ZADU’L-MEAD

İKİNCİ KİTAP PEYGAMBER'İN (S.A.)

İBADETLER KONUSUNDAKİ TUTUMU

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

H) İTİKAFLARI

 

1- İtikafın Hikmeti:

 

Gönlün salahı ve Allah Teala'ya gidiş yolunda olması, kendini Allah'a teksif etmesine ve bütünüyle Allah Teala'ya yönelerek kalbinin dağınıklığını toplamasına bağlıdır. Zira kalb dağılırsa, onu Allah Teala'ya yönelmekten başka bir şey toplayamaz. Çok yemek ve içmek, halka çokça karışmak, çok konuşmak, çok uyumak, dağınıklığı arttıran, her bir vadiye dağıtan ve Allah Teala'ya gidişi kesen, zayıflatan, engelleyen veya durduran şeylerdendir. Bu sebeple Azız ve Rahim olan Allah'ın kullarına merhameti gereği, onlar için çok yeme ve içmeyi önleyen ve gönlü Allah Teala'ya gidişten alıkoyan şehevi kirlerden arındıran orucu koymuştur. Üstelik Allah Teala bunu ihtiyaç miktannca koymuştur, kul bundan dünya ve ahirette yararlanır, dünyevi ve uhrevi maslahatlarından da ne zarar görür, ne de geri kalır. Allah Teala, amacı ve özü kalbin Allah'a yönelmesi ve teksif olması, O'nunla başbaşa kalması, halkla ilgisinin kesilmesi ve sadece Allah Teala ile ilgilenmesi demek olan itikafı vaz' etmiştir. Yine itikaf sayesinde gönlün endişe ve vesveselerinin yerini Allah'ın zikri, sevgisi ve O'na yöneliş alır, istila eder. Bundan sonra endişelerin tümü Allah'tan, hatıraların tümü Allah'ı anmak için, düşünceler Allah'ın rızasını kazanmak ve O'na yaklaştıran şeyleri elde etmek için olur. Halkla kaynaşmasının yerini Allah'ın dostluğu alır. Böylece hiçbir arkadaşın, dostun ve O'ndan başka sevindirenin bulunmadığı zamanda, kabirdeki yalnızlık günlerinde Allah'ın dostluğuna hazırlanmış olur. İşte itikafın en yüce amacı budur.

 

Bu amaç ancak oruçla tamamlanabildiğinden Allah itikafı, oruç tutulan en faziletli günlere koydu. Yani Ramazan'ın son on gününe. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oruç tutmadan itikafa girdiği kesinlikle rivayet edilmemiştir. Aksine Hz. Aişe: "Oruçsuz itikaf olmaz." demiştir. Allah Teala itikafı hep oruçla birlikte zikretmiş, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) da oruçsuz itikafa girmemiştir.

 

Selefin çoğunluğunun kabul ettiği, tercih edilen delil; itikafta orucun şart olduğudur. Şeyhülislam Ebu'l Abbas ibn Teymiyye'nin tercih ettiği görüş de budur.

 

Konuşmaya gelince; ümmet için, ahirette fayda vermeyecek herşeyden dili alıkoymak şeriat olmuştur.

 

Çok uyumaya gelince: Bu ümmete gece ibadeti olarak en faziletli ve neticesi en iyi olan bir uykusuz kalma (teheccüd namazı) meşru kılınmıştır. Bu hem kalbe, hem de bedene fayda veren ve kulu işlerini görmekten alıkoymayan uyku arasına giren bir uykusuzluktur. Riyazat ve sülük erbabının riyazeti bu dört temele (az yeyip içme, halk içine fazla karışmama, az konuşma, az uyuma) dayanır. Onların bu konuda en mutluları Allah elçisi Hz. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yoluna giren, azıp sapmışlar gibi yoldan çıkmayan ve aşırıya kaçanlar gibi kusurlu davranmayanlardır.

 

Böylece Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oruç, namaz ve konuşma hususundaki tutumlarını anlatmış olduk. Şimdi O'nun itikaf konusundaki tutumlarını anlatalım,

 

 

2- itikafa Girişi:

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Allah Teala kendisini katına alıncaya kadar Ramazan'ın son on gününde itikafa girerdi. itikafı bir defa terketti, onu da Şevval'de kaza etti.

 

Kadir gecesini araştırdığından, bir defasında Ramazan'ın ilk on günü, sonra ortasındaki on gün, daha sonra da son on günde itikafa girdi. Sonra Kadir gecesinin son on gününde olduğunu anladı. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) da Rabbine kavuşuncaya kadar Ramazan'ın son on günü itikafa girmeye devam etti.

 

Çadır kurulmasını emreder, mescidde bir çadır kurulur ve orada Rabbi Azze ve Celle ile başbaşa kalırdı.

 

itikafa girmek istediğinde, sabah namazım kılar, sonra itikafa girerdi. Bir defasında çadır kurmalarını emretti, kuruldu. Hanımlarının da çadırlarında olmalarını emretti, onlarınki de kuruldu. Sabah namazını kıldığında baktı ve o çadırları gördü. Emredip çadırını bozdurdu ve Ramazan ayında itikafı terkedip Şevval ayının ilk on gününde itikafa girdi.

 

Her yıl on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği yıl yirmi gün itikaf yaptı. Cebrail her yıl Kur'an'ı Rasulullah'la bir defa karşılıklı okurdu; o yıl iki defa okudu. Rasulullah da Cebrail'e Kur'an'ı her yıl bir defa okurdu» o yıl iki defa okudu.

 

itikafa girdiğinde, çadırına tek başına girer ve itikaf halinde iken insani ihtiyaçları dışında evine gitmezdi. Başını mescidden Hz. Aişe'nin odasına doğru çıkarır (uzatır) -kendisi mescidde ve Hz. Aişe de hayızlı olduğu halde- Hz. Aişe Rasulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başını tarar ve yıkardı. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) itikafta iken hanımlarından biri kendisini ziyaret etmiş, gitmek için ayağa kalktığında Rasulullah da onunla birlikte kalkıp, evine kadar götürmüştür. Bu geceleyin olmuştur. Fakat itikafta iken hanımlarından hiçbirisiyle cinsel ilişkiye girmemiş, oynaşmamış, öpüşmemiş ve bu türden davranışlarda bulunmamıştır. itikafa girdiğinde yatağı serilir, itikafa girdiği yere divanı konulurdu. İhtiyaç için itikaftan çıktığında, yolu üzerindeki hastaya uğramış ama ona ne yönelmiş, ne de hal ve hatırını sormuştur. Bir defasında bir Türk çadırında itikafa girmiş ve tentesi üzerine hasır koymuştur. Bütün bunlar itikafın gayesini ve özünü elde etmek içindir; cahillerin, itikaf yerini muhabbet ve ziyaretçilerin uğrak yeri haline getirmelerinin, aralarında dolaşan sözlerle sohbet etmelerinin tersinedir. Bu başka şey, Hz. Peygamber'in itikafı başka şeydir. Tevfik Allah'tandır.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

A) HZ. PEYGAMBER'İN (S.A.) UMRELERİ

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir