MUÐNݒL-MUHTAC

CENAZELER / KEFEN

 

3. ÖLÜNÜN KEFENLENMESÝ

 

Kitabýn orijinal baþlýðýnda "ölünün kefenlenmesi ve taþýnmasý" denilmiþtir. Biz ise bu iki konuyu müstakil baþlýklar altýnda ele alacaðýmýzdan Arapça orijinal baþlýktan farklý olarak bu bölümün baþlýðýný yalnýzca "ölünün kefenlenmesi" dedik.

 

Ölen kiþi, hayatta iken giymesi caiz olan þey ile kefenlenir.

 

[Kefenlemede kullanýlacak elbiselerin sayýsý]

 

Bunun en azý bir elbisedir. Kiþi bu bir elbiseyle bile kefenlenmemeyi [yani kefensiz gömülmeyi] vasiyet etse vasiyeti uygulanmaz.

 

Kefenin en faziletlisi;

 

a) Erkek için üç elbisedir. Erkeðin dört veya beþ parça elbise ile kefenlenmesi de caizdir.  b) Kadýn için kefenin en faziletlisi beþ parça elbisedir.

 

Kadýn veya erkekten üç kat elbise ile kefenlenen kiþinin bu elbiselerinin tümü lifafedir. (5) Beþ kat elbise ile kefenlenirse buna gömlek [kamis](6) de eklenir. Bu üç katýn altýna sarýk sarýlýr.

 

(5) Lifafe: Bir sargý yerine geçen ve baþtan ayaða kadar uzun bulunmakla beraber, baþ ve ayak taraflarý düðümlenen kefen sargýsýdýr. Bu. izardan daha uzundur. (Ö.N. Bilmen, Büyük Ýslam Ýlmihali, s. 239)

 

(6) Kamis: Gömlek yerinde bir kefen sargýsýdýr. Boyun kýsmýndan ayaklara kadar uzun olur, yen ve yakasý bulunmaz, etrafý da oyulmaz. (Ö.N. Bilmen, Büyük Ýslam Ýlmihali, s. 239)

 

Kadýn üç kat elbise ile kefenlenirse bu elbiseler; bir izar(7), bir baþörtüsü, bir gömlek [kamis] ve iki lifafe'den oluþur. [Zayýf] bir görüþe göre üçü lifafe, biri izar biri de baþörtüsüdür.

 

(7) Ýzar: Bir don ve bir eteklik yerindedir ki baþtan aya~a kadar uzun bulunur. (Ö.N. Bilmen, Büyük Ýslam Ýlmihali, s. 239)

 

[Kefenin rengi]

 

Kefenin beyaz olmasý sünnettir. [Kefen için yapýlacak harcama]

 

Kefen için yapýlacak harcama terekeden yapýlýr. Þayet ölen kiþi geriye bir þey býrakmamýþsa ölenin nafakasýný vermekle yükümlü olan akraba veya [ölen köle ise] efendinin kefen masrafýný karþýlamasý gerekir. Daha doðru görüþe göre koca da karýsýnýn kefen masrafýný karþýlamakla yükümlüdür.

 

[Kefenlemenin þekli]

 

En alta en güzel ve en geniþ lifafe serilir, onun üzerine ikincisi onun üzerine üçüncüsü serilir. Her bir lifafenin üzerine hanGt ve kMur kokusu serpilir. Ölü bunlarýn üzerine sýrt üstü yatýrýlýr. Ölünün üzerine de hanGt ve kMur konulur. Ölünün iki kalçasý baðlanýr. Bedenindeki deliklere pamuk konulur. Daha sonra lifafeler üzerine dolanarak [sarýlarak] baðlanýr. Ölü kabrine konulunca baðlar çözülür.

 

Erkek ölüye dikiþli bir þey giydirilmez, baþý örtülmez, ihramlý kadýnýn yüzü örtülmez.

 

A. ÖLÜNÜN KEFENLENMESÝ CAÝZ OLAN KUMAÞ / ELBÝSE

B. KEFENÝN ASGARÝSÝ

C. KEFENÝN EN FAZÝLETLÝSi

D. ÖLÜ KEFENLEMEDE KULLANILACAK KUMAÞLARIN CÝNSÝ

E. KEFENÝN RENGÝ

F. KEFEN MASRAFLARINI KÝM KARÞILAR?

G. KEFENLEMENÝN ÞEKLÝ

 

A. ÖLÜNÜN KEFENLENMESÝ CAÝZ OLAN KUMAÞ / ELBÝSE

 

Ölen kiþi, hayatta iken giymesi caiz olan þey ile kefenlenir.

 

Ölen kiþi yýkandýktan sonra, hayatta iken giymesi caiz olan elbise cinsi ile kefenlenir.

 

Buna göre;

 

> Ölmüþ olan kadýnýn -mekruh olmakla birlikte- ipek elbiseyle veya üzerine safran sürülmüþ elbise ile kefenlenmesi caizdir.

> Erkeðin bunlarla kefenlenmesi caiz deðildir.

> Çift cinsiyetli þahsýn da bu ikisi dýþýnda bir elbise bulunduðu sürece bunlarla kefenlenmesi caiz deðildir.

> Alimlerin sözlerinden "çocuðun ipekle kefenlenmesinin caiz olduðu" sonucu çýkmaktadýr ki bu doðrudur. Nitekim Nevevi fetvalarýnda bunu açýk olarak ifade etmiþtir. Ezrai ise "bunun haram olduðu" görüþünün daha uygun olduðunu söylemiþtir. "Giyecekler" bölümünde geçtiði üzere bu konuda deli de çocuk ile ayný hükme tabidir.

 

> Ezrai þöyle demiþtir: Þayet kiþi savaþta ipek giymenin caiz olmasý þartý doðduðundan bunu þartýna uygun olarak giymiþse -yani savaþta buna ihtiyaç duyarak giymiþse- ve savaþta þehit edilmiþse üzerinde bulunan ipekle kefenlenebilir.

 

> Kiþi, kefenlenme için temiz bir elbise bulunduðu sürece dinde affedilmeyecek miktarda üzerinde necaset bulunan bir þeyle kefenlenemez. Söz konusu necasetli elbise, namaz dýþýnda giyilmesi caiz olan bir elbise bile olsa hüküm böyledir. Yine necis elbise dýþýnda mevcut olan temiz elbise bir ipek bile olsa hüküm böyledir. Beðavi ve Kamuli bu durumda necis olan elbisenin daha öncelikli olduðunu söylemiþlerse de Hocam Remli önceki görüþe itimad ederek þöyle demiþtir: "Çünkü ölmüþ olan kiþi namaz kýlan kiþi gibidir" .

 

> [Ölüyü kefenlemek için bir elbise, kumaþ vb. bir þeyin bulunmadýðý durumda] kefenlemede kullanýlacak ot vb. baþka bir þey bulunduðu sürece ölünün bedenine toprak sürerek kefenlemek yeterli olmaz. Bu, sað olan kiþi için dünyada yeterli olmakla birlikte ölü için yeterli olmaz; çünkü ölünün bedenine toprak sürmek onu küçük düþürmek anlamýna gelir.

 

> Mütevellf'nin belirttiðine göre; kocasýnýn ölümü sebebiyle [iddet bekleyen ve] yas tutan bir kadýn öldüðünde onun hayatta iken [yas tutmasý sýrasýnda] giymesi haram olan elbise ile kefenlenmesi caizdir. Bu, daha önce geçen "bu durumdaki ölmüþ kadýna güzel koku sürülmesi mübahtýr" þeklindeki hükme kýyasla ulaþýlmýþ bir sonuçtur. (Kýyas)

 

B. KEFENÝN ASGARÝSÝ

 

A. TEK PARÇA KEFENÝN BÜYÜKLÜÐÜ

 

Kefenin en azý bir [parça] elbisedir / kumaþtýr. Kefenin en azý bir parça elbise / kumaþtýr.

 

[Ölünün kefenlenmesi farz olan bir parça kumaþýn ne kadarlýk bölgeyi örtmesi gerektiði konusunda mezhep içinde üç görüþ bulunmaktadýr:]

 

Bu bölüm Muðni'l-muhtac'da yeterince açýk olmadýðýndan Þirbinl'nin kaynak gösterdiði Nevevl'nin Ravdatü't-talibin adlý eserine bakarak tercüme ettik. Tercüme esnasýnda Muðnil-muhtac'ýn bazý ibareleri arasýnda takdim-tehir yaptýk. (Çev.)

 

[Birinci görüþ]

 

Bu bir parça kumaþ ölünün avret yerlerini örtecek kadar olmalýdýr.

 

Kiþinin avret yerinin neresi olduðu -Rajitnin açýk olarak belirttiði üzere- onun erkek mi kadýn mý olduðuna baðlý olarak deðiþir, alimlerin sözünden anlaþýldýðýna göre- avret yeri köle veya hür olmasýna göre deðiþmez. Nitekim el-Kifaye'de bu görüþ güçlü [zahir] bulunmuþtur.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Ýhramlý erkeðin kafasý ve ihramlý kadýnýn yüzü hariç bedenin bütününü örtecek kadar olmalýdýr.

 

[Yukarýdaki iki görüþten hangisi doðru ve tercihe þayan görüþtür?

 

Bu konuda farklý nakiller söz konusudur]:

 

> Er-Ravda, el-Mecmu ve eþ-Þerhu'l-kebir adlý eserlerde birinci görüþ daha doðru olarak belirtilmiþtir.

> Nevevi Menasik adlý kitabýnda ikinci görüþü "doðru görüþ" olarak kabul etmiþtir.

 

[Üçüncü görüþ]

 

Ýbnü'l-Mukrý Þerhu'l-Ýrþad adlý eserinde aynen Ezrai gibi - Horasanlý alimlerin çoðunluðuna uyarak- þu görüþü tercih etmiþ ve er-Ravd adlý eserinde iki görüþü þu þekilde birleþtirmiþtir: Kefenin en azý bütün bedeni kuþatan bir parçakumaþtýr. Farz olaný avret yerini örtmesidir.

 

O, birinci görüþü "Allah hakký olan kefen", ikinci görüþü de "ölünün hakký olan kefen" þeklinde yorumlamýþtýr ki bu güzel bir yorumdur.

 

B. ÖLÜNÜN KEFEN KONUSUNDA VASÝYETTE BULUNMASI

 

Kiþi bu bir elbiseyle bile kefenlenmemeyi [yani kefensiz gömülmeyil vasiyet etse vasiyeti uygulanmaz.

 

1. Yukarýdaki ilk görüþ esas alýndýðýnda kiþi bir parça kumaþla bile gömülmemeyi vasiyet etse vasiyeti yerine getirilmez; çünkü bu Allah hakkýdýr. Ancak ikinci ve üçüncü görüþ esas alýnýrsa bu vasiyet yerine getirilir.

 

2. Kiþi ölmeden önce "yalnýzca avret yerlerini örten bir kumaþla kefenlenmeyi" vasiyet etse -El-Mecmu'da et-Takrfb'den, Ýmam Cüveyni, Gazdlf ve baþka dlimlerden nakledildiðine göre- bu vasiyet sahih olmaz. Kiþinin bedeninin tümünü örten bir elbise ile kefenlenmesi gerekir.

 

Bu, yukarýdaki ilk görüþe göre mi yoksa ikinci görüþe göre mi dayalýdýr?

 

Ýsnevi þöyle demiþtir: Bu, Nevevl'nin tercih ettiði "bütün bedeni örten bir kumaþla ke" fenlemek farzdýr" görüþüne dayalýdýr.

 

El-Minhac'ý þerheden alimlerin pek çoðu bu konuda Ýsnevl'ye tabi olmuþlardýr. Hocam Remli'nin dediðine göre zahir olan görüþ þudur:

 

Bu, Ýsnevl'nin belirttiði meseleye dayalý olmayýp vasiyetin sahih olmamasýndan kaynaklanmaktadýr. Çünkü bunu vasiyet etmek mekruhtur. Mekruh vasiyet ise yerine getirilmez.

 

C. ÖLÜNÜN MÝRASÇILARININ KEFEN KONUSUNDA ANLAÞMAZLIÐA DÜÞMESÝ

 

1. Kiþi ölmeden önce herhangi bir vasiyette bulunmamýþ olsa, onun mirasçýlarýndan bir kýsmý "onu bütün bedenini örten bir elbise ile veya üç parça elbise ile kefenleyelim" dese bir kýsmý da "yalnýzca avret yerlerini örten bir elbise ile kefenleyelim" dese [hüküm ne olur?

Burada iki durum söz konusudur:]

 

Þayet "ölünün yalnýzca avret yerlerini örten bir elbise ile kefenlenmesi caizdir" görüþünü kabul edersek ölü bir parça elbise ile veya üç parça elbise ile kefenlenir. Nevevi bunu el-Mecmu'da belirtmiþtir. Bunun gerekçesi "[üç parça ile kefenlenmenin] ölünün hakký olmasý"dýr.

 

2. Ölünün mirasçýlarýndan bir kýsmý "onu bir parça elbise ile kefenleyelim", bir kýsmý "üç parça elbise ile kefenleyelim" dese -yukarýda belirtilen gerekçe sebebiyle- ölü üç parça elbise ile kefenlenir. [Zayýf] bir görüþe göre ise bu durumda bir parça elbise ile kefenlenir.

 

3. Ölünün mirasçýlarý ölüyü tek bir parça kumaþla kefenleme konusunda anlaþsalar [hüküm ne olur? Bu konuda farklý görüþler vardýr]

 

[Birinci görüþ]: et-Tehzib'te bunun caiz olduðu söylenmiþtir. [Ýkinci görüþ]: et-Tetimme adlý eserde ise bu konuda da yukarýdaki gibi görüþ ayrýlýðýnýn bulunduðu belirtilmiþtir. Nevevi

ikinci görüþün ký yasa daha uygun olduðunu belirtmiþtir. Yani bu durumda da ölü üç parça elbise ile kefenlenir.

 

D. ÖLEN KÝÞÝNÝN MÝRASÇILARI ÝLE ALACAKLILARI ARASINDA KEFEN KONUSUNDA ANLAÞMAZLIK ÇIKMASI

 

1. Ölen kiþi geride mal varlýðýný aþan bir borç býraksa, alacaklýlar bu kiþinin bir parça kumaþla kefenlenmesini, mirasçýlar ise üç parça kumaþla kefenlenmesini isteseler, daha doðru olan görüþe göre alacaklýlarýn isteði yerine getirilir. Çünkü ölen kiþinin bedeninin örtülmesinden çok borçtan kurtarýlmaya ihtiyacý vardýr.

 

2. Nevevi el-Mecmu'da þöyle demiþtir:

 

[Ölen kiþi geride mal varlýðýný aþan bir borç býraksa], alacaklýlar "bu kiþi yalnýzca avret yerlerini örtecek bir elbise ile kefenlensin" ~ dese, mirasçýlar ise "bütün bedeni örten bir elbise ile kefenlenmesini" isteseler, el-Hduf yazarý [Þirazi] ve diðer alimler bu durumda ölünün "bütün bedenini örten bir kefenle kefenleneceði" konusunda ittifak bulunduðunu nakletmiþlerdir.

 

Þayet alacaklýlar ve mirasçýlar ölünün üç parça kumaþla kefenlenmesi konusunda anlaþsalar, bu þekilde kefenlenmesi caiz olur, bu konuda farklý görüþ yoktur.

 

Bu açýklamalardan özetle þu anlaþýlmaktadýr: Kefen, Allah'ýn hakký açýsýndan yalnýzca "avret yerin örtülmesi", alacaklýlar açýsýndan "ölünün bütün bedeninin örtülmesi", mirasçýlar açýsýndan ise "üç parça elbise ile kefenlenmesi" dir.

 

Mirasçýlar, terikenin ölmeden önceki sahibinin hakký sebebiyle ölünün bu üç parça kumaþla kefenlenmesini engelleyemezler. Mirasçý ile alacaklý arasýnda þu fark vardýr:

 

a) Alacaklýnýn hakký daha önceliklidir.

b) Terikenin alacaklýya sarf edilmesinin yararý ölüye dönmektedir.

 

Mirasçý bu iki açýdan alacaklýdan ayrýlmaktadýr.

 

Yukarýdaki hükümler; ölen kiþi kendi terekesinden yapýlacak harcama ile kefenlenecekse geçerli olur.

 

E. ÖLEN KÝÞÝNÝN KEFENÝNÝN KENDÝ TEREKESÝ DlÞINDAKÝ BÝR MALDAN KARÞILANMASI

 

Þayet ölen kiþi kendi býraktýðý mal varlýðý dýþýnda bir malla kefenlenecekse;

 

[a] - Ölünün kefen masrafýný karþýlayacak olan akraba, efendi, koca veya devlet hazinesinin ölünün bütün bedenini örten bir elbiseden baþka birþeyle ölüyü kefenlemesi gerekmez.

 

[b] - Kiþi "ölüleri kefenlemek üzere vakfedilmiþ vakýf gelirinden" kefenlendiðinde de hüküm böyledir. Ýbnü's-SabbS,ð böyle fetva vererek þöyle demiþtir:

 

Kefen bololur. Bu durumda kefenlenecek kiþinin pamuk ve hanGt masraflarý karþýlanmaz. Çünkü bunlar -daha güçlü görüþe göre verilmeyen- müstehap iþlerdendir.

 

Ýbnü's-Sabba.ð'ýn "kefen bololur" ifadesi þu anlama gelir: "Kefen konusunda avretin örtülmesi farzdýr" görüþünü kabul etsek bile bu durumda kiþiye bütün bedenini örtecek bir kefen verilir.

 

Bu doðrudur; çünkü avret yerini örten kýsmýn üzerindeki miktar -daha önce geçtiði üzere- ölünün hakkýdýr.

 

C. KEFENÝN EN FAZÝLETLÝSi

 

A. ERKEK ÝÇÝN

 

Kefenin en faziletlisi erkek için üç elbisedir. Erkeðin dört veya beþ parça elbise ile kefenlenmesi de caizdir.

 

Erkek için -ister balið olsun ister çocuk olsun isterse ihramlý olsun - kefenin en faziletlisi üç parça kumaþtýr.

 

[*] - Çünkü Hz. Aiþe (r.a.) þöyle demiþtir: Resulullah (s.a.v.) üç parça (Yemen dokumasý] beyaz pamuklu kumaþla kefenlendi. Kefen kumaþlarý arasýnda gömlek ve sarýk yoktu. (Buhari, Cenaiz, 1271; Müslim, Cenaiz, 2176)

 

Bu, daha önce geçen "üç parça kefen kumaþýnýn terekeden karþýlanmasý farzdýr" þeklindeki açýklama ile çeliþmez. Çünkü bu farz olsa bile yalnýzca üç parça ile yetinmek üçten fazla kumaþ kullanmaktan daha faziletlidir. Bu yüzden Nevevi þöyle demiþtir:

 

Erkeðin dört veya beþ parça kumaþla kefenlenmesÝ de - mekruhluk söz konusu olmaksýzýn- caizdÝr.

 

[*] - Çünkü Beyhaki'nin rivayet ettiðine göre Ýbn Ömer (r.a.) vefat eden bir oðlunu; gömlek, sarý k ve üç lifafeden oluþan beþ parça kumaþla kefenlemiþtir.

 

Kefen kumaþlarýnýn sayýsýnýn beþten fazla olmasýna gelince; Nevevi"nin el-Minhac'daki ifadesi bunun haram olduðu hissini uyandýrsa ve el-Mecmu'da ortaya koyduðu görüþ de buna iþaret etse bile bu [haram deðil] mekruhtur. Ancak [haramlýk deðil de mekruhluðun söz konusu olmasý için] kefenin mirasçýlar tarafýndan gönül rýzasý ile baðýþlanmasý þarttýr. Þayet mirasçýlar arasýnda çocuk, deli, mali' tasarruflarý kýsýtlý bir þahýs [mahcur] varsa veya ölenin yegane mirasçýsý devlet hazinesi ise bu durumda mekruhluk deðil haramlýk söz konusu olur.

 

B. KADIN ÝÇÝN

 

Kadýn için kefenin en faziletlisi beþ parça elbisedir.

 

Kadýn için ve çift cinsiyetli þahýs için kefenin en faziletlisi beþ parça elbisedir. Çünkü bu ikisinin [erkeðe göre] daha fazla örtünmesi söz konusudur. Bundan daha fazla kumaþla kefenlenmesi mekruhtur.

 

D. ÖLÜ KEFENLEMEDE KULLANILACAK KUMAÞLARIN CÝNSÝ

 

Kadýn veya erkekten üç kat elbise ile kefenlenen kiþinin bu elbiselerinin tümü \ifMedir. Beþ kat elbise ile kefenlenirse buna gömlek [kamis] de eklenir. Bu üç katýn altýna sarýk sarýlýr.

 

Kadýn üç kat elbise ile kefenlenirse bu elbiseler; bir izar, bir baþörtüsü, bir gömlek [kami's] ve iki \if Me' den oluþur. [Zayýf] bir görüþe göre üçü lifafe, biri izar biri de baþörtüsüdür.

 

1. Erkek veya kadýndan - ki çift cinsiyetli þahýs da kadýn hükmündedir - hangisi üç kat elbise ile kefenlenirse [bu kumaþlarýn mahiyeti nasýlolur? Bu konuda farklý görüþler vardýr]

 

[Birinci görüþ]: Bu kumaþlarýn tümü \ifMedir. Bunlarýn tümü ayný en ve boyda ve -ihramlý erkeðin baþý ve ihramlý kadýnýn yüzü hariçbedenin bütününü örtecek þekilde olur.

 

[Ýkinci görüþ]: [Zayýf] bir görüþe göre ise bunlar birbirinden fark~ lý büyüklüklerde olur; en alttaki bedeni göbekten diz kapaðýna kaÖ ~ar örter, buna iz ar adý verilir. Ýkincisi boyundan topuða kadar örter.

 

Uçüncüsü ise bütün bedeni örter.

 

2. Erkek beþ kumaþ içinde kefenlenirse; -þayet ihramlý deðilseÝbn Ömer'in (r.a.) fiiline uymak suretiyle yukarýda geçen üç kumaþa bir gömlek [kamis] ve lifafelerin altýna da bir sarýk eklenir. Ýhramlý kiþiye ise dikiþ!i elbise giydirilmez.

 

3. Kadýn beþ parça kumaþla kefenlenirse;

 

> Ýlk olarak izada kefenlenir. Bunun tarifi daha önce geçmiþti.

> Daha sonra baþörtüsü örtülür.

> Baþörtüsünden önce gömlek giydirilir.

> Bu ikisinden sonra iki tane lifafe giydirilir.

 

[*] - Çünkü Nebi (s.a.v.) kýzý Ümmü Gülsüm'ü bu þekilde kefenletmiþtir.(Ebu Davud, Cenaiz, 3157)

 

[Zayýf] bir görüþe göre beþ parça kumaþýn üçü !ifafe biri iz ar biri de baþörtüsüdür'. Bu görüþte üçüncü lifafe önceki görüþte yer alan gömleðin yerine gelmiþtir. Çünkü kadýnýn beþ parçalýk kefeni erkeðin üç parçalýk kefeni gibidir. Nebi {s.a.v.)'in kefen kumaþlarý arasýnda gömlek yoktu.

 

E. KEFENÝN RENGÝ

 

Kefenin beyaz olmasý sünnettir.

 

Kefenin renginin beyaz olmasý sünnettir.

 

[*] - Çünkü Nebi (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Beyaz elbise giyinin; çünkü o en hayýrlý elbisenizdir. Ölülerinizi de beyaz kefenle kefenleyin. (Ebu Davud, Týb, 3878; Tirmizi, Cenaiz, 994; Nesai, Cenaiz, 1895; Ýbn Mace, Libas, 3566)

 

Bu hadisi Tirmizi ve diðerleri rivayet etmiþ, Tirmizi hadisin hasen sahih olduðunu söylemiþtir.

 

Ýleride kefen olarak yýkanmýþ beyaz kumaþýn yeni kumaþtan daha iyi olduðu gelecektir.

 

F. KEFEN MASRAFLARINI KÝM KARÞILAR?

 

Kefen için yapýlacak harcama terekenin [ölen kiþinin geriye býraktýðý malvarlýðýnýn] tümü üzerinden yapýlýr.

 

Þayet ölen kiþi geriye bir þey býrakmamýþsa ölenin nafakasýný vermekle yükümlü olan akraba veya [ölen köle ise] efendinin kefen masrafýný karþýlamasý gerekir.

 

Daha doðru görüþe göre koca da karýsýnýn kefen masrafýný karþýlamakla yükümlüdür.

 

1. Ölünün techizi [defne hazýrlanmasý] için yapýlacak diðer masraflarda olduðu gibi kefen için yapýlacak masraf da ölünün geriye býraktýðý mal varlýðýndan [terekeden] yapýlýr.

 

Nitekim -ileride mirasla ilgili konuda geleceði üzere- kiþi öldüðünde geriye býraktýðý malvarlýðýnda önce ölünün defin masraflarý harcamr. [Bundan þu iki durum istisna edilir]:

 

[1] - Geriye býrakýlan mallar arasýnda baþkasýnýn hakký taalluk eden bir mal varsa öncelikle o mali borç ödenir.

 

[2] - Ayrýca þu da istisna edilir: Kadýn öldüðünde geriye malý bulunan kocasý kalmýþ olsa ve kocanýn da karýsýna nafaka vermesi gerekli olsa kadýnýn kefen parasý -daha doðru görüþe göre- kocasýna aittir.

 

2. Mirasçýlar içinden birilbazýlarý "onun kefe n parasýný ben karþýlarým" dese, diðer mirasçýlar "kefen parasý ölenin býraktýðý maldan ödensin" dese, minnet altýnda kalmamak için kefen parasý terekeden ödenir.

 

3. -Yukarýda istisna edilen ikinci durum dýþznda- Ölen kimse geriye malvarlýðý býrakmamýþ olsa, kefen masrafý ölen kimsenin nafa~ kasýný vermekle yükümlü olan -küçük olsun büyük olsun- usul veya Ö furudan akraba üzerine gerekli olur. Þayet bu durumda ölen cariye ise kefen masrafý efendisine ait olur. Çünkü ölen kiþi kefen parasýný karþýlamaktan acizdir.

 

4. Bir kadýn öldüðünde geride onun [hayatta iken] nafakasýný karþýlamakla yükümlü olan kocasý kalsa ve kocanýn maddi' durumu da yerinde olsa [kefen ve techiz masraflarýný kim karþýlar? Bu konuda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]

 

Daha doðru görüþe göre bu durumda kiþinin karýsý hür olsun cariye olsun koca hem karýsýnýn hem de [þayet karýsýnýn hizmetçisi varsa ve o da ölmüþse] hizmetçisinin kefen ve techiz masraflarýný karþýlar. Çünkü karýsý hayatta iken onun nafakasýný ödemek kocanýn yükümlülüðündedir. Bu açýdan koca; kadýnýn akrabasý ve efendisine benzemektedir. (kýyas) Bu konuda ölen kadýnýn maddi' durumunun yerinde olmasý ile olmamasý arasýnda fark yoktur.

 

Bu açýklamalardan þu anlaþýlmaktadýr: Nevevl'nin el-Minhac metnindeki "koca da böyledir" ifadesi "kefen masraflarý ölen kiþinin geriye býraktýðý malvarlýðýnýn tümü üzerinden yapýlýr" ifadesine atfedilmiþtir. Bu açýklama þu þekilde ileri sürülen görüþün geçersiz olduðunu da ortaya koymaktadýr: "Nevevl'nin ifadesinin zahirinden anlaþýldýðýna göre; ölen kadýnýn kefen masrafýnýn koca tarafýndan karþýlanmasýnýn gerekli olmasý için ölen kadýnýn geriye mal býrakmamýþ olmasý gerekir". Bu görüþ er-Ravda'da ve Aslü'r-Ravda'da ifade edilen görüþe aykýrýdýr.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Kocanýn nafaka vermesini gerektiren þey karýsýnýn kendisi ile cinsel iliþkide bulunmaya imkan vermesidir. Bu durum kadýnýn ölümüyle ortadan kalktýðý için kocanýn kefen masraflarýný karþýlamasý da gerekli deðildir.

 

5. Kocasý tarafýndan bain talakla boþanmýþ hamile kadýn ölse [kefen parasýný koca karþýlar mý?]

 

Ruyani, kocanýn kefen masraflarýný karþýlamasýnýn gerekli olduðunu söylemiþtir. Bu "bain talakla boþanmýþ hamile kadýna kocanýn nafaka vermesi gerekir" hükmüne dayalý bir görüþtür. Bu, konu ile ilgili karþý görüþten daha doðru olan görüþtür.

 

Þayet "bu durumdaki kadýna hamileliði sebebiyle nafaka verilir" görüþünü kabul edersek o kadýn öldüðünde kefen masrafýný kocanýn karþýlamasý gerekli olmaz.

 

6. Hayatta iken kocanýn karýsýna nafaka vermesinin gerekli olmadýðý duruma gelince; örneðin erkeðin karýsý [kendisi ile cinsel iliþkide bulunulamayacak kadar] küçük bir kýz olsa veya [kocasýnýn evini izinsiz olarak terk etmek suretiyle] kocasýna baþ kaldýrmýþ olsa, bu kadýn ölünce kefen ve techiz masraflarý kendisinin geride býraktýðý maldan karþýlanýr.

 

7. Koca, malý bulunmayan bir kimse olduðunda da kefen masraflarý kadýnýn býraktýðý maldan karþýlanýr.

 

8. Kocanýn biraz malý bulunmakla birlikte bu mal kefen masraflarýný karþýlamaya yeterli olmasa, artan kýsým kadýnýn geriye býraktýðý mallardan tamamlanýr.

 

9. Maddi durumu yerinde olan koca kefen ve techiz masraflarýný karþýlamaktan kaçýnsa veya kadýnýn öldüðü esnada o bölgede bulunmasa kadýnýn kefen ve techiz masraflarýný kadýnýn mirasçýlarý kadýnýn malýndan veya baþka maldan öderler. Þayet bu harcamalarý hakimin izni ile yapmýþlarsa daha sonra kocadan tahsil ederler, aksi takdirde tahsil edemezler.

 

10. [1. Mesele]

Göçük vb. bir afet sebebiyle kiþinin birden fazla karýsý ayný anda ölse, koca yalnýzca bunlardan birinin kefen masrafýný karþýlayabilecek durumda olsa [birkaç ihtimal söz konusu olur]

 

> Kadýnlar arasýnda kur' a mý çekilir?

> Maddi durumu kötü olan kadýnýn kefen masraflarý mý karþýlanýr?

> Bedeninin bozulmasýndan korkulan kadýnýn kefen masrafý mý karþýlanýr?

 

[2. Mesele]

Bir adamýn karýlarý peþpeþe ölseler; [koca da yalnýzca birinin kefen masraflarýný karþýlayabilecek durumda olsa burada da birkaç ihtimal söz konusudur]:

 

> ilk ölenin kefen masrafý mý karþýlanýr?

> Maddi durumu kötü olan kadýnýn kefen masrafý mý karþýlanýr?

> Kadýnlar arasýnda kur' a mý çekilir?

 

[Bu iki meselede de görüldüðü üzere] birden fazla ihtimal söz konusudur. Bunlarýn [doðruya] en yakýn olaný her iki meselede de ilk ihtimaldir.

 

11. Ölen kiþi geride mal býrakmamýþ olsa, kendisine nafaka vermekle yükümlü bir kimse de bulunmasa, bu kiþinin hayatta iken nafakasýný karþýlama yükümlülüðü devlet hazinesine [beytülmal'e] ait olduðu gibi öldükten sonraki techiz ve tekfin masraflarý da devlet hazinesi tarafýndan karþýlanýr. Þayet devlet hazinesinde para kalmamýþsa zengin Müslümanlarýn bu masraflarý karþýlamasý gerekir.

 

Nevevi el-Mecmu'da þöyle demiþtir: Kefenleme iþleminin dinen yükümlü bir þahýs tarafýndan yerine getirilmiþ olmasý þart deðildir. Baþka birisi de ölüyü kefenlemiþ olsa, amaç yerine gelmiþ olacaðýndan kefenleme iþlemi gerçekleþmiþ kabul edilir.

 

Bu konuda Bendenici ve diðer alimlerden þu görüþ nakledilmiþtir:

 

Bir kimse öldüðünde onu kefenlemek için gerekli olan kumaþ sadece bu kumaþa muhtaç olmayan bir þahsýn elinde bulunsa, kýymeti karþýlýðýnda bu kumaþý vermesi gerekir. Bu, [ayný durumda] açlýktan ölmek üzere olan kiþiye yiyecek ve içeceði vermeye benzer. (Kýyas)

Beðavý fetvalarýnda buna þunu da eklemiþtir:

 

Ölen kiþinin malý bulunmasa, kefenlenecek kumaþý elinde bulunduran þahsýn bunu bedava vermesi gerekir. Çünkü ölen kiþinin kefenlenmesi ümmet üzerine bir borçtur. Kefenin yerine geçebilecek bir bedel de sözkonusu deðildir.

 

G. KEFENLEMENÝN ÞEKLÝ

 

En alta en güzel ve en geniþ lifafe serilir, onun üzerine ikincisi onun üzerine üçüncüsü serilir. Her bir lifafenin üzerine hanut ve kMur kokusu serpilir. Ölü bunlarýn üzerine sýrt üstü yatýrýlýr. Ölünün üzerine de hanut ve kMur konulur. Ölünün iki kalçasý baðlanýr. Bedenindeki deliklere pamuk konulur. Daha sonra lifafeler üzerine dolanarak [sarýlarak] baðlanýr. Ölü kabrine konulunca baðlar çözülür.

 

Erkek ölüye dikiþli bir þey giydirilmez, baþý örtülmez, ihramlý kadýnýn yüzü örtülmez.

 

Kefenleme üç parça lif Me içinde yapýlacaksa ve bunlarýn uzunluklarý birbirinden farklý ise [sýra ile þu iþlem uygulanýr]:

 

1. Ýlkönce lifafelerin en güzel, en geniþ ve en uzun olaný serilir.

2. Ýkinci olarak birinci lifafenin üzerine ona bitiþik ikinci lifafe serilir.

3. Üçüncü lifafe de ayný þekilde ikincinin üzerine serilir.

 

Çünkü hayatta olan kiþi de en güzel elbisesini bedeninin dýþýna [en üstteki tarafa] giyer. Bu yüzden en güzel lif Me en önce serilir, zira bu kefen sargýlarýnýn tümünün dýþýnda yer alacaktýr. Bu lifafenin en geniþ olmasýnýn sebebi, dar olan diðer lifafelerin üzerine dürülmesinin mümkün olmasýdýr, aksi ise mümkün deðildir.

 

Her üç lifafenin üzerine de -bir sonraki lifafe konulmadan önce hanut ve kafur serpilir.

 

Cenaze beþ parça kumaþla kefenlenecekse -el-Mecmu'da yer aldýðý üzere- her iki kumaþ arasýna hanut konulur.

 

4. Cenaze lifafelerin üzerine yumuþak bir þekilde sýrt üstü yatýrýlýr.

 

Cenazenin elleri sað el sol elin üzerinde olacak þekilde göðsüne mi konulur yoksa bedeninin iki yanýna mý salýnýr? Bu konuda [Ýmam Þafii (r.a.)'den veya mezhep alimlerinden] herhangi bir nakil bulunmamaktadýr. Her ikisi de uygundur ve amacý gerçekleþtirir.

 

5. Cenazenin üzerine de hanut ve kafur kokusu serpilir; çünkü bu haþeratý uzaklaþtýrýr, bedeni sýklaþtýrýr ve güçlendirir.

 

Kefenleme iþlemi öncesinde kefeni Cýd vb. bir þeyle tütsülemek sünnettir.

 

6. Bir parça bezin içine hanut ve kafur serpilmiþ pamuk konularak bez iki kal çan ýn arasýna makat deliðini de kapatacek þekilde konulur. Pamuðun makat deliðinin içine kadar gitmesi mekruhtur. Bu bezin iki tarafý yarýlmýþ olur. Ölüye bu bezin baðlanmasý daha önce müstehaza olan kadýnýn kaný durdurmak için yaptýðý baðlamada anlatýldýðý gibi yapýlýr.

 

7. Ölenin bedenindeki kulak delikleri, burun delikleri ve gözleri ile alýn ve ayaklarý gibi secde yerlerinin üzerine, hanut ve kafOr serpilmiþ pamuk konulur. Böylece bu deliklerden çýkmasý muhtemel bir þey önlenmiþ olur ve bu, haþeratý uzaklaþtýrýr.

 

8. Bundan sonra cenazenin üzerine lifafeler sarýlýr. Bu da hayatta olan kiþinin kaftanýný giyerken yaptýðý gibi önce sol tarafý beden üzerine koyup ardýndan sað tarafý onun üzerine koymakla yapýlýr. Ufafelerin fazlalýk kýsmý ölünün baþ ve iki ayak tarafýnda toplanýr. Baþ tarafýnda daha fazla fazlalýk pay býrakýlýr.

 

9. Cenazeyi taþýrken kefen sargýlarýnýn çözülmemesi için lifafeler baðlarla baðlanýr. Ancak -Cürcani'nin et-Tahrfr adlý eserinde belirtildiðine göre- mahrem olan kiþi bundan istisna edilir; çünkü bu [kiþinin hayatta iken] izarýný [pantolonunu] baðlamaya benzer.

 

-Ýbnü's-Salah'm fetvalarýnda yer aldýðma göre- kefe n sargýlarýnýn üzerine Kur'an'dan herhangi bir þeyin yazýlmasý veya ölünün üzerine [taþýma sýrasýnda] konulmasý için üzeri süslü kumaþ kiralanmasý caiz deðildir.

 

10. Ölü kabrine konulduðunda, kefendeki baðlarýn bulunmasýný gerektiren durum sona erdiðinden baðlar çözülür. Çünkü Ýmam Þafil {r.a.)'nin açýk ifadelerinde yer aldýðýna göre ölü kabirde iken üzerinde baðlý bir þeyin bulunmasý mekruhtur.

 

11. Ýhramlý iken ölmüþ olan erkeðin kefeninde dikiþli bir þey bulunmaz. Yine ihramlý kiþinin giymesi haram olan buna benzer þeyler de bulundurulmaz.

 

Ýhramlý erkeðin baþý, ihramlý kadýnýn yüzü örtülmez. Yani ihramýn izinin devam etmesini saðlamak gerektiðinden bunlarý yapmak haramdýr.

 

Daha önce geçtiði üzere burada söz konusu olan ilk ihramdan ~ çýkmadan önce ölen kiþidir, ilk ihramdan çýktýktan sonra bunlar haram olmaz.

 

Nevevi el-Mecmu'da þöyle demiþtir: Kiþinin kabri açýlarak kefeni soyulsa -et-Tetimme'de belirtildiðine göre- ikinci defa kefenlenmesi gerekir. Kefen masrafý ister ölünün kendi býraktýðý maldan ister nafakasýný veren kiþinin malýndan isterse devlet hazinesinden karþýlansýn fark etmez. Çünkü ilk kefenlemede geçerli olan "ölünün kefene ihtiyacý vardýr" þeklindeki gerekçe devam etmektedir.

 

El-Havi'de þöyle denilmiþtir: Kiþi kendi býraktýðý maldan masrafý karþýlanarak kefenlendikten sonra tereke mirasçýlar arasýnda daðýtýlsa sonra ölünün kefeni çalýnsa mirasçýlarýn ikinci defa ölüleri kefenlemeleri müstehaptýr, farz deðildir. Çünkü ikinci defa bunu yapmalarý farz olsaydý ilk defa yapmalarý da farz olur, hatta bu sonsuza kadar böyle devam ederdi.

 

Bu, uygun bir görüþtür.

 

12. Kiþinin kendisi için kefen hazýrlamasý sünnet deðildir -ta ki bu kefeni edinmekten dolayý sorguya çekilmesin- ancak kefeni helal yoldan edinmiþse veya salih bir kimse tarafýndan býrakýlmýþsa bunu edinmek güzel bir davranýþtýr. Sahabenin bazýlarýnýn bunu yaptýðý rivayet edilmiþtir. Ancak Kadý Ebu't-Tayyib ve diðer bazýlarýnýn sözlerinden anlaþýldýðýna göre kiþi öldüðünde kendisinin hazýrladýðý kefenle kefenlenmesi gerekmez. Zerkeþi þöyle demiþtir: "Bu uygun bir görüþtür. Hatta -Rafii'nin sözü bunun aksini gerektirse bile- mirasçý bu kefen yerine baþkasýný kullanabilir" ..

 

13. Kiþinin, ölünce defnedilmek üzere kendisi için kabir edinmesi mekruh deðildir. Abbadý "kiþi hayatta olduðu sürece o kabir üzerinde baþkasýna göre daha çok hak sahibi olamaz" demiþtir.

 

BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN AÞAÐIDAKÝ LÝNK’E TIKLAYIN

 

4. ÖLÜNÜN TAÞýNMASI

⚠ Hata Bildir