Ermişlik, mitolojik bir kavramdır. Gizli bir kaynaktan metafizik anlamda ilham alarak meçhulleri ve geleceği bilmek demektir. Mitolojik anlayışta ermişliğin sınırları da yoktur. Kişi, ya da kişilerin hayal gücüne paralel olarak efsânevî içerikler kazanır. Daha çok Türk ve İranlı müslümanımsı toplumlar arasında ermişlik mitolojisi yaygındır. Ehl-i Beyt'den imamlar, seyyidler, evliyalar, tarikat şeyhleri ve hatta bazen deliler bile bu cahil topluluklar tarafından ermiş sayılırlar ve tanrılaştırılırlar. İslam akâidinin tanımladığı “kerâmet” in bu mitoloji ile hiç bir ilişkisi yoktur. Animist kökten gelen bu batıl inanç, şirkin en korkunç ve en çirkin bir türüdür.
Türbeler, süslü sandukalar, kale bedenleri gibi anıt mezarlar, törenler, esas duruşları, rabıtalar, Hatm-i Huwâcegânlar, İslam terminolojisiyle açıklanamayan patanjalist kavramlar ve öğretiler, İslâmî motiflerle kamufle edilmiş budist kaynaklı ayin ve zikirler, bu mitolojinin çeşitli malzemeleri ve görüntüleridir. [1]