141-Hadis[1]: Buharı ve Müslim,
Cündeb el-Becelî'den rivayet ederler. Dedi ki: "Rasulullah kurban bayramı
günü namazı kıldı, sonra hutbeye çıktı, sonra kurban kesti. (Sonra) buyurdu ki:
"Kim namazdan
önce bir kurban kestiyse, onun yerine bir kurban (daha) kessin. Kim de
kesmemişse, "bismillah" diyerek kurbanını kessin."
142-Sebep: Ahmed, Cündeb el-Becelî'den şunu rivayet etmiştir:
"Kendisi Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte Kurban Bayramı günü bayram
namazım kılmıştı. (Dediğine göre) Rasulullah namazdan ayrılınca, (sokakta)
kesilmiş kurbanlar ve et gördü. Rasulullah bunların namazdan önce kesilmiş
olduğunu anladı ve buyurdu ki: "Kim
namazdan önce kurban kestiyse onun yerine bir kurban (daha) kessin. Kim de
namaz kılmamızdan önce kesmemişse, "bismillah" diyerek (kurbanını)
kessin."
143-Sebep[2]-: Ahmed,
Cündeb'den şöyle rivayet etmiştir: "Biz, Rasulullah'la birlikte Kurban
Bayramı günü bir kavme uğradık. Onlar hayvanları boğazlamışlar yahut
kurbanlarını kesmişlerdi. Bir takımları da
hayvanlarını nahretmemişler yahut
kurbanlarını kesmemişlerdi. Bunun üzerine Rasulullah buyurdu ki:
"Kim namaz
kılmamızdan evvel kurban kesmişse (bir daha) kessin. Kim kesmemişse,
"bismillah" deyip kessin."[3]
YEMEK BABI
(BABU'L-ET'İME)
144- Hadis[4]: Buharî ve Müslim,
İbn Ömer'den naklettikleri bir rivayete göre, Hz. Peygamber, Hayber (savaşı)
gününde ehl-i eşeklerin etlerini yemekten nehyetti."
145- Hadis: Ahmed, Buharî ve Müslim, Ebu Sa'lebe
el-Haşna'nm şöle dediğini rivayet ederler: "Rasulullah (s.a.v.) ehl-i
eşeklerin etleriyle, dişleriyle avlanan yırtıcı hayvanların bütününün etlerini
yemeyi haram kıldı."
146-Hadis: Ahmed, Zeyd b. Halid el-Cühenî'den işittiğine göre,
"Rasuiullah (s.a.v.), yağmalamayı ve alıp kaçmayı nehyetmiştir."
147-Sebep[5]: Ahmed, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet
eder: "Hayber (savaşı) gününde insanlar (çok) acıkmışlardı. Ehl-i eşekleri
yakalayıp kestiler Etleriyle tencereleri doldurdular. Bu haber, Hz. Peygamber'e
ulaşınca, (ravi diyor ki:) Bize Rasuiullah tencerelerimizi dökmemizi emretti ve
şöyle buyurdu;
"Aziz ve Celil
olan Allah, size bundan daha helal ve daha temiz rızık verecektir." (Ravi
diyor ki: ) Biz, kaynayan tencereleri döktük. Ogün Rasuiullah (s.a.v.), ehl-i
eşeklerin, katırların, pençesiyle avlanan yırtıcı kuşların ve mücessemenin (hedef
dikilerek öldürülen hayvanların) etlerini yemeyi, ayrıca yağmalamayı ve çarpıp
kaçırmayı haram kıldı."
148- Sebep[6]: Ahmed, Halid b. Velid'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Biz Hayber Gazası'nda Rasuiullah (s.a.v.)'la birlikte savaşırken
insanlar, Yahudiler'in hurma kuruttuğu ağıllara koşuşuyorlardı. Rasuiullah,
bana "Namaz toplayıcıdır ve cennete miisHimandan başkası giremez"
diye nida etmemi emretti. Sonra şöyle buyurdu:
"Ey insanlar!
Sizler, Yahudiler'in ağıllarına koşuştunuz. Dikkat edin, anlaşma yaptığınız
kimselerin malları ancak hakkını vermeniz suretiyle size helâl olur. Ehl-i
eşeklerin, atların ve katırların eti, yırtıcı hayvanlardan parçalayıcı dişe
sahip olanların hepsi ve kuşlardan yırtıcı pençeye sahip olanların hepsini
yemek helâl değildir."
149- Hadis[7]: Ahmed ve Müslim,
Cabir'in şöyle dediğini rivayet ederler: "Rasuiullah (s.a.v.) hayvanlardan
herhangi birisinin hapsedilerek, (bağlanarak) öldürülmesini nehyetmiştir."
150- Sebep[8]: Taberanî, îbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasuiullah (s.a.v.), bir kavme uğradı. Onlar, sağ güvercini hedef dikip,
ona nişan alıyorlardı. Peygamberimiz buyurdu ki: "Hedef dikilerek
öldürülen hayvanın yenmesi helâl değildir."
151-Hadis[9]: Ebu
Davud, Ebu Vahid
el-Leysî'den, Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Hayvan
sağ iken, ondan kesilen et, murdar (hükmünde)dır."
152-Sebep[10]: Rasuiullah
(s.a.v.), Medine'ye geldiğinde, Medineliler develerin hörgüçierini ve koyuniann
kuyruklannı kesmekte idiler. Bunun üzerine, "diri iken hayvandan kesilen
parça murdardır" diye buyurdu." [11]
[1] Buharı,
Kitabu'l-îydeyn, 2/28,
Müslim,
Kitabu'l-Edaha, 5/626 (yakın lafızlarla),
Buharî,
Kitabu'z-Zebaih, 7/118 (yakın lafızlarla), Kitabu'1-îman, 8/171,
Kitabu'l-Edaha, 7/132,
Ahmed,
Müsned, 4/312 (muhtelif lafızlarla)
[2] Ahmed, Müsned,
4/312, 314,
İkinci
hadis; Ahmed, Müsned, 4/313,
Becelî,
h. 51 senesinde vefat etmiştir (el-Lübab fi Tehzibi'l-Ensab, 1/122)
[3] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi’l-Hadis Hadisler
ve Sebepleri, İhtar Yayıncılık: 155-157.
[4] Birinci
hadisin lafzı Ahmed'e aittir, 2/21,
Bunan,'Kitabu'z-Zebaih,
7/123,
Müslim,
Kitabu's-Sayd, 4/607 (değişik lafızlarla),
Buharî,
Kitabu'n-Nikah, 7/16, "Bab-u Lühumi'l-Hayl"deki Cabir hadisi,
Kitabu'1-Hayl, 9/31,
Tirmizî,
Ebvabu'l-Et'ime, 3/163,
Darimî,
Kitabu'l-Edaha, 2/14 (değişik lafızlarla).
İkinci
hadis: Bu hadisin lafzı da yine Ahmed'e aittir, 4/193,
Buharî,
Kitabu'z-Zebaih, 7/123.
Müslim'de
ise bu tarikle, hadise rastlayamadım.
Ahmed,
1/79, 103, 142, muhtelif lafızlarla.
Ayrıca
Ahmed, 1/147,4/132,
Ebu
Davud, Kitabu'l-Et'ime, ikinci cüz, 2/319.
Hadis:
Hadisin lafzı Ahmed'e aittir, 4/107, 109, 4/307, 3/104, 4/127.
[5] Birinci (sebep) hadisin lafzı, Ahmed'e aittir, 3/322,
Buharî,
Kitabu'1-Hams, 4/116,
Müslim,
Kitabu's-Sayd, 4/607 (yakın lafızlarla),
Buharî,
Kitabu'l-Meğazî, Bab-u Gazvet-i Hayber, 5/166,
Müslim,
4/608.
[6] ikinci hadisin
lafzı, Ahmed'e aittir, 4/79,
Ebu
Davud, Kitabu'l-Et'ime, Babu'n-Nehy an ehli's-Sıba', 2/320 (yakın lafızlarla),
[7]Hadisin lafzı Ahmed'e aittir. 3/318, 322, 339. Müslim,
KitabuVSayd, 4/625, İbn Mace, Kitabu'z-Zebaih, 2/1063, Ahmed, 3/111, 180; 5/422
Nesâî, Kitabu's-Sayd, 7/210, Buharî, Kitabu'z-Zebaih, 7/122.
[8] Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, 4/31.
O,
şöyle rivayet eder: "Nebî (s.a.v.), Ensar'dan bir topluma uğradı. Onlar,
güvercini hedef dikiyorlardı. Buyurdu ki: "Hiçbir canlıyı hedet
dikmeyiniz."
[9] Ebu Davud, Kitabu's-Sayd, 2/100,
İbn
Mace, Kitabu's-Sayd, 2/1072
[10] Tirmizî, Ebvabu's-Sayd, 3/20.
[11] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi’l-Hadis Hadisler
ve Sebepleri, İhtar Yayıncılık: 155-157.