“Şirk”, küfrün bir türüdür. Ortak koşmak demektir. Nifak ve zendeka gibi diğer küfür biçimlerinden daha basit ve bayağıdır. Çünkü şirkin herhangi bir mantığı ve açıklaması yoktur. Çok rastgeledir ve âdetâ bir bocalama ya da hastalık gibidir. Onun için kişiden kişiye, toplumdan topluma, çeşitli komplikasyonlar şeklinde kendini gösterir. Bu nedenle tarihin her döneminde şirk, farklı yorum ve yaklaşımlarla insanlara bulaşır ve değişik içerikler kazanır. Bu saplantının tedavisi de kolay değildir, hatta zaman zaman imkansızlaşır. Nitekim peygamberler müşrikleri tevhide davet ederken çok büyük zorluklar çekmişlerdir. Aynı zamanda müşriklerin sık sık hakaret ve saldırılarına uğramışlardır. Kur'ân-ı Kerim bu konuda geniş bilgiler vermektedir.
Bunun içindir ki Allah Teâlâ,: “Müşrikler, ancak ve ancak bir pislikten ibarettirler.” (Tevbe: 9/28) buyuruyor. Bu âyetten de anlaşıldığı üzere şirk içinde olan insanı, Kur'ân-ı Kerim “Müşrik” diye nitelemiştir. Müşrik: Bilerek veya bilmeyerek Allah'a ortak koşma sefaletine düşen insandır.[1]