|
Şayet bir kula kerih görmüş olduğu bir şey takdir edilmiş ise; bu kimse için şu
altı hususun şahitliği söz konusudur:
1 - Tevhide şahitliği. Şöyle ki; Allahu Teâlâ takdir eden, dileyen ve yaratandır.
O neyi dilerse o olur, dilemediği asla olmaz.
2 - Adalete şahitliği. O'nun adaletinin bu kulun hükmünde devam ettiği ve
adaletli olarak gerçekleştirdiği.
3 - Rahmete şahitliği. Takdir ettiği konudaki rahmeti, gazap etmesini ve intikam
almasını geçmiştir. Nitekim rahmeti O'nu kaplamıştır.
4 - Hikmete şahitliği. Yüce Allah'ın hikmeti gereği kul hakkındaki bu takdirin
gerçekleşmiş olduğudur. Hikmeti boşa değildir ve kaza etmesi de abes değildir.
5 - Hamd'a şahitliği. Bu konuda da, her yönüyle eksiksiz hamd ve övgülerin
yalnız Allah'a olduğudur.
6 - Kulluğa şahitliği. Kulun her yönüyle, efendisinin emri ve hükmü altında olan
kesin bir köle olduğu.
Allahu Teâlâ, dinî konularda kendisini nasıl evirip
çevirdiyse, kaderî konularda da hükmüyle kendisini evirip çevirendir. İşte bu da
kuşkusuz, ahkamın o kul üzerinde yürürlükte olduğu konum olmaktadır.
|