|
TALAK |
BOÞAMA SAYISINI PARMAK
ÝÞARETLERÝYLE GÖSTERMEK
Bu bölümde boþamayý
parmaklarla göstermek ve baþka bazý meseleler ele alýnacaktýr.
Kiþi [karýsýna hitaben]
"sen boþsun" derken iki veya üç parmaðýyla iþaret etse niyet
etmedikçe herhangi bir sayýda [bir talakýn üzerinde] boþama gerçekleþmez. Bunu
yaparken "iþte böyle" derse iki parmak göstermesi halinde kadýn iki
kere, üç parmak göstermesi halinde üç kere boþ olur. Koca "ben iþaret
ederken [açýk parmaklarýmý deðil] yumuk parmaklarýmý kastettim" dese
yeminle birlikte sözü kabul edilir.
Bir köle [karýsýna
hitaben] "efendim öldüðünde sen iki kere boþsun" dese efendi kölesine
"ben öldüðümde sen hürsün" dese ve köle bu sebeple azat olsa daha
doðru görüþe göre kadýn bu adama haram olmaz, ona dönme ve kadýn baþka bir
kocayla evlenmeden onunla nikah yenileme hakký vardýr.
Koca iki karýsýndan
birine seslendiðinde diðeri ona karþýlýk verse ve koca onu seslendiði karýsý
zannederek "sen boþsun" dese daha doðru görüþe göre seslenilen kadýn
boþanmaz karþýlýk veren kadýn boþ olur.
Koca karýsýný boþamayý
nar yemeye baðlasa ve yarýmýný yemeye baðlasa kadýn bir nar yese iki kere boþ
olur.
Boþama konusunda yapýlan
yemin kendisine bir fiili teþvik etmek, yasaklamak veya bir haberin hakikat
olduðunu bildirmek amacý iliþen þeydir. Buna göre koca "ben boþama
konusunda yemin edersem boþsun" dese sonra "çýkmazsan / çýkarsan /
durum senin dediðin gibi deðilse boþsun" dese yemine baðlanmýþ olan boþama
meydana gelir. Diðeri ise þart gerçekleþmiþse meydana gelir.
Koca "güneþ
doðduðunda / hacýlar geldiðinde boþsun" dese yemine baðlanmýþ olan boþama
gerçekleþmez.
Kocaya "karýný
boþadýn mý?" diye bir soru sorulduðunda "evet" diye cevap verse
boþama ikrarýnda bulunmuþ olur. Koca "geçmiþte boþadýðýmý söylemek
istemiþtim sonra karýma döndüm" dese yeminle birlikte sözü kabul edilir.
Kocadan boþama
tasarrufunu o an gerçekleþtirmesi istenilerek "karým boþadýn mý?"
diye sorulsa ve o "evet" dese sarih boþama sözcüðü söylemiþ olur. Bir
görüþe göre ise bu, kinaye olur.
319. Kiþi karýsýna
"sen boþsun" dese ve iki veya üç parmaðýyla iþaret yapsa ancak
"iþte böyle" demese kocanýn "boþsun" derken bir niyeti
bulunmadýkça herhangi bir sayýda boþama gerçekleþmez; çünkü boþama ancak söz
veya niyetle birden fazla olur. Burada her ikisi de bulunmamýþtýr. Burada
iþarete itibar edilmez.
Not: Nevevi'nin "herhangi bir sayýda talak
gerçekleþmez" ifadesi bir boþamanýn gerçekleþeceðini göstermektedir ki doðrusu
da böyledir. Çünkü "bir" sayý deðildir.
320. Koca bu sözü
söylerken veya iþarette bulunurken "iþte böyle" derse -niyet etmemiþ
olsa bile- bir parmak gösterirse kadýn bir kere, iki parmak gösterirse iki
kere, üç parmak gösterirse üç kere boþ olur. Çünkü sayý konusunda parmakla
iþarette bulunmak o sayýya niyet etmek gibidir. Hadiste þöyle buyrulmuþtur:
> Ay þu kadar tutar.
Hz. Peygamber (s.a.v.)
bunu yaparken iki defa onar parmaðým kaldýrmýþ üçüncüde ise baþparmaðýný
yumarak dokuz parmaðýný göstermiþ, bununla ayýn yirmi dokuz gün sürebileceðini
söylemek istemiþtir.
Bu hadis göstermektedir
ki iþarette bulunurken söylenen söz, sayýyý telaffuz etmek gibidir.
Not: Yapýlan iþaretin iki veya üç boþamayý ifade
eder þekilde olmasý gerekir. Bu da ya parmaklara bakmak veya hareket ettirmek
yahut döndürmek þeklinde olabilir. Kiþi konuþurken üç parmaðýyla iþarette
bulunmaya alýþýk olabilir bu durumda boþamanýn o sayýda gerçekleþmesi hükmü bir
karine olmadýkça ortaya çýkmaz. Bunu Cüveyni söylemiþ, Rafii ve Nevevi de bunu
onaylamýþtýr.
Koca bundan sonra
"ben bir boþamayý kastetmiþtim" dese bu kabul edilmez.
Nevevi'nin "koca bu
sözü söylerken" ifadesi þu durumu dýþarýda býrakmaktadýr: Koca karýsýna
"sen böylesin" dese ve üç parmaðýyla iþaret etse, ancak "boþsun"
demese Ravdatü't-talibin' de belirtildiðine göre koca boþamaya niyet etmiþ olsa
bile kadýn boþ olmaz. Çünkü kullanýlan söz boþamayý ima etmemektedir.
321. Koca "ben üç
parmaðýmý kaldýrýrken yumuk olan iki parmaðým sayýsýnca boþama yapmayý
kastetmiþtim" dese yeminle birlikte sözü kabul edilir ve ikiden fazla
boþama meydana gelmez; çünkü yapýlan iþaret buna da muhtemeldir.
322. Koca "ben iki
parmaðýmdan birini kastetmiþtim" dese sözü kabul edilmez; çünkü iþaret
etmek -geçtiði üzere- sayýyý belirtmede sarihtir, buna aykýrý olan açýklama
kabul edilmez.
323. Koca bunun aksini
yapýp iki parmaðýný yukarý kaldýrdýðý halde "ben yumuk olan üç parmaðým
sayýsýnca boþamayý kastetmiþtim" dese onun sözü önceki meseleye göre
evleviyetle kabul edilir. Çünkü hükmü kendisine aðýrlaþtýrmýþtýr.
324. Kiþi elinin
bütünüyle iþaret etmiþ ve bir sayýya niyet etmemiþse bir boþama meydana gelir.
Bunu Zerkeþi kendi görüþü olarak belirtmiþtir.
325. Koca "sen
üçsün" dese ve boþamaya niyet etse herhangi bir boþama meydana gelmez.
Bunu Maverdi ve baþkalarý söylemiþtir.
326. Koca "sen
boþsun" dese ve bir parmaðýyla iþarette bulunsa, sonra "bununla
karýmý boþamayý deðil parmaðýmý kastettim" dese yargýsal açýdan onun sözü
kesinlikle kabul edilmez. Daha doðru görüþe göre diyaneten de onun sözü kabul
edilmez.
Nevevi daha sonra
Ýbnü'l-Haddad'ýn ortaya koyduðu bazý fer'i meseleleri ele almýþtýr.
327. Bir köle karýsýna
"efendim öldüðünde sen iki kere boþsun" dese ve efendisi de köleye
"ben öldüðümde hürsün" dese, kölenin bütünü efendisinin ölümüyle hür
olsa [kadýnýn durumu ne olur? Bu konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
Birinci görüþ
Daha doðru görüþe göre
kadýn kocasýna tamamen haram olmaz, kadýnýn iddeti devam ederken koca ona dönüþ
yapabilir. Þayet iddeti bitmiþse kadýn baþka kocayla evlenmeden önce koca o
kadýnla yeniden nikah yapabilir. Çünkü iki boþamanýn gerçekleþmesi ve kölenin
azat olmasý ayný anda efendinin ölümüne baðlanmýþ ve ayný anda gerçekleþmiþtir.
Azat olma boþamanýn
önüne geçemediði gibi boþamadan geriye de kalmaz. Bu ikisi birlikte meydana
gelince Þariin insan hürriyetine önem vermesi sebebiyle kocanýn hür olma yönü
aðýr basar ve onun azat olmasý öne alýnýr.
Ýkinci görüþ
Kadýn kocaya haram olur,
araya baþka bir koca girmedikçe helal olmaz. Çünkü az at olma boþamadan daha
önce gerçekleþmemiþtir.
"Kölenin bütününün
azat olmasý ifadesi kölenin bir bölümünün azat olmasýný dýþarýda býrakmaktadýr.
Ölen þahsýn malvarlýðýnýn üçte biri kölenin azadý için yeterli olmasa ve
mirasçýlar da bunu onaylamasa kadýn iki boþama ile kocasýndan ayrýlýr; çünkü
kýsmý köle, boþama sayýsý bakýmýndan tam köle gibidir.
Not: Bu mesele yalnýzca efendinin ölümüyle sýnýrlý
olmayýp görüþ ayrýlýðý kölenin azadýnýn baðlandýðý ve kölenin karýsýna ayný
þartla iki boþamasýnýn gerçekleþtiði diðer bütün durumlarda da geçerlidir.
Örneðin köle karýsýna "yarýn geldiðinde sen iki kere boþsun" dese ve
efendi de kölesine "yarýn geldiðinde sen hürsün" dese, ertesi gün
geldiðinde köle azat olur ve kadýn iki kere boþ olur. Bu durumda kadýn,
kocasýna kesinlikle haram olmaz; çünkü azat olma boþamanýn gerçekleþmesinden
önce meydana gelmiþtir.
Efendi kölesini azat
etmeyi ölüme baðlasa, köle de karýsýný iki kere boþamayý efendinin hayatýnýn
son anýna baðlasa efendi ölse kocanýn kadýna dönme imkaný ortadan kalkmýþ olur,
kadýnýn [bu kocaya dönebilmesi için] baþka biriyle evlenmesi kesinlikle þart
olur. Çünkü boþama, azattan önce gerçekleþmiþtir.
Müdebber durumda olmayan
bir cari yeni n kocasý onu boþamayý efendisinin ölümüne baðlasa ve efendinin
mirasçýsý da koca olsa, efendi öldüðünde nikah fesholur, kadýn boþanmaz. Kadýn
mükatep olsa ve efendinin borcu olsa bile böyledir; çünkü cariye efendinin
ölümüyle bütünüyle veya kýsmen efendisinden kocasýna intikal etmiþ, nikah da
fesholmuþtur. Bu durumda boþama fiili için uygun bir mahal kalmamýþtýr. Ancak
müdebber cariye ise efendisinin ölümüyle -isterse mirasçýnýn azat iþlemini
onaylamasý yoluyla olsun- azat olduðunda boþ olur.
328. Kiþi iki karýsýndan
birine-mesela adý Hafsa oiana- seslendiði halde -mesela adý Amra olan- diðer
karýsý cevap verse koca onun seslendiði karýsý [Hafsa] olduðunu zannederek
"sen boþsun!" dese seslendiði karýsý kesin olarak boþ olmaz. Çünkü
boþama sözcüðüne o muhatap olmamýþtýr. Kocanýn onunla konuþtuðunu zannediyor
olmasý onun üzerinde boþamanýn gerçekleþmesini gerektirmez.
Söz konusu durumda
kocanýn çaðrýsýna cevap veren kadýn [boþ olur mu? Bu konuda mezhep içinde iki
görüþ bulunmaktadýr:]
Birinci görüþ
Daha doðru görüþe göre
koca ona boþama hitabýnda bulundu-
ðundan boþ olur.
Ýkinci görüþ
Koca onu boþamayý
kastetmediði için bu kadýn boþ olmaz.
"Zannederek"
ifadesi kocanýn, kendisine cevap veren kadýnýn seslendiði kadýn olmadýðýný
bilmesi durumunu dýþarýda býrakmaktadýr. Þayet koca onun boþanmasýný kastederse
yalnýzca o boþanmýþ olur. Yahut seslendiði karýsýnýn boþanmasýný talep ederse
onun boþandýðýna hükmedilir. Seslenilen kadýnýn boþanmasý hem yargýsal hem de
diyani açýdan söz konusu olurken kendisiyle konuþulan kadýn yargýsal açýdan boþ
olur, koca ["ben onu boþamayý kastetmemiþtim" diye açýklama yaparsa
bu açýklamasý] diyaneten kabul edilir.
329. Koca karýsýný
boþamayý "her ne zaman" ifadesi dýþýnda bir ifade kullanarak onun
-mesela.- nar yemesine baðlayarak "nar yersen boþsun" dese ve daha
sonra ikinci defa karýsýný boþamayý yarým nar yemesine baðlayarak "yarým
nar yersen boþsun" dese, kadýn bir nar yediðinde iki kere boþ olur, çünkü
her iki özellik de gerçekleþmiþtir. Zira bu kadýn için "yarým nar
yedi" denilebileceði gibi "bir nar yedi" de denilebilir. Ancak
bu hüküm þu kural açýsýndan problemlidir: "Bir ifadede tekrar eden
belirsiz isim [nekira] önceki isimden farklýdýr".
Koca "her ne
zaman" diyerek þarta baðlamýþsa kadýn üç kere boþ olur. Çünkü bu kadýn bir
nar yemekle bir defada bir nar yediði gibi ayný zamanda iki yarým nar da
yemiþtir.
330. Koca karýsýný
boþamayý bir nar yemesine baðladýðýnda kadýn iki narýn yarýlarýný ye se kocanýn
yemini yerine gelmiþ [boþama gerçekleþmiþ] olmaz.
Ayný þekilde bin farklý
narýn içindeki tanelerden bin tane ye se bu sayý bir nar içindeki tanelerden
fazla olsa bile yeminini bozmuþ olmaz; çünkü bu zikredilenler bir nar deðildir.
Not: Koca karýsýna "sen bu somunu yersen
boþsun ve sen yarýsýný yersen boþsun ve sen çeyreðini yersen boþsun" dese
kadýn somunu yediðinde üç kere boþ olur.
Koca "sen bir
erkekle konuþursan boþsun ve Zeyd'le konuþursan boþsun ve fakih ile konuþursan
boþsun" dese kadýn fakih olan Zeyd ile konuþsa üç kere boþ olur.
Koca "ben bugün
öðleden önce iki rekat namaz kýlmazsam boþsun" dese ve öðleden önce iki
rekat namaz kýlsa teþehhüdü yapmadan önce öðle vakti girse boþama meydana
gelir.
331. Boþama ve baþka
konuda yapýlan yemin [þu sebeplerden biri için yapýlýr:]
> Kiþinin kendisini
veya bir baþkasýný bir þeyi yapma konusunda teþvik etmek veya engellemek için,
> Yemin eden kiþinin
veya baþkasýnýn zikrettiði bir haber
konusunda yemin eden
þahýs tasdik edilsin diye haberi tahkik etmek için.
Buna göre koca karýsýna;
> "Ben senden
boþanma konusunda yemin edersem / yemin ettiðimde sen boþsun" dese,
> Daha sonra da
"evden çýkmazsan boþsun" dese,
> Veya "evden
çýkarsan boþsun" dese,
> Yahut "durum
senin dediðin gibi deðilse boþsun" dese
Bu örneklerde yemine
baðlanmýþ olan boþama derhal yerine gelir. Çünkü kocanýn söylediði söz, daha
önce geçtiði þekliyle yeminin kýsýmlarýný oluþturmaktadýr. Diðer boþama ise
[derhal deðil] yeminde yer alan þart gerçekleþtiðinde -el-Muharrer'de de
belirtildiði üzerekadýnýn iddeti o esnada devam ediyorsa gerçekleþir.
Bu hükmün zifafa
girilmiþ kadýnla ilgili olduðu açýktýr. Çünkü zifafa girilmemiþ olan kadýn
yemine baðlanmýþ olan boþamanýn gerçekleþmesiyle bain olarak ayrýlýr.
332. Koca karýsýný
boþamayý yemine baðladýktan sonra karýsýna hitaben "güneþ doðduðunda /
hacýlar geldiðinde / aybaþý olduðunda boþsun" dese þarta baðlanmýþ olan
boþama gerçekleþmez; çünkü bu ifadede bir teþvik, engel veya bir haberi tahkik
etme söz konusu olmayýp yalnýzca boþamayý bir niteliðe baðlama söz konusudur.
Bu nitelik gerçekleþtiðinde sadece o þarta baðlanan boþama gerçekleþmiþ olur.
Not: Nevevi'nin "hacýlar" ifadesinden
þöyle bir anlam hissedilmektedir: Hacýlardan biri ölse veya bir özür sebebiyle
yolda kalsa þarta baðlanmýþ olan boþama gerçekleþmez.
Bazýlarý bunu uzak bir
ihtimal görerek þöyle demiþlerdir:
"Zahir olan burada
kasztedilenin cins isim olmasýdýr. Bu konuda hacýlarýn çoðunluðuna mý bakýlýr
yoksa çOðul isim kullanýlacak kadar olmasýna mý ya da geri dönmeyi isteyenler
içinden kalanlarýn tümüne mi bakýlýr? Bu konuda iki ihtimal
bulunmaktadýr." Ýkinci ihtimal daha güçlüdür.
Not: Kiþi karýsýna "Zeyd gelirse / geldiðinde
boþsun" dese ve böyle söylemekle Zeyd'in gelmesini engellemek istese,
Zeyd, kocanýn yaptýðý yemini dikkate alýp önemseyen bir kimse ise kocanýn bu
sözü bir yemin olarak kabul edilir. Koca yalnýzca boþamayý Zeyd'in gelmesine
baðlamak istemiþ veya herhangi bir þey kastetmemiþse yahut da boþama, idareci
vb. gibi yemin eden kimsenin yeminini dikkate almayan bir þahsýn fiiline
baðlanmýþ sa bu bir yemin deðil þarta baðlamadýr.
Karý-koca güneþin doðup
doðmadýðý konusunda ihtilaf etseler koca bunu inkar ederken kadýn doðduðunu
iddia etse, koca "güneþ doðmuþsa boþsun" dese bu bir yemin olur. Koca
"güneþ doðdu", kadýn "güneþ doðmadý" dese, koca "güneþ
doðmamýþsa boþsun" dese kadýn derhal boþanýr; çünkü kocanýn amacý güneþin
doðumunun hakikat olduðunu ispat etmektir ki bu yemindir.
Koca zifafa girmiþ
olduðu karýsýna "senin boþanmana iliþkin yemin edersem boþsun" dese
sonra bunu dört kere tekrarlasa ikinci tekrarla bir boþama meydana gelir; çünkü
boþama konusunda yemin etmiþtir. Bu durumda ilk yemin sona ermiþ olur. Ýkinci
ifadeyle ikinci yemin hükmü gereðince bir boþama meydana gelir, ikinci yeminin
hükmü sona erer.
Dördüncü yeminle üçüncü
ifade hükmü gereðince bir boþama meydana gelir, ikinci yeminin hükmü sona erer.
333. Kocaya ondan haberi
öðrenme amaçlý olarak "sen karýný boþadýn mý?" diye sorulduðunda
"evet" derse karýsýný boþadýðýný açýk olarak ikrar etmiþ olur. Çünkü
bu sözün açýlýmý "evet boþadým" demektir. Þayet bunu söylerken yalan
söylüyorsa diyaneten o kadýn onun karýsý olmaya devam eder.
334. Koca "ben daha
önce yaptýðým boþamayý kastetmiþtim, daha sonra karýma döndüm" derse
söylediði þey ihtimal dahilinde olduðu için yeminle birlikte sözü kabul edilir.
Nevevi
"döndüm" ifadesi ile "ben ondan bain olarak ayrýldým daha sonra
yeniden nikah yaptým" ifadesini dýþarýda býrakmýþtýr, bunun hükmü daha
önce "sen dün boþsun" deyip sonra da bunu bu þekilde yorumlayan
þahýsla ilgili bölümde geçmiþti.
335. Kocaya yukarýdaki
"karýný boþadýn mý?" sorusu [haber almak için deðil de] karýsýný
boþamasýný gerçekleþtirmesi için sorulduðunda koca "evet" derse
boþamayý derhal gerçekleþtirme konusunda açýk bir ifade kullanmýþ olur; çünkü
"evet" ifadesi soruda zikri geçen ve kastedilen "boþadým"
ifadesi yerine geçer.
Bir görüþe göre ise bu
ifade niyete ihtiyaç duyuran kinaye bir sözdür; çünkü "evet" ifadesi
sarih boþama sözcükleri arasýnda yer almaz.
Þöyle bir itiraz söz konusu
olabilir: "Birinci görüþ problemlidir; çünkü alimler sarih boþama
ifadelerini üç le sýnýrlandýrmýþlardýr. Ayrýca þu açýdan da problemlidir:
Kinaye bir ifade, boþama talebiyle söylendiðinde sarih hale dönüþmez."
Buna þöyle cevap
verilir: "Soru cevapta tekrarlanmýþ kabul edilir. Bu durumda koca sanki
"evet boþadým" demiþ gibi kabul edilir. Bu yüzden kiþi yalnýzca
"evet" demekle yetindiðinde bu ifade ikrar konusunda sarih kabul
edilir.
Koca "evet
boþadým" derse bu kesin olarak sari h bir ifade olur.
Koca yalnýzca
"boþadým" demekle yetinirse;
a) Bir görüþe göre bu
kinaye olur; çünkü "evet" ifadesi yalnýzca cevapta kullanýlýr.
"Boþadým" ifadesi ise kendi baþýna müstakildir. Bu durumda koca sanki
ilk olarak "boþadým" deyip bununla yetinmiþ gibi olmaktadýr. Koca ilk
olarak bunu söylemiþ olsa herhangi bir boþama meydana gelmezdi.
b) Br görüþe göre ise bu
"evet" demek gibidir.
Hocamýz Zekeriya
el-Ensa.rl'nin de belirttiði üzere ilki daha güçlüdür.
Not: Sorunun hangi amaçla soruldUðU bilinmese ZerkeþI'nin
belirttiðine göre zahir olan bunun haber almak için sorulduðunun kabul
edilmesidir.
Not: Bir kimse bir baþka þahsa hitaben "sen
þöyle yaptýn" dediðinde o kiþi inkar etse, diðer þahis "öyle
yaptýysan karýn boþ olsun mu?" diye sorduðunda bu kiþi "evet"
dese, öyle yapmýþsa karýsý boþ olmaz. Bu Kadý Hüseyin'in fetvalarý arasýnda yer
almaktadýr. Beðavý ise bunu boþama talebinde bulunmak olarak kabul etmiþtir.
Buna göre bu söz kocadan karýsýný boþamasýný talep ederek "karýný
boþadýn" denildiðinde kocanýn "evet" demesi gibidir:
Ýlk görüþ daha
kuvvetlidir.
Kocaya "eðer Zeyd
gelmiþse karýn boþtur" denildiðinde koca "evet" dese boþamayý
þarta baðlamýþ olmaz.
[Evli bir] kiþiye
"senin karýn var mý?" diye sorulduðunda "hayýr" dese [bunu
söylerken] karýsýný boþamaya niyet etmiþ olsa bile karýsýný boþamýþ olmaz.
Çünkü bu tamamen yalan bir ifadedir. eþ-Þerhu'l-kebir'de bu ifade el-Ýmla'dan
Ýmam Þafii'nin sözü olarak aktarýlmýþtýr. Alimlerimizin pek çoðu bunu tek görüþ
olarak benimsemiþtir. Rafii daha sonra kendi fýkhý çýkarýmý olarak özetle þöyle
söylemiþtir: "Daha doðru görüþe göre bu bir kinayedir." Nevevi de
Tashihu't-Tenbih adlý eserinde bunu açýk olarak ifade etmiþ ve kadýnýn bu
durumda kocaya "vallahi boþamayý kastetmedim" diye yemin ettirme hakkýnýn
bulunduðunu söylemiþtir. Asfum ve Hicazý Ravdatü't-talibin'deki ifadeyi
özetlerken bunu esas almýþlardýr.
Ýbnü'!-Mukrý'nin Ravd
adlý eserinde esas alýndýðý üzere ilki daha uygundur.
Kocaya "sen üç kere
boþadýn" denildiðinde koca "bunlarýn bir kýsmý oldu" dese boþama
ikrarýnda bulunmuþ olmaz; çünkü boþamayla ilgili bir þarta baðlama, söz verme
veya tartýþma söz konusu olmuþ olabilir. Koca bu ihtimallerden birini dile
getirdiðinde kabul edilir.
Kiþi karýsýna "sen
benim herhangi bir þeyim olmuyorsun" dediðinde boþ bir söz söylemiþ kabul
edilir, boþamaya niyet etse bile boþama gerçekleþmez.
Koca, kendisinden baþka
bir erkekle evlenmemiþ olan karýsý hakkýnda "karýmý kocasý boþadý"
demiþ olsa kadýn boþ olmuþ olur.
BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN
AÞAÐIDAKÝ LÝNKE TIKLAYIN