- Hz. Peygamber ashabından bir kişiyi cahiliye döneminin büyüklerinden olan bir zata gönderdi. Sahabî onu Allah’a davet etti. O da:
‘Beni davet ettiğin Rabb’in nedir? Demirden midir, bakırdan mı, gümüşten mi, altından mıdır?’ dedi. Bunun üzerine sahabî, Rasûlullah’a gelerek durumu haber verdi. Bu manzarayı peygambere arzetti. Hz. Peygamber ikinci kez o sahabîyi gönderdi. O kişi yine ilk sözlerinin benzerlerini tekrarladı. Sahabî yine Rasûlullah’a döndü ve durumu ona haber verdi. Hz. Peygamber bu sefer üçüncü kez onu gönderdi. O kişi yine aynı suali sordu. Sahabî peygambere gelerek durumu haber verdi. Hz. Peygamber
‘Allah kesinlikle senin arkadaşının, (yani o cahiliye döneminin büyüklerinden olan o zatın) üzerine bir yıldırım gönderdi ve yıldırım onu yaktı’ dedi ve Ra’d: 13/13 ayeti indi.[1]
Ayrıca şöyle der: “Sahabe o kişi hakkında şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adam eski Firavunlardan daha katıdır’. Sahabe ona üç defa gitti; sonunda onunla konuşurken Allah Teâlâ bir bulut gönderdi. Bulut adamın üstüne geldiğinde gürledi ve bir şimşek çakarak adamın kafasına düştü’.)[2]
[1] Heysemi, Mecma’ VII/42 (Ebu Ya’la ve Bezzar’ın da benzer şekilde rivayet ettiklerini söyler. Ayrıca şöyle der: “Sahabe o kişi hakkında şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasulü! Bu adam eski Firevunlardan daha katıdır”. Sahabe ona üç defa gitti; sonunda onunla konuşurken Allah Teala bir bulut gönderdi. Bulut adamın üstüne geldiğinde gürledi ve bir şimşek çakarak adamın kafasına düştü”.)
[2] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/105.