz diyor ki.: "Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Ma'n ile beraber Abdurrezzk'a gittik. Kfe'ye dndmzde Yahya b. Ma'n, Ahmed b. Hanbel'e Eb Nu'aym'i denemek istediini syledi. Ahmcd'in bundan vaz gemesi hususundaki srarna ramen Yahya vaz gemeyerek eine bir kt ald ve Eb Nu'aym'in hadslerinden otuz tanesini yazd. Her Gn tanede bir Eb Nu'aynr e id olmayan bir hads ilve etti. Sonra Eb Nu'aym'e gittik. Eb Nu'aym dar karak evinin karsnda bulunan bir dkkna girdi ve oturdu. Sama Ahmed b. Hanbel'i, soluna Yahya'y oturttu; ben de aaya oturdum. Yahya Eb Nu'aym'e on hads okudu; Eb Nu'aym hi sesini karmad. Onbirinc hadsi okuduunda ise, bu benim hadsim deildir diyerek reddetti. Yahya ikinci on hadsi ve peinden ilve ettii ikinci hadsi okudu. Eb Nucaym yine, benim hadslerim arasnda bu yoktur, diyerek ilve edilen hadsi kabul etmedi. Yahya tekrar nc on hadsi ve ilve ettii nc hadsi okuyunca Eb Nu'aym birden deierek Ahmed'in kolunu tuttu ve - Ahmed'i gstererek- bunun takvas byle bir ey yapmasna mandir; bana iaret ederek-bunun da ya byle bir ey yapmasna msid deildir; arna bu olsa olsa senin iindir be adam!., diyerek ayayla Yahya b. Ma'n'e vura vura dkkndan kard; sonra da kalkp evine gitti. Ahmed b. Hanbe'in Yahya'ya dnerek: Ben sana, yapma bunu, o salamdr, demedim mi? diye sormas zerine Yahya b. Ma'n u cevb verdi: Bye bir kovulma, yaptmz yolculuktan bence daha makbuldr. [694]

Mnekkidlcr Hz. Peygamber'in yasak etmesi sebebiyle bu neV yanltmalar sevmezler. [695] Ebn b. Eb Ayya'm hadslerini u'be kalb ettii zaman, bunu doru bulmayan Haram: "Bu yapt ey ne fenadr!" demiti. [696]

Maklb hadsleri tanmak, muazzam bir ilme shib bulunmay, rivayet ve isndlarla uzun zaman megul olmay cbettirir. Muhad-disin bu ilimdeki mahareti de hadislerdeki kalbleri bilmesiyle anlalr, ite Buhr'nin bykln gzlerimizin nne seren ve O'na kar kalblerimizdeki saygy artran bu mevzu'daki u mislini Hatbu'l-Badd anlatyor:

"Buhr Badad'a gittii zaman Badat ulemas O'nun etrafnda toplandlar. Senedlerini ve metinlerini klb ederek, bir metni baka bir isnada, onun senedini de baka bir metne ekleyerek yz hads hazrlayp on kiiye bu hadslerden on'ar tane dattlar ve Buhr meclise geldii zaman bu hadsleri ona okumalarn emrettiler. Buhr'den bir yerde grmek zere sz aldlar. O gn buluma yerini Horasan ve baka semtlere mensup yabanc hadscilerle, Badatl hadsciler doldurdular. Herkes geldikten sonra, hazrlkl olan on kiiden biri sz alarak br hads okuyup durumunu sordu. Buhr: Bilmiyorum, dedi. Dierini sordu. Buhr yine: Bilmiyorum, dedi. Ayn tarzda dier hadsleri teker teker sorduunda Buhr hep ayn cevb veriyor, bilmiyorum, diyordu. Mecliste bulunan anlayl bzlar biribirine dnerek: "Adam meseleyi anlad!" diyorlard. Anlayl olmayanlar da Buhr'yi, acziyet ,bilgisizlik ve anlayszlk ile suluyorlard. Sonra on kiiden bir dieri sz alarak bu maklb hadsleri sormaya balad. Buhr yine: Bilmiyorum, dedi. Bu zt ayn tarzda on hadsi de okuyup bitirdi. Hepsine de Buhr "bilmiyorum" diye karlk verdi. Daha sonra 3. 4. ve dier zevat maklb hadsleri sorup bitirdiler. Aldklar cevap hep "bilmiyorum" sznden ibaretti. Buhr sorularn bittiini anlaynca ilk defa sorana dnerek: lk olarak okuduunuz hads yledir, ikincisi yledir, 3. 4. ve 10. ya kadar ayn srayla asllarn okuyor, her metni kendi isnadna, her isnad da id olduu metne rabtediyordu. Dier on kiinin hadslerine de ayn tarzda cevp vererek her metni ve inad id olduklar isnada ve metne balad. Bu durumu grenler O'nun hafzasnn mkemmel olduunu ikrar ederek faziletini kabul ettiler.[697]

Maklb hadsin zayf olmasnn sebebi, ondaki takdim, tehr ve bir eyin dieri ile deitirilmesi suretiyle meydana gelen zabt noksanldr. Maklb hads, bundan baka dinleyenin anlayn- da bozarak onu hataya srklemektedir. [698]

 

8. z Hads: [699]

 

z' tarif etmek zordur; bu sebeble de limler z hads hakknda mstakil eserler yazmamlardr. [700] Yalnz z hakknda dnlen iki mhim husus vardr.- Bnardan biri iufird, dieri de muhalefettir. Umm mnda z hads, sika bir rvnin dier sikalara muhalif olarak rivayet ettii hadstir. Daha hassas bir ifde ile z: "Makbul bir rvnin kendinden daha makbul olan bir rvye muhalif olarak rivayet ettiihadstir". Hafz bnu Ha-cer, z'm stilh bakmdan en gvenilir tarifinin bu olduunu sylemektedir. [701]

bnu Hacer, z'n mutemet olan bu tarifi ile, halkn birbirine aykr olduunu zannettii iki mehur stlah arasndaki ihtilfia meydana getirdii mesafeyi azaltm gibidir. Bu iki stlah, mam afi[702]ve Hkim'e nisbet edilmektedir.

fi' bu mevzuda unlar sylemektedir: "z hads, baka birinin rivayet etmediini sika rvinin rivayet ettii hads demek deildir. Buna z denmez. z diye: Nsa muhalif olarak, sika rvnin rivayet ettii hadse denir. te z hads budur. [703]fYin ns dedii, sika rvlerdir. O bu szyle: "z, sika bir rvnin dier sika rvlere muhalif olarak rivayet ettii hadstir" demek istemitir. Buna gre fi sdece teferrd deil, hem teferrd hem de muhalefeti ayn anda dnmtr. Ne var ki O, muhalefetin daha makbul veya daha salam rvye kar olmas gerektiini tasrh etmemi, sdece nsa,.yni sika rvlere kar uiffm bir muhalefet meydna geldiini sylemekle iktifa etmitir.

Hicaz limlerinin ou bu stlah benimsemilerdir,[704] tbnu's-Salh da bunu kabul etmitir, tbnu Kesr ise bu stlaha binen yle bir neticeye varmtr: Sika rv bakalarnn rivayet etmediini rivayet ederse o, "dil, zabt ve hafz olmak artyle makbuldr; zr bu rv reddedilecek olursa, bu neviden birok hads de reddedilir ve birok meseleler delilsiz kalr. [705] u kesin szleriyle byk lim bnu Kayym[706] de bu stlah tekd etmektedir: asl z diye, sikalarn rivayet ettiine muhalif olarak rivayet edilene denir. Sika bir rv, dier sikalarn muhalifini rivayet etmedii bir hads rivayet edecek olursa, buna da z denmez. Eer bu hads hakknda - sylenilen mnda olmak zere - "z" stlah kullanlrsa, bu stlah o hadsin reddedilmesini gerektirmedii gibi, cevaz da vermez. [707]

Hkim'e gelince; o da az: "Sika bir rvinin m tbi (i olmakszn mnferiden rivayet ettii hads[708] eklinde tarif etmitir. Hkim, teferrd kaydn nazar-j tibre aldn aka sylemekte, muhalefet kaydn ise, net bir ekilde olmasa da yine dikkate ald - bizce -grlmektedir. ayet sika rvnin o hads iin bir mtbici bulunsayd, hads ne nsa, ne de bakalarna muhalif olurdu. Hkim -grld zere - z hadste, bir mtbicin bulunmayn art komaktadr. Bu durumuyla o, muhalefeti de art komu ve nazar- tibre alm gibidir. Uzaklara gitmeye ne hacet, azn trifindeki anlay gl bize yetmektedir. fi''nin gr ile bu byk immn gr arasndaki benzerlii meydana koymak maksadyle ve fiTnin z tarifine bal olarak bu mesele tetkik edildii zaman btn ^karklklar ortadan kalkar. Bu benzerlii gren Hkim ister kendi huss tarifine, ister fi''nin tarifine misl yapmakta muhatabn muhayyer brakarak u hadsi aza misl olarak zikretmitir:

Mu'z b. Cebel diyor ki,

Raslullah (s.a.v.) Tebk Gazvesinde gnein batya doru meylinden nce yola ktnda, le namazn ikindiye kadar tehr ederek ikisini birden klard. Gnein meylinden sonra yola ktnda da leyi ikindi ile birlikte klar, sonra yola devam ederdi. Akam namazndan nce yola k zaman, akam namazn tehr ederek yatsyla beraber klard. Akam namazndan sonra yola ktnda da yatsy ne alarak akam namaz ile birlikte klard."

Bu misle ilveten Hkim diyor ki:

"Bu hadsin rvleri sika imamlardr; hem isnad, hem de metni azdr; gsterebileceimiz bir illeti yoktur. Eer hadsi el-Leys, Ebu't-Tufeyl'den rivayet etseydi, hadsin bu yzden rna'll olduunu sylerdik. Yezd b. Eb Habb, Ebu'z-Zubeyr'den rivayet etseydi, hadsi yine ma'll kabul ederdik. Bu iki illeti bulamadmza gre hads mu'allel deildir. Dikkatle aratrdmzda gryoruz ki, Yezd b. Eb Habb'in, Ebu't-Tufeyl'den bir rivayeti yoktur. Ayn ekilde bu metni bu ifdeyle ne Ebu't-Tufeyl'in ashabndan birinin, ne de onu Ebu't-Tufeyl tarikiyle Mu'z b. Gebel'den rivayet edenlerden birinin hadsleri arasmda grmekteyiz. te bu sebeple hadsin z olduunu sylemekteyiz.[709]

Hkim bu hadsteki illeti bulmak arzsuyle btn dikkatini sar-fetmi; fakat sonunda hadste hibir illet bulamadn aklamtr. Bylece hads ma'll olmaktan kurtulmutur. z'da ma'Ilnkinc benzer bir mkil vardr. Bu mkil, "Mnekkidin hadste bir galat olduunu sezmesine ramen bunu gsteren bir dell bulamaydr. [710]

ite bu sebeple Hkim bu iki stlah birbirinden ayrmak mecburiyetinde kalm ve mall hadsi yle tarif etmitir: "Ma'll hads, bir hadsin dierine karmas veya hadste bir rvnin vehme kaplmas, yahut birinin mrsel olarak rivayet ettiini vehm sahibi baka birinin mevsl olarak rivayet etmesi gibi illetleri bilinebilen hadstir.[711]

Ma'll hads - illetinin gizli ve kapal olmasna ramen - tanma-blmektedif. Fakat z, mall'den daha dakk olduu iin illeti bilinemez. Bir hadsin z olduunu ancak bu ilim ile hair-enir olmu, derin anlay ve ihtisas ile zirveye ulam ve Allah Tala tarafndan kendine byk bir meleke bahedilmi insanlar anlayabilir. [712]z'm dakk oluu, ou zaman onun bir mtbi'inin bulunmay-mdandr; zr mtbi bulabilmek in uzun aratrmalar yapmak lzmdr. az - Hkim'in mbalaa ettii kadar - dakk veya g yapan sebep belki de onun kendine gre bir z tarifi yaparak ekseriyetin grnden ayrlmasdr, ite Ibnu's-Salh, Hkim'in grn bu sebeple zayf bularak hadsiyle onun tarifine kiraz etmitir. Zr bu hadsi sdece Hz. mer rivayet etmekte olup ayn ekilde ondan 'Alkame, ondan Muhammed b. brhm et-Teym, ondan da Yahya b. Sa'd el-Ansr nakl etmektedir. [713]

Biz ulemnn bu hads iin sayd bz garb mtbi'lere iaret ettik. Mnekkidlerin bz ifdelerinden, mtbi'lere ramen bu hadsin Hz, mer tarkinden ancak mezkr yolla geldii takdirde sahih olabileceini grdk[714] ibnu'l-cArab, niyyet hadsini on tarkten rivayet ettii zannna kaplm, bz hemehrileri de iddia ettii bu tarkleri kendilerine gstermeyince ona tirz etmiler ve bir ir yle demitir:

Ey Humuslular[715] ve orada bulunanlar, size yilii ve takvay efkatle tavsiye ederim. Gecenin isimlerim el-Arab'den, rivayeti de mttek bir immdan alnz. Zr gen olan temiz ve ac szldr; sahh bir haber bulamazsa, kedi cd etler. [716]

u hlde Hkim'in bu niyyet hadsini z'a misl olarak getirmesi doru deildir; zr hads, teferrdne ramen sahihtir. Sahh hads de z olmaz. z'm makbul tarifine misl olmak zere cumhr- ulemnn zikrettii hadslerin ou - ayn zamanda - Hkim'in z tarifine misl olmaya da elverilidir. nk bu hadslerdeki sika rv-lere olan muhalefet, mtbi'lerin elde mevcut olmayndandr. Bunun en ak misli, Eb Dvd ile Tirmiz'nin: tarikiyle merf olarak rivayet ettikleri:

Herhangi biriniz sabah namazmn. iki rekcat snnetini kld zaman, sa taraf zerine yatsn" hadsidir. Beyhak[717]'nin sylediine gre fcb-dulvhid bu hadste birok sika rvlere muhalefet etmitir. Zr bu rvier hadsin muhtevasn Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sz olarak deil, fiili olarak rivayet etmilerdir. A'me'in sika ashab iinden sdece Abdulvhid bu lfzlarla rivayet etmitir. [718]

Mnekkidler bu bbta, hads hafzlarnn z hakkndaki gr n ifde eden Eb Yal el-Hall [719]'nin tarifini zikretmektedirle Onlar, yalnz bir isnad olan hadse z adn vermektedirler. Hadsi z yapan rvnin sika olup olmamas dikkate alnmaz. Yalnz sikamn caznda tevakkuf edilir ve onunla hemen ihticc edilmez. Sika olmayan rvinin az ise reddedilir. [720] Hkim'in grn zayf bulan bnu's-Salh ve dier limlerin ayn ekilde bu gr de zayf bulmalar gerekirdi; ne var ki, iki gr arasnda ak bir farkllk mevcuttur. Hkim'in tarifi ile cumhurun grn tef etme ilunkm hasl olduu takdirde, Hal'nin syledii ile cumhurun grn uzlatrmak glemektedir; zr cumhurun, sikamn teferrd ve dier sikalara muhalefeti artlarn ileri srmesine karlk Hall, muhalefeti nazar- itibara almakszn sdece teferrde z demektedir. [721] HalK'nin yapt, hads hafzlarnn z hakkndaki grlerini hikye etmekten ibarettir. Onun kendine mahsus stlah da - hakikatte - fiTnin cumhur tarafndan kabul edilen tarifinin tekrarndan baka birey deildir. [722] Her iki durumda da Hall'nin yapt i, ulemnn grlerini sdece dikkat ve emniyetle nakletmekten ibaretti[723]

z'n -Hall'nin dedii ekilde bir tarifi kabul edilecek olsa,mustalahu'l-hadste ok tehlikeli birtakm neticeler doar. yle l;i: Sahh hadsin her trl illetten olduu gibi, her trl z'dan da s lim olmasn art komamza ramen bu tarif, bz durumlarda z hadise de sahh olma imknn vermektedir. Ne var ki, biz - Hall'nin bir nev' hadse es-Sahhu'1-mall adn vermekle beraber, stlah daraltmak istemediini grdmz gibi[724] yine onun bir sikann ilz olarak rivayet ettii sdece bir isnad bulunan sahh hadse z dediini de burada grmekteyiz. knci defa da Hall, yine mehur ve yaygn olan stlah snrlandrmay dnmemektedir; fakat - z'n byle garip bir tarifini zikretmesine ramen - yine de Hall cumhurun grn benimsemektedir; bu mehur gr bize hikye etmekle de kendine olan timadmz artrmaktadr.

u hle gre, z hadste mutlaka teferrd ve muhalefet artlarnn bulunmas lzmdr. Bu ki vasf hiz olan bir hads, sahh olmaktan karak zayf hadsler grubuna girer; bu durumda da onu, zayf hadslere mahss olan nev'ler arasnda zikredebiliriz. Sika veya olmayan bir rvnin, muhalefet art bulunmadan teferrd etmesine gelince, bu durum, mutlak teferrdn bir ksmn tekil eder ve bu sebeple de hads fcrd adm alr. Bunu "Sahh-Hasen-Zayf hadsler arasnda mterek olan stlahlar" ksmnda anlatacaz. Onun burada z ile herhangi bir ekilde karmas doru deildir.

Sika rvnin teferrd ettii hadste tevakkuf etmek, sika olmayan rvnin hadsini reddetmek meselesi, ihticc etme veya etmeme ile alkal bir itir ve bu meselenin bir hadse sahihtir veya zayftr diye hkm vermekte hibir te'sri yoktur.

ite, sahh ve hasen hadsler ihticca elverili olduklar iin onlara slK dedik. Bunlarn dnda kalan se - ki o da zayftr slih ve ihticca elverili olmayp aksine merdttur. Hulsa olarak unu syleyelim ki, ksmlarn ve stlahlarn deimesiyle birlikte her zaman vasflar ve adlar da deimez.[725]

 

9. Mnker Hadis:

 

Mnker Hadsin en iyi tarifi: zayf bir rvnin sika rvye muhalif olarak rivayet ettii hadstir, eklinde yaplandr. Mnker, z'n zdddr; zr z'n rvsi sika olduu halde mnkerin rvsi sika olmayp zayf bir kimsedir. z hads, nasl mahfuzun mukabili ise, [726] mnker hads de ma'rfun mukabilidir. [727] nk Mnker'i ravsi, hfz sahibi olmamakla beraber, m'rf ve mehur olana muhalefet etmektedir; zira hfz, bylesi zayf rvlerin seviyesinden ok uzak bir zabt derecesidir. z'lann rvsi ise sikadr; ou zaman da sika oluunun yannda hafz ve zabttr. Ne var ki, bu rv, zabt ve itkn bakmndan kendinden daha sika olana muhalefet etmitir. Sdece bilinen ve mehur olana muhalif olmakla kalmam, ayn zamanda salam bir ekilde hfz edilene de muhalefet etmitir. bnu Hacer diyor ki: "Sahh ve hasen hads rvsinin yapt ziyde, kendinden daha sika olann rivayetine mnfi olmadka makbuldr. ayet zabtnn daha salam, rvsinin daha ok olmas... gibi tercih yollar sebebiyle daha stn bir hadse muhalif olursa, terch edilene mahfuz, mukabiline de - kendine terch edilene de - z denir. Rv zayf olmakla beraber yine de bir muhalefet bulunursa, terch edilene ma'rf, mukabiline de nnker denir.[728]

bnu's-Salh, Mnker ile z'm mteradif olduu kanatindedir. Berdc[729]nin de Mnker'i tarif ederken: "Yegne rvsinden gelen isnddan baka herhangi bir yolla metni ma'ruf olmayan hadstir[730] dedii sylenmektedir. Daha ak bir ifdeyle Mnker hads, mutlak ferd olan hadstir. Birok muhaddisin merdd veya mnker yahut z olduu iin bir hadse ferd dedii ok grlmtr. [731] Mutlak ferd hadslerin makbul olanlar bulunduu gibi merdd olanlar da vardr. "Bir rv herhangi bir rivayette teferrd edince baklr: Teferrd ettii hads, kendinden hfz ve zabt bakmlarndan daha makbul olan bir rvnin hadsine muhlf ise, teferrd ettii hads z-i merdd olur. ayet hadste bakasnn rivayet ettiine muhalif birey olmayp, bu kendinden bakasnn rivayet etmedii bir hads ise, u duiumda rvye baklr; Eer rv dil, hfiz, itknma ve zabtna gvenilir biriyse, teferrd ettii ksm kabul edilir, reddedilmez. ayet, infird ettii ksmlar sebebiyle, hfz ve itknma gvenilir biri deilse teferrd ettii bu ksmlar sahh olmaktan karak reddedilir. [732] Mutlak ferd'in neverini anlatrken bnuVSalh, mnker hadsin de z'm ayrld blmlere ayrlacana iaret etmek istemi gibidir. Her iki hads nev'inde de daha stn olana muhalefet bahis mevzii olduu gibi, yine bunlar makbul ve merdd ksmlarna da ayrlr. bnu's-Salh'm, z ve Mnker'in ayn mnya olduunu aka sylemesinde bir aciblik yoktur. [733]

z ve Mnker'in mteradif olduu sz hakikatten uzaktr. Bunun byle olduuna Suy Elfiyye'sinde yle iaret eder:

Mnker, sika rvye muhalif olarak rivayet edilen hadstir. Nuhbe-tu'1-fiker mellifi bu mevzuu gzel bir ekilde incelemitir. Mnker'in mukabili Ma'rf'tur. Mnker ile z'n mteradif olduunu syleyenler, hakikatten ayrlm olurlar.[734]

Suyt bu szleriyle z ve Mnker'in mterddif olduunu sylemekle dorudan ayrlan bnu's-Salh' kasdetmektedir. Yine Suyt: "Bu iki stlah msv gren de gaflet etmitir" szleriyle de bnu Hacer'i kasdetmektedir. [735]

Mnker hadsin en ak misli, bnu Eb Hatim [736]in, -krat[737] sebca imamlarndan Hamza b. Habb ez-Zeyyt kardei Hubey yib b. Habb tarkinden senediyle tahrc ettii:

Herkim namaz klar, zekt verir, hac eder, oru tutar, misafirini arlarsa, Cennete girer" had-sid'r. Eb Hatim bu hadse mnker demektedir; zr Eb Htim'-den baka dier sikalar da bu hadsi Eb shk'dan mevkuf olaral yni bnu Abbs'n sz olarak - rivayet etmektedirler ki, m'r olan da budur. [738]

Dikkat edilecek hususlardan biri de udur: Bz imamlar, srf tflbferrde de mnker adn vermektedirler. [739] Halbuki Mnker'i bakalarna karmamas iin hadste mutlaka mnkerlik almetleri bulunmaldr. Muhaddisin hadsinin mnker olup olmadm anlamak in. rivayeti, hfz ve itkn sahibi rvlerin hadsleriyle karla;-trlr. Birbirini tekzb etmemekle beraber, mezkr rvlerin hadslerine muhalif olursa onda mnkcrlik bulunduu anlalr.[740]

Munaddisler, zayf olmasa bile bzan bir hads hakknda Bu, falann rivayet ettii hadslerin en mnnkeridir", derler. Mesel bnu Ad: [741]Yezd b. Abdiilh b. Eb Brae'nin rivayetlerini en mnkeri: Allah Tala bir mmetin iyiliini dilerse, kendilerinden nce peygamberlerini vefat ettirir" hadsidir, dedikten sonra yle devan eder. "Bu tark hasendir; rvleri sikadr; bz muhaddisler bu hadsi sahihlerine almlardr. [742]

 

10. Metruk Hads:

 

Muhaddislere gre metruk: "Hadste yalan sylemekle itham edilen yahut fiil veya kavl bakmdan fk zahir olan, veyahut ok gafil [743]veya ok vehimli olan bir rvnin rivayet

Bsbtn zayf olan hadsler meynmda zikrettiimiz bu on nevi, zayflk bakmndan hep ayn seviyede deildir; aksine rvilerin durumuna gre farkllk arzeder. Nasl ki, sahh hadsler arasnda daha sahh olan varsa, zayf hadsler arasnda da pek zayf olan hadsler vardr. [744] Hkim Eb Abdiilh, Ma'rifetu ulmi'I-hads adl bitabnda hads rverinin ve muhtelif ehirlerin en zayf isndlann mkemmel bir ekilde zh etmitir. [745]

 

Mevkuf ve Maktu' Hadsler, Zayf Hadsleri idir?

 

imdiye kadar zayf hadsin ksmlarndan - bahsimizin band] da sylediimiz gibi- huss bir ad olanlar zikrettik. Muayyen bi ad olmamakla beraber kendisinde herhangi bir zayflk bulunan ha] dslere de ksaca iaret etmekle yelindik.

Bizm -"Sahh Hasen Zayf Hadsler arasnda mterek oiaj stlahlar" ksmna gemeden evvel - iki meseleye temas etmemiz gerekir. Bunlardan biri, Mevkuf ve MaktYlara zayf denip denmeyecei, dieri de zayf hadslerin rivayeti ve onlarla amel etme m leidir.

Mevkuf szyle: Sahabeden rivayet edilen sz, fiil ve takrirler kastedilmektedir. Mesel: Rvnin mer b. Hattb yle dedi veya Ali b. Eb Tlib yle yapt, eyahut Eb Bekir'in nnde yle yle yapld da, birey syleyip reddetmedi, demesi bu rivayetlerin. mevkuf olduunu gsterir. Raslullah (s.a.v.)'dan sdr oidu kabul edilen kavil, fiil veya takriri mevkuf hadste sahb yapmaktadr. Raslullah (s.a.v.);dan gelen hadislerde bir uhuvvet bulunduu yce bir sahb bile olsa, bakalarnn szlerinde bu ulviyyet mevcut olmad dncesiyle bz limler mevkuf hadsi zayf saymak istemilerdir. [746] Srf bu sebeple mevkuf hadsi mutlak olarak zayf grmeye taraftar deiliz; zr biz sahh veya hasen hadsin artlarm hiz olan mevkuf bir hadse, sahihtir veya hasendir, dediimizde unu kat' olarak bilmekteyiz ki, o hadis Rasl-i Ekrem (s.a.v.) deil, sahbnin szdr. Biz - bu duruma gre - Raslullah' sehven veya kasten tekzb etmediimiz gibi, onun sylemedii bir eyi de syledi diye iddiaya kalkmyoruz. Sonra mevkuf bir hadse sahihtir jeya hasendir demekle, onunla amel etmenin vcib olduunu sylemek istemiyoruz. Biz sdece re'y ve itihadn bulunmad bir mevkufla amel etmeyi kendimize mbh klmaktayz.[747] nk byle bir durumda sahb Raslullah (s.a.v.)'dan sadr olduuna bizzat kanat getirmedii bir eyi ne syler, ne yapar ne de tasvb eder. u hle kymetli Sahb Abdullah b. Mes'd'un: neccime veya khine giderek, onun sylediklerini kabul eden kimse Hz. Muhamrned (s.a.v.)'e nazil olan inkr etmi demektir, [748]sz mevkuf hadstir. Yine bnu Mescd'un mezzin ezan okurken mescitten kp giden kimse hakkndaki: adam Eb'l Kasm (s.a.v.)'e isyan etmektedir[749] sz de mevkuftur. Bunlarn her ikisi de amel etmemiz caiz olan szlerdir. Buna ramen bizim K'bu'l-Ahbr, Abdullah b. Selm ve Abdullah b. cAmr b. 's'n mevkuf hadsleri karsnda dikkatli bulunmamz gerekir; zr bu sahbler, isriliyyat ve birok kssalar rivayet etmekle, bunlardan bilhassa kyamet almetlerine ve hir zaman fitnelerine dir olanlar nakl etmekle mehurdurlar. Bu nev( haberleri ihtiva eden hadslerin ou, mevzu demesek bile, zayftr. Fakat bu zayflk hadsin mevkuf oluundan gelmemektedir. Dier bir ifdeyle mevkuf olduu iin zayf deildir; bilakis bu zayflk hadsteki z, llet, iz tr b gibi durumlardan meydana gelmektedir. Yoksa mevkuf hadse de, isnd ve metinlerine bakarak, Raslullah (s.a.v.)'e ref edilen hadsler gibi sahh, hasen, zayf demek mmkndr.

Rvninsahbivi kastederek: Hadsi ref ediyor" veya sndediyor",yahut:

Rasiullah (s.a.v.)'e ibl ediyor" dedii hadsler, hadsciere gre sarih mernV kablindendir. [750] Yalnz bzlarnn sahabe tefsirlerini mutlaka mernV hkmnde tutuu doru deildir; zr sahabe Kur'n tefsirinde ictihd etmi, bz mesii ve frda da ihtilfta bulunmulardr. Nitekim bzlarnn ehl-i k:tbdan isriliyyat rivayet ettiini de grdk. [751]

Maktu hadis ise, tbi'nden rivayet edilen kavi, fiil ve takrirlerdir, imm Eb Hanfe'nin bu mevzuda mehur bir gr vardr.

Eb Hanfe, Enes b. Mlik ve Abdullah b. Abbs (r.a.) gibi birka sahbyi grm olmasna ramen aka der ki:

Raslullah (s.a.v.)'dan gelen hadslerin bamz, gzmz zerinde yeri var. Sahbden gelenlerde muhayyeriz. Tabiinden gelenlere gelince, onlar riclse biz de ricaliz". Eb Hanfe bu szyle Maktru ihticc edilmeyen bir zayf olarak kabi ettiini belirtmektedir.

te bu sebeple re'y mektebi ki Eb Hanfe'nin mektebidir - k-ys- cel ile amel etmeyi, tabiinden maktu olarak gelen rivayetlerle amel etmeye tercih etmitir. Ancak makbul olan gr udur: Maktu' -isnadnn ve metninin durumuna gre- sahih, hasen, zayrfsfatlarndan birini alabilir; Maktu'un sahh ve hasen oluu, deil Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'den, sahabeden alnd mnsna dah gelmez; aksine bizzat tabiinden rivayet edildii anlalr. Bunlardan sdece byk sahblerle ayn ada yaamak bahtiyarlna eren Sacd b. el-M-seyyeb, e-a(b, en-Neha ve Mesrk [752] gibi byk tbi'lerin Maktuclaryle ihticc etmemiz caiz olur.

Zayf Hadslerin Rivayeti ve Onlarla Amel Etme Meselesi

"Fezil-i a'ml mevzuunda zayf hadsle amel etmek caizdir" szn herkes syler durur. Bu szle, rivayetinde msamahal davrandklar, kendilerince sahh 7 mayan btn hadsleri bu gruba katarlar ve bylece sabit ve mliun bir esasa dayanmadan birok prensipleri dine ilve ederler. Aradan asrlar gemesine ramen bu sz, Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman b. Mehd ve Abdullah b. M-b^ek gibi byk hads imamnn syledii buna benzer bir szn aks-i sadsmdan baka birey deildir. Bu byk immn sz udur: "Hell ve haram mevzuunda birey rivayet ettiimizde pek sk, fezil ve benzeri mevzularda birey rivayet ettiimizde de msamahakr davranrdk. [753]

Bu imamlarn szleri tam olarak anlalmamtr. Nasl ki bizim nazarmzda sahh'in mukabil zayfsa, onlarn pek sk davranmak sznden kastettikleri de, byle karl olan birey deildir. Hell ve harama dir birey rivayet ettiklerinde daha temkinli davranarak ancak hadisin en yksek derecesinde bulunanlarla ihticc ediyorlard ki, bu da kendi zamanlamda ittifakla "sahih" diye adlandrlan derecedir. Hell ve haram ile ilgisi olmayan, fezile dir birey rivayet ettiklerinde pek sk davranmak ve sdece sahihleri rivayet etmek zaruretini duymuyorlar, aksine mertebece sahihten aada bulunup, kendi asrlarnda henz yerlememi bir tbir olan Hasen'i de kabule taraftardrlar. Hernekadar hasen, kendilerinden sonra zayf ad verilen hadslerden mertebece daha stn grlyorsa da, mtekaddi-mnin stlahnda zayf hadsin bir nev'i olarak kabul ediliyordu.[754] Halk bu imamlarn fezil babnda msamahal davranmalar szyle, sahih derecesine varmayan hasen hadsleri rivayete elverili bulmalar eklinde anlasalar bile, "Fezil-i a'mlde zayf hadsle amel etmek caizdir" szn pek doru bulmuyorlard. u noktada hi phe yoktur k, - din nazarnda - zayf rivayetler ne er' bir hkm, ne de ahlk bir fazilet iin kaynak olur; zr zan, gerekten hibir ey ifde etmez. Fezil de ahkm gibi dinin esas prensiplerindendir. Binenaleyh bu prensipleri rk bir temel zerine, parampara olaca bir uurum kenarna bina etmek doru olamaz.

Msamahakr davrananlarn, fezil-i a'm mevzuunda zayf hads rivayet edebilmek in ne srdkleri artlar ne kadar ok ve msait olursa olsun, anlattmz sebebe binen bunu kabul etmiyoruz. Bilindii zere bu artlar tanedir:

1 - Rivayet edilen hads pek zayf olmayacak.

2 - Kitap veya sahh snnetle sabit olan bir asla dayanacak.

3 - Kendinden daha kuvvetli bir delile muhalif olmayacak. Zayf hads rivayetini - bu artlara ramen - kabul etmiyoruz.

Gerek er' ahkm ve gerekse fezil babnda, elimizde, bakasna Izm brakmayacak kadar ok sahh ve hasen hadis vardr. Biz - bu artlarn okluuna ramen - zayf hadslerin sabit olduuna bir trl inanamyoruz. Byle olsayd ona hi zayf deriniydik. Hsl, zayf hadsler hakknda phe etmekten kendimizi alamyoruz. Zten dinde,, yakn olmayan eylerin hibir deeri yoktur.

Buradan u neticeye varmaktayz ki, - hads almalarnda ve tedrisinde bile - zayf olduunu iyice bildiimiz bir hadsi kesin bir ifdeyle: Raslullah (s.a.v.) buyurdu ki..." diye balayarak misl vermekten iddetle kanmalyz. Bylece dinleyicide veya okuyucuda onun sahh olduu zannn uyandrmamahyz. Aksine onun zayf olduunu aklamal ve hatta iyice biliyorsak, hadsin mal, mudal, muztarib, z... gibi zayf hads nevilerinden hangisine girdiini belirtmeliyiz. Sznmz de bu hadsin muhtelif tarklerine vkf olan hads hafzlarnn - bunun zayf olduunu ortaya koyan - beynlar ile desteklemeliyiz.

Zayf hadsin tetkik ettiimiz ksmlarndaki muhtelif misllere bir daha bakacak olursak, bu zayfln bzan senedden, bzan da metinden ileri geldiini grrz. Bu bak bizi, herhangi bir hadse zayftr derken son derece ihtiyath bulunmaya sevkede ektir. Bir hadse mutlak olarak zayftr demek, muhaddislerin titizlikleri ile badamayan bir harekettir. Bunu sylemenin mns, ayn zamanda o hadsin hem sened ve hem de metin bakmndan zayf olduunu beyn etmektir. Ne var ki, ayn hadsin sdece senedinin veya sdece metninin zayf olmas da muhtemeldir. Hatt dier senedleri zayf denemeyecek kadar sahh olmakla beraber, zayflk sdece muayyen bir senedde bulunabilir, ite zayf senedl bir hads bulduumuz zaman, tbirimize son derece dikkat ederek bu hads, bu isndla zayftr, dememiz gerekir,[755] Ayn ekilde bz hafzlarn metnine zayf dedikleri bir hads hancnda da: "Falan hafzn falan kitabnda syledii gibi, bu metin baka bir tarkten sahh olarak gelmemitir" demek suretiyle ihtiyatl davranmamz cb eder.

etihad kaps fkh sahasnda kapanmad gibi hads sahasnda da kapanmamtr. Her iki ilmin kapsnn ak bulunmas da lzmdr. Rivayet ve diryet-i hads zerinde ihtisas olan ve selef hafzlarnda olduu gibi, ictihd artlarn tamamen bilen bir kimse, bir hadsin btn tarklerini aratrmak ve metninin bir baka senedle sahh olarak gelmedii hususunda zann-i galibi bulunmak artyle, o hadsin zayf olduuna mutlak surette hkmedebilir.

Hads ilminde yetimi bir kimsenin, sahh mi, yoksa zayf m olduunu bilmedii bir hadsi rivayet edecei zaman mutlaka temrz sasm kullanarak mesel: Raslullah (s.a.v.)'dan yle rivayet edilmitir. .." veya"

Bize bali oldu ki. demesi gereklidir.[756] Byle bir muhaddisin isndsz olarak rivayet edecei sahh bir hads hakknda zayf olabilecei vehmi hsl olabileceinden temrz sasm katiyen kullanmamas lzmdr. O zaman kesinlikle: Raslullah (s.a.v.) buyurdu ki..." demelidir.[757]

 

5- SAHH - HASEN - ZAYIF HADSLER ARASINDA MTEREK OLAN ISTILAHLAR

 

Bu mterek stlahlar ksmnda, ana blmden birine girmediini, aksine sahh, hasen ve zayf gruplarndan her birine ayn derecede mil olup bunlarn ad ve sfat olabildiini - istikra ve aratrma yoluyla - anladmz stlahlardan bahs edeceiz.

Bu stlahlar yirmi tanedir. Bunlardan asl zerinde durmak istediimiz de mevkuf ve matku hadslerdir. Biz bu ikisine bzan sahh ve hasen, bzan da zayf demekte bir beis grmyoruz. Geri kalan onsekiz stlah da unlardr: Merfu, Msned, Muttasl; M'ennen, Mu'an'an, Mu'allak; Ferd, Garb; Aziz, Mehur, Mstefz; l, Nazil; Tbi', hid; Mdrec; Mselsel, Mu-sah h af.

Ad ve vasflar arasnda kolayca mukayese yapabilmek iin bu stlahlardan bir ksmn birbirine yakn olmalar itibariyle l gruplar hlinde, dier bzlarn da birbirinin aksi ve mukabili olmalar bakmndan ikili gruplar hlinde inceleyeceiz. Yalnz son stlah mstakil olarak tetkik edeceiz; zr mdrec, mselsel ve musahhaf arasnda bir yaknlk veya birbirinin mukabili olma durumlar bahis mevzuu deildir. Bunlarn, birbirine daha fazla yaklamasna imkn olmayan ak birer mnlar vardr.[758]

 

1. Merf:

 

Mehur olan tarifi udur: Hassaten Hz. Peygti-ber (s.a.v.) izafe edilen sz, fiil veya takrire merfu denr.

Onu Hz. Peygamber (s.a.v.)'e izafe edenin bir sahb, bir tbi' veya onlardan sonra gelen biri olmas arasnda bir fark bulunmad gibi, senedinin muttasl olup olmamas arasnda da bir fark yoktur.[759]

Bu tariften de anlalaca zere merfu, her zaman muttasl olmaz. Bzan bilhassa bir sahbnin dmesiyle mrsel, bzan isnadndan bir kiinin dmesiyle veya senedde mbhem bir kiinin bulunmasyla munkat', bzan da iki veya daha ok rvnin dmesiyle mu'da olur. Hads merfu bile olsa, bu durumda da zayf saylr. Hadsin srf merfu olmas, mutlaka sahh denmesi iin kf bir sebep deildir. Aksine bir taraftan muttasl veya munkat olduunu anlamak iin, dier tai aftan da muttasl olduu takdirde rvlerinin derecesini bilmek in ref edildii tarki iyice aratrmak lzmdr, ite Merfuun bu mterek ksma girmesi de bu tibarladr. MerftVun isnadnda inkta varsa, inktam nevine gre zayf hadsin isimlerinden birini alr. ayet isnad muttasl ise, ricalinin zabt hususundaki derecesine gre sahh ve hasen adlarm almaya elverili olur.

Kavli Merfca misl: Sahbnin: Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in yle sylediini duydum", veya: Raslullah (s.a,v.) bize unlar syledi", demesi, yahut sahb veya bir bakasnn (s.a.v)dedi ki", yahut ,

Rivayet edildiine gre Raslullah (s.a.v.) yle buyurmutur"

gibi ifdeler kullanmasdr.

Fiil merf'amisal: Sahbnin: Raslullah (s.a.v.)'m yle yapmakta olduunu grdm" demesi, yahut da sahbnin veya sahb olmayan birinin IifT Raslullah (s.a.v.) eyle yapard", demesidir.

Takriri merf'a misl: Sahbnin: Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in huzurunda yle yaptm" demesi, yahut onun veya bir bakasnn: Rasullah (s.a.v.)'m huz Raslullah runda falan yle davrand" diyerek, Rasl-i Ekrem'in bunu yadrgadn sylememesidir.[760]

Merf'da isnd bir tarafa braklarak sdece metnin durumuna baklr: Bu hle gre Hz. Peygamber (s.a.v,)'e izafe edilen herey merf'dur. [761] Kavil, fiil ve takrirden herbirine "metnu'l-hads" denilebilir; nk hads metnine srf metin olmas itibariyle baklacak olursa, onunla isnd arasnda bir mnsebet grlmez.[762]

 

2. Msned:

 

Gvenilir tarifine gre Msned: lk rvden sonuncu rvye kadar, senedi muttasl olarak Raslullah (s.a.v.)'e ref edilen hadstir. [763] Msned'deki mernVluk durumunu ou zaman aranan bir art olarak kabul eden Hatbu'l-Badd der ki: "Hadse msned derken, rvsi ile, kendine haber isnd edilen kimse arasndaki isnadn muttasl olmasn kastederler. Fakat bu tbiri bilhassa Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e isnd edilen haberler hakknda kullanrlar, isnadn ittisali demek, sencd zincirindeki sonuncu ahsa varncaya kadar, rvlerinden her birinin, haberi bir stteki rvden bizzat dinlemi olmas demektir. Haberde sema sz zikredilmese bile anane ile ( aIp lfzn sylemekle) iktifa edilir. [764]

Mutlaka ref art aransa bile Msned, makbul olan gie nazaran, merfcun mrdifi deildir. Merf'un isnadnda inkta olabileceini grdk; nk merf hadste sdece metnin durumuna baklr. Msned, ittisal ve ref artlarn cem etmekle beraber, her merfu' Msned deildir; nk Msnedde isnada ve metne dikkat edilir. Senedinde sonuna kadar ittisal bulunduundan, her msned muttasl, metni Raslullah (s.a.v.)a ulat iin de her Msned merf'dur. [765] Bu sebeple Hkim Msned tbirinin ancak muttasl merf'da kullanlabileceini belirtmi[766] ve Msned'in artlanndan bahisle onun ne mevkuf, ne mrsel, ne mu'dal olacan, ne de riv yetinde tedls bulunabileceini sylemitir1. Yine Hkim'in beynna gre Msned'in isnadnda: Falann yle dedii bana haber verildi Falann yle dedii

Falann yle dedii bana rivayet edildi" bana bali oldu" Bu haberi falan Hz. Peygamber'e ref etti, O haberin merru, [767]olduunu zannediyorum", gibi, hadsin nsnedliini bozacak ifdeler bulunmayacaktr. [768]Bildiimiz ve zh ettiimiz zere, Msned Hads'e misl olarak zikrediebilecek pekok misl vardr. Hkim'in binlercesine misl tekil etmek zere zikrettii u hadse bakalm: Hkim diyor ki, Msned'in misli, bize Badat'ta Eb Amr Osman b. Ahmed es-Semmk'in senediyle rivayet ettii u hadstir:

Ka'b b. Mlik'in babas Mescidte bnu Eb Hadred'den alacam istedi. Sesleri o derece ykseldi ki, bunu duyan Raslullah (s.a.v.) hcresinin perdesini aralayarak dar kt. Ne oluyoruz? diye sorduktan sonra meseleyi halletti. [769] imdi duruma bakalm: Hkim'in bnu's-Semmk'den hads dinledii aikrdr. bnu's-Semmk'in el-Ha-sen b. Mukrem'den sem' olduu da meydandadr. Ayn ekilde el-Ha-sen'in Osman b. mer'den, Osman b. mer'in Ynus b. Yezd'den hads dinledii bellidir. Ynussun Zhr ile, Zhr'nin Ka'b b. Mlik'in oullaryle, Ka'b b. Mlik oullarnn babalan Kab ile, Ka'b'n da Raslullah (s.a.v.) ile grp ashb- kiramdan olduu malumdur, [770] bnu 'Abdilber[771]'in Msned ile Merf'u msv tutan farkl bir gr vardr. Ona gre Msned, ister muttasl, ister munkat' olsun (s.a.v.)'den hsseten Raslullah (s.a.v.)'dan gelen hadstir.[772]Hz. Peygamber senediyle gelen hadsi, muttasl Msned'e misl olarak zikreder. Munkatic Msned'e misl olarak da Raslullah (s.a.v.)'dan senediyle gelen hadsi zikreder. [773]Bu sonuncu hadsin akabinde bnu Abdilber der ki:

"Bu hads, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e isnd edildii iin Msned'-dir, Zuhr'nin onu bnu Abbas'dan duymad iin de mmkat'dir. [774] Fakat hads imamlarnn diyerek

Msned ile Mrsei arasnda gzettikleri mehur farka bu gr muhaliftir4. Gerek udur ki, Msned'de inkta1, rsal v,b. eyler dnlmez. Aksine Msned, ref[775] ve ittisali ayn anda ihtiva eder. ittisalin gibi - br hadsin sahh olduuna hkmetmek iin kfi gelmeyecei, [776] ancak zh edildii zere, zabt ve hfz artlan yeter miktarda bulunduu takdirde sahh olaca gayet aktr. [777]

 

3. Muttasl Veya Mevsl :

 

ster Raslullah (s.a.v.)'a ref( edilmi olsun, ister sahb veya daha berideki bir ahsta kalsn, senedinde kesiklik olmayan hadse bu ad verilir. [778] Nevar ki, Hatbu'l-Badd, Muttasl ile Msned'i hemen hemen bir tutarak, aralarnda ok istml edilmekten baka bir fark grmez. [779]nk Msned tbiri ou zaman Raslullah (s.a.v.)'a isnd edilen haberler hakknda kullanlr. Msned hads'deki merfluk keyfiyeti, onda ou zaman bulunan bir arttr. Hatbu'l-Badd'nin Mrsel ile Munkat' arasnda bir fark gzetmeyi sinde olduu gibi, bu da yine ona mahsus bir stlahtr. Hatbu'l-Badd'nin Mrsel ile Munkat arasnda ok istimal edilmekten baka-bir fark gzetmediini de grmtk. Msnedin tarifinde merf'luk keyfiyetini ou zaman bulunan bir art olarak deil de, her hl-u krda bulunmas gereken bir art olarak gereken muteber gr esas aldk.

Merf1 hads hakknda verilen misller Muttasl Merf' hakknda da cri olduu iin tekrara lzum yoktur. Ayn ekilde mevkuf iin verilen btn misller Muttasl Mevkuf iin de verilebilir. Ibnu Salh, Mlik'in tarikiyle rivayet ettii hadsi buna misl olarak gstermektedir.[780]

Tabinin szlerine gelince: sndlar muttasl olursa, Mukyyed Muttasl denir; nitekim ifdesi de bunu gsterir. Senedin dayand tbi'yi syJemeksizin Mutlak Muttasl demek caiz deildir; zr tbirde nihayet bulan haberler iin Maktu' tbirini kullanrlar. Makl'un gerek tlil ve gerekse zevk bakmlarndan mevsln zdd olduunda phe bulunmad iin, br eye onun tam zddmn adini vermeyi doru bulmamlardr. [781] Belki bu hassas ekingenlik yardmryle Ibnu's-Salh'n "merfiYa da, mevkufa da mutlak mnda muttasl denebilir[782] cmlesini, daha iyi anlarz. Zten biz Muttasld tarif ederken, onun bzan sahbnin berisinde bulunanlarn yni tbicnin szleri hakkmda da kullanlabileceine iaret etmitik.

Bu stlah hakknda hulsa olarak diyebiliriz ki, Merf bzan muttasl olduu gibi, olmayabilir de; nitekim Muttasl'da bzan rnerf olur; bzan olmaz. Msned ise bu iki tbirden daha umm olup ayn zamanda Muttasl ve Merf'dur. [783]Btn bu stlahlar, rvlerinin durumlarna gre sahh, hasen veya zayf olmaya msaittir.

B. 4.5.6) Mu'an'an, M'ennen Ve Mu'allak.[784]

 

4. Mu'an'aa Hads:

 

Lfzndan da anlalaca zere-tahds ve sema szleri aka belirtilmeden senedinde (denen hadstir. [785] Mu'an'an hads'te mtemed olan gre nazaran - u art bulunursa, muttasl isrid gibi kabul edilir. U art unlardr: rvnin adaleti, rvnin rivayeti ald ztla grtnn sbtu ve tedlsten salim olmak.[786]

Mu'an'an hads, Sahheyn'de de, bol miktarda mevcuttur; Sa-hh-i Mslim'de daha ok bulunmaktadr; zr Mslim, rv ile ondan lfzyle hads nakleden ahsm grm olmasn art komamtr; hatta Al b. el-Medn, Buhr ve baka hads imamlarnn kabul etmesine ramen o, Sahh'irn mukaddimesinde bu art reddetmitir. Mslim grn, 'an'ane ile rivayetin cabl edilip ihticc gerektirdiini ileri sren eski ve yeni ulemnn grlerine istnd ettirmektedir. Buna gre sika ve mu'sr olduklar takdirde rvnin rivayeti ald ahstan hadsi bizzat iitmi olduu kabul edilir. [787]

Mslim'in bu grne itirak eden bir kimse olmadktan baka, stelik onu tenkd ve muhaze edenler dah mevcuttur. bnu's-Salh diyor ki:

"Mslim'in syledii hususta dnmek lzmdr. Ayrca Mslim'in reddettii grn, Ali b. el-Medni, Buhr ve bunlardan baka zevatn zerinde birletii gr olduunu syleyenler de vardr. [788] Nevevfnin bu mevzdaki sz gayet ak ve nettir; diyor k:

"Mslim'in bu grn limler reddetmekte ve zayf olduunu sylemektedirler. Onun kabul etmedii gr de, hads imamlarnn zerinde birletii makbul ve sahih olan grtr. [789]

Bz mnekkidler, Mu'an'an Hadsi Mrsel gibi telkki ederek onunla ihticc edilemeyeceini sylemilerdir. Buna ramen Mu'an^an ile ihticc edilebileceini syleyen mnekkidler de vardr. nk 011u, sahbnin mrseline nazaran ihticca daha elverili bulmulardr. Bununla beraber Mu'an'an Hads'in rivayet ederken kullanlan muayen bir stlah yoktur. Khbzan da demek suretiyle ifde edilir. Bu sebeple meseleyi aklamaya lzum grmler ve RasluUah (s.a.v.)'dan ayrlmayan sahbnin rivayetini, hangi lfz ile rivayet edilirse edilsin, Raslullah (s.a.v.)'dan duyulmu olarak kabul etmilerdir. Rasl-i Ekrem'in yannda her zaman bulunmayanlarn rivayetinde iki ihtiml ifrev-cuttur. Hz. mer ki sekin sahblerdendir- Rashllah (s.a;v.)' dinlemek iin bir komusuyla nbetledirler di. Birgn Hz. mer Rasl-i Ekrem'in yannda kalarak duyduklarn komusuna iletir; ertesi gn komusu Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yannda kalarak duyduklarn Hz. mer'e aktarrd. Bu durumu Buhr, Sahh'inde anlatmaktadr.[790] Fakat mm Nevev, M^an'an' Mrsel gibi telakki etmenin selefin icm ile merdd olduunu beyn etmektedir. [791]

Sahhayn'de, hele Sahh-i Mslim'de Mu'an'an Hads'in ok kullanldndan, tahds ve sern'm aka ifde edildii birok tarklerle bu iki esere yazlan tahrclerde ikyet edilmektedir. [792] Bundan baka Sahh'inde, bir hadsin hepsi Mu'an'an olmayan birok tarkinin bulunuu da Mslim'in lehinedir. [793]

Mu'an'an Hads'in durumunu Hafz bm Hacer kesin surette halletmektedir. Birinci mesele: gibidir. kincisi: Eer hads bir mdellisten sdr ol-, musa, bu mertebede deildir. ncs: ( J-p) lfz, icazetle kullanlan gibidir; hads yine muttasldr. Lkin tahamml ekillerinde de akladmz zere, sema'dan aa mertebededir. [794]

 

5. M'ennen Hads:

 

Senedinde ibaresi kullanlan hadstir. mm MUVe bir rvnin: demesiyle demesi arasnda ne fark vardr? diye sorulduunda, O, her ikisi de birdir, demek suretiyle M'ennen hads ile Muanlan hads arasnda bir fark gzetmemitir. [795] Berdc, [796]M'ennen hads'te semac vuku bulduu, bir baka hadsle meydana kncaya kadar onu rmmkat kabul eder. [797] Gerek udur ki, - sema' bahsinde de iaret etliimiz zere rvnin kulland muhtelif lfzlar, lisn ulemsmca tahds olarak kabul edilmektedir. Bu meseledeki ihtilf rf ve det bakmndan olup sdece hads m-nekkidleri arasnda bahis mevzuudur.[798]

 

6. Mu'allak Hads:

 

sndn ba tarafndan bir veya birbiri peine daha fazla rvnin ismi hazf edilerek, mahzfun st tarafndaki rvye isnd edilen hadstir.[799] Mu'allak hads,

Buhr'de pek oktur. Misli u hadstir:

Eb 'Amr Osman b. el-Heysem dedi ki, 'Avf, Muhammed b. Srn'den, O da Eb Hureyre'den bize unu rivayet etmitir: Eb. Hureyre dedi ki: Raslullah (s.a,v.) beni Ramazan zektn korumaya memur ettiinde biri gelerek yiyeceklerden almak istedi. Ben de adam yakalayarak, Vallahi seni Raslullah (s.a.v.)'m huzuruna karacam, dedim. [800]

Sahh-i Buhr'deki Mu'allak hadsler iki trldr. Bir ksm kitabnn birbaka yerinde mevsl olarak yer alm olanlardr ki, Buhr fazla uzatmak endiesiyle senedde tasarruf ederek ksaca zikretmektedir. Dieri ise, srf mu'allak olanlardr ki, Buhr bunlar cezm sasi ile rd etmektedir. Bylece hadsin, ad zikredilmeyen rvlerden kesin surette rivayet edilmi olduu anlalr. Nevev diyor ki: "Bunlardan gibi cezm sas

ile zikredilenler ma'ruftur. Buhr, bu suretle hadsin, kendine izafe edilen kimseden sahh bir ekilde geldiini kabul etmi demektir. Ayrca onun Sahh'inde bu Mn'allak hadsi zikredii, aslnn gvenilir ve timat edilir sahh bir hads olduunu gsterir. O hadsle istidlal etmek isteyen limin, hadsin ihticca elverili olup olmadn anlamak iin rvlerine ve senedinin durumuna bakmaslzmdr. [801]

Bz limler Mu'allak hadsi, isnadndan bir kiinin dt veya mbhem birinin zikredildii Munkat hads'in bir nevi olarak kabul etmek istemektedir. Suyt, "Sahh-i Mslim'de, rvlerinden bir ksm mbhern olan hadsler bulunduunu" gz nnde bulundurarak bunlardan bir ksmn Munkat hads bahsinde zikretmitir.[802] Bununla beraber Nevev, bylelerine Mu(llak demekte veya Mun-kat1 m, yoksa Mu'allak m diyeceini ketirememekte ve yle demektedir :

"(Mslim, el-Leys b. Sacd yle rivayet etti, dedi szyle hadsi zikrettikten sonra devamla unlar sylemektedir: Hads, Sahh-i Mslim'de btn rivayetlerde, Mslim ile Leys arasnda munkat olarak rivayet edilmektedir ki, bu nev^e Mu'llak denir. [803]

Bu hadste de mhim olan nokta udur; Bunlar srf zayf olarak kabul etmek doru olmamakla beraber rvlerinin hline bakarak sahih, hasen ve zayf sfatlarndan biri verilebilir. [804]

 

7-8- Ferd ve Garlbr

 

Ferd ile Garb hadsler arasnda lgat ve stlah bakmndan mterek bir rabta vardr ki, o da teferrd mefhmudur. Bu itibarla bz limler Ferd ile Garb'in mteradif olduunu sylemekte beis grmemiler, bzan " Bu hadste falan teferrd etmitir", bzan da Bu hads falan sebebiyle garb olmutur" deken ayn eyi kasdetmilerdir. [805]

Gerek udur ki, muhaddislerin ou, az veya ok stml edilmek itibariyle aralarnda fark gzetirler. Ferd tbirini ou zaman, herhangi bir ekilde takyd edilmeyen mutlak ferd hakknda; garb tbirini ise, ekseriya muayyen bir eyle kaytlanan nisb ferd hakknda kullanmaktadrlar. Bu iki tbiri ancak stlah mnda kullandklar zaman ayrdetmektedirler. Bu durumlarda esasen iki stlahn da mteradif mnda kullanlmas lzmdr. Mtak fiil olarak istml ederken de, teferrd ile garblik arasnda bir ayrm yapmazlar. [806]

Mutlak Ferd'in z ile kartrlmas doru deildir. Daha nce de grdmz zere, z'da, teferrd ve muhalefet artlarnn bulunmas gereklidir.[807] Ferd denince akla gelen Mutlak Ferd'dir. Bu sebeple onu "tarkleri ok olsa bile tek rvnin infird ettii hadstir1' diye tarif etmektedirler. [808] Rvlerinin durumuna gre de Ferd hadis, sahh, hasen yahut zayf adlarn alr. Sahih olan mutlak ferde misl olarak velmn bey ve hibe edilmesini nehy eden hadsi zikretmektedirler. Zr bu hadsi Abdullah b. mer'den rivayet eden Abdullah b. Dnr, onda teferrd etmektedir. [809]Abdullah b. Dinar'n sika, zabt ve salam olduu da bilinmektedir.

Nisb ferd olan (veya stlahta garb denilen) hadse gelince; onun da z ile karmas doru deildir. Nisb ferdde, teferrd ile birlikte muhalefet art aranmaz. O, bir rv ile mukayyed olan veya muayyen bir rvden, yahut bir ehir halkndan v.b. rivayet edilmek suretiyle kaytlanan teferrdn bir nev(i olur. Bu sebeple Garb'i yle trf etmilerdir: "Senedin herhangi bir yerinde, bir ahsn rivayetinde teferrd ettii hadstir"[810] Garb hadste teferrd, senedin banda deil, devamnda olur ve sdece bulunduu yerle kaytl olur. Mesel : Bir sahbden birka kii rivayet eder de, sonra o hadsi bu rvlerden sdece biri rivayet ede[811]. Ferd hadsteki teferrd, senedin aslnda, yni sahbnin bulunduu ksmda vuku bulur. Hads muhtelif-tarklerle rivayet edilse bile, yine o sahbye irca edilmi olur [812]Garb hads, herhangi bir ehir ahlsi ile takyd edilirse, onlarn teferrd sznden yalnz, ilerinden birinin mn-ferid olarak rivayet ettii anlalr. [813] Garb'in rvsi, her hl- krda, bir kiidir.

Garb'in birok nevileri vardr. Bunlar da Garb'teki teferrdn nisbet edildii muayyen durumlara gre tesbt edilir. Bu nevilerin en nemlilerini grupta toplamak mmkndr:

1 - Bir ahsn dier bir ahstan teferrd.[814] Mesel : Ab-durrahman b. Mehd'nin, Sevr'den, onun da Vsl'dan Abdullah b. Mes'd'un u hadsiyle teferrd etmesi gibi :

"Abdullah b. Mes'd diyor ki, y Raslailah, en byk gnh hangisidir? diye sordum. Seni yaratm olduu hlde, Allah Tal'ya irk komanda, dedi. Sonra hangisidir? diye sordum. Komunun kars ile zina etmendir, dedia. [815]Bu nevc ok olup muhaddislerce pek mruftur.

2 - Bir ehir halknn bir ahstan teferrd. [816]Bunun misli bnu Bureyde'nin u hadsidir:

"Eb Bureyde'den Raslullah (s.a.v.)'m u hadsini duyduktan sonra bir meselede hkm veremem. Rasullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Kadlar snftr. ki snf cehennemlik, bir snf da cennetlik olacaktr. Cehennemlik olanlardan biri, bile - bile haksz hkm veren hkim, teki de bilmeyerek haksz hkm veren hkimdir. Cennetlik olan ise, hakkyle hkm veren hkimdir". Hkim en-Neysbr diyor ki, bu hadste Horasanllar teferrd etmilerdir; zr son ksmlardaki rvler Mervlidir. [817]

3 - Bir ahsn dier bir ehir halkndan rivyetiyle meydana gelen teferrddr. Hlid b. Nizr el-Eyl'nin hadsi gibi ki onun: tarikiyle rivayet ettii hads udur: Allah Tal'nm en ok sevmedii kimse, srn diliyle yalanmas gibi, dilini dileri zerinde dolatran hatbtir'

Hkim diyor ki, bu, Msrllarn Mekkelilerden infird ettii hadslerdendir; zr Hld b. Nizr Msrl, Nfi* b. mer ise Mekkelidir.[818] Hkim, bu nc nev' hakknda unlar sylemektedir: "Mesel: Mednelilerin hadslerini, onlardan alan Mekkelilerj o hadslerden teferrd etmi olurlar. Ve yine mesel: Horasanllarn Haremeyn ahlsinden teferrd ettikleri hadsler olabilir. Bu nev', mevcudiyeti de, kavranmas da pek ender ve zor olan bir nev'dir!. [819]

Bu nev'nin her brinde - daha nce de sylediimiz gibi-bir kii teferrd etmektedir ve btn bu nev^lerde teferrd, senedin neresinde bulunursa, sdece o ksmla mukayyeddir. Teferrd senedin aslnda deil, devamnda bulunur. Garh hads'teki bu izaf takyide Nisb Ferd de denebilir. Nisb Ferd'e misl olarak zikrettiklerimizin ounu, Hkim, kitabnn MaVifetu'l-efrd adl 25. nev'inde zikretmektedir. [820] Hkim, mutlak ile mukayyed arasnda tevcih ve ta'lller yapmaktan baka Ferd ile Garb arasnda herhalde bir fark grmemektedir.[821]

 

9-11- Azz, "Mehur ve Mstefiz

 

Bu stlahn mterek noktalar, nisb ferd ile, manev tevatr arasnda yer alm olmalardr. Bunlarda -nisb ferd olduunu grdmz- bir nev' garblik de vardr; zr bir eyhden iki veya kiinin mtereken rivayet ettikleri garb hadse Azz denmektedir. ayet hadisi eyhten rivayet edenler bir cemat olursa, hads mehur adn alr. [822]eyhten rivayet eden bu cematin says, ba tarafta da, son tarafta da ayn olursa, hadse mstefz denir. [823]Hads, mteaddit rivayetlerinin bulunduu anlaldktan sonra halk arasnda yayld iin, onda bir nev' manev tevatr de bulunmaktadr. yleki: birden fazla rvsi bulunduu iin Azz olmakta; halk arasnda nakl edilii sebebiyle de mehur lduu kabul edilmektedir.

u da var ki, bu nev', mtevrden ok, garb ile alkaldr; zr bahisleri isndla alkaldr. Mtevtirin ise isndla bir ilgisi yoktur. [824] Bunlarda rv saysnn farkl llerde deimesi, onlar hadlk durumundan karmad gibi, mtevtirde bulunmas art olan cemat seviyesine de ulatrmaz. Bunlar teferrdden bir kademe daha yksclseler bile, eninde - sonunda garb hads'in isimleri ve lkablar olmaktan baka hirey deildir. Sahh, hasen ve zayf ksmlarna ayrlmalar itibariyle de Garb'i andrrlar.

Bu ncr'yc acele bir gz atan kimse, bunlarn mkemmel birer sahh hads olmas lzm geldiini zanneder ve bir baka tarikten gelmesi sebebiyle ykselip kuvvet bulmu veya bir cemat tarafndan rivayet edilmek suretiyle mehur olmu bir hadsin, rivayetinde bir ahsn teferrd ettii garb hads mertebesinde bulunacana htiml vermez. Kemiyete ve oklua, her yerde ve her zaman nem verildiine halkn almas sebebiyle, bu netce ilk bakta mantk ve doru grlebilir. Fakat hassas ilm aratrmalar gstermitir ki, muhaddislerin, rivayetleri sahh ve zayf olarak deerlendiren ileri kemiyetle alkal olmadndan, rakamlara ve adetlere ehemmiyet vermezler. Fertler ve cemaatlar arasnda bir mukayese yapmazlar. Onlarn lleri kymet ls, olduu iin, senedlerde ad geen rvlerin vasflarn tibar ederek bunlarn azlk veya okluklarna bakarlar. Buradan da anlam oluyoruz ki, hads mnekkidleri, mtevtir hadste bile onu rivayet eden cematin saysn tyine ehemmiyet vermeyip, bu cematin rf ve det bakmndan yalan zere birlemelerinin imknsz olmas lzm geldiini art koarlar.[825]

Aratrc, br hadsin sahh olmas hususunda bz mnekkid-lerin rv saysn gzden uzak tutmadklarn zannetmekle zaman zaman aldanr. Hkim Eb Abdillh'in, sahh hadsin iki rvsi bulunmasn art koarken, bu adet lsn dikkate ald sanlmaktadr. Onun bu tutumunu sahh hads bahsinde zh etmitik. [826]Bu meseledeki grn daha net bir ekilde aklamamz, Hkim'in bizim zerimizdeki haklarndan biridir;

Hkim, Sahh'in azz olmasn art koarken, Azz'in sahh olduuna hkm etmez. Ona gre Sahh'in azz olmas gerekir; ferd ve garb olmas caiz deildir. Azz ise her zaman sahh olmaz. Hatta Mehur ve Mstefz hads bile rvilerinin mtteaddit ve bir cemat hlinde bulunmasnn art olmasna ramen - her zaman sahh deildir: nk hasen ve zayf olduklar gibi, bzan bti ve mevzr da olabilirler. Hkim'in bu bbtaki sz, te'vle lzum kalmayacak kadar aktr. O diyor ki:

"Mehur hads, sahh hadsten bakadr. Nice mehur hadsler vardr ki, sahihler arasnda tahrc edilmemitir.[827] Hkim buna misl olarak aralarnda hasen ve zayflarn da bulunduu birtakm hadsleri zikretmekte ve demektedir ki:

"Btn bu hadsler isndlaryle, tarkleriyle ve hadscilerin cem ettii bblanyle mehurdur. Tarkleri bir veya iki cz'de cem edilen bu hadslerin bir harfleri bile sahh olarak tahrc edilmemitir.

Hkim'in istihd ettii bu hadsleri gren Suyt, bunlar inceden inceye tetkk ederek ve aralarnda mkemmel bir ekilde temyizler yaparak her birine uygun stlh isimler vermi; ayrca mm Zer-ke'nin et-Tezkira fi'1-ehdsi'l-mtehira adl kitabna alamadklarn da toplayarak birok ilveler yapm ve alfabetik bir tarzda tertb etmitir. [828] Suyt'nin Mehur hads'in sahh, hasen, zayf ve btl olmak zere btn durumlarna misl olarak zikrettii bu ev-hidden bir ksm Tedrbu'r-rv'de mevcuttur.

Sahh olan Mehr'un misli u hadstir:

Allah Tal ilmi, insanlarn arasndan ekip almak suretiyle deil, limleri vefat ettirmek suretiyle ortadan kaldrr. Nihayet ortada lim kalmaynca, halk birtakm chil insanlar kendilerine lider seer; bunlara bireyler sorulur; onlar da rastgele, bilmeden cevap verirler. Bylece hem kendileri doru yoldan saparlar; hem de bakalarn saptrrlar. [829]

Hasen olan Mehr'un misli de u hadstir ilim renmek her mslmana farzdr.[830]

Mzz1, bu hadsi hasen derecesine ykseltecek tarkleri bulunduunu sylemektedir. [831]

Zayf olan Mehr'un misli: Kalbler, kendilerine iyilik yapanlar sevmeye mail olarak yaratlmtr. [832]

Btl olan Mehr'un misli ise hadsiz hesapszdr. Bir ksm merfiy, bir ksm mevkuf, bir ksm da maktu olarak nakledilmektedir. ou da avam arasnda pek yaygndr. Misl olarak unlar zikredebiliriz: Kendini bilen kimse, Rabb'ini de bilir Oru tutacanz gn, kurban kestiiniz gndr bilinmeyen bir hazne idim her derde devadr. [833]

Hadsin mehur olmas nisb bir itir. [834]Bzan sdece hadseiler arasnda mehur olur; bzan tia hem hadstiler, hem dier islm limleri ve hem de avara arasnda mehur olabilir, ite bu sebeple deniyor ki:

Ailah Tal'nn enok buz ettii heli, talktr" hadsi, fakhler arasnda mehurdur.

mmetim, hat, unutkanlk ve zorlanmak suretiyle yaptklar hareketlerden mesl tutulmamtr", hadisi usicer arasnda mehurdur.

Suhayb ne gzel bir kuldur. AllahMan korkmasa bile, ona s olmazd" hadsi, nahivciler arasnda mehurdur.

Halka iyi muamele etmek sadakadr" hadsi, avam arasnda mehurdur.

Mslman, elinden ve dilinden dier mslmanlarm zarar grmedii kimsedir" hadsi, hem hadscier, hem btn slm limleri, hem de halk tabakas arasnda mehurdur.[835]

uras var k, hads mnekkidlerince mruf olan stlh mndaki mehur sz ile, limler ve avam dilinde yaygn olan mehur hads deil, veya daha ok kiinin rivayet ettii hads kastedilmektedir[836] Bunun misllerinin pek ok olmasna ramen, onlar cem' etmek ve tanmak iin hadseiler ile mctehidlerden bakas pek gayret etmez. [837]Bunun en ak misli Enes'in rivayet ettii u hadstir:

Raslullah (s.a.v.) bir ay mddetle rkMan sonra kunt yaparak Ril ve Zekvn kabilelerine beddua etmitir." Bu hadsi Buhr ve Mslim, senediyle tahrc etmilerdir. [838]Bu hadse mehur denmesinin sebeplerini aklayarak Hkim der ki:

"Bu hads sahih hadsler arasnda rivayet edilmitir. Onu Enes (r.a.)'den Eb Mecliz'den baka, Eb MechVden Teymfden baka, Teym'den de Ensr'den baka rvier rivayet etmektedir. Bunu ha-dsci olmayanlar bilemez. Bakalar onun zerine dnd zaman der ki: "Sleyman et-Teym, Enes'in arkadadr. Teym hadsi,

Enes'den rivayet eden ad zikredilmeyen bir ahstan aldna gre, bu hads garb olmaktadr!". Byle syleyen bilmez ki, hads, Zhr ve Katde tarafndan da bilinmektedir. Hadsin Katde'den gelen pekok tarkleri vardr. Ve yine bilmez ki, btn uzunluuyla hads Urenler hakknda olup tarikleri cem ve mzkere edilmektedi.[839]

Mehur iin verilen misllerin ou Mstefz iin de verilebilir. Fukah imamlarndan bir ksmnn grlerine nazaran bu iki stlah mteradiftir. Fakat dorusu, aralarnda bir farkn mevcut olduudur. yle ki, Mstefz'in ba ve sonundaki rv says bir olup, Mehur ise bundan daha ummdir. [840] Bu iki stlah bir baka bakmdan da farkl mtala edenler vardr. Bunlar, Mehr'u rivayet eden veya den fazla kiiyi dnerek, Mehr'un tarklerini ikiden fazla olmakla snrlandrrlar. Bu arada Mstefz'in tarklerinin ise den fazla olmas lzm geldii, ten az olmasnn imkn bulunmadn da sylerler. [841]Suyun kabn etrafndan tamas gz nnde bulundurularak eklindeki yaygn istimale binen Mstefz adn almtr. [842]

Muhaddisler, ne Mehur, ne de Mstefz hakknda her hangi bir phe izhr etmilerdir. Bunlarn pek ok mislleri vardr. Muhad-dislerin phesi Azz hads hakkndadr, tbnu Hibbn el-Bst. [843] Azz hadsi, senedinin sonuna kadar hep iki kiinin, dier iki kiiden rivayet ettii hads, olarak kabul ettii iin, onun hi mevcut olmadm zannetmitir. [844]Ibnu Hibbn, hadse azz denmesini, az ve ndir bulunuuyla deil de, her halde hi mevcut olmayyle zh etmektedir. eyhu'l-slm Ibnu Hacer, onun bu grn u szleriyle reddetmektedir:

"Ibnu Hibbn, iki kiinin, yalnz iki kiiden rivayetini kastediyorsa, o taktirde azz hads hi bulunmaz ve ona hak verilebilir. Ama bizim bahsettiimiz azz hads vardr; art da: kiden az olmayan rvlerin, yine en az iki rvden rivayet etmesidir. Bunun misli, Buhr ve Mslim'in Enes hadsinden mtereken rivayet ettii, Bu-hr'nin de ayrca Eb Hureyre hadsinden rivayet ettii u hadstir.

Raslullah (s.a.v.) buyurmutur ki Herhangi biriniz beni babasndan ve annesinden daha ok sevmedike hakkyle mn etmi olmaz ...". Bu hadsi Enes'ten Katde ve Abdulzz b. Suheyb rivayet etmitir. Katde'den de u'be ve Sa'd, Abdulazz'den de Isml b. 'Uleyye ve Abdulvris rivayet etmi; bunlarn her brinden de birer cemat rivayet etmitir.[845]

Istlahta ndir grlen br durum da, hadste hem azizlik ve hem de mehurluk vasflarnn mtereken bulunmasdr ki, bu takdirde hadise Mehur azz denir. Bunun iin de, hadsin iki kiinin rivayeti ile bz tabakalarnda azz olduu, daha evvel veya daha sonraki tabakalarda ise ok rvden rivayet edilmek suretiyle mehur olduu ortaya kmaldr. Hafz 'Al'[846] buna misl olarak:

Biz kyamette en ne geecek olan sonra gelenleriz' hadsini zikretmekte ve yle demetedir: Bu hads, Hz. Peygamber (s.a.v.)'den azz olarak gelmektedir; zr Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'den Huzeyfe b. Yemn ve Eb Hureyre rivayet etmekte, Eb Hureyre'den de u yedi zt rivayet etmektedir: Eb Seleme b. Abdirrahmn, Eb Hzim, Tavus, el-A'rec, Hemmm, Eb Salih, mm Brsn'n mevls Abdurrahman. [847]

 

12-13- l ve Nazil

 

Mttek hadseiler, "isndda yaknlk, Allah'a yaknlktr"

inancyle isnad l olup Raslullah (s.a.v.)'a yakn olan rvlerden hads almay tercih ediyorlard. [848] Her zaman Rasl-i Ekrem (s.a.v.)e yakn olan isndlar elde edemiyorlar ve bu sebeple de sahabe, tbi'n ve byk limlere yakn olan isndlara timat ediyorlard. Bu suretle 'l isnadn mutlak ve nisb olmak zere iki nev'i meydana geldi.

Mutlak cl isnd, senedinde birok rvnin yer ald baka bir senede nazaran, adetlerinin azl sebebiyle Tvleri Raslullah (s.a.v.)'a yaklaan isnddr.[849]

Ulvvn her trls, sahh ve gzel bir isndla gelmek ar tiyle, isndlarin en deerlisidir. Zayf bir isndla geldii takdirde.ise, nemi yoktur. Hele iinde sahabeden hads iittiini iddia eden sonraki yalanclardan bnu Hdbe, Dnr, Hre, Nu'aym b. Salim ve Ebu'd-Dny el-Eec gibileri bulunduu takdirde, o isnadn hibir deeri yoktur. Hafz Zeheb bu sebeple:

"Muhaddisin u saydmz adamlara yaknlk sebebiyle vndn grrsen, o kimsenin avamdan biri olduunda phe etme[850] demitir.

Nisb l isnd ise, senedindeki rvler, salam bir ekilde Ame, tbnu Greye, Mlik, ube v.b. hads immlanndan birine veya Ktb-i Sitte, Muvatta v.b. mehur ve mutemet kitaplarn melliflerinden birine yakn olan isnddr. [851] Nisb deniinin sebebi de ondaki ulvvn hakik deil de izaf oluudur.

Nisb 'l isnd'n birok eitleri vardr. En mehuru da Buh-r'nin rivayet ettii hadsin bir benzerini getirmekdir. Bu da bir hadsi Buhr'nin eyhine veya eyhinin eyhine kadar isndla gtrmek suretiyle yaplr. Bylece hadsin senedindeki rvler, Buhr'nin tarkinden rivayet edildii takdirde mevcut olacak rv saysndan daha az olur. [852]

bnu Hacer, nisb 'l isnd' Muvafakat, Bedel, Ms-vt ve Musfaha olmak zere drt neviye ayrr.

Muvafakat: Musannflardan birinin eyhine, baka bir tarkle olan vusuldr. Mesel: Buhr'nin Kuteybe'den, onun da Mlik'den rivayet ettii hadsi, Kuteybe'den baka bir isndla ve Buhr tarikiyle Kuteybe'den rivayet edildii takdirde mevcut olacak rv adedinden daha az bir adetle rivayet etmek gibi. [853]

Bedel: Bir musannifin eyhinin eyhine, yine baka bir tarkle olan vusuldr. Bunun misli de daha nce zikredilen isndm aynen ve baka bir tarkle Mlik'den rivayet eden Ka'neb'ye ulamas gibi ki; burada Ka'nebi Kuteybe'nin yerini almaktadr.[854]

Msavat: Sona kadar isnddaki rv adedinin musannflardan birinin imdyle msv olmasdr. Bunun misli: -bnu Hacer'in dedii gibi- udur: Diyelim ki Nese''nin rivayet ettii bir hadste kendiyle Raslullah (s.a.v.) arasnda onbir kii bulunsun. Bu hadsi Raslullah (s.a.v.)'a kadar varan baka bir isndla aynen elde edelim. Bu .hadste de bizimle Raslullah (s.a.v.) arasnda onbir rv bulunsun, bu takdirde biz o huss isnad bir an dnmediimiz takdirde adet itibariyle Nese' ile msv olmaktayz. [855]

bnu's-Salh der ki:

"Asrmzda msavat, isnddaki adedin az olmas demektir. Ne Mslim'in ve emsalinin eyhine, ne de eyhlerinin eyhine ulamak deil, aksine sahb veya ona yakn olan birine ulamak matlbdur. Bzan seninle mesel; sahb arasndaki rv says, Mslim ile o sahb arasndaki rv says kadar olabilir. Bu takdirde s'en isnd yaknl ve rical adedi itibariyle Mslim ile msv olursun. [856]

Musfaha: O musannifin tilmizi ile msv olmak demektir. Musfaha denmesinin sebebi de karlaan iki insann musfaha etmelerinin det olmasdr. [857] Msavat senin eyhinle olursa, sen musannrfla musfaha ederek hadsi ondan aldn demektir. Msavat seninle deil de eyhinin eyhiyle olmusa, musfaha eyhinle cereyan etmi olur. Msavat eyhinin eyhinin eyhiyle olmusa, musfaha da eyhinin eyhiyle yaplm demektir. [858]

Msavat ve Musfaha'nn her birinde uvvn nisb oluunu zha lzum yoktur. Bu iki nev% kitabn mellifin sndmdak nzule nisbetle 'ldir, ite bu sebeple, zamanmzda, yni H. XIV. asrda ve buna yakn gemi asrlarda bu iki nev'ielde etmek imknszdr; zr isnd bize nisbetle ok uzaklamtr. bnu's-Salh, msavat ve musfaha'dan hakiki ulvlk vasfn kaldrarak, ikisini ayn hkme tbi tutmu, ikisine ayn lyle bakm ve kesin olarak demitir ki:

"Ulvvn bu trls nzule baldr; nk o immn isnad nazil olmasayd, senin isnadn da 'l olmazd.[859]

Nisb ulvvun eitlerinden biri de adet bir olduu halde rvnin, rivayeti telkki ettii zttan nce veftyle olan ulv-dr. Ahmed b. Hanbel'in Msned'ini tarikiyle dinleyenin isnad, tarkiyle dinleyenin isnadna nisbetle'ldir. Sebebi de ilk ztn, son zttan nce vefat etmeleridir. [860] Bylece, nce vefat edenler Ahmed b. Hanbel'e ve Msned'ine daha yakn olmaktadr.

Nisb ulvvn eitlerinden biri de Sem'n tekaddmdr. [861] eyhten, nce hads alanlarn isnad, daha sonra alanlarn-kinden 'ldir. Mesel: Bir eyhten iki kii hads dinlemi olsun. Bunlardan biri o hadsi eyhten altm sene nce, dieri de krk sene nce almsa, birinci ztn isnad, ikincisinin isnadndan 'ldir. [862]

Mteahhirn muhaddisleri, mutlak ve nisb 'l isnada kar byk bir ehemmiyet vermilerdir. Bu i muhaddislerin ou arasnda o derece yaygm bir hle gelmitir ki, daha mhim, meseleleri brakarak isnd meselesiyle megul olmaya balamlardr. Talebu'l-hads iin yaplan seyahatler ve Rvnin artlar fasllarnda da zh ettiimiz zere, garb ve mnker hadsleri arayp bulmay nasl bir iftihar vesilesi yapmlarsa, 'l isnd bulmakla da ayn ekilde iftihar etmeye balamlardr. l isnd shhate daha yakn olduu ve onda hata ihtimli daha az bulunduu iin rabette idi; zr sened zincirini tekil eden her rv hata edebilir. Hele vstalar oalp sened uzadka hata ihtimli de artar. Vstalar azalp sened ksaldka da, hata ihtimli azalr. [863]

te bu sebeple muhaddisler arasnda l isnadn nazil isnddan stn olduu kanati yaylmtr. [864]Suyt Elfiyye'sinde der ki:

l isnad aramak snnettir. Nazili 'lye tercih eden kimse ise, meseleyi kavramam demektir.[865]

Nazil snd'm, 'l snd'm mukabili olduunu sylemeye hacet yoktur. Nazil isnadn ksmlar ise, 'l isnadn zh edilen ksmlarna bakarak anlalr. [866]

l'nin Nzil'den stn olduunu mutlak olarak syleyip ge-gememelidir. Bir husus ile deer kazanan nice nazil isndlar vardr ki, 'l isnddan stndr. Nitekim nazil isnadn ricali daha sika, veya daha hafz yahut daha fakh olursa, veyahut tahamml tarz sem'a daha yakn bulunursa, 'l isnddan stn olur. [867]

Vek[868] arkadalarna yle sordu:

"Sizce isnad m, yoksa isnad m

daha makbuldr? Birincisi daha makbuldr, cevbn verdiler. O zaman Vek' dedi ki: senedinde bir eyh, dier bir eyhten rivayet etmekte, p senedinde ise, bir fakh dier bir fakhten

rivayet etmektedir. Fukahnn rivayet ettii hads, bizce eyhlerin rivayet etmekte olduu hadsten daha makbuldr. [869]Hafz Silef, [870]bundan u netceyi karmaktadr:

"Rivayetle makbul olan husus, hadsi limlerden almaktr. Muhakkak rvlerce, limlerin nazil isnad, chillerin al isnadndan evldr. Bu takdirde nazil olan bir isnd, mtehasss limler katnda 'l olmu olur!.[871]

 

14.15- Mtbi ve hid

 

Bz muhaddisler, Mtbi'e hid, hid'e de Mtbi demekte bir beis grmemektedirler. [872]Her ikisinde de ni.sb ferd'in (Garb'in) bir neV azzletirihnesi mevcuttur. Bu da iki stlahn mteradif olmas mnsna gelmez. Aralarnda limlerin tahdidinde ittifak edemedii bir fark mevcuttur.

Biz - bu bbta sylenmi szlerden ve misllerden de anlamaktayz ki, hid, Mtbi'den daha ummdir. hid bzan mny, bzan hem sz hem de mny takviye etmektedir. Halbuki mutabakat lfzla ilgili olup mn ile bir alkas yoktur. [873] imdi bu asl farkn altnda - Mtbi', rvsine, hadsi tahrc edilmeye elverili olan baka bir rvnin muvafakat ettii ve bu ikinci rvnin o hadsi eyhinden veya daha stteki birinden yaklak szlerle rivayet ettii hadstir, diye tantabiliriz. [874] hid'i de u szlerle tarif edebiliriz:

Hadsin rvsine, bir baka rvnin, ayn hadsi dier bir sahbden lfzan ve manen benzeyen veya sdece mn itibariyle benzeyen - bir metinle rivayet ederek muvafakat ettii hadstir. [875]

Mtbi', tam ve kasr olmak zere iki ksmdr, hd de fz ve manev olmak zere iki ksmdr.

Tam mtbic: Ayn rv iin gelen mutabakattr. Misli de fi''nin el-mm'de dstir:

Senediyle rivayet ettii bu hayirmi dokuz gndr. Hli grmedike oru tutmaym Hilli grmedike de bayram etmeyiniz. Eer ufkun bulutlu olmas sebebiyle ay gremiyorsanz, sayy otuza tamamlaynz". Bzlar bu hadsi bu lfzla Mlik'ten sdece imm afii'nin rivayet ettiini zannederek hadsi fiTni garblerinden biri olarak kabul etmilerdir. Bunun sebebi de, Mlik'in ashabnn ayn hadsi bu isndla

Hava bulutlu olursa, hesaplayarak ve takdir ediniz" lfzyle rivayet etmeleridir. Fakat limler, fi''nin hadisinin mtbi'ini bulmulardr ki, o da Abdullah b. Mesleme el-Ka'neb'dr. Ayrca bu hadsi Buhr, Mlik'ten rivayet etmi olan afii'den tahrc etmitir.[876]

Kasr Mtbi: Mtba'atn, rvnin eyhinden daha yukarda olmasdr. Misli de bnu Huzeyme'nin Sahihinde vri-i olan yukarda zikrettiimiz, lfzyle rivayet edilen hadstir. Ayn hads, Sahh-i Mslim'de isndyle ye lfzyle rivayet edilmitir. [877]

Lfz hid: Hads metninin lfzen azzlemesidir. Bunun misli de daha evvel zikrettiimiz Nese''nin tarikiyle rivayet ettii hadse muvafk olmasdr. [878]

Manev hid: Hadsin lfzen deil manen azzlemesidir. Bunun misli de Buhr'nin Muhammed b. Ziyd'dan, onun da Eb Hureyre'den rivayet ettii mezkr Eer ay, bulut sebebiyle grnmyorsa, a'bn'm saysn otuza tamamlaynz" lfzyle rivayet ettii hadstir. [879] Bylece gryoruz ki r'yet-i hill hadsi, hem tam mtbi'e, hem kasr mtbi'e, "hem lfz ahide, hem de manev ahide misl tekil etmektedir. [880]

Mustalahu'l-hads kitaplarnda mtbi ve hid'in yamsra itibrn da zikredilmesi det olmutur. Hads ilmiyle alkas olmayan bir okuyucu, bunlarn nev'i olduunu zannedebilir. Halbuki itibr, mtbi( ve hid'i tanmak iin bir vesile olmaktan teye gemez. Suyt Elfiyye'sinde der ki:

'tibr, rivayet edilen hadsi, baka bir rvnin rivayet edip etmediini aratrmak demektir.[881]

Tbnu Hacer de yle demektedir:

"Ferd olduu zannedilen bir hadsin mtbi i olup olmadn anlamak iin tarklerini cmi'lerden, msnederden ve cz'lerden aramaya iHibr denir. bnu's-Salh'n Ma'rifetu'l-i'tibr ve'1-mt-ba't ve'-evhid bal ile bu ksm incelemesi, i'tibrn, bu iki stlahn bir blm olduu zannn uy andrmakta dn ki, durum hi de byle deildir. Aksine i'tibr, mtbi' ve evhidi elde etme durumundan ibarettir. [882]

Hads mnekkidleri, asl hadslerde gsterdikleri titizlii, evhid ve mtbi'de gstermezler ve asl hadslerde msamaha etmedikleri bit miktar zafa, bunlarda msamaha gstererek aldr etmezler. Bu gibi eyler Hazan Sahhayn'de de vuku bulmutur, ite bu sebeple Drekutn ve emsali mnekkidler, bz zayflar hakknda:

Bu hads i'tibra elverilidir', ve Bununla i'tibr etmek doru deildir", demektedirler. [883] Zayf bir hads damgasn aldktan sonra i'tibr iin kullanlmaz. Bunun misli:

"Bu hads garbtir. Onu yalnz bu tarkten bu isnd ile bilmekteyiz". Suyt, Tirmiz'nh bu szn yle aklamaktadr:

Yni hads bir vecihten sabittir. Yoksa onu cl-Hase b. Dnr, Ibnu Srn'den rivayet etmektedir. el-Hasen ise metruktr, mt-ba'at'ta bir ie yaramaz.[884]

hid ve intbi'lere elverili tarkleri aratrmak isteyen kimsenin camilere, msncdlee ve czlere ba vurmas gerekir. Bunlarn mhiyetini 99. sayfa ve devamnda aklamtk.[885]

 

16. Mdrec

 

Mdrec, metninde veya senedinde kendine ait olmayan bir fazlalk grmen hadstir. [886] Niin mdrec dendii de aktr. O Bir eyi tekinin iine sokup yerletirmek", sznden alnmtr. [887]

Sahh, hasen ve msnedlerin ou zaman hadslerin gerek metninde gerek senedinde - bulunan, nemsiz de olsa ziydeleri ve bu ziydeleri yapanlar gsterirle. Byle yapmalarnn sebebi de, mdrec sz ve o sz syleyeni gstermedikleri takdirde, bunlarn mdrec olduunu dnmeyerek, kendilerinden olduu gibi rivayet edecek insanlarn bulunabileceini ve bu suretle -istemeyerek - Raslullah (s.a.v.)'a veya onun hadslerini ed edecek kimseye kar yalan sylenmesine msade etmi olacak]am'dan korkmalardr. Kasden mdrec yapmann bir nev' kizb ve tedls olduundan ve bunu da ancak mn zayf ve akdesi bozuk kimselerin yapacandan phe yoktur. Sem'n der ki:

"Kasden mdrec yapan, dil olmaktan kar; kelimeleri yerle-, rinden kararak tahrif eden kimse de yalanclardandr. [888]

Metindeki idrc ou zaman hadsin sonunda olur. Hadise kendi szlerini katan bz rvler, bunu, hadisi zh ve tefsir etmek iin yaparlar.

drc, bzan da hadsin banda veya sonunda olur. Hadsin ba tarafnda olan idrc, ortasnda olan idrc'dan daha oktur.[889]

Hadsin ortasnda olan idrca misl: Nese''nin Fedle'den merf' olarak rivayet ettii u hadstir: mslman olan ve Allah yolunda cihd eden kimseye, Cennette bulunan bir kk garanti ediyorum. [890]Za'm, kefl demektir"

ksm hadsin aslnda, Raslulah (s.a.v.)'n sz olarak mevcut deildir' mdrec'tir. Bu sz, hadsin rvleinden biri olan Ibnu Vehb, vazh olmadn zannettii szn tefsir etmek maksadiyle ilve etmitir.

Hadsi ba tarafndaki idrca misl: Hatbu'l-Badd'nin, tarikiyle rivayet ettii:

Abdesti eksiksiz alnz. Cehennemde yanacak kelere yazk" hadsidir. Hadsin ba tarafndaki: sz Raslulah (s.a.v.)'a it deildir. O sdece: buyurmutur. Fakat bu sz hadsin ba

tarafna Eb Hureyre getirmi; Eb Katan ve ebbe de hadsi u-be'den rivayet ederken, bu ilveyi Eb Hureyre nin deil de Raslul-lah (s.a.v.)'m sz zannetmilerdir. [891]

Hadsin sonundaki idrca misl: Sahh-i Buhr'deki Ebi Hureyre'nin u merf1 hadsidir:

Klenin iki kat mkfat vardr. Nefsim kudret

elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda cihd ile hac ve anamn gnln ho etmek kaygsu olmasayd, kle olarak lmeyi tercih ederdim[892] Bu hadsteki Raslulah (s.a.v.)'a it olan sz sdece: ksmndan ibarettir, Ne var ki, Eb Hureyre, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in syledii iki ecri, klelii temenni eden ksmlarla izah etmek istemitir. Getirdii prensiplerle kleleri hrriyete kavuturmava tevik eden bir Peygamberin kalbine byle bir temenninin gelmesi muhaldir. Kald ki, Raslulah (s.a.v.)'m annesi, o daha kk iken vefat etmitir. Binenaleyh bu son ksmn Rasl-i Ekrem'e ait olmasna katiyen imkn yoktur. [893]

snddaki idrc, netce itibariyle metne rciMir[894] ve balca iki ksmdr. [895]

Birincisi: Bir rvnin, muhtelif isndlar bulunan bir hadsi, bu senedlerin aslnda muhtelif olduunu sylemeden tek isndla-rivayet rimesidir. [896] Bunun misli: Tirmiz'nin ki, Ibnu Mes'd bu hadste; tarikiyle rivayet ettii hadstir

Ya Rasallah, en byk gnh hangisidir?..." diye sorduunu sylemektedir. Vsl ise, rivayetinde cAmr b. urahbl'i zikre tmey ip Eb Vil'den, o da dorudan d&ruya bnu Mes'd'dan rivayet etmektedir. Mansr ve A'me'in rivayetlerine gre 'Amr b. urahbl'in senedde zikredilmesi idrcdr. Byle olduu da Yahya b. Kattn'n Sevr'den bu hadsi Vsl'a varan iki isndla yapt rivayetlerde mezkr idrcn bulunmasndan anlalmaktadr. Bu rivayetlerden biri Mansr'dan, ikincisi de A'me'dendir. Kattn'n rivayetini de Buhr tahrc etmitir.[897] snd mteaddittir. Rv sen iki isndda hadsin Mansr ve A'me'den geldiini aka grdmz bu mteadditik durumuna iaret etmeyerek Vsl'n (Amr b. urahbil'dcn rivayet ettiim zannetmitir. [898]

 

kincisi: Bir rvde bir hads, senediyle birlikte bulunmaktadr. O rvnin yannda baka bir isndla dier bir hads de mevcuttur. Bir ahs bu ztn yanma gelerek hadslerden birini o ztn sndyle alr ve bir aklamada bulunmakszn teki hadsi buna katar. Bunun misli:merf( olarak rivayet edilen Birbirinize gazablanmaym, birbirinize haset etmeyin, birbirinizden yz evirmeyin, birbirinizte rakbete kalkmayn . ." hadsidir. Ibnu Eb Meryem bu hadse, aslnda bulunmayan bir sz katmtr. Halbuki bu sz ayrca bir isnad dan ve: olarak gelen baka, bir hadse aittir. Bu ilve edilen sz de Sahlayn'de ve Muvat-ta'da olduu zere, baka bir senedle rivayet edildii bilinen V/! szdr. [899]

Mdrec'in birok sebepleri vardr. Biri de hads-i nebevideki bz garb lfzlarn tefsir edilmesidir. Dieri, rvnn, Raslullah (s.a.v.)'n szn sylemeye bi hazrlk olmak zere zikrettii er' hkmdr ki, metnin bandaki idrclarda olur. Bir bakas, hadsten bir hkm istinbt etmektir ki, bu da metnin ortasndaki veya sonundaki idrclarda bulunur. [900] Btn bunlar rv kasden bile yapm olsa, onun bu hareketini normal karlayabiliriz. Bu sebepledir ki, Zhr ve baka imamlar, garibi tefsir v.b. zikrettiimiz maksatlardan biri iin mdrec yapmakta bir beis grmemilerdir. [901] Bu saydmz sebepkr dnda kasden yaplan idrc ise, hads ve fkh imamlarnn icm'yle haramdr. Buraya, "sahh-hasen-zayf. arasnda mterek olan stlahlar" ksmna aldmz Mdrec'in herhangi bir tedls eidi ile alkal olmad aktr. Yine Mdrec hads, mdrec olduu bilinen ksmnn dnda, sahh ve hasen olmaz. uras anlalm oldu ki, mdrec srf, erh ve tefsr etmek iin zikredilir. Hadsin aslnda sdece Raslullah (s.a.v.)'n merf akvli veya sahabe ve tbi'nin mevkuf ve maktu szleri bulunmakta lp, mdrec ksm mevcut deildir.[902]

 

Mdrec Olan Ksm Birka ekilde Bilinir:[903]

 

1. O ksmn Peygamber (s.a.v.)'e izafe edilmesi muhal

olur. Bunun misli: Tee'm irktir..." hadsidir. Bunun son ksm mdrec olup bnu Mes'd'a aittir; nk Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e herhangi bir ekilde irk izafe edilemez. Biraz nce grdmz, Eb Hureyre'nin hadse klelik temennisini ilvesi de buria misldir.

2. Sahbnin mdrec cmleyi Peygamber (s.a.v.)'den duymadn aka sylemesidir. Misli, Ibnu Mes'd'un:

"Raslullah (s.a.v.)'Allah'a irk koan Cehenneme girer" dediini iittim; bende ona ilveten diyorum ki: Kim de Allah'a irk isnd etmeden lrse, Cennete girer" hadsidir. Hads Sahh-i Mslim'de: Raslullah (s.a.v.) bir sz syledi; ben de ilveten birey syledim", lfzyledir. Rivayetlerin muhtelif olmas sebebiyle mdrec olan ksmn, Allah'a irk komayann Cennete girecei ksm m, yoksa Allah'a irk koann Cehenneme girecei ksm m olduunu kat olarak bilemiyoruz.

3. Bz rvler mdrec olan sz merf metinden ayrarak kimin sylediini^elirtir ve ilve edilen ksmla, edilmeyeni gsterir. Bunun misli de bnu Mes(d'un teehhd hadsini rivayet ettikten sonra:

yapnca namazn tamam olmutur. Eer kalkmak stiyorsan kalkar, oturmak istiyorsan oturursun" demesdir. Bunu Eb Dvd kitabna almtr. Bu sz mdrectir. Mdrec olduunu da ebbe b. Sivr'n bnu Mes'd'dan:

Abdullah dedi ki: Bunu yapnca..." diyerek rivayet etmesinden kesin surette anlamak tayz. Bu hadsi Drekutn rivayet etmi ve ebbe sika'dir, demitir.[904]

 

17. Mselsel Hads

 

Mselselj msned ve muttasl olup, iinde tedls bulunmayan ve rivayet ekli hakknda Raslullah (s.a.v.)'a varncaya kadar her rvnin bir nceki rvden naklettii birbirinin ayn szlerin ve hareketlerin senedinde tekrar edildii hadstir. [905]Hadsin tedls ve nktacdan salim oluu, bu ilme yeni balayanlara, o hadsin sahh olduuna dir fevr bir hkm verdire-bilir. Ve rv bu hkmnde pek acele davranm olur. nk o bu szlerin ve birbirinin ayn olan hareketlerin mteselsil oluunda rivayetin aynen eda edilip edilmediine dir mevcut olan pheden habersizdir, bnu Kesr:

"Mselsel hads'in faydas, tedls ve mkta'dan uzak oluudur. Bununla beraber mselsel tarkle gelen bir hads, nadiren sahh olur", demektedir.[906] Mselsel bir hadsin metni, tedlsten salim olduu iin bzan sahh olur. Fakat haberlerin nakl ediliinde bu derece teselsln imknsz ve byle bir benzeyiin ndir olaca iin^aym rivayette bz akvl veya ef'lin her cihetten mkemmel bir surette mteselsil oluu yznden hadse zayflk arz olur. ite bu sebeple birok hadslerin sdece rivayetleri, anlattmz tarzdaki bir teselsl ile sahh olmamakla beraber, metinleri sahh olur.[907]

bnu Hacer'in: "Mselsellik isnadn sfatlarndandr, [908]deyii bu yzdendir. Merf'luk ve benzeri durumlar bunun hilfnadr; nk ref1 hli, metnin sfatlarndandr. Sahhk ise byle deildir; nk shhat, hem metnin, hem de isnadn sfatlarndandr.

Rivayeti srasnda sylenen szler birbirinin aym olan ve fakat byle bir ayniyetin vukuu garb grlen mselsel hads'in misli, Eb Bekir Muhammed b. Dvd b. Sleyman ez-Zhd'in tarikiyle rivayet ettii u hadstir: e-enbuz diyor

ki: Bana Eb Mansr: "Kalk, abdest suyumu dk de, sana Man-sr'un nasl abdest aldn syleyeyim" dedi. Ona da Mansr: "Kalk, bana abdest suyumu dk de sana brahim'in nasl auicot aldn gstereyim" dedi. Ona da brhm: "Kalk bana abdest suyumu dk de sana Alkame'nin nasl abdest aldn syleyeyim", dedi. Ona da Alka-me: "Kalk, bana abdest suyumu dk de sana bnu Mes'd'un nasl abdest aldn syleyeyim", dedi. Ona da bnu Mes'd: "Kalk, bana abdest suyumu dk de, sana Raslullah (s.a.v.)'n nasl abdest aldn syleyeyim", dedi. Ona da Raslullah (s.a.v.): "Kalk, bana abdest suyumu dk de sana Cebrail (a.s.)'in nasl abdest aldm syleyeyim dedi.[909]

Rivayetinde yaplan hareketler birbirinin ayn olan hadsin misli de Hkim'in rivayet ettii u hadstir; fakat bundaki ayniyet de en azndan mezkr hadsteki kadar garb grlmektedir. Hkim diyor ki. Mukr Ahmed b. el-Huseyin elimi kenetledi ve dedi ki: Eb Arar Ab-dulazz b. mer b. el-Hasen b. Bekr e-erd es-Sann elimi kenetledi ve dedi ki: Eiimi babam kenetledi ve dedi ki: Ibrhm b. Eb Yahya elimi kenetledi ve dedi ki: Safvn b. Selm elimi kenetledi ve dedi ki: Eyyb b. Hlid el-Ansr elimi kenetledi ve dedi ki: Abdullah b. Rfi elimi kenetledi ve dedi ki: Eb Hureyre eiimi kenetledi ve dedki: Ebu'l-Ksim (s.a.v.) elimi kenetledi ve buyurdu ki Allah Tal yeryzn cumartesi gn, dalan pazar gn, aalar pazartesi gn, mekruhu sal gn, nuru aramba gn, hayvanlar perembe gn ve demi de cum'a gn yaratt[910].

Hads rvleri, birbirin ayn olan bu sz ve hareketlerin, o rivayetler hakknda pheye dreceini ve bunun da rivayetleri cerh edeceini mutlaka hissetmilerdir. Hkim bu ksma misl olarak zikrettii evhidin akabinde der ki:

"te bunlar, tedls karmayan muttasl isndlardan meydana gelen mselsel'in nev'leridir. Rvler arasnda sem1 vuku bulduu da zahirdir. Ne var ki, bu isndlarda cerh ve ta*dl izi kuvvetle grlmektedir. Ben bu isndlarm bir ksmnn sahh olduunu syleyemem. Bunlar, evhidleriyle Allah Tal'nm msadesi nisbetinde istidlal edilsi; diye zikrettim. [911]

Hkim, - kendi ifadesince - zikrettii bu isndlarm bir ksmna sahih demediine gre, dier bir ksmna sahh veya hasen demi olmas gerekir. Os bu szyle zabt olduklar flen sabit olan rvlerin de, vcda getirdii bir teselsl nevrine iaret etmektedir ki, bu zabt rvler de aynen duyduklar ekilde yahut feibi mmasil ibarelerle, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e varncaya kadar hadsleri aldklar tarzda ed ederler. Ed,ekillerini gsteren lfzlardaki bu teselsln vukuu mmkndr. Veya en azndan rivayet lfzlarnn yahut rvlerin yapt hareketlerin ayn ekilde tetkrarlanmasndan daha ok imkn dahilindedir. H-kim'in u sz bunun mislidir:

Eb Hureyre diyordu ki: "Atete pien eyler yenildii zaman abdest alnr'1. Bunu Mervn'a anlattm veya ona biri anlatt. O da, o kimseyi veya beni mm Seleme'ye gnderdi. mm Seleme bana unlar syledi: Rashllab. (s.a,v.) bir kemikteki etleri yerdi veya bir uyluktan yerdi; sonra namaza gider ve yeniden abdest almadan namaz klard.[912]

Sahh Mselsel'den biri de hafzlarn mselselidir. Bu, her biri hfz mertebesine ulam ayn sfattaki rvlerin rivayet ettii hadstir. Mselsel'in bu trls kat' ilim ifde eder. [913]

Rivayet edilen mselsel hadslerin en sahihi, Sf sresinin kraati hakkndaki hadstir. [914] Bunu rivayet eden Abdullah b. Selm der ki: Raslullah (s.a.v.)'m ashabndan bir ka kii ile konutuk ve dedik ki, hangi amellerin Allah katnda en makbul olduunu bisek de onu yapsak. O zaman u yet nazil oldu:

Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah' tesbh etmekte. . .

O, Azz'dir, HakmMir. Ey mn edenler, niin yapmyacanz eyi sylersiniz?" Abdullah b. Selm dedi ki: Onu bize Raslullah (s.a.v.) bylece okudu. Eb Seleme dedi ki: Onu bize Abdullah b. Selm (r.a.) byle okudu. Yahya dedi ki: Onu bize Eb Seleme okudu. Evz( dedi ki: Onu bize Yahya okudu. Muhammed b. Kesir dedi ki: Onu bize Evz' okudu. Drim dedi ki: Onu bize Muhammed b. Kesr okudu.[915]

Mnekkidlerin gerek metin ve gerekse silsile itibariyle btl olduuna hkmettikleri mselsel hadslerden biri de kasem ile teselsl eden u hadstir:

Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki, Vallahi bana Cebrail (a.s.) syledi. Cebrail dedi ki, Vallahi hana Mikii (a.s.) syledi, ve bu silsile Allah Tal'ya varncaya kadar bu lfzlarla devam eder...". Sehv diyor ki: Bu hads hem metin; hem de teselsl bakmndan btldr. [916]

Hlsa, herhangi bir hadsin sahih veya zayf olduu kesin olarak sylenemez. Sened ve metnin hiz olduu vasf isabetli ve temkinli bir ekilde verebilmek ve hatya dmemek, byk lde senedle metni, her durumuyla aratrmaya baldr.[917]

 

18. Musahhaf Hads

 

Mtehasss hafzlar, metni ve isnad tashfe uram hadisleri tanmak iin byk gayretler sarfetmiler ve "bu nev'i tanmay ok mhim[918] bir vazife kabul ederek bu sahada yetienleri takdirle karlamlardr. Zr Musahhaf ' gsterirken, birok limlerin hata ettiklerini sylemek durumu bahis mevzuudur.

Eski hads mnekkidleri Musahhaf ile Muharref'i birbirinden ayrmamalardr. Her ikisinde de hat mevcuttur. Bu hat mfehe ve semc ile nakilden deil, sahfelerden doduu iin bu arl almtr. Bu iki lfz arasndaki mteradif lige bakarak mm el-'Asker[919] kitabna: et-Tashf ve't-tahrf ve erhu m yaka'u fh[920] adn vermitir. Bu ktb, limlerin, Kur'n ve snnette yatpklar tashfler aklamas bakmndan ok deerli bir eserdir. 'Asker u szleriyle okuyucusuna, tashf ile tahrifi bir tuttuunu sylemek stemitir:

"Kitabmda yazl bakmndan birbirine benzeyen, bu sebeple de tashf ve tahrif vki olan u lfzlar ve miikil isimleri erh ettim. [921] Baka bir yerde de yle demektedir:

"Tashfin sebebi udur: Bzlar limlerle grp onlara arzet-meden, ilmi sahfelerden almlar; bylece rivayetlerinde deiikliklei vuku bulmutur. [922]

Fakat daha sonraki hafzlar, Musahhaf ile muharref'i birbirinden ayrmak istemiler; bununla beraber yaptklar ayrm lfz ve ekil bakmndan olmutur. bnu Hacer, yazl ayn olmakla beraber, noktalarn deimesiyle meydana gelen harf veya harflerin deiikliine Musahhaf,- ekil le alkal olan deiiklie de Muharref adn; vermitir. [923]

Musahhaf'm misli, -bu stlaha gre - u hadstir:

Kim Ramazan' tutar ve ardur dan da evval aynda alt oru tutarsa.. .". Bu hadsteki lf zm, Eb Bekir es-Sl tashf ederek, yapmtr.

Muharref in misli de, Cbir'in u hadsidir; muharebesinde3 Ubey omuzundan vuruldu. Rasulullah (s.a.v,) da onu dalad". Bu hadsteki lfzn Gunder tashf ederek, izfet hline getirmitir. Halbuki" den maksat "Ubeyy b. Ka'b'dir. stelik Cbir'in babas da Ahzb'dn nce Uhud'da ehd dt iin, olmas mmkn deildir.[924]

Tashfin hadste olduu gibi Kur'n- Kerim'de de vuku bulduu hakknda pek ok haber vardr. Tashfi yapanlarn ou da hatalarn kendilerine haber verip ikaz edecek kurr ve hafzlardan stdlan bulunmayan ve halk arasnda lim geinen insanlardr. [925]Eb Bekir el-Mu(ayt diyor ki:.

"nnde oturan ocua iml ettiren bir muallime rastladm: diye yazdryordu. Ona: Ey falan, dedim, Allah Tal byle bir ey sylememitir. Senin yazdrdn: olacaktr. Adam hemen cevb yaptrd: "Sen Eb sim b. el-'Al el-Kis''nin kraati zere okuyorsun; ben ise Eb Hamza b. sim el-Meden'nn kratma gre okuyorum. Ben de ona: Kraat bilgine bayldm dorusu!!, diyerek yanndan kalkp gittim. [926]

Osman b. Eb eybe[927]'nn Kur'n- Kerm'de yapt sylenen tashfier kadar ok tashfi hibir muhaddis yapmamtr. Drakutn, et-Tashf adl kitabnda onun pek ok hatlarn ve tahriflerini zikretmektedir. [928] Bu hatlarndan biri tefsir hakknda arkadalarlyla konuurken: diye okumasdr. Bunun zerine ona dorusu: dir denilince, u cevb vermitir: Ben ve kardeim Eb Bekir, sm'm kraati zere okumayz[929] Osman arkadalarna yine tefsir babnda: yetinin evvelindeki harfini, sre balarnn okunduu ekilde ve sanki Bakara sresinin bandaki gibi tecvd zere okumutur1. Osman b. Eb eybe, yine bir seferinde, yet-i kermeyi: eklinde okumutur.

Arkadalarndan bzlar, dorusunun olduunu syleyince u cevb vermitir: "Ben Hamza'mn kraati zere okumam, bizce onun kraati bid'attr. [930]

Ibnu Kesr, Osman b. Eb eybe'ye nisbet edilen bu haberlerin doru olmadn syleyerek onu hararetle mdfaa eder ve der ki:

"Biroklarnn Osman b. Eb eybe'nin Kur'n kraatim tashf ettiini sylemesi hakikaten ok garbtir. Zronun tefsr mevzu(unda bir kitab vardr! Onda yle eyler naklediyor ki; bunlar.mektep ocuklar bile yapmaz! [931]

Bylesi tasniflerin Kur'n- Kem'de cereyan edip stelik hafz, mfessir ve muhaddis br lim tarafndan yaplmas, [932] bu iddialarn shhati hakknda ok phe edilmesine sebep olmaktadr. Bizim bzan hads metinlerinde, bzan isndlarda vuku bulan birok tashf eitlerinin mevcudiyetini inkr etmemiz pek gtr. uras da var ki, hads stlahlar hakknda yazlm olan her kitapta bu mevzua dir birok misller vardr, tmm Ahmed b. Hanbel'in: "Hat ve tashfi kim yapmam ki?!" sz ne kadar gzeldi. [933]

Musahhaf daha ok metinlerde, bzan da isndlardaki isimlerde vuku bulur. [934] Metindeki Musahhaf in misli udur:

Muhammed b. Yahya ez-Zhel ld zaman tahds iin Mahmi diye bilinen bir eyh vazifelendirildi. Mahmi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in: buyurduunu rivayet etti. Halbuki dorusu:[935]

Zekeriy b. Mihrn'n'zikrettii misl de byledir. Zekeriy diyor' ki:

Bzlar, ksmn tashf ederek: eklinde Kumutur. [936] Yine bzlar, hadsini tashf edip okuduktan sonra bununla ilgili olarak uzunca bir kisa da anlatarak yle demitir: Bir kavim kazandklamn ne rn veriyor, ne de fukaraya sadaka veriyordu. Bunun zerine btn ekinleri kna oldu. [937]

Metin tasniflerine dir anlatlanlarn en garblerinden biri de udur: Adamn biri ei-Leys b. Sa'd'n evine gelerek derki:

adama dnerek: Yazklar olsun sana, okumak istediin hads yle deil, eklindedir, der. [938] sndda vki olan tashfe misl de Kur'n- Kerm kri'lerin-den Muhammed b. Abdilkudds'n bir eyhinden rivayet ettii u szlerdir:

"Badt'ta bir eyh bize rivayet ederken dedi ki: [939] Halbuki demek istediinin dorusu yledir: kelimesi, kelimesinin ism-i tasgiridir; sereye benzeyen krmz gagal kk bir kuun addr. Bu hads mehurdur. [940]Bk.

mm fiTnin, mm Mlik'in tasnifleri hakknda anlattklar da byledir. el-Mzen diyor ki, afii'nin yle sylediini duydum: tasnf ederek, tashf yaparak, 'i tashf ederek, diye dye "Mlik, okumutur. okumutur. okumutur.[941]

nceki iki isimde tashf yapld aikrdr; nc isim hakknda Hkim unlar syler:

"mm fi''nin Abdulazz hakkndaki szleri vehimden ibarettir ; phe yok ki o, deil, 'dir:

Zr Mlik Asma[942]den, yni Abdulmelik b. Kureyb'den rivayet etmemitir. Abdulazz'den ise Mlik'den bakalar da rivayet etmitir. [943]

Melliflerin sem( tashihi hakknda rivayet ettikleri de buna benzemektedir. yle ki:

ube b. Haccc, 'nin ismini tashf ederek yapmtr. [944]uras aikrdr ki, bunun ikisi de eyhtir. ube, bunlarn birinden rivayet etmitir. tekinden de bir bakas rivayet etmitir. u'be'nin eyhidir. Onun ismini sem yoluyla tashf edecei dnlemez; fakat isndda u'be yanlarak, bunlardan bilini tekinin yerine koymu, mnekkidler de bunu tashf zannetmilerdir. [945]

Tashfde hata grdmz zere, sayfalara bakarken gzn yanlmasyle meydana gelmektedir. sim sylenirken yaplan hat da bu ksma girer. Bir de iitme tashfi denen bir nev' vardr. yle ki:

smin ve lkabm veya smin ve baba adnn, baka bir isim ve lkabyle veya baka bir isim ve baba adiyle ayn vezinli oluudur. Harfler, ekil ve nokta bakmndan farkl olduu iin, bunlar kulak birbirine benzetir. Mesel : 'in hadsini, bzlar 'in hadsi diye rivayet etmilerdir. [946] bnu's-Salh diyor ki

"Drakutn bunun gz tashfi deil, iitme tashfi olduunu syler, O, Allah bilir ya bunlarn yaz bakmndan karmad, aksine onu rivayet edenin yanl iitmi .oldn kanatinde olsa gerektir. [947]

itme tashfinden biri de, Ehvzllarm diye tashf etmeleridir. Hkim diyor ki:

"Herhalde rv bunu iml yoluyla ald ve duydu. [948]

Rvlerin isimlerinde pekok tashf yaplmas, mnekkidleri bu isimlerden birbirine benzeyenler zerinde dikkate durmaya sevketmitir. Onlar daha da ileri giderek rv kabilelerinden, ehirlerinden, knyelerinden, san'atlarn dan[949] birbirine benzeyenleri bellemiler; birka ad olanlar, [950] knyesiyle deil de adyla mehur olanlar, [951]isim, lkab ve neseblerden m'telef ve muhtelef olanlar[952] renmiler ve bu mevzularda bir ksm baslan ou da hl yazma olarak duran pekok eser vcda getirmilerdir.

Hangi eidiyle olursa olsun, metindeki tasnifler, ou zaman mny deitirir ve gerekleri irkinletrir, [953] Hee tashf yapan kimse, bilgisi az ve zabt kt biri ise daha fenadr. Bu mevzuda

Hatbu'l-Badd'nin, Eb Ms Muhammcd b. el-Msenn el-nez'den rivayet ettii u misl ne garbtir. Birgn kabilesiyle iftihar ederek Eb Ms dedi ki:

"Biz erefli bir kavimiz. Biz 'Aneze (S j_lp ) kablesindeniz. Muhakkak ki Raslullah bizim kabilemize doru ynelerek namaz klmtr Byle sylemesinin sebebi udur: Raslullah (s.a.v.) in doru ynelip namaz kldna dir bir rivayet vardr.

Fakat Eb Ms Rasl-i Ekrem'in, kendi kabilelerine doru yneip namaz kld vehmine kaplmtr. Halbuki Onun ynelerek namaz kld anaze, namaz klaca zaman nne dikilen bir mzraktr.[954]

Musahhaf'm hemen hemen btn eitlerinde gze arpan zayfla ramen, "sahh-hasen-zayf hadsler arasnda mterek olan stlahlar" ksmnda zikredilmesi, bir oklarnca acib karlanacaktr. Aratrc, ona mevzu' damgas vurulmasa bile, tamamen zayf olarak kabul edilmesi gerektiini zannedecektir.

Bu zannn hatal olduu, daha iin banda bellidir; zr bu zan, fasit bir kanate dayanmaktadr. Ksaca bu kanate gre, tashfcilerin sahh ve hasen hadsleri tahrif etmeleri yasaklanm ve son derece zayf rivayetlerle, istedikleri gibi oynamalarna da msade edilmitir. Vak'a bu kanati tekzb etmektedir; zr tashfciler, btn hads nevilerini tahrife yeltenmekle kalmamlar; hatta bzlarnn hayszl Allah'n Kitbi'nda bile tashf yapacak kadar ar bir hadde varmtr. Mtevtir olan Kur'n- Kerm/in, bu tashflerden beri. olduu ve onda katiyen tashf yaplmad gibi, sahh, hasen ve zayf hads-i erifler dahi bu tashflerden beridir.

Tashf yaplan hadsler hakknda u ifdeler kullanlr: Bu hads sahihtir; fakat onu falan tashf etmitir. Bu hasendir; onda tashf yaplmtr. Nitekim zayf hads iin de, ister tashf edilsin; ister edilmesin, bu hads zayftr, denir.

te bylece Musahhaf'm da incelenmesiyle, sahh-hasen-zayf hadsler arasnda mterek olan yirmi stlah anlatlm olmaktadr. Bu blmn banda da sylediimiz gibi, mevkuf ve maktu' hadsi de bu ksma dhil ettik.

Bu stlahlar, birbirine yakn veya zt olmalar bakmndan l veya ikili gruplar hlinde tetkik ediimiz, phesiz onlarn tariflerini, ekil ve misllerini anlamamz kolaylatrmtr. Bu tetkik tarz ayrca bize, muhaddislerin, kendi fikir ve dnce tarzlarn, bir tarihi dikkati, mantk anlay, hatb belagat ve hadsin din olduuna inanan rv eminliini hiz ak bir dille ortaya koyduklar tenkd llerinin bir ounu gzmzn nne sermitir![955]

 

6- MEVZU HADSLER VE UYDURMA SEBEPLER

 

Mevzu' hads, yalanclarn uydurduu ve iftira ederek Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e nsbet ettii haberdir. [956]Bu uydurma ii, ou zaman, uydurann bizzat hazrlad szler ve dzp-kotuu senedlerle meydana gelmektedir. Birtakm mfteriler, hads uydurmak iin geni hayller kuramadklarnda, Raslullah (s.a.v.)'a kadar varan uydurma senedlerle, onun azndan parlak hikmetler, zl szler yahut vecz misller elde etme yoluna bavururlar. [957]

Abdullah b. el-Mbrek'e, bu uydurma hadsler iin ne dersiniz? diye sorulduunda u cevb verdi:

"Hads mtehassslar ne gne duruyor; onlar bunun iin yaarlar. Muhakkak ki Kur'n-

Biz indirdik. Onu koruyacak olan da biziz biz. [958] Gerekten de mtehassslar bunun iin yaad. Sahh rivayeti, uydurmasndan ayracak ilm ve hassas ller hazrladlar. Bu llerin esslar ok olmakla beraber, en mehurlar aadaki be maddedir. Bir haberin uydurma olduuna hkm etmek in, bunlardan birinin bulunmas dah kfidir.

Birinci kaide: Hads uyduran kimsenin, yapt ii bizzat tiraf etmesidir. [959] Nh el-Cmi diye hret bulan Eb smet Nh b. Eb Meryem'in yapt gibi ki, bu zt Kur'n- Kerm'in her sresinin faziletine dir tbnu Abbas (r.a.)'a nisbet ederek hadsler uydurduunu tiraf etmitir. [960]

kinci kaide: Rivayet edilen szde bir gramer hats veya bir mn bozukluu bulunmasdr. [961] Byle bir kusurun, Araplarn en fasihi olan Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'den sdr olmas imknszdr. Hads ilmiyle megul olanlar iin bu kaidenin tatbki gayet kolaydr. er-Rab1 b. Cuseym'in dedii gibi: "Hadste gn gibi bir prlt vardr ki, onun hads olduunu derhl tanrsn, veya gece karanl gibi bir zulmet vardr ki, o sz derhl reddedersin. [962]

Hads mnekkidleri, lfz hatsndan nce mn bozukluuna dikkat ederler; zr mn bozukluu, hadsin uydurma olduunu gsteren en ak bir delildir. Hafz bnu Hacer der ki:

"Ess rekket, mn bozukluudur. Buna lfz bozukluu eklen-mese bile, sdece mn bozukluu, o szn uydurma olduunu gsterir; zlr slm, batan sona gzeldir; rekket ise irkin olan bir eyde bulunur. Sdece lfz bozukluu bunu gstermez; nk bir hads, manen rivayet edilirken, lfzlar, fasih olmayan lfzlarla deitirilerek rivayet edilmi olabilir. Evet, eer rv o lfzlarn Peygamber (s,a,v.)'in lfzlar olduunu sylerse yalancdr. [963]

nc kaide: Rivayet edilen szn tevili mmkn olmadan akla veya his ve mahedeye aykr dmesidir. [964] Abdurrahman b. Zeyd'e: Sana baban, dedenden rivayet ederek Raslullah (s.a.v.):

Nuh'un gemisi K'be'yi tavaf etmi ve Makm'm arkasnda iki rek'at namaz klmtr", buyurduunu syledi mi? diye sordular. Oda: "Evet", diye tasdik etti.[965] Bu haberi, yalan ve iftiras ile mehur olan Abdurrahman b. Zeyd b. Elem uydurmutur. Tehzb'de mm fic'nin yle dedii nakl edilmektedir:

"Adamn biri mm Mlik'e munkat bir hads okudu. Mlik ona unu syledi: Abdurrahman b. Zeyd'e git; o sana babas tarikiyle Nh'dan rivayet etsin!!. [966]

Drdnc kaide: Hads diye rivayet edilen. szn, basit bir i yznden iddetli cezalar veya byk mkfatlar grleceini ifde etmesidir. [967]Mesel: Mendp bir iin yaplmasyle, veya bir mekruhun terk edilmesiyle binlerce huri ile beraber altndan rmaklar akan Cennetlerde ebediyyen yaanacan, [968]veya yine bir mendbu terk etmek, yahut bir mekruhu ilemekle, Allah'n gazabn kazanm olaak ebediyyen Cehennemde kalnacan anlatan uydurma szler bu kabildendir.

Hikayeci v'izei [969] halk tabakasnn kalbini kazanmak iin bu nevc szler uydurmaya pek hevesli idiler.

Beinci kaide: Hads uyduran kimsenin, yalanclkla mehur olan, dindar olmayan ve ahs arzularn tahakkuk ettirmek hevesiyle | hadsler ve seneder uydurmaktan korkmayan biri olmasdr.

Me'mn b. Ahmed el-Herev'ye: "fi' ve Horasan'da ona tab olanlar hakknda ne dersin?", diye sordular. Cevaben dedi ki:

"Ahmed b. Abdullah, bize Abdullah b. Ma'dn el-Ezd'den rivayet etti, o da Enes'den merfuc olarak rivayet etti, Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: mmetim iinde Muhammed b. drs adnda biri kacaktr ve mmetime bls'ten daha zararl olacaktr. Yine mmetim iinden Eb Hanfe denilen bir zt kacaktr ki, o mmetimin meselesidir.[970]

Bundan daha garbi Hkim'in Seyf b. mer et-Temm'ye isnd ettii u szdr. et-Temm diyor ki;

"Sacd b. Tarifin yannda bulunuyordum. Olu mektebten alayarak geldi. Ona neyin var?, diye sordu. Olu: Beni mu'alm dvd, dedi. O zaman Sacd b. Tarf unlar syledi: Bugn onlar rezl edeceim, krime bnu Abbs'dan merfc olarak bana yle rivayet etti: Sizin en erlileriniz, ocuklarnzn muallimleridir; onlar yetime kar merhametsiz ve fukaraya kar ok handirlei. [971]

Hads uydurma hareketi, hicretin 41. senesinde, IV. halfe Ali b. Eb Tlib (k.v.)'in hilfeti zamannda balamtr. O

zamanlar, mslmanlar arasnda eitli grup ve parti mnkaalar ba gstermi, siys olarak cumhur, haricler ve 'a ksmlarna ayrlmlar; arzularna uygun olan hadsleri ml etmeye balayarak bnu Abbs'n dedii gibi: "Serke ve uysal atlara binmilerdi", ilk zamanlar hads uydurmann en mhim sebeplerinden biri, mensb olduu mezhebi galip getirme abalan idi.

Muhtelif asrlarda bid'atlar Rasluliah (s.a.v.)'aiftiretmekin urap durmulardr. Nitekim Abdullah b. Yezd el-Mukr diyor ki:

"Eski hlini brakan bid'atlardan biri yle derdi: Hadsi den aldnza dikkat ediniz. Eskiden biz ortaya yeni brey atmak istediimizde, o mesele hakknda bir hads uydururduk!.[972] Hammad b. Seleme de yle demitir: "Rfizlerden yal bir adam, hads uydurmak mevzuunda rfizlerin ittifak hlinde bulunduunu bana syledi. [973]

Bid'atlardan biri de, mezheplerini iftira ve tezvir yoluyla mdfaaya alan ve kitaplarn mevzu hadslerle dolduran fakhlerdir, Onlarm bizzat hads uydurmalar ile, kendilerine hizmet edip btl dvalarn desteklemek iin hads uydurmay meslek edinenlerin dzp-komas arasnda bir fark yoktur. Bunlarn cr'etler, kendi kyaslar ile Rasluliah (s.a.v.)'m hadslerini birbirine kartracak dereceye varmtr. Bylece ictihdlar ile elde ettikleri kyslarn, tamamen Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e nisbet etmilerdir. Ekseriyetle bu fakhler, kysa huss bir ehemmiyet veren re'y medre| sesine mensup idiler. Ebu'I-Abbas el-Kurtub[974] der d:

"Bz ehl-i re'y fakbJeri, kys- cel ile elde ettikleri hkm, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e nisbet etmeyi caiz grecek kadar ileri gitmilerdir. Bu sebeple onlarn kitaplarm, fakhlerin fetvalarna benzeyen hadslerle dop-dolu bulursun ve onlar bu hadslere bir sened de gsteremezler!"

Bunun en fecsi ve en bayas, her asrda grlen bz lim taslaklarnn, hkmet adamlarna yaklamak ve onlar dan dnyalk koparmak maksadyle hads uydurmalardr. Gys b. brahim en-Neha( el-Kf'nin yapt da byledir. Gys, gvercinlerle oynamasn seven halfe Mehd'nin huzuruna girdii zaman, halfenin nnde gvercin bulunduunu grd. Ona: M'mn-Ierin emrine hads oku dediler. Gys sze balayarak dedi ki:

Bize falan, rivayet etti, o da falan- dan Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in yle ,buyurduunu nakletti: deve, at ve ku yarlarndan bakas iin dl almak hell olmaz". Bunun zerine Halfe Mehd, ona bir kese verilmesini emretti; kalkp giderken de ona unlar syledi: Senin u kafan yok mu? Fu Raslullah (s.a.v.)'a iftira eden bir adamn kafasdr. Sonra Mehdi, onu bu ie ben tevik etm, diyerek gvercinin kesilmesini emretti ve gvercinle oynamaktan vaz geti.[975]

Bzan halk arasnda bilgi grnmek gayreti, hads uydurmaya sebep olmaktadr. lim klnda bir chilin ortaya kp halk arasnda parmakla gsterilen bir lim olmak hevesine kaplmas bu neticeyi dourmaktadr Her asrda glebilen bylesi ak gzler, halkn akln elen birtakm garip szler uydurmak suretiyle cehaletini gizleyebilmektedirler. bnu'l-Gevz, isnad Eb Ca'fer b. Muhammed et-Tayis'ye varan u haberi rivayet etmektedir:

"Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Ma'n Rusfe mescidinde namaz kldlar. Ortaya bir kssac karak yle konumaya balad: Bize Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. senediyle Raslullah (s.a.v.)'n yle buyurduunu rivayet ettiler: Kim derse, Allah Tal bu szn her kelimesine mukabil, gagas altndan ve kanatlar mercandan bir ku yaratr! diye balayarak, tahminen yirmi yaprak tutacak bir hikye anlatmaya balad! Bunun zerine Ahmed b. Hanbel, Yahya'nn; Yahya, Ahmed b. Hanbel'in yzne bakp duruyordu. Yahya b- Ma'n, Ahmed b. Han-bel'e sordu: Sen bu adama byle bir ey syledin mi?. Ahmed: vallahi ilk defa burada duyuyorum, dedi. Adam kssasn btipip-he diyeler aldktan sonra, oturarak verilecek baka hediyeleri beklemeye balad. Yahya b. Ma n, eliyle buraya gel diye iaret etti. Adam bir eyler daha koparmak midiyle yaklat. Yahya ona: Bu hadsi sana kim rivayet etti?, diye sordu. Kssac: Ahmed b. Hanbel le Yahya b. Man rivayet etti, cevbn verdi. Yahya: Yahya b. Ma'n benim, Ahmed b. Hanbel de budur. Biz Raslullah (s.a.v.)'n hadsleri arasnda byle -sini hi duymadk, dedi. Hikayeci v'izu cevb verdi: teden beri Yahya b. Ma'n'in ahman biri olduunu duyardm. Bunun doru olduu imdi iyice anlald. Dnyda sizden baka Yahya b. Ma'n ile Ahmed b. Hanbel kalmad m?. Ben on yedi tane Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Ma'n'den hadis yazmmdr. Bu szleri duyan Ahmed b. Hanbel, eliyle yzn kapayarak: Brak unu gitsin, dedi. Adam onlarla alay ederek kalkp gitti!!.[976]

Alim geinen kssaclar, en yzsz ve en haysz insanlardr. Bunlar uydurduklar szlerin reva- bulmas iin birtakm mehur isndlar papaan gibi ezberleyip, Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Ma'n ile karlaan u utanmaz adamn yapt gibi, uydurmalarm bu senedlerle rivayet ederler.

Baka bir kssac ile de Eb Hatim el-Bust karlamtr ki, Eb Hatim, onun, cehaletini ve yalanclm hemencecik itiraf ettiini yle anlatr:

"Bir mescide girmitim; namazdan sonra bir gen ayaa kalkarak :

senediyle bir hads okudu. Okumasn bitirdikten sonra onu yanma ardm ve Eb Halfe'yi grdn m? diye sordum. "Hayr, grmedim", dedi. "Grmediin birinden nasl rivayet edersin?', eklindeki soruma u cevab verdi: Bizimle mnkaa etmek terbiyesizlik saylr. Bu senedi ezberledim, duyduum hadsleri de bu senedle rivayet ediyorum!!. [977]

Bz zhid ve mutasavvflarn, insanlar slh amellere tevik etmek iin Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in sylemedii bir sz hads diye uydurmakta bir beis grmemeleri hakkaten ok garbtir. Rasl- Ekrem (s.a.v.)'in sekin hikmetlerinden ve zl szlerinden meydana gelen, dilin sayp dkemedii bu byk servet onlara kfi gelmemi gibidir. Bu adamlarn ibdetle megul olmalar, zhd ve iffetle tannmalar, halk, uydurduklar eye aldanmaya sev-ketmektedir. Bu cihetten zai arlar tasavvurumuzun ok fevkindedir. Cehaletleri sebebiyle islm'n gzel yzn irkinletirmisler, islm prensiplerinin arasnda bulunmayan eyleri, islm esslarmdandr, diye sokuturmulardr. Yahya b. Sa'd el-Kattn: "Hakknda, iyidir denen bir adamdan daha fazla yalan syleyen birini grmedim [978]demektedir.

Hads uyduranlarn, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e nisbet ettii iftiralar saymaya kalksak, tketemeyiz. Sdece din dmanlar, -Hammd b. Zeyd'in dedii gibi ondrtbin hads uydurmulardr, [979] Ab-dulkerim b. Ebi'l-'Avc', [980] yalnz bana, -kendinin de tiraf ettii gibi drtbn hads uydurmutur; halfe Mehd zamannda boynu vurulmak zere yakaland zaman, yle barmtr: "Ben dninizde helli haram, haram da hell gstermek zere drtbin hads uydurmuumdur.

Kendi dnini d kimselerin oyunca olmaktan ve Peygamberinin hadsini de uydurmaclarn yalanndan koruyan Allah Tal'ya hamd- senalar etmeliyiz. Cenb- Mevlj kendine gvenilir, ihlsl, temiz.! pisinden ayran, bize uydurma sebeplerini reten, hads uyduranlar cerh eden, onlarn baya hareketlerini ortaya dken, mevzu hadisleri bir araya topladklar kitaplar telf eden, bu uydurma hadisler kendilerini mkil durumda brakmasn diye zaman zaman onlar ezberleyen limler gndermek suretiyle mmet-i Muhammed'e byk ltuflarda bulunmutur.

Muhtelif seviyedeki hadslere dir yazlan kitaplarn en mehuru, Ebu'l-Ferec Ab dur rahman b. el-Cevz (v. 597)'nin- Kitbu'l-Mevzuatadr. bnul-Cevz, kitabndaki mevzu' hadslerin ounu el-Gevzekn'nin el-Ebtl'inden almtr. Bu sonuncu zt, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in snnetine -yapmas veya terk etmesi bakmndan muhalif olan her hadse mevzu' damgasn vurur. bnu'l-Cevz Gevzekn'nin metodunu kullandna gre, Cevzekn'nin dt hatlara onun da dmesi lzmgelirdi. Bu sebeple bnu'l-Cevz, bz sahh ve hasen hadslere mevzu damgasn vurmutur. Hatta Sahh-i Mslim'de bulunan bir hadsi de mevzu saymtr. Bu, Eb Hureyre'nin merf[981] olarak rivayet ettii u hadstir:

Eer uzun mddet daha yaayacak olursan, Allah'n gazabna urayan ve l'netine yakalanan bir kavim greceksin. Onlarn ellerinde sr kuyruuna benzer bireyler vardr. [982]Bu hadsi tetkk eden bnu Hacer 'Askaln yle der:

"bnu'l-Cevz'nia Kitbu'l-Mevz't'mda bu hads mstesna, Sahheyn'deki bir baka hads iin mevzu dediini grmedim. Bu hadsi mevzu say da onun byk bir gafletidir".[983]

bmrl-Gevz'nin Kitbul-MevztVt'n tetkik eden bnu Hacer, el-Msned'de bulunan yirmidrt hadsin, bu esende mevzu kabul edildiini grm, el-Kavlu'1-msedded fi'z-zebbi 'ani'l-Msned Ahmed, adiyle yazd bir kitapta, bnu'l-Cevz'nin bu hkmn reddederek, Ahmet b. HanbePi mdfaa etmitir. Bu kitaba bir zeyl yazan Suyi, bnu'l-Cevz'nin Kitbu'l-Mcvz t'nda bu yirmi drt hadsten baka, Msned'deki ondrt hadisin daha mevzu sayldn sylemi ve bunlara mevzu denemeyeceine iaret etmitir. Suytj el-Kavlul-msedded ve zeyluh aleyh adl kitaplara bir zeyl yazm ve el-Kavlu'1-hasen fi'z-zebbi 'ani's-snen adn vermitir. Bu kitapta, Tirmiz, Eb Dvd, Nese' ve bnu Mce'nin Snenlerindeki hadslerden yzyirmidrt kadarnn bnu'1-Cev-z'nin eserinde mevzu sayldn gstermi ve bnu'l-Cevz'nin bunlara mevzu damgasn vurmakta hakl olmadna iaret etmitir.

Daha sonralar Suyt, bnu'l-Cevz'nin kitabn telhs etme ve bu kitaptaki. b?, hadsleri tenkd eden hafzlarn szlerini aratrma lzumunu duymu, bu suretle meydana getirdii kitaba el-Le'li'1 masna. sdece tenkd edilen hadsler irin yazd kitaba da Zeylu'l-Le'li'l-masn'a adn vermitir.[984]

limlerin, ibnu'lrCevz'y ve Kitbu'-Mevz't'n srf ilm bir tarzda tenkd etmeleri sebebiyle, bu eserden istifde imknlar ok kolaylamtr. Bilhassa hads ilmi ile megul olan kimse, bu esein mevzularn byk bn arzu ve ihtimamla okur. unu da sylemek lzmdr ki, bnu'l-Cevz'nin kitabndaki zarar, - limler tenkd etmeden nceki durumuyla mehur mevzu hadislerin ve hads uy-duranlunn meydana getirdii zarara benzemez. bnu Hacer'in de syledii gibi, "bu kitabn zarar, mevzu olmayan hadsi, mevzu1 diye gstermesidir. Hkim'in MstedreVindeki hadslerin zarar da bunun aksinedir; o da, sahh olmayan hadsleri sahih diye gstermitir. [985]

una da iaret etmek zarureti vardr: Bz limlerin mevzu dedii hadsler, Mdrec'e daha yakn olup, ona daha fazla benzemektedir.

yle ki:

eyh bir hads rivayet ederken, muayyen bir isnd zikreder. Sonra da rivayet etmek istedii hadsle alkas olmayan bir sz sylemek lzumunu duyar. Hads dinlemek iin bekleyen rvi, bu sz, zikredilen senede bal olan metin zanneder ve eyhten alr, bakalarna rivayet eder. Bunun misli Ibnu Mce'nin: taikiyle merfiY olarak rivayet ettii u szdr:

Gece ok namaz az klann yz, gndz gzelleir". Hkim diyor ki: "erk, hads iml ettirirken, yannda Sabit giriyor. Bu esnada erk, u isnad yazdryordu: Bu srada, hadsi yazanlar yazp yetitirsin diye .erk sustu ve Sbit'in yzne bakarak: Gece ok namaz klann yz

gndz gzelleir", dedi ve bu szle de zhd ve takva sahibi bir zt olan Sabiti kasdetti. Sabit de bu sz mezkr isnadn metni zannetti ve hads diye rivayet ederdi". bnu Hibbn diyor ki:

"Bu sz, erk'in szdr. A'me'in Eb Sfyn'dan, onun da merfi olarak Cbir'den rivayet ettii hadsin akabinde bunu sylemitir; hads udur: eytan birinizin ensesine dm atar". Sabit o sz hadse katm; sonra da birtakm zayf rvler bunu Sbit'den alarak, Serik'ten rivayet etmilerdir.[986]

Byle hadsleri bnu Hacer Mdrec sayar. Bunlarn zayf olduunu, fakat mevzu olmadm kabul eder. Eb Amr Ibnu's-Salh ise bunlar, kasden uydurulmayan bir nev mevzu' hads telkki eder. Nevev ve Suyt de bnu's-Salh'n grne katlmaktadr.

uras bir gerektir ki, herhangi bir hadse rnevz damgasn vurmak ok gtr; zr bir hadse hemen sahihtir, demek gibi,.aray, sormadan mevzu damgasn basmak da, ancak azna geldii gibi konuan, mes'liyetini idrk etmemi aratrclarn yapaca bir eydir. Yukarda zikrettiimiz be kaideden birinin mulne gire. bir sz hakknda, mevzudur demekte acele etmek, diye bir ey bahis mevzuu deildir. u szleri Ibnu'l-Cevz ile birlikte tekrarlyoruz:

"Akla uymayan, nakle muhalif ve slm prensiplerine zt bir hads grrsen, bil ki o mutlaka mevzundur, diyen ne gzel sylemi. [987]

Btn bunlardan sonra, mevzu[988] olduunu kat surette bildiimiz bir haberin mevzu olduunu sylemeden nakletmenin haram olacan belirtmeye lzum yoktur; zr Rasl-i Ekrem buyuruyor ki:

Yalan olduunu bildii bir sz, ben sylemiim gibi nakleden kimse olan bir sz, herhangi bir insan ve retmektir.[989]

 

7- SENED VE METN BAKIMINDAN HADS

 

nsafl aratrcnn, bu kitabn mufassal fihristini sdeee yle bir kartjnvermesi, onu, hads mustalahnn ilimler tarihindeki yerinin, asrlar boyu mustalahlar felsefesinin kt en yksek mertebeyi igal edeceine inandrr. Aratrc, kitabn fihristine abucak bir gz gezdirdikten sonra, houna giden bz mevzular dikkatli bir ekilde tetkik edecek olursa, muhaddislerin trih aratrmalar ve stlahlar iin yaplan tahlil incelemeler yannda, zevahiri kurtarmak iin deil de, hakikatleri meydana karmak maksadyle tess ettikleri ilm ve hassas tenkd llerinin de mevcut olduunu grr. Bu mtehasss tenkd-cilerin zerinde dikkatle durduklar ey, muhteva, yni hads metnidir. Senede gelince o, bu muhtevay tetkike yardm ettii lde deerlidir.

Muhtelif yerlerde ve asrlarda, ekil ile muhteva veya sened ile metin yahut lfz ile mn... etrafnda iddetii ve uzun sre devam eden anlamazlklar meydana gelmitir. Bu anlamazlklar iir ve edebiyat sahalarnda da devam etmi, sonra ilim ve felsefe sahasna atlamtr. Onun tehlikesi her brana ve kinattaki her hakikate sirayet etmi, nihayet din sahasna sokulmu, gayb hududuna gemitir, ite bylece bu anlamazlklar, her dnin tirazsz kabul edilen hakikatieri, yerlemi kkleri ve allm prensipleri ile, bu hakikatleri, kkleri ve prensipleri gnmze aktaran trih vesikalarn, bu vesikalar bize aklayan dilin ve bu dile yn veren mantn.. . arasn amtr.

nnden, akasmdan. hibir yanndan btln yol bulup da yanaamayaca Allh'm azz Ktb', bugn kh msteriklerle, bizden yeni yetien mukallitleri, kh bizdeki fikir ncleri tarafndan, sem ile hibir alkas olmayan herhangi bir din gibi tetkik edilmekte; gayet kesin ve hibir kayda tbi olmayan hkmler verilmekte, der-nundakileri meydana karmak maksadyle onu aydnlatacak olan klar tutulmakta; btn bahisler garpl veya garpllamaya alan tamamen pheci veya ne yaptn bilemeyecek derecede akn akllarn istedii sonradan ortaya.konan, ilm aratrma metodlarna mde bulundurulmaktadr.

Birtakm aratrclar, ftr olmayan bu prensip, ma'kl olmayan bu mantk, insan olmayan bu inceleme usl erevesinde Kur'n- Kerrn'i aratrdlar. Onun hakikatlerine elleriyle dokunmak, nazil oluunu gzleriyle grmek, Mekksini, Medensini, nsihin, mens-hunu, cem'ini, tertibini, te'vlini, tefsirini tenkid etmek istediler: ama Kui'n- Kerimi inzal, eden: Bu azz Kitab Biz indirdik, onu tahriflerden koruyacak olan da biziz biz[990] yeti 'kermesi mucibince, onu bu adamlarn oyunca olmaktan korudu.

Allah kitab olan Kur'n- Kerm'in durumu byle olursa, bu tenkidli ilm aratrmann hada-i nebeviye sokularak onun usl, nakil yollan, ezberlenmesi, tedvini ve stlahlar hakknda mnkaalar yapmasna, epey bir zaman nce chiliyye iirinin shhati hakknda phelei yayd gibi, hadsin shhati hakknda da pheler uyandrmasna amamak lzmdr. Ar br silha kar, phe yok ki, - yine kendi gibi ar bir silhla kar konabilir. uras da malmdur ki, bilgili dmann veya chil dostun uyandrd pheler, barp armakla yok edilemez. Btl ancak hak mahveder. Karanlk pheleri de, "gecesi gndz gibi aydnlk ve mahv u perian olmu kimselerden bakasnn saptmayaca ekilde parlak olan" deliller siler, sprr!

Mebhis f 'ulmi'1-K.ur'n adl kitabmzda[991] msteriklerin

phelerini inceleyip reddettiimiz veya ok gevek olup birbirini tutmad iin bunlarn kendi kendilerini reddettikleri gibi, 'ulmu'l-hads'te de bu phelerin bclli-bashlanm tetkik ettik \c pek deerli limlerimizin izinde giderek bu ilimlerin eitli meselelerini, elimizden geldii kadar, hassas bir ekilde tahlil ettik. Msterikleri ve kendi diyarmzda bulunan onlarn mukallidlerini megul etmekte olan esas problemi incelemek zere, - ki btn bunlar halledilmitir - mstakil bir fasl amaya lzum grmedik. Bu problem de hads ve usl-i hadsteki lfz ve mn, ekil ve muhteva yni sened ve metin problemidir. Byle yapmak yerine, mevzuu muza devam edip hedefe doru ilerledik. imdi de stlahmz sdece ekilden ibaret grp, onun muhtevay ihml ettiini sanan veya kendi tbirleri ile senedlere nem verip metinlere dikkat etmediini syleyenlerden bu ksmda hayretle bahsetmekteyiz. Gerek msteriklere ve geekse onlara aklananlara ynelerek unu aka sylyoruz ki, limlerimizin hads stlahlar hakkndaki kitaplarndan anlaldna gre, - Allah'a kr, bu ana eserlerin matbu veya yazma, hibirini gzden karmadk onlarn ekille megul olduklarn, ekil dnda hibir eye ehemmiyet vermediklerini sylemek katiyen doru deildir. Kitabmzn sayfalarna dikkatle yle bir bakmak, insafl okuyucunun bu ak hakikati kabul etmesi iin kfidir.

Bu ksmda, btn dikkatiylc kulak veren kimseler iin muhad-dislerin birtakm szlerinden gzel aks-i sadlar vermeyi, onlarn . cd olan baz tenkd llerini gzlerinin nne bir daha sermeyi uygun gryoruz. Bu szleri uzun boylu aratracak deiliz; zr onlar bu kitabn ileriki sayfalarnda nmze kacaktr. Bu sayfalara iaret edip gememiz kfidir. Orada, kendini beenmi bir inatdan baka hibir kimsenin inkr edemeyecei hakikatler konuacaktr!

Muhaddisler una kuvvetle inanmlardr ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in szlerini ve hareketlerini trih ve tahlil bakmdan aratrmak demek olan diryetu'l-hads ilmine istinat, etmeyen hads metni almas ve rivayet kitaplarn ezberleme gayreti, pek nemli bir ey deildir. Diryetu'l-hads ilminde muhaddislerin, rvi ile mervnin hallerini incelediklerini grmekteyiz. Rv sz ile sened zincirindeki bir halkay, merv ile de sdece hads metnini kastederler. u hlde, Mustalahu'l-hads ilmi, sdece senedle ilgili bahislerle uramaz; ayrca metne it birtakm mes'eelerle de megul olur. in yalnz d grnne bakan bir aratrc, muhaddislerin metinden ok senedlc megul olduklarn zanneder. Fakat bu kanat, derin tetkik ve incelemeler karsnda eriyip gidecek bir vehimden ibarettir,

Muhaddislerin incelemeleri, kabule yn olup olmamas bakmndan senedle metin etrafnda cereyan eder. Makbul -gurubunda Sahih ile Hasen'i, mcrdd grubunda da zayf ile Mevz'u incelerler. Onlarn btn stlahlarnda hem senedi, hem de metni iine alan ikili bir taksim grlr. Burada dikkat edilecek husus, muhaddislerin sened ile metni ayn derecede gz nnde bulundurduudur. yle k:

239Sahh ve Hasen bahislerinde mterek bir durum vardr, yni hem sened, hem de metin beraberce sahh olur veya sencd sahh, metin zayf; bzan metin sahh, sened zayf olur. Hasen de byledir. Bir hadsin sahh veya hasen olduuna mutlak olarak hkm edilemez; bilkis sahh veya hasen olan sened mi, yoksa metin midir?, aklanr. Senedi sahh olan her hadsin metni de sahh olmaz.

Sahih hads, mtevtr derecesine ularmsa, rvlerinin say snn oalmas ve onda ittifak hsl olmas itibariyle isnadna deil, bu kadar ok rv byle bir yalanda ittifak edebilir mi, edemez mi? dye metnine baklr; zr hisse veya akla muhalif olan bir meselede kalabalk bir topluluun anlamas akla gelmez. Mtevtir ise, bunun da zerinde, isnd meseleleri ile alkas olmayan bir haberdir.

Hasen li zatini hads, sahh li gayrihi derecesine knca sdece tark ve isndlannm okluuna baklmaz; sahh li ztih' de olduu gibi, her trl z ve illetten salim elmasna dikkat edilir. z hadsteki rvnin teferrd ve sikaya muhalefeti^ ou zaman metinde bulunur. Bu sebepledir ki, z hadsi ancak z olan rivayet eder, derler. Mnker hadsleri rivayet etmeyi ho grmeyilcri de yine bu sebeptendir. llet ise, bizatihi hadste bulunan bir kusurdur. Bu da rvlerin hatlar sonunda meydana gelir. llet, mtehasss'arn derin nfuzlar ve ilh ilham sayesinde anlalr. Yoksa rvlerin isimlerini ve isndlar ezberlemek suretiyle

bilinemez.

Hads ister srf zayf olsun; isterse sahih-hasen-zayf aasmda m-terek olan bir hads nevH olsun, zayf hads nev'lerinin ounda hem sened, hem de metin bahis mevzuudur. Sahabenin mrse, sened bakmndan munkatc olmasna ramen makbuldr; zr sahabenin, rivayet ettii .metni uydurmu olmas ihtimli mevcut deildir; fakat Ben srl haberlerini nakl eden sahblere kar limler sk davranmlar ve haberlerini tetkike tbi tutmadan kabul etmemilerdir. Zr bu sahblerin rivayet ettii haberler bzan hadslere muhalif dmektedir... Mnekkdler, bu sebeple sahabenin yapt tefsrlei dikkatle incelerler ve bir ksmnn, mslman olan ehl-i kitabn tesirinde kalabilecei korkusuyla o nakle hemen mefiY damgasn vurmazlar.

Bir ksm mnekkidler de sahabenin mrsel diye birey kabul etmedii gibi, baz sahblerin mrsellerini de mdelles saymlardr.

Hatta ak ak: "Tedlsten kurtulanlar ne de azdr!", demilerdir.[992]

Alimler illetin daha ok enedde bulunduunu sylemekle beraber, m.tindeki illeti de reddetmemiler ve yle demilerdir: Bir hadsin metninde illet bulunabilecei iin, mutlak olarak onun sahih okluuna hkm editmez. Hadste kusur en fazla senedde bulunmakla beraber, mnekkidler bu kusurun metinae de bulunabileceini sylemeyi ihml etmemiler ve buna dir birok misller gstermilerdir.

Maklb h tdsi, metni maklb ve senedi maklb diye ikiye ayrmlardr.

Rasl-i Ekrem (s.a.v.Ve kimse yalan sylemesin diye hadsin lfzan edasnda senedden ok metin zerinde titizlik

gstermilerdir. Bilhassa rvi hadste lhin yapm ise, bu hatnn Raslullah (s.a.v.)'in lfznda yapld dnlerek, rvnin kasden yalan sylediini kabul etmiler ve onu Cehennemdeki yerine hazrlanmaya lyk grmlerdir.

Sahh-hasen-zayf arasnda mterek cian stlahlarn bir ksmnda sdece metnin durumuna baklr. Mesel; meruV hads byledir; zr Raslullah (s.a.v.)'a varan bir hadsin, zevk-i selimin tand gndz aydnlna benzer bir nuru vardr. Raslullah (s.a.v.)'a nisbet edilerek onun azndan uydurulmu szler gizli kalamaz; nk mevzu' hadslerde parlak basiretin yadrgad eece karanlna benzer bir zulmet vardr. [993]

Bu mterek stlahlar ksmnn birok bahisleri, birinci derecede metinlerle alkaldr. Scnedlcrle ilgisi olan taraflar davardr. Mdrec hadsin senedindeki mdreclik, aslnda yine metni ilgilendirir. Musahhaf da byle olup tashf daha ok metinde bulunmaktadr.

Btn bunlardan sonra rnselsel'i de misl olarak zikredebiliriz. Mselse hadste pheyi en ok celbeden taraf metinlerindeki ifdelerin birbirinin ayn oluudur. Her ne kadar d grn itibariyle bu benzerlik rvlerin szlerinde veya dier bir deyile isnd silsilesinde ise de, netice itibariyle metni alkadar etmektedir. te bu sebeple mselscl hads hem metin, hem de teselsl bakmndan btldr, derler. Sanki mscjseJ hadsin btl oluunun sebebi, srf ondaki teselsl deil, metninin byle pek ndir grlen bir ekilde tekrarlanp durmasdr !

Aratrc ferd ve garb stlahlarnn yalnz senedle ilgili olduklarn ve daha nce grdmz gibi teferrd durumunun onlar birbirine balayan mterek bir taraf olduunu zanneder; fakat dikkatli ve nfuzlu bir bak, meselenin senedden ok metinle ilgili olduunu grr. z ve mnl.er hadsleri yadrgadklar gb, ferd ve garb hadisleri de oka rivayet etmeyi ho grmezler. Bu itibarla da garb hadslerin aziz, mehur ve mstefz rivayetlerin metinlerine muhalefeti sebebiyle onlardan uzaklarlar.

Mnekkidlerin bu son rivayeti (aziz, mehur ve mstefzi) evhid ve mtba'lan ile sdece ferd ve garb hadisleri takviye etmek maksadyle bahis mevzuu ederler. Bunlar mteaddid isndlarla ve birok rvlerle takviye edilmez; zr iuhaddisler kemiyete deil keyfiyete bakarlar. Bu sebeple ayet hadsteki hret nisb ise, buna amamak lzmdr. Yine bz hadslerin fukah arasnda mehur olup onlarn damgasn tamasna, bir ksmnn halk tabakas, dier ksmmm sfiler nezdinde hret bulmasna ve ou zaman arzularn takviye etmek iin ortaya konmu olmasna hayret etmemelidir.

Muhaddislerin metinlere huss bir ihtimam gstermelerine bakarak - mtbet ve evhidden ziyde asl kabul edilen hadsler

zerinde daha ok durduklarn grmekteyiz. Asim lfzn veya mnasn takviye eden fr'lardan ok asl hadslerin metinlerine timad etmek gerekir. Yine muhaddislerin itibar srasnda metruk hadslere deer vermevilerinn srrn da anlamaktayz. Zr metruk hadsin vasflarndan biri de3 onda zabt keyfiyetinin bulunmaydr. Zabt sfat olmadan ne kadar urahrsa uralsn, metinleri muhafaza etmek mmkn deildir. Bu sebep! hadsleri, itibra elverili olan ve olmayan diye ikiye ayrmlardr.

Muhaddisler, ahidi de lfz ve manev olmak zere ikiye ayrr. Lfz hid, hads metninin ayn demektir. Manev hid de hads metniyle ilgili olup metnin lfzna yakn ifdelerle onu takviye eden hads demektir.

Mtaba(t'ta da hads lfzlarnn birbirine yaknl arand iin yine metnin durumu-bahis mevzuudur, tte btn bu stlahlarda metnin ne derece ehemmiyetli olduunu anlam bulunuyoruz.

Biz imdiye kadar, senedle ilgili her bahsin, mutlaka metin ile de bir mnsebetini te'mn etmeye almadk. Bizim yaptmz i, me-tin-sened ikilisinin bu ilmin btn meselelerini alkadar ettiini gstermekten ibarettir. .Metnin ehemmiyetinden bahsederken, katiyen senedin durumunu kmsemek iddiasnda deiliz. Muhterem limlerimizi de, sened zerinde bu derece titremeleri sebebiyle ayplayacak insafl bir insann bulunacan da zannetmiyoruz. Sened asl hedef saylmadka bu byledir. Alimlerimiz senedi bir hedefe varmak iin kullanmlardr. Bu hedef, hadsin sahihini mevzundan tefrik etmek ve limJern, hukuk, sosyoloji, iktisat, askerlik ve politika mevzularnda hadislerden faydalanmalarn salamak iin onlar farkl derecelere ayrmaktr. Bu hl btn slm ilimlerde mevcut olan insan ve asLbir gayedir. Bunu sdece bizim mmetimizin yapm olmas, bu yce hedefin deerini azaltmaz; aksine bu bize ait bir hususiyet ve meziyet olduundan, onunla btn dnyaya kar ilelebed ftihar edeceiz.

uras unutulmamaldr ki, biz msteriklerin ve onlarn muazzam (!) ilimlerine aldanm rencilerinin, hads-i nebevi sahasnda her aratrma yaptklarnda irtikb ettikleri ahmakla kaplmayacaz; nk onlar birlemelerine imkn olmayan iki hasm veya bir araya gelmeleri mmkn olmayan iki kumay birbirinden ayrr gibi senede metni ayr ayr mtla ediyorlar.[994] Muhaddislerin sened hakkndaki lleri, metne tatbik ettikleri llerden, sdece aklama, bblara ayrma ve taksim etme bakmndan bir farkhhic iirzcder. Yoksa ou zaman sahili bir sened, sahh bir metinle son bulur; ve hisse muhalif olmayan ma'kl, mantki bir metn de ou zaman sahh br senedle beraber zikredilir. u hle gre mnekkidlerin isnddaki rvier ve rivayetin artlar hakknda yaptklar btn aratrmalar, yalnz bir neticeye gtrmektedir. Bu netice de, hadslerin, sahih, hasen ve zayf gibi eitli seviyelerden hangisinde bulunduunu anlamak in hads metinlerini tcnkd etmektir. .

Muhterem okuyucu bir kere daha rivayetin artlar bahsine dnerek bu ksm dikkat ve tina ile okuyacak olsa aka grr ki, mnekkidlerin rvlerde aranan artlarda titiz davranmalarnn sebebi, yalnz rivayet edilen haberin shhatini meydana karmak iindir. Muhaddislerin titizlii, onlarn rvlerde arad bu artlarn, insanln kullanmakta olduu dier mterek llerle mukayese edilmesini gerektirecek durumdadr. Bu anlar, btn milletlerin eskiden olduu gibi imdi de alp kullanmalarna elverilidir: nk bur umumiyetle ahslarn ve kendilerini herkesin fevkinde gren veya gsteren bz adamlarn ortaya koyduu prensiplerden ok stn, objektif bir grten domaktadr.

Bu metoddasm ve krctia nemi yoktur. te bu Sebeple bz sahblerin tecils ile ittihm edilmesi, mm Mlik gibi mehur imamlarn tashf yapmakla sulanmas bu nisb lye gre pek mhim deildir. Sika rverden teekkl eden nz snadn, sika olmayan rvlerin meydana getirdii cl snada stn olmasnda bir beis yoktur. Hayatta olan rverden rivayet etmek makbul deildir; zr mucsr olmak bir mahz saylmaktadr. Ter.kd edilen bz hadslerin Buhar ve Mslim'in Sahihlerinde bulunmasnda,[995] bz zayf hadslerin Ahmet b. Hanbel'in Msned'nde yer almasnda, [996] bir mahzur yoktur. Hatta had hadslerin sahh olmalarna, sahh hadste aranan btn artlar ihtiva etmelerine ve stelik dn hkmlerin byk bir ksmnn onlara dayandrlmasna ramen, zan ifde edip etmeyecekleri hususunda umm bir mnkaa almasnda bir mahzur grlmemitir. Muhaddisler, sened tenkidinde zaman ve mekn, dier bir ifdeyle trih ve corafya llerinden de faydalanmlardr. Rvier yalan sylemeye balaynca. muhaddsler de onlara trih bilgisi ile kar koymular; rvlerin tabakalarn bilmeyi, doum ve lm trihlerine vkf olmay, rvlerin adl'anyle birlikte hadsi rivayet ettikleri beldenin adn da sylemeyi art komulardr, Muhaddisin, hads ald ahsn vefat trihini bilmemesi sebebiyle tedls damgasn vurduklar birtakm kssalar ve haberler anlatmlardr. Trih gereklere umm surette muhalefet etmeyi de uydurma almetlerinden biri olarak kabul etmilerdir. [997]

Adet bakmndan msv olsalar dah rvnin nce vefat etmesi ve hadsi daha nce duymu olmasn uluvv- nisb ekillerinden biri olarak kabul etmilerdir. Medneliier, Kfelilerden rivayet ettikleri zaman yanldklarna ve sem'n muhit artlarna bal bulunduuna ve en ok tedls yapan muhaddislerin Kfeliler ve bz Basrallar olduuna iaret etmilerdir. Bz asrlarda ve evrelerde ar taraftarlar bulunan mezheblerin tesirlerini gz nnde bulundurmulardr. Bu durum ou zaman o nev' hadsleri mevzu' saymaya birer sebep teskl etmitir. ehirlerde yaplan tedrisi, yhta tedls arasnda saymlardr; zr byle tedlslerde rvnin grmedii yerleri grdn iddia etmesi hli mevcuttur,

Muhaddislerin llerinde psikoloji ve sosyolojiden de faydalanl-mtr. Helva hadsi mevz'dur. Onu helvac Muhammed b, el-Haccc el-Lahm uydurmutur[998]

ocuklarmzn muallimleri hadsi de byledir. ocuunu mu'allimin zerine Sad b. Tarif uydurmutur.

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Guhfe'de hamama girdiini iddia eden hads de hads hafzlarnn ittifak ile uydurmadr[999] zr Rasl-i Ekrem (s.a.v.) zamannda hamam diye bir ey yoktu.

Bu llerdeki hassasiyet aikrdr. yleki, bir defa bile yalan syledii sabit olan rvnin hadsi kabul olunmaz. Hatsn kabul edip ondan dnmeyen ar rvlerden hads alnmaz. Muhaddislerin kula tashf yaplan bir kelimeyi karmayacak kadar hassastr. Bu tashf, kelimelerinde olduu gibi bakla ilgili bir tashf deil de, duymakla vukuca gelen bir tashf olsa bile onlarn dikkatinden kamaz. Cerh mevzuunda, ta'dlde olduundan daha fazla titizdirler; zr bu llerin, - srf insanlar tarafndan ortaya konmu olmasna ramen- halk Hz. Peygamber (s.a.v.)'e kar yalan sylemekten alkoyacak bir vasfta olmas lzmdr. Herhangi bir hat ve yanlmadan tamamen emn oluncaya kadar herkese kar mutlaka titiz davranmak gerekir.

Mevzc hadsin almetleri olarak saydklar btn deliller metinle ilgilidir. Gramer hatas ve ifde bozukluu, akl prensiplerine veya hisse aykrlk, va'd ve va'd mevzlanndaki lszlk ve arlk, hadisin bel ifdesinin, uslclerin veya kelmclarm kapal ve anla umas g szlerine benzemesi,[1000] devlet idaresine hkim olan zmreye yaklamak arzusuyla uydurulmu olmas, ite btn bunlar Hz. Peygamber (s.a.v,)'e yakmayan szlerin onun hadsleri arasna sokulmas itibariyle hads metnini ilgilendiren hususlardr. Yine Rasl-i Ekrem'in azndan kmas mmkn olmayan szler de bu cmledendir. Mesel: Eb Hureyre'nin rivayet ettii hadste Raslullah (s.a.v.)'m kle olmay arzu etmesi gibi ki, buna imkn yoktur. Hadsi kasden kalb etmek (takdim-tehr yapmak), ki hads arasnda uzlatrlmasma imkn olmayan bir tenakuz bulunmas da mevz hadsin almetle-rindendir. Mtenkiz gibi grnen hadslerden ya birinin tekini nesli ettiini veya zh yahut tahsis edebileceini dikkate almak lzmdr.

Btn bunlar bizi zarur bir neticeye gtrmektedir: Bu durumlar karsnda muhaddislerin daha ok sened zerinde mi, yoksa metin zerinde mi durduklarn tyin etmek gerekirse, kesin olarak sylenecek sz, onlarn metin zerinde daha ok durduklarn beyn etmek olacaktr; nk sened bizi asl sze ve metne gtren bir vesileden ibarettir.

Btn bunlara, her ada rvlerin takvalar, hads renmek iin I katlandklar eziyetler, hadsin deerini hakkyle anlaylar, hadsleri dnin temeli kabul etmeleri ilve edilecek olursa diyebiliriz ki, muhaddislerin cd ve tatbik ettikleri bylesine hassas bir metodun trihte bir ei ve benzeri yoktur. [1001]

Msterikler, bizim grdmz yazma eserleri, btn mdev-vent ve sahfeleri okumak zahmetine katlandktan sonra, metnin shhatini tesbt iin senedden baka br yol olmadn ve Araplarin sdece bu sened iine nem verdiklerini nasl zannedebiliyorlar?. Msteriklerin ileri gelenleri srf hadse ve hads rvlerine hakaret etmek, hads metinlerine dil uzatmak iin kitaplar ve makaleler yazmak suretiyle bylesine bir mugalataya nasl cesaret edebiliyorlar?.[1002]

Btn bunlara bir de daha Raslullah (s.a.v.)'n hayatnda hads-lerin yazldn gsteren; msteriklerin ve taraftarlarnn kurduklar btn mitleri ve. haylleri ykan; muhaddislerin tlim ve terbiyeaki metodlann, tahamml ve ed ekillerini birbirinden ayrdklar lfzlar zerindeki titizliklerini ortaya koyan trih vesikalarn mevcut olduu hususundaki isbadarmiz eklenecek olursa grrz ki, muhaddislerin alma sistemleri ve hassas metodlan hakknda sylenen btn medhu senalar, onlarn bizim kltrmz ve dnya medeniyeti zerindeki byk hizmetlerini ifde etmeye yetmez. unu da iyice anlam bulunuyoruz ki, hads stlahlar zerinde yaplacak aratrma, kltr neri zerindeki asl metodumuzu takviye edecektir. Dnya, bu metodu yalnz ve yalnz bizim altn asrlarmzda ortaya konduu zaman grp tanmtr. Onu bakalarnn cd etmesi de mmkn deildir; sr bu metod, bizim, cd etmeye muktedir dnce sistemimizden, geni ve yaygn kltrmzden ve yce mazimizin ruhundan fkrp kmtr.

te imdi netice olarak diyoruz ki, msterikler, harbi ve hcum tarzlarn ok iyi bilirler. phe uyandrmak ve zehirler samak hususunda zerlerine geen yoktur. Biz ise yalnz bildiimiz salam bir ekilde yapar ve ancak inandmz biliriz. Bakalaryla harb etmeye bir zaruret ve onlarn zerine saldmay gerektiren hu sebep olmadka kimseyle savamayz. Bizi alkadar eden husus, insanlarn hakikati perdesiz bir gzle ve hastalksrz bir kalble bizim gibi gmeleridir...

Bu szlerle kltrl genlerimize hitb ediyoruz; hl bu sese kulak vermeyecekler mi?! hl derdi anlamayacaklar m?![1003]


4- HADSN HUKUK-LGAT VE EDEBYATTAK YER

 

1- HADSN HUKUK BAKIMINDAN NEM

 

Kur'n- Kerm'in Raslullah'a itaati ve nete sarlmay tavsiye etmesi:

Mtehasss limler, sahih hadsin btn mslmanlara hucci olduu neticesine vararak, m'minlerin Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e balanp onun hkmne boyun emelerini farz klan yet-i kermelerle bu gr desteklemilerdir. Bu grn aksini kabul eden kimseye de bu ahs kendini veya halk onu bilgisi muazzam, dn anlay tam biri olarak kabul etse dah- ilim adam sfatn vermemilerdir.[1004]

Derin ilm aratrmann bu doru neticeye varmas tabi idi; zr m'minlerin Raslullah (s.a.v.)'a taat etmesini emreden yet-i kermelerin baka trl tevli mmkn deildir. Hz. Peygamber (s.a.v.)'e itaat de ancak onun snnetine yapmak, hadsiyle amel etmek, dn mes'elelerde ona ba vurmak ve onu; dnin Kur'n- Kerm'den sonra gelen ikinci kayna olarak kabul etmekle mmkndr.

Bu iin bylesine ak bir ekilde halledilmesine ramen, hadsin hccet olmas mes'elesi etrafmda beliren bz przlere k tutmakta fayda gryoruz.

Acaba Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e itaati tavsiye eden Kur'n- Kerm yetleri, onun hadslerinin de teri' bakmndan mstakil olduunu kabul ediyormu ki, Kur'n'm ahkmyle amel edildii gibi onun ahk-nyle de amel edilsin? Yoksa yalnz Kur'n- Kerm'in bir tefsiri olup ona bal bulunmas itibariyle ter' ynnden mstakil olduunu kabul etmiyor mu? Eer hads Allah Kitb'nn bir tefsri veya mcmelinin zh ise, bu takdirde O'nunla beraber ter1 asllarndan biri olarak nasl kabul edilebilir? Halbuki din hkmleri bunlarn yalnz birinden, Allah'n yce Kitb'mdan elde edilir. ayet hads, mstakil veya mstakil olmayan bir terc kayna saylacaksa, bu arada haber-i vhidler de kabul edilecek mi? Yoksa hadsin mutlaka sahh olmas m art koulacak?

Bu suallere yerinde cevp verebilmek iin her eyden evvel snnetin Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in gnlk hayaundaki amel tatbikatn ve ileri gelen sahabenin, kendilerini zorlamadan hadisleri duyar duymaz nasl anladklarn da gz nnde bulundurarak snnet-i ile amel etmenin vacip olduunu ifde eden belli-bal yet-i kerimeleri zikretmemiz cb edecektir.

Abdurrahman b. Yezd, hac mevsiminde dikili bir elbise ile ihrama girmi bir zt grr ve ona. elbiselerini kararak Rasu. (s.a.v.)'in giydii ekilde ihrama brnmesini tavsiye eder. O ahsn:

"Bana elbisemi karmam emreden bir yet oku bakalm! demesi

zerine Abdurrahman ona verilecek en gzel cevbn: Peygamber (s.a.v.) size neyi getirdi ise onu aln; size neyi yasak etti ise ondan da uzak durun[1005] yetini okumak olduunu grr.

Dikili elbisenin karlmas Kur'n- Kerm'de aka zikredil-memiti; fakat bu meseleye dir hads-i erf vardr. Demek oluyor ki, bu er' hkm sdece snnet ortaya koymu ve tcr kaynaklarndan mstakil bir kaynak durumuna gelmitir; zr Raslullah (s.a.v.)'n yasak ettii eyden saknmalarn m'minlere emreden

Allah Tai'dr.

Byk imm Tvs, [1006] ikindiden sonra iki rekat namaz klar. Bunu gren Abdullah b. Abbas, ona, "bir daha bu namaz klma," der. Buna karhlc Tvs, Rasl-i Lkrem (s.a.v.)'in, snnet hline getirilmesinden ekindii iin bu namaz nehyettiini, devaml olmamak artyle bu iki iek(at namaz klmakta bir beis olmadn syler. Fakat Abdullah b. Abbas Raslullah (s.a.v.)'m, ikindiden sonra bir baka namaz klnmasn mutlak surette yasak ettiini srarla syler

Allah ve Peygamberi bir ie hkm verdii zaman m'miti olan erkekle kadna kendi ilerinde buna aykr hareket etme muhayyerlii yoktur,[1007] yetine dayanarak Rasl-i Ekrem (s.a.v.'in beyn ettii bir meselede muhayyerliin bahis mevzuu olamayacam tekrarlar. [1008]

Snnet-i nebeviyenin vrid olduu bir meselede m'ininin muhayyerlii, her ihtilfta ve dvada u yet-i kerime gereince tam bir teslimiyetle snnetin verecei hkme boyun emekten ibarettir:

Rabb'n hakk iin, onlar, aralarnda ekitikleri eylerde seni hakem yapp sonra da verdiin hkmden nefisleri hibir darlk duymadan tam bi teslimiyetle boyun emedike mn etmi olmazlar. [1009]'Bu yet-i kermenin sebeb-i nzul hakkndaki rivayetlerin hepsi de, Zbcyr b. 'Avvm'm, hurmalarn Bedir harbine katlan bir Ansr'den nce Harre emesinden sulamasna Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hkmettii noktasnda toplanmaktadr. [1010] Burada aka grlyor ki, Kur'n- Kerm'in sarh bir hkmle temas etmedii bu mevzuda knun vaz' eden yalnz hads-i erf olmutur.

Allah Tal Peygamberine; nsanlara, kendileine ne indirildiini aka anlatasm diye sana da Kur'n- Kerm'i inzal ettik, [1011] buyurmak suretiyle, m'minlere snnetin terdeki yerini gstermek istemitir; zr Raslullah (s.a.v.) in szleii ve fiilleri yet-i kermeyi tefsir ederek onun mcmelini tafsil, mutlakn takyd, umm lfzlarm tahsis, Kur'n- Kem'in belirtmedii lleri, hadleri ve cz'iyyt da lyn eder. Kur'n- Kerm'in aka bir hkm getirmedii yerlerde snnet, mstakil olarak kanun koyma salhiyetini hizdir. Kur'n-m fcafsl ve izahn kendine bu akt hususlar da tefsir eder. 'Imrn b.Husayn'm, byk bir gaflet ve sakat bir anlayla sulad ahsa syledii szlerden bu sonu elde edilmektedir. 'Imrn ona yle k:

"Sen ahman birisin. Kur'n- Kerm'de, le namaznn drt rek'at olup, kraatinin da cehri olmayacana dir bir yet bulabiliyor musun?", ^mrn ona, namaza dir bz hkmleri, zekta dir bz lleri ve slm'n buna benzer esaslarn ve farzlarn sayp dktkten sonra szne yle devam etti:

"Btn bunlar Kur'n- Kerm'de aka bulabiliyor musun? Bulamazsn; nk Allah'n Kitb' bu meseleleri mphem ve mcmel brakmtr. Onlar aklayp tefsr eden ise snnettir.[1012]

Snnetin Her Mevzuda Ter Vstas Olduu:

Snnetin, Kur'n- Kerm'in mcmel yetlerini tafsil etmesi hakknda verdiimiz misller, ibdt, mu'melt, hell ve haram gibi slm hukkuni-in btn mcvzlarna mildir. Hz. Peygamber (s.a.v.) btn bu mevzular, kh kys yoluyla, kh birbirine benzeyen iki eyi mukayese etmek, bzan da karlkl iki ey arasnda bir muvzene kurmak suretiyle mkemmel bir ekilde aklar. Allah, ah-verii hell, faizi haram klmtr[1013] yct-i kermesinde faizin haram oluu meselesindeki inceliin, karl bulunmayan bir oalma olduunu anlayan Rasl-i Ekrem s.a.v bu oalmann bulunduu btn muameleleri kys yoluyla rib snfna sokarak yle hkmetmitir:

Altna karlk altn, gme karlk gm, budaya karlk buday, arpaya karlk arpa, hurmaya karlk hurma, tuza karlk tuz; her ey kendinin mukabili ile msv bir ekilde ve elde mevcut olarak muamele grecektir. Kim artrrsa veya artrmak isterse haddi am (faiz muamelesi'yapm) olur, [1014] Karl olmayan muhtelif maddeler ise rib snfna girmez ve mukabili olmayan bir artma saylmaz. Bununla ilgili olarak da Rasl-i Ekrem (s.a.v.) yle buyurmuturMaddeler deiik olduu zaman, elde mevcut olmak artyle istediiniz gibi satnz".

Kur'n- Kerm, m'lm yet-i kermelerle zinay haram, nikh da mbh klmakla beraber, velsinin izni olmadan bir kadnn evlenmesi gibi eriata muhalif bir nikhn hkmn ise aklamamtr. Mutlak zina ile eriata uygun olmayan bylesi bir evlenme arasnda yaknlk gren Hz. Peygamber (s.a.v.), evlilik muamelesinin usllerine uyulmayan evlenmelerin btl olduuna hkmederek yle buyurmutur.

Vellerinin izni olmadan evlenen kadnlarn nikh btldr".[1015]

Deniz avn, Deniz av yapmak ve onu yemek size hell klnd ki, hem size, hem de yolcu olanlarnza faydal olsun"[1016] yetiyle hell ve temiz olarak kabul eden Kur'n- Kerm,l hayvan etini de muhtelif yetlev le kat' surette haram etmitir. [1017] Deniz avnn mutlak surette hell ol-Imasyla, l hayvan etinin umm bir ifdeyle kesin ekilde haram olmas arasnda bir muvzene kuran Rasl-i Ekrem (s.a.v.), deniz meytesin umm hkmden istisna ederek hell saym ve deniz

hakknda: Denizin suyu temiz, ls de helldir, [1018] buyurmutur. Raslullah (s.a.v.), denizde len deniz hayvanna mahsus olan bu hkmn u hadsiyle de teyt etmitir:

ki l, iki de kan bizlere hell klnmtr. ki l: ekirge ve balk; iki kan da cier ve dalaktr.[1019]

Selef limlerinin, snnetin Kur'r yetlerini aklamadaki byk nemini -ki bu aklama hangi suretle olursa olsun anlam olmalar, bazlarn snnetin Kitb zerinde sz sahibi olduunu sylemeye sevketmitir. Nitekim Evz' demitir ki:

"Snnetin Kitb'a olduundan ok Kitb'm snnete ihtiyc vardr. [1020] Gerek Evz' e gerekse bakalar bu szle, Kur'n- Kerm'in mnlarn en iyi bilen insann, hevdan konumayan, konutuu ancak vahy-i ilh olan Rasl-i Ekrem (s.a.v.) olduuna iaret etmek istemilerdir. Yine bu cmleden olarak Mutarrif b. hhr[1021]'e: Bize yalnz Kur n- Kerm'den bahs ediniz, denmiti. O byle syleyenlee u karl vermiti:

"Vallahi biz, Ku'n- Kernrm bir mukabili olduunu sylemiyoruz; fakat Kur'n- Kern' bizden iy bilen birinin bulunduunu sylyoruz!. [1022]

Zikrettiimiz misller snnetin iki fonksiyonu bulunduunu gstermektedir. Buna gre snnet, ya Kur'n- Kerm'de bulunmayan meselelerin teriinde mstakildir; yahut da Kur'n- Kerm1 deki mcmel yetlerin aklaycsdir. Bu hl kasmda - tibfnin dedii gibi - unu kabul etmekten baka yapacak birey yoktur:

"Kur'n- Kerm'in yetleri de gstermektedir ki, Raslulah (s.a.v.Vm getirdii, emredip yasaklad hevey Kur'n- Kerm'in hkmlerine katlmaktadr. u hlde snnet, Kur'n- Kerm'in bir ilavesidir",[1023] Hz. Peygamber (s.a.vO'in Kur'n'a ilveten getirdii bu hkmler, hadsi - btn limlerin kanatine gre - Kur'n- Kerm'den sonra gelen ikinci dereceye karmaktadr. Bu da Rasl- Ekrem (s.a.v.)'in:

Size, skca sarldnz takdirde saptmayacanz iki ey brakyorum: Allah'n Ktb' ve benim. snnetim, [1024] hadsi gereince slm eratmm Kur'n ve hads olmak zere iki asldan meydana geldiini gsterir.

Asl Kur'n- Kerm'de Bulunsa Bile Snnetin Terrde Mstakil Olduu:

Btn bunlardan sonra biri kp da dese ki: Hayr, Kur'n- Cerm hads-i erflerdeki btn meselelere icmlen ve tafslen de olsa k tutmaktadr. Raslulah (s.a.v.)'n her snnetinin Kur'n'da mutlaka bir asl mevcuttur; zr Allah Tal Kur'n her eyi aklayan[1025] bir Kitb olarak gndermitir. Onuna dnini tamamlayarak; dninizi kemle erdirdim" [1026]

Biz O Kitb'dahibireyi eksik brakmadk[1027] buyurmutur. Binenaleyh, snnetin mstakiLbir terc organ olmas yle dursun, dinde katiyen ilve yapmamtr.

Bu pheciler. Raslulah (s.a.v.)'a itaati tavsiye eden, ona muhalefetten sakndran, bu hususta onun Kur'n- Kenm'e yapt tefsirlerle, snnetinde mstakil olarak emrettikleri arasnda br fark gzetmeyen Kur'xw Kerm'den phe ettirmek istiyorlar. Halbuki

yine Kur n- Kerm tehdd ifadesiyle buyurur ki: Peygamberin emrine aykr hareket edenler, balarna bir bel gelmesinden saknsnlar[1028]Bu yetle Kur" n- Kerm, Peygamber (.a.vj'de itaat edilip, katiyen kar gelinmemesi gereken bir hususiyet bulunduunu ifde etmektedir. Bu hususiyet ne Kur'n'a it olan, ne de Kur'n'da iaret edilen Peygamber snnetidir. M'itimle re, anlamazln hallini Allah'a ve brakmalarn emreden ilh emir de byledir:

Lym'minler, eer bir mesele hakknda ihtilfa derseniz, onun hallini derhal Allah'a ve Raslne arz ediniz; eer Allah'a ve hiret gnne inanyorsanz.[1029] htilfn hilini Allah'a brakmak demek. Kur*n- Kcrm'e mracaat etmek demektir. Raslullah (s.a.v.)'a brakmak da vefatndan sonra snnetine ba vurmakla olur.

Bu durum karsnda snnet, btn tafsH delilleriyle birlikte Kur'n- Kerm'e ynelmi oluyor; ?.r hibir lim, snnetin getirdii ile amel etmenin, Kur'n ile amel olduuna itiraz etmez. nk snnetle amel etmenin vacip olduunu gsteren Kur!n- Kermdir. Kur'n- Kerm daha umm, hads ise daha hussdir. Klli hkmleriyle daha umm elann, cz' hkmleriyle daha huss olan kapsadnda phe yoktur. Kur'n ile hads arasnda prensip bakmndan mevcut olan birlik, -prensipler zerinde bile olsa- hadsin yalnz bana bir hkm getirmesine veya mevcut bir hkm zh etmesine man deildir. uras muhakkak ki Allah Ta, Allah'a ve hiret gnne imn eden ve kendini ok ananlar iin Rasln nder, snnetini klavuz ve nebevi hidyetini de gzel bir rnek yapmtr.

mm f i' Risle'snde[1030] hakknda yet-i kerme bulunmayan hususlarda Raslullah (s.a.v.)'m getirdii hkmlere temas ederek meseleyi drt ynl bir tetkike tbi tutmutur ki, bunlarn hepsinde de snnetin Kur'n ahkmna birtakm ilavelerde bulunduu kabul edilmektedir. Bu ilve durumunun nereden geldiini ve ter'de ne derece hccet olduunu inceleyen mm fi' u ikinci vechi tercih etmi gibi grnmektedir. Buna gre Rasl-i Ekrem'in "snnetlerinin Kur'n- Kerm'de mutlaka bir asl vardr; mesel: Na-rnazm miktarn ve klnma eklini aklayan snneti, namazn farz olduunu beyn eden yete dayanmaktadr. Al-veri ve dier dn meseleler hakkndaki snnetlerde byledir; zr Allah Tal: Mallarnz aranzda btl

sebeplerle yemeyin"[1031] ve "Allah, al-verii hell, faizi de haram klmtr[1032], buyurur. Namaz hakknda olduu gibi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hell veya haram kld meseleler hakknda Allah Tal'-nm mutlaka bir beyn vardr[1033]

Hadisin hukuk bakmndan nemini aklarken, en doru grn sonuncusu olduu kanaatindeyiz; zr bu gre nazaran Kur'n'm her eye mil olduu, hereyi aklad ve Allah Tal'nn ona dere etmedik bir ey brakmad meselesi ile, ana prensipleri Kur'n'da mevcut olmakla beraber, onun isbt ve nefy etmedii hkmlerin snnette yer ald meselesini hibir mkilta ve hakszla mahal kalmadan uzlatrabiliriz. Bu mutedil gr, hadse slm'n teri asllarndan ikincisi adn tereddtsz vermemizi mmkn klmaktadr. Bu tafsilttan sonra, bz ahslarn snneti ter'de mstakil sayp, bzlarnn da saymamas nemli deildir. Eskiden, "Ki-tb'm snnete terk ettii bir saha, snnetin de Kitb'a brakt bir. saha vardr[1034] diyen ulem ne kadar doru sylemitir.

Allah Tal: ber'e itaat ederse, muhakkak Allah'.itaat etmi olur[1035] buyurduktan sonra bunda garip grlecek bir taraf yoktur.[1036]

 

2- SAHH HADS TER BAKIMINDAN HCCETTR

 

Hell ve Haram Klma Mevzuunda Snnet ile Kur'n Arasnda Bir Fark Yoktur:

Raslullah (s.a.v.), sanki gayb perdesini aralayarak, ileriki alarda .AHh'm Kitabiyle Rasl'nn snnetini birbirinden ayrmakta ve sdece Kurn nassiyle amel etmekte olan br millet grm de, bunlarn fec hatsn ve doru yoldan sapn bize u szleriyle tasvir etmi gibidir:

unu kat' olarak biliniz ki, bana Kur'n- Kerm ve onun bir misli daha verilmitir. Karn tok bir hlde rahat koltuunda oturarak: u Kurn'a sarlnz; Onda hell olarak ne grmeseniz onu hell kab ediniz, neyi de haram grrnseniz onu haram biliniz, diyecek bz "kimseler gelmek zeredir. phesiz ki, Allah Ras'nn haram ettii ey, Allah'n haram ettii ey gibidir.[1037]

Heli-haram mevzuunda olduu gibi, nemli btn dn meselelerde de Raslullah (s.a.v.)'n kendi snnetini Kur'n'a ilve ederek ahsnn ehemmiyetini gstermesini mm fi': Hz. Peygamber yalnz ah Tal'nm Kur'n'da hell saydm hell, haram saydn da haram klmtr, diye zh ettikten sonra pek kesin bir ifdeyle unu syler: mnflarn tmfim syfefffKler, sinmetm nnet de Kurn- Kerm'in erhidir. [1038]afii'nin dndaki mler snneti:

"Cebrail'in Raslullah'a Kur'n' indirdii ekilde getir-i ve Kur'n' t'lm ettii gibi rettii bir vahiy" olarak kabul etmekle, bu pek bedih meselenin tefsirinde haddi am gibidirler. [1039] Eb'1-Bek', ifrat ve tefrite dmeksizin bunu KlUyt'n[1040] yle tefsir eder:

"Hsl Kur'n ile hads, O, Allah rafndan ilka edilmi bir vahiyden ibarettir" yetinin dellet ettii -zere Allah tarafndan inzal edilmi bir vahiy olmak bakmndan brdirler. Yalnz Kur'n- Kerm, mciz olmas ve bir benzerinin getirilemiyeeei hususunda meydan okumak iin inzal edilmi bulunmas bakmlarndan hadisten ayrlr. Buna ilveten Kur'n- Kerm, Levh-i mahfz'da yaztdr. Ne Cebrail'in, ne de Resiuliah (s.a.v.)'in ondan herhangi bir tasarrufa haklan vardr. Cebrail tarafndan srf mn hlinde inzal edilen birtakm hadsleri Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sz hlinde ifde etmesi muhtemeldir".

Biz - vahiy nokta-i nazarndan - Kur'n- Kerm'in, Raslulah (s.a,v.)'m kalbine indirilmesi ile, bz hadisleri sylemesi iin ona ilham verilmesini birbirinden ayrmaya iddetle taraftarz. Sonra da bu ayrm sebebiyle adl kitabmzda da zh ettiimiz ekilde vahiy hdisesinin sdece Kur'n- Kermce mahss olduu kana'atindeyiz. [1041] Zr "Raslullah (s.a.v.) kendine nil olan vahy ile, Allah Tal'mn ilham diye bahs ettii kendi hadislerini zten birbirinden aka ayrrd. inden geen srf insan dnce ve fikirleri, ilh kelm ile kartrmas mmkn deildir. [1042]Bu durumda -nebevi hadslerdeki "tevkf" (vahye mstenit) mnya Kur'n- Kerm'in de dedii gibi hikmet adm vermeyi tercih ediyoruz :

Allah m'minlere bol bol ihsanda bulundu.

nk onlara kendi cinslerinden bir Peygamber gnderdi ki, kendilerine Allah'n yetlerini okuyor, onlar fena huy ve inalardan temizliyor; onlara Kur'n ve snneti retiyor. Halbuki bundan nce ak bir sapklk iinde idiler.[1043] Mtehasss slm limlerinin ekserisi, yetteki hikmet kelimesiyle Kur'n- Kerm'in kastedilme d ii ve fakat Hz. Peygamber'in kavi ve fiil snnetinden baka birey olmayan Allah'n Rasl'ne bildirdii eriat hedeflerinin, tlmt ve srlarnn mecmuundan ibaret bulunduu kanaatindedir. nk Allah Tal, -mm fi''nin de dedii gibi - kullarna "Kitab ve hikmeti retmek lt-funda bulunmutur. Buna gre - Allah bilir y burada hikmetten maksat sdece Raslullah (s.a.v.)'u snnetidir, demek caiz deildir; zr hikmet, Kur n- Kermle birlikte bu vasf tar. Allah Tal Rasl'ne itaat etmeyi farz klm ve insanlarn onun emirlerine uymalarm kesinlikle beyn etmitir. Bu itibarla farz klnd sz, ancak Kitbulah ve Raslullah,'m snneti hakknda kullanlabilir; nk Allah Tal, anlatt zere Rasl'ne mn kendine mnla birlikte zikretmitir[1044]

 

Raslullah'iu Snneti Hakknda Sahblerin Bilgisi Farkldr:

 

Asr- saadete baktmz zaman, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in evde, mescidte, arda, harp sahasnda, hazerde ve seferde sahbe-i kiramn mu'allimi olduunu ve her nazil olduka Kur'n yetlerini anlamalar iin, szleriyle ve fiilleriyle onlar ird ettiim grmekteyiz. Yine sahblerin, anlatlmas kabil olmayacak derecede snnete nem verdiini grmekteyiz. yleki:

Szm iittikten sonra duyduu gibi rivayet eden kimseye Allah rahmet etsin. Kendisine sz ulaan nicelen vardr ki, sz duyandan daha iyi muhafaza eder,[1045] eklindeki szleriyle ashab ilme tevik ettikien ve ilme olan susuzluklarn giderdikten sonra bzlar onun meclisinde birgn arayla nbetlee bulunurlar; birgn biri, ertesi gn dieri Raslullah'in yanndaki yerini alrd; sonra da arkada kendi duyduklarndan birini karr endiesiyle Raslullah (s.a.v.)'dan iittii sz ve tlmt dierine aynen aktarrd.

Btn sahabe ictihd mertebesine ulamad gibi, Raslullah'm snnetim ve szlerim de ayn derecede bilmezlerdi; nk onlarn kimi kyl ve bedev, kimi san'atkr ve tacirdi. lerinde Raslullah (s.a.v.)'m yannda bir kere oturanlar, ondan sdece bir hads duyanlar vard. "Rasl-i Ekrem'den veya sahabenin birinden hads duyan kimsenin, metehid olsun veya olmasn, duyduuyle anlayna gre amel ettiinden phe edilemez. 'Gerek Raslullah zamannda, gerekse sahabe devrinde metehid olmayan birinin duyduu hadsle amel etmek iin metehide gitmeye zorland bilinmemektedir. Metehid olmadan da bir hadsle amel etmenin caiz olduu hakknda Raslullah (s.a.v.)'m takrri, ashbm da icmc mevcuttur. Byle olmasayd hulef-i ridn, metehid olmayanlara, - hele bedevilere ~ bizzat veya bilvasta Raslullah'dan duyduklarn, metehid olanlarna arzetmeden amel etmemelerini emrederdi ki, bu hususta ne bir kaynak, ne de bir eser vardr. [1046]

uras muhakkak ki, - sahabenin snnet bilgisi farkl olduu iin - bz hkmlerin sebebini bilmede, bz lfzlar zabtetmede, ictihd ve istinbt ettikleri meselelerde snnete uygun karar verebilme derecesinde aralarnda elbette bir farkllk bulunacakt. nk "her sahb, Raslullah (s.a.v!)'m ibdetinden, fetva ve hkmlerinden Allah'n myesser kld kadarn grm, onlar hfz etmi, anlam, bildii karineler lsnde her eyin hikmetini anlam ve yeterli grd birtakm emare ve karnelere dayanarak bunlara b ksmnn mbh olduuna, bir ksmnn da mensh olduuna hkmetmitir. Onlarn dayandklar tek ey, istidlal tarklerine iltifat etmeksizin, sdece itminan ve kalbi kana'an bulunmas id. [1047]

TSirgn "RasulIlaT '(s.a.v.) ve sahabesinin "bulunduu yerden bir cenaze geer. Rasl-i Ekrem (s.a.v.), ayaa kalkar; ashb da ona bakarak hep beraber ayaa kalkarlar.[1048] Fakat cenaze geerken Hz. Peygamber (s.a.v.)'in neden ayaa kalktnn sebebini de bilmemektedirler. Hayretini gulemeyen bir sahb: Y Raslllah, der, o bir yahdnin cenazesi idi. Rasl-i Ekrem ona cevaben: "yi ama o bir nefis deil midir?", buyurduktan sonra, mrid bir mu'allim olarak unlar syler: Cenazeyi grdnzde onun iin ayaa kalknz" 2. Ashb- kiram, cenaze iin neden ayaa kalkldnda ve bu emri tefsir ederken, onun, m'min, kfir herkese mil olup olmadnda ihtilf etmilerdir. Ayaa kalkma sebebim, kimi lmn 'azametine hrmet, kimi lnn etrafndaki meleklere t'zm eklinde zh etmilerdir. [1049] Fakat ayaa kalkma sebebini Raslullah'n: "O bir nefis deil midir?" gerekesiyle zh her cenaze iin ayaa kalkmann mstahab olduunu gstermektedir. [1050]

Abdullah b. mer, Ras- Ekrem (s.a.v.) den u hadsi rivayet eder: l, ailesinin kendine-alamas sebebiyle azb grr". Hz. e, bnu mer'in bu hadsi iyice alamadn ve lfzn zabtedemediini syleyerek tenkd etmi ve lmne ailesi alayan br yahd kadnn mezar yanndan geerken Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in: yahd kadn mezarnda azb grrken, tekiler de oturmu arkasndan alyorlar, buyurduunu sylemitir. u hle gre, lnn azb grmesinin sebebi, arkasndan ailesinin alamas deildir, bnu mer'in rivayet ettii hadsin lfzlarndan anlalan mnnn hilfna her lnn kabrinde azb grmesi, arkasndan alanmasyla zh edilemez. Halbuki Hz. 'ie'nin rivayetine gre hads, Ras-lullal'm iitip grd manzaray hikye etmesinden ibaret olup ne er bir hkm, ne de nebevi bir t'lmi ihtiva eder.[1051]

Sahabenin itihad bzan hadise muvafk dmtr. Nitekim Nese''nin rivayetine gre bnu Mes'd (r.a.)'a, kendine mehii takdir etmeden kocas len kadnn durumu sorulduunda: Raslulah (s.a.v.)'m bu mevzuda bir hkm verdiini bilmiyorum, diye cevp vermi, ashb- kiran da bir ay devaml surette ona gidip-gelip srar etmitir. Bunun zerine bnu Mes'd, o kadnn ne fazla, ne de az olmadan, emsali kadnlarn mehri kadar mehir almas, iddet beklemesi ve mirastan hakkn almasna hkm ederek re'yi le ictihd etmistir. Ma'kl b. Yesr gelerek, Raslullah (s.a.v.)'m kendi kable-\ lerinden bir kadm hakknda aynen byle hkmettiim syleyince, Abdullah b. Mes'd buna, mslman olaldanberi sevinmedii bir ekilde sevinmitir.[1052]

ite ashb- kiramn byle farkl grleri omu; bu grleri tbirler almlar, ellerinden geldii kadar hfz ederek ashabn kana'at-lerini renmiler; aralarnda ihtilf bulunanlar, yapabildikleri nis-bette uzlatrp bz kaviller dierine tercih etmiler ve bylece tbi4n imamlarndan herbirinin mstakil bir mezhebi meydana gelmi; her beldede bir imma uyulup intisb edilmi; bu imamlardan fetvalar istenmi: aralarnda birok meseleler grlm ve kendilerine birok dvalar ve hkmler gtrlmtr. [1053]

 

Mezheblern Zuhuru ve mamlarn Hadsle Ihticc:

 

Etb'u't-tbi'n, mftlerin fetvalarn duymular, onlarn muhtelif ehirlerde verdikleri hkmleri ve hallettikleri meseleleri aratrmlar, ictihd ve istinbt mevziunda, kaza ve fetva babnda ellerinden geleni esi gememilerdir. Sonra mezhebler vcda gelmi, tb'ler oalm ve her biri - grn tfeyt iin - snnete dayanarak, onun mklen hl ve mnazaalar neticeye balamak hususundaki salh hkmn ortaya koymulardr. Bu mezhep imamlarnn her biri snnetle kat' surette amel edileceini ve onunla ihticcm vcib olduunu aka sylemilerdir. Onlar -herhangi bir meselede farkl hadsler bulunla duunu grnce- sahabenin szlerine mracaat etmilerdir; zr sahabe, slm'n asl kaynana ve Rasluilah (s.a.v.)'n zamanna en yakn olan insanlardr.

urasna dikkat edilmelidir ki, mehur mezheblerin imamlarnn - hads hfz ve hads bilgisi bakmndan farkl durumlarda bulunduklarn aratrclar ne kadar zannederlerse etsinler- hepsi de sahh hadsin kysa ve nazara takdim edileceinde ittifak etmilerdir. Onlar arasnda hibir imm yoktur ki, aynen veya yaklak bir ifdeyle: "Hads sahh ise, ite benim mezhebim odur", dememi olsun. Hatta "hadscilerin ly kararak ar br ekilde zemmettii [1054]Eb Hanfe, sahh olduunu grd bir snneti elde ettii zaman, onunla amel etmekten baka birey dnmemitir. Eb Hanfe'nn gr tarzn hassas bir ekilde aklayan a'rn der ki:

"Eb Hanfe'iin kys nassa terch ettiini syleyen kimse, ihtimlki bu hkme onun mukallidlerinin szleri arasnda rastlamtr. Eb Hanfe'nn mukallidleri, imamlarnn ki-ysyle amel etmeyi mecbur tutmular ve immn lmnden sonra sahh olduu anlalan hadsi terketmilerdir. Bunda imm Eb Hanfe mahzurdur; fakat tb'leri ma'zr saylamaz. Onlarn (bizim imammz bu hadsle amel etmemitir), demeleri, hadsin huccetlik vasfn kaldrmaz; nk imm o hadse ya rastlamam veya grd halde sahh kabul etmemi olabilir. [1055]

Eb Hanfe zamannda hads uydurma hareketinin korkun bir ekilde yayldm rendiimiz zaman, onun re'yi ve kys birtakm hadslere terch ederek bunlara ehemmiyet vermesini ve haber-i vhid-lerin ounu reddetmesini byk lde nzr grrz. Zten re'y imm olan kimsenin hadsleri kabul ederken pek titiz davranmas ve haber-i vhidlerle amel etmek iin bzan bir ksmnda ar davrand ar artlar ileri srmesi gerekirdi, tte bu hl imamlar, Eb Hanfe'nn bz fikirlerini ve zaman zaman mezhebini tenkd etmeye

evke tmi tir.

Eb Hanfe'nn bu bbta ileri srd artlarn en mhimleri' unlardr:

Haber-i vahidin, eriatn kaynaklarnda yaplan istikradan sonra ittifak edilen artlara mu'rz olmamas,

Ku'- Kerm'in umm prensiplerine ve zevahirine muhalif olmamas,

Kavl veya fiil olan mehur snnete aykr dmemesi,

Bir beldeye hs olmadan, sahabe ve tabiinden tevars edilen amele muhalif olmamas,

Rvnn, hadsi mzkere etmedike yazsna gvenmemesi,

Rvnin, hadsinin, hilfna amel etmemesi,

Sahabeden gelen bir mes'elede ihtilf eden birinin, yine bir sah-bnin rivayet ettii haberle ihticc etmeyi terketmesi,

Haberin, metinde veya senedde bir fazlalk ile infird etmemesi.

Herkesin bana gelebilecek bir mesele olmamas,[1056]

mm afii'nin, hadse ne byk bir deer verdiini sylemeye hacet yoktur. O derki:

"Raslullah (s.a.v.) m sz yannda, kimin baka bir hcceti bulunabilir? Anam, babam ona feda olsun!. [1057]Haber-i vahidin tesbtinde gz nnde bulundurulacak esslar gstermek iin Risalesinde mstakil bir fasl aan odur.[1058]

Mlik b. Enes'in kymetini anlamak iin, onun yce dru's-snne diye kabul edilen Medine'nin imm, Muvatta'mn da ehl-i hads metoduyla yazlm bir nev' fkh olmas kfidir. mm Mlik, hadsle tatbik ve amel olarak ihticc etmitir. Bu mevzuda ondan rivayet edilen szler, onun hakknda daha fazla bir bilgi vermez. Mlik, - her hl- krda - haber-i vahidin kat' olarak ilim ve amel ifde ettii grndedir. [1059]

Ahmed b. Hanbel'e gelince, hads mevzuundaki m'azzam Msned'i, onun terc bakmndan snnete ne kadar byk bir ehemmiyet verdiini gstermektedir. Ahmed b. Hanbei"in, en byk hads hafzlarndan biri olduu phesizdir. Hatta onun hadsci taraf, fakhliinden daha fazladr. "yle ki bir nass bulduu zaman derhal ona gre fetva vermi, ona muhalif olan her eye ve kim olursa olsun hibir kimseye aldr dahi etmemitir. [1060]

Btn bunlar, byk imamlarn hadsin dindeki yerini bildiklerini ve onu eratm ikinci asl saydklarn gstermektedir. Onlar sdece haber-i vahidin kendilerine verdii tatmin derecesinde ihtilf etmilerdir.[1061]

 

Haber-i Vhidle hticc Ve artlar:

 

Haber-i vhidle - Eb Hanfe'nin yapt gibi - ancak bz artlar dhilinde ihticc edenler, sahabeden gelen rivayetlere gre onlardan bylesi haber-i vhidle amel etmeyenlerin de bulunduuna bakarak kendilerini m'zur gstermeye almlardr. Nitekim Hz. Eb Bekir, Mure'nin, ninenin mrs hakkndaki haberini, Muhammed b. Mes-leme de ayn eyi syleyene kadar reddetmitir. Hz. mer Eb Msa'l-E'ari'nin bir yere izin isteyerek girme mevzuundaki haberini, Eb Sa'd el-Hudr takviye edene kadar reddetmitir. Hz. Eb Bekir ve Hz. mer, Raslullah (s.a.v.)'in Hakem b. s reddetmeye izin verdiine dir Hz. Osman'n rivayet ettii haberi kabul etmemilerdi^. Hz. Ali, Eb Sinan el-Eca('nin talk- tefviz mevzuundaki haberini reddetmitir. Hz. AH, Hz. Eb Bekir mstesna, hibir kimsenin haberini, yemin ettirmedike kabul etmezdi. Hz, eie de, ailesinin alamas sebebiyle lnn azb greceine dir Abdullah b. mer'in rivayet ettii haberi reddetmitir.[1062]

Sahabenin haber-i vhidle ihticc ve muhtevas ile amel ettiinden phe edilemez. Yalnz bz haber-i vhidleri hemen kabul etmeyilerinin sebebi, pheyi gidermek veya iyice anlamaya tevik etmek, yahut da hads rivayetinde son derece ihtiyatl olmay tavsiye etmek indir, Bunun byle olduunu Hz. mer'in Eb Musa'ya syledii u sz pek gzel ifde etmektedir:

"Ben scvii itham etmiyorum; ama rivayet ettiin sz, Raslullah (s.a.v.)'in szdr!".

Haber-i vahidin gerek mnsn bilmemiz, bu mevzdaki karkl bir kere daha izle edecektir, Haber-i vhid demek, sdece bir kiinin rivayet ettii haber demek deildir; bilakis o, sahih bahsinde de zh ettiimiz zere, mtevtirin mukabilidir. [1063] Mezkr rivayeti erdeki birinci sahbye bir baka sahbnin de katlmas, o rivayetin haber-i vhid olmaktan kmas iin kf deildir. Daha da fazla olarak birinci sahbnin rivayetine iki veya , hatt yalan zerine birlemelerini akim kabul etmedii birok rvlcr katlsa dah o haberler vhidlik durumundan kmazlar. te bunun iin !mid demiti ki:

"Muhaddislerin bz haberleri reddedip bzlar zerinde tevakkuf etmeleri, habetlerde byle davranmay gerektiren bir.hlin bulunuu veya aranan bir artn bulunmayp gibi sebepler dolaysyledr. Yoksa .0 haberlerle, amel etmek hususunda hemfikir olup da shhat derecesi bakmndan ihticca elverili bulmadklar iin deildir.[1064] Binenaleyh haber sahih olduu saman, dnin asllarndan biri olur. Aratrcnn bu asl baka bir aslla karlatrmasna ihtiya yoktur; zr ikinci asl birinciye muvfksa onu destekler ve takviye eder; muhalif olduu takdirde de, ikisinden birini reddetmek doru deildir; zr o zaman bu i. haberi kyasla reddetmeye benzer. Halbuki snnet kysa tercih edildii in bu durum ittifakla merduttur. [1065] "Eer biri kalkar da: Biz sdece Kur'n'da bulduumuzla amel ederiz, derse, icm- mmetle kfir "olur. O takdirde bu ahsn, sdece biri gnein zevalinden gece karanlna kadar, [1066] dieri de fecr vaktinde olan namazlar klmas cbeder; zr namaz adiyle Kur'n-j Kerm'de zikri geen en az miktar bu kadardr. Bundan fazlasnn da hududu yoktur. [1067]

uras var ki, haber-i vhidle amel etmenin sahh oluu baka ey, kat' oluu daha baka eydir. slm limlerinin ekserisi, sika rvnin rivayet ettii haber-i vahidin hccet olup onunla amel etmek lz;m geldii kanaatindedir. [1068] Bu nev haberin delleti zann olduu iin de, yine onlarn ekserisine gre katHyet ifde etmez. [1069]mm Ahmed b. Hanbel, Haris b. Esed e-Muhsib, Hseyin.b. Ali e-Kerbs ve Eb Sleyman'n [1070]aralarnda bulunduu bir grup, haber-i vahidin kat olup ilm-i yakn ifde ettii [1071]Hatta bnu

Hazm de der ki:

"Raslullah (s.a.v.)'a varncaya kadar hep dil kimselerin rivayet ettii haber-i vhid, hem ilim, hem de amel ifde eder. [1072]Hatbu'l-Badd, bu gr tenkd etmek ve haber-i vahidin katiyet ifde ettiini syleyenleri reddetmek iin el-Kifye adl eserinde bir bolm ayrmtr. [1073] Bir baka blm de, haber-i vahidin ilim fde ettiini zannedenlerin phesini zikretmeye ve bu pheyi yok etmeye tahsis etmitir. [1074] Ayn zamanda da haber-i vhidlerle amel etmek gerektii mevzuuna girip buna sahh rivayetlerle deliller getirmekte br beis grmemitir. Btn bunlar, "haber-i vhidle amel etmemin shhatine ve vcbuna dir bz delillerin beyn[1075] adl mstakil bir bbta incelemi, sonra haber-i vahidin kabul edildii ve edilmedii mevzular beyn etmi ve nihayet "akln ve muhkem olan Kur'n yetlerinin hkmne, ma'lum snnete, snnet yerine kim fiile ve her kesin delile muhalif olan" mevzularda haber-i vahidin kabul edilmeyeceini syleyerek bu bahse son vermitir. [1076]Eer bu bir ey ifde ediyorsa, phesiz, had yolla rivayet edilse . dah, sahh hadsin ter'deki nemli yerini gsterir. Gayr-i dn ilimlerin haberlerini, semav olan dn rivayetler bir tarafa, Arap olan bu yce Rasln hadslerinden daha hassas bir sndla, daha muttekce, daha emn bir tarzda daha titizlikle ve ihtiyatla, daha geni ve yaygn bir hretle rivayet etmek elbette ok g, hatta muhal gibidir. Bu hadslerin ou tevatr derecesine ulamasa, her neslija ulems, hadslerin kat' ve yakn ilim ifde ettiinde ayn - veya birbirine yakn -kan'atlere sahip olmasa bile bu byledir. te bu sebeple, ekseriyetin sahh haberin hilfna amel etmesi ona zarar vermez; nk ekseriyetin sz hccet deildir. [1077] stelik hadsle amel etmek, daha nce de zh ettiimiz zere[1078] senedden nce metni, ekilden nce muhtevay, lfzdan nce mny gzeten birtakm tenkd llerine baldr.[1079]

 

Karinelerle Takviye Edilen Haberle Ihticc Edilip Zayf Hadsle Edilemeyecei:

 

Daha fice zikredilen sebeplere binen mtehassslar, senedi sahh olan haber-i vhidle ihticc kf grmeyip, karinelerle takviye edilen haberle de ihticc ederek bu nevi haberin ilim ifde ettiini kabul etmiler[1080] ve ilim ifde etmek bakmndan, bunu, tevatr derecesine varmamakla beraber tarkleri ok olan haberlerden de kuvvetli saymlardr. Bunu byle saymalarnn sebebi: ''onu hafzlardan hi birinin tenkd etmeyii ve iki mns arasnda bir zddiyet bulunma-yidr; zr mtenkz olan iki eyden her birinin deru olmas mmkn deildir[1081]

I Eer karinelerle takviye edilen haber kabul edilirse ve haberi I takviye eden ey de karineleri ise, o takdirde hasen hadis bilhassa ztih hasen hads[1082] kuvvet, derece ve yakn ifde etmek bakmndan ; sahh seviyesinde olmamakla beraber sahihe ilve edilecek ve hatta 'ihticc bakmndan ona msavi olacak kadar sahh hadse benzemektedir. u hlde imamlarn ounun: Hasen hads, ihticc itibariyle sahh hads gibidir, demelerine amamak lzmdr. Hattb'nin de dedii gibi: "Hadslerin ekserisinin durumu byledir; zr birok hads, sahih derecesine ulamaz. Hemen hemen btn fakhler hasenle amel etmi, limlerin ou da onu makbul saymt[1083]

Bilindii zere btn eitleri ile ihticca elverili grlmeyen hads, zayf hadstir. Bu durum da zha lzum kalmayacak kadar tabidir; zr kusuru ister metinde, ister senedde olsun zayf hadsin btn nev'leri pheyi celbe tmektedr. Bunlarn niin zayf olduunu

"ayn lde belirttiimiz in imdi yeni batan bu stlahlar ele alarak her birinin neden zayf olduklarn aratracak deiliz. Biz zten incelediimiz her stlahn niin ihticca elverili olmadn sylemitik.

Burada okuyucuyaj muhaddslerin aratrmalarna hkim olan me-todlu tenkd ruhunu hatrlatmak istiyoruz. Hadsteki zayflk ne kadar nemsiz de olsa, onu herhangi bir tedkk ve tahkike tbic tutmadan ne bir erc hkmn, ne de ahlk bir faziletin kayna olarak kabul edebiliriz.[1084] Yine okuyucunun, mnekkdlerin cerh ve taMl stlahlarm ve cerh stlahlarnn, tafdl iin kullanlanlardan daha sert olduunu her zaman hatrlamasn isteriz. [1085] Bu suretle okuyucu, kendisiyle amel edilecek hadsin sahh olduunu grmek ve onu her trl aibeden kurtarmak iin bu hassas tenkd llerinin, rvicri cerh etmeyi caiz, hatt vacip kldna[1086] inanm olacaktr. Yalnz sika rver tarafndan rivayet edilen ve bu iin Xn olduunu btn rvleri anlam olan hads ihticca elverilidir.[1087]

 

3- HADSN EDEBYAT LMLERNE TESR

 

slm limlerin Hadsin Glgesinde Douu:

 

Bz limler yle derdi: "limler ksmdr:

1 -Pien fakat yanmayan ilim ki bu nahiv ve nahiv asllar ilmidir.

2 -Ne pien, ne de yanan ilim ki bu beyn ve tefsir ilmidir.

3 -Pien ve yaran ilim ki hu fkh ve hadis ilmidir.[1088] Bu sz, nemli slm ilimlerin gc\irdii merhalelerden bahseden, aratrclarn bu ilimler .rasnda y.ip L muvzeneden ve bu ilimlerin asl prensipleri, yerlemi kfudt cri ve hassas stlahlar arasndaki mukayeseden sonra vardklar neticeleri gzmzn nne seher doru bir szdr.

Bu szleri syleyen kimse, fkh ve hadsi bir ilim olarak kabul etmekle ok sabetli davranmtr; zr fkh, hads-i eriflerin, haytn muhtelif saf halan hakknda ortaya koyduu muazam ter'i mirastan domutur. Hads-i erifin, mcmel yetleri beyn etmesiyle, Kur'n- Kerm'den sonra mstakil bir teri' ess olmas arasnda bir fark yoktur. phe yok ki fkhla hads arasndaki bu salam balant, onlarn tekml yolundaki adral^rm birbirine yaklatrm, gelime safhasnda geirdikleri merhaleleri yakmlatrmtr. Fkhn asllar, ancak 'ulmu'l-hadsin temeline ilk tas konduktan sonra yerleebilmitir.

Hads ile fkh, hazrlayc ve yerletirici fonksiyonlarn fya devam edip giderken, onlar hakknda yaplan aratrmalar genileyip oalm}, "kh hadsin, kh re'yin hkimiyeti iin gayret eden fikir ekolleri vcut bulmaya balam ve hads ile fkh beraberce pimi, beraberce yanmlardr. Balanglar ayn olduu, mu'azzam gelimeleri birbirine benzedii, er'ata hizmet etmek, tahkik ve tedkk iin mterek bir metod kullanmak itibariyle aralarnda fark bulunmad iin karlkl rabtalar hi geveme mistir. Eer hads ile fkha mterek bir isim vermek istenirse, her ikisini birden ifde etmesi tibariyle 'ilmu'l-hads adndan daha mnsibi bulunamaz. Bu suretle hsseten hadsin btn ikh meselelerdeki yerine iaret etmek iin bu isimlerden birini sylemekle tekine ihtiya duymayz. Hads olmasayd, fkh elbette bir ilim olamazd.

u hle gre. nce pien, sonra da - hakknda pek ok eser yazlmas sebebiyle yanan ilim hads veya fkh'l-hads ilmidir. Dier ilimler de -ster nahiv esaslar gibi pisin'fakat yanmasn, ister tefsir tnetodlan gibi ne pissin ne de ynsn - hads mnekkidi erinin vaz'et-tii llerden, yerletirdii kaide ve usllerden kuvvet ve zayflk, genilik ve derinlik itibariyle farkl ekillerde tesir altnda kalmtr. Fkh hadsin glgesinde domu, sonralar onun kopmayan bir paras hline gelmitir. Mfessirler, Kur'n- Kerm'in tevilinde snnete dayanrken, tefsr ilm de hads sahasndaki yolunu bulmu, kendisine hs metodla ve uslleri olan mstakil bir ilim hline gelinceye kadar o da fkh gibi - hadsin bir paras olmutur. Fakat tefsr,. - mstakil olmakla beraber - tefsr bi'l-me'srda olduu gibi hadsten bir dereceye kadar ayrlm da olsa, yine RasluUah (s.a.v.)'m szyle byk bir irtibat halindedir.[1089]

te bu suretle mfessirler, tefsr gibi pimemi ve yanmam bir ilmi teyt iin, pien ve yanan bir ilimle - hadsle ihticc etmilerdir. [1090]Nitekim fkh ilminde de hadsle ihticc etmiler; bu suretle mfessir fakhler muhaddislerin metodlarn kullanmay det edinmiler; ve fkhla tefsirin bir ok taraflar hadis mhryle damgalanmtr.[1091]

 

Hadsin Nahiv Asllarna Tesiri:

 

imdi geriye, pien fakat yanmayan nahiv asllar kalm oluyor. Bunlar hadsin tsrinde nasl kalabilir?. Nahvin, -dnyev ve insan bir ilim olarak- dnin temellerinden ve ter( esaslarndan birine ne ihtiyc vardr?!

Hayret edilecek nokta rasdr: Bu soruya cevp verirken, hadsin nahve ve nahiv asllarna olan tesirinin, fkha ve tefsire olan tesri kadar kuvvetli olduunu deta gzle grmekteyiz. uras da var ki, bunlarn birbirine olan tesr ve messiriyetine kendi arasndan baktmz a, takldle hibir mnsebeti clmayan asl ve orjinl bir adr.

Grmz aklamaya balamadan nce, - tbirin skclm-dan kurtulmak iin - bu faslda nahiv szn her zikredisimizde, yalnz lgat meselelerini srf nahvi ksmlar olarak ihtiva eden byk nahiv asllarn kasdettiinmi sylemek istiyoruz. Bu nahiv asllar, - umm vfe mull stlaha gre - hadsin tesirinde kalm ve onun metodundan ok istifde etmitir.

Hadsin nahiv asllarna tesri, bu asllarn geniliine, derin ligine ve ufkunun byklne ramen - iki trl olmutur: Birincisi hads ilmi pimeden nce nahiv asllar onun douuna katlm; dieri de, hads ilminin piip, parlak nefis yemilerini verdikten sonraki yanna ahit olmutur!

Birinci ksmda bu tesr derecesini genileterek ifrata sapmayacaz; zr imdi biz, hadsleri isnd fikrinin lk ve basit ekliyle Hulef-i ridn devrinde doduunu tasavvu etmekte, sonra da - yine ilk ve basit ekliyle - Hulef-i ridn'in sonuncusu olan Hz. AH zamannda nahiv ve arab ilimlere dir bz meseleleri ortaya koyma fiikfinn doduunu dnmekteyiz. Her hl- krda slm limlerinin ahkm- er'iyyeyi elde ettikleri rivayetlere gsterdikleri titizlii, aynen, nahiv kaidelerini kardklar rivayetlere gsterdiklerini mahede etmekteyiz. Arab ilimleri ilk olarak ortaya koymakla tannan Ebu'l-Esved ed-Duel[1092], nahiv meselelerini ilk defa Hz. Al'nin bahis mevzuu ettiini sylemektedir. Rivayet edilen haber, dn ve er' bir mesele olmasa bile onun Hz. Al'ye nisbet edilmesi, tahamml ve ed yollarnn msl-manlar tarafndan ok nceleri kullanldn gstermesi bakmndan bir isnd eidi saylr. Ebu'l-Esved ed-Duel bu rivayeti Hz. Al'ye isnd ettikten baka, yine pek aikr br isndla fetvalarnn bir ounu da ona nsbet ediyordu.

Hads rivayetinde isnadn kullanlmaya baland zaman tyin etmenin g olduu zann, hadsin kaynaklarna pek az inilmesi sebebiyle domutur; zr bu kadar ok ve yaygn hadsleri sahblerin birbirinden aldn, onlarn bir sz bir baka sahbye isnd ettiini ve bir szn, o mealdeki dier sahabe szleriyle takviye edildiini reddetmek gtr,

Kitbmzdak ter'de hadsle ihticc faslm okuyan, -zikre-! dildii zere - hadsleri duyup renip bakalarna rivayet etmeky maksadyla sahbe-i kiramn Raslullah (s.a.v.)'n yanna nbetleffl gittiini mahede eden, asr- saadette bile mslmanlarin birbirlej rinden rivayet ettiini gren okuyucunun rivayet ve isnd meselelerini tekrar ele almaya intiya duyduunu zannetmiyoruz. Ve yine sahabe ve tbi'nn, rivayet etmekte olduklar haberleri kimden aldklarn beyn ettiklerinden de phe ettiine ihtiml vermiyoruz.[1093]

 

slm'n lk Devirlerinden Beri snd Sistemini Tatbiki:

 

Bz tbilern-mesel:Katde b. Di*me es-Scds gibilerin -ha-? dsleri senedleriyle birlikte rivayet etmediklerine dir sylenen haberler dah bize, muhtelif ehirlerde bulunan tbi'leiin ounun, hadsleri senedleriyle birlikte rivayet etmekte olduklarn gsterir. Byle olmasayd rv; herkese mil olduunu o devirde - bilmeyen tek ahsn dah mevcut olmad umm bir hkmden Katde'yi veya bir baka tabiiyimstesna tutmaya uramazd. Misl olarak: Hammd b. Seleme'nin Tabaktu'l-kub'daki[1094] u szn ele alalm

Katde'ye giderdik, oda: Hz. Peygamber'den bize ulat ki. mer'den bize ulat ki. diyerek hadsleri hemen hemen isnd etmezdi. Hammd b. Eb Sleyman Basra'ya geldii zaman: Bze brahim, falan ve falan rivayet etti ki demeye balad. Bu hl Katde'ye sylendiinde o da: Mutarrf'a sordum k diyerek haberle senetleriyle birlikte rivayet etti.

ilk bakta bu haberden anlalan mn udur: Hammd b. Sleyman Basra'da bu deti yaygn hle getirdikten sonradr ki Katde isndla rivayet etmeye balamtr. Bu haberle anlatlmak istenen asl mesele, Hammd b. Seeme'den baka birok tabiilerin de kendi ehirlerinde haberleri isndla rivayet etmekte olduklardr. te meselenin dell olarak ele alnacak taraf burasdr.

Essnda tbi'lerin, isndla birlikte rivayet etmeye tevik etmeleri veya haberlerin senedlerini soruturmalar cb ediyordu; fakat bu tevike ne asr- saadette, ne de ilk sahbler devrinde hacet vard; zr herkes birbirini tasdk edip inanyor, kimse kimseyi itham etmiyordu. Yalnz "Hz. AH ile Hz. Mu'viye arasndaki ihtilfn harp eklini alarak, kanlarn dklp canlarn telef olmaya balad hicretin krknc yl, snnetin yalan ve uydurmadan mnezzeh olmas ile, yalan ve hadis uydurma hareketinin oalarak siysi maksatlara ve dahil blnmelere hizmet iin kullanlmaya balamasn birbirinden ayran bir hududtur.[1095] Bu fitne hareketinin zuhurundan sonra herkes haberlerin senedlerini soruturmaya balad; "ehl- snnetten olanlarn hadslerini kabul ettilers ehl-i bid'attan olanlarn hadslerini de terk ettiler[1096] Fitnenin kalblerde brakt kt tesirlerden biri de, iki kutubtai herbirini, kendi grubunun faziletlerine dir uydurmaya tabi olarak tevk etmesiydi. Nitekim byk i edbi Ibnu Ebi'l-Hadd yle demektedir;[1097]

 

"Bil Ki Fezil Hadslerini Uydurma Hareketi, lk Olarak iler Tarafndan Balatlmtr. [1098]

 

Mhim olan nokta, - daha nce zikredidii zere - haberlerin senedlerle birlikte rivayetinin ilk olarak snnetin naklinde grlddr. nk fkh ve teri meselelerin izahnda snnetin tesiri mevcuttur. Gayr-i dn rivayetlerde isnada nem verenler, -islm'n ilk yllarnda - msamahakr stlhlarm gz yumabilecei bir tarzda, lfza bal kalanlarn taassubundan da pek uzak bir ekilde ve tabi imkn nisbetinde nakillerini isnd etmilerdir. Bununla beraber nahvin kurucusu saylanlardan arab ilimleri ilk defa tess eden kimseler, muhtelif sahalarda imknlar nisbetinde haberler ve eserler nakl etmeye alan sahabe ve son tbirlerin yaptklarndan farkl bir ey yapmamlardr. Bu iki gruptan herbiri, ahbr rvierini umm olarak, hads rvierini de daha huss bir ekilde birbirlerinden tama-! miyle ayracak bir zellik bulamyorlard.

Bununla beraber diyoruz ki, Araplarn nahiv prensipleri vazetmeyi dnd gnden itibaren hads, nahiv asllarna tabi olarak tesr etmitir. Yani bu tesr, hadsin keml devresinde deil douu srasnda vuku bulmutur. Bu hususta mbalaa ederek hadsin tesr sahasnn geniliini belirtirken ar davranmayacaz. Fakat bu ilmin ikinci asrda piip, nc asda yanmasndan sonra- hadsin nahve ve nahiv uslne, muhtelif ilimlere ve metodlarna olan tesrini anlatmak bbmda ne kadar mbalaa edersek edelim, yine de hads ilminin hakkn deyemeyiz; zr hibir slm ilim yoktur ki, onda hadsin belirli bir tesri bulunmasn. Bu tesr vasyyetler, hikmetler ve prensipler gib nebev mrsn aydnlatt sahalarda olmasa bile, mutlaka tahamml ve ed uslleri, rivayet ve rvlerin artlar, ten-kd ve tercih lleri, tasnif ve tahrc iislblar, muvzene ve tercih ekilleri hakkndadr. te btn bunlar rivayet ve isnd yoluyla nahiv misllerine girmi, lgat bahislerine gemi, edebiyat haberleri arasna katlm ve her sahada gr sesini duyurmutur. [1099]

 

Edebiyat limleri Ve Hadscilerin snadnn Bu limlere Tesri:

 

Bilindii zere sarf, nahiv ve btn lgat meseleleri, edebiyat ilimlerinin eitli dallarn tekl eder. Bunlara ancak erRuayn [1100]'nin de dedii gibi asl Arap kelmyle hid getirebilir. Sahh rivayetlerle, muttasl isndlardan baka, bizi fash olan kadm Arap kelmna gtren bir baka yol var mdr?

Btn limler u hususta ittifak etmilerdir ki kanaamca bu ittifaklarnda hakldrlar Arapada mteahhir edebiyatlarn szyle ihticc edilmez. [1101]Ve bu ittifak sebebiyle, saymakla tken-v meyecek nice rivayetleri ulm-i arabiyyeye katmlardr. Bu rivayetler arasnda, slm'a yetiemeyen Ghiliyyet devri irlerinin, Chiliyyet ve slm devirlerine yetien Muhadramlann birok iirlerinden baka Ghiliyyet devrini hi grmemi irlerin bir ksm slm iirleri de bulunmaktadr. [1102]Acaba muhaddislerin hads rivayetinde kullandklar isnd sisteminin az veya ok nisbette tsrinde kalmadan btn bu evhidi nakletmek onlardan birine myesser olmu mudur?

Bu noktada bz mu'sr aratrclar bize yle seslenmektedir: Aksine hads rivayeti, iir rivayetinin ve Chiliyye irlerinin haberlerinin te'srinde kalmtr; zr slm'dan nceki bz irlerden iir alndn syleyen sahbler mevcuttur. Nitekim mer b. el-Hattb, Furt b. Zeyd el-Leys'ye kardeinin iirini okuyarak: "Bu, kardein Kusme b. Zeyd'in iiridir. Bu iiri bana o okudu; ben de ondan zabtettim". demitir. [1103]Aratrclarn - ayet doru ise bye bir haber kasnda- sdece misl verilen iirin Chiliyye iiri olmasna bakarak, onu, Ghiliyyet devri halknn, irlerin haberlerini senedle rivayet ettiklerine dell saymalarn anlayamyorum. [1104]Bu haberde, slm'n mer gibi birisine, bilmen her sz sahibine nisbet etme hrsn vermesinde, dorulua, takvaya, emnete ve iyi ahlka tevk etmek iin bir misl bulamyorlar!

Hatt rivayet edilmekte1 olan az miktardaki bu kabil rivayetin hepsi, Chiliyyet devri insanlar arasnda, haberleri senederiyle rivayet etme detinin mevcut olduuna dell saylsa, ve hatta bu misllerin saylamayacak kadar ok olduu kabul edilse bile - ki aslnda, bu kadarck rivayetten fazlas da elimizde yoktur- kim kp da bu evhidin, slm'dan nce veya Hulef-i ridn devrinde rivayet edildii tarzda bize geldiini iddia edebilir?

Hads ilimleri geliip, hads stlahlar hakknda essh prensipler tesbit edilip ve bu prensiplerle stlahlar halk arasnda yayldktan sonra rvler, renip retilmesini istedikleri haber, siyer ve iirlerden senedleri muttasl olanlarn rivayetlerine ehemmiyet vermeye balamlardr. Aslnda rvler, bunlar arasnda Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hadslerini, takva ve ihtiyatla rivayet etmek hususunda daha titiz davranyorlard.

Bunlardan u neticeye varmaktayz: Rvler, ilimlerin tasnifi asrnda, hads rivayetinde muttasl isnad kullanmaya nem vermiler veya bu kabil dn rivayette sened zincirinin muttasl olmasn daha ok gzetmilerdir. [1105]Sonra yine ayn ahslarn, lgat ve nahvin, iir V benzeri evhidin rvleri-olduklar ve bunlar rivayet ederken dn rivayetteki kadar cidd olmadklar; fakat hads mnekkidlerinin onlara cehd ve zorlama ile dah zail olmayan derin bir tesir brakmalar sebebiyle, bu evhidte, chiliyye devrinde olduu nisbette bir geveklik gstermedikleri neticesine varmak hakkmz ve hatt vazifemizdir. [1106]

 

4- LGAT ve NAHVDE HADSLE HTGC

 

limlerin Hads Rivyetindeki ekingenlikleri:

 

Asma' gibi br immn, "ancak birka hads rivayet edecek kadar[1107] hads rivayetinden kanmas gsteriyor ki, Raslullah (s.a.v.)'a yalan isnad korkusu, ilk byk rvlere olduu gibi ona da hkim olmu, kendileri iin Selmeti, dinde takva ve ihtiyat sahibi olmakta grmlerdir. Bunlarn, baka rivayetlerde de takvay asla brakmamalarna ramen, hads rivayetine kysla iir rivayetinde dana serbest olduklar da bir hakikattir. Mesel: u'beb. Haccc, en byk hads imamlarndan biridir. Hemen hemen yegne megalesi, halka hads rivayet etmekti. Fakat zaman zaman iir rivyetiyle bir miktar urat da olurdu. Birgn Eb Zeyd Sa(d b. Evs ile kar-bkl bir hayli iir okurlar. Buna hayret eden bz hadsciler dayana-myarak u'be'ye derler ki:

"Ey Eb Bistm! Biz senden Raslullah (s.a.v.)'m hadslerini duyabilmek iin gnlerce yolculuk edip geliyoruz. Sen ise bizi brakp iirle urayorsun!" Bu szlere pek hiddetlenen u'be onlara dnerek:

"Be adamlar! Ben kendim iin hayrl olan sizden daha iyi bilirim. Allah'a yemin ederim ki ben, iir rivayetinde, hadstekinden daha serbest davranyorum", der. [1108]

Hads rivayetinde gsterdikleri ciddiyete nazaran, iirde, rvlerin m daha serbest davrandklar muhakkaktr; zr snneti rivayet ederken |j onlara, tahkik ve tetkiki gerektiren tahds sfat hkim oluyor ve bu srede sened zincirine gsterdikleri ihtimam hads metninin lfzlarnda da gsteriyorlard[1109] Onlar iir rivayetinde de fevkalade bir dikkat ve titizlik gsteriyorlar ve farknda olmadan tahds sfatnn tesirinde bulunuyorlard; iirde serbest davranmakla bsbtn gevetmiyorlard. Hads rivayet edip yalana dmektense, iir rivayet etmeyi tercih ediyorlard. Nitekim sahb mrn b. Hsayn Basra'ya geldiinde, iir ve hads rivayetine ayr ayr zaman tahsis etmekle beraber, daha ok iir rivayet etmi ve eer istese devaml surette iki gn hads rivayet edebileceini sylemitir.[1110]

 

Lgat ve Nahivde Hadsle hticc:

 

Siz, btn bunlardan sonra, eski nahivcileiin ounun hadsle ihticc terkederek iirle ihticc etmelerine amaz msnz? Da gibi aalar brakp al-rpiya sarlmalar sizi dehete drmyor mu?

Eskilerin haberlerini rivayet edenlerin yalanc veya uydurmac (vazz) olduklarn sylemiyoruz; hatta iir rivayetinde, onlarn hepsinin msmahak olduklarn da sylemiyoruz; aksine ellerinden geldii kadar btn rivayetlerinde doru, temkinli ve ihtiyatl olmaya altklarn zannediyoruz. Ne var ki, Msned'i irsal etmek, Mr-sel'i isnd etmek, Mevzl' maktu yapmak, Makt'u mevsl yapmak, bir rivayeti dierlerine idhi etmek gibi mevzularda hadseilerin gsterdii dikkat ve salamla onlar sahip deildiler. Onlar her hl-u krda mzr idiler. phesiz onlarn bu mazeretleri bir ounun edebiyat haberlerini, nahiv ve lgat evhidini, chilliyye devrini grmeyen kimselerden alm olmalar sebebiyledir, u hle gre bz isnd halkalarnn dm olmasnda onlarn bir s-i taksirleri yoktur. Bu halkalar dnce, geni mesafeleri kapatmak, boluklar doldurmak iin, inkta1 ortadan kalkana kadar bir ahsn yerine mu'sr olan birini koyarak ve isnd silsilesini tamir ederek tesviye tedlsi[1111] yapmakta da bir beis yoktur. Bununla beraber, iir rivayet eden kimselerin yalanc ve gevek olduklarn, bu tamir ve tedlsi kasden yaptklarn sylemiyoruz. phe yok ki onlar, hadseilerin tesirinde ok kalmlardr. iir rvlerinin, hads stlahlarnn tesirinde kaldn gsteren en ak dell, hads rivayetinden kamalar, muhaddislerin merhamet nedir bilmeyen terbiyeci sopalarndan ve bu sopann son derece salam ve insaft dikkatli davranmaya mecbur eden karaltsndan kokmalardr. Bu yle bir meyyidedir ki, btn talebelerinin, gerek dny ve gerekse din ilerine dir rivayet ettikleri her eyde en doru konuan, aln en ak ve sz en samim birer insan olmalarn ister.

lk nahivcilerin durumuna hayret etmemek kabil deildir. eitli bblar ve fasllar hlinde tertb ettikleri kaidelere misl arayp durduklar hlde, Rasluilah (s.a.v.)'n hadslerine mracaat etmemeye gnlleri nasl raz oldu! Halbuki onlar, muhaddislerin gerek ifahen ve gerekse isnd yoluyle rivayet edilen haberler iin ileri srdkleri artlarn en doru nakilleri ve en salam szleri temn ettiini de bilirler!

Mucsr baz aratrclar bu acip durumu mkemmel bir tarzda u ekilde aklamaktadrlar:

"Eski lgatiler ve nahivciler bilhassa iir rvlerinin naklettii kitre olanca gayretleri ile yneldikleri iin, hads rivayet ve dir-yetiyle megul olacak imknlar kalmad. Bu sebeple, hadsle ihticc meselesi de istendii gibi olmad. Nahivciler, hadsle ihticc edememelerinin sebeplerini zikrederken yle gerekeler ileri srmlerdir ki, btn bunlar, iir ve nesirle yaptklar ihticctan daha kuvvetli ve salam olmutur.[1112]

 

Edebiyatlar Niin Hadsle hticc Etmemilerdir?

 

Hadsle ihticc edilmesine raz olmayanlarn ileri srdkleri en' kuvvetli delil, btn bu rivayetlerin, Arabn en fashi olduunda phe edilmeyen Hz. Peygamber (s.a.v.)'in lfz olduuna gvenmedikleridir ve "ulem bu rivayetleri, - Eb Hayyn el-Endls'nin dedii gibi- Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in sz olduuna gvenemedikleri iin terke tmiler dir. Eer gvenselerdi, bunlar, klli kaidelerin isbtnda Kur'n yerine geerdi. [1113]

Eb Hayyn, hadsle ihticc kabul etmeyenlerin durumunu iki eye balamaktadr:

Birincisi, rvlerin bir kssay deiik lfizlarla nakletmeye cevaz vermeleridir; halbuki Hz. Peygamber (s.a.v.) btn bu lfzlar sylememitir; fakat rvler Hz. Peygamber (s.a.v.)'in fash lfzlarn sylemeyipj onlarn benzeri dier kelimelerle hadisi nakletmelerdi.[1114]

kincisi, rivayet eden hadslerde birok lhin yaplddr. "Zr rvlerin birou aslnda Arap deildi ve Arap dilini de nahiv san'atna uygun olarak bilmiyorlard. Bu sebeple, onlar farkna varmadan szlerinde lhin vuku* bulmutur. [1115]

 

Hadsle hticca Man Olanlara Cevp:

 

Gerek udur ki, mn ile rivayeti caiz grenler} bunu birtakm artlara balamlardr. yle ki:

Mn ile rivayeti, ancak, dili kendi tabiat iktizs olup yaratl itibariyle Arap olan sahabe, tbi'n, byk fakh imamlar ve rvler yapabilir. Bu zevattan Arap olarak yaratlan biri, bir lfzn yei ine mrdifini koysa, bunu nahivcilerin dier Arap kelmna tercih etmesi gerekir. Zr bunu yapann, fash Arap topluluklarnda yetien biri olmas, sznn tereddt edilmeden derhl kabul edilmesini cb ettirir. te bu sebeple imm Ahmed. b. Hanbel, mm afii hakknda: "Onun sz lgatte hccettir", der. [1116]

Farzedelim ki, selef-i slihn, mn ile rivayet etmitir. Farzede-lim ki, hepsi de dier rivayetlerde olduu gib, merf hadste de msamahakr davranmtr. Ve yine diyelim ki, rivayet ve tedvn asrnda, btn rvlerin mn ile rivayet edebileceine dir icm edilmitir; fakat vk'a her bakmdan bunun aksini gstermektedir. yle ki:

lk rvler, rivayetlerin mutlaka lfz ve nassa tamamen uygun olarak yaplmas hususunda pek titiz davranyorlard; hatt ve harflerinin yer deitirmesine dah msamaha etmiyorlard. Onlar,Acme'in dedii gibi hadste bir veya bir ziyde etmektense, gklerin balarna yklmasn tercih ediyorlard.[1117] Hads rvsinin, iki lfz arasndaki teredddn gsteren ve Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in syledii lfzn yerine bakasn sylemek korkusuyle, tereddd ettii iki lfz da belirtmek istediini ifde i eden ne kadar ok misl vardr. [1118]

Bz imamlar, merfc hadslerin mn ile livyet edilmesini iddetle reddetmilerdir. Onlar, yalnz mevkuf ve maktc hadslein mn ile rivayetine gz yumuyorlard; zr onlar hadse, tercdeki yeri dola-ysyle son derece ikiat etmek gerektiine inanyorlard. [1119]

Raslullah (s.a.v.)'m lfzn mrdifi ile deitirdikleri takdirde onun sylemek istediini fya muktedir olsalar dah, sahabeden bakasnn mn ile rivayetine bz mtehasss limlerin nasl kar koyduklarn grdk. Buna gereke olarak da, herkesin mn ile rivayet edebilecei kabul edildii takdirde, kimsenin hadslere itimat etmeyeceini ileri srmlerdir. [1120]Bu kadar iddetten ve her ynden yaplan bu kadar tazyikten sonra mn ile yaplan rivayetler ok az ve pek ndir olmutur. Bylesi bir rivayet, vki olduunu kabul etsek bile- yalnz u artlan hiz olan rvlere serbest braklmtr: Rv sarf ve nahvi mkemmel surette bilecek, lfzn medlul ve maksatlarna vkf olacak ve Hz. Peygamber hi lhn yapmad iin de, lhin yapmadan hadsi rivayet etmeye muktedir olacaktr. Hz. Peygamber (s.a.v.)'den rivayet ettii hadste lhin yapar kimse Ras-lullah (s.a.v.)'a yalan sylemi, bylece de Cehennemdeki yerine hazrlanm olur.[1121]

Aralarnda lhne benzer ifde bozukluklar grlen bir hayli hads, bize gre ou zaman - rvlein tahamml ve edadaki titizlik ve ihtiyatlarn gsterir. Rvlerin bir ksm da, emnete haddinden fazla dikkat gstermesi sebebiyle, rivayet ettii lfz mny bozup fesada uratmad mddete lhin yapmtr. [1122] Buna binen mtehasss limler, rvsinin i'rba muhalif davrand bir hadsin asln bulmak gerektiini sylemilerdir!. [1123]Yine ayn sebeple el-Hasen b. A1 el-Hulvn demitir ki:

"Kitabmda 'Affn'dan rivayet ettiklerimde bir lhin bulursanz onun i'rbm gstererek tashih ediniz; zr 'Affn lhin yapmazd" 'Affn da der ki:

"Kitabmda Hammd b. Seleme'den, rivayet ettiklerimde bir lhin bulursanz, onun i'rbm gstererek tashih ediniz; zr Hammd b. Seleme hin yapmazd". Hammd da yle der:

"Kitabmda Katde'den rivayet ettiklerimde bir lhin bulursanz, onun i'rbm veriniz; zr Katde lhin yapmazd. [1124]

 

Aratrmann zeti:

 

Muhaddisierin senedleri rivayet ederken gsterdikleri fevkalde dikkatin yannda, metinleri rivayet ederken gz nnde bulundurduklar bu ller bize kesin surette gstermektedir ki, mtekaddim l-gatilerden ve nahivcerden hadisle ihticc men'edenler, hadis mer-viyyatnn, hlis Arap olan yce Peygamber'in szleri olduu hususunda insana timat telkin etmediini sylemekle pek byk bir hata ilemilerdir. Hadsle ihticca man olanlar, ihticca cevaz verenler ib, unu iyice anlam oldular ki, "nahivcilerin ve Igatilerin ihticc ettii btn Arap kemndas hads rivayetinde gsterilen zabt, dikkat ve aratrmann asgarsi dah mevcut deildir. [1125]

Mtekaddim lgati ve nahivcileri, hadste onlar gibi phe etmemek artyle - mzr gsterecek sebepler aratrdmz takdirde grrz ki, o gn in Raslulah (s.a.v.)'n sahh hadsleri "bol miktarda ellerinde bulunduu hlde onlar hadsin dndaki kra arazde otlamaya mahkm eden[1126] sebeplerin banda, "az meguliyet, [1127]ndir rivayet ve pek az kitabn mevcut olmas gelir.

Nahvin ilk kurucular olan Basral imamlardan Eb Amr b. el-'AI, sa b. mer, el-Hall, Sbeveyh ve Kfe'li imamlardan el-Kis', el-Ferr', Ali b. Mbarek e-Ahmer ve Him ed-Darr'e nisbet edilen bu tefsirin altnda hadsle ihticcm neden islenrie.diini anlamamz mmkn olabilir. [1128] Ve yine mteahhir Igatilerin en seilmi ve en fash lfzlar, erhleri ve evhid ile bir arada bulunduran mu'cemlerinde RasJullah (s,a.v.)'m hadsleri ile neden ihticc I ettiklerini de anlamamz mmkndr. Bu mu'cemler arasnda el-Ezher'nin Tehzb'i, el-Cevher'nin Sinan', bnu Fris'in Ma-kys'i, ez-Zemaher'nn Fik'i ve ayrca bnu Harf, bnu : Ginn, bnu Berr ve es-Suheyl gibi byk nahivcilerin meseleleri :de bulunmaktadr. Nitekim bu grte olanlardan bnu't Tayyib diyor ki: [1129]

"Bu meselede eyh Eb Hayyn (v. 745 H.)'m erhu't-teshl de ve Ebu'l-Hasen ed-D'i fv. 680 HO'in erhu'l-cumel'de ortaya koyduklar gr dnda, hadisle ihticca muhalif olan bir nahiv limi "bulunduunu bilmiyoruz. Celluddin es-Suyt (v. 91)'de bu iki ztn kanatine tbi olmutur".[1130]

"Kuvvetle tahmin ediyorum ki, Sad e-Efgn'nin dedii gibi - mtekaddim limlerden hadsi hid olarak kullanmayanlar, hads limlerinin gerek rivayet ve gerekse dirayet bakmndan verdikleri meyvenin halk arasnda reva bulduu zamanda gelselerdi, Kur'n- Kerm'den sonra elbette yalnz hadsle ihticc ederlerdi. Hads ilminin hassas ilm llerine vurulduu zaman haklarnda birok phelerin uyanaca iirlere ve haberlere hi iltifat etmezlerdi.[1131]

Bu salam mantk grle, ihticc meselesini, asla amayacak bir lye balayabiliriz ki, bu, fesahat, saflk ve bozulmadan salim olma lsdr. Bu hle gre gerek hadste ve gerekse dier ilimlerde, lgatinde za(f olan, kelmna yabanc sz karan, makam ve mertebesi ne kadar yksek olursa olsun, lfznda rekket bulunan kimseyle hticc edilmez. lk lgatiler kekt bu ly daha o zamanlarda bilselerdi, phesiz ki bu ller, dil kaidelerini ve nahiv asllarm, sabit ve salam esaslara balamay, bu usln semeresini mteahhir nahivcilerden ve ileri gelen imamlardan Ibnu Mlik ve bnu Him'm topladklar gibi, evhile zenginlemi nahiv meyveleri olarak toplamay garanti altna alm olurdu.[1132]

 

5- RVLERN TABAKALARI

 

1- BNU SA'D ve et-TABAKT'DAK TASNF METODU

 

Giri:

 

Hadslerin cem'i, hads toplamak iin yap lan seyahatler ve bu sahada yazlm olan eserlerin tedvini, rivayet ve isnada dayanan btn nakl ilimlerle birlikte ilk mslman Arap kltrnn temelini tekl eder. Trih, siyer, megz, fetihnameler, tercim ve tabakt kitaplar, hatt tefsir ve kraat ilimlerine dir btn bilgilerimiz, hadsin cem ve rivayeti neticesinde meydana gelmitir; nk hadsler, vrid olduklar ilk halleriyle rvlerin zihinlerinde ve hafzlarn kalb-erinde iktn btn bu ilimleri ihtiva etmekteydi. Bu para paa bilgiler, mstakil isim ve mevzular ile yava, yava hadsten ayrlmaya balad ve daha sonralar herbiri bal bana birer im hline geldi.

Tabakt kitaplar, hadsin cem ve tedvini ile doan bu ilk slm kltnn bir cephesini tekl eder. Bu kitaplarda rvlerin hl ter-cemelerini ve asr asr, tabaka tabaka durumlarn bulmaktayz. [1133]Biz bu faslda, tabakt kitaplarndan, onlarn ess kaynaklatmdau ve bu nev'i trihi-tenkd incelemelerde bulunan kimselerden mutlaka bilmemiz lzm gelenleriyle megul olacaz.

Tabakt der demez akla ilk gelen, bnu Sa'd'm et-Tabaktu'l-kubr schr; zr bu esef, tabakt ilminde yazlan kitaplarn en deerlileri ndendir. [1134]Bu nev'i tetkiklerin essna ve bu mevzuda kitap yazm olanlarn metodlarna vkf olabilmek iin yapacamz en faydal alma, bu eseii tahlil etmektir. Biz de et-Tabakt'n mellifini tantarak ie balyoruz.[1135]

 

bnu Sa'd, Hayt Ve Eserleri:

 

Ad, Muhammed b. Sad b. Meni ez-Zhr'dir. Zhre oullarnn mevllarmda biri olduu iin ez-Zh nisbesini almtr. Dedelerinden biri, Himlerden Hseyin b. Abdillh b. 'Ubeydih b. el-Abbs'n mevls olduu iin de el-Him saylr. H. i68'de Basra da dodu; bu sebeple bnu Sa(d el-Basr dye anlr. Sonralar Medine, Kfe ve Badat'a seyahatler yapmtr. Medine'ye yapt seyahatin H. 200 senesinde vuku bulmu olmas gerekir; zr Medine'de, 189 trihinde bz eyhlerle karlam ve onlardan ilim atmtr. Medine'de mehur rvlerle grmtr; nk Medine dru's-snne ve hads rivayetinin gelitii ilk ehirdir.

Badat'a seyahat ettikten sonra, H. 230 senesinde vefat edene kadar orada kalmtr. Vefat ettii zaman 62 yanda bulunuyordu. Badat'ta, tabakt ve negz mellifi byk tarihi el-Vkid'den ayrlmamtr. Onun ktipliini yapt iin Ktbu'l-Vkid unvan le tannmtr. Ayrca tarihiler bnu Sa'd'i, Vkd'nin lmsz bir eseri olarak kabul ederler. .

bnu Sa'd'in haytm yazan tabkat kitaplar, onun sdece kitabndan bahs ederler: Birincisi, bu et-Tabaktu'1-kubr, ikincisi, bize et-Tabaktus-sar diye tan]ulan kitap, ncs de Ah-hru'n-Neb'dr? k, bnu Nedm el-Fihrist'inde bnu SaSd'in yalnz bu eserinden bahsetmektedir. Bz aratrclar, -ki ben de onlarn kanaatindeyim bu kitabn aslnda sdece bir kitap olduunu sylerler, Zr grld zere, et-Tabaktu*s-sar ve Ahbru'n-Neb kitaplarnn muhtevas, et-Tabaktu'1-kbr'mn ilk iki cz'r-de mevcuttur. Bu durum, bnu Sad in et-Tabaktu'1-kbr'dan baka bir kitap yazmadn gstermez; fakat terceme-i hl kitaplarnn, bnu Sa'd ve eserleri hakknda" verdii bilgiler ksaca bundan ibarettir, bnu Sa'd'in et-Tabaktul-kubr'dan baka bir kitab olmasa bile, sdece bu kymetli eser onun muazzam ilmini, salam hafzasn ve zamanndaki rivayet ve trih kaynaklaryla, olan kuvvetli alkasn ortaya koymaya kfi gelirdi.[1136]

 

Asl Kaynaklar:

 

bnu Sa'd'in et-Tabakt'mdaki kaynaklar iki trldr:

Birincisi, zamanndaki muhaddis ve tarihilerin ekserisinin yapt gibi dinleyerek azdan alma yolu.

kincisi de, yazma usldr. Bu ikinci kaynak, dar ve snrldr.

et-Tabakt'dan huss bir ekilde bahs edeceimize gre, ilm emnet hemen unu sylememizi cb ettirir: bnu Sa'd, n plnda, eyhlerinin azndan duyduu nakle istind etmitir. Hatt eyhi

Vkidi'den et-Tabakt'da yazl olarak ald bilgileri, ayrca ifah olarak da almtr, ilm emnet, ayrca unu da sylememizi gerekli klar: smine aka et-Tabakt denen bir eseri, bnu Sa'd'dan nce, - Vkd mstesna - telf eden olmamtr, bnu Sa'd, asrndaki btn mehur mnhaddislerle grerek onlardan hads alma frsatn da karmamitr. Onun yaad ilm evrenin mhiyetini anlamak iin eyhlerinden bir kann misl olarak zikretmek kfi gelecektir: Vekc b. el-Cerrh, Sleyman b. Harb, Hueym b. Ber, Eb Nu'aym el-Fadl b. Dkeyn, Sufyn b. Uyeyne el-Veld b. Mslim, Ebu'l-Veld et-Taylis ve Muhammed b. Sacdn el-Mukri' ed-Darr bunlardandr. te bu durum sebebiyle, daha sonraki asrlarda ve ksa br zaman sonra yaayan hads ranekkidleri onu medh, tezkiye ve ta'dl etmiler ve hakknda sadktur, sikadr, rivayetlerinin ounda titiz davranr, demilerdir. Hatt bnu Sa'd'i eyhinden stn tutanlar vardr. Mesel es-Sehv: "snad zayf olmakla beraber kendi sikadr", der.[1137]

 

bnu Sa'd'n eyhi El-Vkdi Hakknda Birka Sz:

 

bnu Sa!dm stad el-Vkd hakknda, - zayftr deseler dah -birka sz sylemeyi lzumlu gryoruz. Ad Muhammed b. mer b. Vkd el-Vkd'dr. Ben Him'in mevllarndan olup Mervn b. Muhammed'in hilfeti zamannda, H. 130'da Medine'de domutur. 170 trihinde hacca giden halfe Hrnu'r-Red'e refakat etmitir. Halfe ile birlikte Medine'yi ziyaret etmi ve ona mehedleri, gazve yerlerini gstermitir. Halfe, el-Vkd'yi bu sebeple ok sevmitir. Sonralar Hrnu'r-Red'in veziri Yahya b, Hld el-Bermek, Irak' merkez edindii zaman, el-Vkd'ye yannda kalmasn teklif etmi, bu teklifi kabul eden Vkd, vezirden birok zz u ikram grmtr. Sonralar am'a ve Rakka'ya gitmi, tekrar Badad'a dnmtr. Me'mn onu Askeru'l-Mehd kadlna tyin etmi, Vkd de Badat'ta H. 207 (veya 209) senesinde vefat edene kadar bu vazifede kalmtr.

el-Vkd, hadsi, Mednelilerin imm Mlik b. Enes, Sufyn b. Sacd es-Sevr ve Ma'mer b. Rid gibi byk rv ve hafzlardan almtr; yaa kk olmakla beraber mehur es-Sre sahibi Muhammed b. shk'n mu'sr idi. el-Vkd'yi trih, siyer, megz ve fth ilimlerine vukuf tibariye bnu Ishk'dan sonra ikinci olarak kabul ederler; fakat el-Vkd, megz ilminin ounu, H. 170 trihinde vefat eden Eb Ma'er es-Sind diye mruf Nuceyh es-Sind'den almtr. Halfe Mehdi, Medine'yi ziyareti srasnda el-Vkd'nin ilim ve faziletini duymu, kendisiyle birlikte Badad'a gelmesini teklf etmitir. uras da var ki, hafzlar ve mnekkidler, ok mnker haber rivayet etmesi sebebiyle Eb Ma'er'in bz rivayetlerini tenkd ederler. Bununla beraber onun megzyi ok iyi bildiinde, sretu'n-neb ve fetihlere defin vukufu olduunda ittifak ederler. Nitekim imm Ahmed b. Hanbel: Eb Ma'er, megzyi iyi bilir, demektedir. Hat-bu'1-Badd'nin, e-Vkd'nin hayatim yazarken syledii gibi, onun tabakt, trih ve megz sahasndaki kitaplarnn dnynn drt bucana yaylmasna amamak lzmdr; zr o, bu mevzular sahabeden, ehd ocuklarndan, mevlden, rvlerden, limlerden ve ilk megz sahibi Eb Ma'er'den en ince teferruatna varncaya kadar renmitir. Sonra bildii btn gazvelerin cereyan ettii yerleri bizzat grp, iyice tetkik edip, gazve hakkndaki btn haberleri en ince teferruatna varncaya kadar yerinde tesbt etmek iin harp meydanlarn dolamtr.

Bizi ne el-Vkd'nln, yz yirmi devenin tad iddia edilen 600 kitaplk dolusu te'lft, ne senelere ve hdiselere gre tertb ettii ve Taberf nin trihinde ok faydaland - ki son olarak H. 179 yl hdiselerini iktibas etmitir - et-Trhul-kebr adl eseri, ne Hz. Peygamber (s.a.v.)'n vefatn mteakip irtidd edenler hakknda yazd er-Ridde adl kitab ve ne de gnmze kadar gelip el-Vkd'ye ait olduu bilinen yegne, kitab el-Megz'si alkadar ediyor. Bizi yalnz, gnmze kadar gelmeyen et~Tabakt' lgilendirmektedir. O bu kitabnda sahabe ve tbi'nin sretlerini, tabakalarna gre yazm, onlarn islm ve Emevi asrlarnda cereyan eden haberlerini hussle anlatm ve bu haberleri ou dru's-snne ve sahh rivayet ehri olan Medneli yirmi be kadar eyhe isnd etmitir. el-Megz'sinin ba taraflarnda da syledii gibi el-Vkd, megz-sni de yine bu eyhlerden almtr. Bahis mevzuu olan et-Tabakt, hernekadar bize mellifinin tertb ettii, ekilde ulamamza da talebenin eyhinden byk bir titizlikle nakl etmesi suretiyle gelmitir ki, bu talebe tabaktmzn sahibi Muhammed b. Sa'd b. Menimden bakas deildir.[1138]

 

eyh Ve Talebesi;

 

Bz hads mnekkidleri el-Vkid'yi tenkd ederek bzan geveklik ile bzan da hads uydurmakla itham etmilerdir. Nitekim Ah-med b. Hanbel: "Vkd muhtelif senedleri birbirine kartrarak sened uydurur", demektedir. Yahya h. Macn: el-Vkd, Raslullah (s.a.v.)'a yirmi bin garb hads nisbet etmitir, der. Baka mnekkidler de yle demilerdir: el-Vkd, eitli senedleri bir araya getirerek br metnin senedi imi gibi gsterir; halbuki metnin de bir ksm muayyen bir rvye, dier ksm baka bir rvye aittir.

el-Vkd'nin sahfelerden, kitap ve defterlerden hads aldn syleyen vardr, ki bunlar tahrif ve tashf endiesiyle, rvnin kula ile duymad bir haberi rivayet etmesini ho grmezler.

el-Vkid'ye hsn-i zan besleyenler de vardr. Mesel: mm Mlik b. Enes, onun rivayetini bnu Ishk'm rivayetine terch eder. Eb 'Ubeyd el-Ksm b. Sellm ve imm fi' de bunlardandr; I fakat muhaddislerin ekserisi, bilhassa Vkd'nin Abbslere kar I olan ar tutkunluunu ve onlara olan meyli sebebiyle bz haberler | zerindeki tahrifini rendikten sonra onun hakknda iyice tereddde I dmlerdir. el-Vkid, Abbslere olan ar muhabbeti sebebiyle, |Hz. Peygamber (s.a.v.)'in amcas Abbs'm ismini, Bedir harbinde I msmanlara esr denlerin listesinden karmtr. Rasl-i Ekrem J(s.a.v.)'in amcasn esirler arasnda grmek, bu ar Abbas taraf-ftarna g gelmi olmaldr. el-Vkd'nin haberleri hakkndaki'bu |tereddd, bnu Sa'd iin bir kusur tekil etmez; zr birok limler, daha nce de sylediimiz gibi- bnu Sa'd hakknda: Hocas zayf ^olmakla beraber kendi sikadr, demektedir.

bnu Sa'd, -bnu Nedim'in de isabetli olarak syledii gibi-I "kitaplarn el-Vkd'nin eserlerinden faydalanarak te'lf etmitir"; bnu Sa'd, yazd her tabakada veya Peygamber (s.a.v.)'n gavzelerinden birine tahsis ettii her bbm isnd zincirinde stad el-Vkd'nin. ismini hemen hemen unutmaz. u kadar var ki, bnu Sad - stadn zikretmekle beraber ona ait bir rivayeti nakl ederken Jiyice kontrol eder veya o rivayeti ensb, megz ve fetihnameler ile luraan bir bakasmm rivayeti ile takviye eder. Mesel: Hz. Peygamber |(s.a.v.)'e gelen elilerden bahsederken eyhi el-Vkdfnin rivayeti ile jyetinmeyip, onun adnn yarna Him b. Muhammed b. es-S'ib el.-Kelb'nin adn da ilve eder. eyhinin rivayetini bulamad bz

fasllar yeniden yazd olmutur. Mesel; el-Vkd'nin pek nem vermedii anlalan Raslulah (s.a.v.)'n knyesi, Rasl-i Ekrem'in istize ettii ve Cebrail (a.s.)'in istize ettirdii meseleler, chiliyye devrinde yaayanlarn ensb, peygamberlerin ve gemi milletlerin sretleri gibi bahisler bu kabildendir.[1139]

 

Et-Tabaktn htiva Ettii Bellibal Mevzular:

 

bnu Sacd'm et-Tabakt', muhtevas geni, hacimli bir kitaptr. Mellifi onu, sahabe ve tbicn asrnda ve kendi yaad devirdeki muhaddislerin, tarihilerin ve ensb limlerinin hayatlarn iine alan onbe ciltlik bir eser olarak yazmaya almtr. et-Tabakt' bnu S'd'dan bize rivayet eden, el-Hris b. UsmeMir. Bu itibarla eserin bz blmlerinde zaman zaman Bize Mu-hammed b. Sa'd rivayet etti" szne rastlarz. Bu ifdeden, metnin rvsinin bizzat bnu Sad olmayp talebesi olduunu anlamaktayz, bnu Sa'd'm, kendine gelen haberlerin pek azn tenkd ederek, geri kalanlarn byk bir dikkatle yazmakla yetinmesinin hikmetini bununla zh ediyoruz. Eserin bir ksmn da bnu Sacd'm dier bir talebesi e-Huseyn b. Fehm rivayet etmitir. Sanki bu iki talebe, et-Tabaktu'1-kubr'nm rivayetini paylam gibidirler.

bnu Sa(dr kitabnn ilk iki cildini Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in haytna tahsis' etmitir. Buna giri mhiyetinde olmak zere de Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in peygamberlerden olan ecdadn zikretmitir. Bu meynda Hz. Havva'y, drs, Nh, brahim, sml (aleyhimi's-selm)' ve Hz. Muhammed ile Hz. dem arasnda kalan yllar ve asrlar, peygamberlerin isimlerini ve neseblerini, Hz. dem'e varncaya kadar Raslullh (s.a.v.)'m ecdadn, validelerini, dedelerinden Kusay, Abdumenf, Him, Abdulmuttalib'i, babas Abdullah ve annesi mine b. Vehb'i ve Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in bi'setine kadar olanlan, vahyin nzuln anlatm; sonra hicretten sz etmi, Ra-slullah (s.a.v.)'m gazvelerini birer birer vasfetrm ve ona gelen elileri . zikretmitir. Daha sonra Rasluilah (s.a.v.) zamannda Medine'de fetva verenlerden sz etmi,, btn bunlar takiben de sahabe ve tabinin hayatlarna geerek, kadnlara tahsis ettii son cilt mstesna, dier btn cilderde onlarn terceme- hllerini vermitir.[1140]

 

bnu Sa'd'n et-Tabakt'daki Metodu:

 

Tabakt kitaplarnda birinci derecede zaman unsurunu nazar- dikkate almak lzmdr; bnu Sad buna dikkat etmitir. Habeistan'a hicret edenlerden veya Bedir savana itirak eden Ehl-i Bedir'den yahut Mekke fethinden nce mslman olanlardan bahs ederken, slm'a ilk girenleri zaman bakmndan hareket noktas kabul etmitir. Bu sebeple ilk olarak Ehl-i Bedir muhacirlerinden balam, srasyle Ehl-i Bedir ensrn, nceleri mslman olduu hlde Habeistan'a hicret ettii iin Bedr'e itirak edemeyenleri veya edenleri, Mekke fethinden nce mslman olanlar... zikretmitir. Bu usl, Hz. mer'in sicil defterleri tutarken takip ettii usle benziyor. Belki de bnu Sa'd burada, Hz. mer'in usln gz nnde bulundurmutur.

bnu Sa(d ayn zamanda mekn unsurunu da ihml etmemi ve sahabenin hl tercemesini gittikleri ehirlere gre yazmtr. Bu suretle Medine, Mekke, Tif, Yemen ve Yemme'de olanlar; Kfe ve Basra'ya gidenleri; am ve Msr'da yerleip kalanlar zikretmitir. Zaman ve mekn bakmndan tkp edilen bu metodun, tbi'nin terceme-i hlleri srasnda da gz nnde bulundurulduu grlr. Tabiinin terceme-i hlini de bu essa gre yazm ve her tabakay yirmi sene olarak kabul etmitir. Tabakt, terceme-i hl ve siyer yazanlarn ounun metodu da byledir. et-Tabakt'da pek mhim olan iki mevzu, evvel ashabn, ikinci olarak da byk tabiilerin terceme-i hlleridir. Zr Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in zamanna en yakn olanlar bunlardr. Bunlardan rivayet edilen dni ve trih bilgiler teredddsz kab bnu Sa'd, sahabeyi be tabakaya ayrmtr:

1 -Bedir harbne itirak eden muhacirler.

2 - Bedir harbine itirak eden ensr.

3 - Habeistan'a hicret ettii yahut Uhut savana katild hlde Bedir'de bulunmayan ilk mslmanlar.

4 - Mekke fethinden nce mslman olanlar.

5 - Mekke fethinden sonra mslman olanlar.

bnu Sa'd'in takip ettii ve kendinden sonraki tabfcat sahipe-|rinin gelitirdii bu tabaka taksiminde, kanlmaz bir kusur vardr. I Bu da bz ahslarn muhtelif tabakalara girmek suretiyle birbirine i karmasdr. Mesel: Ehl-i Bedir'den olan muhacirler tabakasnda geen birinin, fetihler srasnda bz ehirlere hicret etmesi mmkndr.

Sonra ayn zt uzun mddet Medine'de'kalarak fetva verenlerden olabilir. bnu Sa'd'n bu zt gerek yerinde zikretmesi mmkn deildir. Bu sebeple onun terceme-i hlini iki veya daha fazla yerde vermek mecburiyetinde kalr. bnu Sa'd. bunu yapmakla beraber o ztn mufassal terceme-i hlini, bz hususiyetleri sebebiyle zikrettii yerlerde deil de, asl tabakasnda verir.

bnu Sa'd'n Ensba verdii ehemmiyet: bmSa'd kitabna et-Tabakt adn verip, onun sdece tabaka taksimlerini ihtiva etmesine dikkat etmekle beraber, stad el-Vkd'-nin aksine, chiliyye trihine ayr bir ehemmiyet vermitir. bnu Sa'd'm bu mevzuda, babas gibi neseb (soy) bilgini olan ve eski Arap haseblerini ok yi bilen Him b. Muhammed b. es-S'ib el-Kelb'ye itimat ettiini gryoruz. Demek, oluyor ki, bnu Sa*d ensb (soy bilgisini) mkemmel surette biliyordu. O, bu malmat, ensb ok iyi bilenlerden bizzat almt. Him el-Kelb, nesebi, Arap haberlerini, iyi ve kt gnlerini ve Arap savalarn ok iyi bilen babasnn meslekini ilerletti. Onun, Araplarn mehur gnlerine, gece basknlarna, mnferetlerine, islm trihine ve ehirlerin haberlerine dir birok eseri vardr. Bu eserlerin 140 kadar olduu sylenmektedir. Emevler devrinde cereyan eden hdiseleri bizzat babasndan renmitir. Babas Muhammed b. S'ib, uzun mddet Emevler devrinde yaam, Abdurrahmn b.. el-Ecas ile Deyru'l-Cemcim savana itirak etmi; fakat Emevler ile birleip ona zulmetmemitir. bnu Sa'd'n et-Tabakt'm da Asr- saadette yaad hlde sahb saylmayan bir soy bilginine dir malmat bulmaktayz. Bu zt Dafel b. Hanzae e-eybn'dir. Bunun Eb Bekr es-Sddk ile Aap ensb hakknda yapt bir mnazaray da kendinden rivayet ederler. Onun Mu'viye ile grt, Mu'viye'nin onun bilgisine hayran kald ve bu ztn, kendi asandaki birok ensb haberlerini rivayet ettii sylenir.

bnu S'd'n kitabna almad ensb hakkndaki bilgilerin, daha sonra yazlan iki kitpda yer aldn grmekteyiz. Bu kitaplar, el-Belzur'nin Ensbu'l-erf ve Fthu'l-buld&n adl eserleridir, el-Belzur bnu Sa'd'm et-Tabakt'mdaki metinleri ve hatt ayn lfzlar alp rivayet etmekte bir beis grmez.

Daha sonraki tarihilerin ensb ve tabakt mevzuunda dtkleri hatlardan bnu Sa'd' ensb hakkndaki bu derin bilgisi korumu olsa gerektir. Nitekim Mukarrinu'l-Muzen'nin iki olu en-Nu'mn ve Sveyd gibi, sahb cldukJan hlde, bzlarna gre tabiinden saylan kimseler vardr. Dier taraftan Abdurrahmn b. anem gibi tabiinden olduu hlde sahb saylanlar da mevcuttur. Bu hatya, haberi mrsel olarak rivayet etmek suretiyle Mahmut b. er-Rab1 el-Gz sebep olmutur. brhm b. Abdirrahmn el-'Uzr hakknda da bnu Mende yanllk yapmtr.

Muhaddislerin metodunu takip eden bir rv bnu Sa'd'n et-Tabakt' rivayete dayanmakla beraber, eserde mellifin ahsiyyeti nerdeyse grnmez ve tenkdlere de hemen hemen rastlanmaz. Yalnz bz ufak-tefek aklamalar, bnu Sa'd'n yer yer tenkdler de yaptn gstermektedir. Mesel: H2.. Peygamber Mekke'yi feth ettii zaman annesinin kabri banda alamtr, eklinde zetleyebileceimiz bir rivayet zikr ettikten sonra der

"Bu iddia yanltr; zr Hz. mine'nin kabri Mekke'de deil Ebv'dadr". Him el-Kelb'nin, "Bedr'e itirak eden es-SJib b. Osman b'. Maz'n deil, es-S'ib b. Maz'n'dur' , szn naklettikten sonra, bu sz yle tenkd eder:

"Bize gre bu, onun bir hatsndan ibarettir; zr megz bilen siyerciler, Osman b. Maz'n'un Bedir'e, Uhut'a. Hendek'e ve btn gazvelere itirak ettiini kabul ederler".

bnu Sa'd'n et-Tabakt !mda yer alan iir mevzuundaki edeb paralar, hutbeler gibi -bilhassa muhtelif mnsebetlerle zikredilen Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hutbeleri gibi - ok deildir. et-Tabakt'-taki iirlerin bir ksm, eski chiliyye iiridir. Bunlarn ou da Hz. Peygamber (s.a.v.)'in dedelerine veya Kurey kabilesinden olan Arap byklerine dirdir. iirlerin bir ksm da slm olup ekseriyetle gazveler hakkndadr. Bu iirler el-Vkd'nin Megz'sindeki veya bnu Ishk'n Sret'indeki iirlerle kys edilecek olursa ok azdr.

Eninde-sonunda sylenecek sz udur ki, bnu Sa'd, muhaddisler gibi bir rivayet adamdr. Edbler gibi mnekkid deildir.[1141]

 

2- RVLERN TABAKALARI

 

Rvlerin Tabakalar Ve Tabaka Taksimleri:

 

Muhaddisler, rvlerin yalarn ve eyhlerle grme durumlarn dikkate alarak meydana getirdikleri her gruba tabaka adn vermekte hemen hemen ittifak etmilerdir. [1142]Rvileri tabakalara ayrmalar ise tamamiyle stlahdr. [1143]Tabaka taksimi yapanlarn kimi Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in

Nesillerin en hayrls benim adalarm, sonra onlar takip

edenler, daha sonra mteakiben gelenlerdir, [1144] hadsine bakarak sahabenin hepsini bir tabaka, tbifni ikinci bir tabaka, daha sonra gelenleri de nc bir tabaka olarak kabul etmilerdir. u hle gre Rasl-i Ekrem (s.a.v.), hadste iki veya asrdan sz etmi oluyor.

Kimi de sahabeyi eitli tabakalara blm, tbi(n ve daha sonra gelenleri de muhtelif tabakalaa ayrmtr. [1145]

Belli bir topluluu iine alan bu taksimde gzetilen esas, onlarn mterek bir vasf etrafnda birlemi olmasdr. Nitekim sahabe tabakasnda eitli topluluklar bir araya gelir: Bzan islm'a ilk olarak girenler, bzan muhacirler, bzan da gazvelere ve harplere katlanlar bu tabakay tekil ederler; mesel, Hz. Eb Bekr hem sahabe tabakasndan, hem islm'a ilk olarak girenler tabakasndan, hem cennetle mjdelenenler tabakasndan ve hem de muhacirler-tabakasndan saylmaktadr. Bu vasflardan herhangi birinde Hz. Eb Bekr'e benzeyenler, onun tabakasna girmi olur. [1146]Tabakalarn tekili hakknda, eitli gr ve kanaatler bulunduu iin sahbler, ona bal olarak da tbirler muhtelif tabakalara blnmtr.[1147]

 

bnu Hacer'e Gre Rvlerin Tabakalar:

 

bnu Haceri'l-'Askaln, sahabe asrndan rivayetin sona erdii devre kadar olan tabakalar on iki ksma ayrmtr, Ktb-i siue'de rivayeti bulunmayanlar bu tabakalara dhil deildir:

1. Dereceleri farkl olmakla beraber Ashb- kiram.

2. Byk tb'ler tabakas, Sa'd b. el-Museyyeb gibi.

3. Orta yal tbi'ler tabakas, el-Hasen ve ibnu rn gibi.

4. Rivayetlerinin ou tbi'nden olup orta yal tabiilerden sonra gelenler tabakas, Zuhr ve Katde gibi.

5. Bir ksm sahabeden hads duymam olan kk yal tbirler tabakas, el-Ame gibi.

6. Beinci tabakadaki rvlerle grmekle beraber, sahabe ile grmeyenler tabakas, ibnu Cureyc gibi.

7. Byk etb'u't-tbi'n tabakas, Mlik b. Enes ve Sufynu's-Sevr gibi.

8. Orta yal etbVt-tbi'n tabakas, ibnu 'Uyeyne ve ibnu 'Uleyye gibi.

9. Kk etb'u't-tbi'n tabakas,. Eb Dvd et-Tayls ve fi' gibi.

10. Tabiin ile grmeyip etbcu't-tbi(nden hads rivayet eden byk rvler tabakas, Ahmed b. Hanbel gibi.

11.Tb'n ile grmeyip etbcu't-tbicnden hads rivayet eden orta yal rvler tabakas, ez-Zuhel ve el-Buhr gibi.

12 . EtbVt-tbi'nden hadis alan kk rvler tabakas, et-Tir-miz gibi. [1148]

Rvlerin tabakalarn bilmek, birok karkl nler; birbirine benzeyen isim ve knyelerin karmasna mni olur; aratrcya tedls, inkta ve irsalin eitli ekillerini retir. Bu sebeple mhim tabakalar tetkik etmeyi, her tabakadaki mehur rvlerin hal tercemelerini vermeyi, sahabe, tbi'n veetbVt-tbi'jn tabakalarm incelemeyi faydal grdk.[1149]

 

Sahabe Tabakas:

 

mn etmi olarak Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'i gren ve msmanjj olarak len kimselere sahb denmitir. Az bir mddet de olsa Raslullah (s.a.v.) ile grmek arttr.[1150] Bu sebeple Ashane en-Nec'y sahb saymazlar; zr Nec Raslullah (s.a.v.)'a mn etmi, faka onunla grmemitir. Sahb olabilmek iin temyiz yanda bulun mak kfidir. "Sz anlayp karlk verebilen" ocuk - Nevev v Irk'nin dedii gibi - sahb saylr. Hz. Ali'nin iki olu Hasen il Hseyin ve Mahmud b. er-Rab1 de byle idiler.

limler sahb olabilmek iin birtakm artlar tesbit etmilerdi ki, bunlardan birini hiz olan kimse sahb saylr, bu artlarn belli ballar unlardr: [1151]

1. Birinin sahb olduu tevatr yoluyla bilinir; cennetle mjdelenen sahbler gibi. Bunlar Hulef-i ridn, Sa'd b. Eb Vakkas, Sa'd b. Zeyd, Talha b. 'Ubeydillh, Zubeyr b. el-cAwm, Abdurrah-man b. cAvf v Eb (Ubeyde mir b. el-Cerrah'dr. Bilindii zere Hz. Eb Bekrin sahb olduu Kur'n- Kerm'in u yetiyle sabittir: "b O vakit Peygamber arkadana yle diyordu: zlme, zr Allah bizimle beraberdir[1152] 2 hret yoluyla bilinir; Dmm b. Sa'lebe ve Uke b. Mhsaj gibi.

3. Mehur bir sahibinin ahadeti ile bilinir; Humeme b. Eli Humeme ed-Devs'nin sahb olduunu Eb Ms el-E(-ar'nin sklemesi gibi. [1153]

4. Mmkn olan zaman snrm amamak kaydyle, adaleti bilinen bir ahsn, kendinin sahb olduunu sylemesiyle bilinir. Almamas art koulan bu zaman snrn H. 110 senesi olarak tesbt etmilerdir. Bunu da Mslim'in ve Tirmiz'nin rivayet ettii Rasl-i Ekrem'in u hads-i eriflerinden almlardr: sonra bugn yaayanlardan hibir canl sa kalmayacaktr[1154] hadse binen limlerin H. 200 ylndan sonra sahb oldu iddia eden Ga'fer b. Nastr er-Rn'nin ve H. 333 ylnda Serbtek e-Hind'nin bu iddialarn reddetmeleri gayet tabidi

limler zikretmemi olsa bile, bir ztn sahb olduunu uanlamak mmkndr: Hz. Peygamber'in zamanndaki Evs ve H. kabileleri tamamen mslman olmulard. Bu kabilelerden Hz. gambcr'i gren herkes sahbdir. Bundan baka hicretin onuncu yl Medine veya Tf'te bulunan herkes mslman olmu ve Hz. Pe gamber'le birlikte Veda' Hacc'mda bulunmulardr. Onlarn sahla olduu bylece de anlalm olur. Bunlardan baka Rasl- Ekrcn fetillerde yalnz sahbleri kumandan tyin etmitir. Asr- saadetteki ftuhat kumandanlarnn hepsi de sahb idi. [1155]

bnu's-Salh, Ibnu *Abdilber ve Nevev, btn sahabenin udl olduunda limlerin ittifak ettiklerini sylerler, Kur'n- Kerm'de ve Hads-i eriflerde sahabenin fazilet ve adaletine dir iaretler vardr. Nitekim Allah Tal bir yet-i kermede: " Siz, beeriyet iin ortaya karlm en hayrl bir mmetsiniz[1156] dier bir yette de: Mslmanlar, bylece sizi sekin ve erefli bir mmet kldk k, btn insanlar zerine adalet rnei ve hak hieri olasnz[1157] buyurmaktadr. Hz. Peygamberde yle grp mn edene Nesillerin en hayrls benim Sakn h ashabm aleyhinde bulunmaynz. Onlara saldrmaynz. Onlar kim severse, bana olan sevgisi dolaysyle sever. Kim de kin beslerse, bana olan kini dolaysyle byle davranr. Kim onlara eziyet ederse, bana eziyet etmi olur. Kim bana eziyet ederse, Allah'a eziyet etmi olur. Her kim de Allah'a eziyet ederse, ok srmez Allah onun belsn verir.

En nce mn eden sahbnin Hz. Peygamber'in hanm Hatce binti Huveylid olduu ittifakla kabul edilmitir. Yallardan Hz. Hatice'min amcazadesi Varaka b. Nevfel, hr erkeklerden Hz. Eb Bekr, azatllardan Zeyd b. Harise, ocuklardan Hz. Ali, klelerden Bill, iranllardan da Selmn ilk mn edenlerdendir. [1158]

Sahbler muhtelif ky ve ehirlere daldklar iin saylarn tes-bit etmek mmkn olmamtr. Eb Zr'a diyor ki: [1159] Hz. Peygamber vefat ettii zaman 114 bin sahb mevcuttu. Muteber gre nazaran hicretin 100. ylnda en son vefat eden sahb Ebu't-Tufeyl 'mir b. Vasile el-Leys el-Kinn ile sahabe nesli son bulmutur.

Sahabeden, bin hadsten ok rivayet edenlere mksirn denir. Bunlar yedi kii[1160] olup unlardr:

Eb. Hureyre, 5374 hads rivayet etmitir. Abdullah b. mer, 2630 hads rivayet etmitir. Enes b. Mlik, 2286 hads rivayet etmitir. Hz. ie, 2210 hads rivayet etmitir. Abdullah b. Abbs, 1660 hads rivayet etmitir. Cbir b. Abdillh, 1540 hads rivayet etmitir. Eb Sad el-Hudr, 1170 hads rivayet etmitir.

Mksrndan herbirinin terceme-i hlini vereceiz; sonra da daha az hads rivayet eden muhaddislerden ksaca bahs etmekle yetineceiz.

bnu Sad et-Tabakt'nda sahabeyi be tabakaya ayrmtr. Bu^kaar bunu daha genileterek slmJa girilerine, hicretlerine ve velerde bulunularna gre on iki tabakaya taksim etmitir. [1161]

1 - Mekke'de mn eden ilk mslmanlar, 'Aere-i mbeere, Hz. Hatce ve Bill gibi.

2 - Hz. mer'in slm'a giriinden sonra mslman olan Dru'nedve ashab.

3 - Peygamberliin beinci ylnda Habeistan'a hicret edenler; bunlar on bir erkek ve drt de kadndan ibarettir. Osman b. Affn, Zbeyr b. el-'Avvm, Ca'fer b. Eb Tlib, Hz. Osman'n hanm ve Hz. Peygamber'in de kz olan Rukiyye, Eb Huzeyfe'nin hanm Seh-le binti Sehl bunlar arasndadr, Habeistan'a ikinci defa hicret edenler de bu tabakaya dhildir. Bunlar seksen kii kadar vard. Ca'fer b. Eb Tlib, hanm Esma binti 'Umeys, (Ubeydullah b. Cah, kars Umm Habbe, kardei Abdullah, Eb Ms ve Ibnu Mes'd bunlardandr.

4 - Birinci Akabe'de bulunanlar; bunlar arasnda on iki ansr vard: Cbir b. Abdillh, *Ukbe b. 'mir, Es'ad b. Zrre, ve 'Ubde b. es-Smit de bunlardandr.

5 - Birinci Akabe ylndan sonra mslman olan ikinci Akabe mslmanlar; bunlar yetmi Ansrdan ibarettir; aralarnda iki tane de kadn vard. el-Ber' b. Ma'rr, Sacd b. 'Ubde ve Ka'b b. Mlik bunlardandr.

6 - Hz. Peygamber daha Kba'da, iken Medine'ye giren muhacirler.

7 - Ehl-i Bedr, Rasl-i Ekrem bunlar hakknda yle buyurmutur: Cenb- Hak, Ehl-i Bedr'e bakt da dedi k, dilediinizi yapn, ben szi affettim". Bu hadsi Eb Dvd rivayet etmitir. Ehl-i Bedr, yz ksur erkekten ibarettir.

8 - Bedr sava ile Hudeybiye muslahas arasnda hicret dener.

9 - Hudeybiye'de aa altnda bey'at eder. Eey^tu'r-rdvn ehli. Bunlar hakknda Rasl-i Ekrem yle buyurmutur Aa altnda bey'at edenlerden hibiri Cehenneme girmeyecektir".

10 - Hudeybiye muslahas ile Mekke fethi arasnda hicret edenler. Hlid b. Veld bunlardandr.

11 - Mekke fethinde mslman olanlar. Bunlar bin kiiden fez-ladr. Eb Sfyn b. Harb ve Hakim b. Hzm bu tabakaya dhildir.

12 -Mekke fethinde ve Vedc Hacc'mda Rasl-i Ekrem'i gren ocuklar. Hz. Ali'nin iki olu Hasen ile Huseyn, es-S'ib b. Yezd el-Kelb ve Abdullah b. ez-Zubeyr'de bunlardandr.[1162]

 

Tabiin Tabakas:

 

Tbiy, Hz. Peygamber'e mn etmi olarak bir sahbyi gren ve msman olarak len kimse diye tarif ederler. Hatbu'l-Badd, sahabeyi sdece grmeyi kfi bulmayarak onunla sohbeti de art koar.[1163] Kitb ve snnette bu tabakann fazileti bahis mevzuu edilmitir. yle ki, Allah Tal: slm'dabirinci dereceyi kazanan Muhacirler ve Ensr ile, onlara gzellikle tbi olanlar yok mu? Allah onlardan raz olmu, onlar da Allah'dan raz olmulardr" [1164]Hz. Peygamber de muhtelif hadslerinde: Beni greni grene ne mutlu!" ve Nesillerin en hayrls benim adalarm, sonra onlar takiben gelenlerdir", buyurmutur.

el-Hkim'e gre tbin tabakasuun sonuncusu, en son len sah-byi grenlerdir. Bunlar Mekke'de Ebu't-Tufeyl'i, Medine'de es-S'ib'i, am'da Eb Umme'yi, Kfe'de Ubeydullh b. Eb Evf'y, Basra'da Enes b. Mlik'i grenlerdir. [1165]

H. 181 trihinde vefat eden Halef b. Halfe en son vefat eden tbi' saylmaktadr; zr Halef, Mekke'de en son vefat eden sahb Ebu't-Tufeyl mir b. Vsile'yi grmtr. -Buna dayanarak tbi'n asrnn 181'de son bulduu sylenmektedir.[1166]

 

Etbut-tbi'n Tabakas:

 

Etb'u't-tbi', Hz. Peygamber'e mn etmi olarak bir tbny gren ve msman olarak len kimsedir. mm Mlik b. Enes ve imm fi''yi bu tabakadan saymlardr. Eb Hanfe ise makbul olan gre nazaran tbi'ndendir; zr sahabeden Enes b. Mlik, Cbir b. Abdillh, Abdullah b. Gez' ez-Zubeyd, Abdullah b. Uneys ve Aie binti 'Acred'i grm ve onlardan rivayet etmitir. mm Ahmed b. Hanbel'e gelince o, etbVt-tbi'nden sonraki tabakadan, yni etbu etb'i't-tabiinden saylr; zr etb'u't-tbi'n asr H. 220'de son bulduu halde, Ahmed b. Hanbel 241'de vefat etmitir.[1167]

 

3- BZI SAHBLERN TERCEME- HALLER

 

A. Yedi Mksirn:

 

Binden fazla hads rivayet eden sahblere mksirn dendiine daha nce iaret etmitik. Mksirn - sylendii zere - Eb Hureyre, Abdullah b. mer, Enes b. Mlik, Hz. 'ie, Abdullah b. Abbs, Cbir b. Abdillh ve Eb S d el-Hudr olmak zere yedi kiidir. Terceme-i hllerini, isimlerini saydmz sra ile vereceiz:[1168]

 

1 -Eb Hureyre.

 

Mksirn erisinde en fazla hads rivayet eden Eb Hureyre'dir. Baki b. Mahled, onun 5374 hadsini tahrc etmitir.[1169]

Eb Hureyre'yi kucandaki kk bir kedi ile grd zaman Rasl-i Ekrem ona "Eb Hureyre" diye armt. Onun kedilere olan sevgisi sebebiyle Raslullh (s.a.v.)'m verdii bu knye, adet isminin yerini tutmutur. yle ki, Eb Hreyre'yi asl ad ile Abdur-rahman b. Sahr diye aranlar ok ndir olurdu. Eb Hureyre Devs kablesindendir. Nesebi, Devs b. ^Adnn oullarndan olan Ezd'lerin bir oymana dayanr.

Eb Hureyre hicretin yedinci senesinde, Hayber ylnda msl-man olmutur. Makbul olan gre nazaran da Akk'de H. 57'de vefat etmitir. Rasullah (s.a.v.)'n mescidinde sdece ibdetle megul olan Eh-i Suffe'nin en ileri gelen simas ic\i. (Suffe, Mescid-i Nebev'de glgelik bir yerdir. Bu zhid sahbler orada barmrd). Allah Tala, onun hafzasnn kuvvetlenmesi iin Rasl-i Ekrem'in yapt duay kabul etmitir. Hafzas en kuvvetli sahb o idi. Buhr, Mslim ve

Tirmiz onun bu hadsini kitaplarna almlardr:

Y Raslallah, dedim, senden bir ok ey dinliyorum, fakat aklmda kalmyor. Rasullah, cbbeni yere ser, buyurdu. Ben de serdim. Bana birok hads syledi, sylediklerinin hibirini unutmadm".

Eb Hureyre -ziihd ve takvasna ramen- mizah sever, nkteye baylrd. ocuklarn yanndan geerken onlar gldrrd. ar-pazarda karlat insanlar zntden kurtaracak birtakm hikyeler anlatrd. Yalnz bana kalnca da btn bicgece huu ierisinde ibdet ederdi.

mer b. Hattb'n hilfeti zamannda Bahreyn valisi idi. Ne var k, bir mddet sonra Hz. mer onu azletmitir. Eb Hureyre'yi sonralar Hz. Mu'viye Medine emirliine tayin etmitir. Hz. mer hads rivayetinde gsterdii titizlik sebebiyle - Eb Hureyre nin ok hads rivayet etmesini ho grmemi ve onu: "Ya ok hads rivayet etmeyi brakrsn, yahut da seniDevs'e yollarm!" diye tehdit etmiti.

Hz. Eb- Hureyre de ona Rasl-i Ekrem'in Benim sylemediim bir

sz bile bile bana isnd eden kimse Cehennemdeki yerine hazrlansn", hadsini okuduu zaman Hz. mer onun hakl olduunu kabul etmi ve "o takdirde git, rivayete devam et" demitir.

u*be b. el-Haccc, Eb Hureyre'nin hem Ka'bul-Ahbr'dan I hem de Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'den hads rivayet ettiini, fakat bu iki rivayetin arasn tefrik etmediini ileri srerek onu "tedls" ile itham etmitir. Bir b. Sa'd ise, u'be'nin Eb Hureyre hakkndaki szn | kabul etmemi ve u szlerle reddetmitir:

"AUah'dan korkunuz ve hads-i erifleri koruyunuz. Biz Eb Hu-1 reyre ile otururduk da o bize Rasl-i Ekrem'den de hads rivayet ederdi, Kau'I-Ahbr'dan da. Sonra Eb Hureyre kalkp gidince, bizimle oturup onu dinlemi olanlarn bir ksmna kulak verirdim; onlar Rasl-i Ekrem'in hadsini Ka^u'l-Ahbr'n szne, Ka(bu'l-| Ahbr'm szn de Rasl-i Ekrem'in hadsine kartrrlard". u I hle gre eer burada bir tedls varsa, bunu yapan bizzat Eb Hureyre deil, ondan hads rivayet edenlerdir. mm fi''nin bu mev-zdaki beyn her eyi halletmeye kfidir:

"Eb Hureyre, zamanndaki hads rvlerinin hafzas en salam olan idi". Mervn b. el-Hakem'in valisi ve ktibi Ebu'z-Zu'ayze'a Salim u haberi rivayet ediyor:

"Mervn b. el-Hakem, Eb Hureyre'yi davet etti ve divnn arkasna oturttu. Sonra ona hads sormaya balad; ben de sylediklerini yazyordum. Nihayet bin hads hakknda soracan sorup bitirince onu perdenin arkasna oturttu ve yazdklarm tekrar sormaya balad, Eb Hureyre daha nce sylediklerinden ne bir harf fazla veya noksan syledi, ne de takdim-telr yapt"

Eb Hureyre Hz. Peygamberden, Hz. Eb Bekir, mer, Osman, b. Zeyd, Hz. 'ie (r.a.) ve baka sahb-lerden hads rivayet etmitir. Ondan hads rivayet eden sahblerin ve tbi'lerin says sekiz yz gemektedir. Bunlar arasnda sahabe limlerinden Abdullah b. Abbs, Abdullah b. mer, Cbir b. Ab-dlh ve Enes b. Mlik, tbi'n limlerinden de Sad b. el-Museyyeb, bmi rn, Ikrime, cAt\ Muchid ve e-a'b vardr.

Ondan gelen esahhu'l-esnd (en sahih isnd) yledir,: zayf sened zinciri de yledir:[1170]

 

2 -Abdullah b. mer.

 

Eb Hureyre'den sonra en fazla hads rivayet eden sahb bnu mer'dir, 2630 hadis rivayet etmitir.

Abdullah b. mer, ikinci halfe mer b. Hattb'm olu, m-m'1-m'rninn Hz. Hafsa'nn kardei ve fetva vermekle mehur drt Abdullah'dan ((abdile) biridir. Dier Abdullah ise, Abdullah b. Abbs, Abdullah b. Amr b. el-As ve Abdullah b. Zubeyr'dir. [1171]

Bi'setten bir mddet sonra dodu. Babas ile beraber mslman olduu zaman on yanda idi. Sonra Medine'ye babasndan nce hicret etmiti. Uhut harbinde ocuk denebilecek bir yata bulunuyordu. Rasl-i Ekrem (s.a.v.) onu pek gen bulduu iin harbe katlmasna izin vermemiti. Fakat sonralar birok savalara itirak etmitir. Nitekim onun Kadisiye ve Yermk savalarna katldn, Afrika, Msr ve ran'n fetihlerinde bulunduunu, Basra ve Medine geldiini biliyoruz.

Zhr onun grlerine pek nem verirdi. Mlik ve Zhr onun hakknda:

"Evet, bnu mer, Raslullah ve ashabnn hareketlerine dir ne varsa hepsini bildirdi", demilerdir.

Ibnu mer, Hz. Eb Bekir, mer, Osman, 'ie, kz kardei I Hafsa ve Abdullah b. Mes'd (r,a.) dan hads rivayet etmitir. Ondan rivayet edenler arasnda ise, Sa'd b. el-Mseyyeb, Hasenu'l-BasrJ bnu ihb ez-Zhr, bnu rn, Nfi, Mchid, Tvs ve krime gibi birok rvler vardr.

Abdullah b. merH. 73 ylnda vefat etmitir. Sylendiine gre! Haccc ona s-i kast hazrlam, zehirli bir mzra bir adam vasta-syle ayana drtm, bnu mer de bunun tesriyle lmtr. lmnn tabi olduu da sylenmektedir ki, bu haber doru deildir,

Onun silsiletu'z-zeheb ad verilen esahhu'l-esndi yledir: sndlannn en zayfi da; eklindedir.[1172]

 

3 - Enes b. Mlik.

 

Mksirnun ncsdr, 2286 hads rivayet etmitir.

Enes, Raslullah (s.a.v.)'n.pek gvenip sevdii br hizmetkrdr^ Annesi mm Slem onu Rasl-i Ekrem'e hizmet etmesi iin getirdii zaman henz on yanda di. Babas Mlik b. en-Nadr'dr. Nesebi bnu 'Ad b. en-Neccr ile birleir. Hz. Peygamber ona kulakl" diye taklrd; ona hibir zaman,| efendi - kle muamelesi yapmamtr. Bu itibarla Enes diyor ki:

"Yaptm herhangi br ey iin Rasl-i Ekrem, niye bunu yaptn veya yapmadm birey iin de bunu niye yapmadn, diye beni azarlamaz, yalnz: Allah'n diledii olur, dilemedii olmaz, derdi".

Enes, yann kk olmas sebebiyle byk Bedir savana katlmam; fakat sonralar birok gazvelerde bulunmutur. Hz, Eb Bekir, Enes'i Bahreyn'e vali olarak gndermek istediini Hz. mer'e syledii zaman, Hz. mer onu medh etmi ve "Enes akll ve okur -yazar bir gentir" demiti. Rasl-i Ekrem'in yannda uzun zaman bulunmas sebebiyle ok muttek idi. Onun hakknda Eb Hureyre

unlar syler:

"Kld namaz Rasl-i Ekrem'in namazna Enes'inki kadar benzeyen birini daha grmedim." bnu rn de:

"Hazarda ve seferde en gzel namaz klan Enes'ti", diyor.

Enes hayatnn sonlarna doru Basra'da ikmet etmeye balamtr. Bunun sebebini zh maksadyle bzlar diyor ki, Enes'in Basra'ya gidiinin sebebi, tbnul-Ecas fitnesinde tazyike mruz kalmasdr. Haccc ona eziyet etmeye balaynca Basra'ya gitmekten baka bir kar yol bulamad. Basra'da bulunan yegne sahb o idi. ite bu sebeple Basra'da vefat eden son sahbnin Enes olduu sylenmektedir. H. 93 ylnda yz yan akn olduu halde vefat etmitir. Vefat ettii gn Muverrik yle demitir: "lmin yars gitti. Bir bid'at bize muhalefet ettii zaman ona, gel, Hz. Peygamber (s.a.v.)'i dinleyenin yanna gidelim derdik!"

Enes'in esahhu'l esndi: eklindedir.[1173]

En zayf isnad da yledir:[1174]

 

4 -M'minlerin Annesi Hz. ie.

 

Rasl-i Ekrem'in zevcesi olan Hz. 'ie, Raslullh (s.a.v.)'n dostu ve en ok sevdii insan Hz. Eb Bekir'in kzdr. Henz ok kk yata iken slm'a girdi; on dokuzuncu mslman Odur. Rasl-i

Ekrem (s.a.v.) ile hicretin ikinci ylnda evlenmilerdir. Raslullh (s.a.v.)'m bakire olarak evlendii yegne hanmdr. Efendimiz onu ok sever, bir dediini iki etmezdi. Bunda alacak bir taraf yoktur; zr Hz. 'ie'de bulunan pek kymetli meziyetler, kolay kolay bir bakasnda daha bulunmaz: Arap edebiyatn, iiri, tbb, ensb ve Araplarn mehur gnlerini bilirdi. Onun hakknda Zhr unlar syler: "Hz. Peygamber'in dier hanmlarnn ve hatta btn kadnlarn bilgisi bir araya toplansa, Hz. 'ie'nin ilmi yine de hepsinden fazla olurdu".

'Urve de der ki:

"Tbb, iiri ve fkh Hz. Aie'den daha iyi bilen biri grmedim".

Hz. ie, ok hads rivayet edenlerdendir. Bu mevzuda Enes Mlik'den sonra gelir; 2210 hads rivayet etmitir. Onun zelliklerinden biri de, zaman zaman bz meseleleri tek bana istinbt etmesidir. Yalnz bana yapt bu itihatlar ile lim sahblerin hatalarm da dzelttii olurdu. Nitekim ez-Zerke, yalnz bu mevzu

hakknda adn verdii bir eser yazmtr.

Hz. (ie hakknda Rasl-i Ekrem'in yle buyurduu sylenir Dninizin yarsn bu hu meyradan alnz". Humeyr. beyaz kadn demektir; zira Arapla beyaza ahmer derler-Ne var ki bu hadsin senedi yoktur. bnu Hacer el-Mizz, ez-Zeheb ve bnu Kesir bunun yalan ve uydurma olduun sylemilerdir. Yalnz Aliyyu'1-K.r: "Fakat mns dorudur", diyor

Babas Hz. Eb Bekir'den, Hz. mer, Sa'd b. Eb Vakkas, Usey b. Hudayr ve bakalarndan rivayet etmitir.

Ondan rivayet eden sahbler: Eb Hureyre, Eb Ms'l-E'r Zeyd b. Hlid el-Cuhn, Safiyye binti eybe ve bakalardr.

Hz. ie'den hads rivayet eden byk tbi'ler ise: Sad b el-Museyyeb, 'Alkame b. Kays, Mesrk b. el-Ecda, ie binti Talha (Amre binti Abdirrahman ve Hafsa binti Srn'dir. Bu hanm, Hz 'ie'nin ok kymetli fakh talebelerindendir.

Mehur ifk hdisesinden sonra Cenb- Hakk'n yet inz ederek Hz. 'ie'nin msm olduunu ln etmesi ona eref olar. yeter! Ifk hdisesine ad karan Hassan b. Sabit bilhare Hz. i hakknda unlar sylemitir;

Afiftir vakurdur, bir phe zerine itham edilemez. Midesinde temiz kiilerin eti yoktur (kimsenin gybetini etmez). Bununla beraber biri Hassan b, Sbit'in aleyhinde bulunduu zaman Hz. 'ie kzar ve:

Anam, babam, dedem size kar Muhammed (s.a.v.)'in rzn korumak iin fedadr, diyen Hassan deil midir? diyerek onu mdfaa ederdi.

En muteber rivayete gre Hz. ie H. 57 ylnda vefat etti; cenaze namazn Eb Hureyre kldrd.

Hz. (ie nin esahhu'l-esndi yledir:

En zayf isnad da yledir.[1175]

 

5 -Abdullah b. Abbs.

 

Mksirnun beincisi olup ok hads rivayet etmek bakmndan Hz. 'ie'den sonra gelir. 1660 hads rivayet etmitir.

Abdullah, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in amca-zdesidir; babas Abbs b. Abdilmuttalib, Annesi de mml-mminn Hz. Meymne'nin kz kardei mm'1-fadl Lbbe binti'l-Hris el-Hilliye'dir.

Hicretten yl nce domutur. Rasl-i Ekrem (s.a.v.) onun hakknda yle du etmitir:

Allah'm! Onu dinde fakh kl ve Kur'n ilmini ret". Genb- Hak RasTnn duasn kabul etmitir. Bu sebeple Jbnu Abbs, ilminin okluu ve fkhnn derinliin ile n salm, ilim yolcular S ondan fetva almak ve hads rivayet etmek iin uzak diyardan ekilip gelmilerdir. Abdullah b. Mes'd'dan sonra, takriben otuz be sene mddetle herkese fetva vermitir. Onun hakknda Ubeydullah b. Ab-dllah b. Utbe unlar sylemektedir:

"Raslullah (s.a.v.)'m hadslerini, Hz. Eb Bekir, Hz. mer ve Hz. Osman'n hkmlerini ondan daha iyi bilen, Kur'n tefsirini, arapa, iir, hesap ve ferizi ondan daha iyi anlayan birini grmedim. Birgn fkh, birgn te'vl, birgn megz, bir6iin iir ve birgn de Araplarn mehur gnlerini anlatp retmek maksadiyle ilim meclisleri kurard. Omm yanna gelip de boyun emeyen bir lim, ona herhangi birey sorup da cevp alamayan bir kimseyi de grmedim.

Nese' onun esahhu'l-esndinin: en zayf isndrun da: eklinde olduunu sylemektedir. Onun bu zayf isnadna yalan zinciri" ad verilmektedir.

Rasl-i Ekrem ona tercmnul-Kur'n lakabn vermitir. Onun tefsiri hakknda iimler: "Eer bu tefsiri Rumiar ve DeylemHler duy-saydij mutaka mslman olurlard", demilerdir. Ne var ki, biroklar onun rivayetlerine ilveler yapmlardr. Nese'fnin de iaret ettii zere limler, onun tefsirdeki en deersiz tarkinin birinci derecede silsiletu'l-kezib, ikinci derecede de ed-Dahhk b. Mzhim'in tarki olduunu sylemilerdir. Bu tark munkat'dr; zr ed-Dahhk} bnu Abbs' grmemitir. Bu senedi Guveybir el-Belh, ed-Dahhk*-dan rivayet ederse, zayfhk daha da artar.

bnu Abbs'n tefsirdeki makbul tarkleri ise yledir: r. Ali b. Talha el-Him'nin tarki. Buhr, bnu Abbs'dan talikler yapt zaman bu tarke itimat etmitir. bnu Abbs'dan bu tark ile rivayet edilen tefsr nshas, Msr'da el-Leys'in ktibi Eb Salih'in yannda idi. Bu nshay Ali b. Eb Taha'dan Mucviye bji Salih, Mu'viye'den de el-Leys'in ktibi rivayet eder. Bu nsh hakknda mm Ahmed b. Hahbel unlar syler:

"Msr'da Ali b. Eb Talha'nm rivayet ettii bir tefsir sahfesi vardr ki, bir kimse sdece onu grmek iin Msr'a gitse, yine de ok ey yapm saylmaz". Ali b. Eb Talha'nm bu sahfeyi bnu Abb'-dan bizzat iitmeyip Muchid veya Ibnu Gubeyr'den duyduu anlalmaktadr. Muchid ve Ibnu Cubeyr sika rvlerdr. Bana yle geliyor ki, Ibnu Talha bu sahfeyi bizzat Ibnu Abbs'dan almtr.

tarki. Bu tark, Buhr ve Mslim'in artlarna uygun olan tarktir. Hkim en-Neysbr Mstedrek'ine bu tark le bir miktar hads almtr. tarki. (Muhammed b. Eb Muhammed, Zeyd b, Sbt ailesinin mevlsdr). Ibnu Cerr et-Taber, tefsirine bu tark ile birok rivayet almtr.

tbnu Abbs'a, bu kadar ilmi ne ile elde ettin? dye sordular; "ok soran bir dil ve anlayl bir kalb ile" cevbn verdi. Onun Kur'n lgati hakkndaki bilgisi, dn ve er! hkmlere olan vukufundan daha fazla di. yle ki, bu bilgisi btn Arap dilini kapsayacak ve chiliyye arapasnda yaygn olan tbirlerle Kur'n slbuna misller verebilecek kadar geniti. Rivayet edildiine gre Nfi b. eUEzrak ve Necde b. cUveymir birka haric ile birlikte ilim tahsl iin yola dp Mekke'ye geldiklerinde, Zemzem'in yannda duran Ibnu Abbs'm tefsr hakknda kendine sorulan meselelere cevp vermekte olduunu grdler. Nafi de ona bz Kur'n yetleri ile, bu yetlerdeki bir takm kelimeler hakknda sul sormu ve yle demiti: Araplar, Kurn- Kerm gelmeden nce bu kelimeyi biliyorlar myd? Ibnu Abbs, evet, diyerek ona bir beyit okumu, bu suretle Nfi1 ve arkadalar, Ibnu Abbs'm derin bilgisine ve muazzam ilmine ahit olmulard.

Ibnu Abbs, Hz. Ali, Hz. mer, TIbey b. K'b'dan hads rivayet etmitir. Ma'mer, Ibnu Abbs'm, ilmi bu zttan aldn syler. Ayrca M'z b. Cebel, Eb Zer el-ifr ve bakalarndan da rivayet etmitir. Ondan rivayet edenler ise unlardr: Abdullah b. mer, Enes b. Mlik, Sehl b. Hneyf ve mevls 'Ikrime.

Ibnu Abbs, Huneyn'de, Tif'te, Mekke fethinde ve Haccetu'l-ved'da bulunmutur. Ibnu Eb erh ile birlikte Afrika'nn fethine,

Hz. Ali ile birlikte de Cemel ve Sffn harplerine katlmtr. Hz. Ali onu, kendi temsilcisi olarak Basra'ya gndermitir.

mrnn son gnlerinde gzleri kor oldu. Daha nce babas ve dedesi de ayn derde yakalanmlard. bnu Abbs, Tif'te, hicretin 68. ylnda vefat etti; namazn bnu'l-Hanfe kldrd.[1176]

 

6 -Cbir b. Abdillh

 

Mksirnun altncsdr. 1540 hads rivayet etmitir.

Babas, Abdullah b. Amr b. Haram el-Ensr es-Sulem'dir. En-sr oymaklarndan biri olan Seleme oullarna mensuptur. Babas ve days ile birlikte Raslullah (s.a.v.)'a yardm edip desteklemek ve dni yaymak zere ona bey'at eden 70 ensrn arasna katlmak suretiyle ikinci Akabe'de bulunmutur. Cbir, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in birok savalarna katlmtr. Yalnz Bedir ve Uhut harplerine itirak edememiti; bunu yle anlatmaktadr:

"Ras-i Ekrem ile birlikte on dokuz harbe itirak ettim; yalnz Bedir ve Uhut'ta bulunamadm. Bunlara katlmama babam engel olmutu. Babam ldrlnce Raslullah (s.a.v.)'n katld hibir savatan geri kalmadm".

Gbir b. Abdillh, Msr'a ve am'a geldiinde, halk onu grd yerde etrafm evirip hadis alrd. Medine'de Mescid-i Nebev'-de, herkesin onun etrafn alarak ilim ve takvasndan faydaland bir tedris halkas vard. Medine'de hicretin 74. ylnda vefat etti. Namazn, o zaman Medne valisi olan Ebn b. Osman kldrmtr.

Cbir'in esahh- esndi, bilindii zere: tarikiyle Mekkelilern rivayet ettii isndd. [1177]

 

7 - Eb Sa'd el-Hudr.

 

Mksirnun yedinci sidir. 1170 hadis rivayet etmitir.

Ondan duyduklar hadsleri yazmak iin izin isteyenlere u cevb vermiti:

"Hayr, hadsleri yazmaynz; onlar Kur'n yerine koymaynz. Biz nasl ezberlemisek, siz de yle ezberleyiniz".

smi Sa'd b. Mlik b. Sinan'dr; fakat daha ok Eb Sa'd kn--yesi ile bilinir. Babas Mlik b. Sinan, Uhut harbinde eht olmutur. Nisbesi Hudr'dir. Nesebi, el-Ebcer diye maruf Hudre b. (Avf b. el-Hris b. el-Hazrec ile birleir.

Babas Mlik, Uhut harbinde, onu Raslullah (s.a.v.)'a getirip takdm ederek'harbe itirak etmesini teklif etti. O zaman Eb Sa'd henz on yanda bulunuyordu. Babas onun kuvvetli ve dayankl olduunu syleyerek: "Y Raslallah, bu kemikleri ufaltr", diyordu. Fakat Rasl-i Ekrem (s.a.v.) onu ok kk bularak harbe katlmasn doru bulmad.

Eb Sad el-Hudr, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e, Allah yolunda kendine dil uzatanlara aldrmamak zere beycat edenlerdendir; bunlar: Eb Zer el-ifr, Sehl b. Sacd, cUbde b. es-Smit ve Muham-med b. Mesleme'dir. Hendek ve daha sonraki savalara katld gibi, Rasl-i Ekrem'le birlikte Ben'l-Mustahk harbine de itirak etmitir. tirak ettii gazvelerin says on iki'dir.

Eb Sa'd, birok sahabeden hads rivayet etmitir. Bunlarn bellibahlar unlardr: Babas Mlik b. Sinan, Anne bir kardei Ka-tde b. er-Nu'mn, Hz. Eb Bekir, mer, Osman, Ali, Eb Msa'l-E'ar, Zeyd b. Sabit ve Abdullah b. Selm (r.a.)'dr.

Ondan rivayet edenler ise: Olu Abdurrahmn, hanm Zeyneb binti K'b b. 'Acred, Abdullah b. mer, Abdullah b. Abbs, Ebu't-Tufeyl, Nfic ve 'Ikrime'dir.

Olu Abdurrahmn'm elinden tutarak Bak'a (Medine mezarlna) gtrd. Kendini mezarln uzak bir yerine defn etmesini vasyyet ettikten sonra dedi ki:

''Olum, ldm zaman beni buraya defnet; zerime klcadr germe; yanma ate getirme; zerime katiyen barp ararak alama; kimsenin de yle alamasna izin verme!".

Zahit, bit, lim ve mil Eb Sa'di'l-Hudr, hicretin 74. ylnda Allah'n rahmetine kavumutur.[1178]

 

B. Bz Mehur Sahbler.

 

8 - Abdullah b. Mes'd.

 

Ad, Abdullah b. Mes'd b. fil el-Huzel, knyesi Eb Abdir-rahmandr. slm'a ilk girenlerin altncsdr. Habeistan'a iki defa hicret etmi ve Raslullah (s.a.v.) ile birlikte btn harblere itirak etmitir. Bedir harbinde Eb Cehil'i yakalayp ldren odur. Bunun zerine Hz. Peygamber (s.a.v.) onun Cennetlik olduunu sylemitir. Rasl-i Ekrem (s.a.v.):"Kur'n- Kerm'i drt kiiden reniniz: Abdullah'dan (yni Abdullah b. Mes'd'dan), Eb Huzeyfe'nin mevls Slim'den, Mu'z b. Gebel'den ve 'Ubey b. Kacb'dan" buyurmutur. Muhaddis-lerin stlahnda mutlak olarak Abdullah denince, Abdullah b. Mes'd kastedilir.

Abdullah'n baraklar ok ince idi. Bz sahbler onun bu haliyle alay ederlerdi. Bunu duyan Rasl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu ki:

"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, o iki bacak Mzn'da Uhut dandan daha ar gelecektir".

Hz. mer onu Kfe'ye kadlk ve beytu'1-ml memurluu ile gndermiti, Ibnu Mes'd, vera(, takva ve iffetin timsli idi.

Onun esahhu'l-esndi yledir:

En zayf isnad da: ekndedir.

Hz. mer ve Sa'd b. Mu'z'dan hads rivayet etmitir. Ondan rivayet edenler ise: Abdile, Enes b. Mlik, Cbir b. Abdillah, Eb Msa [1179]E/ar, ^kame, Mesrk, ureyhu'1-kd ve bakalardr. Rivayet ettii hadslerin says, 848'i bulur.

Medne'ye geldiinde rahatszland ve H. 32'de.vefat etti. BakTa defnedildi. Cenaze namazn Osman b. 'Affn kldrd .[1180]

 

9 - Abdullah b- Amr b. el-'s.

 

Fakh drt Abdulah'dan (Abdile'den) biridir. Babasndan nce mslman olmu, Mekke fethinden nce de hicret etmitir. bid, zhid, ok oru tutup ok namaz klan ve kendini tamamen hadse vermi olan bir zt idi. 700 hads rivayet etmitir. Hadsleri yazmas in Rasl-i Ekrem ona izin verdikten sonra, ondan duyduklarn yazmaya balad. Buna iaret ederek Eb Hureyre der ki:

"Abdullah b. Amr b. el-'s mstesna, Rasl-i Ekrem'in hadslerini benden daha iyi hfz eden bir kimse yoktur; nk o yazard, ben yazmazdm".

Hz. mer, Ebu'd-Derd', Mu'z b. Cebel, AbdurTahmn b. Avf ve bakalarndan hads rivayet etmitir.

Ondan rivayet edenler ise: Abdullah b. mer b. el-Hattb, es-S'ib b. Yezd, Sa'd b. el-Mseyyeb, Tvs, (Ikrime ve bakalardr.

Esahhu'l-esndi yledir:

Abduliah b. Amr, H. 43 ylnda Fustt'n kuatld gnlerde vefat etti.[1181]

 

10 - Eb Zer el-fr.

 

Knyesi budur; ad Cundeb b. Gunde'dir. fr kabiesinden olan dedesi Gunde'ye nisbet edilmitir; Kinn oullarmdandr. Eb Zer, Rasl-i Ekrem'e peygamberlik gelmeden nce de ibdet ile megul olurdu. slm'a ilk girenlerin beincisidir. Ancak Hendek harbinden sonra hicret etme imknn bulabilmitir. Allah yolunda kendini knayanlara aldrmamak ve ac da olsa hakk sylemek zere Rasl-i Ekrem'e bey'at edenlerdendir.

Eb Zer (r.a.), ertesi gn yiyecek bir ey brakmayacak kadar zhid idi. Hz. Osman'n hilfeti zamannda bir ney' mlda sosyalizmi mdfaa etmeye balad. Kendini buna sevk eden ey, son derece hassas insan uuru ve byk takvas idi. Fakat Osman b. cAffn, Eb-Zer'in bu tutumunu beenmedi ve onu Rebeze'ye nefyetti. H. 32'de ve yine Osman b. 'Affn'n hilfeti sralarnda vefat edene kadar orada kald. Namazn tesadfen Rebeze'den gemekte olan Abdullah b. Mes'd kldrd. Hz. mer, Abdullah b. Abbs, Abdullah b. rher ve dier sah-blerden hads rivayet etti. Eb Zer'den hads rivayet edenler ise: el-Ahnef b. Kays, bdurJ ahmn b. Ganem, At ve dierleridir. Esahhu'l-esndi, amllarn: tarikiyle rivayet ettii isndd Eb Zer'den 281 hads rivayet edilmitir.[1182]

 

11 - Sacd b. Eb Vakks.

 

Sa'd b. Eb Vakks b. heyb ez-Zuhr'nin knyesi Eb Ishk'tr. Aere-i mbeere'den olup Allah yolunda ilk oku atan odur. slm'a- ilk girenlerin drdncsdr. Henz on yedi yanda iken Hz. Eb Bekir'in delleti ile mslman olmutur. Hz. Peygamber (s.a.v.) ile birlikte btn gazvelere itirak etmitir. Btn bu gazvelerde frisu'l-slm = tslm svrsi idi. Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in annesi Hz. Amine'nin mensup olduu Ben Zuhre oullarmdandr. Bu sebeple Rasl-i Ekrem onu gstererek: "ite benim daym, kimin byle bir days var!", derdi. Hz. mer, Sacd b. Eb Vakks' ranllar zerine gnderdii orduya ba kumandan olarak tyin etti. ranllar, hicretin 15. ylnda Kadisiye'de, 16. ylnda da Cell'da bozguna uratt. Medin'i fethetti. H. 17'de Kfe ehrini kurdu. Hz. mer devrinde, daha sonra da Hz. Osman zamannda Irak- valisi di. Hz. mer'in halfe seimi iin tyin ettii alt kiiden biridir. Hz. Osman'n ehdeti ile ortaya kan byk fitneye karmad. 'Akk'te H. 55 trihnde vefat edene kadar evinden dar kmad. Bald'a defnedildi. Aere-i mbeere'den en son vefat eden O'dur.

Hadslerini rivayet ettii sahbler, Abdullah b. Abbs, Abdulh b. mer, Havle binti Hakm'dir.

Ondan rivayet edenler ise, Muchid, Alkame b. Kays ve es-S'ib b. Yezd'dir. Sad b. Eb Vakks'm esahhu'l-esndi yledir: Ondan 270 hads rivayet edilmitir.[1183]

 

12 -Mucz b. Cebel.

 

Sahblerin fakhi Mu'z'm tam ad: Mu'z b. Cebel b. Amr b. Evs el-Hazrec, knyesi de Eb Abdirrahmn'dr, On sekiz yanda mslman olmu ve Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'e ikinci Akabe'de bey'at etmitir. Rasluliah ile birlikte btn gazvelere itirak etmitir. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu Abdullah b. Mes'dile karde yapm, slm' anlatp retmek ve Kur'n- Kerm'i ezberletmek zere Yemen'e gndermitir. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu Yemen'e uurlarken Mu'z, biniti zerinde bulunuyor, Rasl-i Ekrem de yannda yaya olarak gidiyordu. Rasluliah (s.a.v.) Mu'z'a: "Ben seni seviyorum", derdi. Hz. Eb Bekir'in hilfeti zamannda da Yemen'deki muallimliine devam etti; sonralar am'a hicret etmitir.

Mu'z, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in zamannda Kur'n- Kerm'i cem eden sahberdendir. Rasl-i Ekrem'in syledii gibi: "Hell ve haram en iyi bilen o idi".

Mu'z, Abdullah b. Abbs, ve Abdullah b. mer'den hads r-vyet etmitir. Ondan rivayet edenler ise, Enes b. Mlik, Mesrk ve Ebu't-Tufeyl mir b. Vsile'dir. Henz otuz yanda iken rdn'de T(n- Amvs'm kt hicretin 18. ylnda vefat etmitir. Onun hakknda mer b. el-Hattb yle der:

"Analar bir daha Mu'z gibisini douramaz. Mu'z olmasayd mer helak olurdu!. [1184]

 

13 - Ebu'd-Derd'.

 

Ad 'Uveymir b. Zeyd b. Kays olmakla beraber, daha ok Ebu'd-Derd knyesi ile hret bulmutur. Ensr'dan olup Hazrec oulla-rmdandr.

Kur'n- Kerm'i Rasluliah (s.a.v.)'dan renip ezberledi. Umu harbinde nasl bir yiit olduunu isbt etti. Bu sebeple Rasl-i Ekrem: '"Uveymir ne yaman bir yiittir", buyurmutur. Hz. Peygamber, onunla Selmn- Fris'yi karde yapmtr.

Ebu'd-Derd', Hz. Osman'n hilfeti zamannda am kads olup amllarn mftsi, Filistinlilerin de kads idi.

Ebu'd-Derd1, Hz. 'ie'den ve Zeyd b. Sbit'ten hads rivayet etmitir. Ondan da olu Bill ve hanm Umm'd-Derd1 rivayet etmilerdir. Rivayet ettii hadslerin says 179'u bulur. O'nun hakknda Mesrk yle demektedir:

"Rasluliah (s.a.v.)'n ilminin alt kiide bulunduunu grdm; Ebu'd-Derd da bunlardan biridir.[1185]

Ebu'd-Derd', Dmek'te H. 32 trihinde vefat etmitir.[1186]

 

4- BZI TABN BYKLERNN TERCEME- HALLER

 

1. Sa'd b. el-Museyyeb.[1187]

 

Sa(d b. el-Museyyeb b. Hazn e-Kurei el-Mahzm, - Ahmed b. Hanbel'in de dedii gibi- tbi'ninen deerli simasdr. Babas ve dedesi sahb idiler. Hz. mer'in hilfetinin ikinci ylnda dnyya geldi. ocuk denecek yatan tibren bir tek hads bulabilmek iin gnlerce, gecelerce seyahatler yapmtr. Onun hakknda Mekh der ki:

"Hads aramak iin yer yzn dolatm; fakat Sa'd b. el-Museyyeb'den daha lim birine rastlamadm". Ali b. el-Medn de unlar syler:

"Tbi'n iinde ondan daha limini bilmiyorum. Sacd'in birey hakknda bu snnette mevcuttur, demesi yeter. Bana gre, o tbi'nin en bydr.

Onun zhd ve takvas iin unu anlatrlar. Halfe Abdulmelik olu Veid iin kzn istedii zaman, Sa'd b. el-Museyyeb raz olmam; fakat Kseyyir b. Eb Ved'a ile sdece iki dirhem karlnda evlendirmitir. Abdulmelik, olu Veld'e halk bey'at ettirmek istedii sralarda, Abdulmelik'in Medine'deki vekili Him b. sm(l, bnu'l-Museyyeb'i dvmj bey'ata raz olmas iin lmle tehdd etmi; btn bunlara ramen bnu'l-Museyyeb bey'at kabul etmemitir.

Sa'd b. el-Museyyeb, Hz. Eb Bekir'den mrsel olarak birtakm haberler rivayet etmi; Hz. mer, Osman, Eb Hureyre, Zeyd b. Sabit, Hz. 'ie ve dier sahblerden hads dinlemitir.

Ondan rivayet edenler: Salim b. Abdillh, ez-Zuhr, Katde, erik, Ebu'z-Zind ve bakalardr.

'Sa'd b. el-Museyyeb, H. 94 trihinde vefat etmitir.[1188]

 

2. bnu mer'in Mevls Nfi.

 

Nfi'in babasnn ad Hrmz'dr; Kvs olduunu syleyenler de vardr. Knyesi Eb Abdillh el-Meden'dir. Onu Abdullah b. mer, gazvelerinden birinde ele geirmi, Nfi'deki ilim akn ve mkemmel rivayet istidadn grdkten sonra da: "Allah Tal, Nfi'i bize balamak suretiyle byk bir ltufta bulundu", demitir.

Nfi*, efendisi bnu mer'in hizmetinde samimiyetle otuz sene alt. Bzlar onun aslen Nsbr'lu, bzlar da Kbil'li olduunu syler. Yahya b. Ma'n ise: "Nfi* Deylem'ldir; nk onun lisnnda Deylemlilere hs ve bozukluu vardr",,demektedir..

mm Mlik b. Enes, Nficn arkadalanndandr. Hatt en-Ne-se''nin sylediine gre, "en salam arkadadr". Mlik, Nfi* hakknda yle der:

"Nfi'in bnu mer'den rivayet ettii bir hads dayduum zaman, onu bir bakasndan daha duymak lzumunu hissetmezdim". Bu sebeple mm Buhr, "Mlik'in esahh- esndinin, eklinde olduunu" sylemitir.

Nfi' sdece ibnu mer'den rivayet etmemi, ayn zamanda Eb Sa'di'l-Hudr, Hz. ve Hz. Hafsa'dan da mrsel olarak rivayet etmitir.

Ondan rivayet eden hadsciler unlardr: Abdullah b. Dnr, ez-Zuhr, el-Evz% bnu shk, Salih b. Keysn ve bnu Cureyc.

Abdullah b. mer, Nfi'i ok severdi. Nfi'i satn almak iin otuz bin dinar teklif edenler olmu; fakat bnu mer bunu kabul etmeyerek onu nzy- br iin zd etmitir. Halfe mer b. Ab-dilazz, Nfi, Msrllara snneti retip dni anlatmas iin Msr'a gndermitir.

Nfic H.. 117 trihinde vefat etmitir. [1189]

 

3. Muhammed b. rn.

 

Mttek fakh Muhammed b. rn el-Ensr'nin babas Snn, Enes b. Mlik'in klesi idi. Enes onu, Enbr'n yaknnda bulunan cIrak lndeki Aynu't-Temrtle esr eden Hlid b.Veldden satn almt. Enes, bir miktar ml karlnda serbest brakmak zere rn ile bir anlama yapm, rn de tyin edilen mebl deyerek hrriyetini kazanmt. Annesi Safiyye ise Hz. Eb Bekir'in azatls idi. Muhammed b. rn, Hz. Osman'n hilfetinin son ikinci ylnda dodu ve hicretin no. ylnda vefat etti. Otuz sahb ile grm; fakat Hz. Eb Bekir ve Eb Zer'i grmemi, Ibnu Abbs, Ebu'd-Der-d, (tmrn b. Husayn ve Hz. ie'yi dinleyip hads alamamtr. Bunlardan rivayet ettii hadslerin hepsi mrsel saylr. Bununla beraber b. bnu Srn'in Zeyd b. Sbt, Enes b. Mlik, Eb Hureyre, Huzeyfe el-Yemn ve bakalarndan msned olarak rivayet ettii hadsler vardr.

Ibnu SrnMen rivayet eden muhaddisler unlardr: e-'b, el-Evz% 'simu'I-Ahvel, Mlik b. Dnr ve Hlidu'l-Hazz'.

Him b. Hassan der ki:

"Ibnu rn, grdm insanlarn en dorusudur". Onun hakknda Eb Avne de unlar syler:

"Ben bnu Srn'i grdm. Onu gren mutlaka Allah Tal'yi hatrlar". Ibnu Sad ise:

"Muhammed b. rn, sika, gvenilir, pek kymetli bir imm ve ok lim bir insand", demektedir.[1190]

 

4. bnu ihb ez-Zuhr.

 

bnu ihb'n ad, Muhammed b. Mslim b. Ahdlh'dr. el-H-eys b. Sa'd onun hakknda unlar sylemektedir:

"ez-Zuhr'den daha ihatal bir lim grmedim. Sanl. skalarn rivayet etmek istemezmi gibi, ou zaman tergb had i-trini rivayet ederdi; ayn zamanda Snnet ve Kur'n hakkndaki hadsleri de rivayet ederdi; rivayet ettii hadsler kusursuz di".

ez-Zuhr, Hicaz ile am arasndaki Eyle kynde otururdu. h-ifreti ylesine yayld ki, Hicaz ve am limlerinin mercii hline geldi. Sa'id b. el-Museyyeb'in am civarndaki "a'bed" adl kynde onunla birlikte sekiz sene kalm ve yine orada 123 ylnda, bzlarna gre 125 ylnda vefat etmitir. ez-Zuhr, duyduu hadsleri tedvin ederdi. Salih b. Keysn diyor.

"ez-Zuhr ile birlikte hads toplardk. Zuhr bana: Gel, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in hadslerini yazalm, dedi. Bir mddet sonra, gej sahabenin kavillerini de yazalm, dedi; fakat o yazd, ben yaznjadm. Neticede o kazand, biz kaybettik ez-Zuhr'nin hfz ve zabtnn ne kadar kuvvetli olduunu ifade etmek maksadyle onun anlatt u vaka zikredilir: Him b. Abdil-[ melik Zuhr'den bir ocuuna hads iml ettirmesini ister. ez-Zuhr, ocua drt yz hads yazdrr ve kp gider. Sonra da ey hadsciler, neredesiniz? diyerek muhaddisler toplar ve onlara da bu drt yz hadsi yazdrr. Aradan bir ay kadar bir zaman geer. Birgn Him, ez-Zhr ile karlaarak ona: Yazdrdn hadsleri kaybettim, der ve bir ktip ararak hadsleri tekrar yazdrr. Bilhare bunlar ilk defa yazlan hadslerle karlatrr ve bir tek harfinin dah farkl olmadn grr. Bu hdise zerine Him, ez-Zhrryi ok beenir ve onu ocuklarna muallim tyin eder.

Amr b. Dnr': "Hadsleri tam metinleri ile Zuhr gibi rivayet eden birini daha grmedim", diyerek, ez-Zuhii'nin faziletini tirfa sevk eden ey, onun hadsleri bylesine bir dikkat ve ihtimamla zab-tetmesidr. ez-Zuhr, hadsleri asl metinleri ile rivayet etmek hususunda pek titiz davranrd. Onun rivayet ettii hadslerin bin iki yz'e ulat sylenmektedir; fakat bu hadslerin msned olanlar bu rakamn yars kadardr.

ez-Zuhr, u muhaddislerden hads rivayet etmitir: Abdullah b. mer, Abdullah b. Ca'fer, Sehl b. ez-Zubeyr, At b. Eb Rabh.

Dier taraftan Ubde b. es-Smit, Eb Hureyre, Rf( b. Hu-deyc ve bakalarndan da mrsel rivayetleri vardr.

Buhr, onun esahh- esndnn: eklinde olduunu sylemektedir. Eb Bekir b. Eb eybe'ye gre esahh- esndi ise yledir :[1191]

 

5. Sa'd b. Cubeyr.

 

Fakl, mkr ve bid Sa(d b, Cubeyr el-Esed el-Kf'nin knyesi Eb Abdillh'dr. Sufynu's-Sevr onu brahim en-Naha('den stn tutarak derdi ki:

"Tefsri u drt kiiden alnz: Sa'd b. Cubeyr, Muchid, 'Ikrime ve ed-Dahhk".

Abdullah b. Mes'd Kfe kads iken, bnu Cubeyr onun ktipliini yapard. Sonra Eb Burde b. Eb Musa'nn ktipliini yapmaya balad. Daha sonralar da Ibnu'l-E'as ile birlikte ayakland iin hicretin 95. ylnda Haccc tarafndan ldrld.[1192]

Sa'd b. Cubeyr, Abdullah b. Zubeyr'den, Enes b. Mlik'ten ve Eb Sa'd el-Hudr'den hads rivayet etmitir; bunlardan rivayet ettii hadsler msneddr. Yalnz Eb Hureyre, Eb Ms el-E'ar, Hz. Ali ve Hz, eieden hads duymamtr; bunlardan rivayet ettii hadsler de mrseldir. Onun bu mrselleri hakknda Yahya b. Sad

der ki:

"Sa'd'in mrselleri, bence cAt'nri mrsellerinden daha makbuldr".

Ondan rivayet edenler: el-A'me, Mansr b. el-Mu'temir, Ya'l b. Hakm es-Sakaf, Simk b. Harb ve bakalardr.

Meymn b. Mihrn diyor ki:

"Sa'd b. Cubeyr ld; fakat yeri doldurulamayacak bir boluk brakarak gt gitti. [1193]

 

6. mm Eb Hanfe.

 

Eb Hanfe knyesi ile mehur olmutur. Asl ad, en-Nu'mn b. Sabit b. Zt'dr. Teymullh b. Sa4lebe el-Kf'nin mevls olduu iin nisbesi Teym'dir; fakat aslen Iran'ldr.. Sahabeden Enes b. Mlik, Sehl b. Sa'd es-Said, Abdullah b. Eb Evf, Ebu't-Tufeyl ir b. VsVyi grd iin tbirdir. Bu sahblerin bir ksmndan

hads de rivayet etmitir. Bz limler ise, onun bu sahblerin hepsinden rivayet ettiini sylemektedir.

Eb Hanfe, fkh ve hadsi, 'Ata, Nfi1, bnu Hrmz, Hammd b. Eb Sleyman, Amr b. Dnr ve dier limlerden renmitir. Ondan rivayet edenler ise: Eb Ysuf, Zufer, Eb Mutc el-Belh, bhu'l-Mubrek, el-Hasen b. Ziyd, Dvd et-T', Vek ve bakalardr.

limler, Eb Hanife'nin muazzam bir fkh kltrne ve kuvvetli delillere sahp olduunu sylerler. e-fi( ise: "nsanlar fkhta Eb Hanfe'ye minnettardr", der. el-Leys b. Sacd da unlar anlatr:

"Medine'de Mlik'e rastladm. Hayrola terlemisin, dedim. Mlik : Beni Eb Hanfe terletti; o gerekten fakhmi a Msrlm! dedi. Sonra Eb Hanfe ile karlatm. Ona: Mlik senin hakknda ne gzel eyler sylyor, dedim. Ebu Hanfe'nin karl yle oldu: "Ben onun kadar hazr cevp olup da isabetli konuan, onun kadar mkemmel tenkd yapan birini daha grmedim".

Eb Hanfe, phesiz muhaddis olmaktan ok fakhtir. Fakat onun hadse vukufu, bzlarnn syledii kadar az deildi. Muham-med b- Mahmd el-Harzem, onun on be msnedin toplamtr. Muhammed b. el-Hasen, el-sr adl kitabnda Eb Hanfe'den pek ok hads almtr. Fakat Eb Hanfe'nin en bariz vasfm fkh tekil etmektedir. Zaten kendi adiyle anlan Hanef mezhebini tess etmesi ve re'y mektebinin imm olmas ona yeter!

Eb Hanfe, muttek bir insand. Elinin emei ile geinirdi. limlerin deerini sarsaca, izzet-i nefislerini rencde edecei dncesiyle onlarn hediye almasn doru bulmazd.

Eb Ca'fer, onu zorla kad yapmak istedi. Bu vazifeyi kabul etmedii iin Eb Hanfe'yi haps etti. Kabul etmesini salamak dncesiyle, gnde on sopa olmak zere yz on sopa vurdurdu. Eb Hanfe yine de kabul etmedi. Badat'ta hapishanede iken H. 150'de Allah'n rahmetine kavutu.

Abdullah b. el-Mubrek onun hakknda unlar sylemektedir: "nsanlarn en fakhi Eb Hanfe'dir. Fikh'ta onun bir benzerini daha grmedim. Eer Cenb- Hak, Eb Hanfe ile grtrmek ltfunda buunmasayd, ben de rastgele bir insan olurdum. O, muttek, cmert, meseleleri btn incelikleri ile kavrayan bir insand.[1194]

 

5- ETB'U'T-TB'NDEN BZILARININ TERCEME- HALLER

 

1. mm Mlik b. Enes.

 

Mednelilerin imm, hadste emru'I-m'rnmn Mlik b. Enes b. Eb 'mir el-Asbah'dir. Yemen meliklerinden Z Asbah'a mensup olduu anlalmaktadr. Knyesi Eb Abdillh'dir. Onun hakknda mm afii yle demektedir:

"Malik, Allah Tal'nn, tbi'nden sonra kullarna kar hccet olarak gnderdii bir insandr". bm Hibbn da diyor ki: "Medine'de rvleri, fkh ve din anlaylarna, fazilet ve ibdet durumlarna gre deerlendiren ilk fakh Mlik'tir. mm fi' de ondan istifde etmitir". en-Nese''nin Mlik, hakkndaki szleri ise yledir:

"Mlik'ten daha asil, daha byk, daha itimda ayan, hads bakmndan daha emniyetli ve zayf rvlerden daha az rivayet eden birini grmedim. Abdulkerm'den baka metruk olan bir rv'den hads aldn bilmiyoruz". Mekke'de ikmet eden Abdulkerm b. Ebi'l-Muhrk el-Basr'yi kasdetmektedir; zr Abdulkerm, mstakim ve ok mtevz bir insand; fakat Mlik'in hemehrisi deildi. Bu sebeple imm onu tanyamad. Bununla beraber Abdulkerm'den sdece faziletli ameller hakknda bir miktar hads veya hads metni zerine baz ilveler almtr.

Mlik, el-Muvatta' telf ettii zaman, halfe Mansr halk bu eseri okuyup onunla amel etmeye zorlamak istedi; fakat Mlik daha nce de sylediimiz gibi bunu doru bulmad. Mlik, el-Muvatta zerinde krk sene alt. Bu arada eserini Medne'U yetmi fakhe sunup onlarn fikirlerini ald. Bu eseri yz bin hadsten seerek meydana getirmitir. el-Muvatta' Mlik'ten binden fazla kimse rivayet etmitir. Bu sebeple el-Muvatta'n eitli otuz nshas vardr; fakat bunlardan sdece yirmi tanesi mehur olmutur. En mehur nshas da, Yahya b. Yahya el-Leys el-Endls el-Mamd'nin rivayet ettii nshadr.

Bz limler, ana hads kitaplarnn, Ktb-i sitte ve Muvatta' olmak zere yedi tane olduunu sylerler. Bzlar da Ktb-i sitte'ye, el-Muvatta' yerine Drim'nin Suhen'ini katarlar. Bu byk eser hakknda Ibnu Hazm der ki:

"Fkh ve hads sahasnda meydana getirilmi bu eserin . bir dengi daha yoktur".

el-Muvatta hadslerinin hepsi msned deildir. Aralarnda mrsel, mu'dal, munkat ve baka nev'ler de vardr. Bz limler el-Muvatta'da 600 msned, 222 mrse, 613 mevkuf hads ve 285'de tbin sz bulunduunu tesbt etmilerdir. Ayrca Mlik'in isnd etmeden Bana ulat" ve Sika rvden"

diye rivayet ettii szlerin 61 tane olduu sylenmektedir. Fakat bu rivayetler, Mlik'in isndlar dndaki dier tarklerden msned olarak gelmektedir. Bu .sebeple bnu Abdilber en-Nemer, Mlik'in el-Muvatta'mda bulunan mrsel munkat, muMal hadsleri mevsl olarak rivayet etmeyi hedef tutan bir kitap yazmtr.

Mlik u muhaddislerden rivayet etmitir: Nu'aym el-Mucmir, Zeyd b. Elem, Nfi', erk b. Abdillh, ez-Zuhr: Ebu'z-Znd, Sa'd e-Makbur ve Humeyd et-Tavl. Mlik'in arkadalarndan en son vefat eden Huzfe es-Sehm el-Ensr'dir.

Mlik'ten rivayet edenler ise pek oktur. Bunlar arasnda: ez-Zuhr, Yahya b. -Sa'd gibi eyhleri, el-Evz% es-Scvr, Sufyn b. Uyeyne, el-Leys b. Sard, Ibnu Greye ve u'be b. d-Haccc gibi arkadalar ve e-fi% Ibnu'l-Mubrek, bnu Vchb, bnu Mehd, el-Kattn ve Ibnu shk el-Fezr gibi dier limler de vardr.

Malik H. 93 ylnda doup 179'da vefat etmitir.[1195]

 

2. mm e-fi'.

 

Yeryzn ilimle dolduran Muhammed b. Idrs b. Abbs b. Osman b. fi', bu sonuncu dedesine nisbet edilerek e-f^ diye tannmtr. Neseb tibariyle Kureg, Muttalib ve "Mekk'dir. Knyesi Eb Abdlh'dr. Annesi Ezd kablesindendir.

e-fi, H. 150'de Gazze'de dodu. Stten kesildikten sonra Mekke'ye gtrld. Orada byyp okudu. Daha yedi yanda iken

Kur'n- Kerm'i ezberledi. O zamanlar Mekke mukri'i olan smail b. Kostantn'den Kur'n tlimi yapt. Ramazan aynda Kur'n- Kerm'i altm defa hatm ettii sylenir.

Medine'llerin imm Mlik b. Enes'den hads rivayet etmi,, henz on yanda iken birka gn zarfnda hocasnn el-Muvat-ta'm ezberleyerek nnde okumutur. Ayrca Sufyn b. 'Uyeyne -ve Abdulmelik b. Mcin [1196]dan da hads rivayet etmitir. Fkh, yirmi yalarnda bile yokken, fetva vermek zere kendisine izin veren Mslim b. Hlid ez-Zenc'den okumutur. Btn bunlardan baka lgat ve iirde ok stnd. Mnazara 'ederken ok kuvvetli deliller ileri srerdi. Kendisiyle -mnazara yapan btn Irak ve Msr limlerini su s tur mutur. Hczllarn, Msrl ve Irakllarn fkhlarn mez-cedip bilgisinde toplamtr.

Yemen blgesindeki Necrn'da kadlk vazfesini zerine ald; bunun zerine onu halfe Hrnu'r-Red'e jurnal ederek .hilfeti ele geirmek istediini sylediler. Derhl Badat'ta bulunan hilfet merkezine gtrld. Orada H. 184 trihinde halfe Hrunu'r-Red ile grerek onun huzurunda Muhammed b. el-Hasen ile mnazara etti. Muhammed b. el-Hasen onun ne byk bir lim olduunu anlad ve halfenin nnde, iddia edilen sula e-fiTnin bir alkas bulunmadn ifde etti. e-fi' sonra Mekke'ye, daha sonra da H. 195'de ikinci defa olarak Irak'a gitti. Bu defasnda rnm Ahmed b. Hanbel, el-Kerbsi ve ez-Zafern ile grt. Bilhare Mekke ile Badd arasnda birok seferler yapt ve nihayet H. 199 trihinde Msr'a geldi. 204 ylnda 54 yanda iken Msr'da vefat etti.

shk b. Rhye'ye: Gen denecek bir yata lmesine ramen e-fi( bu kadar kitab nasl yazd? diye sordular. shk b. Rhye u cevb verdi: "mr ksa olduu iin, Cenb-Mevl ona ok akl verdi!".

e-fiTnin bnu Rhye'ye sorulan eserleri, tefsr, hads, fkh ve edebiyat sahalarnda olmak zere pek oktur; fakat en mehuru Ab-durrahman b. Mehd'nin arzusu zerine yazd er-Risle'dir. Bu eser isi-i fkh hakkndadr. e-fiTnin bunlardan baka, din prensiplerinin ounu iine alan el-Um adl bir kitab daha vardr. Eb Amr Muhammed b. Ga'fer en-Nsbr, el-Um'deki ve yine e-fil'nin el-Mebst adl bir dier eserindeki msned hadsleri bir araya toplamtr. Byle olmakla beraber bz limler c-fiTnin hads sahasnda mstakil bir Msned'i olduunu zannetmilerdir. lbnu'1-Esr (v. 606) bu Msned'e bir erh yazmtr.

e-fi''den rivayet edenler: imm Ahmed b. Hanbel, Eb 'Ubeyd el-Ksm b. Sellm, Buhr'nin eyhi Abdullah b. ez-Zubeyr el-Humeyd, Eb Sevr brahim Hlid el-Badd, Ysuf b. Yahya el-Bt, Harmele b. Yahya, el-Hasen b. Muhammed ez-2acfern ve bakalardr.

e-fic'nin hadsteki stnln ez-Zehebyle anlatmaktadr: "Hads hafz olup hadsteki illetlere hakkyle vkft. Sbtuna mutlak surette kanat getirmedii rivayetleri kabul etmezdi. Eer mr olsayd bu sahada daha ok ilerlerdi". mm Ahmed b. Hanbel'in u sz onun deerini anlatmak iin kfidir:

"Eline kalem kt alan herkesin mm e-fiTye kran borcu vardr.[1197]

 

3. Sufynu's-Sevr.

 

Hfz ve zabt mkemmel olup hadste hccet saylan mm Sufyn b. Sa'd b. Mesrk el-Kf'dir. Knyesi Eb Abdillh'dr. Babas Sa'd, Kfe limlerinden idi. Hadsleri rivayet ve zabt bakmndan ylesine mehur oldu ki, u'be b. el-Haccc, Sufyn b. *Uyeyne ve Yahya b. Ma'n ona: "Hadste emru'1-m'minin" lkabm verdiler, mm Mlik b. Enes'in bu lkab aldn grmtk. Hatbu'J-Badad onun hakknda unlar syler: "Mslmanlarn br imm, dnin yce bir ahs idi. Onun byk bir imm olduunu kabul etmeyen yoktur. tkn, hfz, marifet, zhd ve takvas sebebiyle Sufyn'n kimsenin tezkiyesine ihtiyc yoktur".

Sufyan, A'me, (Sleyman b. Mihrn), Abdullah b. Dnr, cAs-mu'1-Ahvel, bnu'l-Munkedir ve dier muhaddislerden rivayet etmitir.

Ondan rivayet edenler se: Abdurrahmn el-Evz', Abdur-rahmn b. Mehd, Miscar b. Kidm, Ebn b. Abdillh el-Ahmes'dir. Sufyn'dan son olarak rivayet eden Ali b. el-Ca'd'dr.

Abdullah b. el-Mubrek der ki:

"Bin yz eyhten hads yazm olmama ramen, Sufyn'dan daha deerli bir muhaddisten hads yazmammdr." Bunu duyan biri Abdullah b. Mubrek'e: "Sen Sa'd b. Cubeyr gibilerini grm bir adamsn; nasl byle sylersin, Eb Abdillh?, diye sorduu zaman bnu'J-Mubrek ona u cevb verdi: "Syledim, yine sylyorum; ondan daha stn birini grmedim". Bununla beraber SufynuV Sevr'nin zaman zaman tedls ettii yine Ibnu'l-Mubrek'ten rivayet edilmektedir. Bu hususta bnu'l-Mubrek diyor ki:

"Sufyn'a bir hads rivayet ettim. Yanma gittiim zaman o hadsi tedls ettiini grdm. Sufyn beni grnce utand ve onu senden rivayet ediyoruz, dedi". Eer bu sylenen doru ise, - Ibnu'l-Mbarek'in bu iki sznn arasn telf etmek iin - Sufyn'm tedlsinin sdece sika rvlerden yaplan tedls gibi, ahsn zedelemeyecek bir ekilde olduunu kabi edeceiz. te Sufyn bunun iindir ki bnu'1-Mu-brek'e: "Onu senden rivayet ediyoruz", demitir. Bu sz ile Sufyn, hadsi bnu'l-Mubrek'e isnd ederek tevsik etmek istemitir. Suiynu's-Sevr, Basra'da H. 161 trihinde vefat etmitir.[1198]

 

4. Sufyn b. Uyeyne.

 

Sufyn b. 'Uyeyne b. Meymii el-Hill el-Kff dir; knyesi Eb Muhammed'dir. 87 tbi' ile grp 70'inden hads dinlemitir. Bunlarn en mehurlar: Gacferu's-Sdk, Hurreydu't-.Tavl, Abdullah b. Dnr, Ebu'z-Zind ve Salih b. Keysn'dr.

Ondan da eyhlerinden, arkadalarndan ve talebesinden bir ou rivayet etmitir. Bunlar arasnda el-A'me, Mis'ar b. Kidm, Abdullah b. el-Mubrek, e-fi Ahmed b. Hanbel, Yahya b, Ma'n ve Ali b. el-Medn vardr.

163 trihinde Kfe'den Mekke'ye gitmi, mrnn sonlarna doru hafzas zayflayncaya kadar orada Hiczllara hads rivayet edip Kur'n- Kerm retmitir. te bu sebeple bnu Hacer el-Aska-ln der ki:

"Sika, hafz, fakili, imm ve hccettir. Ne var ki, mrnn son :iarma doru hafzas bozuldu. Pek az da olsa tedls yapard; fakat hep sikalardan tedls yapmtr".

Yedi bin kadar hads rivayet etmitir. e-fi(, onun geni Edimini takdir ederek der ki:

"Mlik ve bnu 'Uyeyne olmasayd, Hicaz beldesinin ilmi yok folup giderdi". bnu Uyeyne hakknda el-'Icl de unlar syler: K.fe'Iidir; sikadr ve hadste ok salamdr".

Sufyn b. Uyeyne, Mekke'de H. 198 trihinde, 91 yanda ikenf S'eft etmitir. [1199]

 

5. el-Leys b. Sa'd.

 

I Msr diyarnn muhaddisi el-Leys b. Sa'd b. Abdirrahmn e-| "Fehmi'dir; knyesi Ebu'l-Hris'tir. H. 94 ylnda Karkaend'de dodu. | -Zengin ve cmert di. Senelik geliri yirmi bin dinardan fazla idi. Fakat! iar derecedeki cmertlii yznden yannda nisap miktar ml ^brakmad iin, ona hibir zaman zekt farz olmamtr.

1 Buhar ve Mslim, ondan ok hads rivayet etmitir. Ahmed b.'. Hanbel, e-fi% Srfynu's-Sevr, el-1cl ve birok limler, onun sika Olduunu ifde etmilerdir. Onun hakknda c-fi' yle demektedir:.

"el-Leys, Mlik'ten daha fakhtir. Ne var ki, arkadalar onun| lmini zayi etmilerdir". mm Mlik b. Enes, kitaplarndaki:

En ok timt ettiim lim bana haber verdi ki..." sz ile hep el-Leys b. Sa'd'i kasteder.

el-Leys, en-Nevev'nn dedii gibi, "rivayetlerinde tedls yapmaktan ok sakmrd"; fakat icazet yoluyla rivayet etmekte bir mahzur grmezdi. te bu sebeple Yahya b. Ma'n: "el-Leys. sem1 ve yh bakmlarndan msamahakr idi", demektedir. Ahmed b. Hanbel de: "el-Leys, sikadr; ne var k, hads tahamml bakmndan gevektir der. limler, Msr'n esahh- esnd'nin yle olduunu sylemilerdir: el-Leys'in hads rivayet ettii muhaddisler unlardr: Nfi ez-Zuhr, Sa(d el-Makbur ve Yezd b. Eb Habb. Ondan rivayet .edener ise: Abdullah b. el-Mbarek, Abdullah b. Vehb ve bakalardr. el-Leys, 175 trihinde vefat etmitir.[1200]

 

6- ETB'U ETB'I'T-TBNDEN BZILARININ TERCEME HALLER

 

1. mm Ahmed b. Hanbel.

 

mm Ahmed b. Muhamrhed b. Hanbel b. Hill e-eybn el-Mervez'nin knyesi Eb Abdillh'dr. Annesi Merv'de iken ona hmile idi. Merv'den kp Badd'a geldi. Olunu H. 164'de burada dnyya getirdi.

Ahmed b. Hanbel, tahsl haytnn ounu Badat'ta geirdi. Bununla beraber yine de hadis toplamak iin diyar diyar dolaarak, sahabe ve tbi'lerin rivayetleri mevzuunda, salam zabt ve mkemmel takvas ile parmakla gsterilen bir muhaddis durumuna geldi.

Ahmed b. Hanbel'in birok eseri vardr. Balalar: Kitbu'l-lelj Kitbu'z-zhd, et-Tefsr, en-Nsih ve'1-mensh, Kitbu fezili's-sahbe, Kitbu'l-eribe'dir. En mehur ve en byk eseri, el-Musned'dir. Bu eserde, ilki aere-i tnbeere'nin msnedi olmak zere on sekiz msned vardr. "Bellibal rivayet kitaplar ve msnedler" bahsinde, bnu Hacer'in el-Musaed'i mdfaa ederek, onda mevzu hads bulunduu iddiasn reddettiini grmtk. Bununla beraber yine Ibnu Hacer, Ta'clu'l-merVa bi ricli'l-erba'a adh kitabnda veya drt hads mstesna el-Msned'de aslsz hads bulunmadn sylemektedir.

Ahmed b. Hanbel'in el-Musned'inde krk bin msned hads vardr. Bunlardan on bin'i mkerrerdir. Olu Abdullah'da on bin kadar hads ilve etmitir. Ayrca AbdullhMan rivayet eden Ahmed b. C(fer el-KatTnin de bz ilveleri vardr.

Ahmed b. Hanbel'in el-Musned'ini tertb eden olu Abdullah'tr. el-Musned'de bz karklklar olmu; fakat Ahmed b. Hanbel bunlar tashih edemeden vefat etmitir. el-Musned'i alfabetik olarak tertb eden ise, Hafz Eb Bekir Muhammed b. AbdUlh el-Makdis el-Hanbelf dir.

Ahmed b. Hanbel, hfz ve zabt bakmndan bir hrika idi. Buna iaret ederek Eb Zr'a der ki:

"Ezbere yazdracak ekilde yz bin hads hfz etmiti". Ahmed b. Hanbel, hadste emru'l-m'minn sayldna gre, bunda hayret edecek bir taraf yoktur. Onun hakknda bnu Hibbn da unlar sylyor : ,

"Hafz ve salam bir hadsci idi. Gizli bir takvas vard. Krbalar altnda iletildii hlde, yine de ibdetlerini gevetmedi. Allah Tal onu bid'attan korumu, kendine uyulan bir imm, himayesine girilen bir barnak yapmtr".

Allah Tal'nn onu koruduu.ve kabul etmedii iin krbala dvld bidcat, -bnu Hibbn'm dedii gibi- halku'l-Kur'n (Kur'n- Kermin mahlk olduu) meselesi idi. Ahmed b. Hanbel, Kur'n- Kerm'in mahlk olduunu sylemedii iin dvld, haps edildi; Bir b. el-Hris el-Hf'nin de dedii gibi, "krn iine girdi, som altn olarak kt".

Ahmed b. Hanbe, nceleri Kad Eb Ysuf'un ilim meclislerine devam etti, sonralar e-fi( den hads, fkh ve Kurey ensbi ilimlerini tahsil etti. Abdurrezzk'dan hads dinlemek iin Yemen'e gitmi, Kfe, Basra, Cezire (Mezopotamya), Mekke, Medine ve am' dolamtr.

Hads rivayet ettii eyhleri unlardr: Bir el-Mufaddal er-Ru-k, Sufyn b. Uyeyne, Yahya b. Sa'd el-Katt.n, Abdurrezzk b. Hemmm es-Sancn, Sleyman b. Dvud et-Taylis, smail b. 'Uleyye, Murtemir b. Sleyman el-Bsr ve bakalar.

Ahmed b. Hanbel'den rivayet edenler ise; el-Buhr, Muslini, Eb Dvd, Vekc b. el-Cerrh, Yahya b. dem el-Kf, Ali b. el-Medn, tbnu Mehd'dir. Ayrca bz eyhleri, arkadalar ve talebeleri de ondan rivayet etmilerdir.

Ahmed b. Hanbel, H. 241'de, 77 yanda iken vefat etmitir. Menkbeleri saymakla tkenmez.[1201]

 

2. mm Buhar.

 

Hads hfz ve zabt bakmndan esiz mn Muhammed b. s-mil b. brahim'dir; knyesi Eb Abdillh'dr. Daha on yalarnda bile yokken hads ezberlemeye balamtr. Binden fazla eyhten hadis yazm, yz bini sahh olmak zere yz bin ha'ds ezberlemitir. Kur'n- Kerm'den sonra en sahh kitap olan el-Camicu's-sahh'ii mellifidir. Bu eserdeki hadsleri yetmi bin'den fazla rvden dinlemi olup on alt senede meydna getirmitir. Birtakm hafzlar, el-CamiVs-sahhHn bz hadslerine talikler yapmlar, 110 tanesini de tenkd etmilerdir. Tenkd edilen bu hadslerden otuz iki'sini Mslim tahrc etmi, geri kalan yetmi sekiz'ini de yalnz Bu-hr kitabna almtr. bnu Hacer el-(Askaln, tenkd edilen bu hadslerin, "btn illetlerinin cerh edici mhiyette olmadn, ounun zh kolay olup, pek azmi zh etmenin mkl olduunu" sylemektedir.

Sahh-i Buhr'nin pek ok erhleri vardr. Kefu'z-zunn'da bunlardan seksen iki'sinin ad verilmektedir; yalnz bu erhlerin en deerlisi, bnu Hacer el-'Askaln'nin Fethu'l-br'sidir. Sonra bunu sra ile el-Kastaln'nin rdu's-sr'si ve el-'Aynfnin eUrc-detu'l-kr'si takip eder.

Buhr'nin birok eserleri vardr: Byk, orta ve kk olmak zere Trih'i, Kitbu'1-kun, Kitbu'l-vuhdn, Kitbu edebi'l-mufred, ve Kitbu' d-du[af's bunlar arasndadr. Buhr hakknda Tirrniz der ki:

"Hadslerin illetlerini ve rvlerin hllerim Buhr'den daha iyi bilen birini grmedim". bnu Hacer ise unlar sylemektedir.

"Gk kubbenin altnda, Raslullah (s.a.v.)'n hadslerini, Muhammed b. smil el-Buhr'den daha iyi bilen birini grmedim". Mslim b. Haccc ona gelerek alnndan pt ve "std-larm stad, muhaddislerin efendisi, hads illetlerinin doktoru, brak ayaklarm peyim", dedi.

Maklb hads bahsinde sylediimiz gibi, Badd limlerinin yz hadsi birbirine kartrdklarn, Buhr'nin de her metnin senedini, her senedin metnim ayrp gsterdiini, limlerin de onun hfz ve zabt karsmda dehete dtklerini her hlde unutmadk. Hadsleri zabt ve hfz etmek in Buhr, am, Msr, Badat, Kfe, Mezopotamya, Hicaz ve Basra'ya seyhatlar yapmtr.

Buhr'nin hads rivayet ettii eyhler unlardr: ed-Dahhk b. Mahled Eb sim en-Nebl, Mekk b. brhm el-Hanzal, Ubeydullh b. Ms el-'Aba, Abdulkudds b. el-Haccc, Muhammed b. Abdillh el-Ensr ve dierleri.

Ondan rivayet edenler ise pek oktur 5 balcalar: et-Tirmiz, Mslim, en-Nese', ibrahim b. shk el-Harb, Muhammed b. Ahmed ed-Dlb. es-Sahh'i, Buhr'den en son olarak rivayet eden Mansr b. Muhammed el-Bezd (v. 329)'dir.

Buhr, H. 194'de doup, Semerkand kylerinden Hartenk'de 256 trihinde vefat etmitir[1202]

 

3. mm Mslim.

 

Hadscilerin imm Mslim b. el-Haccc b. Mslim el-Kueyr en-Neysbr'dir. Ben Kueyr, mehur bir Arap kablesidir. Knyesi Ebu'l-Huseyn'dir. limler, onun hadste imm ve rivayette mtehasss olduunda mttefiktir. Hads toplamak iin pek ok seyahatler yapm, bu srede Horasan'da Yahya b. Yahya, shk b. Rhye ve bakalarn, Rey'de Muhammed b. Mihrn, Eb. Gassn ve dierlerini, Hicaz'da Sa'd b. Mansr, Eb Mus'ab ve bakalarn, Irak'ta Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Mesleme ve bakalarn, Msr'da Amr b. Sevd, Harmele b. Yahya ve dier muhaddisleri dinleyip hads almtr.

Mslim'den hads rivayet edenler ise pek oktur; en mehurlar: et-Tirmiz, Eb Hatim er-Rz, Ahmed b. Seleme, Ms b. Hrn, Yahya b. S'id, Muhammed b. Mahled, Eb *Avne Ya'kb b. shk el-sfern, Muhammed b. Abdulvehhb el-Ferr', Ali b. el-Hu-seyin, el-Huseyin b. Muhammed b. Ziyd el-Kabbn, brahim b. Muhammed b. Sufyn'dr. Bu sonuncu muhaddis, Sahh-i Mslim'in rvsidir.

Mslim'in birok eserleri vardr: el-Cami Vs-sahih, Kitbu'l-(ilel, Kifbu evhmi'l-muhaddisn, Ktbu men leyse leh ill rvin vhid, Kitbu tabakti't-tbiln, Kitbu'l-muhad-ramn, Kitbu' l-musnedi'1-kebr (l esmi'r-ricl ve Kit-bu'1-cmi'i'l-kebr'ale'l-ebvb bunlar arasndadr.

Sahh-i Buhr ile birlikte Sahh-i Mslim, Kur'n- Kerm'den sonra gelen en sahih iki kitaptr. Mslmanlar bunlara byk nem vermilerdir. oklar Buhr'nin kitabnn daha sahh olduu kanatindedir.

Mslim, Sahh'ini meydana getirene kadar ok gayret sarfettii iin onun zerine titrerdi; zr bu eseri, eyhlerinden bizzat dinledii yz bin hads arasndan seerek meydana getirmitir. te bu sebeple derdi ki:

"Hadisciler iki yz sene boyunca hads yazacak olsalar, ba vuracaklar kaynak yine de bu el-CmiVs-sahh olacaktr".

Mslim, Nsbur'da H. 261 trihinde, 55 yanda iken vefat etmitir .[1203]

 

4. mm Tirmiz.

 

mm, hafz ve mnekkd Muhammed b. s b. Sevre et-Tir-miz'nin knyesi Eb 's'dr. H. 200 ylnda domutur. Buhr'ya giderek orada hads okumutur. Birok memleketler dolam, Hora-san'hlardan, Hicz'llardan ve Irak'hlardan hads dinlemitir. Buhr, Musim, ve sml b. Ms es-Sudd'den rivayet etmitir. Ondan rivayet edenler ise pek oktur: el-Heysem b. Kuleyb e-, Mekhl b. el-Fadl ve es-Sunen diye mruf olan el-Gmi'in rvsi Muhammed b. Mahbb el-Mahbb el-Mervez bunlar arasndadr.

Tirmiz'nin birok eserleri vardr. Balcalar unlardr: Kit-bu'I-Hel, Kitbu'-emil, Kitbu esm'is-sahbe, Kitbul-esma( ve'1-kuna ve phesiz en mehur kitab es-Sunen diye anlan el-Cm'idir. Hasen hadis bahsinde sylediimiz gibi, Tirmiz'nin es-Sunen'i, hasen hads mevzuunda ana kaynaktr. es-Sunen drt ksmdan ibarettir. Birinci ksmda, sahh olduu kat' olan hadsler; ikinci ksmda, Eb Dvd ve en-Nese''nin artlarna uygun olan hadsler; nc ksmda, illetini aklad hadsler; drdnc ksmda ise, "bu kitaba aldm hadslerle bz fakhler amel etmilerdir", diyerek durumunu aklad hadsler vardr.

Abdullah b. Muhammed el-Ensr, Sunenu't-Tirmiz'nin hususiyetlerine temas ederek: "Tirmiz'nin Sunen'i, bence Buhr ve Mslim'in Sahihlerinden daha faydaldr", deyince, bunu duyan Muhammed b. Thir el-Makdis, Abdullah'a: Neden byle sylyorsun? diye sordu. Abdullah da u cevb verdi: "Zr Buhr ve Mslim'in Sahh'lerinden ancak hads ilmini ok iyi bilenler faydalanabilir. Tirmiz ise, kitabndaki hadsleri aklayp erh etmitir. Bu sebeple fakhler, muhaddisler ve bakalar ondan faydalanrlar".

Tirmiz, kitabnn kymetini bilir ve derdi ki:

"Bu kitab tasnif ettikten sonra, Hicaz, Irak ve Horasan limlerine gsterdim, beendiler. Kimin evinde bu kitap varsa, orada, konuan bir peygamber varm gibidir!".

Tirmiz, haytnn sonlarna doru m oldu ve 279 ylnda vefat etti.[1204]

 



[1] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: III-VI.

[2] Eyyb b. Ms el-Huseyn el-Karm cl-Kefev, Hanef kadlarmdandr, Ku-ds*te kad iken 1093 ylnda vefat etmitir (bk. Hcdiyyctu'l-'rifin, c. I, s. 229J zhu'I-meknn c. , s. 251, 380).

[3] Kulliytu Ebi'I-Eek', s. 152, Emriyye matbaas, 1280.

[4] Belzuri, Futhu'l-buldn, s. 39.

[5] Yahya b. Ziyad ed-Dcylcm, Kfe nalivcierinden ve mehur lgat imm-! Iarmdan biridir; Ma'ni'I-Kur'an hakknda bir eseri vardr; 207 ylnda vef etmitir (bk. Tabakatu'ss-Zeb"id, s-; 146).

[6] Bk. Kava'idu't-tahdsj s. 35.

[7] el-En, c. 21, s. 150.

[8] el-En, c. 14, s. 47.

[9] el-En, c. 10, s. 120.

[10] Tr: 52/34

[11] Zmer: 39/23.

[12] Tedrbu'r-rv, s. 4.

[13] Snemi bni Mcc, c. I, s, ?>, badis nr, 46. nr. Muhammcd Fud Abdulbk.

[14] Sahihu'l-Bulr, Kitabn'r-rikk, nr. 51.

[15] Nitekim Abdurrahman b. Mehdi (v, K)8)'ye gre, Sufynu's-Serv hadste imndr; Evz hadste deil snnette imamdr; Mlik b, Enes de her ikisinde imamdr (bk. Zurkni, Mu vatla* erhi, c. 1, s. 4; kr. Trad. slam, p. 13, 14.

[16] Bk. el-En, c. 7, s. 119; bd'atla ilgili olarak bk. c. 7, s. 114,

[17] Suneni bn- Mce, c. I, s. ij hads nr. 42.

[18] Ahzb sresi, yet 62.

[19] Bk. Talebu'l-hads iin yaplan seyhatlar fasl, s. 3g v.d.

[20] Sahhu'I-Buhr, el-ctism, nr. 6.

[21] Suoem't-Tirmiz, c. I, s. 51.

[22] bnu'n-Nedim, el-Fihrist, s. 230.

[23] el-En c. 21, s. 144.,

[24] Sunenu bn-i Mce, c. I, s. 17, hads nr. 45.

[25] Sunenu Eb Dvd, c. 4, s. 280.

[26] Buhar, el-ctism, nr. 9.

[27] Sunenu Eb Dvd, c. II, s. 368, nr. 2250.

[28] el-Cmi'li ahlk'r-rv, c. II, s. 22.

[29] Ayn eser, c. II, s. 24.

[30] Ayn eser, c. II, s. 26.

[31] Ayn eser, c. II, s, 28.

[32] el-Cmi' li ahlk'r-rv c. II, s. 28.

[33] el-Cmi' li ahlk'r-rv, c. II, s, 29.

[34] Zeheb, el-Mutebah f esmi'r-ricl, nr. Jong, s. 260,.

[35] Msteriklerin meseleleri inceleme ve aratrmada takip ettikleri metodlar gereince Goldziher, muhtelif devirlerde mslmanlann snneti ihya hareketleri hakknda birtakm faydal bilgiler toplamaya almtr. Onun bu meselede yapt incelemeden elde ettii neticelere itiraz edecek deiliz. O, bu aratrmada snneti ihya etmenin, ou zaman onu yaymak, fertlerin ve cemiyetlerin bnyesine iyice yerletirmeye almak demek olduunu gstermitir. Bk. Muhammedanisches Recht, in Theorie und Wirklich Keit (Zeitschrift f. vergileich). Rechtswissenschatt, VIII, 409 sq.

[36] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 1-7.

[37] Tedrbu'r-rv, s. 4.

[38] Tedrbu'r-rv, s. 4.

[39] Mesel muhaddisler, merf1 ve mevkufa eser derler; buna karlk Horasan fakhleri de mevkufa eser, merf'a haber adn verirler. Bk. Tedrbu'r-rv, s. 4.

[40] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 7-8.

[41] en-Nevev.'Riyzu's-salhn, s, 73,

[42] Ebu'1-Bek', Klliyt, s. 288.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 8-9.

[43] Misl olarak Dr. Muhammed Hamdullah'm bu habere ne derece itimat ettiini grmek iin bk. Sahfetu Hemmm b. Mnebbih, s. 3; kr. H. Lammens, La Mecque la veille de l'Hegire, Beyrouth 1924, p. 122.

Tarihiler de "Araplar arasnda okuma-yazma az idi" szn tekrarlayp dururlar. Mesel bk. bnu Sa'd, Tabakt, c. III/2 s. 148.

[44] el-Cum'a sresi, yet 2.

[45] el-A'rf sresi, yet 157.

[46] mm kelimesinin bu ekildeki tefsiri, Taber'nin bnu Abbas'dan naklettii^ rivayetlerin bir ksmnda (c. I, s. 296) ve Bakara sresinin 78. yetmdeki

Onlarn iinde mmler de var ki, Kitab (Tevrat') bilmezler. Btn bildikleri bir sr kuruntu ve yalandan barettir" yet-i kerimesinin te'vlinde grlmektedir. Msterikler bu te'vlde, Raslulltrm okuyup yazma bildii eklindeki yanl kanaatlarmm tecvizini buldular. Onlara- gre Hz, Peygamber'e mm denmesi - Araplara da denildii gibi - Onun okuma-yazma bilmedii mnsna geimez (Bk. Paret, Encyc). de L'Islam, IV, 1070; Korovitz, Koranische Untersuchungen, Berlin, 1924, p. 52).

Taber'nin ayn sayfada bu kanati zayf bulduunu grebilmek iin, mste riklerin Taber Tefsri'ni okumalar uygun olur.

[47] Bk. Tefsiru9t-Taber, c. I, s. 296-297..

[48] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 10-12.

[49] Bk. es-Sheyl, er-Ravdu'1-unuf <al sreti bni Him, c, II, s. 92; Tabaktu tbn-i Sa(d. c. II/ij s. 14.

[50] Mebhis f 'ulr.i'l-Kur'n adh kitabmza bk. s. 66. ikinci bask.

[51] bnu 'Abdi'1-Berr, el-lst'b f esmi'l-ashb, c. II, s. 366 (tbnu Hacer'in ei-sbe'si kenarnda), nr. Mustafa Muhammed, 1358. bnu 'Abdi'l-Berr'in sz udur: "Hz. Peygamber, Abdullah b. Sa'd b. el-'As'a Medine'de okuma-yazma retmesini emretti. Abdullah gzel yaz yazard".

[52] Ensbu'-erf, Kahire nshas, c. I, s. 420. Bunu Muhammed b. Ham-dullh Sahfetu Hemmm b. Mnebbih'de zikretmitir: s. 6, not 5.

[53] Bk. Sahfetu Hemmm, s. 9; kr. Sahhu Mslim bi erhi'n-Nevev, kitbu'l-mn, bbu cevzi'I-istisrr bi'1-mn li'1-hif. c. II, s. 178 (Nevev erhi).

[54] Bk. Mebhis f 'ulmi'l-Kur'n adh kitabmz, s. 67 (ikinci bask).

[55] Hattb, Ma'lim's-snen, c. 4S s. 184'de, bv. duruma iaret ederek der ki: "Bazlar bu mevzuda yle sylemitir: Rasl-i Ekrem, birbirine karmamas iin hadisle Kur'n'm ayn sahfeye yazlmasn yasak etmitir; bu yzden okuyucu, yaz yazmann ve hadslerin yaz ile tesbit edilmesinin yasaklandm zan edebilir ki, bu katiyyen. doru deildir".

[56] Sahhu Mslim, c. 8, s. 229; bu hadsi Eb Sa'id el-Hudr rivayet etmitir: Onun bu mevzdaki dier rivayetleri iin bk. bnu's-Salh, 'Ulmu'l-hadsj s. 1 70; Hatbu'l-Badd, Takydu'l-'ilm. s. 29-32. Buhr ve dier bz hadstiler, bu hadisi tenkid ederek Eb Sa'di'-Hudr'ye mevkuf olduunu sylemelerdir; fakat byk lim Ahmed kir bu iddiann yerinde olmayp hadisin sahih olduunu sylemektedir, (bk. el-B'isu'1-hasis, s. 149). Bu hadsin yine bizzat Eb Sa'di'l-Hudri'-nin rivayet ettii u hadsle olan insicam da - bizce - onun shhatini takviye etmektedir. Eb Sa'd diyor ki: "Hads yazmak iin Ras-i Ekrem'den izin istedim, bana izin vermekten ekindi" (Takydu'l-'ilm, s. 32; kr. Kd 'yd, el-lm*, Zahiriye nshas varak: 27 a).

Eb Sa'di'l-Hudr, Kur'n- Kerm ile karmasndan korktuu iin hadslerin yazlmas bbmda ok sk davranyordu. Bu husustaki kanatini kendinden hadis yazmak isteyen Eb Nadra'ya yle aklad: "Biz size hads yazdrmayz, hadsleri Mushaf haline getirmeyiz. Raslullh (s.a.v.) syler, biz de ezberlerdik. Biz Peygamberinizden nasl ezberlemisek siz de bizden ezberleyiniz (bk. Hercv, Zemmu'l-kelm, Zahiriye nshas, varak 62 b).

Netice udur: Hadslerin yazlmasn yasak eden hads-i erifi Eb Sa'di'l-Hudr rivayet etmitir. Dier sahabeden bir ksm da -anlaldna gre- buna benzer hadisleri rivayet etmilerdir. Eb Hureyre'nin rivayeti iin bk. "Takyidu'l-'lm, s. 33-34"; bnu Abbs ve bnu mer'in rivayeti iin bk. "Mecme'u'z-zev'd, c. I, s, 150"; Zeyd b. Sbit'in rivayeti iin bk. "Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 63".

[57] Hadslein yazlmasn yasak eden Eb Sa'd hadisi zerine konuurken R-mahurmuz bu fikri reddederek der ki; "Ebu Sa'id'in hadisi udur: Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in bize hadsleri yazmak iin izin vermesini ok arzu ettik; fakat vermedi. Ben hadslerin, hicretin ilk yllarnda ve ashabn Kur'an'la deil de hadsle megul olmasndan ekinildii zamanlar ezberlendiini zannediyorum" (Ek. el-Muhaddis'l-fsl, c. IV, varak 6 a).

[58] bnu 'Afedi'1-Berr, Cmi'u beyni'l-'ilm. c. I, s. 72; Takydu'l-'ilm, s, 69; Rmahurmuz, e-Muhaddisu'I-fsI, Zahiriye nshas, c. IV, varak 2 a. Yalnz Rcd Rza "Mecelletu'l-menr, e. X,s. 763-766" da bu hadsi tenkd ederek Abdul-hamd b. Sleyman el-Huz' tarikinden gelen rivayetin de zayf olduunu sylemitir. Sonuncu rv hakknda mm Ahmed b. Hanbel, "hadsleri mnkerdir" demitir (Bk. Mecma'u'z-zev'id, c. I, s. 152).

Red Rz'nm tenkidi sadece bu iki tark hakkndadr; bunlarn dnda kalan dier tariklerin de zayf olmas gerekmez. Mesel sadece " tarikiyle geen ve Raslullh'sn hadsi yaz ile tesbit ediniz" buyurduunu ifade

eden hads de byledir (Bk. Takydu'I-'ilm, s. 69). .

leride greceimiz gibi bu hads sahabe arasnda ok yaygn idi; bu yzden onu baz muhaddisler mevkuf olarak "rivayet etmilerdir. Aslnda hadis merf'dur; fakat sahbler tarafndan ok nakledilmesi, mevkuf olduu zannn uyandrmtr. Bu yzden Suyt, et-Tedrb, s. 150 de yle demektedir; Bu hadsi Hkim ve ba-' kalan, Enes'in ve dier bz sahblerin sz olarak rivayet etmitir".

Rmahurmuz'nin, el-MuhadJisu'1-fsl, c. IV, v. 3 a da, Suyt'nin et-Tedrb, s. 150 de naklettii u rivayet, hadslerin yazlmasna umm izin verildii zannn uyandrmaktadr: Raf ic b. Hudeyc diyor ki, ya Rasallah, biz Senden birok eyler

duymaktayz, onlar yazalm m? dedim. O da: yaznz, bunda bir beis yoktur" buyurdu, Red Rz, bu hadsin zayf olduu kanaatindedir {Bk. Mecelle tu'1-mcnr, c, X, s. 763).

[59] Nitekim "es-Sahfetu's-sdika", Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in Abdullah b. Arnr b. 'As'a verdii huss iznin bir semeresidir. leride Abdullah b. 'Amr'dan ve Sahfe*-sinden bahsedeceiz. bnu Kuteybe,Te'vIu muhtelefi'l-hads, s. 365, (Msr, 1326)'-da bu mesele hakknda yle sylemektedir: "Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in Abdullah b. 'Amr'a hadslerin yazlmas bbmda huss izin vermesinin sebebi, onun eski kitaplar okuyup Srynce ve Arapay.yazabilmesi idi; teki sahbler mm olduklar iin, bir ikisi mstesna, yaz yazamyorlard. Yaz yazabilenler de harfleri doru-drst tanyarak kusursuz bir ekilde yazamyor!ard. Bu sebeple Raslullah dierlerinin yaz yazmasn yasak etti. Abdullah b. 'Amr'n hatasz olarak yaz yazabileceini grnce ona izin verdi".

[60] Bu mevzuda Eb Hureyre'den bir hads rivayet edilmektedir: Ensrdan bir zt Rasl-i Ekrem'in yannda oturarak onu dinler ve hayran kalr, fakat duyduklarm ezberinde tutamazd. Bu hlini Raslullah (s.a.v.)'a ikyet etti; O da: elinden faydalan" buyurdu (Bk. Talcydu'l-'ilm, s. 67; Sunenu't-Tirmiz, c. II, s. 111, Msr, 1292; Hattb, Ma'limu's-sunen, c. IV, s. 184).

Yalnz bu hadsin senedinde Halil b. Murre vardr. Buhr onun hakknda "hadsleri mnkerdir" diyor. Hatbu'l-Badd ise bu hadsi (Takydu'l-'ilm. s. 66 da) iinde Halil b. Murre bulunmayan bir sened ile rivayet etmektedir. Ayn hadsi Suyt, {Tedrbu'r-rv, s. 150 de) senedsiz olarak rivayet ediyor. Hadsin btn tarklerinin mnker ve zayf olduunu syleyivermek doru deildir.

Biz imdiye kadar zikredilen metin ve vesikalar dikkate alarak Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in, hayatnn son yllarnda hadslerin yazlmasna izin verdii neticesini karabiliriz. Yemen'li Eb h'm hadsi de bunu gstermektedir: Raslullah (s.a.v.), Mekke'yi feth ettikten sonra halka bir hutbe rd etti. Hutbesini bitirince Eb ah ayaa kalkarak: "Y Raslallah! Bu hutbeyi bana yaznz" dedi. Rasl-i Ekrem de ashabna: "Bu hutbeyi yazp Eb h'a veriniz" diye emretti. Haberin tafsilt ve hutbenin metni iin bk. Takydu'I-'ilm, s. 89; kr. Fethu'1-br, c. I, s. 184; Sunenu't-Tiraiz, c. II, s. 110; bnu's-Salh, 'Ulmu'l-hads, s. 170; Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 70; el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, v. 1 b).

[61] Bk. Ibnu Kuteybe, Te'vlu muhtelefi'l-hads s. 365; el-Ba'isu'I-hass, s. 149.

[62] bnu's-Salh, 'Ulumu'l-hads, s. 171.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 12-17.

[63] Raslullah (s.a.v.)'m -hadsle Kur'n'm artk birbirine karmayacandan emin olduktan sonra - hayatnn sonlarna doru hadslerin yazl masna izin verdii anlalyor. nki Ras-i Ekrem (s.asV.) vefatndan biraz nce, mslmanlarn kendinden sonra dallete dmemeleri iin bir mektup yazmak istedi ve byle bir mektubun yazlmasnda herhangi bir beis grmedi. Tafsilt iin bk. Trihu't-Taber, c. /4, s. 1806-1807; Fethu'1-br, c. I, s. 185-187.

[64] Tirmiz, Muhammed b. 's b. Sevre b. Ms b. ed-Dahhk esrSuIein'dir. Mehur Sunen'in sahibidir. Kitabna "el-Cmi'u'1-kebir" de denir. H. 279'da vefat etmitir, 275'de vefat ettiini syleyenler de vardr. Hasen hadsden ve rivayet kitaplarnn en mhimlerinden bahsederken tekrar Tirmiz ve kitab zerinde duracaz,

[65] Snemi't-Trmiz, Kitbu'l-ahkm, bbu'l-yemn maa'-hid (bk. Sahfetu Hemmm, s. 16; kr. Goldziher, Etudes sur la Tradition Islamique, p. 11.

Abdussamed Srim, Hinte olarak yazd Trihu'l-Kur'n diye bilinen (Ar-zuH-envr) adl ve 1359 da Dehl'de baslm olan kitabnn 137. sayfasnda ve devamnda, Ahmed b. Hanbel'in Msned'inde Sa'd b. 'Ubde'nin sahfesinden bahsedildiini sylemektedir (bk. Sahfetu Hemmm, s, 17). bnu Hacer, Tehz-bu't-tehzb, c. III, s. 457, madde 883 de Sa'd b. 'Ubde'nin "chliye devrinde oku-ma-yazma bilenlerden" olduunu kesin olarak ifde etmektedir. Sa'd, Havran'da H, 1,5 ylnda vefat etmitir.

[66] Bk. Menzr Ahsen Geyln'nin Hinte olarak yazd (Tedvnu'l-hads) kitabndan naklen Sahfetu Hemmm, s. 16.

[67] Buhr'nin hl tercemesini, belli-bal rivayet kitaplarndan bahs ederken yazacaz.'

[68] Sahhu Buhr, Kitbu'l-cihd, bbu's-sabr cale'l-ktl. Bu meseleyi Mu-hammed Zubeyr es-Sddk, ( es-Seyru' -hass f trhi tedvni'I-hads) adl kitabnn 9. sayfasnda anlatmaktadr.

[69] Bu durum Sahhu Buhri'nin muhtelif bblarmda mevcuttur. Ayrca "Me-z" adh kitabn sahibi Ms b. 'Ukbe'nin u rivayetinde aka grlmektedir: "mer b. 'Ubeydulah'm mevlsi ve ktibi Eb I\radr Slm diyor ki: Abdullah b. Eb Evf yazd, ben de okudum, - dier bir rivayette - Abdullah b. Eb Evf Har-riye'ye ktnda ona bir mektup yazd, bende okudum. Mektupta unlar yazl idi: Rasl-i Ekrem dmanla kar karya geldii gnlerden birinde, .gne batya y-nelinceye kadar bekledi. Sonra ayaa kalkarak ashaba yle hitap etti: "Ey insanlar, dmanla karlamay arzu etmeyiniz, Aah'dan shhat ve afiyet isteyiniz. Dmanla karlanca da sabredip dayannz. unu iyice biliniz ki, cennet, kllarn glgesindedir. Sonra yle devam etti: Ey kitap indiren, bulutlar yrten, ordular bozan Allahm, dman perian,bizi muzaffer eyle", Bk. Sahhu Buhr, bbu la temennev like'l-'advv, bbu iz lem yuktil evvele'n-nehr, bbu's-sabr 'ale'l-ktl.

[70] Tehzbu't-tehzb, c. IV, s. 198.

[71] Kr. Tradition Islamique, p. 11.

[72] Muhammed b. rn el-Basr, knyesi Eb Bekr'dr. Baira'da dn ilimlerde zamannn imm idi, H. 110 da vefat etmitir (Bk. Tehzbu't-tehzb, c. IX, s. 'i 14).

[73] Tehzbu't-tehzb, c. IV, s. 236, nr. 402. Muhammed b. Srn'in hadslerin yazlmasna taraftar olmad bilinmektedir. Hadislerin yazlmasn istemeyenlerin grnden bahsederken ye demitir: "Onlar, Ben srail'in ellerinde bulunan kitaplar sebebive saptklar kanaatinde idiler". Takydu'l-'iim, s, 61. Bir gn 'Ubey-de'ye: Senden duyduklarm yazaym m? diye sordu; o da hayr, diye cevap verdi (bk. Takydu*l-'ilm,s. 45; kr. Sunenu'd-Drim ,c. I, s, 121). Muhammed b. Sirn'in hadslerin yazlmasna muhalefeti iin u kitapiara bk. (Ahmd b. Hanbel, 'Helu'l-hads, v. 6 a, Zahiriye nshas, mecmua, 40; el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, v 5a; tbnu Sa'd,et-Tabakt, c. VII/i, s. 141).

Buna ramen bnu rn, "ezberledikten sonra mha etmek artyle, duyulan bir hadsi yazmakta beis grmemitir". Nitekim Yahya b. 'Atk, Takydu'l-ilm s. 60 da; Hammd b. Zeyd, el-Muhaddisu'-fsl, c. IV, v 5 b de byle rivayet etmilerdir. Muhtemeldir ki, Ibnu rn nceleri hadsleri yazm veya kitaplardan okumutur; zr Semure'nin oullarna brakt kitabn muhtevasn ve onda bulunan hadslerin okluunu baka trl bilemez.

[74] Ibnu Sa'd, et-Tabakt, c. V, s. 344; Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 110.

[75] Terceme-i hli, "belli-bah rivayet kitaplan" bahsinde verilecektir.

[76] Sahfetu Hemmr, s, 14.

[77] Buhr, Trhu'I-kebr, c. IV, s. 182, Hindistan.

[78] Sleymnu'l-Yekur'nin hads yazdndan phe edilemez, Eb Bir, Eb Sleyman'a: "Sleymnu'l-Yekur'nin rivayet ettii gibi niin rivayet etmiyorsun?' diye sorduu zaman, o da: "Sleyman yazard, ben yazmazdm" diye cevap vermitir. TakyduM-'ilm, s, 108.

[79] Tehzbu't-tehzb, c. IV, s. 215, nr. 369,

[80] Tehzbu't-tehzb", Vehb b. Munebbih maddesi; "bk. Sahfetu Hemmm, s. 14".

[81] s Cbir'in talebelerinden olan tbi'nin ileri gelenlerinden Muhammed b. el-Hanefiyye (v, 80), Muhammed b. Ali Eb Ca'feru'l-Bkrr (v. 114) ve Abdullah b. Muhammed b. "Ukayl (terceme-i hli iin Hulsatu't-tehzb'e bk) gibi byk lim "Cbir'in sohbetine devam ederler, ondan Raslullah'm snnetlerini, nasl namaz kldn sorarlar, yazp renirlerdi" (Bk. Takydu'l-'ihn, s. 104; kr. tbnu Sa'd, et-Tabakt, c. IV, s. 344; el-Mubaddisu'I-fsl, c. IV, V3a.). u yukardaki metni de .okuduktan sonra yle bir sul sormamz gerekir: Bu byk lim C bir'den bireyler yazp rendiklerine gre, acaba Cbir'in sahfesin veya o sahfeden birka hadsi yazmak hibirinin aklna gelmedi mi?

[82] Abdullah b. 'Amr b. 's, bu sahfeyi bizzat yazdn yle anlatmtr: "es-Sahfetu's-sdika, Raslullah'dan yazdm bir sahifedir" (Takydu'l-'ilm, s. 84). Abdullah b. 'Amr bu sahfenin deerini u szlerle ifde ederdi: "Hayat bana sevdiren iki ey vardr: biri es-Sahfetu's-sdka, teki de Vehta'dr. es-Sahfetu's-sdika, Raslullah'dan yazdm bir hads mecmuasdr. Vehta ise, 'Amr b. 's'n sadaka olarak verdii ve vaktiyle zerinde oturduu bir toprak parasdr" (Bk. Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 73; kr. el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, v2b; Sunenu'd-Drimj c. I, s. 127).

Reid Rza, Mecelletu'l-menr, c. X, s. 766 da senedinde el-Leys bulunduu iin bu hadsin zayf olduunu sylemitir. Abdullah b. 'Amr b. 's'm, Sahfe-i sdka'sma pek nem verdiini - daha hassas bir ifdeyle - onun Raslullh (s.a.v.}' dan duyduu hadsleri bu sahfeye yazmaya pek merakl olduunu gsteren dier rivayetlerin zayf saylmasnda bunun herhangi bir tesiri sz konusu olamaz, nemlilerine iaret ettiimiz gvenilir kaynaklarda bu gr yer almtr.

[83] bnu'1-Esr, Usdu'1-gbe, Abdullah b. 'Amr'm hl tercemesi, c. III. s. 233.

[84] Abdullah b. 'Amr'n sahfe'si iin bk. Ahmed b. Hanbel, Musned, c. II, s. 158-226.

[85] tbnu 'Abdi'1-Berr, Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 71. Ayn mndaki dier bir hads iin bk. Msnedu Ahmed b. Hanbel, c. II, s, 207; bnu Kuteybe, Te'vlu muhtelefi'l-hads, s. 365; Hkim, Mustedrek, c. I, s. 105; el-llm1 v. 36 b; el-Mu-haddisu'l-fsil, c. IV, v. 2 a.

Bu rivayetlerin bir ksmnda ifade edildiine gre Abdullah b. 'Amr, Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'den her duyduunu yazard. Kureyliler, Hz. Peygamber, nihayet bir insandr, sknet hlinde de konuur, fkelendiinde de, diyerek Abdullah'n hads yazmasna mni oldular. O da bunu kabul etmekle beraber meseleyi Rasl-i Ekrem

(s.a.v.)'c at. Rasl-i Ekrem'in cevab yle oldu: Yazj nefsim kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, ben hak olandan bakasn sylemem".

[86] Takydu'-'ilm, s. 82; kr. Cmi'u beyn'-'ilm. c. I, s. 70; Musnedu Ahmed b. Hanbel, c. II, s. 248; el-sbe, c. IV, s. 112; Fethu'1-br, c. I, s. 184. ibnuHacer (Fethu*l-br*de, gsterilen yerde) Abdullah b. 'Ami'n kitaplar, bilhassa ehl-i kitaba ait olanlar bildiine iaret etmektedir. Bu hads-i erifin baz tarklerinde za'f ve illet bulunduu anlalmaktadr. Ahmed b.Hanbel'in 'Ilelu'l-hads (v.6 a)'inde zikrcdildiine gre bu hads smail b. 'Uleyye el-Basr (v. 2oo)'ye senediyle okunduu zaman:

"yalandan Allah'a snrm" demitir. Fakat haberin geliinden sezildiine gre tbnu 'Uleyye, 'Amr' yalanclkla itham etmemitir. Onun byle sylemesinin sebebi, hadslerin yazlmasna muhalif oluudur. Habere gre: "smail b. 'Uleyye, Amr b. u'ayb'dan, Muhammed b. rn, Eyyb ve bnu 'Avn' hadslerin yazlmamasna taraftar olduklarn rivayet etmitir".

Buhr'nn Sahh'inde (Bbu'I-'ilm'de) bu hadisi zikretmesi onun shhati iin kfi bir delildir.

[87] Tehzbu't-tehzb, c. VII, s. 48-55, nr. 80; kr. Sahfetu Hemmm, s. 2; Goldziher,Tradition Islamique, p. 11. 'Anr b. u'ayb'in sahfesinin aslnda Abdullah b. 'Amr'm sahfesi olup bnu v'ayb'in onu dedesinden rivayet ettii sz zikredilmeye deer.

[88] Tehzbu't-tehzb,c. VIII, s. 54; el-Muhaddisul'1-fsl, c. IV, v. 2 b; Tabaktu bnu Sa'd, c. H/2, s, 125. Abdullah b. 'Amr - bu sahfeye ok dkn olduu iin -hi kimsenin ona dokunmasna raz olmazd. Muchid'in bu sahfeyi grmesi de arz kabHindendir; zr anlattna gre Muchid'in bu sahfeyi grmesi yle olmutur: "Abdullah b. 'Amr'm yanma gittim, yatann altndan bir sahfe aldm, hemen bana mni oldu. Ona: Hani benden birey esirgemezdin, dediim zaman u cevb verdi: Bu Sahfe-i sdka'da Raslullah (s.a.v.)'dan duyduum hadsler bulunmaktadr. Onunla benim arama kimseler giremez...". Tafsilat iin bk. Takydu'l-Cilm. s. 84.

Abdullah b. 'Amr'm Eb Rid el-Hibrn'ye verdii ve iinde bir m'minin akam-sabah yapaca dualar bulunan sahfeye gelince, kanaatimce bu sahfe, Abdullah b. 'Amr'm bakalarndan saknmad birok sahfelerden biridir ve fakat sahfe-i sdka veya onun bir paras deildir. Geni bilgi ve mezkr du iin bk. Takydu'l-'ilm. s. 85.

Abdullah b. 'Amr'n hadslerini halka nasl iml ettirdiini, -ezberden mi?, yoksa sahfe-i sdka'ya veya dier ;ahfelerine bakmak suretiyle mi? - kesin olarak tyin edemiyoruz. Kesin olarak b-idimiz, onun hads iml ettirdii ve ondan iki kitabn nakledilmi olduudur (Bk. Htatu'l-Makriz, c. II, s. 332, Bulak, 1270).

[89] Bu rivayet Eb 'Ubsyd ve bn.u.Him'm_rivayetleridir. Bk. Prof. Dr. Muhammed Hamdullah, el-Vesiku's-siysiye fi'1-ahdi'n-nebev, nr. 1.

[90] Atl szyle burada para cezas ve diyet kasdedilmektedir.

[91] Fethu'1-br, c. Is s. 182, bbu kitbeti'I-'ilm, ayrca bk. bbu fikki'1-esr.

[92] Zira bu sahfenin muhtevasnn ou para cezas ve diyet hakkndadr. Bki Muhammed Hamdulah, el-Vesiku's-siysiye, nr. 1,

[93] bnu Sa'd, et-Tabakt, c. II/2, s. 123; Muhammed Zubeyr es-Sddk*n es-Seyru'1-hass s. 9 da, Tirmiz'nin Kitbu'I-'Ilel'inden naklettii bilgilerle kar: launnz.

[94] Bk. bnu Sa'd, et-Tabakt c. V, s. 216; Takyidu'-'ilm, s. 136; ezertu1: zeheb, c. I, s. 114.

[95] Drimi, Snen, c. I, s. 128; bnu Sa'd et-Tabakt, c. VI, s. 179.

[96] bnu Sa'd, et-Tabakt, c. V, s. 216 "Ali b. Abdullah b. Abbs bir sahfi isteyecei zaman Kureyb'e, bana falan sahfeyi gnder, diye yazar, onlar istins. ettikten sonra iade ederdi". Takyidu'-'ilm s. 136.

[97] uras teessfe ayandr ki, baz sahbler Raslullah (s.a.v.)'da duyduklar: gibi zabtedemeyecekleri ve bylece ayn lfzlarla rivayet edemeyecekleri endiesiyle, yazdklar hadisleri imha ederlerdi. Tabaka;u!l-huffz, c. I, s. 5 de rivayet edildiine gre, Eb Bekr es-Sddik (r. a.) Peygamber Efendimizin beyz kadar hadsini bir sahfede toplam, sonra da iyice ezberlemedii bir hadsi yazm olabileceini -dnerek hepsini imha etmitir.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 18-24.

[98] Bk. Tehzbu't-tehzb, c. XII, s. 265, nr. 1216. Eb Hureyre'nin biroksahfesi vard. Bunlar bnu Vehb (Fethu'1-br, c. I, s. 184) ve .'mr b. meyye ed-Damr (Cmi'u beyni'l-'ilm, c, I. s. 74) grmlerdir.

[99] Brockelmannj-bu sahfenin H. 151'de vefat eden Hemmm b. Mende'ye ait olduunu zannetmi, bu hatasn kitabnn ne ikinci lab'mda, ne de Suppleman'mda tashih etmitu. Bk. Brockelmann, Geschischte des Arab. Litter., c. I, s. 354.

[100] bnu Hemmm'm vefat tarihi, bnu Sa'd'm et-Tabakt'mda (c. V, s. 396) kesin olduu iin biz onu tercih ettik; zr et-Tabakt en eski kaynak eserlerden biridir. bnu Hacer, Nevev ve bakalar da onun 131 tarihinde vefat ettiini sylemektedir. Belki de bu trih hats, bnu Sa'd'm 101 veya 102 ylnda lmtr.) eklindeki sznn tashf edilmesiyle meydana gelmitir. Sahfetu Hemmm'm sonundaki tashihler ksmna bk. s. 2.

[101] Kefu'z-zunn'da byle gemektedir.

[102] Her iki yazmann da tavsifi iin bk. Sahfetu Hemmm. s. 21-23.

[103] Ahmed b. Hanbel Msned, c. II, s. 312-319.

[104] Sahh-i Buhr, Msr, 1313, c. I, s. 34, 3g, 56, 64, 91; c. IV, s, 56, 63, 86, vs.

[105] Bu sahfenin Hemmm'a ait olduunu bir taraftan bu rakam, dier taraftan

da halk arasnda yaygn oluu isbat etmektedir. Zr mevsuk kitaplarda da bu rakam verilmektedir. Nitekim. Tehzbu't-tehzb, c. XI, s. 67 nr. 106 da yle denmektedir: "Hemmm, Eb Hureyre'nin meclislerinde bulundu ve dorudan doruya ondan 140 kadar hads rivayet etti".

[106] Tehzbu't-tehzb c. XI, s. 67. nr. 106.

[107] Hatbu'l-Badd, eI-Cmic li ahlki'r-rv ve dbi's-smi% c. VIII, v. 112.

[108] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 25-26.

[109] Mtercimi Leon Bsrcher, Etudes sur la Tradition Islamique (Maisonneuve, Paris) adiyle 1952'de terceme etmitir.

[110] Sprenger, das Traditionswesen bei den Arabern, 1856, 1-17 dans Uber das Tradtionswesen beiden Arabern.

[111] Dozi'nin szleri, esasnda olduu gibi, burada zikredemiyeceimiz kadar irkindir. Bu adamn szlerini merak edenler u kitab okumaldr:

Dozy, Essai sur l'Histoire de l'Islamisme, traduit par. V. Chauvin, p. 124.

[112] Goldziher, Etudes sur la Tradition Islamique, p. 245-250. Ruth. Macken-son'un, Goldziher'in tesirinde kalarak yazd u makale ile kr.; Ruth Mackenson, Arabic books and librairies in the Omayad period (in AJSL, vol. L. II-LIV, 245-253; vol. L. III, 230-249; vol. L. IV, 41-61).

[113] Hatbu'l-Badd, Takydu'i-'ilm. nairin ns?, s. 21-22.

[114] Dr. Yusuf el-'A, Takydu'l-'ilm nsz s. 17'de bu drt nesli yle sralamaktadr:

a) Hz. Peygamber ve ilk sahbler devri. Hulefy- ridn'in sonuncusunun veftyle H. 40 ylma doru bu devir sona erer.

b) Son r.ahbler ve ilk tbi'ler devri. Abduimelik b. Mcrvan'm hilfetinin sonlarnda, H, 80 yl hududunda nihayet bulur.

c) Son tbi'ler devri. Him b. Abdimeiik'in hilfetinin sonlarna doru H. 120 yl civarnda son bulur.

d) Daha sonrakiler devri. H. 160 yl dolaylarnda sona erer.

[115] Takydu'l-ilm3 nairin nsz, s. 17.

[116] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 26-30.

[117] Tezkjratu'l-huffz, c. I, s. 5.

[118] Takydu'l-'ilm s. 50. Ayrca bk. umru beyni'l-'ilm, c. I, s. 64; Tabaktu. bni Sacd, c. II/i, s. 206; Mutteki'l-Hindi, Kcnzu'I-'umml, c. V, s. 239.

[119] Abdulvchhb Abdullatf, el-Muhtasar f 'ilm-i ricl'l-eser, s. 79.

[120] Sahhu Mslim, c. VI, ;. 177. Eb Musa'nn bu hadsi Hz. Peygamber'den duyduuna dair Eb Sa'di'-Hudr ahadette buku:,autur.

[121] Mesel: bk. Suyt, Cem'u'I-cevmi', Zahiriye nshas, hads nr. 196. v. (o3 b; Raslullh (s.a.v.)'m mslmanlara farz kld sadaka farizas hususundaki emrini muhtevi Hz. Eb Bekr'n Enes'e yazd mektup; ayrca bk. Hkim, Mustedrek, c. I, s. 106; Cmi'u bcyn'l-'ilm, c. I, s. 72; Rmahurmuz, el-Muhaddisu'1-fsl,

Zahiriye nshas, hadis nr. 4.00'dc mer b. Hattb'm " sz mevcuttur. Ayn ekilde Ali b. Eb Tlib de hadslerin yazlmasn tevik etmitir. Onun " sz, birok sahabe tarafmdan bilinmektedir. Bk. Takydu'l-'ilm, s. 90; Emn 'Amili, Ma'dinu'l-Cevher, Dimek, 1347.

[122] Takydu'l-'ilm s s. 57; k. Tezkiratu'l-huffz, c I} s. 296.

[123] Ayn eser, s, 57.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 30-32.

[124] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 67; Takydu'l-'ilm, s. 46. 'Ubeyde, biraz nce bahsi geen 'Ubeyde b. 'Ainr es-Selmn el-Murd'dir. lecei zaman btn kitaplarn getirtmi, imha etmi ve "bunlarn, benden sonra kymetini bilmeyeceklerin ve yerinde kullanmayacaklarn eline gemesinden korkuyorum" demitir. Tabaktu bni Sa'd, c. VI, s. 63; Cmi'u beyni'l-'ilm. c. I, s. 67. brhm ise, Drhm b. Yezd en-Neha''dir. brhm et-Teym'nin hadslerin yazlmasna kar olduunu grmek iin bk. Sunenu'd-Drim, c. I, s. 22; Cbir b. Zeyd'in muhalefeti iin d? bk. Cmi'u beyni'l-'ilm, c. II, s. 31.

[125] Takydu'l-'ilm, s. 60.

[126] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. II, s. 31. Dr. Ysuf el-'A'm bu mevzdaki szleri iin bk. Takydu'l-'ilm mukaddemesi, s. 20.

[127] Takydu'I-'ilm. s. 43; bu mealdeki dier bir haber iin bk. Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 65.

[128] Takydu'l-'ilm, s. 9,2.

[129] Takydu'l-'ilm, s. 103; Cmi'u beyni'l-'iim, c. I, s. 72. u hle gre Kesr b. Eflah (v. 63)'n "Zeyd b. Sbit'den hads yazardk" (Takydu'l-'ilm, s. 102) szyle, Zeyd b. Sbit'in rivayet ettii hads yazmay yasak eden rivayetin arasn te'lf etmemiz mmkndr (bk. bu bahsin ba taraflar).

[130] Cmi'u beyn'I-1 ilm, c. I, s. 73; Takydu'l-'ilm, s. 99.

[131] Takydu'l-'ilm, s. gg. Bu mevzuda mehur olan hads udur: lmi yazarak tesbit ediniz".

[132] Takydu'l-'ilm, s. 100.

[133] Trhu Badd, c. XI, s. 232.

[134] Bk. Sunenu'd-Drimj c. I, s. 128; Takydu'l-'ilm, s, 105. Yine Sunenu'd-Drim, c. I, s. 121 de Muchid'in hadslerin ktlara yazlmasn ho grmedii rivayet edilmektedir.

[135] Kd 'Iyz, el-llm', v. 27 a; Snen u'd-Drim, c. I, s. 125.

[136] Th sresi, yet 52.

[137] Takydu'I-'iim, s. 103; Drim, Snen, c. I, s. 120 de ayrca onun yazmay uygun grmediini de rivayet etmektedir.

[138] Ekserisinin tasvibi" dedik5 zr bz limler tedvine raz olmadklarn mer b. Abdilazz'in yzne kar sylemilerdir. Kendinden rivayet edildiine gre, Ubeydullah b. Abdillh (v. 106), mer b. Abdilazz'in huzuruna girdii zaman halfenin etrafnda birey ler yazldn gryor. Kalkp gidecei zaman mer b. Abdilazz ona hitaben: "yapmakta olduumuz ie ne dersin?" diye soruyor. Ubeydullah, "hangi ten bahsediyorsun?" dedii zaman halfe: "Demin sylediklerimi yazdrdm" diye mukabele ediyor. Bu defa Ubeydullah: "Hani nerede?" diye soruyor ve kt getirildii zaman eline alp yrtyor (Bk. Takydu'l-'ila, s. 45).

[139] bnu Sa'd, et-Tabakt, c, II/2, s: 134.

[140] Muhammed Abdulazz el-Hl, Mifthu's-snne, s. 20 (nc bask).

[141] er-Risletu*I-mustatxafe, s. 4.

[142] Ayn eser, ayn yer.

[143] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 76.

[144] Rislctu'1-mustatrafe, s. 4,

[145] bnu Sa'd. Tabakt, c. II/3, s. 13;,. el-Ksm b. Sellm'm Kitbu'l-emvl, (s. 578, Msr, I353)'inde halfelerden sadece mer b. Abdiiazz'in ismi zikredilmektedir, bunun iin ayrca bk. Cmi'u beyn3l-'ilm. c. I, s. 76.

[146] T-zkiratu'1-huffz, c. I, s. 103; Takydu'l-'ilm, s. 107. Zhri'den intikl eden -Hatbu'l-Badd'nin 300 hadsi ihtiva ettiini syledii- sahfe, onun muazzam ilmini yazd birok sahfelerden sdece bir rnektir (Bk. Trhu Badd, c. XIV, s. 87).

[147] Takydu'l-'ilm, s. 108.

[148] Sa'd b. el-Mseyyeb'in kitabet aleyhindeki gr iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I. s. 105; 'b'nin aleyhteki gr iin de bk. el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, s". 5 a.

[149] Mchid'in hadslerin ktlara yazlmamas hususundaki fikri iin bk. SunenuM-Drim, c. I, s. 121. Yine Stnenu'd-Drim, c. I, s. 128 de Mchid'in hadisleri yazmadaki gayretine dir rivayetler bulunduunu sylemitik. Katde'nin kitabet aleyhindeki gr iin de bk. Sunenu'd-Drim, c. I, s. 120.

[150] Bk. Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 68; Takydu'l-'ilm, s. 46.

[151] Takydu'l-'ilm, s. 47.

[152] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 72.

[153] Bu msned, Haydarbd'da 1321 senesinde baslmtr.

[154] Husmeddin el-Kuds, bu eseri 1352 senesir.de neretmitir.

[155] Bk. Zahiriye ktphanesi, hads nr. 196, CemVl-cevmi' nij sdece 3. cildi mevcuttur.

[156] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 32-38.

[157] Bk. Musnedu Ahmed b-. Hanbel, nr. Ahmed Muhammed kir, c. II, s. 19^> '99 hads nr. 959. Burada Raslullah (s.a.v.)'m yle buyurduu rivayet edilmektedir: "brahim (a.s.) Mekke'yi harem kabul etti. Ben de Medine'yi harem olarak kabul ediyorum. Medine hudutlar iindeki btn topraklar haremdir. Otu kopanlmaz av rktlmez, orada bulunan birey -yerini gsteren kimse mstesna - alnmaz...". Hadsin isnad sahihtir.

[158] Trhu't-Taber, s. 1820.

[159] Rivayet edildiine gre Ebu'l-cliye yle demitir: "Basra'da Ashb- kiramdan hads dinlerdik; bununla da yetinmeyerek Mednelilerin azmdan hads duymak iin oraya gelirdik" (Bk. el-Cmi' li ahlk'r-rvi, c. IX, v. 168 b.

[160] Bunun en iyi misli, Abdulmelik b. Habb'in anlatt u szlerdir': Abdul-melik "hac vazifesini if ettikten sonra Abdulmelik b. Mcin, Esedu's-snne, Asba b. el-Ferec ve bunlarn tabakasrdan hads alarak birok ilimle birlikte Endls'e dndk Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 537, (nc bask). Bu fasldaki btn nakillerimiz bu baskdan olacaktr; daha fazla bilgi iin bibliyografya ksmna bk.

Abdulmelik b, Habb. Endls'n byk limi ve fakhidir. Knyesi Eb Mervn es-Sulem'dir. el-Mirds, el-Endiils ve el-Kurtub nisbeleriyle de anlr H. 238 trihinde vefat etmitir.

[161] Bu rivayet, hads sem'mm Mekke'ye nisbetle Medine'de daha ok olduunu gstermektedir. Bu sebeple tarihiler Medne hakknda dn's-snne vasfn kullanmlardr. Bu szlerimizden, hads tedvni itibariyle bu iki ehirden birine ncelik hakk tandmz mns karlmamaldr. Telkin yoluyla sem', tedvin suretiyle hadsleri yazmak demek deildir.

[162] Ali b. Abdillh b. Ca'fer, knyesi Eb Ca'fer'dir. Sa'd oullarnn mevlsdir. Buhri'nin eyhlerinden biridir. H. 234. trihinde vefat etmitir. (Bk. ezertu'z-zeheb, c. II, s. 81).

[163] Sunenu't-Tirmiz, c. I, s. 196.

[164] Bu yzdendir ki snen kitaplarnda ou zaman: "Bu hads Mednelilerin rivayetinde teferrd ettii hadslerdendir" szne rastlarz; nitekim bk. Sunenu Eb Dvd, c. II, s. 370, hads nr. 254, 1369, ikinci bask, nr. Muhammed Muhyiddin Abdulhamd. Btn nakillerimiz bu baskdan olacaktr. Yine Eb Dvd'un u sz de bu cmledendir: "Medneliler diye okurlar; bu hads onlar iin hccettir" (Bk. Sunenu Eb Dvd, c. I, s. 416, hads nr. 1173).

[165] Bk. Sunenu Eb Dvd, c. I, s. 76, hads nr. 155; c. I, s. 140,hads nr. 333.

[166] Sunenu Eb Dvd, c. I,'5. 56, hads nr. 91.

[167] Ibnu hb'dan rivayet edildiine gre, cumartesi gn oru tutulmasna taraftar olmad ona hatrlatld zaman: "Bu Humuslularm hadisidir", derdi. (Sunenu Eb Dvd, c. II, s. 341, hads nr. 2423).

[168] Sunenu't-Tirmiz, c. I, s. 60, Hz. 'i'e'nin rivayet ettii u hads sebebiyle Zuheyr b. Muhammed'den bahsedilmektedir: "Raslullah (s.a.v.) namazda n tarafna doru bir selm verirdi, bu esnada sa tarafna da hafife meylederdi" Hadsin senedi yledir:

[169] Zuheyr b. Muhammed hakkndaki ihtilfta Ahmed b. Hanbel'in tamamen farkl bir gr vardr; diyor ki: "Bahis mevz'u olan Zuheyr b. Muhammed, kendinden Irak'ta hads rivayet edilen Zuheyr b. Muhammed deildir. Bu ismi kalbedilen bir baka ahs olsa gerektir" (Sunenu't-Tirmiz, c. I, s, 60}.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 39-41.

[170] Eer seyahatten beklenen fayday kendi ehrinin limlerinden temin etmek mmknse, o zaman muhaddisler hads talibinin kendi ehrindeki hadslerle yetinmesini ve onlar zerinde ihtisas yapmasn uygun gryorlard; fakat bu tavsiye onlara kr etmiyordu. Hatbu'l-Badd diyor ki:

Talebu'l-hadis iin seyahat iki maksada binen yaplr: birincisi, l isnd ve e.n eski sem' elde etmek; kincisi, hafzlarla grerek mzkereler yapmak vr onlardan istifde etmektir. Eer bu iki husus baka yerde olmayp da talihin beldesinde mevcutsa, seyahat etmekte bir fayda yoktur. En iyisi kendi beldesinde olanla iktifa etmektir" (el-Cmi1 li ahlld'r-rv, e. IX, s. 167 b),

[171] bnu Haldun, Mukaddeme, s. 541, nr. Mustafa Muhammed, Kahire, tarihsiz.

[172] Bu muhterem sahbnin ad, 'Uveymir b, Zeyd'dir. H: 32 trihinde vefat etmitir.

[173] Yakut, Mu'ccmu'l-Buldn. c. , s. 590. bnu Dureyd bu kelimenin Birku'l-umd eklinde telaffuz edildiini syJemise de,Gmd telaffuzu daha mehurdur. Birku'l-md; Mekke'ye sahil tarafndan be gn uzaklkta ve Mekke'nin arka tarafnda bir yerdir (Bk. Mu'cernu'l-buldn, c. I. s. 589).

[174] el-Cmi' li ahk'r-rv. c. IX, s. 168 Cbir b. Abdilh'n hl tercemesi iin bk. Tezkiratu'l-huffz, r. I, s. 43, nr. 21.

[175] Ayn eser, c. IX, s. 169 a. Sa'd b. el-Mseyyeb'in ha! terrenesi iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 54, nr. 38.

[176] Ayn eser. c. IX.s. 169 a. Eb Klbe. Abdullah b. Zevci el-C lurm el-Basr'dir.

[177] Sunenu Eb Dvd, c. III, s. 106, hads nr. 2750; bnu Mce de buna yakn mnda bir hads tahrc etmitir, (Bk. c. II, s. 951-952). Mekhl, amllarn limi: fakh ve hafz Eb AbdIJh b. Eb Mslim el-Huzel'dir. (Terceme-i hii iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 107, nr. 96).

[178] Ahmed b. Ms el-Cevlik (v. 3o6)'dir.

[179] Mu'cemu'I-buldn, e. I, s. 414. Sika lim Eyyb b. Keysn es-Sahtiyni (v. i3i)'dir, knyesi Eb Bekir'dir.

[180] Nitekim fakh ve hafz Eb Ms Abdullah b. Abdiln (v. 629} hakknda byle sylenmitir (bk. Tezkiratu'l-huffz, c. IV, s. 1409).

[181] Mehur sika hafz Eb Ya'l e-Mavsli (v. 3O7)'nin Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 708 de; Ebu'n-Ners diye anlan Muhammed b. Al (v. ^io/'nin de Tezkiratu'l-huffz, c. IV, s. 1261 deki hl tercemelerine bk.

[182] Mufd Ebu'l-Berekt b. el-Mubrek es-Sakat (v. 509). Tezkiratu'l-huffz, c. IV, s. 1260 da, 509 ylnda vefat edenler ksmnda geen terceme-i hline bk.

[183] e-rz, Eb Ya'kb Ysuf b. Ahmed brahim es-Sf (v. sSjJ'nin Tezk-ratu'l-huffz, c. IV, s. 1357 deki.; bnu Mettye brahim b. Muhammed el-Isbahni (v. 3O2)*nin rle Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 740 daki terceme-i hallerine bk.

[184] H. 240 dolaylarnda vefat eden byk Tirmiz'nin hl tercemesine bk. Tezkiratu'l-huffzj c. II, s. 740.

[185] Mveru'n-nehr muhaddis el-Buceyr Eb Hafs mer b. Muhammed b. Buceyr el-Hemezn es-Semerkand (v. 311) hakknda byle denmitir (bk. Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 720).

[186] Eb Thir es-Sef (v. 576) byledir. Hafz, allme, eyhu'l-islam Sef'nin tam ad: 'Imduddn Ahmed b. Muhammed el-Isbahn el-Curv'n'dir (bk. Tezkiratu'l-huffz, c. IV, s, 1298, nr. 1298.)

[187] Mu'cemu'l-Buldn, c. I, s. 694.

[188] Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 807.

[189] bnu Hubey Ebu'I-Ksim Abdurrahmn el-Endls (v. 584) hakknda byie denmitir (bk. Tezkiratu'l-huffz, c. IV, s. 1354).

[190] Goldziher, Tradition slamique, p.,220.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 41-44.

[191] Mu'cemu'l-buldn, c. III, s. 528'de Tarsus ve orada yetien mehur ha-dsciler mnsebetiyle bu mevzua temas edilmitir.

[192] Zr limler, slm lkelerinde dolan durmalar sebebiyle kendi beldelerinde devaml kalma imknn bulamyorlard. Br lim Irak'da iken icbnda hemen am'a geiyor, am'a henz gelmiken Endls'e hareket etmek lzumunu duyuyor, Endls'de bulunduu zannedilirken bir de Msr'a gemi oluyordu. Tabakt ve tercim kitaplarnda bir muhaddis kendi memleketine nisbet edilmekte beraber, ou zaman dolat ehirlere be iaret edilir : Nizr b. Abdilaziz Badad, Msr'a gitmitir (Trhu Badd, c. XIII, s. 437); Nail b. Necih e-Hanef Basrahdr. Badat'a seyahat etmitir (Trhu Badd, c. XIII, s. 434); Ali b. Ma'bed cr-Rakk, Msr'da kalmtr (Tabaktu'l-huffz, c- Hj s- 55); Czecn Dimek de ikmet etmitir (Tabaku'i-huffz, c. II. s. 549}; bnu Vsl es-Seds el-Basr:, Badat'a yerlemitir (Tabaktu'l-huffz, c s- 3r3); Ali b. Sa'd cl-'Asker, Rey'de kalmtr (Tabaktu'l-huffz, c. II, s. 749); Ahmed b. Abdillh el-'Ici el-Kf, Trablusgarp'ta ikmet etmitir. (Taba ktu'I-huffz, c. II, s. 560) Mekk b. brahim el-Belh, Badat'a gelmitir (Trhu Badd, c. XIII, s. 118).

[193] el-Cmi1 li ahlki'r-rvi, c. X, s. 193-b.

[194] cl-Cmi1 li ahlki'r-rv, c. X, s. 193 b.

[195] Mehur hafz Ahmed b. 'Arar b. Abdilhlk'dr: knyesi Eb Bekir olup H. 21c trihinde vefat etmitir. Byk ve kk olmak zere iki Msned'i vardr.

Byk msnedine el-Bahru'z-zhr ve el-Kebru'1-tnu'allel denir. Niyet hadisinde Hz. mer'in teferrdn grdmz gibi. Bezzr'da burada mezkr hadsin baz rvleriin teurrdnden ve mtit-bi'nin bulunduundan bahsetmektedir (Bk. er-Rislelu'I-mustalrafe, s. 51).

[196] Suyl, Tedrbu'r-rv. s. 83. Ne var ki, Ebu '1-K.sm b. Mende, niyet hadisini ayrca dier onyedi sahbnin rivayet ettiini s\ temektedir (Bu sahblerin isimlerine bk. Tedrb'u'r-rv, s. 82). Hz. mer, - ona gre - bu hadisin rivayetinde teferrd etmitir. Sonra bu hadsi Hz. mer'den yalnz Alkame, ondan yalnz Muhammed, Muhammed'den de yalnz Yahya rivayet elmemi, dier rviler de bu muhaddislerden alarak rivayet etmilerdir (Tedrbu'r-rv, s. 82;.

rk, byk bir gr reddederek adlar zikredilen sahblerin bu hadsi aynen rivayet etmediklerine ve bu mevzdaki baka bir hadisi rivayet etliklerine iaret etmektedir. Niyet hadsi Hz. mer'den yukarda zikredilen tarik dnda sahh olarak gelmemitir. Suyt Tedrbu'r-rv, s. 82'de byle sylemektedir. Bu hadis etrafndaki btn bilgilerin Tedrbu'r-rv, s. 82-83'den okumas faydal olur.

[197] Tedrbu'r-rv, s. 193.

[198] Gelip-giderken &ads rivayet etti" sz, trih ve tabakt kitaplarnda ok geer; mesel bk. Trhu Badd, c. XIII, s. n8, Mekk b. ibrahim el-Belh (v. 2i5)'nin terceme-i hli.

[199] Bunun en gzel misli, msterik Ahhvardt'm bir aratrmasnda mm afii'nin niyet hadsinden 70 fkh mesele istinbt ettiini gstermi, olmasdr. (Bk. Ahhvardt, Berliner Katalog, c. II, s. 165, nr. 1362). Ahhvardt, mm fi''nin bu mevzuda sylediklerini, mnkaa etmeden aratrp toplad iin baarl olmutur; eer mnkaa etmeye kalksayd dier, msterikler gibi o da hatalar^a-pard.

[200] Bu sz iin bk. el-Cmi* li ahlk'r-rv, c, IX, s. 1G4 a.

[201] Hatbu'l-Badd. el-Kifye, s. 152'de hadis rivayetinde msamahakarlk ile tannan kimsenin hadsiyle ihticc olunmayacana dair bir bb vardr.

[202] Hafz emsuddn, Eb Abdillh Muhammed b. Ahmed b. Osman b. Kaymaz et-Turkmn el-Frk ez-Zeheb. Mznu'I-i'tidl ve Tezkiratu'l-huffz onun deerli kitaplarndan ikisidir. 748 H. trihinde vefat etmitir.

[203] Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 238.

[204] Tezkiratu'3-huffz, c. , s. 239.

[205] Ayn eser, c. I, s. 238.

[206] cl-Kifye, s. 152.

[207] Ayn eser, ayn yer;

[208] bnu Eb Ya'l, Tabakatu'I-hanbile, s. 106, nr. Ahmed 'Ubeyd, Dimek, Matbaatu'l-i'tidl, 1350,

[209] Byk hafz, Isfahan muhaddisi ve birok eserin mellifi Eb Mes'd er-Rz, 258 tarihinde vefat etmitir.

[210] Tezkiratu'l-huffz, c. IIj s. 544.

[211] Bunu, binden fazla limden hadis yazdm" diyen mm Buhr'nin szlerinden renmekteyiz. Devamnda Buhr, "mn hem sz, hem de amelden ibarettir" demeyenlerden hads yazmadn ifade etmektedir (Bk. ezertu'z-zeheb, c II, s. 134, H. 256. sene hdiseleri; Tezkiratu'l-huffz, c. II, s. 255'de Buhr'nin muhtehT ehirlerden hads iittii hakkndaki ksma bk.)

[212] Tezkratu'l-huffz, c. III, a. 1032, terceme-i hli buradadr.

[213] Ayn eser, c. III, s. 1032.

[214] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 44-49.

[215] Bk. Sunenu'n-Ncse bi erhi's-Suyt, c. I, s. 49; el-Kifye, s. 156.

[216] Terceme-i hli iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I, s, 372.

[217] el-Kifyej s. 156. Onun para mukabilinde hads rivayet ettiini grmek iin bk. el-B'isu'I-hass, s. 116.

[218] u'be b. el-Haccc b. el-Verd el-tek el-Vst'dir. Knyesi Eb Bistm'dir. Basra muhaddisi olup hadsde emru'l-m'minn saylmtr. Enes b. Mlik (r.a.)'i grm ve tabinden 400 rvideri hadis itmitir. H. 160 trihinde yeft etmitir.

[219] el-Kifyc, s. 155.

[220] Ayn eser, s. 156.

[221] el-Kifye, s. 154.

[222] Bk. ayn eser, s. 153.

[223] Goldzihe Etudes sur la Tradition Islamique, p. 225. 3 numaral dip notta Coldziher, bunun doru olduuna iaret etmektedir.

[224] Sunenu Eb Dvd, c. III, s. 360, hads nr. 3416. Kitbu'l-icra, bbf kesbi'-mu'allim.

[225] el-Kifye s. 153, hadis rivayetine karlk cret almann kerhati ve "cret alandan hads dinlenmez" diyenin sz.

[226] el-Kifye, S.J54.

[227] Duh'l-Islm, c. II, s. 72.

[228] Yakut, Mu'cemu'l-Buldn, c. III. s. 385.

[229] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 49-52.

[230] El-kifaye,s. 3-4

[231] El-Camil aklakir-ravi, c. VII,v. I27a.HatbuU-Badd^nsz Onun makbul bir rv olmaynn sebebi, garb hadis rivayet etmesidir.

[232] el-Cmi( li ahlk'r-rv c. VII, v. 127 b.

[233] el-Cm1 li ahlk'r-rv, c. VII, v. 127 a.

[234] Ayn eser, ayn yer.

[235] Ayn eser, c. VIII, v. 146 a.

[236] B Sufynu's-Sevr (v. i6j'de: "hadste yalan syeyen kimse rezl, rsvy olur" demektedir (el-Kifye, s. 117).

[237] Abdullah b. el-Mubrek (v. i8i)'in "yalancnn bir cezas da szne bir daha itibar etmemekdir", dedii rivayet edilmektedir. Bir bakas da: "Fsk bid'at-nn cezas, iyi hllerinin bir daha amlmamasdr" demektedir (Bk. el-Kifaye. s.'117).

[238] el-Kfye, s. 118.

[239] el-Kifye, s. 119.

[240] Bu yalan ve onu douran cehaletin, terceme-i hlinden pek cz' brey bildiimiz mer b. Ms gibi mphem bir adama izafe edilmesine amamak lzmdr; asl alacak taraf, mehur lim Kitbu'I-Ensb mellifi Abdulkerm es-Sem'ni (v- 53)'yi> ~ ayet doru ise - Ebu'l-Ferec bnu'l-Cevz'nin. ak bir yalan ve irkin bir tedls ile itham etmesidir. yle ki: es-Sem'n, Badat'taki bir eyhinin elinden tutarak onunla <s Nehri'nin kar tarafna getikten sonra yle rivayet etmeye balyor: Falan eyhin nehrin kar tarafnda (Mveru'n-nehr'de) yle sylediini duydum. es-Sem'n "nehrin kar tarafnda" szyle "MveruVnehr ' denen yeri anlatmak istiyor.

Goldziher bu hikyeyi (tbnu'1-Esr, el-Kmil, c. XI, s. i25)de grnce ona drt elle sanld ve msteriklerin deti vehile hads rivayeti hakknda pheyi cel-betmeye bir vesile omak zere diline dolad. Fakat bnu Cevz'nin es-Sem'n hakkndaki yalann bnu'l-Esr'in yine ayn yerde reddettiini grnce gerism geriye donuverdi. Ibr.u'1-Esr, "el-Ensb" mellifinin yalandan ber olduunu ve gerekten "Mveru'n-nehr" e seyahat ettiini ve orada mruf eyhleri bulunduunu; Sem'n f', bnu Cevz de hanbel olduu iin, mezhep ihtilf yznden bnu Cevz'nin onu byle itham ettiini sylemektedir. (Kr. Goldziher, Tradition Isla-mique, p. 329-230). bnu Cevz'nin mevzu hads hakkndaki hkmlerinde pek aceleci olduu.bilinmekte ve hatta onun Mevzt'nn deeri yoktur, denilmektedir.

[241] el-Kifye, s. 119.

[242] te mislleri: Muhammed b. Ahmed el-'tyd ve Hascn b. Hafs cn-Nchre-vn bize Semerkant'ta rivayet etti (Trhu Badd, c. XIII, s. 436); Ebu'1-Fadl mer b. Eb Sa'd el-Herev bize haber vererek dedi ki, Abdulazz b. Ca'fer el-Harr bize Badad'da haber verdi (el-Cmi' li ahlkr-rv, c. H, v. 157 b); mm Buhr Badad'da bz rvlerden hads dinledi. Onlar arasnda Ahmed b. anbei'de vardr (ezertu'z-zeheb, c. II, s. 57-60); Mekke'de Humcyd'dcn hads dinledi (Tabakatu'-fi'iyye, s. 5}. Muhaddisler rvye bunun iin hads iittii yeri sorarak imtihan ederlerdi (el-Cmi'Ii ahlki'r-rv, c. I, v. i7a-b).

[243] el-Kifye, s, 117.

[244] Ayn eser, s. 115.

[245] el-Kifye, s. 115.

[246] el-Kifye, s. 115

[247] Muhaddislerin tlim ve terbiyede tkp ettikleri metodu en iyi gsteren kitap, 43 tarihinde vefat eden Hatbu'l-Badd'nin "el-Cm( li ahlk'r-rv ve db's-sm;" adl kitab olmaldr. Bu eser skenderiye Belediye ktphanesinde (nr. 117, c. III) bulunmaktadr. Kk boyda 10 cz'lk bir yazmadr.

Arkadam Dr. Ysuf el-', bu eserden yaptrd fotokopi nshasn emaneten bana vermek ltfunda bulundu; kendisine ok teekkr ederim, Allah raz olsun. Deerli okuyucu bu eserden ne kadar ok faydalandmz grmtr. Eseri tetkik ve tahkik ettik, inallah yaknda ner edeceiz.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 52-57.

[248] Bk. Wustenfeld, die Akademien der Arabcr und ihre Lehrer, p. 69 (ef. Tradit. islam, 231 note 1).

Wustenfeld'in bu kitab, Araplarda dru'l-hads ve hocalar mevzuunda yazlm en gzel eserlerdendir.

bnu 'Askir, mtehasss hafzlarn sonuncusu olan Ebu'l-Ksm Ali b. el-Hasen ed-Dimek e-sfi''dir. 571 H. tarihinde vefat etmitir,

[249] bnu Dhye diye mehur olan hafz mer b. el-Hasen'dir. Endls'n dousunda bulunan Belensiye ehrindendir. Kahire'de 633 de vefat etmitir. et-Tenyr f mevlidi's-sirci'I-mnr adl bir eseri vardr. Makrz, Htat (c. II, s. 375)'da Ibnu Dhye'den bahsederken yle bir cmle syler: tbnu Dthye Kmiliye Medre-sesi'nde ders verirken, arkasnda, eklinden baka hibir tarafyle insana benzemeyen bir gen vard.

[250] Mehur hafz Eb 'Amr Takyyuddn Osman b. Abdirrahmn el-Kurd e-ehrizr'dir; bnu's-Salh diye mehurdur; 643 tarihinde vefat etmitir

[251] Hafz Muhyiddn Eb Zekeriyy Yahya b. eref en-Nevev'dir. Ulmu'l-hadis'e dir birok eseri vardr; en mehuru da erhu Sahihi Mslim'dir; 676 tarihinde vefat etmitir,

[252] Btn bu dru'l-hadsler i Michael Meschka, Cultur-Statistik von Da-maskus (ef. Tradit, islam. 232 note 1) adl eserinde mkemmel bir surette incelemitir.

[253] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 58-59.

[254] Tedibu'r-rv, s. 4.

[255] Tedrb'r-rv s. 6. Ksm'nin "Kav'idu't-tahds", s. 53*deki szleri biraz tasarruf ile iktibas edilerek buraya alnmtr,

[256] Buraya yazlan ve yazlmayan dier cerh ve ta'dl tbirleri iin bk. bu eser, s. 112-114

[257] el-Cmi1 li ahlki'r-rv, c. VIII, v. 150 b.

[258] et-Tedrib, s. 7; kr. Kav'idu't-tahds, s. 53.

[259] el-CmiMi ahlkVrv, c. VIII, v. 159 a.

[260] el-Cmi* U ahlk'r-rv c. VIII, v. 152 a.

[261] Ayn eser, c. VIII, v. 151 b,

[262] Hafzlarn en deerlisi, cerh ve ta'dl imm Eb Zekeriya Yahya b. Ma'n b. 'Avn b. Ziyd el-Gatafn el-Badd'dir. Medine'de 233 tarihinde veft etmitir.

[263] el-Cmif li ahlk'r-rv, c. VIII, v. 151 b; Tedrbu'r-rv, s. 8'de bnu Ma'n'in kendi eliyle bin hads yazd sylenmektedir.

[264] el-Cmif li ahlk'r-rv, c. VIII, v. 151 b; Tedrbu'r-rv, s. 8'de bnu Ma'n'in kendi eliyle bin hads yazd sylenmektedir.

[265] Hafz, cami' ve mellif olan Ahmed b. Muhammed b. Sa'd el-Kf, Ebu'l-Abbs'dr. Ben Hirr'in mevls olup bnu 'Ukde diye mruftur. 382 tarihinde veft etmitir (Bk. er-Risletu'l-mustatrafe, s. 84).

[266] el-Cmi' li ahlak'r-rv, c. VIII, v. 152 a-b.

[267] Eb Zra er-Rz, Abdullah b. Abdilkerim b. Yezd b. Ferrh, Kureyli-lerin mevlsdr; mehur bir sika hafzdr; H. 264*de veft etmitir (Bk. er-Risletu'l-mustatrafe, s. 48). Ahmed b. Hanbel diyor ki: "Yedi yz bin ksur sahh hads, vardr; bu gen de -Eb Zr'a'y kasdediyor- yediyzbin hads ezberlemitir" (Bk. et-Tedrib, s. 8).

[268] el-Crui' li ahlkrr-rv, c. VIII, v. 152 a.

[269] Tedrbu'r-rv, s. 8.

[270] Bk. Sunenu'd-Drim, c. I, s. 125.

[271] Rnaburmuz, el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, v. 5 a. 'sim, 174 tarihinde vefat etmitir.

[272] Takydu'I-'ilm, s. 59. Hazza', H. 141'de vtft eden Hlid b. Mihrn'dr. Yazdklarn sonradan imha eden limler arasnda bnu ihb (Bk. Cmi'u beyni'l-'ilm, c I, s. 66) ve bnu rn {Bk. el-Muhaddisu'1-fsl, c. IV, v. b)'de bulunmaktadr.

[273] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 69.

[274] Eb Abdillh Muhammed b. Abdillh b. Muhammed b. Hamdye, Hkim en-Neysbr ve bnu'I-Beyyi' diye mruftur. Mehur kitaplar vaidir. En mhimlerinden ikisi el-Mustedrek 'ale's-Sahheyn ve el-Medhal'dir. H.4O5*de veft mistir.

[275] Tedrbu'r-rv, s. 8.

[276] Ebu'1-Feth, Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Ahmed, bnu Seyyidi'n-ns di>e mehurdur. Nsbesi de el-Ya'mur el-Endliisi (aslen buraldr) el-Msr e-fi''dir; mehur hafzlardan biridir. 734'deveft etmitir. 'Uynu'1-eser f fnni'l-megz ve'-em'il ve's-siyer adl bir eseri vardr.

[277] Terceme-i hli ileride gelecektir.

[278] Tedrbu'r-rv, s. 8.

[279] Ayn eser, ayn yer.

[280] el-Cmi' li ahlk'r-rv, c. VIII, v. 151 b.

[281] Ayn eser, c. VIII, v. 151 a.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 59-63.

[282] el-Kifye, s. 173.

[283] Ayn eser, s. 175. Ber' b. 'zib'den rivayet edildiine gre, Rast-i Ekrem (s.a.v.) ona: Ber'. yataa girdiin zaman ne okursun? diye sordu. Ber'; diyor ki, Allah ve Rasl daha iyi bilir, diye cevap verdim O zaman Raslullh (s.a.v.): Yatana temiz olarak yattn zaman sa tarafna yaslan ve yle de, buyurdu Allah'm, kendimi sana teslim ettim, ilerimi sana havale ettim. Arkam sana dayadm. Senden snacak yer varsa, o yine Sensin. Gnderdiin Kitabna, yolladn Peygamberine mn ettim. Ber' diyor ki: Raslullh'm bana rettii gibi tekrarladm; yalnz dedim. O zaman Raslullh eliyle" dedi.

[284] Ayn eser, s. 173.

[285] el-Kifye. s. 172.

[286] Ayn eser, s. 176. bnu mer, byk sahb Abdullah b. mer b. el-Hattb'-dr. 73 ylnda vefat etmitir.

[287] el-Cami( li hlk'r-rv, c. V, v. 101 a.

[288] el-Kifye, s. 178. A'me, Sleyman b. Mihrn (v. i48)*dir.

[289] Ayn eser, ayn yer.

[290] Ayn eser, 3. 180.

[291] Ayn eser, s. 179.

[292] el-Kifye, s. 182.

[293] Ayn eser, s. 183.

[294] Ayn esti. s. 180.

[295] el-Kifye, s. 186.

[296] el-Kitfye, s. 182. Ebi 'Ubeyd. byk hadis ve lgat imamlarndan biridir. 232'de vefat etmiti.

[297] Ayn eser, s. 188.

[298] el-Cami' li ahlk'r-rv. c. VI, v, 103 a.

[299] htiam 'ulmi'l-hads, s. 162.

[300] Mhr jbiliye fakihlcrinden bnu'l-'Arab diye m'ruf Muhammcd b. Abdillh el-M;'firi'dir. 544 ylnda veft etmitir.

[301] Ahkmu'1-Kur'n, c. I, s. o.

[302] e-B'isu'1-hass, s. 158; kr. el-Kifye, s.i79.

[303] bnuVSalh, 'Ulmi'l-hads, s. i8y.

[304] el-B'isu'I-hass s. 161.

[305] el-B'isu'1-hass s. 161

[306] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 63-69.

[307] Tedrbu'r-rv, s, 129.

[308] Tedrbu'r-rv. s. I2g'dak: sem* tarifi ile karlattrnz.

[309] cl-Cmi* li ahlk'r-rv, c. VI, v. 112 a; ayn sayfada Hatbu'I-Badd, ile arasnda bir fark gzetmeyen ve yi isti'ml eden bu mtekaddimn hadscil er inden u zevat saymaktadr: Hammd b. Seleme, Hueym b. Be;r, Abdullah b. el-Mbrek, Abdurrezzk b. Hemmm, Yezd b. Hrn, Yahya b. Yahya en-Neysbr. shk b, Rhye, mer b. *vf, Eb Mes'd Ahmed b. el-Furt ve Muhammed b. Eyyb b. Yahya b. ed-Drrs; kr. el-Kifye, s. 284-285.

[310] Byk lim Abdurrezzk b. Hemmm b. Nfi'dr; 213'de vefat etmitir.

[311] el-Kifye, s. 286. Ahmed b. Hanbel ile shk b. Rhye, her nekadar btn bu tbirlerin tahds ve sem' ifde etmekte msv olduunu sylyorlaisa da, (LJas-Vyi benimseyerek limlerin rivayetlerinde onu kuIlanmaJanm tavsiye ettikleri anlalmaktadr. Muhammed b. Rfi* diyor ki: Abdurrezzk 'yi kullanrd. Ahmed b. Hanbel ile shk b. Rhye gelip de ona 'y kullanmasn tavsiye ettikten sonra onlardan duyduum btn bu hadsleri diye rivayet etti; bundan nce duyduklarmda demiti (Bk. el-Kifye, s. 286.)

[312] el-Kifye, s. 284.

[313] Nu'aym b. Hammd b. Mu'viye b. el-Hris el-Huz' el-Mervez, Eb Abdillh: ilk olarak msned tertib eden odur. Samarr'da hapiste iken ?"8 ylnda veft etmitir (Bk. er-Risletu'1-mustatrafe, s. 37).

[314] Byk imm Abdullah b. el-Mbrek, Eb Abdirrahmn; 181 ylnda veft etmitir.

[315] Ktfaye, s. 285.

[316] Byk sika lim Kd 'Iyz b. Ms. e-if f em'iH'l-Mustaf ve el-lm' f usli's-sem' adl eserlerin mellifidir. el-Im'm bir nshas, Z-hiriye'de hads r.r. 406'da bulunmaktadr; 544 ylnda veft etmitir.

[317] htisru 'ulmi'l-hads, s. 122.

[318] el-Cmi' li ahlk'r-rv, c. VI, v. 112 a. Hatbu'l-Badd, bu meseleye el-Kifye, s. 2gg-3orde bii faSl tahsis etmitir.

[319] el-Kifye, s. 284.

[320] Tedrbu'r-rv, s. 130.

[321] Mednelilerin imm, hadste emru'l-n'minn, Mlik b. Enes b. Eb 'Amir el-Asbah, Eb Abdillh, Muvatta'n 40 ylda telif etmi, bu arada onu Medine fakhlerinden yetmi tanesine takdim etmitir. 179 tarihinde hakkm rahmetine kavumutur.

[322] Hafz Abdullah b. Vehb b. Mslim Eb Muhammed el-Fihi el-Misr'diy. Fakhdir, mehur imamlardan biridir. Msr ve Haremeyn'de birok zevattan hads alrt ve byk bir muvatta' telif etmitir. Bunun hakknda Eb Zi'a yle de-mek'tedir: "hnu Vehb'in otuzbin hadsini inceledim; bunlarn iinde aslsz bir hads grdm bilmiyorum". Abdullah b. Vehb 197 tarihinde vefat etmitir (Terceme-i hli iin bk. Tezkiratu'I-huffz, c. I, s. 34-306

[323] el-Kifye, s. 294. Bu haberin senedinde Ahmed b. Abdirrahman olup demektedir. Amcas da, bundan nce terceme-i hlini verdiimi bnu VehbMir.

[324] Tedrbu'r-rv, s, 130.

[325] el-Kifye, s. 287.

[326] A-ym ser, s. 299.

[327] htisru 'ulmi'l-hads, s. 122.

[328] el-Kifye, s. 289.

[329] Ayn eser, s. 291;.

[330] Tedrbu'r-rv, s. 130.

[331] Eyyb es-Sahtiyn'dir;-ierceme-i hli verildi.

[332] el-Kifye. s. 290.

[333] Terccmc-i hli verildi.

[334] cl-Kifye, s. 2qn.

[335] Ayn eser, s. 28!?.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 70-74.

[336] Tcdrbu'r-rv, s. 131.

[337] Ayn eser, s. 130.

[338] U'isu'l-hasis. s. 123,

[339] bnu Hac-er el-'Askaln, cyhu'l-islrn Ahned b. Ali b. Muharair.ed b. A!:, ihbuddn Ebu'1-Fadl. hadsde imm ve hafz olan limlerden biridir. Aslen As-kalr.'Idr; Haccr ailesine mensuptur; birok eserlei vardr. 52 trihinde vefat etmitir (Bk, er-Rislttu'1-mustatrafe, s. 121-122).

[340] Tedrbu'r-rv, ?. 131.

[341] ark limlerinin birounun gr budur (Tedrbu'r-rv, s. 132).

[342] mm Mlik'in Medine limlerinden olan arkadalarnn ve hocalarnn, Hicaz ve Kfe limlerinin ekserisinin kanati budur, imam Buhr'nin gr de byledir (Bk. 1 cdrbu'r-rv, s. 132).

[343] htiam 'ulmi'l-hads, s.-124.

[344] Bu sz syleyen birok lim arasnda Eb Hnfc ve tbnu Eb Zi'b de vardr. Beyhak el-Medhal'inde Mekk b. brahim'in yle dediini rivyel etmektedir: "bnu Greye. Osman b. cl-Esved, Hanzale b. Eb Sfyan. Talha b. Amr, Mlik, Muhammed b. shk, Sufynu's-Sevri, Eb Hanfe. bn Eb Zi'b, Sa'id b. Eb 'Arbe ve el-Musenn b. es-Sabbh yle derlerdi; senin lime okuman, onun Sana okumasndan daha iyidir" (Tedvbu'r-iv. c. I, s. 132}.

[345] el-B'isu'I-hass, s. 125; kr. Tedrbu'r-rv, s. 132.

[346] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 74-76.

[347] Tedrbu'r-rv, s. 131.

[348] Btn bu ekiller iin bk. Tedrbu'r-rv, s. 137 ve devam; culmi'I-hads, s. 132.

[349] Tedrbu'r-rv, s. 138.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 76-77.

[350] K. htisru 'ulmi'l-lad.s, s. 137.

[351] ci-B'isu'1-hass, s. 138

[352] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 77-78.

[353] Rr. Tav/.h'1-efkr. c, II. s. 33B; Tcdribu'r-rv. . 146.

[354] u bir gerektir ki, insanlarn yazs birbirine benzeme/ ve bnu Sall'm iddia etlimi iiibi bir karklara da meydan vermez

[355] Tavzhu'I-efkr, c. II, s. 339, notlar.

[356] Tedrbu'r-rv, s. 147.

[357] el-B'isu'1-hass, s. 140.

[358] Kr. Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 341; Ihtisru 'ulmi'Uhads, s. 139.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 78-79.

[359] Tedrbu'r-rv, s. 148.

[360] el-B'isu'1-bass, s. 140.

[361] Tedribu'r-iv, s. 148.

[362] Zahirler, Dvd b. Al ez-Zhir (v. 27o)'nin taraftarlardr. Nasslarn zahirlerini dikkate aldklar iin kendilerine bu ad verilmitir.

[363] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 79-80.

[364] Tedrbu'r-v, s. 148.

[365] el-B'isu'1-hass, s. 141.

[366] Tavzrm'l-efkr, c. II, s. 344,

[367] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 81.

[368] bnu's-Salh, 'Ulmi'l-hads, s. 167.

[369] Kr. Tcdi'bu'r-rv, s. 1.; -149.

[370] bnu's-Salh, 'Ulmi'-hads, . 168.

[371] el-B'isu'1-hass, s. 144.

[372] bnu's-Salh., 'Ulmi'l-hads, s. i6g.

[373] Muhaddis ve mfessir, 'mduddin Ebi'1-Fid sml b. es-eyh Eb Hafij ihbuddin mer'dir. Birok eserleri vardr. 774'de vefat etmitir.

[374] Tavzhu'l-efkr. c. II, s. 349; k. Tefsru bni Kesr, c. I, s. 74-75, Meni Matbaas.

[375] Tednbu'r-rv, s. 149. Bulkn, Abdurrahmn b. mer b, Rasn, Ebu'1-Fadl Celluddn, Fkh, usl, Arap dili ve tefsir ilimlerinde byk bir ihtisas sahibidir.

Eserlerinden biri de dir' 824 V1" Imda vefat etmitir (Bk. ezertu'z-zeheb, c. VII, s. 166).

[376] el-B'isu'l-hass, s. 144.

[377] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 81-84.

[378] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 84.

[379] el-Menhelu'I-hads, s. 35; bmi'I-Efltn'nin Tedrbu*r-rvi, s.deki tarifi ile kr.

[380] Bu tarif - Tedrb s. 3-4'de olduu zere - Ibnu Hacer'in tarifinden alnmtr.

[381] el-Kifye, s. 97.

[382] Abdulvehhb Abdullatf, elrMuhtasar f 'ilmi ricli'1-escr s. 8.

[383] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 86-87.

[384] el-Hkim, Ma'ifem 'ulmi'l-hads. e. 52. onsekizinci nev''de byle sylemektedir. Ayrca bk. el-Kifye, adalet ve hkmleri bab, s. 81-101; cerh ve hkmleri .bab, s. 101,

[385] Bunlardan et-Trhu's-sair 1325 tarihinde, Trhu'l-kebr'in de 1. ve 4. cz'leri 1360-61 yllarnda Hindistan'da baslmtr.

[386] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 87-88.

[387] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 89.

[388] Ez-Zurkn, el-Menhelu'l-bads, s., 10; kr. cr-Risletu'I-mustatrafe, s. 96-100

[389] el-Menhelu'l-hads, s. 11; krj. Tav2hu'l-efksr, c. II, s. 453.

[390] el-Menhel'l-hads s. 198; kr. bnu Hacer, erhu'n-nuhbe, s. 15.

[391] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 89-90.

[392] el-Menhelu'l-hads, s. 11; bk. er-Risletu'1-mustatrafe, 'ilehM-hads mevzuunda yazlm eserler, s. 107.

[393] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 90.

[394] Bk. er-Risletu'1-mustatrafe, s. 115; Tavzih u'I-ef kr, c. II, s. 412.

[395] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 90-91.

[396] el-Menhelu'l-hads, s. 11; krf. er-Risetu'1-mustalrafe, s, 6o.

[397] erhu'n-nuhbe, 5. 16,

[398] Hzim'nin "el-'tibr f beyni'n-nsihi ve-menshi mine'l-ast adh eseri Haydarbd, Msr ve Haleb'de baslmtr.

[399] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 91-92.

[400] Eb Msel-Medn, Hasisu'I-Msned, bk. el-Msned, nr. Ahmed Muhammed kir, mukaddeme, c. 1, s. 21.

[401] Ahmed Muhammed kir, Msned'de der ki:el-Msned'deki hadsler otuz binden fazladr; fakat krk bini bulmaz. nallah neri tamamland zaman hadslerin miktar belli olacaktr", c. I, s. 23. Fakat nerini tamamlayamadan Hakk'm rahmetine kavutu.

[402] Suyt bunu syledikten sonra szne ye devam eder: "Bu kitaba Cem'u'l-cevmi' adm verdim. Btn hadsleri bu eserde toplamay hedef aldm". Mnv buna ilveten der ki: "Bu gerekte byle deil; fakat mellifin elde edebildii hadsler bakmndan dorudur".

[403] h Veliyyulah cd-Dehlev tye mruf olan mm Ahmcd'in "Hucctu'1-j lhi'I-blia" s ile kr. s. 105 ve devam, Kahire, el-vabaatu'l-Hay--iye, 1322.

[404] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 93-95.

[405] er-Risletu'I mu^tarafe. s. o-i.

[406] mm Buhr, Muhammed b. Ism'l b. brahim'dir. Riyesi Eb Abdil-lh'dir. On yalarnda bile -yokken hads ezberlemeye balamtr. Binden fazla eyhten hads yazm, yzbin sahih, ikiyzbin de sahih olmayan hads ezberlemitir. el-Cmi(u's-sahh'i Kur'n- Kerm'den sonra en sahih kitaptr. Onu, yetmi binden fazla kimseden dinlemi, onalt senede toplamtr.

Sahh-i Buhri'nin pek ok erhleri vardr: Kefu'z-zunn mellifi bunlardan sekseniki'sini saymtr. Fakat bunlarn en deerlisi bnu Hacer'in erhi olan Fethu'l-br'di.

Buhri'nin die eserleri arasnda el-Keb, el-Evsat ve es-Sar adl trih kitab Kitbu'1-kun, Kitbu'I-vuhdan, Kitbu Edebi'l-mfred ve Ki-tbu'd-du'af bulunmaktadr.

Buhr, Stmerkant kylerinden Hartenk'de H. 256 tarihinde vefat etmitir.

[407] imm Mslim b. el-Haccc b. Mslim d-Kucyr en-Nsbr'dir. Benu Kueyr, mruf Arap kabilelerinden biridir. Knyesi Lb'l-Hasen'dir. Hadiste imm olduunda ulem ittifak etmitir. Talebu'l-hadis iin pek ok seyahatler yapmtr. Kitaplar oktur: el-Cmi'u's-Sahh, Kitbu'l-'Ilel, Kitbu evhmi'i-mu-haddisn, kitbu men Ieyse leh ill rvin vhid, Kitbu tabakti't-tbi'n, Kitbu'l-Muhadrann, Kitbu'l-musnedi'l-kebr 'al esmi'r-ricl'i bunlar ara-:ndadr.

mm Mslim, Nsbr'da H. 261 tarihinde 55 yanda iken vefat etmitir.

[408] Ktb-i sitte'nin hricinde kalan sahih hads kitaplar - cs-Suyti'nin cem'u'l-cevm' adi kitabnn mukaddimesinde sylediine gre- unlardr: bnu Huzeyme Eb Bekir Muhammed b. tshk (v. 3n)Mn Sahh'i, Eb 'Avne Ya'kb b. shk b. brahim el-sferyn (\. 316}'nin Sahh'ij bnu Hibbn Muhammed b. Hibbn el-Bust (v. 354)'nin Sahh'i, ed-Dy'u'l-Maldis Muhammed b. Abdilvhid el-Makdis el-Hanbel (v. 34)'nin es-Shhu'I-muhtre'si (kr, er-Risietu'1-mustatrafe, s. 16-21).

[409] Bu ta'Iktm 14' gemedii sylenir. Ta'lklerde Mslim diyerek hadsin senedini sylemektedir. Hafz el-'Iik, bnu's-Salh'm 'mi'l-hadis'me yazd erhinde bunlar saymaktadr (Bk. s. 20-21), Haieb. 1350.

[410] Sika hads imamlarndan biri olan Eb Dvd Sleyman b. "el-E'as el-Ezd es-Sicistn'dir. "Snen" inde sdece ahkm hadslerini toplamtr. Rviier ve hadisler hakknda pek ksmetli fikirleri vardr; 275'de vefat etmitir.

[411] Hafz Eb Abdillh Muhammed b. el-Kazvn'dir; bnu Mce diye mruftur. Bu lkab dedesine deil, babasna aittir. Ktb- sitte hakkndaki eserinde, bnu Mce'nin Snen'ini ilk olarak Ktb-i sitte meynnda sayan Ebu'1-Fadl Muhammed b. Thir b. Ali el-Makdis'dir. Yaygn olan kanaate gre bnu Mce 275'de vefat etmitir.

[412] Hafz Eb Abdi rahman Ahmed b. u'ayb en-Nese''dir. Horasan'da bulunan mehur Nes' beldesine nisbet edilmektedir. Sahheyn'den sonra en az zayf hads ihtiva eden snen, Nese''nin Snen'idr. Snenu'l-kbr'sndaki

sahih h.U^lm. el-Mcteb adn verdii kitapda tnphmijtr. Bu v:ser ana hadis k^pla ndan ve kb-i site'dcn biri olarak kabul edilmitir.

[413] hisru 'uKmi'l-hads, s. 22. ^';iInz Hkinvin ^cyii olan V,b Al en-Xeys-br ve birk.sin MiLrib limltri, Salsh-i Mslim'i. Sahh-i Buhr'ye tercih el-neklcdirk'r. Bu iki eser btn Km imlrrnin inilVk iK' hadis ki laplarnn kesin surette rn -,alih L>hrak kabul cdihiiir.

[414] 'fth't-br, c. 1. s. 470-178

[415] tini^ru 'ini'l-hadis, -i. 23.

[416] mn tahvl mnsna geldiini grmek iin bk. 'Ulmi'I-hads.s. 182-183.

[417] Ihtisru 'ulmi'l-hads, s. 23-24.

[418] Terceme-i hli iin bk. s. 66, not. 3.

[419] el-B'isu'l-hass, s. 31-32.

[420] et-Tavzh, c. II, s. 15; kr. er-Risletu'l-mustatrafe, s, 32. Bir cmi'de toplanmad devirlerde bu sekiz babn herbiri mstakil birer kitap mevzuu idi. Mesela: Akaide dir bnu Huzeyme'nin Kitbu*t-tevhd'i, ahkma dir Eb Dvd, Tirmiz, Nese' ve bnu Mce'nin Snenleri vardr. Rikka dir Ahmed b. Hanbel'in Kitbu'z-zhd', daba dir Buhr'nin el-Edebu'1-mfred'i, tefsire dir tbnu Murdeveyh'in ve bnu Cerr'in kitaplar, sefer ve kyam babnda Tirmiz'nin e-ema'il'i, fiten mevzuunda Nu'aym b. Hammd'n bir kitab vardr. Cmi'Ierle ilgili olarak bk. et-Tavzh, c. II, s. 15.

[421] Hatbu*l-Badd der ki: "Msnedler tahrci hususundaki bu usl ok beeniyorum. Bu usle gre aare-i mbeere ile balanr, mteakiben ehl-ibedr zikredilir", el-Cmi% c. X, v. igo a.

[422] Bu usle gi nesebce Rasl-i Ekrem (s.a.v. ;'c \ukr, olaii Hkini okullarndan balanr, el-Cmi', c. X, v. 190

[423] Ek'in Msned' hakknda bilgi almak in bk. Xcflurl-h, c. I. s. 51; c. II, s. 131.

[424] mn Ahmed b. Hanbel b. Hill e-cybni. d-Mervezi. cl-Badd'dir, Knyesi Eb Abdilh'dir. Hfz ve zabt bakmndan dem bir mucize idi. Hadiste emru'l-m'minn okullardandr. Kitaplar oktur. Bahcalar: el-Msned, el-'IIel, Kitbu'z-zhd, Kitbu faz'lrs-sahbe'dir, H. 241'de vei..: emitir.

[425] Ahmed b. Hanbel'in. Msned' Msr'da alt b\-k cil hlinde baslmtr. Basm 1313'de sona ermitir. Deerli lim Ahmed Muhammed kir imiktir mel bir ekilde tahkik ederek tab'ma baJam. fakat tamamlayamadan vefat etmi::r. Eserin yalnz 15 cildi neredilmitir.

[426] Bk. Msned mukaddimesi, nr. Ahmed Muhammed, kir. s. 21. Ahmed b. Hanbe, snneti toplayp muhafaza ettiine inand Ivlsmd'ine ak deer verirdi. Msned' kendinden rivayet eden olu Abdullah'a: "Bu Msned' ok iyi koru; zr o insanlarn imm olacaktr" derdi.'

[427] er-RisletuI-mustatrafe. s. 101.

[428] Bu iki eser Hindistan'da baslmtr.

[429] lhtisru 'ulmi'l-hads, s. 26.

[430] Tedrbu'r-rv, s. 100.

[431] Ayn eser, s. 33.

[432] htisara ulunjil-hads, s. 27.

[433] er-Risletu'l-mustatrafc, s. 64-65, (Vufadniyt, tek rvli; rtn'iy&t, iki ili; usriyt, on rvili hadsler demektir - mtercim).

[434] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 95-102.

[435] Hkim, Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 62.

[436] Bk. el-Kifye, s. 54, bab:

[437] Ayn eser, s. 56

[438] Bu mesele hakkndaki muhtelif grler iin bk. el-Cmi li ahlk'r-rv, c. IV, s. 71.

[439] el-Kifye, s. 54.

[440] Ayn eser, s. 55.

[441] Ayn eser, s. 54,

[442] Ayn eser, s. 55.

[443] Muhaddisler, bir rvinin nceieri rivayet ettii hadisle, sonralar rivayet ettii hadsi bir cutmazlar; zira rvinin zabt kudreti mrnn sonlarna doru bazen zayflamaktadr Byle olanlara sonralar durumu iti" denmekledir. Sonralar durumu deien ve hafzas bozulduktan sonra ba tahrc eden bir rvnin hadsinin reddediliine bk. Sunenu Eb Dvd, c. II. 85, hads nr. 2695.

[444] Tedrbu'r-rv, s. 110.

[445] el-Kifye, s. 140.

[446] el-Kifye, s. 141.

[447] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 59.

[448] el-Kifye, s. 143; ayn sayfadaki, rivayetinde ekseriya vehim bulunan galat ok rvnin rivayeti ile ihticc olunmayaca hususunda limlerin szlerine bk.

[449] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 118,

[450] el-Kifye, s. 80.

[451] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 121; fer. el-Karf. el-Furk, c. I, s. 5-22 Tunus.

[452] Fahruddn er-Rz, Eb Abdillh Muhammed b. mer b. el-Huseyn, akl ve nakli ilimlerde sz sahibi byk bir imamdr; Tefsr-i kebr diye mehur olan kymetli eserin mellifidir. Birok kitaplar olup bahcalar unlardr: Nihyetu*l-'ukl, el-Mahsl f ilmi'1-usl, Kitbu'l-erba'n f tslid'-dn. Fahruddn er-Rz, H. 606 trihinde vefat etmitir.

[453] Seyfuddn el-'mid, Ebu'l-Hasen Ali b. Muhammed b. Salim et-Taleb el-'mid usl limlerin dendir. Yirmi kadar eseri vardr. Bahcalar unlardr: Mntehe's-sl fi'I-usl, Dek'iku'l-hakik ve ilm kelnn'da ebkru'l-efkr. Diyarbakr mid kasabasndandr. H. 631'de vefat etmitir.

[454] Tevzhu'l-efkr, c. II, s. 121.

[455] Muhammed b. et-Tayyib b. Muhammed b. Ca fer'dir. Kd el-BkIln diye m'rftur. E'ar mezhebinin reisliini de yapmtr. I'czu'l-Kur'n adl eseri pek mehurdur. H. 403'de vefat etmitir.

[456] el-Kifye, s. 78.

[457] el-Kaye, s. 79.

[458] Ayn eser, ayn yer. Bu sz, tbi'*nin en ileri gelen sms ve Medne'li fu- i kah-i seb'a'dan biri olan Sa(d b. el-Mseyyeb'e aittir. Halfe mer b. el-Hattb'jn hkmlerini en iyi bilen o id. Bu sebeple "merin rvsi" ad verilmitir. Had ve fkhla megul olmasna ramen elinin emei ile, zeytin ya ticreti yaparak geinirdi. el-Hkim'in de dedii gibi, hadscilerin ou onun 105 trihinde veftj ettiini kabul etmektedirler (bk. Tezkiratu'l-huffzj c. I, s. 56).

[459] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 126-127.

[460] el-Cmi1 li ablkrV-rv, c. I, v. 15 b.

[461] Tedrbu'r-rv, s, 115.

[462] el-Kifye, s. 84.

[463] el-Cmi' li ahk'r-rv, c. I, v, 18 a,

[464] el-Kifye, s. 136.

[465] eyhu'l-islm \c byilk hafz Sfyn b, Sa'itl b. Mesrk < .-Se.vr, Sevr'e nisbet edilir; Sevr, Mudar'dcm bir kabile kurucusudur. H. 160 veya 161'de velat etmitir (Dk. er-Rslem'i-muMatrafe. s. 31 .

[466] Evz' dye hret bulan ^eyhn'1-.sim h.ifrz ANlniTahn:n b. 'Amr b. M-hamme.d'dir. Veld b. Mczd ylc anlatr: "Mik!er potuklarn onun kendini terbiye ettii gibi terbiye (Minikten cizdirler anhinde veiat etmitir fLk. Trzkivatu'I-i-.uffz

[467] I ir, n. nfz. iakih takva slil^i ve Msr divrnm eyhi olan eI-Le\s b. Sa'd b. Abdirrahman el-l7ehn:. FiuM-Hm'ir: 17-, trihinde v* f e ..-.i^tir.

[468] bnu Rhye diye bilinen \r knyesi Eb Y.'kub ulan imn, hafz ishk b. brahim b. Mahled'dr. "S'etnu^bin hadsi ry.hcre bilirdi. Byk bir msnedi vardr. H. a^'de veft etmitir . Bk. or-Rslrtu'-nusairafc, s. 49).

[469] Tedrbu'r-rv, s. 109.

[470] Buna gereke olarak Snyi. ta'dil seb'nnin saylamayacak t-adar ok o'duun ileri srer; zr bu takdirde ta'dii \:pan kiTi'.n: O unu yapmamtrj bunu yapmamtr diye yaplma.i veva tcrkcdn-.c-i (.irkin oian peyleri eker teker saymas cb eder ki, bu da son derece nu^kildir . led-ibu'r-rv], s, 111).

[471] el-Kifye, 5. 109.

[472] Ayn eser, s. 111.

[473] el-Kfye, s. m, 112.

[474] Tedrbu'r-rv, s. 111.

[475] el-Cmi' li ahikr-rv, c. I, v. 15 b.

[476] el-Kifye, s. 121.

[477] el-Cmi' Ii ahlki'r-rv, c. I, v. 14 b.

[478] el-Kifye, s. 132.

[479] el-Cmi' i ahlk'r-rv, c. I, v. 13 b.'de Muhammed b. Eskm et-Tus'den byle rivayet edilmektedir. Bu kitabm ayn sayfasnda Ahmed b. Hanbel'in: "l isnd aramak snnettir" dedii rivayet edilmektedir. "Sahh - hasen - zayf hadisler arasnda mterek ola stlahlar" ksmnda 'l ve nazil hadslerle ilgili mhim meseleleri inceliyeceiz. Tafsilt.iin bk. s. 171.

[480] Ayn eser. c. I, v, ! 1 a.

[481] el-Cmi' li ahlki'r-rv, c. I, v. 14 a.

[482] Eb Bekir b. el-Enbr diye hret bulan Muhammed b. Ber'dr; nahiv-fcidir; hads hafzlarndan saylmaktadr; birok eserleri vardr; 328'de vefat etmitir.

[483] el-Cmi Ii ahlk'r-rv, c. I, v. 14 b. Her iki beytde geen ilmu'n-nzlden maksat, Raslullah (s.a.v.)'dan veya byk imamlarn yaad devirlerden uzak olan nazil isndlar bilmek demektir.

[484] el-Cmi' li-ahk'r-rvi, c. I, v. 11 b.

[485] Ayn eser. s, 140.

[486] Ayn eser, s. 140.

[487] el-Kifye, s. 139.

[488] Bu taksimat bnu Hacer'in Takrbu't-tehzb adl kitabnn mukaddime-sindedir. Biz yukarda zikrettiimiz ekilde ksaltarak aldk. Kr. eI-Brisu'l-hass s. 118-119; Tavzhu'l-efkr, c. II, 5. 261-271; bnu Eb Hlim, Mukaddimetu Kitbi'1-cerh ve't-ta'dil.

[489] Ihtisru 'ulni'l-hads, s. i 9

[490] el-Kifyc, s. 76.

[491] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 103-114.

[492] Tedrbu'r-rvj s. 13; kr. Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 7.

[493] Zeheb'nin bu bbtaki delili udur: Buhr ve Mslim, yalanla ittihm edilmemekle beraber, zabt da mkemmel olmayan rvlerin hadslerini kitaplarna almamlardr. u artla ki bu hadsler her bakmdan sahh oan bir baka senedle takviye edilmi olacaktr. Bu iki immn kitaplar sdece sahh hadsleri ihtiva ettii iindir ki, sahh adn almlardr. Bunlarda yer alp da daha ok hasen hadsin zelliklerini tayan hadsler de sahh olarak telakki edilmeye lyktr.

[494] Bunlar zayf hadsi ikiye ayrrlar: Birincisi, kendisiyle amel edilmeyen hadstir ki, bunun rvsi ya kizb ile mttehemdir veya galat oktur. kincisi de, kendisiyle amel edilen hadstir ki, ite hasen hads budur. Bunun rvsi ne kizb ile mttehemdir, ne de galat oktur. Sdece zabt mkemmel deildir.

[495] Suytj Tedrbu'r-rv, s. 13'de: "Mevzu* zikredilmedi; zr o stlah bakmndan hads olmayjp uyduranna gre hadstir" dedikten sonra bizim bu szmz yadrgamamak gerekir.

[496] Tedrbur-rvj s. 9.

[497] Hzim, imm, hafz ve nesep limi;olan ve H. 584,'de Badat'da velat eden Eb Bekir, Muhammed b. Ms b. Hzim el-Hemedndir. Birok kitaplar vardr, el-t'tibr f beyni'n-nsihi ve'1-mensti mine'I-sr ve el-'Ucle bunlar arasndadr.

[498] Tedrbu*r-rv, s. 9.

[499] htisru 'ulmi'l-hads, s. 19-20.

[500] Ayn eser s. 20.

[501] Cfcmluddn el-Ksiml, m allmesi olup zamann pek ndir yetitirdii bir ilim adamdr. Birok eserleri vardr. H. 1333 ylnda ok gen saylacak bir yajta vefat etmitir.

[502] Kav'KuVtahdlg, %t 88.

[503] Kava'idu't-tahdli, s. 104.

[504] Ayn eser* s. 111.

[505] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 116-118.

[506] htisru 'ulmi'l-hads, s. 21.

[507] Muhaddisler, bazan msned ile muttasl tbirlerini ayr mnda kullanrlar. u sebeple ki msnedde ref* mns vardr. Buna gre msned, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e ulaan hads demektir. Muttasl ise, rvlermin her birinin bir nceki rvden iitmesi sebebiyle senedi ilk rvye dayanan hadis demektir. Sened ster Raslullh (s.a.v.)'a kadar ksn, ister bir tbi'de kalsn farketmez (iik. Tedrbu'r-ravi, s. 60) "Sahh-hasen-zayf hadisler arasnda mterek olan stlahlar" bahsinde, bu mevzu hakknda tafsilt vereceiz.

[508] Kav'idu't-tahds, s. 56.

[509] lht5ru 'ulmi'l-hadisj s. 21,

[510] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 119-120.

[511] erhu'n-nuhbe, s. 3.

[512] Nr sresi, yet 13.

[513] Bu da Nr sresinin 69. yetleridir: Karlarna zina isnd eden ve kendilerinden baka hidieri de

bulunmayan kimselerin herbiri drt defa yle hidlik etmelidir: "Allah hidtir ki, zevcesine isnd ettii szde muhakkak doru syleyenlerdendir". Beinci defa yle demelidir: "Eer yalanclardan ise, Allah'n l'neti muhakkak zerine olsun". Kadndan azab, drt defa yle ahitlik etmesi defeder: "Allah hidtir ki, o (koca) muhakkak yalanclardandr." Beinci defa kadn yle der: "Eer o doru syleyenlerden ise muhakkak Allah'n gazab kendinin zerine olsun.

[514] el-M'ide sresi, yet 11.

[515] el-Enfl sresi, yet 65

[516] Ayn sre, yet 64..

[517] cl-A'rf sresi, yet 155.

[518] crhu'n-nuhbe, s. 3.

[519] bnu's-Salh bu hkmden hadsini stisna eder ve onun rvlerinden altmiki sahbnin ismini sayar; kr. Tedrihu'r-rv" s. 190.

[520] Geni bilgi almak iin bk. Tedrbu'r-rv, s. 190.

[521] Allme Celluddin Abdurrahman es-Suyt (v. 911), tefsir hadis ve edebi-| yatta birok eserler yazm, bir limdir. Hads stlahlar hakknda da Elfiyve ve Tedrbu'r-rv adl kitaplar vardr.

[522] Tedribu'r-rvj s, 190.

[523] erhu'n-nuhbe, s, 4-5,

[524] Aere-i mbeere u zevattr: "Drt halife. Sa'd b, Ebi Vakks, Sa'id b.| Zeyd b. 'Amr b. Nubeyl, Talha b. 'Ubeydillh, Zbeyr b. 'Avvm, Abdurralmn b. 'Avf ve Eb "Ubeyde 'Amir b. el-Cerrh". Bz limler de bu hadsi yzden fazla! rvnin rivayet ettiini sylemektedir. Nevev de Mslim erhi'nde: Bu hadsi iki-| yz kadar rv rivayet etmitir, der. 'rk de yle demektedir: "ttifak bu hadisini metninde deil, mutlak kizb hakkndadr. lerinde aerc-i mbeere'nin de bulun-! duu yetmi kadar sahb tarafndan rivayet edilmek hususiyeti bu hadise mahsstur." Suyt aere-i mbeere'nin isimlerini Tedrbu'r-rv. s. 190'da saymak-| tadr.

[525] Tedrbu'r-rv. s. 191.

[526] had hads, -stlahta- mtevtirin artlarn hiz olmayan hadstir. Rivayetinde bir rv teferrd ederse garb adn alr; iki veya daha fazla rv tarafndan rivayet edilirse, azz adn alr. ayet hret bulursa mehur adm alr. Hadsin had vasfm tamas, onun dima haber-i vhid olduunu gstermez; k. erhu'nuhbe, s. 6.

[527] Tedrbu'r*rv, s. 189; kr. Tavzhu'l-efkr, C. I, s. 24.

[528] erhu'n-nuhbe, s. 4.

[529] Asrnn Endis limi olan Al b. Ahmed b. Sa'd b. Hazm ez-Zhir'dir. En mehur eserleri: el-Muhall, el-Fasl fi'1-milel ve'1-ehv ve'n-nihal'dir, 456 tarihinde vefat etmitir,

[530] el-hkm, c. I, s. 119-137. Orada bu nevz hakknda deerli bilgiler vardr. Bkz. bnu'l-Kayyim, setu'l-lehfn, s. 160 (el-Meymeniyye matbaas, Kahire.)

[531] Kr. el-B'isu'1-hass, s. 39.

[532] Garb hads hakknda geni bilgi, "sahh-hasen-zayf hadsler arasnda mterek olan stlahlar" bahsinde verilecektir.

[533] Mehur hads hakknda geni bilgi, "sahh-hasen-zayf hadsler arasnda mterek olan stlahlar" bahsinde verilecektir.

[534] Azz hads, - ileride de greceimiz zere - en az iki rv tarafndan rivayet edilen hadstir. Bu ad alnn sebebi, ya az oluu veya dier bir tarkle takviye edilmek suretiyle deerinin artmasdr.

[535] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. fo: kr. erhu'n-nuhbe, s. 5.

[536] Senedinde gibi ifdelerin bulunduu hadsler kastedilmektedir, sgasylc rivayet edilen hadisler, bilhassa mm Mlik'in Muvatta'nda grlmektedir (Mtercim).

[537] Tedrbu'r-rv, s. 24-vjj.

[538] TedrbuV-rv, s. 25.

[539] JjL-rhu'n-nuhbe, s. y.

[540] Kav'idu't-tahds, s. 5g. Ksim bunu, Tedrbu'r-rv, s. 37'den nakletmitir.

[541] Byk ve deerli esererin mellifi olan eyhu'l-slm Takyyuddn Ahmed b, | Teymiye el-Harrn'dir. H. 728 trihinde vefat etmitir. Fransz msteriki Herini &.aoust, onun hayat, siys ve itima dnceleri hakknda deerli bir kitap yaz-| j|ntr (Henri Laoust Essai sur les doctrines sociales et politiques d'Ibn Taimiya).

[542] Ksim, Kav'idu't-tahds, s. 58.

[543] Ma'rifetu 'ulmil'-hads, s. 54-55; kr. Tavzhu'l-efkr, c. 1, s. 33. Bununla eraber bz esnd zikretmilerdir ki, Ahmed Muhammed kir bunlar toplam e bir miktar da ilve yapmtr (Bk. el-B'isu*l-hass. s. 22725).

[544] Suyt, Elfiyye, s. 55 (104 ve 105. beyitler), notlara da bk

[545] Nevev'den naklen. Kav'idu't-tahts, s. 59.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 120-128.

[546] erhu'n-nuhbc, s. 11; kr. Suyt, Elfiyye, s. 42, not.

[547] erhu'n-nuhbe, s. 11,

[548] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 188. "Sahih-hasen-zajif hadsler arasnda mterek olan stlahlar" ksmnda muibi' ve hid'dtn bahsedeceiz. imdilik bu iki kelimenin, liayrih^ hasen hadsi, lfzlar ayn olan baka rivayetlerle veya mnca ayn baka hadislerle takvi>eye yaradn ve 'tibr iin kullanldn bilmemiz kfidir.

[549] Bu mnkaalar arasnda Hattb'nin hasen hads tarifi ve limlerin onu tenkdleri, sonra Tirmiz'nin tarifi ve onun tenkdleri, daha sonra da bu iki tarifi uzlatrma abalar bulunmaktadr (Misl olarak bk. Tedrbu'r-rv, s. 49-52).

Muhaddisler, hasen hadsin trifindeki bu anlamazln ilk bakta onun sahh hadsle zayf hads arama girmi gibi grnmesinden ktn sylemektedirler; hatta hasen hadsin hafzn iyice ifde edemeyii yznden bir hat eseri olarak vuku'-bulduunu belirtirler. Biz burada mnkaay brakarak hasenin hudutlarn izen en basit ve en salam tarifi almakla yetineceiz.

[550] thtisiu 'ulmi'l-hads ve erhi, s. 43.

[551] bnu Teyniye'nin fetvalarndan birinde geen sznden alnmtr (Ka-v'idu't-tahds, s. 83).

[552] htisru 'ulmi'i-hads, s, 47.

[553] Tedrbu'r-rv, s. 53.

[554] Hattb, hafz Hamed'dir. Abdullah'n rivayet ettii zere mim'in fethasyle olup mim'den sonra hemze yoktur- Abdullah Hattb'ye ismini sormu, o da Hamed'dir demitir; fakat halk Ahmed diye yazmtr. Hattb, fakh, edb ve muhaddistir. Birok eserleri vardr: Eb Davud'un Snen'ine erh olarak yazd Me'limu's-snen de bunlar arasndadr. Kitab matbdur. Ayrca Sahlh-i Bu-hri'yi erh etmi, ona da 'Imu's-snen adn vermitir. Zaman zaman nisbet edildii Bst'de 388 trihinde vefat etmitir.

[555] erhu'c-nuhbe, s, 12.

[556] Tedrbu'r-rv, s. 57.

[557] thtisru 'ulmi'I-hads ve erhi. s. 43,

[558] Tedrbu'r-rv, s. 55; Tavzhu'l-efkr. c. I, s. 196.

[559] Ihtisru 'ulini'l-hadSj 3. 44,

[560] Ame hafz Abdurrahman b. Hseyin, Zeynddn el-Badd el-'Irk'dir. mm, mukr, fakh ve uslc olup ii' mezhebinde idi. 'TJIrau'l-bads sabasnda pek ok kitaplar vardr. Elfiyye's mehurdur. H. 806 trihinde vefat etmitir.

[561] el-B'isu'l-hass, s, 29.

[562] Hafz Eb Muhainraed el-Hse^in b, Mes'd elrFcrr el-Bcav (v. 5i6)'dir.

[563] Tedrbu'r-rv, s. 55.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 129-133.

[564] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 54, Bu tbirlerde lgat mnlarnn daha ok dikkate alndn gstermek zere muhaddislerin ok beendikleri rivayetlere

Hadslerin en ceyyidleri ve gz bebekleri" (el-Cmi* li ahlk'r-rvl, c. VII, v. 127)

Bundan daha. hads yoktur" (el-Cmc ,c. VIIj v. 134) demelerini misl olarak zikredebiliriz. Muhaddisler hads lgatini ve stlahlarn kullana kullana o hle gelmilerdir ki, beendikleri bir fikir ve gr hakknda kanaatla-

nm sylemek iin dah demilerdir (et-Tavzh, c. I, s. 327).

Tedlsde dah -ki ileride greceimiz zere tedls, hadsin zayf olduunu gsteren sebeplerdendir - mnekkidler cevdet ve tecvd tbirlerini kullanmlardr. Bir rv senedden zayf rvleri atp, tedls-i tesviye suretiyle onlarn yerine zayf olmayan rveri zikredince Senedi ceyyid yapt" derler Bk. TavrfhuM-efkr, c. I, s. 376).

[565] TedrbuV-rv, s. 58.

[566] Tedrbu*r-rv, s. 58.

[567] erhu'n-nuhbe, s. 12-14; ^* Suyt, Elfiyye, s, 93. dip not.

[568] tibr*a elverili olan 2ayf hadsler hakknda da bzan bu tbir kullanltr (Bk. Tedrrbu'r-rv, s. 58).

[569] el-Cmi* li ahlkVrv, c. VII, v. 135 a-b.

[570] Ayn eser, C. VII. s. 135 a.

[571] Bk. Tavzhu'I-eflcr, c. I, s. 193; Ihtisru 'ulmi'I-hads, s. 46.

[572] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 133-136.

[573] Tedrbu'r-rv, s. 59.

[574] Bu taksim hakknda bnu Hacer "lzumsuz gayret" demektedir (Suyt, Elfiyye, dip not, 58).

[575] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 137.

[576] Kav'idu't-tahds, s. 114.

[577] erhu'n-nuhbe, s. 17.

[578] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 284.

[579] htiam "ulmi'l-hads, s. 5a.

[580] Tedrbu*r-rv, s. 71; kr. Karf, erhu't-TerJdh, s. 164 (Kahire, Matbaatu'l-Hayriye, 1306). bnu's-Salh'n mutlak bir ifdeyle sahabe mrsellerini, birbirlerinden yaptklar rivayetler, eklinde gstermesini Suyt, tenkd etmitir. En dorusu ye demekdir: "Sahabenin rivayetlerinin hepsini deil, ekserisini, birbirlerinden yaptklar rivayetler tekil eder*' (Bk. Tavzihu'I-efkr, c. I, s. 317). Bz limler sahabenin mrseli mevzuunda pek titiz davranarak bu tbiri luballik ile tavsf ederler ve gerekte sahabenin mrseli dye birey olmadn sylerler (Bk. Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 295).

[581] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 291. Bz limler msamahakr davranarak, titiz-likleriyle m'rf, gvenilir hads immlannin mrsellermi kabul etmilerdir (Bk, Tavzhu*I-efkr, c- I, s. 287).

[582] Kav'idut-tahds, a. 125-126. Buraya Delhi'de ta basma olarak tab* edilen 'trk'nin Elfiyye'si kenarndaki, Sehv!nin Fethu'l-mus'inden naklen aln7 mr. Zhr'nin kk tbi'ler arasnda zikredilmesine itiraz edilmitir. Zr o, n veya daha fazla shbye mlk olmutur. bnu Hallikn se onun on sahbyi grdn syler (Bk. Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 285).

[583] Tavzhu'l-efkr, c. I, sk 289.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 137-139.

[584] thtisru 'ulmi'l-hads, s. 53.

[585] Ihtisru 'ulmi'I-hads, s. 54; kr. Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 27.

[586] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 28.

[587] el-Kifye, s. 21.

[588] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 139-141.

[589] Tedrbu'r-rv. s. 73. Birbiri peine deilse, eddd b. Evs'ten rivayet eden mbhem iki kiide grdmz gibi hadis mnkat'dir; kr, erbu'n-nuhbe, s, 18.

[590] tikak hayli mkildi. Tavzhu'l-etkr, c. I, s. 327.

[591] Tavzhu'-efkr, c. I, s. 324.

[592] htisru 'ulrr.i'I-hadsj s. 55.

[593] Tavzhu'l-efkr; c. I s. 350.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 142.

[594] Tavzhu'l-efkTj c. I, s. 366,

[595] Bunu u'be sylemi, fi' ise nakletmitirf ej-B'isu'1-hass, s. 58).

[596] Ihtisru 'ulrm'l-hads, s. 58.

[597] Ma'rifetu ulmi'l-hads, s. 111-112.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 142-143.

[598] thtisru 'ulmi'l-hads, s. 59.

[599] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 369

[600] Bu nevi' ve daha sonraki iki nevi' iin bk. el-B'isu'!-hass, s. 6o.

[601] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 143-144.

[602] Sem''nin Mver'u'n-nehir hakkndaki hikyesi iin bu kitabn 54. sayfasndaki 2 numaral dip nota bk.

[603] Bu hususta geni bilgi almak iin bk. Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 372.

[604] Byk hafz Hueym b. Ber b. Eb Hazm, Ziihri, (Amr b. Dnjy Mansr b. Zdn, Husayn b. Abdirrahmn, Eb Bir, Eyyb es-Sahtiyn ve dier birok zevattan hads almtr. Onun hakknda Zeheb yle der: "Hueym'in hafz olduunda phe yoktur; ne var ki o, ok tedls yapm ve iitmedii kimselerden hads rivayet etmitir". Hue>m, 183 trihinde vefat etmitir. Terceme-i hli iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 2^8.

[605] el-Kifye, s. 361.

[606] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 105; k. Tedribu'r-rv, s. 79. Bu nev' tedise tedlsi) denir. Zi Hueym burada "

demi olmakla beraber, atf harfiyle zikredilen Mure'den hibir ey iitmemitir. Husayn'dan ise pekok badis duymutur. Bu Husayn, Hueym'in hads ald zevat arasndaki nceki haiyede ad geen Husayn b. Abdirrah-mn'dr. Suyt'nn Tedrbv'r-rv'deki ifdesi daha sarihtir, Hueym diyor ki:

"Senedinde dediim btn hadsleri, bahsedilen ahstan duymaini- imdr".

[607] Ma'rifetu 'ulmi'-hads, s. 104. Bu, Tedrbu'r-rv, s, 79'da da nakledilmektedir.

[608] Allme, hafz eyhu'l-islm Sfyn b. 'TJyeyne b. Meymn. Eb Muhammed el-Hill el-Kf'dir. 'Arar b. Dinar, Zhr, Ziyd b. 'Alka, Eb shal, Esved b. Kays, Zeyd b. Elem, Abdullah b. Dnr, Mansr b. el-MuHemir ve AbdurraKman b. el-Ksmfdan hads iitmistir. Hadsleriyle ihticc edileceine dir imrnlarn ittifak vardr; fakat sika rvlerden tedis yapard. 198 trihinde vefat etmitir (Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 262).

[609] Tavzih u'1-efkr. c. I, s. 351; Tedrbu'r-rv, s. 78."

Kat' tedlsi" dedikleri budur; zr rv edatn sy lemiyerek (kat' edeiek) flnun" diye eyhinin ismini sylemekle iktifa etmektedir. Nitekim bnu "Uyeyne de demi; fakat Zhr hadsi ona tahds mi etmi sylemi mi yoksa Zhr'den iitmi mi olduunu tyin etmemitir.

s. 136'da tamamen bunun ayn olmamakla beraber buna benzeyen bir tedls- isnd misli vermitik; fakat burada yeni bir hkm elde etmek in tekrarladk.

[610] Tedrbu'r-rv, s, 77. Burada yle denmektedir; "bnu Abdi']-Berr demitir ki: -.. .u hle gre ne Mlik, ne de-bir bakas tedlsten kurtulabilmitir " .

[611] Tavzhu'l-efk, c. I, s. 347, Bzlar bunun tedlsten ziyde sahabe mrsel-lerine yakn olduunu sylemektedir. limler, grdmz zere, sahabe mrselle-riyle ihticc etmektedirler. Ayn zamanda onlar, aklayacamz zere, rr,tsel ile mdellesi birbirinden ayrrlar. Daha nce de dediimiz zere, bnu Abbas'm rivayetlerinin ounun rmirsel olduunda phe yoktur. Ne var k, baz Grsellerinde, tedlise ilhak edilecekleyin bir kapallk vardr. Tekrar edelim: Tedlsten kurtulanlar ne kadar da azdr

[612] A'me, Sleyman b. Mihrn el-Kf'dir. Aslen Rey'lidir. Enes b. Mlik'i gip hads almtr. Mehur muhaddislerden biridir. Tbi'nin kklerinden say.il-maktadr. Mzn'da da sylendii zere, tedls yapmaktan baka bir kusurunu bulamamlardr. Zeheb diyor ki: Az miktarda zayf rvyi tedls ettii olmutur. dediklerine sz yok; fakat lfzyle rivayet ettiklerinde tedls ihtimli mevcuttur. H. 148 trihinde vefat etmitir.

[613] Katde b. Di'me b. Azz ed-Devs. el-Easi'dir. Anadan doma a'mdr. Hafz, allme ve sikadr. Abdullah b. Sercis, Enes b. Mlik, Sa'd b. el-Mseyyeb ve Ebu't-Tufeyl'den hads ri\yet etmitir. Tedls ile mruftur. bnu Ma'n onun ne Sa'd b. Cubeyr'den, ne de Mchid'den iittiini syler, u'be ise, onun Eb Rfi'den sem' olduu bilinmektedir, diyor. Vst'ta t'un hastalmdan 118 trihinde lmtr; 117'de ldn syleyenler de vardr.

[614] Hasen b. Ebi'l-Hasen Yesr el-Basr, Ensrrn mevlscbr. Tbi'nin byklerinden ve zhd le mehur olan limlerindendir. Mzn'da onun hakknda syle denmektedir; sikadr; fakat Eb Hureyre'den tedls yapardiye rivayet ettii hadsler nizacsi2 hccettir. H. no trihinde vefat etmitir.

[615] Abdurrezzk b. Hemmm es-San'n'dir. Mzn'da: "sifea olan mehurlardandr; rivayetinde tedls yaptn gsteren almetler vardi", deniyor. 2ti trihinde vefat etmitir.

[616] Veld b. Mslim, Ebu'l-'Abbs ed-Dimek'dr. Ben meyye'nn mevlsdr. Mzn'da ona dir u szler sylenmektedir: "Mehurlardan olup amllarn limidir." Eb Misher diyor ki: Veld mtidellistir. Yalanclardan tedls yapt ok olmutur, dedii zaman timat edilmez; zr yalanclardan tedls yapar. dedii ise hucftu.ii. 195 trihinde vefat etmitir (kr. Tezkiratu'-huffz, c. I, s. 302).

[617] Tedls ile mehur olan bu imamlarn hc.pbi de Sahiheyn rvilerSndcndir. Tavzhu'l-efkr sahibi buna iaret etmektedir, c. I, s. 353-354. Bir ksmm du Suy, Tedrbu'r-rv'de zikretmektedir, s. 80.

[618] bnu Cureyc, Mekke'li fakh Abdumelit b. Abdulazz \>. (Jureyc er-Rn olup Emevlerin tnevlsdr. lk olarak kitap yazan odur. 150 liiinde vefat tt-imtb (Tezkratu'l-huffz, c. j s. 169-170).

Ma'mer ise, mehur muhaddislerden olup hccet saylan bir imamdr. Ad Ma'mer b. Rid, Eb 'Urve'dir. Ezd'lilerin mevlsdir. Makbul olan gre nazaran 153'de vefat etmitir (Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 190-191).

[619] Byk hafzlardan olup birok eseri bulunan Muhammed b, Hibbn b. Ahmed b. Mu'z el-Yemn el-Bsti, Eb Htim'dir. Be cihlik (et-Teksm ve'l-Enva' adli eseri ne bblara gre, ne de msnedler gibi alfabetik olarak tasnf edilmitir; onun kendi cd ettii fevkalde bir tasnif tarz vardr. 354 trihinde vefat etmitir.

[620] Tedrbu'r-rv, s. 79.

[621] Ayn eser, s. 80.

[622] Ek. Tavzhu'I-efkr, c. I, s. 356.

[623] erhu'n-nuhbe, s. 18.

[624] Eb Osman en-Nehd, Abdurrahman b. el-Basr'dir. Asr- saet idrk etmi; Hz. mer zamannda irtihl etmi; H2. mer'den ve bz sahabeden hads dinlemitir. H. o trihinde veya bir mddet sonra vefat etmitir (Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 65).

[625] Kays b. Eb Hazm, Ebn Ahdillh el-Ahmes el-Kf'dir. Kfe muhaddisdir. Raslullah (s.a.v.)' grmek ve ona bey*at etmek iin yola km; fakat Kays yolda iken Raslullah (s.a.v.) vefat etmitir. Hz. Eb Bekir, Hz. mer, Hz. Osman, Hz. Ali ve birok byk sahbden sem'i vardr. Onun hakknda Zeheb: "hadsleriyle btn slmi eserlerde ihticc edilmektedir", der. Hicretin 97. ylnda vefat etmitir; Be vefat ettiini syleyenler de vardr (Tezkiratu*l-buffzj c. I, s. 61).

[626] erhu'n-nuhbe, s. 19.

[627] el-Kifye, s. 357.

[628] Ma'rifetu 'ulrni'l-bacs, s. 103.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 144-150.

[629] Buna I(el-Ma*ll" de denir. Nitekim Buhr, Tirmiz ve Hkim'in szlerinde

de byle gemektedir. Bunun en iyisi tek lm ile yazlan peklinde olandr; zr bu kys olarak fiilnin mef'ldr. tbiri se oy al ad,megul etti, mnsna gelen fiilinin mef'ldr; fakat bu fiili onlar kullanmamlardr. Bk. Tedrbu'i-rv, s. 88.

[630] Kr.5. Tedrbu'r-rv, s. 89.

[631] erhu*n-nubbe5 s. 21; buradan naklen Tavzhu'l-efkr. c. II, s. 29.

[632] el-Cmi' li ahlk'r-rv, c. IX, s. 177,

[633] Byk hafz imm Abdurrahmn b. Mehd, b. Hasen'dir. Knyesi Eb Sa'd el-Basri'dir. Ezd'lilerin mevlsdr. Benu'l-'Anber'in mevlsdr diyenler de olmutur, Ahmed b. Hanbel onun hakknda: "Yahya el~Kattan'dan daha fakh, Vek'den daha salamdr", demitir. 198 trihinde vefat etmitir (Bk. Tezkiratu'l-huffz, c. , s. 329).

[634] Ma'rifctu 'uluroi'l-hadSj s. 113.

[635] Bk. TedrbuVrv, s. 89; el-B<isu'!-hass. s, 71. Yine Abdurrahmn b. Mehd: "Bir hadsin illetini renmek, yanmda olmayan yirmi hadsi yazmaktan bana daha makbuldr" demektedir... el-Cmi( li ahlk'r-rv, c. X, s. gi. Ayn szler iin bk. Ma'rifetu 'ulmi't-hads, s. 112.

[636] el-Cm! ahlk'r-rv, c. VII, v. 128 a.

[637] erh'n-nuhbe, s. 21.

[638] Tedjbu'r-rv, s. 91. bnu*l-Medni'n:r terceme-i hli verildi.

[639] Halll diye rc'ruf, Eb Bekir, Ahmed b. Muhammed b. Hrn el-Badd |el-Hanbel'dir. Kitab birka cilt halindedir. {Bk. er-Risktu'1-mustatrafe, s. m).

[640] er-Risletu'1-mustatrafe, s. 111.

[641] Hafz Zeynddn Ebm'l-Fercc, Abdurrahman b. Ahmed b, e-Hseyin b. Muhammed ei-Badd ed-Dmek el-Hanbel, tbnu Receb diye m'rftur. 975 trihinde vefat etmitir (er-Risletu'I-mustairafe. s, 111).

[642] Zhiriyye ktphanesinde yazma olarak 40 numaral mecmu'ada bulunmakta olup kk boy 24 varaktan ibarettir.'Muhtelif hatlarla yazlm 325 varaktan mteekkil birka risieyi muhtevi bir cilt idinde bulunmaktadr, (Bu eser Dr. smail Cerraholu ve Dr. Talat Koyiit tarafndan nere hazrlanm ve I. cildi Ankara niversitesi lahiyat Fakltesi neriyat arasnda 1963 ylnda baslmtr (mtercim).

[643] Ali b. mer b. Ahmed b. Mehdi, Ebu'I-Hasen Drekutn diye mehurdur. Badat'taki Dn'l-kutn'a nisbet edilmektedir. Hadste Emtru'-Mu'minndir; S-nen'i vardr. 385 ylnda vefat etmitir (er-RisU;tu'l-nustatrafe, s. 19).

[644] htisru 'ulmi'I-hadis, s.70

[645] er-Ri'letu'1-mustatrafe, s. 111.

[646] erhu'n-nuhbe, s. 21.

[647] es-Sc, Eb Yahya, Zekeriy b. Yahya ed-Dabb el-Basri'dir. Basra muhad-disidir. 307 trihinde vefat etmitir. Zeheb diyor ki: 'Ilelu'l-hads mevzuunda onun byk bir mtehasss olduunu gsteren deerli bir kitab vardr (er-Risletu'l mustatrafe, s. 11).

[648] Kitabnn ad el-'Ilelu'l-miitenhiye fi'I-ahdsi'l-vhiye'dir. bnu Cevz, bu kitab sebebiyle tenkdlere uramtr (er-Risletu'1-mustatrafe, s. 111).

[649] Kitabnn ad ez-Zehru'1-matll fi'1-haberi'l-ma'Il'dur (Tedrbur-rv,e. 91).

[650] Tedrbu'r-Rv, s. 89; ayn bilgi iin bk. Tavzhu'l-efkr. c. II, s. 27-28.

[651] el-Cm' i ahki'r-rv, c. VII, v. 127 b.

[652] Ayn eser, c. X. v. 191. Hatib'l-Baddi, el-Cmi'de msnidn illetleri aklamas me\z'una bir bb ialss etmitir (Bk. gsterilen yer).

[653] Tedrbu'r-Rv, s. 89.

[654] Hkim'in Ma'rifetu 'uimi'l-hads'inde s. 113-119 arasnda bu on ksm da mevcuttur. Suyt de Tedrbu'r-rv'de Hkim'den naklen bu on ksm misalleriyle birlikte zikreder (Bk. s. 91-93).

[655] Ma'rifetu 'ulmi'-hads, s. 119.

[656] Ma'rifetu 'ulmi' 1-hads, s. 115.

[657] Ma'rifetu 'ulmi'-hads, s. 117. AUme Ahmcd akr, Hkim'in, hadsi mu'allel sayd illetin iyi olmadn; zr hadsin evhi'd ve mtbi'lerinin bulunduunu sylemitir (Bk. el-B's'l-hass, s. 76).

[658] Hadsin tamm yledir:

[659] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 117-118.

[660] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 113-114.

[661] el-B'is'I-hass, s. 77.

[662] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 27.

[663] el-B'is'1-hassj s. 77-78; kr. Tavzhu'l-efkr c. , s. 33-34.

[664] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 27.

[665] Ma'rifet 'ulmi'I-hads, s. 112-113.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 150-156.

[666] Bu stlah, iin karp nizmnn bozulmas mnsnda kullanlmtr. Asil da, ok hareketli olup birbirir-e arpmas sebebimle Drdga hareketi) sznden alnmtr. Eer r'nin fethasyla muztarab denilse idi, ztrbn istn-i mekn oiur ve stlah mnnn daha iyi belirmesini temn ederdi. Zr muztarib hads gerekte rvnn \cya rvlerin yalpaarmm grnd, bir yerdir (Ek. Elfiyyet'- Suyt, s. 118, dip not.)

[667] Kr. Tedrbr-rvi, s. 93.

[668] Tavzh'l-efkr, c. II, s. 47. Rvsi ister bir, ister daha ok olsun, rztrbm rvnin zabt edemeyii sebebiyle meydana geldii ik: Jr. Bir rv bir hadsi deiik bir ok ekillerde rivayet etmis*v o rvnn ?abt sahibi olduu dnlemez; zr on.un muhtelif ekillerde rivayet etmesi bir nevi tenakuzdur. ayet muztarip hadsin rvleri birden fazla se, hepsinin de zabt sahibi olmad kabl edilir; yalnz bu noksan tercih yoluyla bzlarndan giderilebilir.

[669] TedribuT-rv, s. 93.

[670] erku'n-nihbe, s, 22. s Tedrbu'r-rv, s. 94.

[671] Bu fikri, Tavzh'I-efkr, c. II, s, 47'de Hafz 'Al'den bnu Hacer'in ald sylenmektedir. 'Al'nin ad: Salhuddin Eb S'd Halil b. Keyked b. Abdil-lh ed-Dimek, el-Makdis, e-fi''dir 761 trihinde Kuds'te vefat etmitir. Cmi'u't-tahsl f ahkmi'l-mersl ve htisru cami'i'1-usl li'bni'1-Esr el-Cezer eserleri arasndadr, Terceme-i hli iin bk. er-Risletu'I-mustatrafe, s. 62-63.

[672] 'Al'den bnu Hacer'in ald seneddeki ztrbn alt ekli: a) Vsl ve irsalin tearuzu, b) Vakf ve rafn tearuzu, c) ttisal ve inkt'n tearuzu, dj Hadsi bir topluluk bir adamdan, o tabi'iden, o da sahbden rivayet etmiken, o adamn hadsi baka bir tabi'denj onun da ayn sahbden rivayet etmesidir, e) Birinin, iki isnadn birinde ziyadelik yapmas, f) Bir rvnin sika veya zayflnda tereddd ediyorsa, onun ismi ve nesebinde ihtilf edilmesidir. Bu alt ekli misalleriyle bir likte grmek iin bk. Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 38-47.

[673] s. 98-103.

[674] s. 89-91. Ayrca Suyt, metni muztarib hadse misl olarak bunu zikrettikten tonra der ki:

"Berice bunun - metni muztarib hadsin - en gzel misli, mezkr besmele hadsidir; zr bnu 'Abdi'1-Berr zikredildii zere bunun muztarib olduunu sylemitir. Bzan illetleri ayn olduu iin muztarib, mu'allel ile birleir." Tedrbu'r rv, s. 95.

[675] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 37.

[676] Tevzhu'l-elkr, c. II, s. 36-37.

[677] Tedribu'r-rv, s, 95.

[678] Ayn eser, s. 91.

[679] Suyt'nin bu meseleye teliuk eden (Tedrib'r-rv, s. 95)'deki sz Zer-| ke'nin Muhtasarndan nakledilmitir. Zcrke divor ki: "Bazan klb zz ve iztrib; sahih ve hasen hadislerde dah bulunabilir".

[680] eI-Btsl-hass, s. 78.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 156-160.

[681] Bu trfi, maklb hadsin ksmlar hakknda sylenen btn szleri toplamak suretiyle yaptk.

[682] Hadsin tamam yledir :

Yedi snf insan Allah Tala, hibir glgenin bulunmayaca gnde, Ar'mn glgesinde glgelendirir: Bunlar, Adaletli devlet reisi, Allah'a ibdetle byyp yetien gen, kalbi nu'scidlere bal kimse, Allah rzs iin sevien ve bu uurda birleip bu sevgi ile ayrlan iki k]$, cemiyette mhim bir mevkii olan gzel bir kadn kendini ona takdim ettii halde "ben A Han'dan korkarm" diyerek reddeden kimse, sa elinin verdiini sol eli duymayacak ekilde gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah' anarak gzleri yala dolup taan kimse (Ek. erhu'n-nuhbe'* s. 22; kr, Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 106).

[683] erhu'n-nuhbe, s. 2a.

[684] Gsterilen yerden naklen el-B's'1-hassj s. 97.

[685] erhu'n-nuhbe, s. 22.

[686] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 99.

[687] Salim b. Abdillah b. mer b. el-Hattab, el-Kure, el-Adev'dir. Tabinin ileri gelenlerinden ve limlerinden olup, ayn zamanda Medine'nin yedi fakhinden biridir. 106 trihinde Medine'de vefat etmitir. (Tehzbu't-tehzb, c. III, s. 456}.

[688] Nfi% Medine'deki Tabi'n byklerinden biridir. Nfi'u'l-Meden'nin knyesi Eb Abdillh'dr. Nfi' henz kkken Abdullah b. mer O'nu, itirak ettii gazvelerden birinde esir olarak almt. mer b. Abdilazz: Nfj'i Msr'llara hads retmek iin gndermiti. Sika ve ok hads rivayet eden bir muhaddistir. 117 trihinde vefat etmitir (Bk. Tehzbu't-tehzb, c. X, s. 412).

[689] O'nun hakknda Buhr: Mnkeru'l-hads; Nese: Metruk;; Cevzekn Yalan sylerdi; bnu Hibbn: Hads uydururdu, demektedirler (Mzn'dan alnmtr); kr. Tavzhu'l-efkr c. II, s. 101.

[690] Bu sonuncu isndla hadsi, Mslim Sahh'ine almtr. Rivayet edenler de: u/be, Sevr, Cerr b. Abdilhamid, Abdulaziz b. Muhammed ed-Derverd olup, hepsi de Sheyl'den rivayet etmitir (Kr. Tavzhu'l-efkr, c. II, s, 101}.

[691] Tedrbu'r-rv, s. 107.

[692] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 102.

[693] el-Cami' li ahlk'r-rvi, c. I, v. 17.

[694] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 102-103.

[695] Ayn eser, c. II, s. 102.

[696] Tedrbur-rv, s. 107.

[697] Tedrbu'r-rv, s. 106-107; Tavzhu'l-efkr, c. II. s. 104; Suyt Efiyye, s. 122.

[698] TavzhuJl-efkr,_c. II, s. 103.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 160-164.

[699] Hadscilerin byk ounluu tarafndan rivayet edilmedii iin bu ad verilmitir (Bk. Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 377).

[700] Tedrbu'r-rv, s. 81.

[701] erhu'n-nuhbe, s, 14.

[702] mm fi', tantmaya lzum hissedilmeyecek derecede meshr olan, yeryzn ilimle doldurup taran ve kendi adiyle anlan nvzhebin sahibi Muhammed b. drs b. el-Abbs b. Osman b. fi''dir. te bu sonuncu dedesine nisbet edilmi ve fi' diye tannmtr. Kureyli, Muttalib oullarna mensb ve Mekke'lidir. Knyesi: Eb Abdilh'dr. Annesi Ezd kablesindendir. mm Mlik, Sfyn b. 'Uyeyne, Abdulmelik b. el-Mcin*dan hads-rivyet etmi ;kh Mslim b. Hlid ez-Zenc'den renmitir. Tefsir, hads, fkh ve edebiyat sahalarnda pek ok eseri vardr; fakat bunlarn en mehuru er-Risle*sidir. Ayrca el-Um ve el-Mebst adl kitaplar da vardr. Basra'da 204 trihinde, eidrt yanda iken vefat etmitir.

[703] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads s. 1 g; bundan biraz farkl olarak da Tcdrbu*r-rv, s. 81 ve Tay7hu*l-efkr, c. I, s. 377'de mevcuttur.

[704] htisru 'umi'l-hads, s. 6.

[705] Ayn eser, 6ij 63.

[706] Byk imm, emsddin Eb Abdillh Muharrrmed b. Eb Bekir b. Eyyb b. Sa'd b. Harz ez-Zer', ed-Dimek el-Hanbel, bnu Kayyim el-Cevzyye diye mehur olmutur. 751 trihinde Hakk'n rahmetine kavumutur.

[707] setu'l-Iehfn, s. 160. Talk- selse'nin Rasl-i Ekrem zamannda, Hz. Eb Bekir'in hilfeti esnasnda ve Hz. mer devrinin balarnda bir olduunu syleyerek bn-i Abbs hadsine dil uzatanlarn reddi hakkndadr.

[708] Ma'rifetu'ulmi'l-hads, s, 119.

[709] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. ng-:2o.

[710] Tedrbu'r-rv, s. 81; kr. Suyt, Elfiyye, s. 92, dip not.

[711] Ma'rifetu 'ulroi'l-hads, s. ng. Bunu mu'allel hads hakknda sylediklerimizle karlatrnz.

[712] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 379. Hadsin illetleri hakknda sylediklerimizle karlatrnz.

[713] htisru 'ulmi'l-hads, s. 61; mehur olan haber-i vhidler hakknda sylediklerimizle karlatrnz.

[714] Bk. bu eser, s. 46, not. 3.

[715] ir Humus szyle biliyye'yi kasdetmektedir; zr Ibiliyye'ye Humus da denir. bnu'l-'Arab de biyye'lidir.

[716] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 381.

[717] mm Beyhak, Eb Bekir, Ahmed b. el-Huseyin b. Ali'dir. Nsbur'a yirmi fersah uzaklkta bulunan Beyhak kyndendir. Beyhak'nin pek ok eserleri vardr; bunlarn bin kadar olduu sylenir. En mehurlar: es-Sunenu'1-kubr ve-De-lilu'n-nbvve'sidir. Beyhak, 458 trihinde vefat etmitir (Bk, er-Risletu'I-mus-tatrafe, s. 25-26).

[718] Tedrbu'r-rv, s, 82. Metni z olan hadsin misli budur; zr hadisi bu lfzla yalnz Abdulvhid b. Ziyd rivayet etmektedir. Halbuki A'me'in arkadalar olan sika rvier bu hadsi Raslullah (s.a.v.)'n sz deil, fiili olarak rivayet etmektedir.

[719] Kd, hafz el-Hall b. Abdillh el-Kazvn (v. 446)'dir. el-rad f 'ulemi'l-bld adl bir eseri olup bundan kendi zamanna varncaya kadar muhaddiseri ve dier limleri ehir srasna gre zikretmitir. Bilhare bnu Kutluboa {v. 879) bu eseri alfabetik "l.rak yeniden tertiplemitir (Bk. er-Risletu'l-mustatrafe, s. g7).

[720] thtisru 'ulmi'1-hadis s. 61

[721] Tedrbrr-rv, s. 8,

[722] htisru 'ulmi'l-hads. s. 6.

[723] Tavzhu'l-cfkr, mellifi c. I, s. 384'de HaH'yi byle mdfaa etmektedi.

[724] Bu eserdeki Mu'allel hads bahsinin sonuna bk.

[725] z hads haldandaki muhtelif grlerin mnkaasna girmeyeceimize dir okuyucuya sz vermemize ramen, buna mecbur kalmz sebebiyle zr beyn ederiz. z'n muhtelif tarifleri arasnda bir tezat bulunabilecei endesine kar5 gz yummay doru bulmadk. Mnkaa yapmadan bu tariflerin herhangi birini almak mmkn olmad iin, mmkn mertebe uzlatrmaya altk.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 165-171.

[726] Sahh ve Hasen hadsler arasnda mterek olan stlahlar bahsinde buna iaret etmitik; bilhassa bk. s. 128.

[727] Zr mnker, lgat bakmndan inkr etti veya, tanmad mnsnda smv mefldr. Muhaddisler de huss stlahlarnda kelimenin lgat mnsm dikkate alrlar.

[728] erhu'n-mihbe, s. is-14; s. 128'de sylediklerimizle bir defa daha kr.

[729] Hafz Eb Bekir, Ahmed b. Hrn el-Berdc'dir. Azerbeycan ehirlerinden -Berda'a yaknlarnda bulunan- Berdc'e nisbet edilmektedir. Ona Berda' de denmektedir.

[730] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 45.

[731] Ayn eser, c. II, s. 6.

[732] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 4, dip. not.

[733] Tedrbu'r-rv, s. 8a.

[734] buyt, ESfiyye, s. 93, 180-181, beyitler.

[735] erhu'n-nuibe, s. 14.

[736] Rey ehrinin hafz Abdurrahman b. Eb Hatim, Muhammed b, dris bj el-Munzir er-RzJdir; bin czlk bir msnedi vardr (er-Risletu'I-mustatafe, s. 54

[737] 'Ikrime b. Rab( et-Teym'nin mevls idi. Yahya b. Vessb'n talebesi oie Acme'den kraat tahsil etmitir.

[738] erhu'n-nuhbe, s. 14.

[739] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 6.

[740] Tavzhu'I-efkr, c. II, s. 7.

[741] Tcdrbu'r-rv, s. 85.

[742] Suy, Elfiyye, s. g4, dip not.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 171-174.

[743] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads, s. 57.

[744] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads, s. 57.

[745] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads, s. 56-58.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 174.

[746] Bu sebeple el-Ksim, mevkuf hadsi zayf hads nev'ileri arasnda say! mr. Maktu' hadisi de ayn gruba dhil etmitir [Bk. r^av'idu'-talds. s. 11 il kr, bu eser, s. 9).

[747] erhu'n-nuhbe, s. 2.

[748] Tavzhu'l-efkr, c. I, s, 262.

[749] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 268.

[750] htiam 'ulmi'l-hadis, s. 50.

[751] el-B'isu'1-hass, s. 50.

[752] Sa'id b. el-Mseyyeb'in ve e-'b*m terceme-i hlleri verilmiti. en-Neha'*-ye gelince; ad tbrhm b. Yezd b. Kay s el-Kf'dir. Irak fakhidir. H. 96 trihinde vefat etmitir. e-a'b onun vefat ettiini duyunca: "geride kendinden daha lim ve daha fakh birini brakmadan ld gitti" demiti. a*b'ye: Hasenu'l-Basr ve bra 3xi* bi-akaiad m? diye-soaklarna". Khayr ne Hasenrl-Basr*yi, ne Ibnu Srin'i, ne Basra'dan, ne Kfe'den, ne Hicaz'dan, ne am'dan hi bir kimseyi brakmadan gitti", karlm vermitir.

Mesrk ise, !bnu'l-Ecda( b. Ml el-Kf'dir. Abdullah b. Mes'd'un arkadalarndan fakh bir limdir. 6a trihinde vefat etmitir.

[753] Kr. el-Kifye, s. 133.

[754] el-B'isu'1-hass, s. 101.

[755] El-baisuI-hasis, s. 99

[756] Bk, el-B'isu'1-hass, s. ioo. Ahmed Muhammcd kirin n

[757] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 175-180.

[758] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 181.

[759] Tavzhu l-eikr, c. I, s. 254

[760] Bu misli hafz bnu Hacer (erhu'n-nuhbe, s. 26)'da zikretmitir. Bunlar -ona gre- lfz Hz. Peygamber (s.a.v.)'e Sarahaten ulaan nevilerdendir. bnu Hacer, bunlarn peinden, Hz Peygamber (s.a.v.)'e hkmen ref' edilen kavil, fiifve takrire tane de misl getirmektedir. (Bk. s. 27-28). Bu misallerin ou Mevkuf hads hakknda sylediklerimizle ilgilidir. Tekrar a\n bahse dnmeye lzum grmyoruz.

[761] Tavzhul-efkr, c. I, e. ^59.

[762] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 181-183.

[763] Kav'idu't-ahds, s. 104; kr. Tavzhu'I-efkr, c. I, s. 58.

[764] el-Kifye, s. 21.

[765] Kr. TavzhuM-efkr, c. I, s. 259.

[766] Tedibu'r-rv, s. 60.

[767] Ma'rifetu *ulmil-kods, s. 18.

[768] Ayn csetj s. 19.

[769] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 17-18.

[770] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 19.

[771] Ysuf b. Abdillh b. Abdissamed b. Abdilberr en-Nemer eI-Kurtubs el-sti'b, et-Temhd, Cmi'u beyni'l-41tn ve fadlih adl eserlerin mellifi olup 4G3 ylnda veat etmitir (Bk. ezertu'z-zeheb, c, III, s. 314).

[772] Kr, htisru (ulmi*l-hads, s. 48.

[773] Tedrbu'r-rv, s. 60.

[774] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 258.

[775] Tavzhu'I-efkr; c. I, s. 258.

[776] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads, s. 19.

[777] Bk. Bu eser, Sahh hads blm.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 183-185.

[778] htisru 'ulmi'l-hads, s. 48.

[779] Tayzhu'l-efkr, c. I, s. 155.

[780] Tedrbu'r-rvj s. 60.

[781] Tavzhu'I-efkr. d, s. 260; ayrca dip nota da bk.; kr. Tedrbu'r-rv, s.60,61.

[782] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 60.

[783] Kr. Kav'idu't-tahds, s. 104.

[784] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 185-186.

[785] Tavzhu'I-cfkr, c. I, s. 330.

[786] Bk. (Irk, erbu (ulmi'I-hads, s. 67.

[787] Kr. Mukaddemetu Sahihi Mslim, c. I, s. 23.

[788] bm's-Salh, 'Ulmu' 1-hads, s. 72.

[789] Nevevi erh S&hM-MsUaa, c. Is s, 128.

[790] Tavzhu'l-efkr, c. I, s. 235.

[791] Tavzhu*l-efkr, c. I, s. 335.

[792] Kav'idu't-tahds, s. 104.

[793] Nevev, erhu Sahihi Mslim, c. I, s. 14,

[794] Bu durum iin bk. Tavzihu'I-efkr, c. I, s. 336.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 186-188.

[795] Ayn eser, c. I, s. 337.

[796] Terceme-i hli daha nce verilmitir.

[797] Tavzhu'I-efkr, c. I, s. 338.

[798] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 188-189.

[799] el-KJfye, s. 288.

[800] Sahh-i Buhr ,c. III, s. 64, kftbu'l-vekle.

[801] Kav'idu't-tahds, s. 105.

[802] Tedrbu'r-rv, s. 117-118.

[803] Nevev, erhu Sahh-i Mslim, c. IV, s, 63.

[804] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 189-190.

[805] Kr. Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 8, dip not.

[806] erhu'n-nuhbe, s. 8.

[807] z hads ksmna bk.

[808] Suyt, Elfiyye, s, 95, 184. beyt hakkndaki dip nota

[809] erhu'n-nuhbe, s. 8.

[810] Ayn eser, s. 6.

[811] Ayn eser, s. 8.

[812] Ayn eser, s. 7.

[813] Tedrbu'r-rv, s. 88.

[814] Tvzhu'l-efkr, c. II, s. io. Bu, Hkim'in, "bir kiinin imamlardan birinden teferrd ettii hadsler" diye adlandrd ikinci hadstir. Bk. Ma'rifetu ulmi'l-

hads, s. .99.

[815] Ma'rifetu 'ulmi'I-hadis, s, 100.

[816] Tavzhu'I-efkr, . II, s. 10. Bkim'in: "Bir ehir halknn bir sahbden teferrd ettii snnetleri bilmek" adn verdii birinci nev'dir. Bk. Ma'rifetu 'ulmi'1-hads, s. 96.

[817] Ma'rifetu culmi'l-hads, 3. 99. Tlebu'l-hads iin yaplan seyahatler fasln-daki "Hads tedvininde muhtn tesiri'* ksmna bk. s. 50. Bz ehirlerin hads rivayetinde teferrd etmesinin mislleri (s. 41).

[818] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 1112.

[819] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 100.

[820] Ayn eser, s. 96-102;

[821] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 190-193.

[822] Ihtisru 'ulmi'l-hads, s, 187.

[823] erhu'n-nuhbe, s. 5.

[824] Bk. Bu eser, s,

[825] Bk. Bu eser, s,

[826] Bk. s. 125.

[827] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 92,

[828] Tedrhu'r-rv, s. 188.

[829] Gsterilen yer; kr. Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 92.

[830] Ebu'I-Hacc, Ysuf b. Abdirrahman, Dmek kylerinden olanMizze'ye nisbet edilerek el-Mizz diye tannmtr. Dmek*teki Erefiyye Dru'l-hads'inde 74a trihinde vefat etmitir .(er-Risletu'l-mustatraf, s. 126).

[831] Tdrbu*r-rv, s. 189. Hkim, bu hads hakknda sdece "sahih olarak tahrc edilmemitir" diyerekj Ma'rifetu 'ulmi'l-hads'ine almtr.

[832] Tedrbu'r-rv, s. 189

[833] Suyt, bunlarn mevzu* olduunu aka ifde ederek; "Btn bunlar btldr, aslszdr" demitir (Tcdrbu*r-rv, s. 189).

[834] Ihtisru ulmi'l-bads, s. 185.

[835] Btn bunlar hakknda daha mufassal bilgi almak iin bk. Tedrbu'r-riv, s. 189; kr. Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 408.

[836] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 409.

[837] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 94.

[838] ledrbu'r-rv, s. 189.

[839] Ma'rifetu 'ulmi'-hads, s. 93, 94.

[840] erhu*n-nuhbe, s. 5.

[841] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 402-403. dip not.

[842] Tedrbu'r-rv, s. 188; Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 407.

[843] Tcrceme- hli daha nce verildi.

[844] Tavzhu'Uefkr, c. II, s. 405, dip not.

[845] Nzhetu*n-nazar, s. 8; bunu Tedrbu'r-rv, s. 191 Men nakletmitir.

[846] Terceme-i hli daha nce verilmitir.

[847] Tedrbu'r-rv, s. 193.

[848] el-Cn', c. I, v. 13 b

[849] Kr. Kav'idu't-tahds, s. 108.

[850] Tedrbu'r-rv, s. 184.

[851] Tedrbu'r-rv, s. 185.

[852] Kr. el-B'isu'I-hass, s. 182.

[853] erhu'n-nuhbe, s. 31.

[854] erhun'n-nuhbe, s. 31; kr. Tedrbu'r-rv, s. 185.

[855] erhun'n-nuhbe, s. 32.

[856] bnu's-Salh, 'Ulmu'l-hads, s. 219.

[857] erhu'n-nuhbe, s. 32.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 193-199.

[858] Tedrbu'r-rv, s. 186.

[859] ibnuVSfcih, 'Ulmu'l-hads, s. 220.

[860] Tedrbu'r-rv, s. 186.

[861] bnu's-Salh, 'Ulmu'i-hads, s, 220.

[862] el-B'su'I-hass, s. 184; kr. Tedrbu'r-rv, a. 187.

[863] erhu'n-nuhbe, s. 31.

[864] Ihtisru 'ulmi'I-hadis. s. 184.

[865] Suyt, Elfiyve, s. 260, beyt 604.

[866] bnu's-Salh, 'Ulmu'l-hads, s. 222.

[867] Tedrbu'r-rv, s. 188; kr. bu eser, s. 107 sika rvlerden gelen nazil isnadn, sika olmayan rvlerden gelen 'l isnada tercih edilmesi bahsi.

[868] Eb Sfyn, Veki' b. el-Cerrh b. Melih b. 'Ad, er-Ru's, el-Kf; H. 128 trihinde doupj 198'de vefat etmitir. O'nun hakknda Ahmed b. Hanbel ve Yahya

b. Mfc'n der ki: Bizce Irak'taki en salam hadsci Veki'dir. (Bk. Trhu Badd,

c. XIII, s. 466-481).

[869] htisru 'ulmi'l-hads, s. 185.

[870] Terceme-i hli daha nce verildi.

[871] Tedrbu'r-rv, s. 188.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 199-204.

[872] erhu'n-nuhbe, s. 15; buradan da Tedrbu'r-rv, s. 85'de iktibas edilmitir.

[873] Tedrbu'r-rv, s. 85.

[874] Kr. Kav'idu't-tahds, s. 109.

[875] erhu'n-nuhbe, s. 15.

[876] erhu'n-nuhbe, s. 14.

[877] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 14; kr. erhu'n-nuhbe, s. 14.

[878] Tedrbu'r-rv, s. 8P.

[879] erhu'n-nuhbe, s. 15.

[880] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 15.

[881] Suyt, Elfiyye, s. 104, beyit 204.

[882] Nzhetu'n-nazar, s. 23; kr, Tavzhu'l-efkr. c. II, s. 11-12.

[883] htisru 'ulmi'l-hads, s, 64.

[884] el-Bi'su'Khasis, s. 64. Tcdrhu'r-rv, s. 85dcn naklen.

[885] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 204-207.

[886] el-B'isu'l-hass, s, 80 ile kr.

[887] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 50, dip not.

[888] Tedrbu'r-rv, s. 98.

[889] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 53, dip not.

[890] Tedribu'r-rvi, s. 97.

[891] Bu hadste idrcm bulunduunu, iinde sz bulunmayan dier birok rivayetlerden renmekteyiz. Bu rivayetlerin, zerinde ehemmiyetle durmaya en ok lyk olan, Sahh-i Buhr'deki u hadstir:

Eb Hureyre (r.a.) dedi ki: "Abdest eksiksiz alnz", zr Rasl-i Ekrem (s.a.v.): Cehennemde yanacak kelere yazk", buyurdu." Suyt, Tedrbu'r-rv, s, 96'da, Hatibu'l-Badd'den naklen, bu hadsin son rivayet ekliyle, "Eb Hureyre'den dem'in rivayeti olarak birok rv tarafndan nakledilmi olduunu" sylemektedir.

[892] Tedrbu'r-rv, s. 96.

[893] Tavzihu'l-efkr, c. II, s. 62,

[894] el-B'isu'1-hass. s, 82.

[895] tbnu Hacer Askaln, erhu'n-nuhbe, s. 2i-22*de isnddaki idiJdfh drt eklinden bahsetmektedir. Gsterilen yere baklabilir.

[896] Kr. el-E'isu'1-hass, s. 82.

[897] Bu rivayetteki idrc nev'i hakknda geni bilgi iin bk. Tedbu'r-rv, s. 98.

[898] Kr;. cI-B'isu'1-hass, s. 83.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 207-209.

[899] Tavzhu'-efkr, c. II, s. 65; Hiyetu lak'd-drer, s. 79.

[900] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 52, dip not.

[901] Tedrbu'r-rv, s. 98.

[902] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 209-210.

[903] Bu ekiller hakknda geni bilgi almak iin bk. Laktu'd-drer, s. 91; Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 62.

[904] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 210-211.

[905] bnu Cem'a'nm Hiyetu Lakt'd-drer, s, 136'daki Mselsel hads hakkndaki tarifi ile kr. bnu Cero'a diyor ki: Mselsel, rvlerinin bir sfat veya bir hl yahut bir keyfiyet zerinde ittifak ettii hadstir.

[906] htiam 'ulmi'l-hads, s. 189.

[907] erhu'n-nuhbe, s.34

[908] erhu'n-nuhbe, s.34

[909] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 30.

[910] Ayn eser, s. 33, 34.

[911] Ma'rifetu 'ulmi'l-hads, s. 34.

[912] Ma'rifetu 'ulmi'J-hads, s. 30.

[913] Tedrbu'r-rvi, s. 195.

[914] Ayn eser, s. 194,

[915] Hiyctu Lakt'd-drcr, 3. 135.

[916] Hiyctu Lakt'd-djer, 8. 136.

[917] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 212-216.

[918] erhu'n-Nuhbe, s. 22.

[919] Byk lgat limi Eb Ahmed el-'Asker, el-Hasen b. Abdillh b. Sa'd'dr; hads iml ve rivayeti stdhi yapt, Sm'atu'-i'r, el-Hikem ve'1-etnsl, el-Muhtelef ve'I-m'telef adl eserleri yazd. Eserlerinin en mhimmi, bu bahiste zikrettiimiz et/Tashf adl kitaptr. es-Sm'ateyn adl eserin mellifi Eb Hill el'Asker, el-Hasen b. Abdillh b. Sehl, onun talebelerindendir. Hem stadn, hem de eyhin ismij baba ad ve nsbesi ayndr. Bu sebeple Brockelmann, Trhu dbi'l-Arab, c. I, s. 127'de bu iki zt birbirine kartrm; bilhare bu hatasn anlayarak Zeyl'inde (Supplement) tashih etmitir. Eb Ahmed el-'Asker 382 trihinde vefat etmitir (Bk. Buyetu'l-vu't, s. 122).

[920] Bu eser Msr'da 1326 senesinde dikkatsiz bir. ekilde baslmtr. Eserin asl Dru'l-ktbi'l-Msnyye'de yazma olarak bulunmaktadr, tamamn 156 varaktr.

[921] et-Tashf, s. 3.

[922] et-Tashf, s. 9.

[923] erhu'n-nuhbe, s, 22.

[924] Hiyetu Lakt'd-drer, s. 95.

[925] htisru 'ulmi'l-hads, s. 192.

[926] el-Cmi(, c.IV, v. 64 a.

[927] el-Cmi1, c. IV, v. 63 b. Osman b. Eb eybe, hafz Ebu'l-Hasen Osman b. MuhammedMir; dedesi Eb eybc'ye nisbet edilmektedir. Kendisi ve kardei Eb Bekir b. Muhammed b. Eb cybe'nin miisnedleri vardr. Osman b. Eb eybe, 239 tarihinde vefat etmitir (Bk. er-Risletu'i-mustatrafe, s. 50).

[928] Tedrbu'r-rv, s. 197. Drekutn'nin tashf mevzuundaki kitab e, el-'As-ker'nin - biraz nce bahsettiimiz - kitabn bnu Hacer 'Askalnit erbu'n-nuhbe, s. 22'de bahis mevzuu etmektedir.

[929] Tedrbu'r-rv, s. 197; kr. el-Cmi(, c. IV, v. 64 a.

[930] Tedrbu'r-rv, s. 197.

[931] el-Cmi', c. IV, v. 64 a.

[932] htisru 'ulmi'l-hads, s. 192

[933] Tedrbu'r-rv, s. 196.

[934] erhu'n-nuhbe, s. 22. bnu Hacer metinlerde geen isimler zannedilmesin diye "isndlardaki isimler" demitir; tasnif isimlerde bile olsa, bir metne it bir tashf olarak kabul edilir.

[935] Ma'rifetu 'ulmi'l hadis, s. 146; kr. Ihtisru 'ulmi'l-hads, s. 193.

[936] elCmi% c. IV, v. 62 b.

[937] Ma'rifetu 'ulroi*l-hads, s. 148; kr. Tedrbu'r-rv, s. 19

[938] el-Cmi', c. IV, v. 62 b.

[939] Mari'fetm'ulmi'l-hads, 9. 15a.

[940] Hepsinin,' de terteme-i hli daha nce verildi.

[941] Ma'rifetu ulmi'l-hads, b. 150.

[942] Mlik'in Abdulmelik b. Kureyb'den rivayet etmediini sylemek istiyor; 2r bilindii zere Asma''nin ad Abdulmelik b. Kureyb'dir.

[943] Ma'rifetu 'ulmi'I-hads, s, 150.

[944] Bk, mesel: Tedribu'r-rv, s. 197.

[945] Bu tashfi Ahmed Muhammed kir, Sten i Tirmis'ye yazd erhd: mkemmel bir ekilde incelemitir (c. I, s. 67-70); yine onun tahkikli olarak nerettii Ahmed b. Hanbel'in Msned'indeki, 928 ve 989 numaral hadslere bakld zaman, orada, birinde dierinde de isimleri bulunan iki isnd glr.

[946] Tedrbu'r-rvi, s. 196. 197.

[947] bnu's-Salh, 'Ulmu' 1-hads, s. 233.

[948] Ma'rifetu 'ulmi' 1-hads, s. 151.

[949] Ayn eser, s.-221.

[950] Ihsaru 'ulmi'l-hads. s. 235.

[951] Ayn eser, s. 247,

[952] Tcdribu'r-rv, s. 235.

[953] Bu sebeple Musahhaf', lfz musahhaf ve mns musahhaf olmak zere ikiye ayrrlar (Bk. Tedrhu'r-rv; s, H)6. 197).

[954] el-Cmi1, c. IV, v. 63 a.

[955] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 216-224.

[956] Tedrbu'r-rv, s, 98.

[957] erhu'n-nuhbe, s. 20.

[958] Tedrbu'r-rv, s. 102; Tavzhu'I-efkr, c, II, s. 89'da bu szn Abduirahnan b. Mehd'ye it olduu sylenmektedir,

[959] erh'n-nubbe, s. 20.

[960] Tedrbu'r-rv, s. 102. mer b. Subh b. rImrn et-Teym'nin, Rasl-i Ekrem (s.a.v.) adna bir hutbe umdurduunu sylemesi Meysere b. Abdirabbih el-Fris'-nin, Ali b. Eb Tlib'in faziletine dir yetmi adet hads uydurduunu ikrar etmesi cmledendir.

Eb smet'in, el-Cmir lkabn almasnn sebebi Eb Hanfe ve bnu Eb

Leyl'dan fkh, Haccc b. End'dan hads, el-Keb ve Muktil'den tefsr, Eb shk'danmez okumu olmasdr. Onun bylece btn faziletleri nefsinde toplam Qduu kabul edilmektedir. Nh b. Eb Meryem hakknda Eb Hatim yle der: "Dprulktan baka her eyi kendinde toplamtr". Nh, Mansr'un hilfeti zamannda Merv kadl yapmtr (Bk. Tavzih u'l-efkr, c, II, s. 81).

[961] Tedrbu'r-rv, s. 88. Gramer hats hakknda s. 65'de sylediklerimizle kr,

[962] Tavzihu'l-efkr, c. II, s. 94.

[963] Tedrbu'r-rv, s. 99.

[964] et-Tehzb, c. VI, s. 179; kr. Tedribu'r-Rv, s. 100. ibnu Cevz'nin Mev-| zt'mda: senediyle merf' olarak rivayet ettii: m.

Allah ksra -yaratt ve onu koturdu. Ksrak terledi; Allah da kendini ondan yaratt!!", sz de bu cmledendir. Su>t. Tedrbu'r-rv, s.de bu sze ilveten der ki:

"Byle bir eyi mslman olan uyduramaz. Burada mtlehem olan Muham-med b. ca'dr; o da samimi bir dindar deildi. Senedde Ebu'l-Mhezzem de vardr, u'be onun hakknda diyor .ki: "Ona bir kuru verilse, elli hads uydurur!"

[965] el-Bi'u'1-hass. s. 91.

[966] Kr. Tedrbu'r-rv, s. 99.

[967] Laktu'd-drer, s. 83.

[968] Tedrbu'r-rv, s.

[969] erhu'n-nuhbe, s. 20.

[970] nzn, c. V, s. 7-8; kr. Tedrbu'r-rv, s. 100; Laktu'd-drer, s. 84.

[971] Tedrbu'r-rv, s. 100. Sa'd b. Tarf hakknda bnu Hibbn: hadis uydururdu, demitir. Yahya b, Ma'n de: Ondan rivayet etmek hi kimseye hell deildir, demitir. Hikyeyi Sa'd b. Tariften rivayet eden Seyf b. mer hakknda da Hkim: "Zndklkla ittibam edilmitir. Onun rivayetinin hibir nemi yoktur", demektedir (Kr. el-B'isu'1-hass, s. 89).

[972] Tedrbu'r-rvj s. 103.

[973] Gsterilen yer.

[974] Ebu'l-Abbas el-Kurtub, el-Mfhm erhti Sahh-i Mslim adl kitabn^ mellifidir. Onun ehl-i re'y fakhlermden bahs eden bu szn Sehv, Elfiyyet'I-y 'Irb f mustalaJu'l-hads'e yazd erhte yine ondan nakletmektedir, s. 111

[975] erhu'n-nuhbe, s. 20; Tedrbu'r-rv, s. 103; Tavzhu*l-efkr. c. II, s. 76. Hads drt Siinen*de de vardr. Yalnz Snen sahipleri, " r-Li.^- = ku*' s-zn zikretm emilerdir (Bk. Laktu'd-Drer, s. 2).

[976] Ahmed Muhammed kir, erhu Elfiyyeti's-Suyt f mustalahi*-hadis. s. 87-88; el-B'isu'I-hass, s. 93, 94; Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 76, 77.

[977] el-B'isu'1-hass, s. 93.

[978] Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 78. Msterik Nldeke, muhaddislerin llerinin mkemmelliine iaret etmekle beraber, bu nev' ibarelerde de tenkide elverili noktalar bulmaktadr (Bk. Geschichte des Corans, p. XXII).

[979] Tedrbu'r-rv, s. 103.

[980] Mehur kumandan Ma'n b. Z'ide e-eybn'nin daysdr. Mekke emri Muhammed b. Sleyman b. Ali, onun boynunu vurmutur. Zeheb, Mzn'da Ab-dulkerim'in hl tercemesini verirken: "Onun zndkla aikrdr", der; kr. Tav-zhu'l-efkr c. II, s. 75.

Zndklk ve yalanclk bakmndan onun gibi olan biri de, aslarak dm edilen Muhammed b. Sa'd b. Hassan el-Esed e-mdir. O da drtbin hadis uydurmutur. Hkim Eb Abdillh'in sylediine gre, onun uydurduu hadslerden biri merf' olarak Humeyd ve Enes tarikiyle rivayet ettii u szdr: Ben peygamberlerin so-nuncusuyum. Allah'n diledii mstesna, benden sonra Peygamber yoktur". Hkim bunu yle tenkd ve tefsr eder:

"Kfre, zndkla tevik edip peygamberlik ddiasnda bulunduu iin bu istisnay uydurmutur" (Bk. Tedrbu'r-rv, s. 103).

[981] er-Risletu'1-mustatrafe, s. r 12. Mellifin, snnet szn, mtevtir snnet olarak kaytlamas lzmd (Bk. Tavzhu'l-efkr, c, II, s. 96).

[982] Sahhu Mslim, c. II, s. 355

[983] bnu Hacer 'Askaln, el-Kavlu'I-msessed fi'z-zebbi 'ani'l-Msned, s. 31.

[984] el-B'isu'1-hass, s. 87;

[985] Tedrbu'r-rv, s. oo.

[986] Tedrbu'r-rv, s. 104'den naklen el-B'isu'l-hass. s. 84.

[987] bnu'l-Cevz'den naklen Suyl bunu Tedrbu'r-rv, s. ioo'de nakletmektedir.

[988] Mslim bunu, Semure b. Cndb ve Mure b. u'be'den gelen hadste rivayet etmektedir (Tavzhu'l-efkr, c. II, s. 71). kelimesinde, y'nn zamm ve fethi ile olmak zere iki rivayet vardr. kelimesinde de b'nm kesri ve fethi ile olmak zere yine iki rivayet mevcuttur.

[989] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 225-236.

[990] Hcr sresi, yet 9.

[991] Bu kitap 1377 -ylnda Cmi'atu Dmek matbaasnda baslm, 1381 trihinde ikinci tab' yaplm, son olarak da Beyrut'ta Dru'1-ilm li'I-melyn'in yaynlar arasnda ner edilmitir.

[992] Tedls, kizbin benzeri olmakla beraber, 136, sahifede limlerin fikirleri olarak naklettiimiz gibi. ikisi ayn mnda deildir. Her hl- krda rr.delks hads, mevzu' dedir. Tedlste kizb, bir nev' aldatmak, hadis uydmmada kizb ise, bir nev'i yoktan cd etmektir. Bu iki stlah arasndaki ihtilf, msterik Frankel ve Ahlwaidt, gz nnde bulundurmulardr. (Ek. Frankei, Die ara.inaisch.en Fremdw rter im Arabischen 188; Ablvvardt, Verzeichnis der Landberg;--ien Sammiung arab. Handschriften de la Biblioth. Royale de Berlin, ur.

Goldzher ise bunu ek iyi bilir; Fakat hads uydurma hareketini ve hadis u\duranlar:_ durumunu ku^unc sterrr.ek iin kasten bu iki stlah birbirine kartrr.

[993] Merf' hadslerle, uydurulup Rasul-i Ekrem (s.a.v.)'e nsbet edilen szleri birbirinden ayrmak, bilhassa bunlarn hayra ve fazilete tevik maksadyle cd edilmi olanlarn tanmak ok kolaydr. atd Ahm.U Han Bahdr, Rasluah (s.a.v.)'a ait olan merfc hacimlerle ona nisbet edilen szleri birbirinden ayrmak iin lzm olan bu ftr istidad mkemmel surette tarif edip (.anlmtr. Onun ingilizce olarak yaynlanan bu aratrmas iin bk. slm Ansiklopedisi hads maddesi: AhmedKhn Bahdur, Essay on Mohammedan Tradition, in Huges, Dictionary of slam. 64.2 a.

[994] Nitekim Sprcnger. "Dou Almanya itimaiyat Dcrgisi'nde ner edilen Araplarda hads, mevzuundaki yazsnda, byle davranmaktadr. Geri Sprenger muhaddislerin - kendi btl kanatine gre - yalnz hell ve haram mevzuuna taalluk eden senedlerde iddetli davrandklarm syleyerek anhir.! yumuatmaya almtr. (Bk, Zeltsehrift. der Deutschen Morgenlandischen Gesellschatt, x, p. 16. Uber das Traditonsv--e sen be i den'Aiabern.), ir.m Ahmed b, Hanbel'in:

"Hell ve karam mevzuundaki hadslerde iddetli, fezil ve benzeri nevzu-lardaki rivayetlerde ise msamahakr davranrdk", szn incelerkenj bu gn sakat olduunu sylemitik (Bk. bu eser, s, 177).

[995] Buhr'nin 110 hadsim tenkd etmilerdir. Mslim, bunla-dan 32 hadsi Sahih'ine almtr. 78 tanesi de yalnz Euhr'nin Sahh'ir.de bulunmaktadr. Hadsler hakknda ileri srlen btn illetler. - bnu Hacer'in syledii bigi - cerh edici mhiyette deildir.

[996] Bu sebeple birok muhaddisler, 233. sahifede grdmz gibi, Msned'i mdafaa etmeye almlardr.

[997] Hayber halkndan cizyenin kaldrldn iddia eden hads byledir. Bu szde hads, birka bakmdan yalandr, Bahcalarmi yle sralayabiliriz:

Burada Sa'd b. Mu'z'm ehdetinden bahsedilmektedir; halbuki Safd, bundan nce Hendek gazvesinde vefat etmitir,

Mu'viye b. Eb Sfyn'm ktipliinden sz edilmektedir; halbuki Mu'viye Mekke fethinde msman olmutur.

stelik cizye yeti Tebk ylndan sonra nazil olmutur.

Yine bu haberde Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Hayberlilerden vergi ve cretsiz alma mecburiyetini kaldrd sylenmektedir. Halbuki asr- saadette byle bir mesele bahis mevzuu olmamtr (Kr. el-Kvukc, el-Lu'Iu'lmars* f mla asle leh ev bi aslih mevzu').

Bu mevzuda yazlan en gzel eser, Dr. Mustafa el-Sib'i'nin es-Sunne ve meknetuh fi't-ter'i'1-islm adl tezidir. Bu tezi, Ezher niversitesine doktora payesini elde etmek zere takdim etmitir. Muhterem arkadam tezini baslmadan nce bana gstermek ltfunda bulunmutur. Kitabmn birinci basksnda Dr. es-Sib'i'nin tezini, ancak eserimin son fasiklleri baslmak zere iken okumak frsatn bulduumu ve stadn tezini bastracan va'd ettiini sylemitim. imdi bu tezin baslm olduunu grp ondan bahsetmek imknn eide etmi bulunmaktaym.

[998] Bk. Fetten, Tezkiratu'l-mevz't, s. 145.

[999] el-Lu'Iu'u'1-mars,, s. 35.

[1000] erhu'd-Dbci'l-mzehheb, s. 53'de sylendiine gre, uslclerin Hz. Peygamber (s.a.v.)*in sz olarak naklettikleri :

Benden hadsim olarak rivayet edilen sz, Allah Tal'nm Kitab ile karlatrn; eer ona uyarsa kabul edin, uymazsa reddedin", haberi uydurmadr. Hattbs: "Bunu zndklarn uydurduunu" sylemektedir. Artk dierlerini buna kys

[1001] Msterik Goldziher byle olduum; itiraf etmi; fakat bu hassasiyetin hem metinde, hem de senedde gsterildiini sylemekten kanmtr (Bk. Etudes sur la Tradition Islamique, p. 6).

[1002] Goldziher'in Eb Hureyre ye dil uzatmas bu kabildendir (Bk. Zhiriten, 73-79).

Allah rahmet eylesin Ahmed Emin de Goldziher'in te'srnde kalarak hi de makbul olmayan birtakm mnkaalara dalmtr. Edw. E. Salisburg, "Contr-bution from original sources to Our Knovvledge of the Science of Mslim Tradition" in the Journal of the American oriental Society, VU, (1862) 60-142.

[1003] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 237-248.

[1004] Kr. Kav'iduVt^hiUs, s, 263.

[1005] ei-Har sresi, yet 7; kr. bnu Abdiberr, Cm'u beyni'l-'lm, c. II, s. 188.

[1006] Tvs b. Keysn el-Havln el-Hemedn, tbi'n byklerinden ve fikhc hadis rvilerinin en mehurlarndandr. Hac esnasnda Mzdelife'de H. 106, trihinde vefat etmitir (Bk. Tehzbu't-teh2b, c. V, s. 82).

[1007] el-Ahzb sresi, yet 36.

[1008] el-Muvfakat, c. IV, s. 25.

[1009] en-Nis sresi, yet 65.

[1010] Bu rivyer hakknda mufassal bilgi edinmek ve senedlerin tahrci ile beraber hangisinin tercih edildiini de grmek iin bk, bnu Kesir tefsiri, c. I, s, 520. Bu yetin tefsrindeki maksat -btn mfessirlere gre- udur: Hz. Zbeyr'in kendinden nce imesine itiraz eden Medneli ztn, nefsine ar gelmeksizin Hz. Peygamber (s.a,v.)Jin hkmn kabul etmesi gerekirdi.

[1011] en-Nahl sresi, yet 44.

[1012] Kr. Crni'u beyn'l-'ilm, c. II, s. 191; el-Muvafakat, c. IV, s. 26.

[1013] el-Bakara sresi, yet 275.

[1014] Bu hads Mslim'in Sahh'inde, Ahmed b. Hanbei'in Msned'inde ve Eb Davud'un Snen'inde bulunmakta olup mehurdur.

[1015] Kr. Sunenu Ebi Dvd, s. 308, hads nr. 2083 (J^JI J vl;); hads |Hz, 'Aie (r.a.) rivayet etmitir.

[1016] el-M'ide sresi, yet 96.

[1017] Bk. Bakara sresi, yet 173; Mi'de sresi, yet 3; En'm sresi, yet. 145

[1018] Kr. Eb Dvd, Snen, c. I, s. 54.

[1019] Kr. Muhamrned b. sml es-San'n, Sblirs-selm, c. IV, s. 76 (Bu eser, bnu Hacer'in Blu'l-merm'mm erhidir).

[1020] Cmi'u beyni'i-'ilm. c. Tl- s. toi.

[1021] Mutarnf b. Abdillh b. c-hhir, tbi'in byklerinden bir zahittir. Rivayet ettii hadslerde sikadr; Basra'da 87 trihinde vefat etmitir (Bk. Vefayu'l a'yn, c. II, s. 97).

[1022] el-Muvfakat, c. IV, s, 26.

[1023] Ayn eser, c. IV, s. 14.

[1024] Kr. Cmi'u beyni'l-'ilm, c. II, s. 180.

[1025] en-Nahl sresi, yet 89.

[1026] el-Mi'de sresi, yet, 3,

[1027] el-En'm sresi, yet, 38,

[1028] en-Nr sresi, yet 63.

[1029] en-Nis siesi, yet 59.

[1030] er-Risle, s. gi.

[1031] en-Nis' sresi, yet 29.

[1032] el-Bakara sresi, yet 275.

[1033] Bunu, Taber'nin Tefsr'indeki (c. I. s. 25) u ifde ile kr. "Kur'n-i Kerm'de, Rasl Ekrem (s.a.v.)'in herhangi bir aklamas olmadan te'vli anala-mayacak yet- kermeler vardr. Hz. Peygamber, onlar eitli emirleri, nehiyleri, mendup ve irdlar... ile zh etmitir".

[1034] el-Muvfakat, c. IV, s. 16-17.

[1035] en-Nis' sresi, yet 80.

[1036] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 251-259.

[1037] Bu hadsi Eb Dvd, Drim ve bnu Mce, Mkdm b. Ma'dkerb tarkinden rivayet etmektedirler. tib bu hadsi, snnette, Kitp'ta bulunmayan hususlarn mevcudiyetine ei olarak kabul etmitir.

[1038] Kr. Kav'idu't-tahds, s. 33.

[1039] Kasim, Kav'idu't-tahds, s. (32'de zikrettii bu mndaki bir rivayette bu gr Hassan b. 'Atiyye'ye nisbet etmitir.

[1040] Klliyyatu EbiM-Bek', s. 288 (el-Matba'atu'I-Emriyye, 128:, ikinci bask): kr, bnu Hazra, hkm, c. I, s. g6.

[1041] Bu kitabmzn birinci blmr;n ikinci faslnda incelediimiz, vahiy vk'as, ksmn bir daha dikkatle okuyunuz; nc bask, Dru'l-'ilm li'1-melyn,

[1042] Mebhis f 'ulmi'l-Kur'n adl eserimizin s, 32 ve devmiir bk,

[1043] li 'Imrn sresi, yet 164.

[1044] er-Risrc, s. 78.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 260-262.

[1045] Cmi'u beyni'l-'ilm, c. I, s. 3g.

[1046] mm es-Sind el-Hanef'nin sz [erindendir. Bunu 'Alemuddn el-Fulln 'IkzuM-himem, s. 90'da nakletmektedir (Riyzu'J-Hind matbaas, 1298),

[1047] Kr Velivvullah ed-Dehlev, Huccetullh'il-blia, s. 113, Msr, 1341.

[1048] Hads, Sahhayn'de bulunmaktadr; birinde Cbir b. AbdilIK, tekinde ise Sehl b. Huneyf tarkinden gelmektedir; kr. Sunenu Eb Dvtijd, c III, s. 277, hads nr. 3174

[1049] Kr, HuccetuHhi l-blia, s. 114.

[1050] eykn, Neylu'I-evtr'da byle zh mistir.

[1051] Bk. HuccetuUhi'l-bla, s. 113.

[1052] Kr. Kav'idu't-tahds, s. 314.

[1053] Biraz tasarruf edilerek Huccetullhi*I-blia, s. 114*den alnmtr.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 262-265.

[1054] Bu sz bnu Abdberr'in szdr (Gmi'u beyni'U'ilm, c, II, s. 148).

[1055] e-a'rn, el-Mzn, s, 71,

[1056] Usl's-Serahs, c. I, s. 364.

[1057] e-a'rn, el-Mzn, s. 65.

[1058] Bk. er-Risle, s. 401.

[1059] md, el-Ihim, c. I, s. 108.

[1060] ibnu Kayyim, I'lmu'l-muvakki'n, c. I, s. 32, Matbaatu*n-Nl,

[1061] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 265-267.

[1062] mid. el-lhkm, c. I, s. 94.

[1063] Bk. bu eser, s. 124; kr. erhu'n-nuhbe. s, 6.

[1064] midj el-hkm, c. I, s. 97; bm Kayym, setu'-lehin fi talki'l-adbn, ] s. 160.

[1065] Buna benzer bir ifdeyi tbnu's-Sem'nj el-stlm adl eserinde zikretmitir; bunu da Ksin, Kav'idu't-tahds, s. 77'de nakletmektedir.

[1066] Sre-i sr*daki u yet-i kermeden alnmtr:

Gnein zevalinden gece karanlna kadar gerei zerine namaz kl; Bir de sabah namazn kl; nk sabah namaznda gece ve gndz melekleri | hazr bulumu" (yet 78).

[1067] bnu Haznij el-hkm f usli'fahkm, c. II, s. 80.

[1068] Nevev, erhu mukaddimeti Mslim, c. I, s. 63.

[1069] Nenevi, et-Takrb, s. 4i*de sahh olsa bile haber-i vlidin katiye ifde etmemesini "sika rvnin hata edip yarulabilecei" ihtimline balamakta ve bu gr limlerin birouna ve mtehassslara ml etmektedir.

[1070] Eb Sleyman, imm Malik'den hads rivayet etmitir.

[1071] mid, ei-hkm, c. I, s. 108.

[1072] ibnu Hazm, cl-Ihkm'f usli'I-ahkm c. I. s. 119-1373

[1073] el-Kifye f Hlmi'r-rivye, s. 18-20.

[1074] Ayn eser, s, 25-26.

[1075] Ayn eser, s. 26.

[1076] Ayn eser, s. 432.

[1077] Kr, Sddk Hasan Hn, Husulu'1-me'ml min 'ilmi'1-usl, s. 59, Matbaat'i-Cev^ib. 1296, istanbul

[1078] Bk. bu eser, sened ve metin bakmndan hads fasl, s. 237-247.

[1079] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 268-270.

[1080] bnu Hacer'in erhu'n-nuhbe, s. 7'deki ifdesi ylear: "Karinelerle takviye :dilen-haber, ilim ifde eder; fakat bu grn aksini mdafa'a edenlerde mev-:uttur".

[1081] erhu'n-nuhbe, s. 7.

[1082] Hasen li ztih hadsi bilhassa zikrettik; zr bunun hasenlii asidir, kendin-lendir. Bz evhid ve mtbet ibe takviye edilen hasen li ayrh hads gibi hasend tesirlerden domamaktadir. Hasen hads hakknda yazdklarmz iin bk. 129 vd.

[1083] Kr, Kav*idu*t-tahds, s. 87. (Hasen hadisin ahkmda hccet olduu) bahsi.

[1084] Zayf hadslerin rivayeti ve onlarla amel etme meselesi'5 adl bahsi tekrar dikkatle oku, s. 177.

[1085] Bu meseleyij "rivayetin artlar ve muhaddislerin lleri" faslnda zah ettik, s. 100-110.

[1086] Nevev,erhu Sahh-i Mslim, s. 6c.

[1087] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 271-272.

[1088] Suyui, el-Ebh ve'n-naztr fi'n-nahv, c. I, s. 5*de bu sz. Bedreddin ez-jZerke'ye nisbet emektcdir,

[1089] Mebhis f 'ultm'I-Kur'n adl kitabmzn "tefsr" fasln okuyunuz, s. 289; bu fasldaki tefsr bi'1-me'sr ksmm dikkatle gzden geiriniz,

[1090] Onun piip yanmas mmkn deildir; zr o, ilh kelmla olan mnsebeti dolaysyle - saysz tevl ekillerine imkn ve ihtiml verecektir. Zten mfessirler, her zaman ve her yerde, ilh Kelm'da kastedilen mnnn dernuna ve hakikatine vkf olamadklarn aka sylerler.

[1091] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 273-274.

[1092] ez-Zerke, el-Burhn fi ''ulmi'l-Kur'n, c. I, s. 378.

[1093] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 274-276.

[1094] Ibnu Sa[d, et-Tabaktu'1-iubr, c. VJI/fl, s. a.

[1095] Dr. Mustafa es-Sib', es-Sunne ve meknetuh fi't-teri'i'i-islml. s. 89.

[1096] Ibnu Hacer, Lisnu'l-Mzn, c. I, s. 7. Bu haber, bnu Srn'e. aittir. Bu szn ba taraflarnda yle demektedir: ''Fitne kopmadan nce isnd aramyorlard. Fitne koptuktan sonra ise, ehl-i snnetin hadslerini kabul ettiler...

[1097] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 276-277.

[1098] erhu Nehci'l-bela, c. II, s. 134.

[1099] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 277-278.

[1100] VIII, asr limlerinden er-Ru'ayn el-Endls'dir. Meslekta tbnu Cbir*in erhi'nde onun yle syledii rivayet edilmektedir: "Edebiyat ilimleri alt tanedir: Lgat, nahiv, sarf, men, beyn, bed'dir. Bunlarn ilk nde hid olarak yalnz Arap kelm zikredilebilir; son ilim ise tnen ile alkal olduu iin onlarda hid olarak mteahhir edebiyatlarn szleri de getirilebilir'*, bk. el-Badd, Hznetu'1-edeb, c. I, s. o, Kahire Matbaatu'a-selefiyye, 1348,,

[1101] Suyt, el-ktirh, s. 31.

[1102] mtehasss lim mstesna - Hiznetu'1-edeb, c. I, s. 20*deki gryle Badad de bunlara katlmaktadr- dier limler lgat ve edebiyat ilimlerinde slm irleri tabakasnn iirleriyle ihticc edilmeyecei kana'atindedirler.

[1103] bnu Hacer, el-sbe, c. V, s. 216.

[1104] lim dostumuz Dr. Nsiruddn el-Esed, bu rivayet hakknda kanatini u szlerle ifde etmitir: "Rivayet, yaz geliip yaygn bir hl alana kadar, her devirde ve her millette tabi bir nakil yolu idi. Hads rivayetine'gelince, bu, Araplarn slm'dan sonra kullandklar tamamen farkl bir usldr", Masdru'-'ri'I-chiI,

[1105] Bilhassa bk. bu kitap s. i o- 11

[1106] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 278-280.

[1107] Bk. Ebu't-Tb el-Lgav, Mertibu'n-nahviyyn, v. 74, Masdru'-'ri']-chil, s. 260'dan naklen,

[1108] Kr. et-Tabaktu'1-kubr, c. VII, k. 2-38; Nzhetu'I-elibb, s. 89-90.

[1109] Lfzen hads rivayeti hakknda s. 63 ve devamnda sylediklerimize bk.

[1110] et-Tabaktu'I-kubr, c. IV, k. 2-26.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 281-282.

[1111] Mdelles hads bahsine bakarak tesviye tedlsi ksmn bilhassa okuyunuz,

[1112] Sa'd el-Efgn, Usl'n-nahv, s. 41.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 282-283.

[1113] Syti, el-lktirh, s. 19; kr s. 405-40

[1114] Eb Hayyn buna misl olarak:

O hanm, ezberindeki Kur'n- Kerm karlnda sana nikahladm", hadsini zikretmitir. Bir baka rivayette hads u szlerle rivayet edilmektedir: nc bir rivayette: drdnc bir rivayette de; lfzlanyle rivayet edilmitir.

[1115] Kr. el-ktirh, s. 21.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 283-284.

[1116] el-ktirh, s. 24.

[1117] el-Kifye, s. 178; kr. bu eser, s. 63-64.

[1118] Mesel: Sa'd b. Eb Vakks'm rivayet ettii hadste Rasl-i Ekrem (s.a.v.)'in: buyurduu rivayet edilmektedir. Rv, mi, yoksa mi buyurduunda phe ettii iin ikisini de gstermitir (Bk. Dellu'l-flihn, c. I, s. 46) Eb Mlik el-Hris b. 'sim el-E'r'nin rivayet ettii hads de byledir. Hads: szleriyle balamakta, bilhare szleriyle devam etmektedir. Rv phelenerek kelimeninMc " eklinde mfred olarak m, yoksa eklinde tesniye olarak m vrid olduunu tesbt edememi, bu sebeple ihtiyaten her ikisini de zikretmitir (Bk. Delilu'I-flihn, c. I. s. 130).

[1119] Beyhk, Medhal'inde mm Mlik'in byle sylediini rivayet etmektedir, bk. el-B'isu*l-hass. s. 158.

[1120] Bk. s. 66.

[1121] Kr. bnu Kesr, hsru 'ulmi'I-hads, s. 162.

[1122] el-Kifye, s. 186. Bu fikir, Muhammet! b. Srn'den rivayet edilmektedir.

[1123] Hatbu'l-Eadd', el-Cmi" li ahlk'r-rv ye dbi's-smi', c. VI, v. 103 a.

[1124] Bk. el-Belev, Elifba, c. I, s. 44.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 284-286.

[1125] Usi'n-nahv, 3. 4

[1126] Usl'n-nahv, s. 45.

[1127] Sa'd eI-Efgm*nin, Usl'n-nahv, s. 45'deki bu ifdesi, ilk rvlerin iinde bulunduu artlar pek mkemmel bir ekilde belirtmektedir.

[1128] el-Iktirh, s. s.

[1129] Mecelletu mecme'u'l-lgati'l-arabiyye, c. III, s. igg'da yaynlanan Mu-ined el-Hdr Husevn'in *'hadsle istihd" adl makalesi.

[1130] Metinden den istisna edat, tercmede dikkate alnmtr. (Mtercim).

[1131] Usl'n-nahv, s. 49.

[1132] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 286-288.

[1133] er-RsJf;tu'l-mustatrafe, s. 104.

[1134] Muhtasara 'umi'l-hads, s, 302.

[1135] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 291.

[1136] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 291-292.

[1137] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 292-293.

[1138] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 293-294.

[1139] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 295-296.

[1140] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 296.

[1141] bnu Sa'd'in terceme-i hli iin bk. Trhu Badd, c. V, s. 521; el-Vefeyt, c. I, s. 507; Tehzbu't-Tehzb, c. IX, s. 182; el-Cerh ve't-ta'dil, nr. 1433; Tabak-tu'1-kurr, c. I, s. 142.

bnu Sa'd'm terceme-i hlini hulsa ederken, arkadam Dr. hsan Abbas'n Beyrut, Dru Sdr'da baslan Tabaktu'l-kubr'ya yazd takdim yazsndan faydalandk.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 297-299.

[1142] Kr. el-Muhtasar f ilmi ricli'1-eser, s. 18.

[1143] bnu Kesr, Muhtasaru 'ulmi'l-hads, s. 302.

[1144] Bu hads, 'Imrn b. Husayn tarkyle Buhar ve Mslim'in Sahihlerinde rivayet edilmitir.

[1145] u hle gre limler, br asrn yz sene olduunda ittifak etmemilerdir; hatt bzlar bir asr krk sene olarak kabul eder (bk. Muhtasaru 'ulmi'I-hads, s. 302.)

[1146] el-Muhtasar, s. 19.

[1147] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 300-301.

[1148] bnu Hacer bu on iki tabakaya alt imrrun bir mddet sonra vefat eden dier eyhlerini de katmtr, Nese'i'nin bz eyhleri gibi.

[1149] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 301.

[1150] Kr, el-Kifye, s. 51; bk. el-sbe, c. I, s. 4-5

[1151] Kr. htisru 'ulmi'l-hads, s. 231

[1152] Tevbe sresi, yet, 40.

[1153] el-sbe, c. I, s. 6.

[1154] el-Multasar, s, 27.

[1155] 3-i 'mrn sresi, yet 110.

[1156] Bakara sresi, yet 143.

[1157] el-Muhtasar, s. 29.

[1158] Kr. Ibnu's-Salh, Ulmu'I-hads, a. 226.

[1159] Ihtisru 'ulmi'l-hads, 9. 224.

[1160] bnu'l-Cevz, telkhu fhmi'1-cser, Hindistan, s. 184.

[1161] Kts. Tedrbu'r-rv, s. 207.

[1162] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 302-306.

[1163] Kx, htisru (ulmi*l-hads, s. 23a.

[1164] et-Tevbe, yet 100.

[1165] htisru 'ulmi'l-hads, s. 230.

[1166] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 306.

[1167] el-Muhtasar, s. 44-45.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 306-307.

[1168] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 308.

[1169] Baki b. Mahled'in Msned'i, hads kaynaklainn en mhimlerindendir. Baki', 1300 ksur sahbden hads rivayet etmitir. Her sahbnin hadslerini de fkh, bblarna gre sralamtr. Eser, bu haliyle musannaf bir msncddir. Daha nce bu tarzda tertip edilen bir eser mevcut deildir (kr. Nefhu't-tb, c. I, s. 581}.

[1170] Eb Hureyre nin terceme-i hli iin bk. el-sbe, nr. 1179 (bbu'I-kn); Tchzbu'1-esm ve*-lgt, c. II, s. 270; Hlyetu'l-evliy, c. II, s. 376.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 308-310.

[1171] Abdullah b. Mcs<d'a gelince, onun devaml ibdetle megul elmas ve eriten lm, fctv vermekle mehur Abdullah'lar ile zikredilmesine engel teki' etmitir (kr. el-B'isu*l-hass, s. 229).

[1172] bnu mer'in hl tercemesi iin bk. el-sbe, nr. 4825; Tehzbu'l-Esmj c. I, s. 278; Tabaktu bni Sa'd, c. IV, s. 105.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 310-311.

[1173] Enes'in terceme- hli iin bk. Tabaktu bni Sa'd, c. VII, s. io; Tehzbu bnu 'Askir, c. III, Si 139.

[1174] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 311-312.

[1175] Hz. 'ie'nin terceme-i hli iin bk. el-tsbe, kitbu'n-nis*, nr. 70 \; Ta-baktu tbnu Sa'd, c. VIII, s. 39; Trhu't-Taberi, c. III, s. 67; Hlyetu'l-evliy', c. II, s. 43; ayrca Sa'du'l-Efgn'nn yazd '* er kitab da okuyunuz.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 312-314.

[1176] Terceme-i hli iin bk. el-Isbe, nr. 477a; Hyetu'l-evliy, c. I, s, 314; Nektu'I-himyn, s. 180.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 314-317.

[1177] Terceme-i hli, el-sbe, c. I, s. 213; Tehzbu'I-esm', c. I, s. 142'dedir.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 317.

[1178] Eb Sa'di'UHudr'nin terceme-i hli iin bk. Tehzbu't-tehzb, c. III, s. 4.79; Hlyetu'l-evliy, c. I, s. 369; SfatuVsafve, c. I, s. 299.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 317-318.

[1179] Terceme-i hli iin bk. el-sbe, nr. 4945; Tabaktu'l-kurr, c. I, s. 458; u'I-Evliv. c. I. s. qa

Hlyetu'I-Evliy, c. I, s.

[1180] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 319.

[1181] Abdullah b. Amr'n tercemc-i hli iin bfc. el-sbe, nr. 4838; bnu Sa'd, Tabakt, c. IV, k. 2, s. 8-m; Hlyetu'l-evliy, c. I, s. 283.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 319-320.

[1182] Eb Zer'in terceme-i hli iin bk. el-lsbe, c. VII, s. 60; bnu Sa'd, Tabakt c. IV, s, 161-175; Hlyetu'l-evliyj c. I, s. 156.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 320-321.

[1183] Sa'd b. Eb Vakks'in tereeme-i hli in bk. et-Tehzb, c. III, s. 483; el-Hilye, c. I, s. 92; SfetuVsafve, c. I, s. 138; Abdulhamd es-Sehhr'n Sa'd b. Eb Vakkas hakkndabir kitab vardr.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 321-322.

[1184] Mu'z b. Cebel'in terceme-i hli iin bk. el-lsbe. nr. 8039; sdu'1-be, c, IV, s. 376; bm Sa'd; ct-Tabak, c. III, k, 2, s. 120.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 322.

[1185] Ebu'd-Derd'run terceme-i hli iin bk. el-sbe, nr. 6119; eI-lstfWiri kenarnda, c. III, s. 15; Tabaktu'I-kurr*, c. I, s, 606.

[1186] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 322-323.

[1187] Irakllar, el-Museyyeb kelimesinin yasn mefth ve eddeli okurlar ki, dorusu da budur. Kfeller ise meksr (Musevyib) okurlar.

[1188] Sa'd b. el-Museyyeb'in terceme-i hli in bk. bnu Sa'd, et-Tabakt, c. V, s. 88; Hlyetu*l~evliy-, c. II, s. 161; el-Vefyyt, c'. I, s. 206.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 324-325.

[1189] Nfi'in terceme-i hli iin bk. Tehzbu'1-esm', c. X, s. 412; el-Vefiyyt, s. 150.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 325.

[1190] Ibnu Srn'in terceme-i hli iin bk. Tehzbu't-tehzb, c. IX, s.- 214; el-Ve-fyyt, c. I, s. 453; Trhu Badd, c. V, s. 331.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 326.

[1191] Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 326-328.

[1192] ez-Zuhrnin terceme-i hli iin bk. Tehzbu't-tehzb, c. IX, s. 445; cl-Hlye, c , g 360; Tezkiratu'l-huffz, c. I, s. 10a.

[1193] Terceme4 hli iin bk. bnu Sa'd, et-Tabakt, c. VI, s. 178; Tehzbu't-tehzb, c*JV, s. u; kr. et-Taber, c. VIII, s. 93.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 328.

[1194] Eb Hanfe'nin terceme-i hli iin bk. Trihu Badd, c. XI, s, 323-423; el-Vefiyyt, c. II, s. 163; el-Cevhiru'1-mudiyye, c. I, s. 26.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 328-329.

[1195] Mlik b. Enes'in tercem<'-i hli: ed-Dbcu'-muzehheb, s. 17-30; Tchz-bu't-tehzb, c. X, s. 5; el-Vefyyt, c. I, s. 439'da bulunmaktadr.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 330-331.

[1196] el-Mcen diye de okunur.

[1197] e-fi''nin terceme-i hli iin bk. Tabaktu'-^'ryy^ c. I, s. 185; Tez-kirtu'l-huffz, c. I, s. 329; Tehzbu't-tehzb, c. I, s. 329; Trhu Badd, c. II, 3- 56-73

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 331-333.

[1198] SufynuVSevri'nin terccme- hli, bnu Sa'd, et-Tabakt, c, VI, s. 257; Tehzbu't-tehzb, c. IV, s. m-115; el-Vefiyyt, c. I, s. aio'dadr.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 333-334.

[1199] Ihnu 'Uyeyne'nin terceme-i nli iin bk. Tezkiratu'l-huffz, c. I, s, 242; \ 'cl-Vefiyyt, c. I, s. 210; Mznu'l-iHidl, c. I, s. 397.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 334-335.

[1200] Terceme- hli iin bk. Trhu Badd, c. XIII, s. 3; Tezkirtu'l-huffz c. I, s. 207; Tehzbu't-Tehzb, c. VIII, s. 459; el-Vefiyyt, c. I, s, 438.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 335-336.

[1201] Ahmed b. Hanbel'in terceme-i hli iin bk. Trihu Badd, c. IV, s. 412; el-Vefiyyt, c. I, s. 17; el-HiIye, c, IX, s. 161.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 337-338.

[1202] Buhr'nin terceme-i hli iin bk. Trhu Badd, c, II, s, 4-36; Tezkirtu'!-huff2, c. II, s. 122; Tehzbu't-tehzib, c. IX, 3.47; el-Vefiyyt, c. I, s. 455.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 338-340.

[1203] Mslim'in terceme-i hli iin bk. Tezkirtu'I-huffz, c. II, s. 150; Tehz-bu*I-esm', c, X, s. 126; el-Vefiyyt, . II, s. 91

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 340-341.

[1204] Tirmiz'nin tcrcemc-i hli iin bk. Tehzbu*l-esm', c IX, s. 387;|Jezkr-tu'1-huffz, c. II, s. 187; Nektu'l-Jimyn, 3. 264.

Dr. Subhi es-Slih, Hadis limleri ve Hads Istlahlar, Diyanet leri Bakanl Yaynlar: 341-342.