ÖLÜNÜN BORCUNUN
ÖDENMESÝ
Ýmam Þafii (Allah rahmet
etsin) þöyle dedi: Ölen kiþinin ailesinin iþlerinin idaresini üstlenen kiþinin,
bu aile içinde ölüm karþýsýnda tahammülü fazla olmayan kiþiyi uygun gördüðü söz
ve fiillerle teselli etmesini, üzüntüsünü paylaþmasýný severim. Ölünün
velisinin, alacaklýlardan en çok muhtaç olanýn borcunu ödemekle iþe baþlamasýný
tercih ederim. Eðer borçlarýn ödenmesi gecikecekse o zaman alacaklýlarýndan
haklarýný helal etmelerini, onlarla helalleþmesini uygun görfuüm. Bir þekilde
onlarý razý etmesini öneririm.
Bize Ýbrahim b. Sa'd,
ona babasý, ona da Ömer b. Ebu Seleme -zannedersem babasýndan- rivayet etti ki:
Ebu Hureyre þöyle dedi: Resulullah (s.a.v) þöyle buyurdu: "Müminin nefsi,
borcuna asýlý kalýr, ödeninceye kadar böyle bekler." Tahric: Tirmizi, 3/389; ibn Mace, 2/806; Müstedrek, 2/26.
Ýmam Þafii (Allah rahmet
etsin) þöyle dedi: Eðer ölmek üzere olan kiþi bir þey vasiyet edecekse, kendisi
için daðýtýlmak üzere sadaka ayýrmasýný ve bunu akrabalarýna, komþularýna ve
hayýr iþlerine tahsis etmesini severim.
Yetimin baþýnýn
okþanmasýný, koku sürülmesini, ona iyilikte bulunulmasýýýý, itilip kakýlmamasýýýý,
eziyet edilmemesini isterim. Çünkü yüce Allah bunu tavsiye etmiþtir.
Sonraki için týkla: