239- Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, size bilmediklerinizi nasıl öğrettiyse öyle anın.
240- İçinizde(264) ölüp de (geride) eşler bırakmakta olanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın, senesine kadar yararlanmaları için eşlerine vasiyet (bıraksınlar) . Ama onlar, (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların maruf (meşru) olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlü ve üstün olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir.
241- Boşanmış (kadın) ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay) ları vardır. Bu korkup-sakınanlar üzerinde bir haktır.
242- İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; umulur ki akıl erdirirsiniz.
243- Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi?(265) Allah onlara: "Ölün" dedi, sonra da onları diriltti.(266) Şüphesiz Allah, insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak, insanların çoğunluğu şükretmez.

AÇIKLAMA

264. Bu bölüm sona erdikten sonra burası bir ek ve destek olarak ilâve edilmiştir.
265. Buradan itibaren yeni bir hitap başlamaktadır. Burada müslamanlar Cihad'a, yani Allah yolunda elden gelen çabayı sarfetmeye ve bu amaçla mâlî fedakârlıkta bulunmaya teşvik edilmektedirler. Aynı zamanda İsrailoğulları'nın bozulmasına ve çökmesine neden olan zayıflıklara karşı tedbirli olmaları konusunda da uyarılmaktadırlar. Bu bölümün nüzul sebebini gözönünde bulundurursak konuyu anlamamız daha da kolay olacaktır. O dönemde, bir-iki yıl önce Mekke'den çıkarılan ve Medine'de muhacir olarak yaşayan müslümanlar, kendilerine yıllardan beri işkence eden kâfirlerle savaşmak için tekrar tekrar izin istiyorlardı. Fakat bu izin verildiğinde bazıları cesaretlerini yitirdiler. (Bkz. Bakara an: 216) Bu nedenle İsrailoğulları'nın tarihinde yaşanmış iki önemli olay müminlerin cesaretini arttırmak üzere buraya alınmıştır.
266. Burada İsrailoğulları'nın büyük taifeler halinde Mısır'dan çıkışlarına (Ayrıntıları için bkz. Maide: 20-26) ve kendileri için bir yurt bulmak üzere çöllerde oradan oraya geçişlerine değinilmektedir. Fakat Hz. Musa (a.s) Allah'tan aldığı vahiy üzerine onlara Filistinlilere saldırmalarını, oranın halkını sürüp çıkarmalarını ve orayı fethetmelerini emrettiğinde onlar korktular ve ilerleme emrine karşı çıktılar. Bu nedenle Allah onları başıboş bir şekilde çölde bıraktı ve böylece çölün zorlukları içinde eski nesil yok olup, yerine yeni bir nesil yetişti. Daha sonra Allah onlara Filistinlilere karşı zafer ihsan etti. Büyük bir ihtimalle "ölüm ve ikinci bir hayat" Mısır'dan çıkışın bu iki yönünü kastetmektedir.