İçe doğan her şey ilham değildir, şeytan vesvesi de olabilir. Çünkü şeytan "İnsanlara vesvese veren, onların içini karıştıran" (114/Nâs, 5) bir varlıktır. İlham ile vesveseyi ayırabilmek için içimize gelen şeyi Allah’ın emir ve yasakları yönünden denetlemek gerekir. İşte nefs-i mülheme budur. Mü’min-kâfir, herkesin nefsi nefs-i mülhemedir. Allah ona, isyankarlığını ve takvâsını ilham eder. Allah insanın kalbine birçok şey doğurur. Bu da mü'min ve kâfir ayırımı olmadan her insanda olur. Şâirler ve buluş sahipleri buna örnek verilebilir.[1]