44- Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim) .
45- Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.
46- Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.(20)
47- Ve derlerdi ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"
48- "Önceden gelip-geçmiş atalarımız da mı?"
49- De ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de,"
50- "Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
51- Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalancılar,
52- Hiç şüphesiz zakkum(21) olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

AÇIKLAMA

20. Yani, zenginlik onları olumsuz yönde etkilemiştir. Allah'a şükretmeleri gerekirken, O'nun nimetlerine nankörlük etmişler, nefislerinin arzusuna uymuşlar ve böylece Allah'ı unutmuşlardır. "Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı." Büyük günah oldukça kapsamlı bir ifadedir. Bu ifade ile, şirk, küfür, ateizm, ahlâksızlık, fasid ameller vs. kast olunmaktadır.
21. "Zakkum" ile ilgili izah için bkz. Saffat an: 34