SAYFA 281
|
SAYFA 282
|
SAYFA 283
|
SAYFA 284
|
SAYFA 285
|
SAYFA 286
|
SAYFA 287
|
SAYFA 288
|
SAYFA 289
|
SAYFA 290
|
SAYFA 291
|
SAYFA 292
|
SAYFA 293
|
9) Ey Muhammed! Yoksa sen, Kehf ve Rakîm ashabını bizim en harikulade mucizemiz mi sandın? Garipliğine rağmen, Ashab-ı Kehf kıssasını sakın Allah’ın en harikulade mucizesi olduğunu sanma. Bu kainat sayfalarında, Ashab-ı Kehf kıssasından daha üstün, harikulade ve garip şeyler vardır.
10) Hani o gençler dağdaki geniş mağaraya sığınıp orayı kendilerine barınak edindikleri zaman demişlerdi ki: “Ey Rabbimiz! Mağfiret ve rızık olarak bize özel rahmet hazinelerinden ver ve bizim bütün işlerimizi iyleştir, bize doğruyu bulma başarısı ver, bizi doğru yolu bulan ve hidayete eren kimselerden eyle!”
11) Bunun üzerine biz de onların kulaklarına mağarada nice yıllar perde koyduk, uzun yıllar orada uyuttuk.
12) Sonra iki guruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini ayırdedelim diye onları uyandırdık.
13) Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz. Gerçekten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de hidayetlerini arttırmıştık.
14) Kalplerini metîn kıldık. Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasını ilah diye çağırmayız. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.”
15) “Şu bizim kavmimiz Allah'tan başka ilahlar edindiler. Bari onlara dair açık bir delil getirselerdi. Öyle ise Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kimdir?”
SAYFA 294
|
SAYFA 295
|
SAYFA 296
|
SAYFA 297
|
SAYFA 298
|
SAYFA 299
|
SAYFA 300
|