Ekstazi:

 

Doğaüstü bir duruma, aşkın bir ruh haline ulaşmak; kendinden geçmek; kişinin duygularını bırakması. Bilinci ortadan kaldıran dinsel kendinden geçme durumu. İnsanın İlâhî bir duruma yükseldiğini dile getiren bu deyim, hıristiyanlığa ve tasavvuf yoluyla müslümanlara da geçmiştir. Tasavvufta buna vecd ve cezbe denir. Ekstazi; klasik Yunancada ekstazi kişinin kızgınlığını, deliliğini ya da akıl hastalığını ifade ederdi. Sonraları ise kişinin trans halinde olmasıyla ilişkili olarak kullanılmaya başlandı. Dinî geleneklerde genellikle mistikler ve diğer bazı kişilerin (râhipler, büyücüler, kâhinler ve medyumlar gibi) ilham almak, metafizik duyum veya bilgilere ulaşmak ve benzeri nedenlerle bu hali yaşadıkları sölenir. Genel kabule göre; ekstazinin temel karakteristiği, ruha İlâhî gücün inmesiyle duyu organlarının devre dışı kalmasıdır. Bu hal yaşanırken vücut kımıldayamaz, göremez, işitemez; bütün aktivitesini geçici olarak yitirir. Patolojik şuursuzluk durumundan farklı olarak ekstazi halini yaşayan şahıs, sonradan bu esnâda nelerin cereyan ettiğini hatırlar.