Sahih

İbn Hibban

 

REKAİK

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

باب قراءة القرآن

Bab: Kur'an Okuma

 

[ 732 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى حدثنا خلف بن هشام البزار قال حدثنا حماد بن زيد عن أبي عمران الجوني عن جندب بن عبد الله رفعه إلى النبي صلى الله عليه وسلم قال اقرؤوا القرآن ما ائتلفت عليه قلوبكم فإذا اختلفتم فيه فقوموا عنه

 

732- Cundub, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an'ı kalpleriniz onun üzerinde birleştiği müddetçe okuyun! ihtilafa düştüğünüz (usandığınız) zaman ise (okumayı bırakıp), hemen kalkın" buyurduğunu nakleder.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 4/312; Buhari 5060; Müslim 2667; Darimi 2/442.

 

ذكر البيان بأن قراءة المرء بين القراءتين كان أحب إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم من الجهر والمخافتة جميعا بها

Gizli ve Açık Kıraatin iki Türlüsünü de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Sevdiği için Kişinin Kıraati Bu ikisinin Arasında Yapması

 

[ 733 ] أخبرنا بن خزيمة قال حدثنا أبو يحيى محمد بن عبد الرحيم قال حدثنا يحيى بن إسحاق السيلحيني قال حدثنا حماد بن سلمة عن ثابت عن عبد الله بن رباح عن أبي قتادة أن النبي صلى الله عليه وسلم مر بأبي بكر وهو يصلي يخفض صوته ومر بعمر يصلي رافعا صوته قال فلما اجتمعا عند النبي صلى الله عليه وسلم قال لأبي بكر يا أبا بكر مررت بك وأنت تصلي تخفض من صوتك قال قد أسمعت من ناجيت قال ومررت بك يا عمر وأنت ترفع صوتك قال يا رسول الله أوقظ الوسنان وأحتسب به قال فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم لأبي بكر ارفع من صوتك شيئا وقال صلى الله عليه وسلم لعمر اخفض من صوتك شيئا

 

733- Ebu Katade anlatıyor: Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem). (bir gece dışarı çıkıp) Ebu Bekr'e uğradı. Ebu Bekr kısık bir sesle namaz kılıyordu. Bir de Ömer b. el-Hattab'a uğradı. Ömer ise yüksek sesle namaz kılıyordu. ikisi de, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında bir araya gelince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ebu Bekr! Ben sana uğradım, sen sesini kısarak namaz kılıyordun. (Niçin böyle yapıyorsun?)" diye sordu. O da: "Ey Allah'ın Resulü! Ben (sesimi) kendisine münacatta bulunduğum zata işittiriyorum" diye cevap verdi. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ömer! Sana da uğramıştım. Sen de sesini yükseltiyordun. (Niçin böyle yapıyorsun?)" diye sordu. O da: "Ey Allah'ın Resulü! Uyuklamakta olan kimseyi uyandırıyorum ve onun uyanmasını sağlamaya çalışıyorum" dedi. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir'e: "Sesini biraz yükselt!" Ömer'e de: "Sesini biraz kıs" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1200); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ravileri güvenilir kimselerdir. Ebu Davud 1329; Tirmizi 447.

 

ذكر البيان بأن قراءة المرء القرآن بينه وبين نفسه تكون أفضل من قراءته بحيث يسمع صوته

Kişinin Kıraati Başkaları işitmeyecek Şekilde Sadece Kendinin işitebileceği Şekilde Yapmasının Daha Faziletli Oluşu

 

[ 734 ] أخبرنا بن قتيبة حدثنا حرملة بن يحيى حدثنا بن وهب حدثنا معاوية بن صالح عن بحير بن سعد عن خالد بن معدان عن كثير بن مرة عن عقبة بن عامر أن النبي صلى الله عليه وسلم قال الجاهر بالقرآن كالجاهر بالصدقة والمسر بالقرآن كالمسر بالصدقة

 

734- Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Kur'an-ı Kerim'i açıktan okuyan, açıktan sadaka veren gibidir, gizli okuyan da gizli sadaka veren gibidir.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1204); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 4/151, 4/158; Ebu Davud 1333; Tirmizi 2919; Nesai3/225.

 

ذكر أمر المصطفى صلى الله عليه وسلم بعض أمته أن يقرأ عليه القرآن

Mustafa'nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ümmetinden Bazı Kimselere Kendisine Kur'an Okumalarını Emretmesi

 

[ 735 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا عبد الغفار بن عبد الله الزبيري قال حدثنا علي بن مسهر عن الأعمش عن إبراهيم عن عبيدة عن عبد الله قال قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرأ علي قال قلت أقرأ عليك وإنما أنزل القرآن عليك قال إني أحب أن أسمعه من غيري فقرأت عليه سورة النساء حتى إذا بلغت { فكيف إذا جئنا من كل أمة بشهيد وجئنا بك على هؤلاء شهيدا } نظرت إليه فإذا عيناه تهراقان

 

735- Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Bana Kur'an oku" buyurunca: "Kur'an sana nazil oluyorken, ben mi sana okuyacağım?" diye sordum. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an'ı benden başkasından duymak isterim" buyurunca Nisa suresini okumaya başladım, "Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman) bakalım onların hali nice olacak!''(Nisa 41) ayetine geldiğim zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözlerinden yaş aktığını gördüm.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Tahricu Fıkhi's-sire 192); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/380, 1/433; Buhari4582; Müslim 800; Ebu Davud 3668; Tirmizi 3028.

 

ذكر الأمر بأخذ القرآن عن رجلين من المهاجرين ورجلين من الأنصار

Kur'an'ı Muhacirlerden iki ve Ensar'dan iki Kimseden Almanın Emredilmesi

 

[ 736 ] أخبرنا الحسين بن محمد بن مودود بحران قال حدثنا محمد بن سلمة عن أبي عبد الرحيم عن زيد بن أبي أنيسة عن طلحة بن مصرف عن مسروق بن الأجدع قال سمعت عبد الله بن عمرو يقول لم أزل أحب عبد الله بن مسعود منذ سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول اقرؤوا القرآن من أربعة عبد الله بن مسعود وسالم مولى أبي حذيفة ومعاذ بن جبل وأبي بن كعب

 

736- Mesruk b. el-Ecda' der ki: Abdullah b. Amr'ı işittim; dedi ki: "Abdullah b. Mes'ud'u Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun için şöyle dediği zamandan bu yana seviyorum: "Kur'an'ı şu dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud, Huzeyfe'nin azatlısı Salim ve Muaz b. Cebel ve Ubey b. Ka'b.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1827); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/195; Buhari 3758; Müslim 2464; Tirmizi3810.

 

ذكر الإخبار عما أبيح لهذه الأمة في قراءة القرآن على الأحرف السبعة

Bu Ümmete Kur'an'ı Yedi Harf (lehçe) Üzerinden Okumalarının Mubah Kılınışı

 

[ 737 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى حدثنا أبو خيثمة حدثنا يزيد بن هارون عن حميد عن أنس بن مالك عن أبي بن كعب قال قرأ رجل آية وقرأتها على غير قراءته فقلت من أقرأك هذه فقال أقرأنيها رسول الله صلى الله عليه وسلم فانطلقت إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله أقرأتني آية كذا وكذا قال نعم قال الرجل أقرأتني كذا وكذا قال نعم إن جبريل وميكائيل أتياني فجلس جبريل عليه السلام عن يميني وميكائيل عليه السلام عن يساري فقال جبريل يا محمد اقرأ القرآن على حرف فقال ميكائيل استزده فقلت زدني فقال اقرأه على حرفين فقال ميكائيل استزده حتى بلغ سبعة أحرف وقال اقرأه على سبعة أحرف كل شاف كاف

 

737- Ubey b. Ka'b anlatıyor: Bir adam bir ayeti okudu; ben ise onun kıraatinden başka şekilde okudum. "Bunu sana kim okuttu?" diye sorduğumda: "Bu ayeti bana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) okuttu" dedi. Daha sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına geldim ve: "Ey Allah'ın Resulü! Bu ayeti bana şöyle okutmuştun değil mi?" diye sordum. "Evet" buyurdu. Bu defa o adam: "Bu ayeti bana şu şekilde öğretmemiş miydin?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine: "Evet" buyurdu ve şöyle devam etti: "Cibril ve Mıkail bana geldiler. Cibrıl sağıma, Mıkail soluma oturdu. Cibrıl ‘‘Ey Muhammed! Kur'an'ı bir harf (lehçe) üzere oku’‘ dedi. Bunun üzerine Mıkail de bana ‘‘Bu harflerin artırılmasını iste’‘ dedi. Ben: ‘‘Bana artır'' dediğimde Cibril ‘‘iki harf üzere oku’‘ dedi. Mikail yine: ‘‘Bu harflerin artırılmasını iste’‘ dedi. Bu şekilde bir harf olan Kur'an okuyuşu yedi harfe (yedi lehçeye) kadar çıkarılıp çoğalmış oldu. Bana: ‘‘Kur'an'ı yedi harf üzeri oku. Her bir harf kati ve şatidir (Kur'an'ın şifa oluşuna engel olmayıp yeterlidir)'' dedi."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1327; es-Silsiletu's-sahiha 843); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 5/122; Nesai 2/154.

 

ذكر الخبر الدال على أن من قرأ القرآن على حرف من الأحرف السبعة كان مصيبا

Yedi Harf (Lehçe)den Herhangi Biri ile Kur'an'ı Okuyanın Doğru Yaptığına Delalet Eden Haber

 

[ 738 ] أخبرنا الحسن بن سفيان حدثنا جعفر بن مهران السباك حدثنا عبد الوارث عن محمد بن جحادة عن الحكم بن عتيبة عن مجاهد عن عبد الرحمن بن أبي ليلى عن أبي بن كعب أن جبريل عليه السلام أتى النبي صلى الله عليه وسلم وهو بأضاة بني غفار فقال يا محمد إن الله يأمرك أن تقرىء أمتك هذا القرآن على حرف واحد فقال صلى الله عليه وسلم أسأل الله معافاته ومغفرته أو معونته ومعافاته سل لهم التخفيف فإنهم لن يطيقوا ذلك فانطلق ثم رجع فقال إن الله يأمرك أن تقرىء أمتك هذا القرآن على حرفين فقال أسأل الله معافاته ومغفرته أو معونته ومعافاته سل لهم التخفيف فإنهم لن يطيقوا ذلك فانطلق ثم رجع فقال إن الله يأمرك أن تقرىء أمتك هذا القرآن على ثلاثة أحرف قال أسأل الله معافاته ومغفرته أو معونته ومعافاته سل لهم التخفيف فإنهم لن يطيقوا ذاك قال فانطلق ثم رجع فقال إن الله يأمرك أن تقرأ هذا القرآن على سبعة أحرف فمن قرأ حرفا منها فهو كما قرأ

 

738- Ubey b. Ka'b'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Gifar oğullarının suyunun yanındayken Cibril geldi ve: "Ey Muhammed! Allah, ümmetine bu Kur'an'ı bir harf üzere okutmanı emrediyor" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'tan afiyette kılmasını ve bağışlamasını veya desteğini ve afiyette kılmasını dilerim. Onlar için hafifletme dile, çünkü ümmetimin buna gücü yetmez" karşılığını verdi. Cibril gidip ikinci defa gelip: "Allah, ümmetine bu Kur'an'ı iki harf üzere okutmanı emrediyor" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'tan afiyetle kılmasını ve bağışlamasını veya desteğini ve afiyette kılmasını dilerim. Onlar için hafifletme dile, çünkü ümmetimin buna gücü yetmez" karşılığını verdi. Cibril gidip üçüncü defa dönünce: "Allah, ümmetine Kur'an'ı üç harf üzere okutmanı emrediyor" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'tan afiyette kılmasını ve bağışlamasını veya desteğini ve afiyette kılmasını dilerim. Onlar için hafifletme dile, çünkü ümmetimin buna gücü yetmez" karşılığını verdi. Cibril gidip dördüncü defa dönünce: "Allah, ümmetine Kur'an'ı yedi harf üzere okutmanı emrediyor. Bunlardan hangisiyle okurlarsa doğru okumuş olurlar" dedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1328); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 5/128; Müslim 821; Ebu Davud 1478; Nesai 2/152.

 

   ذكر العلة التي من أجلها سأل النبي صلى الله عليه وسلم ربه معافاته ومغفرته

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Rabbinden Afiyet ve Mağfiret Dilemesinin Nedeni

 

[ 739 ] أخبرنا الحسن بن سفيان حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة حدثنا حسين بن علي عن زائدة عن عاصم عن زر عن أبي بن كعب قال لقي رسول الله صلى الله عليه وسلم جبريل صلى الله عليه وسلم فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم إني بعثت إلى أمة أمية منهم الغلام والجارية والعجوز والشيخ الفاني قال مرهم فليقرؤوا القرآن على سبعة أحرف

 

739- Ubey b. Ka'b der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Cibril ile karşılaştı ve: "‘‘Ben, erkek çocuğu, kız çocuğu, ihtiyarı ve piri fanisi olan hiç okumayan bir ümmete gönderildim’‘ dedi. Cibril: "Onlara Kur'an'ı yedi harf üzere okumaların emret" dedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1328); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 5/132; Tirmizi 2944.

 

ذكر تفضل الله جل وعلا على صفيه صلى الله عليه وسلم بكل مسألة سأل بها التخفيف عن أمته في قراءة القرآن بدعوة مستجابة

Yüce Allah'ın Seçilmiş Kuluna (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ümmeti için Kur'an'ı Kıraat Hususunda Her Dilemesinde Hafifletme ve Duasını Kabul Etme Yönünde ihsanda Bulunması

 

[ 740 ] أخبرنا أبو يعلى حدثنا أبو خيثمة حدثنا محمد بن عبيد حدثنا إسماعيل بن أبي خالد عن عبد الله بن عيسى عن عبد الرحمن بن أبي ليلى عن أبي بن كعب قال كنت جالسا في المسجد فدخل رجل فقرأ قراءة أنكرتها عليه ثم دخل آخر فقرأ قراءة سوى قراءة صاحبه فلما قضى الصلاة دخلا جميعا على النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله إن هذا قرأ قراءة أنكرتها عليه ثم قرأ الآخر قراءة سوى قراءة صاحبه فقال لهما رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرآ فقرأ فقال أحسنتما أو قال أصبتما قال فلما قال لهما الذي قال كبر علي فلما رأى النبي صلى الله عليه وسلم ما غشيني ضرب في صدري فكأني أنظر إلى ربي فرقا فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم يا أبي إن ربي أرسل إلي أن اقرأ القرآن على حرف فرددت عليه أن هون على أمتي مرتين فرد علي أن اقرأه على سبعة أحرف ولك بكل ردة رددتها مسألته يوم القيامة فقلت اللهم اغفر لأمتي ثم أخرت الثانية إلى يوم يرغب إلي فيه الخلق حتى أبرهم

 

740- Ubey b. Ka'b der ki: Mescid'deyken adamın biri (namaz kılmak için)

içeriye girdi. Kıraatini daha önce duymadığım bir şekilde (lehçede) yaptı. Sonra başka bir adam girdi. Bu da kıraatini diğer adamdan daha farklı bir şekilde yaptı. Namazı bitirdiğimizde ikisi de birlikte Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına girdiler. Ona: "Ey Allah'ın Resulü! Bu adam kıraatini daha önce duymadığım bir şekilde yaptı. Bu da diğerinden daha farklı (ve bilmediğim) bir şekilde kıraatini yaptı" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O iki adama bir daha okumalarını emretti. Okuduklarında da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara: "iyi yaptınız veya isabet ettiniz" buyurdu. Bu durum ağrıma gitti. Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içime düşeni hissetti ve göğsüme vurdu. O anda kendimi sanki Rabbimin huzurunda korkuyormuş gibi hissettim. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu: "Ey Ubey! Kur'an'ı tek bir lehçe (harf) okumam üzere (Cibrıl'i) bana gönderdi. Ancak, okumayı ümmetime kolaylaştır diye tekrar bir istekte bulundum. Bunun üzerine bana: ‘‘Onu yedi lehçe üzerine okuyabilirsin ve sana verdiğim her cevapla birlikte bir isteğin kıyamet gününde kabul görecek’‘ diye karşılık verdi. Ben de: ‘‘Allahım! Ümmetimi bağışla’‘ diye dilekte bulundum. ikinci dileğimi de ibrahım (aleyhisselam) dahil bütün mahlukatın bana yönelecekleri bir güne bıraktım."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1328); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 5/127; Müslim 820.

 

[ 741 ] أخبرنا عمر بن سعيد بن سنان قال أخبرنا أحمد بن أبي بكر عن مالك عن بن شهاب عن عروة بن الزبير عن عبد الرحمن بن عبد القارئ أنه قال سمعت عمر بن الخطاب يقول سمعت هشام بن حكيم بن حزام فقرأ سورة الفرقان على غير ما أقرؤها وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم أقرأنيها فكدت أن أعجل عليه ثم أمهلت حتى انصرف ثم لببته بردائه فجئت به إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت إني سمعت هذا يقرأ سورة الفرقان على غير ما أقرأتنيها فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرأ فقرأ القراءة التي سمعته يقرأ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم هكذا أنزلت ثم قال لي اقرأ فقرأت فقال هكذا أنزلت إن هذا القرآن أنزل على سبعة أحرف فاقرؤوا ما تيسر منه

 

741- Ömer b. el-Hattab der ki: Hişam b. Hakım b. Hizam'ın, Furkan Suresini okurken, benim okuduğumdan farklı bir şekilde okuduğunu işittim. Halbuki bu sureyi bana Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) okutmuştu. Neredeyse (namazda olan) adamın üzerine gidecektim. ama namazı bitirmesini bekledim. Sonra Hişam'ın elbisesinden tutup çekerek Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) götürdüm. Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Allah'ın Resulü! Sen bana Furkan Suresini okuttun. Bu adamın, senin bana okuttuğundan değişik bir şekilde okuduğunu duydum" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Oku!" buyurunca, Hişam daha önce okuduğu gibi okudu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu süre bu şekilde nazil oldu" buyurup, bana: "Sen oku!" buyurdu. Ben de okuyunca: "Bu şekilde nazil oldu" buyurduktan sonra: "Kur'an yedi harf (lehçe) üzere nazil oldu. Bundan kolayınıza geleni okuyunuz" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1325); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 1/206; Ahmed 1/40; Buhari 2419; Müslim 818; Nesai 2/151; Tirmizi 2943.

 

ذكر الإخبار بأن الله أنزل القرآن على أحرف معلومة

Yüce Allah'ın Kur'an'ı Bilinen Harfler (Lehçeler) Üzerinde indirmesi

 

[ 742 ] أخبرنا أبو خليفة قال حدثنا أبو الوليد قال حدثنا حماد بن سلمة عن حميد عن أنس عن عبادة بن الصامت قال قال أبي بن كعب قال رسول الله صلى الله عليه وسلم أنزل القرآن على سبعة أحرف

 

742- Ubey b. Ka'b der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an yedi harf (kıraat) üzere nazil olmuştur" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1327); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 5/114.

 

ذكر الإخبار عن وصف بعض القصد في الخبر الذي ذكرناه

Önceki Hadiste Ne Kastedildiğine Dair

 

[ 743 ] أخبرنا عبد الله بن محمد الأزدي قال حدثنا إسحاق بن إبراهيم قال أخبرنا عبدة بن سليمان عن محمد بن عمرو عن أبي سلمة عن أبي هريرة عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال أنزل القرآن على سبعة أحرف حكيما عليما غفورا رحيما قول محمد بن عمرو أدرجه في الخبر والخبر إلى سبعة أحرف فقط

 

743- Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kur'an yedi kıraat (lehçe) üzerine nazil olmuştur." "HakTmen AlTme" ifadesi "Gafuran Rahıma" şeklinde de okunabilir.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen sahih; Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/300, 2/332, 2/440. 3 Elbani: Sahih (el-İrva' 6/271); Şuayb: İsnadı hasendir.

 

Hadisin sonundaki örnek, ravi Muhammed b. Amr'a ait olup hadisin sonuna idrac etmiştir. Hadis-i şerif olan metin, sadece yedi harf ifadesiyle sınırlıdır.3

 

ذكر خبر قد شنع به بعض المعطلة على أصحاب الحديث حيث حرموا التوفيق لإدراك معناه

Manasını idrakten Mahrum Kaldıkları için Muattila'nın Hadis Alimlerini Tenkit Etmesine Sebep Olan Haber

 

[ 744 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن عبد الأعلى قال حدثنا معتمر بن سليمان قال سمعت حميدا قال سمعت أنسا قال كان رجل يكتب للنبي صلى الله عليه وسلم وكان قد قرأ البقرة وآل عمران عد فينا ذو شأن وكان النبي صلى الله عليه وسلم يمل عليه غفورا رحيما فيكتب عفوا غفورا فيقول النبي صلى الله عليه وسلم اكتب ويملي عليه عليما حكيما فيكتب سميعا بصيرا فيقول النبي صلى الله عليه وسلم اكتب أيهما شئت قال فارتد عن الإسلام فلحق بالمشركين فقال أنا أعلمكم بمحمد صلى الله عليه وسلم إن كنت لأكتب ما شئت فمات فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فقال إن الأرض لن تقبله قال فقال أبو طلحة فأتيت تلك الأرض التي مات فيها وقد علمت أن الذي قال رسول الله صلى الله عليه وسلم كما قال فوجدته منبوذا فقلت ما شأن هذا فقالوا دفناه فلم تقبله الأرض

 

744- Enes anlatıyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelen vahyi yazan bir adam vardı. Bakara ve AI-i imran surelerini bilirdi. Bunları bilen kişinin bizim gözümüzde büyük bir konumu olurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'an yazdırırken: "Gafuran Rahıma" diye okurdu; ancak o: "Afuvven Gafura" şeklinde yazardı. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Yaz!" deyip: "Alimen hakime" diye okurken o: "Semı'an Basire" diye yazardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de ona: "Nasıl istiyorsan öyle yaz" derdi. Sonra adam Müslümanlıktan çıkıp mürted oldu. Müşriklere katıldı ve onlara: "Ben Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hepinizden iyi tanırım, ben istediğim gibi yazıyordum" dedi. Adam ölünce Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adamın hakkında: "Yer onu kabul etmeyecektir" buyurdu. Ebu Talha dedi ki: "Adamın öldüğü yere gittim ve toprağın onu atmış olduğunu gördüm. ‘‘Bu adamın durumu nedir?’‘ diye sorduğumda: ‘‘Onu gömdük; ancak yer onu kabul etmedi’‘ dediler.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'lik ala Sahihi'l-Mevarid 1268/1521); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 3/120, 3/121; Buhari3617; Müslim 2781.

 

ذكر الإخبار عن وصف البعض الآخر لقصد النعت في الخبر الذي ذكرناه

Önceki Hadiste Kasdedilen Hususu Belirten Diğer Haber

 

[ 745 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو همام قال حدثنا بن وهب قال أخبرنا حيوة بن شريح عن عقيل بن خالد عن سلمة بن أبي سلمة بن عبد الرحمن عن أبيه عن بن مسعود عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال كان الكتاب الأول ينزل من باب واحد وعلى حرف واحد ونزل القرآن من سبعة أبواب على سبعة أحرف زاجر وآمر وحلال وحرام ومحكم ومتشابه وأمثال فأحلوا حلاله وحرموا حرامه وافعلوا ما أمرتم به وانتهوا عما نهيتم عنه واعتبروا بأمثاله واعملوا بمحكمه وآمنوا بمتشابهه وقولوا آمنا به كل من عند ربنا

 

745- ibn Mes'ud'un bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "ilk kitap bir bab ve bir kıraat üzerine nazil olmuştu. Kur'an ise yedi bab ve yedi harf üzerine nazil olmuştur. Bunlar da: Nehiyler, emirler, helaller, haramlar, muhkemler, müteşabihler ve mesellerdir. Kuran'ın helalini helal, haramını da haram kabul edin. Size emrettiklerini yerine getirin, yasakladıklarından da uzak durun. Verilen mesellerden ibret alın. Muhkem ayetleriyle amel edin, müteşabih ayetlerine iman edin ve: ‘‘Bunların hepsi Rabbimizin katındandır. O'na iman ederiz’‘ deyin."

 

[Tahric:]  Elbani; Metinde geçen "nehiyler" ibaresi zayıfhr (es-Silsiletu's-sahiha 587); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Beyhaki: "Mürsel ceyyiddir." Ahmed 1/445.

 

ذكر البيان بأن لا حرج على المرء أن يقرأ بما شاء من الأحرف السبعة

Kişinin Yedi Lehçeden Dilediği ile Kıraat Edebilmesinin Mahzurlu Olmaması

 

[ 746 ] أخبرنا الحسين بن أحمد بن بسطام بالأبلة قال حدثنا سعيد بن يحيى بن سعيد الأموي قال حدثنا أبي عن الأعمش عن عاصم عن زر عن عبد الله قال سمعت رجلا يقرأ آية أقرأنيها رسول الله صلى الله عليه وسلم خلاف ما قرأ فأتيت النبي صلى الله عليه وسلم وهو يناجي عليا فذكرت له ذلك فأقبل علينا علي وقال إن رسول الله صلى الله عليه وسلم يأمركم أن تقرؤوا كما علمتم

 

746- Abdullah b. Mes'ud der ki: Bir adamın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bana öğrettiği kıraatten farklı olarak bir ayeti okuduğunu işittim. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittiğimizde Hz. Ali'nin onunla gizlice konuştuğunu gördüm. Durumu ona zikrettiğimde Hz. Ali bize dönerek: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) size öğretildiği gibi okumanızı emrediyor" dedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (es-Silsiletu's-sahiha 1522); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 1/419, 1/421.

 

ذكر الزجر عن العتب على من قرأ بحرف من الأحرف السبعة

Yedi Lehçeden Biri ile Kıraat Edeni Kusurlu Bulmanın Yasaklanışı

 

[ 747 ] أخبرنا محمد بن يعقوب الخطيب بالأهواز قال حدثنا معمر بن سهل قال حدثنا عامر بن مدرك قال حدثنا إسرائيل عن عاصم عن زر عن عبد الله قال أقرأني رسول الله صلى الله عليه وسلم سورة الرحمن فخرجت إلى المسجد عشية فجلس إلي رهط فقلت لرجل اقرأ علي فإذا هو يقرأ أحرفا لا أقرؤها فقلت من أقرأك فقال أقرأني رسول الله صلى الله عليه وسلم فانطلقنا حتى وقفنا على النبي صلى الله عليه وسلم فقلت اختلفنا في قراءتنا فإذا وجه رسول الله صلى الله عليه وسلم فيه تغير ووجد في نفسه حين ذكرت الاختلاف فقال إنما هلك من قبلكم بالاختلاف فأمر عليا فقال إن رسول الله صلى الله عليه وسلم يأمركم أن يقرأ كل رجل منكم كما علم فإنما أهلك من قبلكم الاختلاف قال فانطلقنا وكل رجل منا يقرأ حرفا لا يقرأ صاحبه

 

747- Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana Rahman suresini okuttu. Akşam zamanı Mescid'e gittiğimde bir grup yanıma gelip oturdu. içlerinden birine: "Bana (Kur'an) oku" dediğimde adam benim okumadığım harfler üzerinden okumaya başladı. Ona: "Seni kim okuttu?" dediğimde: "Beni Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) okuttu" dedi. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittik ve: "Biz okumamızda ihtilafa düştük" dedim. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzü değişti. Kur'an hakkında ihtilaf ettiğimizi duyması ağırına gitti ve: "Sizden öncekiler ihtilaflarından dolayı helak oldular" buyurdu. Ardından Allah Resulünün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) emriyle Hz. Ali, Müslümanlara şu duyuruyu yaptı: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) her bir kişinin kendisine öğretildiği şekilde Kur'an'ı okumasını emrediyor. Bilmelisiniz ki sizden öncekileri bu konudaki ihtilaftan dolayı helak oldular." Bu şekilde dağıldığımızda her birimiz Kur'an'ı diğerinden farklı bir harf üzere okuyordu.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (es-Silsiletu's-sahiha 1522); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 1/393, 1/411, 1/412; Buhari 2410, 3476.

 

ذكر الإباحة للمرء أن يرجع في قراءته إذا صحت نيته فيه

Niyeti Doğru Olduğunda Kişinin Kıraatinde Nağme Yapmasının Mübahlığı

 

[ 748 ] أخبرنا محمد بن الحسن بن قتيبة قال حدثنا نوح بن حبيب قال حدثنا وكيع قال حدثنا شعبة عن معاوية بن قرة أنه سمع عبد الله بن المغفل يقول قرأ النبي صلى الله عليه وسلم عام الفتح فرجع في قراءته قال معاوية لولا أني أكره أن يجتمع الناس علي لحكيت قراءته

 

748- Muaviye b. Kurra bildiriyor: Abdullah b. Muğaffel'in şöyle dediğini işittim: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem). Fetih yılında nağme yaparak Fetih süresini okudu." Muaviye dedi ki: "insanların başıma toplanacağından endişe etmeseydim O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu nasıl okuduğunu size gösterirdim."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1319); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 5/54; Buhari 4281,5034; Müslim 794; Ebu Davud 1467.

 

ذكر إباحة تحسين المرء صوته بالقرآن

Kişinin Kur'an Okurken Sesini Güzelleştirmesinin Mubahlığı

 

[ 749 ] أخبرنا النضر بن محمد بن المبارك العابد حدثنا محمد بن عثمان العجلي حدثنا عبيد الله بن موسى عن سفيان عن منصور عن طلحة بن مصرف عن عبد الرحمن بن عوسجة عن البراء بن عازب عن النبي صلى الله عليه وسلم قال زينوا القرآن بأصواتكم قال أبو حاتم هذه اللفظة من ألفاظ الأضداد يريد بقوله صلى الله عليه وسلم زينوا القرآن بأصواتكم لا زينوا أصواتكم بالقرآن

 

749- Bera b. Azib'in bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Kur'an'ı seslerinizle süsleyiniz.''

 

Ebu Hatim der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ifadesinde zıt anlamlı bir kullanım vardır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bununla sesin Kur'an'la değil Kur'an'ın sesle süslenmesini kastetmiştir."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1320); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 4/296; Ebu Davud 1468; Nesai 2/179; İbn Mace 1342; Darimi 2/474.

 

ذكر الخبر المدحض قول من زعم أن هذا الخبر تفرد به عبد الرحمن بن عوسجة عن البراء

Bunu Bera'dan Rivayette Abdurrahman b. Avsece'nin Tek Kaldığını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber

 

[ 750 ] أخبرنا عمر بن محمد بن بجير الهمداني حدثنا محمد بن إسماعيل البخاري حدثنا يحيى بن عبد الله بن بكير حدثنا يعقوب بن عبد الرحمن الإسكندراني عن سهيل بن أبي صالح عن أبيه عن أبي هريرة أن رسول صلى الله عليه وسلم قال زينوا القرآن بأصواتكم

 

750- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Kur'an'ı seslerinizle süsleyiniz."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1320); Şuayb: İsnadı sahihtir.

 

ذكر إباحة تحزين الصوت بالقرآن إذ الله أذن في ذلك

Yüce Allah izin Verdiği için Kur'an'ı Hüzünlü Bir Şekilde Okumanın MUbahlığı

 

[ 751 ] أخبرنا عمر بن سعيد بن سنان بمنبج حدثنا حامد بن يحيى البلخي حدثنا سفيان عن عمرو بن دينار عن الزهري ثم سمعته عن الزهري عن أبي سلمة عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ما أذن الله لشيء ما أذن لنبي يتغنى بالقرآن

 

751- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Allah, Kur'anı teğanni ile okuyan bir Peygamber'e kulak verdiği gibi hiçbir şeye kulak vermez.'' buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1324); Şuayb: İsnadı sahihtir. Buhari 5024; Müslim 792; Ebu Davud 1473; Nesai 2/180; Darimi 1/350.

 

قال أبو حاتم قوله صلى الله عليه وسلم يتغنى بالقرآن يريد يتحزن به وليس هذا من الغنية ولو كان ذلك من الغنية لقال يتغانى به ولم يقل يتغنى به وليس التحزن بالقرآن نقاء الجرم وطيب الصوت وطاعة اللهوات بأنواع النغم بوفاق الوقاع ولكن التحزن بالقرآن هو أن يقارنه شيئان الأسف والتلهف الأسف على ما وقع من التقصير والتلهف على ما يؤمل من التوقير فإذا تألم القلب وتوجع وتحزن الصوت ورجع بدر الجفن بالدموع والقلب باللموع فحينئذ يستلذ المتهجد بالمناجاة ويفر من الخلق إلى وكر الخلوات رجاء غفران السالف من الذنوب والتجاوز عن الجنايات والعيوب فنسأل الله التوفيق له

 

Ebu Hatim der ki: Kur'an'ı teganni ile okumaktan kasıt, nağme ile okumak değil hüzün ile okumaktır. Bundan kasıt, nağme olsaydı "....." yerine "...." lafzı kullanılırdı. Böylesi bir hüzün de Kur'an'ı kusursuz, güzel bir sesle ve lafzın gerektirdiği nağme ile okuma anlamında değildir. Kur'an'ı hüzünle okuma biri teessüf, biri de telehhüf olmak üzere iki şeyle birlikte gerçekleşir. Teessüf, kişinin taksiratına yönelik hayıflanmasıdır. Telehhüf ise istenen saygı ve yüceltmenin ifasının tasasını taşımaktır. Kur'an okurken kalp elem duyup acıyı hissederse, ses de bunun üzüntüsüyle titrerse gözlerden yaş akmaya, kalpler de parıldamaya başlar. İşte o zaman teheccüde duran kişi bunun lezzetini duyar. Geçmiş günahlarının bağışlanması, hata ve kusurlarının görmezden gelinmesi umuduyla insanların arasından yalnızlığa kaçmaya çalışır. Yüce Allah'tan böylesi bir şeye bizi muvaffak kılmasını diliyorum.

 

ذكر استماع الله إلى المتحزن بصوته بالقرآن

Hüzünlü Bir Sesle Kur'an Okuyanı Yüce Allah'ın Dinlemesi

 

[ 752 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى حدثنا إبراهيم بن الحجاج السامي حدثنا حماد بن سلمة حدثنا محمد بن عمرو حدثنا أبو سلمة حدثنا أبو هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما أذن الله لشيء كأذنه للذي يتغنى بالقرآن يجهر به قال أبو حاتم قوله ما أذن الله يريد ما استمع الله لشيء كأذنه كاستماعه للذي يتغنى بالقرآن يجهر به يريد يتحزن بالقراءة على حسب ما وصفنا نعته

 

752- Ebu Hureyre der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah, Kur'an'ı teganni ederek açıktan okuyan bir peygambere kulak verdiği gibi hiçbir şeye kulak vermez" buyurdu.

 

Ebu Hatim der ki: "00" ifadesinden kasıt, dinlemedir. Yüce Allah'ın Kur'an'ı okuyanı dinlemesi anlamındadır. Kur'an'ı açıktan okumaktan kasıt, daha önce de belirttiğimiz gibi onu hüzünle okumaktır.

 

[Tahric:]  Elbani; Hasen sahih; Şuayb; İsnadı hasendir. Ahmed 2/450; Müslim 792; Darimi 1/349.

 

ذكر الخبر الدال على صحة ما تأولنا خبري أبي هريرة اللذين ذكرناهما

Önceki iki Ebu Hureyre Hadisinin Tevilinin Doğruluğuna Delalet Eden Haber

 

[ 753 ] أخبرنا عبد الله بن محمد الأزدي حدثنا إسحاق بن إبراهيم أخبرنا يزيد بن هارون أخبرنا حماد بن سلمة عن ثابت البناني عن مطرف بن عبد الله بن الشخير عن أبيه قال رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي وفي صدره أزيز كأزيز المرجل من البكاء

 

753- Mutarrif b. Abdillah b. eş-Şıhhır, babasından bildiriyor: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldiğimde namaz kılıyordu ve ağlamaktan dolayı göğsünden fokurdama sesi gibi bir ses geliyordu."

 

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه في هذا الخبر بيان واضح أن التحزن الذي أذن الله جل وعلا فيه بالقرآن واستمع إليه هو التحزن بالصوت مع بدايته ونهايته لأن بداءته هو العزم الصحيح على الانقلاع عن المزجورات ونهايته وفور التشمير في أنواع العبادات فإذا اشتمل التحزن على البداية التي وصفتها والنهاية التي ذكرتها صار المتحزن بالقرآن كأنه قذف بنفسه في مقلاع القربة إلى مولاه ولم يتعلق بشيء دونه

 

Ebu Hatim der ki: "Bu hadis bize Yüce Allah'ın kulak verip dinlediği okumanın hem başı, hem sonu itibariyle hüzünle yapılan okuma oldUğunu açık bir şekilde göstermektedir. Çünkü okumanın başlangıcında yasaklanan şeylerden kaçınma azmi, sonunda da her türlü ibadete hazır olma durumu vardır. Söz konusu hüzün, zikrettiğim başlangıç ile sonu barındırdığı zaman Kur'an'ı hüzünle okuyan kişi kendisini mevlasına yaklaştıracak olan şeye tutunup O'dan gayrı ne varsa terketmiş olur."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 840); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.

 

ذكر استماع الله إلى من ذكرنا نعته أشد من استماع صاحب القينة إلى قينته

Yüce Allah'ın Zikredilen Şeye, Cariyenin Sesini Dinleyen Sahibinden Daha Fazla Kulak Vermesi

 

[ 754 ] أخبرنا عبد الله بن محمد بن سلم حدثنا عبد الرحمن بن إبراهيم حدثنا الوليد حدثنا الأوزاعي عن إسماعيل بن عبيد الله بن أبي المهاجر عن ميسرة مولى فضالة بن عبيد عن فضالة بن عبيد قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لله أشد أذنا إلى الرجل الحسن الصوت بالقرآن من صاحب القينة إلى قينته

 

754- Fadale b. Ubeyd'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Yüce Allah, Kur'an'ı güzel sesle (açıktan okuyan adamın sesine); cariyesinin sesini (şarkısını) dinleyen cariye sahibinden daha iyi kulak verir."

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 2951); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 6/19, 6/20; İbn Mace 1340.

 

ذكر ما يقرأ به القرآن في هذه الأمة

Bu Ümmetten Kur'an Okuyanlar

 

[ 755 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا عبدة بن عبد الرحيم المروزي قال حدثنا المقرىء قال حدثنا حيوة بن شريح قال حدثني بشير بن أبي عمرو الخولاني أن الوليد بن قيس التجيبي حدثه أنه سمع أبا سعيد الخدري يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول يكون خلف بعد ستين سنة { أضاعوا الصلاة واتبعوا الشهوات فسوف يلقون غيا } ثم يكون خلف يقرؤون القرآن لا يعدو تراقيهم ويقرأ القرآن ثلاثة مؤمن ومنافق وفاجر قال بشير فقلت للوليد ما هؤلاء الثلاثة قال المنافق كافر به والفاجر يتأكل به والمؤمن يؤمن به

 

755- Ebu Said el-Hudri der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Altmış yıl sonra gelecek olan nesil namazı bırakıp şehvetlerine uyacaklar ve bu azgınlıklarının cezasını görecekler. Sonra öyle bir nesil gelecek ki onlar Kur'an'ı okuyacaklar ve fakat Kur'an boğazlarından aşağıya geçmeyecek. Kur'an'ı üç kişi okuyacak: Mümin, münafık ve facir." Beşır dedi ki: Velid'e: "Bu üç sınıf kimdir?" diye sorduğumda: "Münafık, onu (Kur'an'ı) inkar eder. Facir, onu geçim kaynağı yapar. Mümin ise ona iman eder" cevabını verdi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahıha 3034); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir.

Ahmed 3/38.

 

ذكر الإخبار عن اقتصار المرء على قراءة القرآن كله في كل سبع

Kişinin Kur'an'ı Yedi Günde Hatmetmesinin Yeterli Olması

 

[ 756 ] أخبرنا محمد بن الحسن بن قتيبة قال حدثنا يزيد بن موهب قال حدثنا المفضل بن فضالة عن بن جريج عن بن أبي مليكة عن يحيى بن حكيم بن صفوان عن عبد الله بن عمرو قال جمعت القرآن فقرأت به في ليلة فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فقال اقرأه في كل شهر قال فقلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي ومن شبابي فقال اقرأه في كل عشرين قلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي ومن شبابي قال اقرأه في عشر فقلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي ومن شبابي قال اقرأه في سبع فقلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي ومن شبابي فأبى

 

756- Abdullah b. Amr der ki: Kur'an'ı toplayıp her gece hatmettiğimi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğrenince, bana: "Her ay bir defa hatmet" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Allah'ın Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Her yirmi günde bir defa hatmet" buyurdu. Ben yine: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Her on günde bir defa hatmet" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, bu defa: "Her yedi günde bir defa hatmet" buyurdu. Ben yine: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha kısa sürede okumama izin vermedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahıh Ebı Davud 255). Ahmed 2/199; Buhari5052; Müslim 1159/182; Ebu Davud 1388; Tirmizi 2926; Nesai 4/210; İbn Mace 1346; Darimi 2/471.

 

ذكر الأمر لقارىء القرآن أن يختمه في سبع لا فيما هو أقل من هذا العدد

Bu Sayıdan Daha Aşağıda Olmamak Üzere Kur'an'ı Yedi Günde Hatmetmenin Emredilmesi

 

[ 757 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا عبيد الله بن عمر القواريري قال حدثنا يحيى القطان عن بن جريج قال سمعت بن أبي مليكة يحدث عن يحيى بن حكيم بن صفوان عن عبد الله بن عمرو قال حفظت القرآن فقرأت به في ليلة فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرأه في شهر قال قلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي وشبابي قال اقرأه في عشر قال قلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي وشبابي قال اقرأه في سبع قال قلت يا رسول الله دعني أستمتع من قوتي وشبابي قال فأبى

 

757- Abdullah b. Amr der ki: Kur'an'ı hıfzetmiştim ve her gece onu okuyordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Her ay bir defa hatmet" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Allah'ın Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Her yirmi günde bir defa hatmet" buyurdu. Ben yine: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu defa: "Her yedi günde bir defa hatmet" buyurdu. Ben yine: "Ey Allah'ın Resulü! Beni bırak ta gücümden ve gençliğimden faydalanayım" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha kısa sürede okumama izin vermedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 255). Bak hadis no: 756.

 

ذكر الزجر عن أن يختم القرآن في أقل من ثلاثة أيام إذ استعمال ذلك يكون أقرب إلى التدبر والتفهم

Kur'an'ı Düşünerek ve Anlayarak Okumaya Uzak Olduğu için Üç günden Daha Az Sürede Hatim Yapmanın Kınanması

 

[ 758 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا محمد بن المنهال الضرير قال حدثنا يزيد بن زريع قال حدثنا سعيد عن قتادة عن أبي العلاء يزيد بن عبد الله عن عبد الله بن عمرو قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لا يفقه من قرأ القرآن في أقل من ثلاث

 

758- Abdullah b. Amr der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Üç günden daha az zamanda hatmeden (Kur'an'dan bir şey) anlayamaz" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1257); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/195; Ebu Davud 1394; Tirmizi 2949; İbn Mace 1347; Darimi 1/350.

 

[ 759 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا خلف بن هشام البزار قال حدثنا حماد بن زيد عن أبي عمران الجوني عن جندب بن عبد الله رفعه إلى النبي صلى الله عليه وسلم قال اقرؤوا القرآن ما ائتلفت عليه قلوبكم فإذا اختلفتم فيه فقوموا عنه

 

759- Cundub b. Abdillah, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an'ı kalpleriniz onun üzerinde birleştiği müddetçe okuyun! İhtilafa düştüğünüz (usandığınız) zaman ise (okumayı bırakıp), hemen kalkın" buyurduğunu nakleder.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Bak hadis no: 732.

 

ذكر الأمر للمرء إذا قرأ القرآن أن يريد بقراءته الله والدار الآخرة دون تعجيل الثواب في الدنيا

Kişiye Kur'an Okumakla Sevabını Önceden Dünyada istemek Yerine Allah Rızası ve Karşılığını Ahirette Bekleyerek Okumasının Emredilmesi

 

[ 760 ] أخبرنا عبد الله بن محمد بن سلم قال حدثنا حرملة بن يحيى قال حدثنا بن وهب قال أخبرني عمرو بن الحارث وذكر بن سلم آخر معه عن بكر بن سوادة عن وفاء بن شريح الصدفي عن سهل بن سعد الساعدي قال خرج علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم يوما ونحن نقترىء فقال الحمد لله كتاب الله واحد وفيكم الأحمر وفيكم الأسود اقرؤوه قبل أن يقرأه أقوام يقومونه كما يقوم ألسنتهم يتعجل أحدهم أجره ولا يتأجله قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه كذا وقع السماع وإنما هو السهم

 

760- Sehl b. Sa'd es-Saidı der ki: Biz bir gün Kur'an okurken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi ve: "Allah'a hamdolsun, her ne kadar sizin içinizde kırmızı, beyaz ve siyah (derili) olanı bulunuyorsa da Allah'ın Kitabı birdir. Onu imlasına riayet ederek okuyup (fakat) sevabını dünyada alacak ve ahirete bırakmayacak kavimler gelmeden onu (işte böyle) okuyunuz" buyurdu.

 

Ebu Hatim der ki: "Hadis bu lafızla (.....) işitilmiştir. Ancak doğrusu " .... (ok)" olmalıdır."

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 259; Sahih Ebu Davud 784); Şuayb: Hadis Sahihtir. Ahmed 5/338; Ebu Davud 831-

 

ذكر الزجر عن أن يقول المرء نسيت آية كيت وكيت

Kişinin "Filan Ayeti Unuttum" Demesinin Yasaklanışı

 

[ 761 ] أخبرنا أحمد بن الحسن بن عبد الجبار الصوفي قال حدثنا عبيد الله بن عمر القواريري قال حدثنا مؤمل بن إسماعيل قال حدثنا سفيان عن أبي إسحاق عن أبي الأحوص عن عبد الله قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لا يقول أحدكم نسيت آية كيت وكيت فإنه ليس هو نسي ولكنه نسي

 

761- Abdullah (b, Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizlerden biri ‘‘Ben filan ve filan ayetleri unuttum’‘ demesin! Çünkü o unutmamıştır. (O ayetler) kendisine unutturulmuştur."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Zilalu'l-cenne 422); Şuayb: İsnadı zayıfhL Ahmed 1/417; Buhari 5039; Müslim 790; Tirmizi 2942; Nesai 2/154; Darimi 2/439,

 

ذكر الأمر باستذكار القرآن والتعاهد عليه حذر نسيانه وتفلته

Unutulmaması ve Akıldan Çıkmaması için Kur'an'ın Sıklıkla Okunmasının Emredilmesi

 

[ 762 ] أخبرنا عبد الله بن قحطبة بفم الصلح قال حدثنا الحسن بن قزعة قال حدثنا محمد بن سواء عن سعيد بن أبي عروبة عن الأعمش عن أبي وائل عن عبد الله قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم استذكروا القرآن فلهو أشد تفصيا من صدور الرجال من النعم من عقلها وبئسما لأحدكم أن يقول نسيت آية كيت وكيت ما نسي ولكن نسي قال أبو حاتم لم يسند سعيد عن الأعمش غير هذا

 

762- Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an'ı sık sık okuyun. Çünkü Kuran'ın kişinin kalbinden çıkıp gitmesi, devenin ipinden kurtulup gitmesinden daha kolaydır. Sizden birinizin ‘‘Şu ve şu ayeti unuttum’‘ demesi ne kötü bir şeydir. Kendisi unutmamıştır, ancak ona unutturulmuştur."

 

Ebu Hatim der ki: "Said, A'meş'ten merm olarak sadece bu hadisi aktarmıştır."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 2/214); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 1/382; Buhari 5032; Müslim 790/229; Nesai 2/154; Tirmizi 2942; Darimi 2/308.

 

ذكر الأمر باستذكار القرآن بالتعاهد على قراءته

Kıraatine Özen Göstererek Kur'an'ı Sıklıkla Okumanın Emredilmesi

 

[ 763 ] أخبرنا إسحاق بن إبراهيم بن إسماعيل ببست وعمر بن سعيد وعبد الله بن قحطبة قالوا حدثنا حسن بن قزعة البصري حدثنا محمد بن سواء حدثنا سعيد بن أبي عروبة عن الأعمش عن أبي وائل عن عبد الله قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم استذكروا القرآن فلهو أشد تفصيا من صدور الرجال من النعم من عقلها وبئسما لأحدكم أن يقول نسيت آية كيت وكيت بل هو نسي قال أبو حاتم في هذا الخبر دليل على أن الاستطاعة مع الفعل لا قبله

 

763- Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'anı sık sık okuyun. Çünkü Kuran'ın kişinin kalbinden çıkıp gitmesi, devenin ipinden kurtulup gitmesinden daha kolaydır. Sizden birinizin ‘‘Şöyle ve şöyle ayet unuttum’‘ demesi ne kötü bir şeydir. Kendisi unutmamıştır, ancak ona unutturulmuştur."

 

Ebu Hatim der ki: Bu hadis, "yapabilme"nin (istitaa) fiilden önce değil, fiille birlikte olduğunun delilidir.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 2/214); Şuayb: Hadis Sahihtir. Bak hadis no: 762.

 

ذكر تمثيل المصطفى صلى الله عليه وسلم المواظب على قراءة القرآن بصاحب الإبل المعقلة

Mustafa'nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'an Kıraatine Tutkuyla Devam Edeni Bağlı Deve Sahibine Benzetmesi

 

[ 764 ] أخبرنا الحسين بن إدريس أخبرنا أحمد بن أبي بكر عن مالك عن نافع عن بن عمر أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال إنما مثل صاحب القرآن كصاحب الإبل المعقلة إن عاهد عليها أمسكها وإن أطلقها ذهبت

 

764- ibn Ömer, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kur'an'ı ezberlemiş olan kimse, bağlı devesi olan kimse gibidir. Bu adam devesine göz kulak olursa onu elinde tutar, salıverirse deve çeker gider.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 2/214); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 2/202; Ahmed 2/64; Buhari 5031; Müslim 789/226; Nesai 2/54; İbn Mace 3783.

 

ذكر تمثيل المصطفى صلى الله عليه وسلم المواظب على قراءة القرآن والمقصر فيها بالإبل المعقلة

Mustafa'nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'an Okumakta Tutkulu Olanla Onu İhmal Edeni Bağlı Deveye Benzetmesi

 

[ 765 ] أخبرنا عمر بن سعيد بن سنان أخبرنا أحمد بن أبي بكر عن مالك عن نافع عن بن عمر قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن مثل صاحب القرآن مثل صاحب الإبل المعقلة إن عاهد عليها عقلها وإن أطلقها ذهبت

 

765- ibn Ömer der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an'ı ezberlemiş olan kimse, bağlı devesi olan kimse gibidir. Bu adam devesine göz kulak olursa onu elinde tutar, salıverirse deve çeker gider.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağıb 2/214); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir.

 

ذكر البيان بأن آخر منزلة القارىء في الجنة تكون عند آخر آية كان يقرؤها في الدنيا

Kur'an Okuyucusunun Cennetteki Son Menzilinin, Dünyadayken Okuduğu Son Ayetin Yanında Olması

 

[ 766 ] أخبرنا محمد بن عبيد الله بن الفضل الكلاعي بحمص حدثنا عقبة بن مكرم حدثنا بن مهدي عن الثوري عن عاصم عن زر عن عبد الله بن عمرو قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم يقال لصاحب القرآن يوم القيامة اقرأ وارق ورتل كما كنت ترتل في دار الدنيا فإن منزلتك عند آخر آية كنت تقرؤها

 

766- Abdullah b. Amr, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kıyamet gününde Kur'an sahibine şöyle denilecektir: Oku ve yükseL. Dünyada tertil üzere okuduğun gibi burada da oku. Mutlaka menzilin (dünyada iken) okumuş olduğun son ayetin yanındadır."

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen sahih (Sahih Ebu Davud 1317); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/192; Ebu Davud 1464; Tirmizi 2914.

 

ذكر تفضل الله جل وعلا على الماهر بالقرآن بكونه مع السفرة وعلى من يصعب عليه قراءته بتضعيف الأجر له

Yüce Allah'ın Kur'an'ı Gereği Gibi Okuyanları Katip Meleklerle Beraber Kılması, Zorlanarak Okuyanlara ise Sevabını Katıyla Vermesi

 

[ 767 ] أخبرنا عمران بن موسى بن مجاشع حدثنا عثمان بن أبي شيبة حدثنا وكيع عن هشام الدستوائي عن قتادة عن زرارة بن أوفى عن سعد بن هشام عن عائشة قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم مثل الذي يقرأ القرآن وهو ماهر به مع السفرة الكرام البررة والذي يقرؤه وهو يشتد عليه له أجران

 

767- Hz. Aişe der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kur'an'ı gereği gibi güzel okuyan kimse, şerefli ve saygılı olan katip meleklerle beraberdir. Kur'an'ı zorlukla okuyan kimseye de iki sevap vardır" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1307); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartına göre sahihtir. Ahmed 6/192; Buhari 4937; Müslim 798; Ebu Davud 1454; Tirmizi 2904; İbn Mace 3779; Darimi 2/444.

 

ذكر حفوف الملائكة بالقوم الذين يتلون كتاب الله ويتدارسونه فيما بينهم مع البيان بأن الرحمة تشملهم في ذلك الوقت

Allah'ın Kitabı'nı Okuyup Aralarında Müzakere Edenleri Meleklerin Kuşatması ve O Vakitte Üzerlerini Rahmetin de Kaplaması

 

[ 768 ] أخبرنا محمد بن محمود بن عدي أبو عمرو بنسا قال أخبرنا حميد بن زنجويه قال حدثنا محاضر بن المورع قال حدثنا الأعمش عن أبي صالح عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما جلس قوم في مسجد من مساجد الله يتلون كتاب الله ويتدارسونه بينهم إلا نزلت عليهم السكينة وغشيتهم الرحمة وحفتهم الملائكة وذكرهم الله فيمن عنده ومن أبطأ به عمله لم يسرع به نسبه

 

768- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir cemaat, Allah'ın mescidlerinden bir mescidde oturup Allah'ın Kitab'ını okur ve onu aralarında müzakere eder, anlayıp kavramaya çalışırlarsa, üzerlerine (ilahi) huzur iner ve kendilerini rahmet kaplar. Melekler onları kuşatırlar, Allah da onları kendi nezdinde bulunanların arasında anar. Amelinin kendisini geride bıraktığı kişiyi, nesebi öne geçirmez."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1308); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 2/252; Müslim 2699; Ebu Davud 1455; Tirmizi 2945; İbn Mace 225.

 

ذكر إثبات نزول السكينة عند قراءة المرء القرآن

Kur'an Okuduğunda Kişiye ilahi Huzurun inmesi

 

[ 769 ] أخبرنا عبد الله بن محمد الأزدي حدثنا إسحاق بن إبراهيم أخبرنا النضر بن شميل أخبرنا شعبة عن أبي إسحاق قال سمعت البراء يقول إن رجلا كان يقرأ سورة الكهف ودابته موثقة فجعلت تنفر ترى مثل الضبابة أو الغمامة قد غشيته فأتى النبي صلى الله عليه وسلم فذكر ذلك له فقال اقرأ يا فلان تلك السكينة أنزلت عند القرآن أو للقرآن

 

769- Bera anlatıyor: Bir adam, Kehf suresini okuyunca bağlı olan bineği kaçmaya yeltendi. Baktığında bulut veya sisin üzerine kapladığını gördü. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek durumu anlattı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Oku(mayı sürdür) ey Filan! O, Kur'an okuma sırasında inen veya Kur'an için inen ilahı bir huzurdur.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Tirmizi 3058); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/281; Buhari 3614; Müslim 795; Tirmizi 2885.

 

ذكر مثل المؤمن والفاجر إذا قرأ القرآن

Kur'an Okuyan Mümin ile Günahkarın Misali

 

[ 770 ] أخبرنا أبو خليفة حدثنا أبو الوليد الطيالسي حدثنا همام عن قتادة عن أنس عن أبي موسى عن النبي صلى الله عليه وسلم قال مثل المؤمن الذي يقرأ القرآن كمثل الأترجة طعمها طيب وريحها طيب ومثل المؤمن الذي لا يقرأ القرآن كمثل التمرة طعمها طيب ولا ريح لها ومثل الفاجر الذي يقرأ القرآن كمثل الريحانة ريحها طيب وطعمها مر ومثل الفاجر الذي لا يقرأ القرآن كمثل الحنظلة طعمها مر ولا ريح لها

 

770- Ebu Musa el-Eş'arı'nin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an okuyan mümin, tadı da, kokusu da güzel ağaç turunca benzer. Kur'an okumayan mümin ise, tadı güzel fakat kokusu olmayan hurmaya benzer. Kur'an okuyan facir ise, reyhana benzer ki kokusu güzel, tadı ise acıdır. Kur'an okumayan facir ise, Ebu Cehil karpuzuna benzer ki tadı acıdır ve (güzel) kokusu yoktur.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Nakdu'l-Kettani s. 43; es-Silsiletu's-sahiha 3214); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/403; Buhari 5020; Müslim 797; Ebu Davud 4835; Tirmizi 2865; Nesai 8/124,8/125; İbn Mace 214.

 

ذكر الإخبار عن وصف المؤمن والفاجر إذا قرأ القرآن

Kur'an Okuyan Mümin ile Günahkarın Vasfı

 

[ 771 ] أخبرنا أبو يعلى حدثنا محمد بن المنهال الضرير حدثنا يزيد بن زريع حدثنا سعيد بن أبي عروبة عن قتادة عن أنس عن أبي موسى قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم مثل المؤمن الذي يقرأ القرآن مثل الأترجة طعمها طيب وريحها طيب ومثل المؤمن الذي لا يقرأ القرآن مثل التمرة طعمها طيب ولا ريح لها ومثل المنافق أو الفاجر الذي يقرأ القرآن مثل الريحانة ريحها طيب وطعمها مر ومثل المنافق أو الفاجر الذي لا يقرأ القرآن كمثل الحنظلة طعمها مر ولا ريح لها

 

771- Ebu Musa der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an okuyan mü min, tadı da, kokusu da güzel ağaç turunca benzer. Kur'an okumayan mümin ise, tadı güzel fakat kokusu olmayan hurmaya benzer. Kur'an okuyan münafık veya facir ise, reyhana benzer ki kokusu güzel, tadı ise acıdır. Kur'an okumayan münafık veya facir ise, Ebu Cehil karpuzuna benzer ki tadı acıdır ve (güzel) kokusu yoktUr."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Nakdu'l-Kettani s. 43; es-Silsiletu's-sahiha 3214); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/397; Ebu Davud 4829; Nesai 8/124.

 

ذكر البيان بأن القرآن يرتفع به أقوام ويتضع به آخرون على حسب نياتهم في قراءتهم

Kur'an'ın Niyetlerine Göre Kimilerini Yüceltirken, Kimilerini de Alçaltması

 

[ 772 ] أخبرنا محمد بن الحسن بن قتيبة قال حدثنا بن أبي السري قال حدثنا عبد الرزاق قال أخبرنا معمر عن الزهري قال أخبرني أبو الطفيل عامر بن واثلة أن نافع بن عبد الحارث تلقى عمر بن الخطاب إلى عسفان وكان نافع عاملا لعمر على مكة فقال عمر من استخلفت على أهل الوادي يعني أهل مكة قال بن أبزى قال ومن بن أبزى قال رجل من الموالي قال عمر استخلفت عليهم مولى فقال له إنه قارىء لكتاب الله فقال أما إن نبيكم صلى الله عليه وسلم قال إن الله ليرفع بهذا القرآن أقواما ويضع به آخرين

 

772- Amr b. Vasile bildiriyor: Nafi' b. Abdilharis Usfan'da Ömer b. elHattab'ı karşıladı. Hz. Ömer ona: "Bu vadi halkına (Mekke ahalisine) kimi halife olarak bıraktın?" diye sorunca, Nafi': "ibn Ebza'yı bıraktım" karşılığını verdi. Hz. Ömer: "ibn Ebza kimdir?" diye sorunca, Nafi': "Bu, bizim azatlılarımızdan biridir" cevabını verdi. Bunun üzerine Ömer: "Sen, onlara bir azatlıyı mı halife kıldın?" dedi. Nafi': "Bu kişi Allah'ın Kitab'ını bilen biridir" deyince, Hz. Ömer:

"Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘Allah bu Kur'an'la bazı kavimleri yükseltir, bazı kavimleri de alçaltır'' buyurmadı me" karşılığını verdi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 2239); Şuayb: Hadis Sahihtir. Ahmed 1/35; Müslim 817; İbn Mace 218; Darimi 2/443.

 

ذكر ما أمر غير عبد الله بن عمرو بقراءته ابتداء

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Abdullah b. Amr Dışında Birisine Kıraate Başlangıç Olarak Emrettikleri

 

[ 773 ] أخبرنا أبو يعلى حدثنا أبو همام الوليد بن شجاع حدثنا بن وهب أخبرني عبد الله بن عياش بن عباس وحدثني عمرو بن الحارث عن سعيد بن أبي هلال أن عياش بن عباس حدثهم عن عيسى بن هلال الصدفي عن عبد الله بن عمرو أن رجلا أتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله أقرئني القرآن قال اقرأ ثلاثا من ذوات ألر قال الرجل كبر سني وثقل لساني وغلظ قلبي قال رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرأ ثلاثا من ذوات حم فقال الرجل مثل ذلك ولكن أقرئني يا رسول الله سورة جامعة فأقرأه رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا زلزلت الأرض حتى بلغ من يعمل مثقال ذرة خيرا يره ومن يعمل مثقال ذرة شرا يره قال الرجل والذي بعثك بالحق ما أبالي أن لا أزيد عليها حتى ألقى الله ولكن أخبرني بما علي من العمل أعمل ما أطقت العمل قال الصلوات الخمس وصيام رمضان وحج البيت وأد زكاة مالك ومر بالمعروف وانه عن المنكر

 

773- Abdullah b. Amr anlatıyor: Bir adam, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelip: "Ey Allah'ın Resulü! Bana Kur'an'(dan bir şey) öğret" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "(Başında) Elif Lam Ra olan surelerden üçünü oku" buyurdu. Adam: "Yaşım ilerledi, dilim ağırlaştı ve hafızam durgunlaştı" dedi. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "(Başında) Ha-mım olan sürelerden üçünü oku" buyurdu. Adam aynı mazeretleri yine ileri sürdü ve devamla: "O zaman bana (her türlü hayrı) içinde toplayan bir tek sure öğret" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona Zilzal Suresini bitirinceye kadar okuttu (öğretti). Adam: "Seni hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, Yüce Allah'a kavuşuncaya kadar buna asla hiçbir şey ilave etmeyeceğim. Yalnız bana öyle bir ameli haber ver ki, güç yetireceğim ameli işleyeyim" dedi. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Beş vakit namaz, Ramazan orucu, Beytullah'ı hac etmek. (Ayrıca) malının zekatını ver, iyiliği emret ve kötülükten menet" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (Daif Ebi Davud 247); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 2/169; Ebu Davud 1399.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Fatiha Suresi