Müsned-i

HARİS

MEGAZİ

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Hariciler ve Onlarla Savaş

 

696- Müslim bin Ebu Bekre, babasının şöyle dediğini rivayet etti: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaza giderken yolda secdede olan bir adamla karşılaştı. Namazı kıldırıp döndüğünde adam hala secdedeydi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

"Bu adamı kim öldürür?" diye sorunca, ashabdan bir adam kalktı. Kollarını sıvayıp kılıcını çıkardı. Kılıcı havada salladıktan sonra: "Ey Allah'ın Resulü! Anam-babam sana feda olsun! Secdede olan, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de O'nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet eden birini nasıl öldüreyim?" dedi.

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir daha: "Bu adamı kim öldürür?" buyurunca, ashabdan başka biri kalkıp: "Ben!" dedi. Kollarını sıvayıp kılıcını çıkardı. Kılıcı havada salladıktan sonra eli titre di ve: "Ey Allah'ın Rasulü, secdede olan, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de O'nun kulu ve rasulü olduğuna şehadet eden birini nasıl öldüreyim?" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki, eğer onu öldürseydiniz, ilk ve son titne olurdu" buyurdu.

 

 

697- Osman eş-Şehham'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Müslim bin Ebu Bekre'ye: "Hariciler hakkında hadis olarak bir şeyler işittin mi?" diye sordum. Müslim şöyle dedi: "Babam Ebu Bekre' den işittiğime göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin içinden sert ve kaba olan topluluklar çıkacaktır. Kur'an'ı çok güzel okuyacaklar ancak imanları, boğazlarından öteye geçmeyecektir. Onları gördüğünüz zaman öldürün. Onları gördüğünüz zaman öldürün. Çünkü-onları öldürenlere sevap vardır."

 

 

698- İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), İbn Ümmü Abd'a (İbn Mes'ud'a): "Allah'ın bu ümmette isyan eden kimseler hakkında nasıl hüküm verdiğini biliyor musun?" diye sordu. O: "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın bu ümmette isyan eden kimseler hakkındaki hükmü şudur: Onlardan yaralı ve esir edilenler öldürülmez, kaçanları takip edilmez ve onlardan alınan ganimetler bölüştürülmez." İbn Ömer dedi ki: "Zamammızda bu kimseler Haricılerdir."

 

 

699- Ebu Ğalib'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ben, Dimaşk'ta (Şam'da) iken Haruriyye (Harici) ekolüne mensup yetmiş kişinin başı getirilip mescidin merdivenlerine dikildi. Sonra Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sahabesi Ebu Umame geldi, mescid'e girerek iki rekat namaz kıldı. Sonra çıktı, onların başucunda durup bir süre gözyaşı döktü. Sonra üç kere: ''İblis'in Müslümanlara şu yaptığına bak!'' dedi.

 

Sonra üç kez: "Cehennem köpekleri!" dedi. Ardından üç kez şöyle dedi: "Onlar, semanın altında öldürülenlerin en kötüleridir." Sonra bana döndü ve: "Ey Ebu Ğalib! Sen öyle bir beldede yaşıyorsun ki, fikirler çoğalmış, korkunçluğu büyümüş" dedi. Ben de: "Doğrudur" dedim. "Allah seni onlardan korusun" dedi. Ben: "Niçin gözyaşı döktün?' diye sorunca:

 

"Onlara acıdığım için. Çünkü onlar İslam ümmetindendi" dedi. Ardından: "Al-i İmran suresini okuyor musun?" diye sordu. '''Evet'' dedim. Ebu Ümame: "O, sana Kİtab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. ilimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar." (Al-i İmran, 7) ayetini oku" dedi. Ben: "Onlar, kalplerinde eğrilik olanlardır" dedim. Sonra Ebu Ümame, "O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "imanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın" denilir." (Al-i İmran, 106) ayetini okudu.

Ben: "Burada kastedilenler onlar mı?" diye sorunca, Ebu Ümame:

 

"Evet" dedi. Sonra şöyle devam etti: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İsrailoğulları yetmiş bir fırkaya bölündü. BÜyük çoğunluğu temsil edenler hariç, hepsi cehennemliktir."

 

Yambaşımdaki bir adam: "Ey Ebu Ümame! Büyük çoğunluğun ne yaptığını görmÜyor musun?" dedi. O da: "Onlar kendilerine yükletilen, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. "Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen. ancak apaçık bir tebliğdir." (Nur, 54) Dinlemek ve itaat etmek, isyan ve tefrikadanlayrılıktan daha hayırlıdır. Bize hükmediyorlar, sonra bizi öldürüyorlar" diye cevap verdi. Ben ona: "Bu konuştuğun söz Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) işittiğin bir şey mi, yoksa onu kendi görüşün olarak mı söylüyorsun?" diye sordum. Ebu Ümame: "Eğer Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duymadığım bir şeyi size söylüyorsam, ben çok cüretkarım demektir" dedi. Bunu bir, iki hatta yedi kez tekrarladı.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

TEFSİR Bazı Sureler

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir