41- AKİKA
(DOĞAN ÇOCUK İÇİN KURBAN KESME) KİTABI (BÖLÜMLERİ)
1- ERKEK
ÇOCUĞU İÇİN AKİKA KURBANI NASIL OLMALI ?
2- KIZ
ÇOCUĞUNDA AKİKA KURBANI NASIL OLMALI?
3- AKİKA
KURBANI ERKEK Mİ DİŞİ Mİ OLMALIDIR?
4- AKİKA
KURBANI NE ZAMAN KESİLİR?
42- DEVENİN
İLK YAVRUSUNUN KURBAN EDİLMESİ VE RECEB AYINDA KESİLEN KURBAN KİTABI
(BÖLÜMLERİ)
1- DEVENİN
İLK YAVRUSU NEDEN KURBAN EDİLİR?
2- RECEB AYI
KURBANI NE DEMEKTİR?
3- ÖLEN (LEŞ)
HAYVANLARIN DERİLERİ
4- ÖLEN
HAYVAN DERİLERİ NE İLE TABAKLANIR?
5- TABAKLANAN
DERİ KULLANILABİLİR
6- YIRTICI
HAYVAN DERİLERİ KULLANILMAZ
7- MURDAR
ÖLMÜŞ HAYVANIN İÇ YAĞLARI KULLANILIR MI?
8- ALLAH’IN
HARAM KILDIĞI ŞEYDEN FAYDALANMA YASAKTIR
9- KATI YAĞ
İÇERİSİNE FARE ÖLÜP DÜŞERSE NE YAPMALI?
10- BİR KAP
İÇERSİNE SİNEK DÜŞERSE NE YAPILIR?
41- AKİKA (DOĞAN
ÇOCUK İÇİN KURBAN KESME) KİTABI (BÖLÜMLERİ)
4141- Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve
dedesinden naklederek şöyle diyor: Rasûlullah
(s.a.v)’e: “Akika nedir?” diye sorulduğunda: “Allah,
anne babaya itaatsizliği (ukuk’u) sevmez”
buyurdular. -Rasûlullah (s.a.v), ukuk
kelimesine benzeyen akika kelimesini kullanmalarından
hoşlanmamış olacak ki böyle dediler- Oradakiler senden çocuğumuz olunca
kesilecek kurbanı soruyoruz dediler. Bunun üzerine Rasûlullah
(s.a.v): “Doğan
çocuğu için kurban kesmek isteyen kessin, erkek çocuğu için birbirine denk iki
koyun kız için ise tek koyun kessin” buyurdular. (Ebû Davud, Dahaya: 21; Müsned: 6530)
4142- Abdullah b. Büreyde (r.a) babasından naklederek şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Hasan ve Hüseyin için akika kurbanı kesmişti. (Müsned: 21980)
1-
ERKEK ÇOCUĞU İÇİN AKİKA KURBANI NASIL OLMALI ?
4143- Selman b.
Âmir ed Dabbî (r.a)’den rivâyete
göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Erkek
çocuğu olduğunda kan akıtın, kurban kesin ve ona eziyet verecek şeyleri ondan
giderip temizleyin.” (Ebû
Davud, Dahaya: 21; Tirmizî, Edahî: 16)
4144- Ümmü Kürz (r.anha)’dan
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Erkek
çocuğu doğduğunda birbirine benzeyen iki koyun kız çocuğunda ise bir koyun
kurban olarak kesilir.” (Ebû Davud, Dahaya:
21; Tirmizî, Edahî: 16)
2-
KIZ ÇOCUĞUNDA AKİKA KURBANI NASIL OLMALI?
4145- Ümmü Kürz (r.anha)’dan
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Doğan
erkek çocuğu için birbirine benzeyen iki koyun kız çocuğu için ise bir koyun
kurban olarak kesilir.” (Ebû Davud, Dahaya:
21; Tirmizî, Edahî: 16)
3-
AKİKA KURBANI ERKEK Mİ DİŞİ Mİ OLMALIDIR?
4146- Ümmü Kürz (r.anha)’dan
rivâyete göre, şöyle demiştir: “Hudeybiye’de Rasûlullah (s.a.v)’in yanına vardım. Kâbe’ye gönderilen kurban
etlerinin durumundan soracaktım o esnada şöyle dediğini duydum: “Doğan erkek
çocuğuna iki koyun, kız çocuğuna ise bir koyun kesilmelidir. Kesilen koyunun
erkek ve dişi olması fark etmez.” (Ebû Davud, Dahaya:
21; Tirmizî, Edahî: 16)
4147- Ümmü Kürz (r.anha)’dan
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Doğan
erkek çocuğu için iki koyun, kız çocuğu için ise tek koyun kesilmelidir
koyunların erkek ve dişi olması farksızdır.” (Ebû Davud, Dahaya: 21; Tirmizî, Edahî: 16)
4148- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v): “Hasan ve
Hüseyin için ikişer ikişer koç kesmişti.” (Sadece Nesâi rivâyet
etmiştir.)
4-
AKİKA KURBANI NE ZAMAN KESİLİR?
4149- Semure b. Cündüp (r.a)’ten rivâyete
göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her doğan
çocuk kesilen kurbanına rehindir. Doğumun yedinci günü bu akika
kurbanı kesilir, başı traş edilir ve ismi konulur.” (Tirmizî, Edahî: 20; Ebû Davud, Dahaya: 18)
42- DEVENİN İLK YAVRUSUNUN KURBAN EDİLMESİ
VE RECEB AYINDA KESİLEN KURBAN KİTABI (BÖLÜMLERİ)
4150- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle
buyurdu: “Fera ve Atıyre diye bir kurban
modeli İslâm’da yoktur.” (Yani devenin ilk yavrusu mutlaka kurban
edilecektir diye bir şart olmadığı gibi Receb ayında
da kurban kesilme adeti İslâm’da yoktur.) (Tirmizî, Edahî: 15; Ebû Davud, Dahaya:
20)
4151- Said b. Müseyyeb ve Ebu Hüreyre (ranhüma)’dan birisi Rasûlullah (s.a.v): “Fera ve Atiyre kurbanı kesmeyi
yasakladı” derken bir diğeri: “Fera ve Atiyre kurbanı İslâm’da
yoktur” demiştir. (Tirmizî,
Edahî: 15; Ebû Davud, Dahaya: 20)
4152- Mıhnef b. Süleym (r.a)’den rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte
Arafat’ta vakfeye durmuştuk. Orada şöyle buyurmuştu: “Ey
İnsanlar! Her yıl kurban bayramında kesilen kurbanın yanı sıra bir de Receb ayında Atıyre kurbanı
vardır” Muaz diyor ki: “İbn
Avn’ın Receb ayında kurban
kestiğini gözümle gördüm.” (Tirmizî,
Edahî: 15; Ebû Davud, Dahaya: 20)
4153- Zeyd b. Eslem (r.a)’den rivâyete
göre, ashap: “Ey Allah'ın Rasûlü! Devenin ilk
doğurduğu hayvanın hemen kurban edilmesine ne dersin?” diye sorunca şöyle
buyurdu: “Olabilir
fakat o deve yavrusunu büyütüp din uğrunda savaşlarda kullanmak veya muhtaç
olan birine vermek, anasını göğsünde sütüyle ve yavrusuz bırakıp yavrusunu da
cılız olarak kesmenden daha hayırlıdır” Ashap: “Ey Allah'ın Rasûlü! Receb ayındaki kesilmesi
gereken kurban hakkında ne dersin?” deyince, Rasûlullah
(s.a.v) şöyle buyurdu: “Olabilir.”
(Sadece Nesâi
rivâyet etmiştir.)
4154- Haris b. Amr (r.a), anlatıyor: Veda haccında Rasûlullah
(s.a.v) kulağı kesik devesi üzerindeyken biri yanından gelerek Ona: Ey Allah'ın
Rasûlü! Anam babam Senin yoluna feda olsun. Benim
için Allah’tan af ve bağışlanma dile dedim. O da: “Allah
size mağfiret etsin” buyurdu. Sonra diğer tarafından gelerek: “Ey
Allah'ın Rasûlü! diğer insanları değil sadece beni
bağışlaması için dua et” dedim. Bu sefer eliyle işaret ederek olmaz dercesine: “Allah
sizleri bağışlasın” buyurdu. O arada bir adam: “Ey Allah'ın Rasûlü! Develerin ilk yavrularının kurban edilmesi ve Receb ayında kesilmesi gereken kurbanlar konusunda ne
dersin?” diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v)
şöyle buyurdu: “İsteyen Receb ayında keser isteyen kesmez, devenin ilk yavrusunu da
dileyen kurban eder dileyen kurban olarak kesmez dedi ve her sürü için bir
koyun kurban edilir.” (Müsned: 15405)
1-
DEVENİN İLK YAVRUSU NEDEN KURBAN EDİLİR?
4155- Nübeyşe (r.a)’den rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e: “Cahiliyye
döneminde Receb ayında kurban keserdik bu konuda ne
dersin” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Hangi
ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve etinden de başkalarına
yedirin” buyurdu. (Ebû
Davud, Dahaya: 20; İbn Mâce, Zebaih:
2)
4156- Nübeyşe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Mina’da bir adam şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü biz cahiliyye döneminde Receb ayında kurban keserdik şimdi ne emredersiniz? Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hangi
ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve başkalarına da yedirin.”
Adam: Devenin ilk yavrusunu da kurban ederdik bu konuda ne emredersiniz
deyince: “Her
sürüden bir kurban kesersin, o kurban sürü içerisinde beslenir büyüyünce keser
ve etini sadaka olarak dağıtırsın” buyurdu. (Ebû Davud, Dahaya:
20; İbn Mâce, Zebaih: 2)
4157- Hüzeyl kabilesinden Nübeyşe
(r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Üç günden
fazla kurban etlerini saklamanızı yasaklamıştım fakat Allah size bolluk verdi
ve hayırlara kavuşturdu bundan dolayı o etlerden yiyebilir, sadaka olarak
verebilir ve istediğiniz kadar da kendinize ayırıp stoklayabilirsiniz. Bu bayram günleri yeme, içme ve Allah’ı
zikretme günleridir.” Bu arada bir adam: “Cahiliyye
döneminde Atîre kurbanı keserdik bu gün ne
emredersiniz?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v): “Allah
için hangi ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve etinden de
yedirin” buyurdu. Adam: “Ey Allah'ın Rasûlü! Devenin
ilk yavrusunu da kurban ederdik bu konuda ne dersin?” diye sorunca, Rasûlullah (s.a.v): “Her koyun
sürüsünden bir tane kurban için ayrılır ve o sürü içerisinde beslenip büyütülür.
Büyüyüp gelişince onu keser ve etinden yolculara yedirirsin şüphesiz bu daha hayırlıdır.”
(Ebû Davud, Dahaya: 20; İbn Mâce, Zebaih:
2)
2-
RECEB AYI KURBANI NE DEMEKTİR?
4158- Nübeyşe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e şöyle seslendi: “Ey Allah'ın Rasûlü biz cahiliyye döneminde Receb ayında kurban keserdik bugün için bu konuda ne
dersiniz?” Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hangi
ayda olursa olsun Allah’ın rızası için kesiniz ve başkalarına da yediriniz.”
Adam: “Cahiliyye döneminde devenin ilk doğurduğu
yavruyu da kurban ederdik bu konuda ne dersiniz?” Rasûlullah
(s.a.v) şöyle buyurdu: “Her
sürüden biri kurban için ayrılır kurban edilecek duruma gelince, kurban edilip
eti sadaka olarak dağıtılır bu daha hayırlıdır.” (Ebû Davud, Dahaya: 20; İbn Mâce, Zebaih: 2)
4159- Hüzeli Kabilesinden Nübeyşe (r.a)’den
rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam: “Ey Allah'ın Rasûlü!
Biz cahiliyye döneminde Receb
ayında kurban keserdik şimdi bu konuda bize neyi emredersin?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Hangi
ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve fakir fukaraya yedirin.”
(Ebû Davud, Dahaya: 20; İbn Mâce, Zebaih:
2)
4160- Lakît b. Amir el Ukaylî (r.a)’den
rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü! Bizler
Cahiliyye döneminde Receb
ayında kurbanlar keser yer ve misafirlerimize de yedirirdik” dedim. Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: “Zararı
yok kesilebilir.” (Dârimi,
Adhiye: 9; Müsned: 1883)
3-
ÖLEN (LEŞ) HAYVANLARIN DERİLERİ
4161- Meymune (r.anha)’dan rivâyete
göre, Peygamber (s.a.v) bir koyun leşine rastladı ve: “Bu
kimindir?” dedi. “Meymune’nin” dediler. Peygamber
(s.a.v): “Derisinden
faydalansaydı ya!” buyurdu. Oradakiler: “O leştir”
dediler. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Allah leş
olan hayvanın etinin yenilmesini haram kılmıştır” (derisini değil)
buyurdu. (İbn Mâce, Libas: 25)
4162- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) zekat olarak
toplanan ve Meymune’nin kölesine verilen sonra da
murdar olarak ölen ve bir kenara atılan leşe rastlayınca: “Onun
derisinden faydalansaydılar ya!” Oradakiler o
murdar olup leştir dediler. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Allah
murdar olan leşin etinin yenmesini haram kıldı” (derisini değil) buyurdu.
(İbn Mâce, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 4)
4163- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) Meymune’nin kölesine zekat verilen bir koyunun leşini gördü
ve: “Onun
derisini yüzüp ondan istifade etseydiniz ya!” dedi.
Onlar da: “O leştir” dediler. Rasûlullah (s.a.v)’da: “Onun
etini yemek haramdır” buyurdu. (İbn Mâce, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 4)
4164- Meymune (r.anha)’dan rivâyete
göre, bir koyun ölmüştü de Peygamber (s.a.v): “Onun
derisini alıp istifade etseydiniz ya!” buyurdu.
(İbn Mâce, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 4)
4165- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v) Meymune’ye
ait ölen bir koyunun yanından geçti ve: “Derisini
alıp tabaklayıp kullansanız olmaz mı?” buyurdu. (İbn Mâce, Libas:
25; Ebû Davud, Libas: 4)
4166- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, Peygamber (s.a.v) ölmüş bir koyunun yanından geçti ve: “Onun
derisinden istifade etseydiniz ya” buyurdu. (İbn Mâce,
Libas: 25; Ebû Davud,
Libas: 4)
4167- Peygamber
(s.a.v)’in hanımlarından Sevde (r.anha)’den
rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir koyunumuz ölmüştü, derisini yüzüp tabakladık
ve eskiyinceye kadar kullandık. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
4168- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle
buyurdu: “Tabaklanan
deri temizlenmiş olur.” (İbn Mâce, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 41)
4169- İbn Va’le (r.a) anlatıyor: İbn Abbas’a şu batıdaki kafir
toplumlarla savaşıyoruz, onlar putlara taparlar. Onların tulumlarında süt ve
suları var, onlardan içebilir miyiz?” diye sordum. İbn
Abbas’ta şöyle dedi: “Tulumlar tabaklanmış olduğu
için temiz sayılır. Bunun üzerine İbn Va’le: “Bu senin kendi görüşün müdür? Yoksa Rasûlullah (s.a.v)’den birşeyler
işittin mi?” dedi. İbn Abbas’ta:
Rasûlullah (s.a.v)’den işittim dedi. (Ebû Davud,
Libas: 41; Tirmizî, Libas: 7)
4170- Seleme b. el Muhabbık (r.a)’tan rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) Tebük savaşında bir kadından su istedi. O da: Yanımda murdar
olan leş derisinden yapılan bir tulumdan başka bir şey yok dedi. Peygamber
(s.a.v) “O deriyi
tabaklamış mıydın?” buyurdu. Kadın: Evet tabakladım deyince “Tabaklanan
deri temizdir” buyurdu. (Ebû Davud, Libas: 41)
4171- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle
demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e ölen hayvanların
derilerinden sordular, O şöyle buyurdu: “O
tabaklanınca temizlenir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
4172- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle
demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’e ölen hayvanların
derilerinden sordular, O şöyle buyurdu: “O
tabaklanınca temizlenir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
4173- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ölen
hayvanın derisinin temizliği onun tabaklanmasındandır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
4174- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ölen
hayvanın derisinin temizliği onun tabaklanmasındandır.” (Sadece Nesâi rivâyet
etmiştir.)
4-
ÖLEN HAYVAN DERİLERİ NE İLE TABAKLANIR?
4175- Peygamber
(s.a.v)’in hanımlarından Meymune (r.anha)’dan rivâyete göre, birkaç Kureyşli
murdar ölmüş bir koyunu at gibi sürükleyerek Rasûlullah
(s.a.v)’in yanından geçerlerken onlara: “Derisini
alsaydınız ya” buyurdu. Onlar da bu murdardır
deyince Rasûlullah (s.a.v): “Su ve
garazla tabaklarsanız temiz olmuş olur” buyurdu. (Ebû Davud, Libas:
42)
4176- Abdullah b. Ukeym (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben bir
delikanlıydım, bize Rasûlullah (s.a.v)’in şu mektubu
okunmuştu: “Murdar
ölmüş hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden faydalanın.” (Ebû Davud,
Libas: 42; İbn Mâce, Libas:
26)
4177- Abdullah b. Ukeym (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bize şöyle bir mektup göndermişti: “Murdar
olarak ölmüş hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden istifade edin.” (Ebû Davud,
Libas: 42; İbn Mâce, Libas:
26)
4178- Abdullah b. Ukeym (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Cüheyne
kabilesine şöyle yazmıştı: “Ölen leş
durumundaki hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden istifade edin.” Ebu Abdurrahman der ki: Bu konuda
en sahih olan hadis: “Tabaklanınca
deri temiz olur” hadisidir ki bu hadisi Zühri Ubeydullah b. Abdullah’tan, İbn Abbas’tan ve Meymune’den rivâyet etmişlerdir.
Allah en iyisini bilendir. (Ebû
Davud, Libas: 42; İbn Mâce, Libas: 26)
5-
TABAKLANAN DERİ KULLANILABİLİR
4179- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): “Ölmüş hayvan
derilerinin tabaklanıp kullanılmasını emretti.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
6-
YIRTICI HAYVAN DERİLERİ KULLANILMAZ
4180- Ebu’l Melih (r.a) babasından aktararak şöyle rivâyet eder: “Peygamber
(s.a.v) yırtıcı hayvan derilerinin kullanılmasını yasak etmiştir.” (Ebû Davud,
Libas: 43; Tirmizî, Libas: 32)
4181- Mıkdam b. Ma’dıkerib (r.a)’ten rivâyete
göre, Rasûlullah (s.a.v): “İpek
elbise giymeyi, altın eşya kullanmayı ve kaplan derisinden yapılan eşyaları
kullanmayı yasakladı.” (Ebû Davud, Libas: 43; Tirmizî, Libas: 32)
4182- Mikdam b. Ma’dikerib (r.a), Muaviye’nin yanına elçi olarak geldiğinde ona: “Allah
aşkına söyle Rasûlullah (s.a.v) yırtıcı hayvan
derilerinden yapılan elbiseleri giyinmeyi ve onların derilerinden yapılan
şeylere oturmayı yasaklamadı mı?” Muaviye’de: “Evet”
diye cevap verdi.” (Ebû
Davud, Libas: 43; Tirmizî,
Libas: 32)
7-
MURDAR ÖLMÜŞ HAYVANIN İÇ YAĞLARI KULLANILIR MI?
4183- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, Mekke fethi günü Rasûlullah (s.a.v)’in oradakilere şöyle dediğini duymuştur:
“Allah
ve elçisi içki, ölmüş hayvan, domuz ve heykel satışını yasakladı, haram kıldı” deyince
oradakiler: “Murdar ölmüş hayvanın yağları hakkında ne dersin? Çünkü onlarla
gemiler yağlanır ve deriler yumuşatılır ve insanlar kandillerinde kullanırlar”
deyince, “Olmaz
haramdır” buyurdu ve sözüne şöyle devam etti: “Allah
Yahudileri kahretsin. Allah onlara iç yağını haram kıldı fakat onlar onu eritip
satarak parasını yerlerdi.” (Ebû Davud, Büyü’: 66; Tirmizî, Büyü’: 61)
8-
ALLAH’IN HARAM KILDIĞI ŞEYDEN FAYDALANMA YASAKTIR
4184- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, şöyle demiştir: Semure’nin içki sattığı haberi
Ömer’e ulaşınca şöyle dedi: Allah, Semure’yi
kahretsin, Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu
bilmiyor mu? “Allah
Yahudileri kahretsin, kendilerine iç yağı haram kılındı fakat onlar onu eritip
sattılar.” (Ebû
Davud, Büyü’: 66; Tirmizî,
Büyü’: 61)
9-
KATI YAĞ İÇERİSİNE FARE ÖLÜP DÜŞERSE NE YAPMALI?
4185- Meymune (r.anha)’dan rivâyete
göre, bir fare yağın içerisine düşüp ölmüştü, bunu Rasûlullah
(s.a.v)’e sorduklarında: “Onun
düştüğü yeri ve çevresindeki yağı atın ve gerisini yiyin” buyurdu. (Tirmizî, Etıme: 8; Ebû Davud,
Etıme: 48)
4186- Meymune (r.anha)’dan rivâyete göre,
Rasûlullah (s.a.v)’e donmuş yağ içersine düşen
farenin durumunu sordular da şöyle buyurdu: “Onu ve
etrafındaki dokunduğu yağı atınız.” (Tirmizî, Etıme: 8; Ebû Davud, Etıme:
48)
4187- Meymune (r.anha)’dan rivâyete
göre, Rasûlullah (s.a.v)’e yağ içersine düşen fareden
soruldu da: “Yağ katı
ise fareyi ve çevresindeki yağı atın ve gerisini kullanın eğer yağ sıvı ise o
yağa yaklaşmayın” buyurdular. (Tirmizî, Etıme: 8; Ebû Davud, Etıme:
48)
4188- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete
göre, Rasûlullah (s.a.v) ölmüş bir keçinin yanından
geçerken şöyle buyurdu: “Bu
keçinin sahipleri derisini alıp istifade etselerdi ya.”
(Ebû Davud, Libas: 41; Tirmizî, Libas:
7)
10-
BİR KAP İÇERSİNE SİNEK DÜŞERSE NE YAPILIR?
4189- Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete
göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kabınıza
sinek düşerse onu daldırıp çıkarın.” (Ebû Davud, Etıme:
49; İbn Mâce, Tıb: 31)