BİR FAYDA
Bir grup alim, bu hadisin mensuh olduğunu söylemiştir. İcma da, bunun aksine, bugün bunu göstermektedir.
Tirmizî (ö.
“İki hadis hariç bu kitapta yer alan hadislerin hepsiyle, ilim adamları ve bazı alimler amel etmişlerdir. Bu iki hadis ise;
a. Hazar (=yerleşik hayat) da iki namazın arasını cem (=birleştirme) hadisi,
b. İçki içenin dördüncü defada döldürülmesi hadisi.”
Nevevî (ö.
İbn Hazm (ö.
Bu eleştiriye, bu hadisin; Abdullah ibn Ömer’den sabit olmadığı veya Abdullah ibn Ömer’in, buna muhalefet eden nadir kimselerden birisi olduğu, bu nedenle de Abdullah ibn Ömer’in bu rivayetinin icma’ya zarar verebilecek bir nitelikte olmadığı yada icma’nın, Abdullah ibn Ömer’in bu rivayetinden sonra oluştuğu şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü icma’nın, Abdullah ibn Ömer rivayetinden sonra nakledilme olasılığı vardır.
Bu konuda daha geniş bilgi için Hafız İbn Hacer (ö.
* * *
-
“Devlet başkanına (bir had cezası) geldiği zaman, had cezası hususunda şefaatçi olmasının yasak olması”[1] ile ilgili hadisler
Suyûtî (ö.
1. Câbir b. Abdullah
2. Hz. Aişe
3. Safvân b. Ümeyye
4. Abdullah ibn Ömer
5. Abdullah ibn Amr
6. Abdullah ibn Mes’ud
7. Hz. Ali
8. Zübeyr
9. Abdullah ibn Abbâs
10. Ammâr b. Yâsir
11. Ebu Hureyre
12. Ümmü Seleme
13. Mes’ud ibnu’l-Acmâ’
Toplam,
Yine de doğruyu en iyi bilen Cenab-ı Allah’tır.
* * *
[1] İslam Hukuku’nda belirtilen hadler, doğrudan doğruya Allah’ın hakkıdır. Haddi gerektiren bir suç işleyen kimse, makamı ve mevkisi ne olursa olsun mutlaka cezalandırılır.
Hanefilere göre; hadleri uygulamaktan kasıt, toplumda meydana gelebilecek kargaşalıkları ve fitneden toplumu kurtarmaktır. Bu nedenle de had cezaları; islam’ın hakim olduğu yerlerde uygulanır. İslam’ın hakim olmadığı yerlerde uygulanmaz. Çünkü had cezaları, devlet ile ilgili olan bir uygulamadır. Dolayısıyla da had cezası, ya devlet başkanı yada devlet tarafından bu konuda görevlendirilen kimseler tarafından uygulanır. Normal kişiler uygulayamaz.
O halde Allah’ın hakkı olan bir konuda şefaat isyemek, yüce Allah’ın hakkı olarak farz kılınan haddin uygulanmamasını talep etmektedir ki, bunun mümkün olmadığı ortadadır. Hatta had hususunda tevbe etmenin dahi dünyada haddi düşürmeyeceği hususunda icma bile edilmiştir.
Bazı alimler, had cezası, devlet başkanına ulaşmadan önce o kişiye şefaatin cazi ve işlediği günahın kapanmasının mendub olduğunu belirtmişlerdir. Bu, Evzâî’nin görüşüdür. Bu görüş, Zübeyr b. Avvâm ile Abdullah ibn Abbâs’tan da rivayet edilmiştir.
Konu ile
ilgili hadisler için b.k.z: Buhârî, Hudud