Müsned-i

HARİS

CENAZELER

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Ölüye Ağlamak

 

261- Mikdam bin Ma'dikerib'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ömer yaralanınca Hafsa onun yanına girdi ve: "Ey Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkadaşı! Ey Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kayınbabası! Ey müminlerin emiri!" dedi. Ömer, oğlu Abdullah'a: "Beni oturt! Çünkü işittiklerime sabredemiyorum!" dedi. Abdullah, babası Ömer'i göğsüne yasladı. Ömer, kızı Hafsa'ya:

''Ben, senin üzerindeki hakkımla, buradan ayrıldıktan sonra ölümüm üzerine özelliklerimi söyleyerek ağlamaktan seni sakındınyorum. Ama gözlerine hakim olamam. Ölen bir kişi kendisinde olmayan sıfatlarla övülürse melekler ona lanet eder" dedi.

 

 

262- Ebu Bekir el-Hüzeli'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hasan-ı Basri'ye: "Muhacir kadınlar da günümüzde yapılanları yaparlar mıydı?" diye sordum. Hasan şöyle dedi: "Hayır. Burada yüzleri tırmalama, yakaları yırtma, saçları yolma adetleri ve şeytanın sesleri vardır. Biri bu nimet sırasında, diğeri şu bela karşısında çıkan iki çirkin ve pis ses vardır. Allah, müminlerden bahsederken: "Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir." (Mearic, 24-25) buyurur. Siz ise bu nimet anında mallarınızdan şarkıcıya, musibetlölüm anında da ağıtçıya belirli bir pay ayırdınız. Kişi öldüğü zaman borçludur. Yanında emanet vardır. Vasiyet etmiştir. Sonra şeytan onun ailesine gelerek şöyle der:

 

"Vallahi onun terekesini dağıtmayın, emanetini sahibine vermeyin, borcunu ödemeyin, vasiyetini yerine getirmeyin. Önce benim hakkımı ödeyin. Yeni elbiseler satın alın. Sonra bunlar parçalansın. Sonra onları beyaz olarak getirin. Sonra boyansın. Sonra evinde onun için çadırlar kurulsun. Sonra kiralık bir cariye getirin, bütün hüzün türleriyle ağlasın, sizin dirhemlerinize karşılık sesini satsın."

Kim böyle bir cariyeyi davet ederse, onun için belli bir ücret karşılığı ağlar. Böylece evlerinde dirileri eğlendirirken kabirlerinde ölülere eziyet eder. İnsanlar cariyeye verdikleri ücretle, ölülerini alacakları sevaptan mahrum ederler. Hem ağıtçı ne söyleyebilir ki? Ancak şunu der: "Ey insanlar! Ben size, Allah'ın yasakladıklarını emrediyorum. İyi belleyin ki Allah size sabrı emretmiştir. Ben ise sizi sabretmekten men ediyorum. Allah size feryad ve figan etmeyi yasaklamıştır. Ben ise size feryad ve figan etmenizi emrediyorum. Sonra "Onun hakkını iyi belleyin" diye tembihlenir. Bu yüzden onun için içecek soğutulur. Üzerine elbise giydirilip hayvanlar üzerinde taşınır. Unutmayın ki, bizler Allah'tan geldik, yine ona döneceğiz. Böyle adetleri bulunan bir ümmette yaşayacağım aklıma gelmezdi!"

 

 

263- Osman bin Şemmah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Semure bin Cündüb'ün yeğeni şöyle dedi: "Semure bin Cündüb'ün koşacak yaştaki bir çocuğu öldü. Semure ağlama sesleri işitince: "Bu ağlama sesleri de ne?" diye sordu. "Falan için ağlıyorlar" denilince, Semure onların ağlamasını yasakladı.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Cenazenin Yıkanması, Kefen, Cenaze Namazı, Taşınması Ve Defni

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir