|
O |
Nahl
|
O |
| |
5- Allah hayvanları da yarattı. Bunlar size
soğuktan koruyucu yünler, kıllar ile başka birçok
yararlar sağlarlar ve etlerini de yersiniz.
6- Bu hayvanlar, onları sabahleyin otlağa salarken ve
akşam geri getirirken, size göz zevki sağlarlar.
7- Bu hayvanlar, ancak ağır sıkıntıya
katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere yüklerinizi
taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şef katli
ve merhametlidir.
8- Allah atları, katırları, e,şekleri,
binek ve süs hayvanı olarak yarattı. O sizin
bilmediğiniz daha nice canlıları yarattı.
Kur'an'ın ilk olarak inmeye başladığı
buna benzer bir toplumda -ki bu toplumların benzerleri pek
çoktur- çiftçilikle uğraşan her toplum -ziraat ile geçimini
sağlayanlar- o gün bugündür dünyada çoğunluğu
oluştururlar...- İşte böyle bir toplumda dört
ayaklı evcil hayvanların sağladığı
nimetler somutlaştırılıyor. Bunlar öyle
hayvanlardır ki, onlar olmadan insanoğlunun hayatı
da olmaz. Arap Yarımadası'nda o gün bilinen bu hayvan
türleri, deve, sığır, koyun ve keçiydi. At, katır
ve eşek binek hayvanı olarak kullanılırdı.
Bunların eti yenmezdi. (Atların eti konusunda
fıkıhta görüş ayrılıkları
vardır. Ebu Hanife onları sadece binek ve ziynet
hayvanı olarak belirleyen bu ayete ve bazı hadislere
dayanarak etlerini haram saymıştır.
Bilginlerin çoğunluğu
ise, sahih hadislere ve yaşayan sünnete dayanarak etlerini
helal saymışlardır..) Kur'an-ı Kerim bu
nimetleri sergilerken, dikkatimizi bu hayvanların
insanlığın zorunlu ihtiyaçlarına cevap
verişlerine dikkat çektiği gibi, insanların
zevklerine de cevap verdiklerine dikkat çekmektedir. Bu hayvanların
derilerinden, yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından
sıcak tutan elbiseler yapılır. Ayrıca
onların etlerinden, sütlerinden ve diğer ürünlerinden
de birtakım yararlar elde edilir. Onların etleri, sütleri
ve yağları yenmektedir. Kendi kendinize zar-zor
varabileceğiniz uzak yerlere yüklerinizin taşınmasında
kullanılmaktadırlar. Ayrıca bunları
akşamleyin toplayıp getirirken, sabahleyin de meraya
salarken zevk alırsınız. Onların
alımlı, gösterişli, semiz ve tatlı hallerinin
manzaraları size ayrı bir zevk verir. Köylüler, bu
olguyu ruhlarının ve duygularının tüm
derinlikleriyle şehirlilerden daha iyi kavrarlar.
At, katır ve eşekler insanın zorunlu olan binek
ihtiyacını karşılarlar. Ayrıca güzellik
ve ziynet de zevkleri doyurur.
"Allah atları, katırları, eşekleri
binek ve süs hayvanı olarak yarattı."
Bu kadarcık bir yaklaşım bile Kur'an'ın ve
İslâmın hayata bakış açısını
açıklaması açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Bu bakış açısından güzellik vazgeçilmez bir
özelliktir. Nimetlerden amaç, sadece insanın zorunlu ihtiyaçları
olan yeme-içme ve binek değildir. Zorunlu ihtiyaçların
dışında kalan zevklerine cevap verilmesi de bir
nimettir. Güzellik duygusunu, iç sevincini, hayvani eğilimleri
ve yine hayvani ihtiyaçları aşan yüksek insani
duyguları tatmin etmek de bir nimettir.
"Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatli ve
merhametlidir." Kendi başlarına
kaldıkları zaman ancak zar-zor kavuşabilecekleri
memleketlere ağır yüklerinin
taşınmasına
ilişkin açıklamanın hemen ardından bu
hayvanların yaradılışındaki nimete ve bu
nimetteki Allah'ın rahmetine dikkat çekilmektedir.
"O sizin bilmediğiniz daha nice canlıları
yarattı."
Hayvanların yeme, taşıma ve güzellik için
yaratıldığı at, katır ve eşeğin
ise binek ve ziynet için yaratıldığı bu
şekilde vurgulanıyor. Böylece insan düşüncesinde
bu sahanın kapısı açık
bırakılmış oluyor. Ta ki, insanın kendisi
taşıma, ulaştırma, binek ve ziynet
eşyası araçlarına yenilerini ilave edebilsin. Düşünceleri,
çevrelerinin sınırını taşıyarak içinde
yaşadıkları zaman dilimini
aştığında, donuklaşmasın. Her zaman
ve her yerde varolanların ötesinde başka tablolar
vardır. Allah bu tabloların insanlar tarafından
ortaya çıkarılıp, düşüncelerinin ve anlayışlarının
bu şekilde genişlemesini dilemektedir. Yüce Allah bu
araçların, ortaya çıktıklarında
insanların onlara ilgi duymasını, karşı
çıkmamasını, kullanmakta ve yararlanmaktan kaçınılmamasını
istemektedir'. Meseleyi "bizim atalarımız, koyun,
keçi, sığır, deve gibi evcil hayvanları, at,
katır ve eşek gibi binekleri kullandılar, biz de
bunlardan başkasını kullanmayız. Kur'an-ı
Kerim sadece bu hayvanları belirlemiştir. Bunların
dışında kalanlara yanaşmayız"
şeklinde değerlendirmemelerini istemektedir!
İslâm, hayatın tüm enerjilerini ve hayata ilişkin
tüm planlamaları karşılayacak özelliklere sahip,
açık ve esnek bir inanç sistemidir. Bu nedenle Kur'an
zihinleri ve kalpleri, insanın gücünü, bilgisini artıracak,
geleceğini bayındır hale getirecek her türlü gelişmeyi
algılamaya hazırlar. Yaratılış, ilim ve
hayatın, olağanüstü evrelerinden ortaya çıkan
her yeniliği algılamaya müsait, açık ve dini bir
vicdana sahip olmalarını sağlar.
Yük, taşıma, binek ve süs araçları oldukça
gelişmiştir. Bu gelişmeleri o zamanın
insanları bilmiyorlardı. İlerde de birtakım
gelişmeler olacak ve günümüz insanlarının
bilmediği bir dizi yeni araçlar bulunacaktır.
Kur'an-ı Kerim hiçbir donukluğa ve taşlaşmaya
yer vermeden kalpleri ve zihinleri bu yeni gelişmelere
hazırlamaya çalışır.
"O sizin bilmediğiniz daha nice canlıları
yarattı."
Yeryüzünde somut amaçlara ulaşabilmek amacıyla yük
ve taşımacılık, binek ve seyahat
konularına değinilirken bu bağlamda bir de manevi
amaçlar, manevi bir yürüyüş ve manevi yollara da
değiniliyor. Ortada bir de Allah'a giden yol vardır. Bu
yol amacına varan dosdoğru bir yoldur. Eğrilmez,
amacından uzaklaşmaz. Yine birtakım yollar
vardır ki, hedefe götürmez ve insanı düze çıkarmaz.
Yüce Allah, hakikate giden yolu bizzat kendisi gösterme ve açıklamayı
garanti etmiştir. Bu yolu evrendeki ayetler ve insanlara gönderdiği
peygamberleriyle ortaya koymuştur.
|
|
|
O |
|
O |
|