MUÐNݒL-MUHTAC

TAHARET  /  SULAR

 

3. TAHARETTE KULLANILMASI MEKRUH OLAN SULAR

 

Güneþte býrakýlmýþ su[yu kullanmak] mekruhtur.

 

A- GÜNEÞTE BIRAKILMIÞ SU

B- KULLANILMASI MEKRUH OLAN DÝÐER BAZI SULAR

C- TAHARETTE KULLANILMASI MEKRUH OLMAYAN SULAR

D- KULLANILMIÞ SU [=MA-Ý MÜSTA'MEL]

 

A- GÜNEÞTE BIRAKILMIÞ SU

 

a. Birinci görüþ: Mekruh olduðu görüþüdür.

 

1. Güneþte býrakýlmýþ suyu, yani güneþin aðýrlaþtýrdýðý suyu beden temizliðinde ve yeme, içme gibi þeylerde kullanmak þer'an tenzihen mekruhtur.

 

[*] Çünkü Ýmam Þafii (r.a.)'in rivayet ettiðine göre Hz. Ömer (r.a.) bu su ile yýkanmayý mekruh görürdü.  Hz. Ömer: ''Bu Alaca hastalýðýna sebep olur'' derdi. (el-Umm 1,3)

 

(Mekruhluðun söz konusu olmasý için iki þart vardýr:)

> (Suyun) sýcak bölgelerde (güneþte býrakýlmýþ) olmasý þarttýr.  Çünkü güneþ el-Bahr'da alimlerimiz'den nakledildiðine göre altýn ve gümüþ dýþýnda bir þeyden yapýlmýþ bakýr v.b. kaplarda suyu bir durum'dan diðer bir duruma nakleder.

 

> Suyun sýcak iken kullanýlmasý þarttýr. Çünkü güneþin keskinliði ile suyun üzerinde pis bir koku oluþur. Bu pis koku sýcaklýðý ile bedene temas ettiðinde bedenin kasýlarak kaný tutmasý ve bunun alaca hastalýðýna yol açmasýndan korkulur.

 

2. Ancak kiþi güneþte býrakýlmýþ suyu -elbisesini yýkamak gibi- bedeni dýþýnda kullanýrsa -yukarýdaki gerekçe bulunmadýðýndan- mekruhluk söz konusu olmaz.

 

3. Yine kiþinin normal ateþte ýsýtýlan suyu -bu su köpek vb. hayvanlarýn tezeði gibi necis bir madde ile ýsýtýlmýþ bile olsa- kullanmasý da -her ne kadar bazýlarý bu konuda tevakkuf edildiðini söylemiþlerse de- mekruh deðildir. Çünkü hakkýnda yasak söz konusu deðildir. Ayrýca pis koku, ateþin güçlü etkisi sonucu gider.

 

4. Çömlek ve havuz gibi demirden olmayan kaplarda olan veya altýn-gümüþ kaplarda olan -bunlarýn özlerinin saf olmasýndan dolayýve soðuduktan sonra bedende kullanýlan su da mekruh deðildir.

 

5. Güneþte býrakýlmýþ su ile piþirilen yemeðe gelince; Maverdý ve Ruyaný þöyle demiþtir: Þayet yemek sývý olarak kalýrsa bunu yemek mekruh olur, ekmek ve pilav gibi sývý deðil katý olursa mekruh olmaz.

 

Bundan "güneþte býrakýlan su ateþle ýsýtýldýðýnda mekruhluðun ortadan kalkmayacaðý" anlaþýlmaktadýr ki doðru olan da bu görüþtür. Alimlerin çoðunluðunun görüþünden anlaþýldýðýna göre alacalý hastanýn bunu kullanmasýnýn mekruh olmasýnýn nedeni, kullandýðýnda zararýnýn artacak olmasýdýr. Yine bu suyun ölü yýkamada kullanýlmasý da, ölüye duyulan saygý gereði mekruhtur.

 

Bulkini þöyle demiþtir: Ýnsanlar dýþýnda alaca hastalýðýna yakalanan at vb. gibi hayvanlarda veya bu hayvandan insana bir zararýn bulaþmasýnýn mümkün olduðu durumlarda mekruh olma görüþünü kabul etmek yerinde olur". Ýsnevý "bu suyun hayvana içirilmesini mekruh kabul etmek itiraza açýk bir hükümdür" demiþtir.

 

Hayvan sulama meselesinde Bulkýnl'nin ortaya koyduðu ayrýmýn

esas alýnmasý uygun olur.

 

Zerkeþi þöyle demiþtir: Güneþte bekletmenin mekruh olmasý konusunda su dýþýndaki sývýlar da su gibidir.

 

Ýbn Abdüsseyyid þöyle demiþtir: Güneþte ýsýtýlan su, zehirli su gibi haram kabul edilmemiþtir; çünkü zehrin zararlý olduðu kesindir. Bunun zararlý olduðu ise zannidir.

 

b. Ýkinci görüþ: Mekruh olmadýðý görüþü

 

Bir görüþe göre güneþte bekletilmiþ suyun kullanýlmasý mekruh deðildir. Nevevi bazý eserlerinde bu görüþü tercih etmiþtir. Üç imam da [Ebu Hanife, Ýmam Malik ve Ahmed bin Hanbel] bu görüþtedir.

 

Nevevi el-Mühezzeb þerhinde [el-Mecmu'da] "doðru olan görüþ budur; çünkü Hz. Ömer' den yapýlan nakil sahih deðildir" demiþtir.

 

c. Üçüncü görüþ: Bilirkiþinin kararýna baðlý olduðu görüþü

 

Bir baþka görüþe göre adalet sahibi [güvenilir] iki þahýs bu suyun alaca hastalýðýna sebep olduðuna þahitlik etse kullanmak mekruh olur, aksi taktirde mekruh olmaz. Subki de bu görüþü tercih etmiþtir.

 

Mezhep tarafýndan kabul edilen görüþ ilkidir [mekruh olduðu görüþüdür]. Hz. Ömer'den nakledilen rivayeti Darekutni sahih bir senetle nakletmiþtir.

 

[*] - Yine Hz. Peygamber'den (s.a.v.) sahih bir yolla nakledildiðine göre o þöyle buyurmuþtur: Seni þüphelendireni býrakýp þüphelendirmeyene bak. (TirmizÝ, Sýfatü'l-kýyame, 2518; Nesai, Eþribe, 5727)

 

Hz. Ömer'den nakledilen söz sahih olarak gelmemiþse bile bu rivayet suyun mekruh olup olmadýðý konusunda bir þüphe doðurur. Baþka su bulunmadýðýnda ve vakit daraldýðýnda bunun kullanmasý gereklidir. Kiþi bu su varken teyemmüm yapamaz; taharet için su satýn almasý gerektiði durumlarda bu su varsa onu da satýn almalýdýr.

 

B- KULLANILMASI MEKRUH OLAN DÝÐER BAZI SULAR

 

1. Taharetle [abdest ve gusülde], organlarý tam olarak yýkamayý engelleyeceði için aþýrý sýcak ve aþýrý soðuk su kullanmak tenzihen mekruhtur. Baþka su yoksa ve vakit darsa bunu kullanmak gereklidir. Kiþi bu suyu kullandýðýnda bir zararla karþýlaþacaðýný biliyorsa kullanmasý haram olur.

 

2. Semud kavminin sularý ve gazaba uðrayan Lut kavminin yaþadýðý bölgenin sularý -ki burasý yere batýrýlan bölgede bulunan büyük su birikintisidir- kullanmak mekruhtur.

 

3. Yine Hz. Peygamber'i (s.a.v.) büyülemek üzere yapýlan büyünün atýldýðý kuyunun suyunu kullanmak da mekruhtur. Çünkü Allah (celle celalühü) o suyun þeklini deðiþtirmiþ kýna rengine döndürmüþ, etrarýndaki hurma tomurcuklarýný da þeytan baþýna benzer þekle dönüþtürmüþtür.

 

4. Babil bölgesinin sularýný kullanmak da mekruhtur.

 

C- TAHARETTE KULLANILMASI MEKRUH OLMAYAN SULAR

 

1. Hz. Salih'in (aleyhisselam) devesinin su içtiði kuyunun suyunun,

2. Deniz suyunun,

3. Suda her zaman bulunan maddeler sebebiyle deðiþikliðe uðrayan suyun,

4. Zemzem suyunun taharetle kullanýlmasý mekruh deðildir. Zemzemin kullanýlmasýný yasaklayan bir rivayet söz konusu deðildir.

 

Maverdi "zemzem suyunu necaseti giderme de kullanmak mekruhtur" demiþtir.

 

Bulkini þöyle demiþtir: Zemzem suyu Kevser suyundan daha üstün, dolayýsýyla sularýn da en üstünüdür. Çünkü Hz. Peygamber'in (s.a.v.) göðsü zemzemle yýkanmýþtýr. Onun göðsü ancak en üstün su ile yýkanmýþ olabilir.

Ancak daha önce geçtiði üzere en üstün su, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) parmaklarý arasýndan fýþkýran sudur.

 

"Güneþte bekletilen su" ifadesi, kasten bekletilmese bile güneþte kalmýþ suyu da kapsar. Nitekim ibareden anlaþýlmasa bile ibare [tarafýmdan] bu þekle dönüþtürülmüþtür.

 

D- KULLANILMIÞ SU [=MA-Ý MÜSTA'MEL]

 

a) Farz olan taharette kullanýlmýþ su -bir görüþe göre nafile taharette kullanýlmýþ su da- Þafii'nin yeni görüþüne göre taharette kullanýlamaz.

b) Kullanýlmýþ su bir araya toplanarak iki kulleye ulaþýrsa daha sahih olan görüþe göre su taharette kullanýlýr.

 

a. Kullanýlmýþ Suyun Taharetle Kullanýlmasýnýn Hükmü

 

1. Þafii'nin yeni görüþü

 

Ýmam Þafil'nin yeni görüþüne göre;

 

> Miktarý az olan, farz taharetle -örneðin ilk olarak abdest almada- kullanýlmýþ su;

> Bir görüþe göre -ikinci ve üçüncü yýkama, sünnet olan gusül ve abdest tazeleme gibi- nafile bir taharetle kullanýlmýþ su da,

[hadesten] taharetle kullanýlamaz [=tahlir deðildir]. [Bununla birlikte bu su necis deðildir.] Çünkü selef-i salihin bu sudan ve üzerlerinden damlayan damlalardan sakýnmazlardý.

 

[ *] - Sahihaynda þöyle denilmiþtir: Nebi (s.a.v.), hasta olan Cabir'i ziyaret etti. Abdest alarak abdest suyundan Cabir'in yüzüne döktü. (Buhari, Tefsir, 4577; Müslim, Feraiz, 4123)

 

Sahabe; sularý az olmasýna raðmen, suyu tekrar kullanmak amacýyla daha önce kullanýlmýþ sularý bir araya toplamadýlar, su bulamadýklarýnda teyemmüm yaptýlar. Bu suyu içmek için de toplamadýlar, çünkü bu iðrenilen bir þeydir.

 

2. Þafii'nin eski görüþü

 

Þafii'nin eski görüþüne göre bu su taharetle kullanýlabilir; çünkü daha önce geçen ayetle yer alan "tahlir" ifadesi bu suyla taharetin tekrar yapýlabileceði ni gösterir. Nitekim "darlib" ifadesi de vurma [ = darb] fiilini tekrarlayan kimse için kullanýlýr.

Bu görüþe þu þekilde cevap verilmiþtir: "Felil" vezni ism-i alet için de kullanýlýr. Nitekim "sahlir" sözcüðü, kiþinin sahurda yediði þey için kullanýlýr. "Tahlir" sözcüðünün de böyle olmasý mümkündür. Bu kelimenin tekrarý gerektirdiði kabul edilse bile -delilleri bir arada deðerlendirme sonucunda anlaþýlan odur ki- kastedilen; su cinsi veya suyun üzerinden aktýðý yerdir; çünkü suyun her bir bölümü bu þekilde temizlenir.

 

"Farz olan taharet" ile kastedilen taharetle [abdest ve gusülde] yapýlmasý þart olan fiillerdir. Kiþi bunu tam olarak yapsýn veya yapmasýn fark etmez. Bunun kapsamýna; Hanefi mezhebine mensup bir þahsýn niyetsiz olarak aldýðý abdest ve mümeyyiz olmayan çocuðun abdesti girer. Çünkü bu ikisinin namazlarýnýn sahih olmasý için abdest almalarý þarttýr. Burada Þafii mezhebine mensup þahsýn "Hanefi mezhebine mensup þahýs bu suyu kullanmakla abdestizliðini kaldýrmamýþtýr" þeklindeki inancý dikkate alýnmaz.

 

Þafii mezhebine mensup birinin, Hanefi mezhebine mensup olup abdest aldýktan sonra cinselorganýna dokunan bir þahsa namazda uymamasý meselesi bundan farklýdýr; çünkü bu durumda Þafii mezhebine mensup þahsýn inancý açýsýndan Haneftnin abdesti sahih deðildir. Ayrýca -taharetlerden farklý olarak- imama uymada [imam ile ona uyan arasýndaki] bað dikkate alýnýr. Ayrýca necasetlerin giderilmesinde olduðu gibi suyun kullanýlmýþ olmasý hükmü muteber bir niyet söz konusu olmaksýzýn da bulunabilir. Ýmama uymada ise muteber bir niyet þarttýr. Burada imama uyan þahsýn zanný açýsýndan imamýn niyeti dikkate alýnmaz.

 

b. Kullanýlmýþ suyu taharette kullanmanýn mekruh olma gerekçesi

 

Kullanýlmýþ suyu, taharette kullanmanýn mekruh olma sebebi konusunda farklý görüþler ileri sürülmüþtür:

 

[Birinci görüþ]: Daha doðru olan görüþe göre bunun sebebi, kullanýlmýþ suyun "mutlak su" olmamasýdýr. Nitekim Nevevi et-Tahkik'inde ve diðer eserlerinde bu görüþü sahih sahih kabul etmiþtir.

 

[Ýkinci görüþ]: Diðer bir görüþe göre ise -Rajif'nin tek görüþ olarak belirttiði üzere- bu su "mutlak su" olmakla birlikte kullanýmý taabbüden yasaklanmýþtýr. Nevevi Þerhu't-Tenbih isimli eserinde "alimlerin çoðunluðuna göre bu görüþ sahihtir" demiþtir. "Necis bir þeyi temizlemede kullanýlan suyun durumu" ileride ele alýnacaktýr.

 

Daha doðru olan görüþe göre Ýmam Þafii'nin yeni görüþü "nafile taharette kullanýlan suyun tahur olduðu [=taharette kullanýlabileceði]" þeklindedir. Çünkü diðerinin yasak olmasýný gerektiren gerekçe bunda yoktur. "Nafile taharet" ifadesi ile guslün yenilenmesi dýþarýda býrakýlmýþ olmaktadýr. Çünkü yeniden alýnan gusülde kullanýlan su kesin olarak temizleyicidir; zira guslün yenilenmesi sünnet deðildir.

 

c. "Kullanýlmýþ su" kapsamýna giren sular

 

1. Abdestte baþý meshetme yerine baþýný yýkayan kiþinin kullandýðý su,

2. Mestler üzerine meshetme yerine bunlarý yýkayan kiþinin kullandýðý su,

3. Gayr-i müslim [Hristiyan ve Yahudi] kadýnýn müslüman kocasý ile cinsel iliþkide bulunmasýnýn helalolmasý amacýyla guslederken kullandýðý su,

 

4. Ölü yýkamada kullanýlan su,

5. Aklý baþýnda olmayan kadýnýn, kocasý ile cinsel iliþkide bulunmasýnýn helalolmasý için gusletmede kullandýðý su kullanýlmýþ su kapsamýna girer.

[Soru]: ''Abdesti yenilemek için alýnan abdestin ilk yýkamasý" ve "sünnet olan gusül" de "taharet" kapsamýna girer; çünkü her ikisi de içinde farz ve sünnetIeri olan taharettir. Öyleyse bunlardaki birinci yýkamaya da "farz taharet" denilebilir. Bunlar ile farz olmayan ibadetIerin yapýlýp yapýlamayacaðý konusunda Þafii'nin yeni görüþünde kesin bir hüküm olmayýp bu konuda mezhep alimlerinin iki farklý görüþü vardýr.

 

[Cevap]: Nevevi'nin kastettiði, benim Þarih Celaleddin el-Mahalli' ye tabi olarak yaptýðým açýlýmda yer alan ifadedir. Nevevi bunu açýk olarak ifade etseydi daha yerinde olurdu.

[Ýtiraz]: "Kullanýlmýþ su" konusundaki genel kuralýn þunlarý kapsamadýðý söylenerek itiraz edilmiþtir:

 

> Mestler üzerine mesh yapýldýktan sonra ayaklarý yýkamada kullanýlan su,

> Teyemmümün bozulmasýndan önce yüzü yýkamada kullanýlan su,

> Dince mazur görülen miktardaki [=ma'fuvv anh] necasetin yýkanmasýnda kullanýlan su.

 

Bu gibi sular bir farzda kullanýlmamýþ olsa bile abdestsizliði gidermede kullanýlamazlar.

[Cevap]: Hocamýz Zekeriya el-Ensari;

Birincisine "söz konusu suyun abdestsizliði gidereceðini" söyleyerek cevap vermiþtir. Çünkü ayaklarý yýkamanýn herhangi bir etkisi olmamýþtýr. Beðavi bunun doðruluk ihtimali taþýyan bir görüþ olduðunu söylemiþtir.

Ýkincisine "bu su bir farzda -yani birden fazla farzýn yerine getirilmesini temin eden hadesin giderilmesinde- kullanýlmýþtýr" þeklinde cevap vermiþtir.

Üçüncüsüne "bu su aslen bir farzda kullanýlmýþtýr" þeklinde cevap vermiþtir.

 

d. "Kullanýlmýþ suyun" miktarýnýn iki kulleye ulaþmasý

 

[Bu konuda iki görüþ vardýr:]

 

[Birinci görüþ]: Þafii'nin yeni görüþüne göre; Kullanýlmýþ su toplansa ve miktarý iki kulleye ulaþsa, daha sahih olan görüþe göre su temizleyici olur. Çünkü necaset suyu kullanmaktan daha ötede bir durumdur. Buna raðmen necis olan su bir araya toplansa ve miktarý iki kulleye ulaþsa o su kesin olarak temizleyici (=tahur) olur. Öyleyse kullanýlmýþ su haydi haydi temizleyici olur.

 

[Ýkinci görüþ]: Diðer görüþe göre ise bu su temizleyici olmaz; çünkü kullanýlmakla gücünü tamamen yitirmiþ ve gülsuyu vb. sular gibi olmuþtur. Ýbn Süreye bu görüþü tercih etmiþtir.

 

e. Su ne zaman "kullanýlmýþ su" özelliðini kazanýr?

 

[Burada dört durum söz konusudur]:

 

[Birinci durum]

 

-Ýttifakla benimsenen görüþe göre su, yýkanan organ üzerinde durduðu sürece, onu kullanmaya olan ihtiyaç devam ettiði sürece "kullanýlmýþ su" hükmünü almaz; çünkü bunda zorunluluk bulunmaktadýr.

 

[Mesele: 1] - Buna göre; Cünüp bir kimse cünüplüðü sona erdirmeye niyet ederek [iki kulleden] az olan suya dalsa; -suya daima tamamlanmadan önce bile olsa- [bu suyu taharette kullanmasýnýn yeterli olup olmadýðý konusunda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]: O hadesi gidermek için [o cünüplüðü gidermek için] bu suyla yýkanmasý yeterli olur. Yine o cinsten olmayan baþka bir hadesi giderme de de yeterli olur. Nitekim Ýmamlarýn sözleri bu anlama geldiði gibi Kadý ve diðer bazýlarý bunu açýk olarak ifade etmiþtir. Çünkü suyu kullanma þeklen suyun organdan ayrýlmasýna kadar devam eder. Su, kullaným esnasýnda temizleyici olma özelliðini devam ettirmektedir.

 

[Ýkinci görüþ]: Rafii ve ona tabý olan Ýbnü'l-Mukrl'ye göre bu su, söz konusu hades dýþýndaki bir hadesi kaldýrmada yeterli olmaz.

 

Þu hüküm ilk görüþü destekler: -Beðavl'nin dediði üzere- kiþinin bedeninin iki farklý yerinde necaset bulunsa, su önce yukarýdaki necasete sonra aþaðýdakine uðrasa [ve bunlarý giderse] her ikisi de temiz olur.

 

[Mesele: 2] - Yine yukarýda geçenlerden anlaþýlmaktadýr ki cünüp bir kimse miktarý az olan bir su birikintisine girse ve tamamen girmeden Önce cünüplüðünü sona erdirmeye niyet etse sonra suyu bir kapla veya eliyle alýp baþýna veya bedeninin diðer bir yerine dökse, suyu dökerek yýkadýðý organdaki cünüplük kalkmaz. Mütevelli, Ruyaný ve diðer bazý alimlerin açýkça belirttiðine göre bu konuda farklý görüþ söz konusu deðildir. Bu kolayca anlaþýlabilecek bir hükümdür, çünkü bu su, birikintiden ayrýlmýþ sudur.

 

[Mesele: 3] - Cünüp olan iki kiþi,

 

[1] - Suya daima tamamlandýktan sonra cünüplüðü sona erdirmeye birlikte niyet etseler temizlenmiþ olurlar.

 

[2] - Þayet sýra ile niyet ederlerse -dalma tamamlanmadan önce niyet etmiþ olsalar bile- birinci dalan þahýs temizlenir.

 

[3] - Dalma sýrasýnda birlikte niyet etseler bedenlerinin kalan kýsmýndaki cünüplük kalkmaz.

 

[4] - Niyeti birlikte yapýp yapmadýklarýnda þüphe etseler; Hoca-

mýz Zekeriya el-Ensarý þöyle demiþtir:

Zahir olan, bu ikisinin temizlenmiþ olmasýdýr. Çünkü þüphe ile suyun temizleyicilik özelliðini kalkmýþ sayamayýz. Þahýslardan biri hakkýnda suyun temizleyici olmadýðýný söylemek ise "tercih ettirici bir sebep olmaksýzýn tercihte bulunmak"týr.

 

[Ýkinci durum]

 

> Abdest alan kimsenin organýnda bulunan su,

> Cünüplükten yýkanan kimsenin bedenindeki su, O bedeni necis olan kimsenin üzerindeki su

 

[Bunlar] þayet deðiþmemiþ olursa temizleyicidir. [Taharetle kullanýlabilir. ]

 

[Üçüncü durum]

 

- Su, abdest alan kimsenin bir organýndan diðer bir organýna aksa [bakýlýr]:

 

[a] - Þayet suyun daha sonra üzerine aktýðý organ abdest organlarýndan deðilse su "kullanýlmýþ su" hükmünü alýr. Örneðin su, -Rafii'nin kesin olarak belirttiði üzere- kiþinin omzunu aþarsa veya bir organdan damlarsa -cünüp þahsýn organý bile olsa- kullanýlmýþ su hükmünü alýr.

 

[b] - Suyun çokça sýçradýðý; avuç, kol gibi organlardan su sýçramasý durumunda ise -havadan damlayarak düþse bile- özür sebebiyle su kullanýlmýþ hükmünü almaz.

 

[Dördüncü durum]

 

- Cünüplükten kurtulmak isteyen bir kimse avuçlamak deðil kullanmak amacýyla veya mutlak bir niyetle az miktardaki bir suya elini daldýrsa su "kullanýlmýþ su" hükmünü alýr. Yine abdest almak isteyen bir kimse -Zerkeþi ve diðer bazýlarýnýn görüþüne göre- yüzünü bir defa yýkadýktan sonra veya -Ýzz b. Abdüsselam'ýn görüþüne göre - üç defa yýkadýktan sonra -ki üçten az yýkamayla yetinmek istenmemesi durumunda lzz b. Abdüsselam'ýn görüþü daha yerindedir- avuçlamak deðil kullanmak amacýyla veya mutlak bir niyetle az miktardaki bir suya elini daldýrsa su "kullanýlmýþ su" hükmünü alýr.

 

Her iki durumda kiþi avucundaki suyla yalnýzca elinin kalan kýsmýný yýkasa bu yeterli olur.

 

Ancak kiþi avuçlama niyeti ile elini suya daldýrýrsa; örneðin suyu kaptan nakledip kabýn dýþýnda onunla yýkanmayý isterse su "kullanýlmýþ su"ya dönüþmez. Avuçlama niyetinden söz edebilmek için "abdestsizliði giderme niyetini dýþlamak" þart deðildir.

 

BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN AÞAÐIDAKÝ LÝNK’E TIKLAYIN

 

4. SUYUN NECÝS OLACAÐI VE OLMAYACAÐI DURUMLAR

⚠ Hata Bildir