|
TAHARET / SULAR |
3. TAHARETTE KULLANILMASI
MEKRUH OLAN SULAR
Güneþte býrakýlmýþ su[yu
kullanmak] mekruhtur.
A- GÜNEÞTE BIRAKILMIÞ SU
B- KULLANILMASI MEKRUH OLAN DÝÐER BAZI
SULAR
C- TAHARETTE KULLANILMASI MEKRUH
OLMAYAN SULAR
D- KULLANILMIÞ SU [=MA-Ý MÜSTA'MEL]
A- GÜNEÞTE BIRAKILMIÞ
SU
a. Birinci görüþ: Mekruh
olduðu görüþüdür.
1. Güneþte býrakýlmýþ
suyu, yani güneþin aðýrlaþtýrdýðý suyu beden temizliðinde ve yeme, içme gibi þeylerde
kullanmak þer'an tenzihen mekruhtur.
[*] Çünkü Ýmam Þafii
(r.a.)'in rivayet ettiðine göre Hz. Ömer (r.a.) bu su ile yýkanmayý mekruh
görürdü. Hz. Ömer: ''Bu Alaca
hastalýðýna sebep olur'' derdi. (el-Umm 1,3)
(Mekruhluðun söz konusu
olmasý için iki þart vardýr:)
> (Suyun) sýcak
bölgelerde (güneþte býrakýlmýþ) olmasý þarttýr.
Çünkü güneþ el-Bahr'da alimlerimiz'den nakledildiðine göre altýn ve
gümüþ dýþýnda bir þeyden yapýlmýþ bakýr v.b. kaplarda suyu bir durum'dan diðer
bir duruma nakleder.
> Suyun sýcak iken
kullanýlmasý þarttýr. Çünkü güneþin keskinliði ile suyun üzerinde pis bir koku
oluþur. Bu pis koku sýcaklýðý ile bedene temas ettiðinde bedenin kasýlarak kaný
tutmasý ve bunun alaca hastalýðýna yol açmasýndan korkulur.
2. Ancak kiþi güneþte
býrakýlmýþ suyu -elbisesini yýkamak gibi- bedeni dýþýnda kullanýrsa -yukarýdaki
gerekçe bulunmadýðýndan- mekruhluk söz konusu olmaz.
3. Yine kiþinin normal
ateþte ýsýtýlan suyu -bu su köpek vb. hayvanlarýn tezeði gibi necis bir madde
ile ýsýtýlmýþ bile olsa- kullanmasý da -her ne kadar bazýlarý bu konuda
tevakkuf edildiðini söylemiþlerse de- mekruh deðildir. Çünkü hakkýnda yasak söz
konusu deðildir. Ayrýca pis koku, ateþin güçlü etkisi sonucu gider.
4. Çömlek ve havuz gibi
demirden olmayan kaplarda olan veya altýn-gümüþ kaplarda olan -bunlarýn
özlerinin saf olmasýndan dolayýve soðuduktan sonra bedende kullanýlan su da
mekruh deðildir.
5. Güneþte býrakýlmýþ su
ile piþirilen yemeðe gelince; Maverdý ve Ruyaný þöyle demiþtir: Þayet yemek
sývý olarak kalýrsa bunu yemek mekruh olur, ekmek ve pilav gibi sývý deðil katý
olursa mekruh olmaz.
Bundan "güneþte
býrakýlan su ateþle ýsýtýldýðýnda mekruhluðun ortadan kalkmayacaðý"
anlaþýlmaktadýr ki doðru olan da bu görüþtür. Alimlerin çoðunluðunun görüþünden
anlaþýldýðýna göre alacalý hastanýn bunu kullanmasýnýn mekruh olmasýnýn nedeni,
kullandýðýnda zararýnýn artacak olmasýdýr. Yine bu suyun ölü yýkamada
kullanýlmasý da, ölüye duyulan saygý gereði mekruhtur.
Bulkini þöyle demiþtir:
Ýnsanlar dýþýnda alaca hastalýðýna yakalanan at vb. gibi hayvanlarda veya bu
hayvandan insana bir zararýn bulaþmasýnýn mümkün olduðu durumlarda mekruh olma
görüþünü kabul etmek yerinde olur". Ýsnevý "bu suyun hayvana
içirilmesini mekruh kabul etmek itiraza açýk bir hükümdür" demiþtir.
Hayvan sulama
meselesinde Bulkýnl'nin ortaya koyduðu ayrýmýn
esas alýnmasý uygun
olur.
Zerkeþi þöyle demiþtir:
Güneþte bekletmenin mekruh olmasý konusunda su dýþýndaki sývýlar da su gibidir.
Ýbn Abdüsseyyid þöyle
demiþtir: Güneþte ýsýtýlan su, zehirli su gibi haram kabul edilmemiþtir; çünkü
zehrin zararlý olduðu kesindir. Bunun zararlý olduðu ise zannidir.
b. Ýkinci görüþ: Mekruh
olmadýðý görüþü
Bir görüþe göre güneþte
bekletilmiþ suyun kullanýlmasý mekruh deðildir. Nevevi bazý eserlerinde bu
görüþü tercih etmiþtir. Üç imam da [Ebu Hanife, Ýmam Malik ve Ahmed bin Hanbel]
bu görüþtedir.
Nevevi el-Mühezzeb
þerhinde [el-Mecmu'da] "doðru olan görüþ budur; çünkü Hz. Ömer' den
yapýlan nakil sahih deðildir" demiþtir.
c. Üçüncü görüþ:
Bilirkiþinin kararýna baðlý olduðu görüþü
Bir baþka görüþe göre
adalet sahibi [güvenilir] iki þahýs bu suyun alaca hastalýðýna sebep olduðuna
þahitlik etse kullanmak mekruh olur, aksi taktirde mekruh olmaz. Subki de bu
görüþü tercih etmiþtir.
Mezhep tarafýndan kabul
edilen görüþ ilkidir [mekruh olduðu görüþüdür]. Hz. Ömer'den nakledilen
rivayeti Darekutni sahih bir senetle nakletmiþtir.
[*] - Yine Hz.
Peygamber'den (s.a.v.) sahih bir yolla nakledildiðine göre o þöyle buyurmuþtur:
Seni þüphelendireni býrakýp þüphelendirmeyene bak. (TirmizÝ, Sýfatü'l-kýyame,
2518; Nesai, Eþribe, 5727)
Hz. Ömer'den nakledilen
söz sahih olarak gelmemiþse bile bu rivayet suyun mekruh olup olmadýðý
konusunda bir þüphe doðurur. Baþka su bulunmadýðýnda ve vakit daraldýðýnda
bunun kullanmasý gereklidir. Kiþi bu su varken teyemmüm yapamaz; taharet için
su satýn almasý gerektiði durumlarda bu su varsa onu da satýn almalýdýr.
B- KULLANILMASI MEKRUH
OLAN DÝÐER BAZI SULAR
1. Taharetle [abdest ve
gusülde], organlarý tam olarak yýkamayý engelleyeceði için aþýrý sýcak ve aþýrý
soðuk su kullanmak tenzihen mekruhtur. Baþka su yoksa ve vakit darsa bunu
kullanmak gereklidir. Kiþi bu suyu kullandýðýnda bir zararla karþýlaþacaðýný
biliyorsa kullanmasý haram olur.
2. Semud kavminin sularý
ve gazaba uðrayan Lut kavminin yaþadýðý bölgenin sularý -ki burasý yere
batýrýlan bölgede bulunan büyük su birikintisidir- kullanmak mekruhtur.
3. Yine Hz. Peygamber'i
(s.a.v.) büyülemek üzere yapýlan büyünün atýldýðý kuyunun suyunu kullanmak da
mekruhtur. Çünkü Allah (celle celalühü) o suyun þeklini deðiþtirmiþ kýna
rengine döndürmüþ, etrarýndaki hurma tomurcuklarýný da þeytan baþýna benzer
þekle dönüþtürmüþtür.
4. Babil bölgesinin
sularýný kullanmak da mekruhtur.
C- TAHARETTE KULLANILMASI
MEKRUH OLMAYAN SULAR
1. Hz. Salih'in
(aleyhisselam) devesinin su içtiði kuyunun suyunun,
2. Deniz suyunun,
3. Suda her zaman
bulunan maddeler sebebiyle deðiþikliðe uðrayan suyun,
4. Zemzem suyunun
taharetle kullanýlmasý mekruh deðildir. Zemzemin kullanýlmasýný yasaklayan bir
rivayet söz konusu deðildir.
Maverdi "zemzem
suyunu necaseti giderme de kullanmak mekruhtur" demiþtir.
Bulkini þöyle demiþtir:
Zemzem suyu Kevser suyundan daha üstün, dolayýsýyla sularýn da en üstünüdür.
Çünkü Hz. Peygamber'in (s.a.v.) göðsü zemzemle yýkanmýþtýr. Onun göðsü ancak en
üstün su ile yýkanmýþ olabilir.
Ancak daha önce geçtiði
üzere en üstün su, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) parmaklarý arasýndan fýþkýran
sudur.
"Güneþte bekletilen
su" ifadesi, kasten bekletilmese bile güneþte kalmýþ suyu da kapsar.
Nitekim ibareden anlaþýlmasa bile ibare [tarafýmdan] bu þekle dönüþtürülmüþtür.
D- KULLANILMIÞ SU
[=MA-Ý MÜSTA'MEL]
a) Farz olan taharette
kullanýlmýþ su -bir görüþe göre nafile taharette kullanýlmýþ su da- Þafii'nin
yeni görüþüne göre taharette kullanýlamaz.
b) Kullanýlmýþ su bir
araya toplanarak iki kulleye ulaþýrsa daha sahih olan görüþe göre su taharette
kullanýlýr.
a. Kullanýlmýþ Suyun
Taharetle Kullanýlmasýnýn Hükmü
1. Þafii'nin yeni görüþü
Ýmam Þafil'nin yeni
görüþüne göre;
> Miktarý az olan,
farz taharetle -örneðin ilk olarak abdest almada- kullanýlmýþ su;
> Bir görüþe göre
-ikinci ve üçüncü yýkama, sünnet olan gusül ve abdest tazeleme gibi- nafile bir
taharetle kullanýlmýþ su da,
[hadesten] taharetle
kullanýlamaz [=tahlir deðildir]. [Bununla birlikte bu su necis deðildir.] Çünkü
selef-i salihin bu sudan ve üzerlerinden damlayan damlalardan sakýnmazlardý.
[ *] - Sahihaynda þöyle
denilmiþtir: Nebi (s.a.v.), hasta olan Cabir'i ziyaret etti. Abdest alarak
abdest suyundan Cabir'in yüzüne döktü. (Buhari, Tefsir, 4577; Müslim, Feraiz,
4123)
Sahabe; sularý az
olmasýna raðmen, suyu tekrar kullanmak amacýyla daha önce kullanýlmýþ sularý
bir araya toplamadýlar, su bulamadýklarýnda teyemmüm yaptýlar. Bu suyu içmek
için de toplamadýlar, çünkü bu iðrenilen bir þeydir.
2. Þafii'nin eski görüþü
Þafii'nin eski görüþüne
göre bu su taharetle kullanýlabilir; çünkü daha önce geçen ayetle yer alan
"tahlir" ifadesi bu suyla taharetin tekrar yapýlabileceði ni
gösterir. Nitekim "darlib" ifadesi de vurma [ = darb] fiilini
tekrarlayan kimse için kullanýlýr.
Bu görüþe þu þekilde
cevap verilmiþtir: "Felil" vezni ism-i alet için de kullanýlýr.
Nitekim "sahlir" sözcüðü, kiþinin sahurda yediði þey için kullanýlýr.
"Tahlir" sözcüðünün de böyle olmasý mümkündür. Bu kelimenin tekrarý
gerektirdiði kabul edilse bile -delilleri bir arada deðerlendirme sonucunda
anlaþýlan odur ki- kastedilen; su cinsi veya suyun üzerinden aktýðý yerdir;
çünkü suyun her bir bölümü bu þekilde temizlenir.
"Farz olan
taharet" ile kastedilen taharetle [abdest ve gusülde] yapýlmasý þart olan
fiillerdir. Kiþi bunu tam olarak yapsýn veya yapmasýn fark etmez. Bunun
kapsamýna; Hanefi mezhebine mensup bir þahsýn niyetsiz olarak aldýðý abdest ve
mümeyyiz olmayan çocuðun abdesti girer. Çünkü bu ikisinin namazlarýnýn sahih
olmasý için abdest almalarý þarttýr. Burada Þafii mezhebine mensup þahsýn
"Hanefi mezhebine mensup þahýs bu suyu kullanmakla abdestizliðini
kaldýrmamýþtýr" þeklindeki inancý dikkate alýnmaz.
Þafii mezhebine mensup
birinin, Hanefi mezhebine mensup olup abdest aldýktan sonra cinselorganýna
dokunan bir þahsa namazda uymamasý meselesi bundan farklýdýr; çünkü bu durumda
Þafii mezhebine mensup þahsýn inancý açýsýndan Haneftnin abdesti sahih
deðildir. Ayrýca -taharetlerden farklý olarak- imama uymada [imam ile ona uyan
arasýndaki] bað dikkate alýnýr. Ayrýca necasetlerin giderilmesinde olduðu gibi
suyun kullanýlmýþ olmasý hükmü muteber bir niyet söz konusu olmaksýzýn da
bulunabilir. Ýmama uymada ise muteber bir niyet þarttýr. Burada imama uyan
þahsýn zanný açýsýndan imamýn niyeti dikkate alýnmaz.
b. Kullanýlmýþ suyu
taharette kullanmanýn mekruh olma gerekçesi
Kullanýlmýþ suyu, taharette
kullanmanýn mekruh olma sebebi konusunda farklý görüþler ileri sürülmüþtür:
[Birinci görüþ]: Daha
doðru olan görüþe göre bunun sebebi, kullanýlmýþ suyun "mutlak su"
olmamasýdýr. Nitekim Nevevi et-Tahkik'inde ve diðer eserlerinde bu görüþü sahih
sahih kabul etmiþtir.
[Ýkinci görüþ]: Diðer
bir görüþe göre ise -Rajif'nin tek görüþ olarak belirttiði üzere- bu su
"mutlak su" olmakla birlikte kullanýmý taabbüden yasaklanmýþtýr.
Nevevi Þerhu't-Tenbih isimli eserinde "alimlerin çoðunluðuna göre bu görüþ
sahihtir" demiþtir. "Necis bir þeyi temizlemede kullanýlan suyun
durumu" ileride ele alýnacaktýr.
Daha doðru olan görüþe
göre Ýmam Þafii'nin yeni görüþü "nafile taharette kullanýlan suyun tahur
olduðu [=taharette kullanýlabileceði]" þeklindedir. Çünkü diðerinin yasak
olmasýný gerektiren gerekçe bunda yoktur. "Nafile taharet" ifadesi
ile guslün yenilenmesi dýþarýda býrakýlmýþ olmaktadýr. Çünkü yeniden alýnan
gusülde kullanýlan su kesin olarak temizleyicidir; zira guslün yenilenmesi
sünnet deðildir.
c. "Kullanýlmýþ
su" kapsamýna giren sular
1. Abdestte baþý
meshetme yerine baþýný yýkayan kiþinin kullandýðý su,
2. Mestler üzerine
meshetme yerine bunlarý yýkayan kiþinin kullandýðý su,
3. Gayr-i müslim
[Hristiyan ve Yahudi] kadýnýn müslüman kocasý ile cinsel iliþkide bulunmasýnýn
helalolmasý amacýyla guslederken kullandýðý su,
4. Ölü yýkamada
kullanýlan su,
5. Aklý baþýnda olmayan
kadýnýn, kocasý ile cinsel iliþkide bulunmasýnýn helalolmasý için gusletmede
kullandýðý su kullanýlmýþ su kapsamýna girer.
[Soru]: ''Abdesti
yenilemek için alýnan abdestin ilk yýkamasý" ve "sünnet olan
gusül" de "taharet" kapsamýna girer; çünkü her ikisi de içinde
farz ve sünnetIeri olan taharettir. Öyleyse bunlardaki birinci yýkamaya da
"farz taharet" denilebilir. Bunlar ile farz olmayan ibadetIerin
yapýlýp yapýlamayacaðý konusunda Þafii'nin yeni görüþünde kesin bir hüküm
olmayýp bu konuda mezhep alimlerinin iki farklý görüþü vardýr.
[Cevap]: Nevevi'nin
kastettiði, benim Þarih Celaleddin el-Mahalli' ye tabi olarak yaptýðým açýlýmda
yer alan ifadedir. Nevevi bunu açýk olarak ifade etseydi daha yerinde olurdu.
[Ýtiraz]:
"Kullanýlmýþ su" konusundaki genel kuralýn þunlarý kapsamadýðý
söylenerek itiraz edilmiþtir:
> Mestler üzerine
mesh yapýldýktan sonra ayaklarý yýkamada kullanýlan su,
> Teyemmümün
bozulmasýndan önce yüzü yýkamada kullanýlan su,
> Dince mazur görülen
miktardaki [=ma'fuvv anh] necasetin yýkanmasýnda kullanýlan su.
Bu gibi sular bir farzda
kullanýlmamýþ olsa bile abdestsizliði gidermede kullanýlamazlar.
[Cevap]: Hocamýz
Zekeriya el-Ensari;
Birincisine "söz
konusu suyun abdestsizliði gidereceðini" söyleyerek cevap vermiþtir. Çünkü
ayaklarý yýkamanýn herhangi bir etkisi olmamýþtýr. Beðavi bunun doðruluk
ihtimali taþýyan bir görüþ olduðunu söylemiþtir.
Ýkincisine "bu su
bir farzda -yani birden fazla farzýn yerine getirilmesini temin eden hadesin
giderilmesinde- kullanýlmýþtýr" þeklinde cevap vermiþtir.
Üçüncüsüne "bu su
aslen bir farzda kullanýlmýþtýr" þeklinde cevap vermiþtir.
d. "Kullanýlmýþ
suyun" miktarýnýn iki kulleye ulaþmasý
[Bu konuda iki görüþ
vardýr:]
[Birinci görüþ]:
Þafii'nin yeni görüþüne göre; Kullanýlmýþ su toplansa ve miktarý iki kulleye
ulaþsa, daha sahih olan görüþe göre su temizleyici olur. Çünkü necaset suyu
kullanmaktan daha ötede bir durumdur. Buna raðmen necis olan su bir araya
toplansa ve miktarý iki kulleye ulaþsa o su kesin olarak temizleyici (=tahur)
olur. Öyleyse kullanýlmýþ su haydi haydi temizleyici olur.
[Ýkinci görüþ]: Diðer
görüþe göre ise bu su temizleyici olmaz; çünkü kullanýlmakla gücünü tamamen
yitirmiþ ve gülsuyu vb. sular gibi olmuþtur. Ýbn Süreye bu görüþü tercih
etmiþtir.
e. Su ne zaman
"kullanýlmýþ su" özelliðini kazanýr?
[Burada dört durum söz
konusudur]:
[Birinci durum]
-Ýttifakla benimsenen
görüþe göre su, yýkanan organ üzerinde durduðu sürece, onu kullanmaya olan
ihtiyaç devam ettiði sürece "kullanýlmýþ su" hükmünü almaz; çünkü
bunda zorunluluk bulunmaktadýr.
[Mesele: 1] - Buna göre;
Cünüp bir kimse cünüplüðü sona erdirmeye niyet ederek [iki kulleden] az olan
suya dalsa; -suya daima tamamlanmadan önce bile olsa- [bu suyu taharette
kullanmasýnýn yeterli olup olmadýðý konusunda iki görüþ vardýr]:
[Birinci görüþ]: O
hadesi gidermek için [o cünüplüðü gidermek için] bu suyla yýkanmasý yeterli
olur. Yine o cinsten olmayan baþka bir hadesi giderme de de yeterli olur.
Nitekim Ýmamlarýn sözleri bu anlama geldiði gibi Kadý ve diðer bazýlarý bunu
açýk olarak ifade etmiþtir. Çünkü suyu kullanma þeklen suyun organdan
ayrýlmasýna kadar devam eder. Su, kullaným esnasýnda temizleyici olma
özelliðini devam ettirmektedir.
[Ýkinci görüþ]: Rafii ve
ona tabý olan Ýbnü'l-Mukrl'ye göre bu su, söz konusu hades dýþýndaki bir hadesi
kaldýrmada yeterli olmaz.
Þu hüküm ilk görüþü
destekler: -Beðavl'nin dediði üzere- kiþinin bedeninin iki farklý yerinde
necaset bulunsa, su önce yukarýdaki necasete sonra aþaðýdakine uðrasa [ve
bunlarý giderse] her ikisi de temiz olur.
[Mesele: 2] - Yine
yukarýda geçenlerden anlaþýlmaktadýr ki cünüp bir kimse miktarý az olan bir su
birikintisine girse ve tamamen girmeden Önce cünüplüðünü sona erdirmeye niyet
etse sonra suyu bir kapla veya eliyle alýp baþýna veya bedeninin diðer bir
yerine dökse, suyu dökerek yýkadýðý organdaki cünüplük kalkmaz. Mütevelli,
Ruyaný ve diðer bazý alimlerin açýkça belirttiðine göre bu konuda farklý görüþ
söz konusu deðildir. Bu kolayca anlaþýlabilecek bir hükümdür, çünkü bu su,
birikintiden ayrýlmýþ sudur.
[Mesele: 3] - Cünüp olan
iki kiþi,
[1] - Suya daima tamamlandýktan
sonra cünüplüðü sona erdirmeye birlikte niyet etseler temizlenmiþ olurlar.
[2] - Þayet sýra ile
niyet ederlerse -dalma tamamlanmadan önce niyet etmiþ olsalar bile- birinci
dalan þahýs temizlenir.
[3] - Dalma sýrasýnda
birlikte niyet etseler bedenlerinin kalan kýsmýndaki cünüplük kalkmaz.
[4] - Niyeti birlikte
yapýp yapmadýklarýnda þüphe etseler; Hoca-
mýz Zekeriya el-Ensarý
þöyle demiþtir:
Zahir olan, bu ikisinin
temizlenmiþ olmasýdýr. Çünkü þüphe ile suyun temizleyicilik özelliðini kalkmýþ
sayamayýz. Þahýslardan biri hakkýnda suyun temizleyici olmadýðýný söylemek ise
"tercih ettirici bir sebep olmaksýzýn tercihte bulunmak"týr.
[Ýkinci durum]
> Abdest alan
kimsenin organýnda bulunan su,
> Cünüplükten yýkanan
kimsenin bedenindeki su, O bedeni necis olan kimsenin üzerindeki su
[Bunlar] þayet
deðiþmemiþ olursa temizleyicidir. [Taharetle kullanýlabilir. ]
[Üçüncü durum]
- Su, abdest alan
kimsenin bir organýndan diðer bir organýna aksa [bakýlýr]:
[a] - Þayet suyun daha
sonra üzerine aktýðý organ abdest organlarýndan deðilse su "kullanýlmýþ
su" hükmünü alýr. Örneðin su, -Rafii'nin kesin olarak belirttiði üzere-
kiþinin omzunu aþarsa veya bir organdan damlarsa -cünüp þahsýn organý bile
olsa- kullanýlmýþ su hükmünü alýr.
[b] - Suyun çokça
sýçradýðý; avuç, kol gibi organlardan su sýçramasý durumunda ise -havadan
damlayarak düþse bile- özür sebebiyle su kullanýlmýþ hükmünü almaz.
[Dördüncü durum]
- Cünüplükten kurtulmak
isteyen bir kimse avuçlamak deðil kullanmak amacýyla veya mutlak bir niyetle az
miktardaki bir suya elini daldýrsa su "kullanýlmýþ su" hükmünü alýr.
Yine abdest almak isteyen bir kimse -Zerkeþi ve diðer bazýlarýnýn görüþüne
göre- yüzünü bir defa yýkadýktan sonra veya -Ýzz b. Abdüsselam'ýn görüþüne göre
- üç defa yýkadýktan sonra -ki üçten az yýkamayla yetinmek istenmemesi
durumunda lzz b. Abdüsselam'ýn görüþü daha yerindedir- avuçlamak deðil
kullanmak amacýyla veya mutlak bir niyetle az miktardaki bir suya elini daldýrsa
su "kullanýlmýþ su" hükmünü alýr.
Her iki durumda kiþi
avucundaki suyla yalnýzca elinin kalan kýsmýný yýkasa bu yeterli olur.
Ancak kiþi avuçlama
niyeti ile elini suya daldýrýrsa; örneðin suyu kaptan nakledip kabýn dýþýnda
onunla yýkanmayý isterse su "kullanýlmýþ su"ya dönüþmez. Avuçlama
niyetinden söz edebilmek için "abdestsizliði giderme niyetini
dýþlamak" þart deðildir.
BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN
AÞAÐIDAKÝ LÝNKE TIKLAYIN