Tenasühe İnanmanın Hükmü:

 

Bütün semavî dinlere göre tenasuh inancı batıldır. Genellikle Tenasuh ehli cismanî meâdi ve ba'si inkâr ederler. Tenasuhe inanmak imanla ve özellikle ahiret inancı ile bağdaşmaz. Bir insan bu dünyada yaptıklarından sorumludur. Sorumlulukta ruhun bedeninin de payı vardır. Her bir insan bedeninin bir ruhu ve bir ruhun da tek bir bedeni vardır. Bir insanın ruhu sadece kendisine mahsus bedenini ve nefsini idare edip yönlendirir. Ruh sadece kendisine mahsus tek bir beden ve bedenin canı (nefsi) ile iyi vasıflar (kemâlât) veya kötü vasıflar kazanır. Tenasuhe inanılmakla tek bir insan ayrı ayrı pek çok sayıda hayvan ve insan olarak kabul edilmiş olunur ki bu da muhaldir. Bu inanca göre bir insan ruhunun yüzlerce bedeni olmuş olur. Halbuki ahirette her bir insanın bedeni diriltilecek ve ruhu buna iade edilecektir. Meselâ bir insan ruhu 100 tane insan cesedine girmiş olsa, gerçekte bu cesedlerin tek bir ruhu bulunur, diğerleri ruhsuz kalmış oldukları için diriltilmez. Hepsi diriltilse, biri ruhlu olarak diğerleri ruhsuz olarak diriltilmiş olur. Ruhsuz beden ise insan değildir. İnsan kendisine aid ruhuyla insandır. Tenasüh inancına göre bir insanın bedeni dünyada iken yüzlerce defa diriltilmiş sayılır. Halbuki ayrı ayrı insanların bedenleri hiçbirisi eksik bırakılmaksızın ahirette diriltilecek ve ruhları bunlara iade olunacaktır. Ahirette insan bedenlerinin aynen dünyadakilerinin tam benzeri olarak diriltilmiş ve ruhları bunlara iade edilmesi gerçeği, ruhun beden ve nefsiyle beraber tekliğine delildir.

Gerçek şudur ki, bir insanın bedeni, dünyada hücrelerinin yenilenmesiyle değişse de yine aynı o insanın ruhuna aid beden olarak kalacak, öldükten sonra âhirette ilm-i ilahîde bütün özellikleriyle mahfuz planına göre (DNA=Deoksiribonükleik asidine göre) bu beden aynen iade edilecektir. Cesedlerin de sorumluluktan payı olduğu için bunun planı olan DNA'sı dağılmış bile olsa, Allah bunu aynen iade edecek ve bundan eski bedeni aynen yaratacaktır. Ahirette hiç bir kimse, "İade edilen bu beden benim bedenim değildir, veya o suçu işleyen falan kimse ve bedenidir" diyerek imanla bağdaşmayan bir söz söylemeyecektir. Hayvanlarda can (nefs) vardır ve nefsi natıka denilen insanı ruh yoktur. İnsan ruhu, bir hayvan bedenine nakledilmek şöyle dursun, başka bir insanın bedenine de nakledilemez. Hatta ileride bir insanın beynini başka bir insanın kafatasına nakletmek mümkün olsa, ruhunu nakletmek imkansızdır.

Ayrıca tenasüh inancı, ruhların ezeli olduğunu kabul etmek gibi bir yanlışlığa götürür. Halbuki Cenab-ı Allah'tan başka her şey hâdistir (sonradan yaratılmıştır).

İnsanlar ölünce iyi kimselerin ruhları illiyîn'e kötü kimselerin ruhları ise Siccîn'e gidecektir. insan ölünce, sevap ve günah kazanma ameli kesilecektir. Ancak ölenlerin kabirde azablandırılmaları veya nimetlendirilmeleri için ruhlarının cesedlerinin aslı cüzlerine bir çeşit taaluku olacaktır.

Tenasuhün batıl olduğuna kat'î olarak delalet eden naklî delillerden birisi de şu ayetlerdir:

"Nihâyet onlardan her birine (her bir insana) ölüm gelip çatınca şöyle diyecektir: 'Rabb'im beni dünyaya geri gönder. Taki ben kaybettiğim ömrüm karşılığında iyi amel ve hareketlerde bulunayım. ' Hayır, aslâ. Onun söylediği bu söz Şüphesiz boş laftan ibarettir. Önlerinde ise diriltilip kaldırılacakları güne kadar, (dünyaya döndürülmelerine) bir engel vardır" (el-Mü'minûn: 23/99- 100). [1]

 


 

[1] Muhiddin Bağçeci, Şamil İslam Ansiklopedisi: 6/181-182.