SURELER KONULAR KALEM 48 48. Artık Rabbinin hükmüne sabret ve o balık - 48. Sayfa
|
KALEM 48 |
فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ الْحُوتِ إِذْ نَادَى وَهُوَ مَكْظُومٌ |
48. Artık Rabbinin hükmüne sabret ve o balık sahibi gibi olma. Hani o gamla dolu dolu dua etmişti.
"Artık Rabbinin hükmüne" O'nun kaza ve takdirine "sabret!" Burada hüküm, kaza (ve takdir) demektir. Şöyle de açıklanmıştır: Rabbinin sana yüklediği risaletini tebliğ etme hükmünü yerine getirmek üzere sabret, sebat göster.
İbn Bahr dedi ki: Rabbinin yardımı gelinceye kadar sabret.
Katade: Acele etme ve (acelecilik ederek Rabbini) gazaplandırma! Sana yardımın gelmesi kaçınılmaz bir şeydir.
Buyruğun "cihadı emreden" kılıç ayeti ile nesholduğu da söylenmiştir.
"Ve o balık sahibi" Yunus (a.s) "gibi olma." Yani gazap etmekte tahammül edemeyip acelecilik etmekte ona benzeme!
Katade dedi ki: Yüce Allah Peygamberini (salat ve selam ona) teselli etmekte, ona sabır göstermesini ve balık sahibi gibi acele etmemesini emretmektedir. Ona dair haberlerin geçtiği Yunus Süresi'nde (98. ayetin tefsirinde), el-Enbiya Süresi'nde (87-88. ayetlerin tefsirinde) ve Saffat Süresi'nde (139-144. ayetlerin tefsirinde) geçtiği gibi.
"Zu: Sahip" lafzı ve "sahip" ile izafet yapılması arasındaki fark, Yunus Süresi'nde geçmiş bulunmaktadır. Tekrarlamanın anlamı yoktur.
"Hani o gamla dolu dolu dua etmişti." Yani balığın karnında iken: "Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zulmedenlerden oldum." (el-Enbiya, 87) diye dua etmişti.
"Gamla dolu dolu" buyruğu keder (gam) ile dolu dolu, demektir. üzüntü (kerb) diye de açıklanmıştır. Birincisi İbn Abbas ve Mücahid'in, ikincisi Ata ve Ebu Malik'in görüşüdür.
el-Maverdi dedi ki: Aralarındaki farka gelince: gam kalpte, üzüntü (kerb) ise nefeste olur.
Bunun mahbus anlamında olduğu da söylenmiştir. Çünkü: ''Hapsetmek" demektir. "Filan kişi öfkesini hapsetti (yuttu)" tabiri de buradan gelmektedir. Bu açıklamayı da İbn Bahr yapmıştır.
Bunun; nefesinin geçtiği yeri (kazm) yakalanmış, sıkılmış anlamında olduğu da söylenmiştir ki bu açıklamayı da el-Müberred yapmıştır. Bu ve daha başka açıklamalar bundan önce Yusuf Süresi'nde (84, ayet, 3. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK’E TIKLAYIN
İslami Okul Okulların En Önemlisi