İsmi var, cismi yok efsânevî kuş. Kaf dağında yaar. Tüyleri renkli ve süslü, yüzü insan yüzüne benzer, boynu gâyet uzun, her hayvanın bir alâmetine sahip, çok büyük bir kuş. Bulunduğu yerdeki kuşları avlaya avlaya Batıya doğru uçtuğundan Anka-i Muğrib adını alır. Zümrüd-i Anka, Simurg, Simurg-ı Anka da denir. Çocukları da kaparmış. Efsâneye göre, ashâb-ı ress durumu peygamberlerine şikâyet edince bedduâya uğrayan ankanın nesli tükenmiş. Son derece kanaatli bir kuşmuş. Tasavvufa göre anka, insa-ı kâmil demektir. Kâmil insan anka gibi olmalıdır. Tasavvuf felsefesine göre; heyûlâ ve hebâ da anka (gibi) kabul edilir. Muhiddin İbn Arabî, âlemin maddî varlığına hebâ, heyûlâ ve anka gibi isimler verir. Çünkü ona ve mutasavvıfların çoğuna göre bu evrenin tıpkı anka gibi ismi var, cismi yoktur. Veya âlem anka gibi bir bakıma var, bir bakıma yokturtur, hem vardır, hem yoktur. Veya ne vardır, ne yoktur (Cîlî, I/22).